<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>İLHAM VEREN KADINLAR by PADLETED</title>
      <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn</link>
      <description>TED KDZ.Ereğli Koleji Vakfı Özel Lisesine ait çalışmaları içermektedir. Editörlerimiz : Sinem Saniye Karataş &amp; Ahmet Emre Yaşar &amp; Biricik Ezo Bülbül &amp; Ecenaz Şirin              </description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2025-02-26 19:57:39 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2026-06-17 11:22:52 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/21ad9be4cd718c4bfed292312c23f302/EMOJ_.webp</url>
      </image>
      <item>
         <title>THE ONLY QUIET WOMAN IS A DEAD ONE

Sylvia Plath (27 Ekim 1932 - 11 Şubat 1963)</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354956143</link>
         <description><![CDATA[<p><strong><em><mark>"Sylvia Plath: Kelimelerin İçindeki Çığlık"</mark></em></strong></p><p>Amerikalı feminist bir şair ve yazardır. Sylvia Plath, Massachusett Boston'da doğmuş ve çocukluğunu burada geçirmiştir.</p><p>Sylvia, çocukluğundan yaşamının sonuna kadar baba sevgisizliğine ve anne ilgisizliğine maruz kalmıştır. Bu nedenle kısa hayatı boyunca manik depresif bozuklukla mücadele etmek zorunda kalmıştır.</p><p>Babası Otto Plath, Sylvia henüz sekiz yaşındayken vefat etti. Bunun üzerine ilk şiirini kaleme aldı. 1950’lerin başında, Harvard Üniversitesi’ne bağlı Smith College'de eğitim aldı ve burada edebiyat alanındaki yeteneklerini geliştirdi. 1953 yılında bir intihar girişiminde bulundu, ancak kurtarıldı ve ardından tedavi sürecine girdi. Bu deneyim, onun tek romanı olan <em>The Bell Jar</em> (<em>Sırça Fanus</em>) için ilham kaynağı oldu.</p><p>1955’te yazılarındaki başarısı sayesinde burs kazanarak İngiltere’ye gitti. 1956 yılında şair Ted Hughes ile evlendi. Bu evlilik, Sylvia’nın hayatında önemli bir yer edinmiş olsa da çiftin ilişkisi zorluklar ve ihanetlerle doluydu.</p><p>Sylvia'nın hayatı kadar şiirleri de bu ilişkiden etkilenmiştir. Özellikle 1960’larda, şiirlerinde cinsiyet, kimlik, ölüm, feminizm ve akıl sağlığı gibi temalara yoğunlaşmıştır. 1961 yılında depresyonun etkisiyle yeniden tedaviye başlamıştır. 11 Şubat 1963’te ise Londra’daki evinde kendi yaşamına son vermiştir.</p><p>Ölümü, edebiyat dünyası için büyük bir kayıp olarak kabul edilmiştir. <em>The Collected Poems</em> (<em>Toplu Şiirler</em>) başlıklı derlemesi, 1981 yılında ölümünden sonra yayımlanmıştır. Sylvia Plath, bu kitapla Pulitzer Ödülü’ne layık görülmüş ve ölümünden sonra bu ödülü alan dördüncü kişi olmuştur.</p><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/151dd379bb9a65fa01fc3fc110ab2f54/sylv_a.jpg" />
         <pubDate>2025-03-06 22:49:00 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354956143</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FEMİNİZM VE ÖN YARGILAR</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354967833</link>
         <description><![CDATA[<p><br></p><p><strong><em><mark>Feminist misin?</mark></em><mark> </mark></strong>Bu soru sorulduğunda bunun bir övgü mü yoksa eleştiri mi olduğunu anlamıyorum. Fakat bu eleştiriler genelde<em> </em><strong><em>“Erkeklerden nefret ediyor gibi görünmüyorsun.”</em></strong> ile son buluyor.</p><p>Feminizm altında bir nefret yeter evet ama bu nefret erkeklere karşı değil, <strong>yıllardır kadınların özgürleşmek için mücadele ettiği sisteme karşıdır.</strong> Peki, bu insanların “erkek düşmanlığı” olarak nitelendirdiği, kimi zaman hor görüp aşağıladığı feminizm tam olarak ne? Size feminizmi “Kadınların erkeklerle siyasal ve toplumsal olarak eşit olması gerektiğini destekleyen akım” olarak tanıtmayacağım. Çünkü böyle feminizmin özünü çok dar bir çerçeveye sokmuş olacağım. Feminizm bundan çok daha fazlası.</p><p>Örneğin: Tecavüze uğramış bir kadının kürtaj hakkı, iş yerlerindeki eşitsizlikler ve ücret farkları, kadın cinayetleri ve şiddet, kadınların bedensel özerkliği, erkeklerin cinsiyet normlarından kurtulması ve duygusal ifade özgürlükleri gibi birçok şey. Kimi zaman da feminizm; kadınların birbirine ev oluşu, liseli bir gencin toplumdaki yanlış feminizm algısını biraz da olsa kırabilmek için oturup bir şeyler yazmaya çalışmasıdır. Feminizm herkes içindir. Maalesef toplumda feminizm hep yanlış anlaşılmış bir olgudur.</p><p>Eğer feministseniz muhtemelen insanlar tarafından “erkek düşmanı” ilan edildiğiniz zamanlar çok olmuştur. Kimi insanlar feministleri sadece “kadın” yerine “bayan” kelimesine takıldığıyla ilgili küçümserler. Oysa feminizm aslında çok basit bir şey söyler:<strong> “Kadınlar da insandır.”</strong></p><p>Fakat öyle de olsa böyle de olsa toplumda çoğu zaman bir feminizm ön yargısı bazense nefreti vardır. Fakat benim en içler acısı bulduğum kısım feminizmi savunması gereken kadınların da bu topluluğun bir parçası oluşu ve bu yanlış algıyı içselleştirmeleridir.</p><p>Çocukluğumdan beri çevremde feminizmle dalga geçen ya da anti-feminist söylemlerde bulunan pek çok kadın oldu. Bu söylemler bazen, “Feminist değilim ama…” şeklinde başlar ve sonrasında “Kadın erkek eşitliğini savunuyorum” gibi cümlelerle devam ederdi. Sanki feminizm bu olguları temenni almıyormuş gibi. Aslında korktukları şey de bu kelimenin yükü. Yıllarca bu kelimenin için yüklenen yanlış anlamlar, klişeler. Örneğin: Rastgele bir liseliye gidip sorsanız muhtemelen feminist çıkmayacaktır. Fakat onlar; onların bu fikirleri özgürce ifade etmelerini sağlayan ve destekleyenin feminizm olduğunu, ileride iş yerinde maaş farkları olmaması ve toplumda herhangi bir cinsiyet ayrımcılığına uğramamaları için feministlerin bir uğraş içerisinde olduğunu, mücadele ettiğini bilmeden savunurlar. </p><p>Peki, bilmedikleri belki de yanlış bildikleri için gençleri ve de insanları mı suçlamalıyız? Hayır, bu algıyı oluşturan toplumu düzeltmeliyiz. Toplumu düzeltmeliyiz ki insanlar artık <strong>“düşmanın” feminizm değil de sistem olduğunu anlasın.</strong> Feministlerin değil de hala insan arasında gezinen istismarcıların ve bunları masumlaştırmaya çalışanların düşman olduklarını anlasın. </p><p>Yani feminizmin amacı erkekleri düşman ilan etmek değil, aksine <strong>patriyarki erkeklere </strong>de zarar verir.  Feminizmin amacı, tüm insanların özgürleşmesi ve eşit haklara sahip olmasıdır. <em>Bu mücadelenin en büyük düşmanı ise bilgisizliktir.</em></p><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/e7855d169458db4455ce4746289ce0be/FEM_N_ZM.webp" />
         <pubDate>2025-03-06 23:05:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354967833</guid>
      </item>
      <item>
         <title>PEKİ,KADINI BİR DE VİRGİNİA&#39;DAN DİNLEDİN Mİ ?</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354972616</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><mark>“ Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın! ” </mark></p></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=mvbhRwbVkAo" />
         <pubDate>2025-03-06 23:13:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354972616</guid>
      </item>
      <item>
         <title> Haydi görsele tıkla bizimle keşfe çık ! Senin için en ilham verici kadın karakter hangisi?</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354975143</link>
         <description><![CDATA[<p> <strong>Bilimin, sanatın, siyasetin ve gündelik yaşamın köşelerinde, sessizce devrim yaratan kadınlar var. </strong>Bir köy okulunda öğrencilerine ilham veren bir öğretmen, mutfakta yeni tatlar keşfeden bir şef, topluluğunu ayağa kaldıran bir aktivist ya da laboratuvarında insanlık için yeni keşiflere imza atan bir bilim insanı… Onlar, tarihin görünmez sayfalarında, geleneklerin gölgesinde ya da toplumun önyargılarının ardında saklı kalmış olabilirler. Ancak dünyayı değiştiren fikirleri, cesaretleri ve tutkularıyla, keşfedilmeyi bekleyen değerli birer hazine gibiler. Önemli olan, gözlerimizi açmak ve bu kadın cevherleri keşfedip onların sesini dünyaya duyurmaktır. Çünkü <strong>gerçek değişim, bazen en görünmez kahramanların izinde başlar.</strong></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet.com/padlets/f85pk8pd10gredm5" />
         <pubDate>2025-03-06 23:17:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354975143</guid>
      </item>
      <item>
         <title>&quot;Kadına Dair: Sözlerde ve Notalarda&quot; Haydi, hep beraber ruhumuzu müzikle doyurmaya ne dersiniz?    </title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354985426</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Kadınların Sesi, Dünyanın Ezgisi 🎶</strong></p><p>Bu çalma listesi, kadınlara ithaf edilen ve kadınların hikâyelerini anlatan şarkılardan oluşan bir melodik yolculuk sunuyor. Güçlü kadınların sesinden, ilham veren melodilerle birleşerek direnişi, sevgiyi, özgürlüğü ve umudu anlatıyor. Her bir nota, kadınların tarih boyunca verdikleri mücadeleleri, yaratıcılıklarını ve dünyaya kattıkları güzellikleri yansıtıyor. 🎤💜</p><p>Şimdi kulak ver, çünkü kadınların sesi yankılanmaya devam ediyor! 🎧✨</p>]]></description>
         <enclosure url="https://open.spotify.com/playlist/49WDPEILthW99BDbMm67xM?si=M6fOOaYWTia9CwCL1o28Vw&amp;pi=m_YktCk3RYW6y&amp;nd=1&amp;dlsi=5d10c597caf24df3" />
         <pubDate>2025-03-06 23:31:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354985426</guid>
      </item>
      <item>
         <title>&quot;Küçük Kadınlar&quot; Netflix’te! Daha izlemedin mi?</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354988215</link>
         <description><![CDATA[<p>Film 1860’lı yıllarda yaşayan 4 kız kardeşim yoksul ama mutlu hayatını iki farklı zaman dilimini göstererek anlatıyor. Filmin bu iki tip zaman dilimi tekniği Saw 2 filminde olduğu gibi belli etmeden değil geriye dönüş(flashback) tekniği ile anlatılıyor. Bu filme dramatik bir hava katarken filmde belli bir süre geçene kadar karakterlerin kim olduğunu veya geçmişte mi günümüzde mi yaşandığını karıştırabilirsiniz. Filmin geçmişi anlatan kısmı karakterlerimizin çocukluk ya da ergenlik yıllarını, genel olarak 14 ila 17 yaşları aralarında oldukları zamanı anlatıyor. Filmde gelecekten bir olay gösterildiğinde o olayın geçmişteki paralelini gösterilmesi de izleyicinin ruhuna dokunan bir husus. Her ne kadar birkaç tane ana karakter var diyebilsek de filmin konusu Jo karakteri üzerinden anlatılıyor ki aileden uzakta yaşayan, yazı yazarak ve bir pansiyonda ders vererek geçimini sağlamaya çalışan Jo’nun bazen agresif ve eylemlerinin sonucunu düşünmeden davranması güzel anlatılmış. Kızların komşusu ve oldukça zengin olan Lauire’nin, Jo onu reddettikten sonra kendini bırakması Amy ile olan Paris anlarında güzel anlatılmış ama ben üzerinde biraz daha durulabileceğini düşünüyorum ki Laurie’nin dengesiz bir kişilik oluşundan çok istediklerini yapmaya yönelik, biraz çocuksu bir karakterde olduğunu görüyoruz. Balo sahnesinde sarhoş olup etrafında 2-3 kızla gezmesi bana sanki karakterin ruh halini konulmuş zorlama bir sahne geldi. Sahnenin başında farklı, devamında farklı biri ile birlikte olsaydı onun Jo’dan sonra dönüştüğü dengesiz ve çabuk sıkılan kişiliğin daha güzel aktarılacağını düşünüyorum. Beth ise bence çok silik kalmış bir karakter. Kardeşlerin en küçüğü ve sakini, ama üzerinde hiç durulmaması, Jo ve Amy tartışırken Meg de onlara bir bakıma annelik yaparken Beth arkada figüran gibi olmaktan pek öteye geçemedi benim gözümde. Sanki anlatılmak istenen dört kız kardeşin hikayesi değil de üç kız kardeşin hikayesi.Anlatılırken Beth bu 3 karakteri doldurmak ve Bay Laurance’ın kızıyla ilgili olan geçmişini kullanarak March ailesini Laurance ailesine yakınlaştırmak için varmış gibiydi. Aslında Meg’in de kendisine özel pek bir sahnesi yok çünkü filmin genel olarak üç mekanı var. Bunlar Amy’nin anlatıldığı Paris, Jo’nun anlatıldığı New York ve 4 kardeşin anlatıldığı eski evleri. Burada her ne kadar Beth kadar silik kalmasa da filme başrol olarak başlayıp yan karakter konumuna düşmüş bir karakter Meg ama filmin kilit noktası diyebileceğim kısım Meg’in düğünü. Bu kısımda karakterlerimiz resmen çocukluğunun bittiğini ve daha fazla geçmişe dönük sahne olmadığını anlıyoruz. Amy Parise gidiyor, Jo Laurie’yi reddediyor bu sekans içerisinde bence hikayenin asıl paralelliği olan Amy ve Jo’nun gayet güzel tasvir edilmesini sağlıyor. Karakterlerin gelecekte toplanma sebebi olan Beth’in hastalığına gelirsek bence gayet zeki bir konsept iken dramayı arttırmak için sanki Meg’in düğününde iyileşiyormuş gibi gözüken Beth birden hastalığı ilerleyip ölüyor. Daha önce de dediğim gibi Beth bana sırf karakter gelişimleri için harcanmış bir karakter gibi geliyor ki bu da kanıtı. Senaryonun zayıf yönlerinden bazıları da burada başlıyor. Beth’in hastalığı nasıl birden ilerleyip ölümüne yol açtı? Mektupları görmüyor veya cevap vermiyor denen Amy nasıl haberdar oldu? March hala nasıl birden öldü? Filmin son 20 dakikasın senaryo ve hikaye açısından açıklıklara sahip ve bu yönden biraz zayıf buluyorum. Ama bunun dışında Little Woman filmi gayet güzel ve keyifli, geçmişte özellikle Amerikan İç Savaşı döneminden sonra komşu olmalarına rağmen geçim seviyeleri farklarının ne kadar büyük olduğunu ve yoksul insanların geçinebilmek için nasıl fedakarlıklar yaptığını, ayrıca o dönemde kadınların kendi ayakları üstlerinde durmalarına ne kadar ön yargı ile bakıldığına fakat ona rağmen karakterlerimizin azminin ne kadar yüksek olduğunu gösteren önereceğim bir film.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://www.netflix.com/tr/title/81140933" />
         <pubDate>2025-03-06 23:34:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354988215</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Orta Çağ&#39;da cadılıkla suçlanan bir kadının yalnızlığını, çaresizliğini ama aynı zamanda içindeki direnişi anlatan karanlık ve etkileyici bir hikayeye ne dersin ?</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354996752</link>
         <description><![CDATA[<p><strong><em><mark>13.04.1722</mark></em></strong></p><p><strong><em><mark>Sevgilerimi adadığım Rebecca,</mark></em></strong></p><p><em>Almanya topraklarına ayak bastıktan sonra sana yazamadığım için beni affet. Bahanesi olamaz biliyorum fakat kendimce sebeplerimi sana sunmak istiyorum. Elbet bu mektup senin eline geçmeyecek fakat benim zihnimde seninle olan son sohbetimizden bir kalıntı kalacak. Müsaadenle; Almanya’nın kasvetli havası eşliğinde sessiz sedasız yaşamımı sürdürmeye çalışıyordum. Fakat burada yaşamamın mümkünatı yoktu Rebecca! Sebeplerini saymamı inan istemezsin fakat bilmeye de hakkın var. Şehirden sadece birkaç kilometre uzakta başımı sokabileceğim bir dükkanım vardı. Orada yatar, kalkar ve çeşitli ilaçlar yapardım. Biliyorsun ilaçlarını hep anneciğin hazırlardı. Pek kimse gelmezdi zaten fakat ben daima küçük şifalı şişelerimden yapmaya devam ederdim. Bir gün birileri geldi dükkana, hasta gözükmüyorlardı. Onlara nasıl yardım edebileceğimi sordum. Ah benim güzel Rebecca’m, dilim varmaz kalemim yazmaz. Kim bilir sen okurken neler çekeceksin. Beni doğrudan saçlarımdan tuttular, saygıdeğer kilisenin yolundan gittik. Papazın karşısında ellerim ayaklarım nasıl titredi anlatamam. Sevgili Rebecca’m, bana cadı adını verdiler. Ruhunu şeytana satmışsın dediler. Karşıma geçip kadınlığıma hakaret ettiler! Gözlerimdeki yaşlara aldanma sen, üzüldüğümden değil hırsımdandır kelimelerimin hırçınlığı .Sen tanırsın beni, tabii ki inkâr ettim.”Ben cadı değilim!” dedim. Sözlerimi bitiremeden beni soğuk bir yere kilitlediler.İtiraf etmem için neler neler yaptılar. Rebecca halini hatırını sormadığımı henüz farkettim. Nasılsın kızım? Günlerdir bu soğuktayım ve soğuğun zihnime iyi geldiğini düşünmüyorum. Beni merak etme. Rebecca...Rebecca...Rebecca. Ne vakit bu hale düştüm? Yan tarafımda yaşlı bir kadının sesini duyuyorum, yalnız değilim. Her gün şarkılar söylüyor ve sesi de oldukça iyi. Bana buraya nasıl düştüğünü anlattı. Bilmek ister misin? Kocası öldükten sonra kendinde evden çıkacak güç bulamamış fakat sessizliği komşularının ona ‘Şeytanla birlikte olan bir büyücü’ demesine sebep olmuş. Dinlediğimde gözyaşlarımı tutamamıştım.Diğer yanımda ise gencecik bir kız var, eşi tarafından cadılıkla suçlanmış.İnkar edip kaçmaya çalışınca onu da buraya tıkmışlar. Rebecca aklına yatıyor mu? Kadının sessizliği de sesi de suç bu </em><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="http://d%C3%BCnyada.Ne"><em>dünyada.Ne</em></a><em> yazık güzel ömrümüze! Rebecca’m sana tüm şeffaflığımla yazacak gücüm yok. Vicdanım sızlar veyahut gözüm arkada kalır.Bu sebeple beni affet, affet ki...Bu kağıdı Tanrıya özrümü dile getirmek için kullanacağımı söyledim onlara. Oysa özür dilemesi gereken ben değilim, beni anlıyorsun değil mi? Canım Rebecca’m, ne yazık ki daha fazla yazamam. Gün doğana dek tüm kalbimle seni seveceğim. Biliyorum ki beni asla üzmedin ve üzülmemi istemezsin. Küçüklüğünden beri benim gibi şifacı olmak istediğini söylerdin oysa sana öğretecek vakti bulamadım fakat biliyorum ki sen akıllı bir kızsın. Sen benim bu dünyaya bıraktığım tek mirasımsın. Sen benim direnişimin sesi olacaksın Rebecca. Sesini çıkartmaktan korkma, seni susturmalarına sakın izin verme. Aşağıya bazı ilaçların &nbsp;tarifini bırakacağım, sen bu mektubu alamayacak olsan bile ben içimdeki umut kırıntılarıyla...Rebecca sakın unutma. Kadınlığın sana verilen en büyük hediye olduğunu ve bu asil hediyeyi layığıyla taşıyacağın konusunda yemin etmeyi,sakın unutma.</em></p><p><em>Annen H.</em></p><p><em>&nbsp;</em></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/2b486000c3bd83c3e03959141e388d02/DALL_E_2025_03_07_02_43_35___A_dark_and_atmospheric_illustration_depicting_a_medCADI.webp" />
         <pubDate>2025-03-06 23:46:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3354996752</guid>
      </item>
      <item>
         <title>🔹 Tek Beden, Bin Sorumluluk, Sonsuz Güç! </title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355003907</link>
         <description><![CDATA[<p><em><mark>Kadın yalnızca bir görev değil, kendi hikayesinin yazarıdır. Ve o hikaye, yalnızca onun kalemiyle yazılmalıdır.</mark></em></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/0e7b6b7b550bd537c05ae92bc799bf8d/toprak__izim.jpeg" />
         <pubDate>2025-03-06 23:54:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355003907</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BİR ESKRİMCİ AĞZINDAN : &#39;&#39;Kadının Sporda Yeri Nerede ?&#39;&#39;  </title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355025910</link>
         <description><![CDATA[<p><em><mark>Kadın sporcular neden erkek sporcular kadar önemsenmiyor?</mark></em> Günümüzde kadın sporcular popüler sporlarda erkek sporculara kıyasla arka planda kalmaktadır. Bu eşitsizlik sadece sporun adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı olmakla kalmaz, aynı zamanda kadın sporcuların yeteneklerini ve potansiyellerini de sınırlamaktadır. Oluşan bu olumsuz durum evrensel bir sorun halinde sayısız örneklerle karşımıza çıkmaktadır.</p><p>Kadın sporcular, kariyerlerinin başlarından itibaren toplumsal cinsiyet kalıplarıyla mücadele etmek durumunda kalmıştır. Toplumsal algı, maalesef ki erkeklerin fiziksel güç üstünlüklerinden dolayı erkek sporcuların daha başarılı olabilecekleri yönündedir. Örneğin boks, halter ve futbol gibi sporlar "erkek işi" olarak kalıplaşmıştır. Bu yanlış yaklaşım yüzünden kadın sporcular, erkek sporculara oranla daha az desteklenerek sayıca az olmalarına sebep olmuştur. Bir başka sorun da medyada karşımıza çıkmaktadır. İzlediğimiz her spor haberinde, okuduğumuz her spor gazetesinde erkek egemenliği bariz bir şekilde gözümüze çarpmaktadır. Gerek toplumun ilgisi gerekse medyanın bu taraflı tutumu sebebiyle kadınlar sponsorluk ve yatırımlar konusunda az ilgi görmektedir. Toplum kadın spor haberleriyle ilgilenmiyor, medya daha çok rağbet görmek için kadın spor haberlerine fazla yer vermiyor, toplum kadın spor haberlerini okumuyor dolayısıyla kadın sporcuların yaşadığı bu ilgisizlik kısır döngü şekline gelmiş bulunuyor.</p><p>Tüm bu zorluklara rağmen kadın sporcularımızdan çok güzel başarı haberleri gelmektedir. Teniste Serena Williams, jimnastikte Simone Biles, voleybolda Filenin Sultanları, serbest dalışta Şahika Ercümen, boksta Busenaz Sürmeneli, eskrimde Nisanur Erbil... Kadın sporcularımız azimli çalışmaları ve kendilerine olan inançları sayesinde üstün başarılara imza atmışlardır. Yaşanılan bu olumlu gelişmelerle toplumdaki haksız algı git gide kırılacak, kadın sporcularımız hak ettikleri yeri geç de olsa alacaklardır. Sonuç olarak sporun cinsiyeti yoktur ve herkesin eşit haklar ve saygı ile spor yapmasına olanak tanınmalıdır.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/f1bbc32501fcf9621af722f6f1eb87a5/kad_n_sporcular.webp" />
         <pubDate>2025-03-07 00:15:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355025910</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kadınların İzinde: Senin Düşüncen Ne?</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355054949</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2025-03-07 00:33:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355054949</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bu şiiri bir de bizden dinleyin..</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355113741</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/aab24228c5f8e0385515065bc6e513c3/_iir.mp4" />
         <pubDate>2025-03-07 01:10:20 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355113741</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TEDX WOMEN </title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355129256</link>
         <description><![CDATA[<p>Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım :)</p>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=d95jc0UmrUk" />
         <pubDate>2025-03-07 01:20:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355129256</guid>
      </item>
      <item>
         <title> KADIN TEMALI MÜZELER</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355156732</link>
         <description><![CDATA[<ul><li><p><strong><mark>BONN KADIN MÜZESİ</mark></strong> <a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.youtube.com/watch?v=5oOXJNW1p2w">https://www.youtube.com/watch?v=5oOXJNW1p2w</a> </p></li></ul><p>Bonn Kadın Müzesi ( Almanca: Frauenmuseum Bonn ), Almanya'nın Bonn kentinde bulunan bir kadın müzesidir. 1981 yılında Marianne Pitzen ve disiplinler arası bir çalışan kadın grubu tarafından kurulmuştur ve dünyada türünün ilk örneği olduğunu iddia etmektedir. Geçici sergilere (kuruluşundan bu yana 500'den fazla) ve eşlik eden etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır ve "Kadın Müzesi - Sanat, Kültür, Araştırma" topluluğu tarafından yönetilmektedir. </p><ul><li><p><strong><mark>İZMİR KADIN MÜZESİ </mark></strong><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.youtube.com/watch?v=57YTA8v87eI">https://www.youtube.com/watch?v=57YTA8v87eI</a> <a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.youtube.com/watch?v=N-61N0UhO0c">https://www.youtube.com/watch?v=N-61N0UhO0c</a> </p><p>İzmir Kadın Müzesi 23 Ocak 2014 tarihinde açılmış olan beşinci Butik Müze olup, Türkiye de bir ilktir. Müze Anadolu Kadınının unutulan geçmişini, gücünü tüm dünyaya hatırlatmak, Anadolu kadınının yaratıcılığını ortaya çıkarmak, kendine güvenini desteklemek, kendi geçmişine ait anıların canlandığı özel bir mekân yaratma amacındadır. Müze, zemin kat ve ara katla birlikte üç kattan oluşuyor. Giriş katında duvarlarda yer alan 19. Yüzyıla ait altın sırma işlemeli kaftan, bindallı ve cepkenler hayranlık uyandırıyor. Bunların yanında, Geçmişten Günümüze Kadın, Antik Çağda Anadolu’da Kadın, Video Art odaları, Kütüphane ve Bahçe yer alıyor. Bahçede ise tarihte ilklere imza atmış Türk kadınlarımızdan Halide Edip Adıvar, Cahide Sonku, Füreya ve Afife Jale’nin maskları yer alıyor. </p></li><li><p><strong><mark> İSTANBUL KADIN MÜZESİ</mark></strong> <a rel="noopener noreferrer nofollow" href="http://www.istanbulkadinmuzesi.org/">http://www.istanbulkadinmuzesi.org/</a> 25 Eylül 2012'de sanal ortamda açılan İstanbul Kadın Müzesi (İKM), Türkiye'nin ilk dünyanın üçüncü kent kadın müzesi sıfatıyla, kentin kültür ve sanat yaşamını zenginleştirmiş yol açıcı kadınlarla buluşturuyor, kültürler arası iletişim sağlıyor. İstanbul Kadın Müzesi (İKM), sürekli ve geçici sergileri, interaktif sergileme yöntemleri, kadın belleği yaratmaya yönelik kültür etkinlikleri ve anlamlı ortaklıklara yol açacak sosyal sorumluluk projeleri ile müze-toplum ilişkisinde olağanüstü, şaşırtıcı ve esinlendirici performans gösteriyor ve çalışmalarıyla diğer kentleri de kadın belleği konusunda etkin olmaya özendiriyor.</p></li><li><p><strong><mark>HİTTİSAU KADIN MÜZESİ</mark></strong></p><p>Hittisau Kadın Müzesi (Almanca: Frauenmuseum Hittisau), Avusturya’nın Hittisau kentinde kadınlara adanmış bir müzedir.2000 yılında kurulmuştur ve ülkedeki türünün tek örneğidir Müze, özellikle yerel Bregenzerwald bölgesinden kadınların kültürel başarılarını sergiler, kültürel etkinlikler, çocuklara yönelik eğitim faaliyetleri, sunumlar ve atölyeler aracılığıyla sergiliyor. Uluslararası Kadın Müzeleri Birliği’nin (IAWM) bir parçasıdır. Müze 2017 Avusturya Müze Ödülü'nü kazandı.</p></li></ul>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/bd8a0015d1db14cd864c1c1df0d448dd/DALL_E_2025_03_07_04_35_59___A_visually_engaging_collage_representing_three_women_s_museums__Istanbul_Women_s_Museum__Bonn_Women_s_Museum__and_Izmir_Women_s_Museum__The_image_feat.webp" />
         <pubDate>2025-03-07 01:36:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355156732</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355169617</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2025-03-07 01:45:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3355169617</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gurur ve Önyargı: Aşk, Önyargılar ve Toplumsal Normlar Üzerine Bir Kitap Eleştirisi </title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3356700319</link>
         <description><![CDATA[<p><strong><mark>Her küçük şey birazcık da olsa önyargıyla başlar</mark></strong>. Öncelikle yazımıza herkese göre farklı etki yaratacak ve algılanacak ancak en azından amacı çarpıcı ve aynı zamanda dikkat çekici şekilde gözükmeye çalışmak ve düşündürmek olan bu cümleyle başlayalım.<br>Kitabın adında ve bu cümlede geçen ortak bir kelime olan ‘‘önyargı’’ dan da anlaşılacağı üzere kitabımızda önyargılardan dolayı oluşacak bir olay silsilesi var diyebiliriz. Ancak bütün bu şeylerin yanında konumuz tabi ki bu değil<br>Gelelim kitaba. Ancak her güzel kitabın hikayesi olduğu kadar bu kitabı yazanın da bir hikayesi vardır. Bu yüzden kısaca bu kitabın yazarı hakkında bilgi verelim. Yazarımız Jane Austen. Kendisi İngiliz bir roman yazarı. Günümüzde popüler olan ve aynı zamanda feminizmi destekleyen yazarlardan biri. Belki de yazarın bu şekilde anılmasının diğer bir nedeni de kitaplarında veya yazılarında ana karakterlerini kadın seçmiş olması ve onlar için mutlu sonlar yazması olabilir.<br><br>Kitaba gelecek olursak kitabımız Mr. ve Mrs. Bennet'ın konuşmalarıyla başlar. Bu karakterlerimizden Mr. Bennet kendi kütüphanesinde kitaplarıyla ve okuduğu birkaç satır yazıyla&nbsp;mutlu olabilen ve rahatına düşkün bir "aile babası"dır. Mrs. Bennet ise terbiyeden ve nezaketten nasibini alamamış, kızlarını evlendirme arzusuyla yanıp tutuşmasına rağmen kızlarını ve kocasını küçük düşürmelere doyamayan bir kadındır. İşte yine Mr. ve Mrs. Bennet'ın konuştuğu sıralarda civara Mr. Bingley adında bir beyefendinin taşınması Mrs. Bennet için gündem konusu olur ve kocasıyla olan muhabbetleri bu yönde ilerler. Ancak bundan önce belirtmemiz gerekiyor ki kitabımızda bir beyefendinin geliri ve durumu iyiyse o zamanlarda o beyefendinin evlenmesi gerektiğinin düşünüldüğünden bahsedilmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere o dönemlerde kadın olarak iyi bir yaşam yaşamak istiyorsanız evliliğinizin de iyi olması gerekiyordu. Yani kadınların evlenecekleri kişiye göre yaşayacakları hayatın parasal olarak gidişatı ve hayat sevinçleri tahmin edilebilirdi. Yani kısaca iyi bir geliri olan bir beyefendiyle evlenirseniz durumunuz iyi olurdu. Bu yüzden Mrs. Bennet'ın da kızları için iyi bir evlilik yapmalarını istemesi o zamanda yaşayan her annenin kızları için isteyebileceği bir fikirdi.</p><p><br>Her kitapta olduğu gibi bu kitabın da genel olarak ana karakterleri Elizabeth ve Jane'di. Bu ikisinden bahsedecek olursak Elizabeth kitap okumayı ve düşünmeyi seven özgür ruhlu bir kızken Jane ona kıyasla "güzel" olarak tanımlanan ve yardımsever bir kızdır.<br>İleriki olaylarda Mr. Bingley 'in düzenleyeceği bir parti üzerine Elizabeth ve Jane 'in hayatları daha da karışacaktır. Bu düzenlenen partide Mr. Bingley ve Jane birbirlerine aşık olacaktır&nbsp;ve partiye Mr. Bingley'in arkadaşı sıfatıyla katılacak olan Mr. Darcy partiye geldiğinde dikkat çekecek olmasına rağmen partideki davranışlarıyla herkesi kendinden soğutacak ve " kendini beğenmiş" olarak damgalanacaktır. Ancak kitapta Elizabeth Mr. Darcy'yi her ne kadar kendini beğenmiş olarak düşünüyor olmasına rağmen ileride yaşayacağı bazı olaylarla Mr. Darcy’nin başka taraflarını da görecek ve onun aslında düşündüğü gibi biri olmadığını anlamaya başlayacaktır. Tabiki hikaye sadece bu karakterler arasında dönmeyecektir ve diğer yan karakterlerin de olaya etkileri olacak ve onlar da hikayede çatışmalar yaratacaklardır.<br>Kitabımızda Elizabeth’in&nbsp;Mr. Darcy ile olan ilişkilerindeki tavırları ve tutumları, ileride Mr. Darcy ile alakalı öğrenecekleri ve Mr. Darcy hakkında düşündükleriyle şekillenmeye başlayacaktır.&nbsp; Ancak bu düşüncelerine ablasının ve&nbsp;Mr. Bingley’nin arasında olan ilişkileri de dahil olacak ve ablası için de kendisini olayların içinde bulacaktır. <strong><mark>Kitabımız bize olaylar arasında olacak bir aşkın her türlü önyargıya ve düşünceye rağmen mücadelesini anlatıyor.</mark></strong> Her türlü şeye rağmen okumanızı ve kitap hakkında düşünmenizi öneririm.</p><p>&nbsp;</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/1ad16aaad17099bbb103e1d051a5d919/Gurur_ve__nyarg__kitab_yla_ilgili_ger_ek_i_bir_g_rsel_kitab_n_ba_l___yla__1_.jpg" />
         <pubDate>2025-03-08 09:31:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3356700319</guid>
      </item>
      <item>
         <title>&#39;&#39; Kim bilir , belki sen ? &#39;&#39;</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3356713994</link>
         <description><![CDATA[<p>Bu hafta Kim Bilir ? podcast kanalında '' kadın '' kavramını konuşuyoruz. Haydi , aramıza katıl. Bir sonraki podcast konumuzu belirlemede yorumlarda buluşalım. <strong><mark>Sıradaki konumuz ne olsun ? </mark></strong></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/b6359b8dcffc9241023733d257e0d69e/kim_bilir_podcast.mp4" />
         <pubDate>2025-03-08 10:04:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3356713994</guid>
      </item>
      <item>
         <title>&quot;Leyla Gencer: Operanın Efsanevi Divası&quot;​</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3356718142</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=AHZRICOZM-8" />
         <pubDate>2025-03-08 10:15:48 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3356718142</guid>
      </item>
      <item>
         <title>&quot;Kadın, doğanın en güçlü ve en zarif mucizesidir.&quot;</title>
         <author>PADLETED</author>
         <link>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3356720226</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/534290956/d6dc5e0aefcacaa710420e797823b50a/WhatsApp_Image_2025_03_08_at_12_56_25.jpeg" />
         <pubDate>2025-03-08 10:21:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/PADLETED/yf7jmo41skdi2ifn/wish/3356720226</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
