<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Benim dünyam sanatsal by Esra Zencirci</title>
      <link>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk</link>
      <description>:) hoşgeldinizz
</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2018-05-12 13:34:50 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2023-01-23 06:55:08 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet-assets.s3.amazonaws.com/icons/Watchclock.png</url>
      </image>
      <item>
         <title>Vinter Van Gooh</title>
         <author>esrazencirci7</author>
         <link>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260139016</link>
         <description><![CDATA[<div>Ressamın bu eserinin size neleri çağrıştırdığını yazınız. ( Ressamın kendi görüşünden kopya çekmeyiniz.)</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/289572852/ee15a046e1d1aa85a16520ddb3d7d769/ber_hmte_gem_lde_und_ihre_weihnachtlichen_parodien_van_gogh.jpg" />
         <pubDate>2018-05-12 13:37:51 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260139016</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Vinter Van Googh Hayatı</title>
         <author>esrazencirci7</author>
         <link>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260141339</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/289572852/2c5b066d086b0043215fbca5cec8c0c7/__indeki_yo_un_insanl_k_sevgisini_ta__r_p_boyalarla_tuvallere_aktaran_adam.docx" />
         <pubDate>2018-05-12 14:03:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260141339</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>esrazencirci7</author>
         <link>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260141761</link>
         <description><![CDATA[<div>Bir ressam bir dünya.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=h-WvDOQObzU" />
         <pubDate>2018-05-12 14:07:21 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260141761</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>esrazencirci7</author>
         <link>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260142208</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://www.vangoghmuseum.nl/en/collection/d0417V1962" />
         <pubDate>2018-05-12 14:10:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260142208</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Sanat ve Sanat Anlayışı Nedir ?</title>
         <author>esrazencirci7</author>
         <link>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260142636</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/289572852/3e6bbc6f139de1179e9c76aec30ee1c8/Sanat_Anlay____Nedir.docx" />
         <pubDate>2018-05-12 14:15:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260142636</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>esrazencirci7</author>
         <link>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260143086</link>
         <description><![CDATA[<div>Sanatın tanımında yer alan estetik haz ve tavır ruhun manevi güzelliğinin yansıması olduğu gibi, görme, algılama ve hayal dahi ruhun sanat kavramını geliştirmesinde önemli elemanlarını oluşturur.</div><div>“Herkes bakar ama göremez” darb-ı meseli görme eyleminin bilgi, bilinç ve algı gibi özel bir gayretin neticesi olduğu gerçeğine işaret eder. Örneğin hayvanlar da bizim baktığımız papatyalara bakar ama sanat ve güzellik yerine, yiyecekleri otu görür. Bu bakış görmek için yeterli değildir. Görmek; bakış açısı, dikkat-i nazar, basiret ve şuur gerektirir. İnsanın küçük yaşından itibaren gelişen inceleme, dikkat etme, fark etme, değer verme gibi özellikleri onu düşünen bir hayvan olmaktan çok öteye çıkarır.</div><div>Bin bir çeşit renk ve biçimle donatılmış şu alem sonsuz güzellikleri ile bir kitap, bir tablo, bir sanat galerisi veya bir sinema gibi bizlere sayısız mesajlar iletmeye çalışıyor. Sadece gözünü kapatmamak yeter.</div><div>Dört sanat eleştiri kuramından hangisi ile bakılsa bu mesajlar açıkça görünür.</div><div>Sanatçı merkezli eleştiri kuramı olan anlatımcılık açısından bakıldığında, doğadaki güzellikler kendini tanıttırmak ve sevdirmek isteyen bir Sani’in özel mesajlarıdırlar.</div><div>Okuyucu ve seyirci merkezli eleştiri kuramı olan duygusal etkileşim kuramına göre; doğadaki güzellikler karşısında heyecanlanarak bu mesajlara muhatap oluyoruz.</div><div>Bediüzzaman;“Sanat-ı hayaliyesi ile tabiata şakirdlik etmek gerektir” der. Pek çok sanatçı kendini tabiattaki İlahi Sanatın öğrencisi olarak görmüştür. Romantizm ressamı Delacroix; “biz Romantik olduktan sonra dağlar daha da güzel oldu” derken bu duygusal etkileşimin nasıl doruğa çıktığını çok güzel ifade etmiştir.<br>&nbsp;<br>Üçüncü kuram olan ve sanat eserini merkez alan biçimcilik açısından;<br>“Bu kâinat, bin birlikler perdeleri içinde sarılı bir gül goncası gibidir.” Kainat kitabının harf ve kelimeleri olan her bir canlı, sanat harikası güzellik ve inceliklerle donatılmıştır. Her bir ayrıntının tasarımı plastik değerler açısından olağanüstüdür. Hayvanlar ve bitkilerdeki rengârenk tasarımlar bunun en güzel örnekleridirler.</div><div>Dördüncü kuram olan yansıtma kuramı ki, Platon’un idealar teorisidir. Bu dünyada gördüğümüz herşeyi bir yansıma ve gölge olarak kabul eder. Sanat eserlerini de gölgenin gölgesi olarak tanımlar. Platon’dan beri herkes bu evrende gördüğümüz nesnelerin aslında bir gölge ve yansıma olduğunu bilir. Bunların asılları idealar yani Esma-ül Hüsna’dır. İnsanlarda bu numune ve gölgeleri inceleyip asıllarına müşteri olmak için bu aleme gelmişlerdir.</div><div>Bediüzzaman sevdiğimiz şeylerde gördüğümüz güzellik ve mükemmelliğin, sonsuz güzellik ve kemal sahibi bir yaratıcının güzelliğinin çok perdelerden geçmiş zayıf bir gölgesi, hatta gölgenin gölgesi olduğunu söyler.</div><div>Mimesis yani yansıtma kuramı açısından bu alem İlahi güzelliklerin aynasıdır. Hatta insan, en büyük aynadır. Mona Lisa tablosu Mona Lisa’ya ayna olduğu gibi Mona Lisa da İlahi güzelliğe en güzel ayna olmuştur. Bazen bu aynalar için insanlar dağları delmiş veya mecnuna dönmüştür.</div><div>Sanatçı arılar gibi bu evrendeki güzellikleri dolaşmakta ve ürettikleri eserlerinde hikmet ve sanat balını dokumaktadırlar. İşte böyle bakmasını öğrenen bir göz ancak cennet güzelliklerini fark edebilir ve yaşayabilir.</div><div>Kaynak: <a href="http://www.risalehaber.com/sanat-bakis-acisi-15135yy.htm">Sanat bakış açısı - Rasim SOYLU</a></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-12 14:20:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260143086</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Atatürk&#39;ün Sanata Verdiği ÖnemUygarlık doruğunun merdiveni sanattır.Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.Dünya&#39;da mütemâdiyen, müterakkî ve mütekâmil olmak isteyen herhangi bir millet, behemehâl heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir. Âbidâtın şuraya buraya hâtırât-ı târihiye olarak rekzinin mugâyir-i din olduğunu iddia edenler, ahkâm-ı şer&#39;iyeyi lâyıkıyla tetebbû ve tetkik etmemiş olanlardır. Cenâb-ı Peygamber&#39;in Dîn-i İslâmî tesîsinden bu âna kadar bin üç yüz kadar sene geçmiştir. Hazret-i Peygamber&#39;in evâmir-i ilâhiyeyi tebliğ esnasında muhataplarının kalp ve vicdânında putlar vardı. Bu insanları tarîk-i hakka davet için evvela o taş parçalarını atmak ve bunları ceplerinden ve kalplerinden çıkarmak mecbûriyetinde idi. Hakāyık-ı İslâmiye, tamamıyla anlaşıldıktan ve hâsıl olan kanaat-i vicdaniye kuvveti hâdisât ile teeyyüt eyledikten sonra birtakım münevver insanların böyle taş parçalarına taabbüdünü farz ve zan etmek, Âlem-i İslâm&#39;ı tahkîr etmek demektir. Münevver ve dindar olan milletimiz, terakkînin esbâbından biri olan heykeltıraşlığı âzamî derecede ilerletecek ve milletimizin her köşesi, ecdâdımızın ve bundan sonra yetişecek evlatlarımızın hatırını güzel heykellerle Dünya&#39;ya îlân edecektir. Bu işe çoktan başlanmıştır. Mesela Sivas&#39;tan Erzurum&#39;a giderken yol üzerinde güzel bir heykeli tesâdüf edersiniz. Sonra Mısırlılar Müslüman değil midir? İslâmlık, yalnız Türkiye ve Anadolu halkına mı münhasırdır? Seyahat edenler pekâlâ bilirler ki Mısır&#39;da birçok eâzımınz heykelleri vardır. Milletimiz, din ve dil gibi kuvvetli iki fazîlete mâliktir. Bu fazilerleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz. İnsanlar, mütekâmil olmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki fennin îcap ettirdiği şeyleri yapamaz; îtiraf etmeli ki o milletin tarîk-i terakkîde yeri yoktur. Hâlbuki bizim milletimiz, evsâf-ı hakîkîsiyle mütemeddin ve müterakkî olmaya lâyıktır ve olacaktır.[1]Güzel sanatlara da alakanızı yeniden canlandırmak isterim. Ankara’da bir Konservatuvar ve Temsil Akademisi kurulmakta olmasını zikretmek, benim için bir hazdır. Güzel sanatların her şubesi için Kamutay’ın göstereceği alaka ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkılaplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk musikisidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz. Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkâr olamazsınız.[2]Milletimizin güzel sanatlar sevgisini her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.Bir toplantı sırasında; &quot;Efendim, sanatçı misafirlerimiz müsaadelerinizle elinizi öpüp ayrılmak istiyorlar&quot; diyen yaverine:Ne münasebet! Olur mu öyle şey?! Sanatçı el öpmez! Bilakis, sanatçının eli öpülür!Sanatkâr, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.Uygarlık doruğunun merdiveni sanattır.Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin tarihî bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.Kaynakça</title>
         <author>esrazencirci7</author>
         <link>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260143266</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-12 14:23:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrazencirci7/ysvt6i38uhpk/wish/260143266</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
