<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Amasya&#39;daki Tarihi Mekanları Tanıtalım by Mustafa Pekdemir</title>
      <link>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47</link>
      <description>AMASYANIN EN MEŞHUR 5 TARİHİ MEKANINI TANITTIK</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2021-05-10 21:13:30 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2023-02-12 01:53:22 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/884186712/d8e97b202460b7fa601904110f744f52/_HL_LOGO.png</url>
      </image>
      <item>
         <title>Aynalı Mağara</title>
         <author>mpekdemir1</author>
         <link>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511157830</link>
         <description><![CDATA[<div>Ziyaret Beldesi yolu üzerinde şehir merkezine 3,3 kilometre uzaklıktadır. Kaya mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır. Yerden dört basamakla çıkılan mezar düz bir kayaya oyulmuştur. Genişliği 9,8 metre yüksekliği 13 metredir. Dış cepheden bakıldığı zaman usta bir taş işçiliği ile yapıldığı görülebilir. Mağaranın dış cephe yüzeyi perdahlanarak parlatılmıştır. Buraya Aynalı Mağara denmesinin nedeni de, güneş vurduğu zaman mağaranın cephesinin parlamasıdır.<br><br></div><div>Bu yapı, M.Ö. 2'nci yüzyılda <strong>Helenistik Çağ</strong>'da Amasya'da yaşamış Mitra Rahibi TES'in anıtsal mezarıdır. Mağaranın içinin çok geniş olması ve duvarlarda yer alan renkli resimler ve mağaranın alınlığında yazan "Büyük Rahip Tes" yazısı bu mezarın TES'e ait olduğunu desteklemektedir. Mezar odası dikdörtgen biçiminde olup, girişin sağ tarafında mezar nişi ve çukuru (teknesi) bulunmaktadır. Dikdörtgen şeklindeki mezar odasının yüzeyi ikinci kullanım olarak, 11'inci yüzyılda <strong>Bizanslılar</strong> tarafından keşişhane olarak kullanıldığı ve bu kullanımda yapıldığı tahmin edilen renkli duvar resimleri bulunmaktadır. Tonoz kısmında altısı sağda, altısı solda olmak üzere on iki havari tasvirleri vardır.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/884186712/b795a8aa1db567c83cd70e887b00ea67/aynali_magara_2.jpg" />
         <pubDate>2021-05-10 21:20:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511157830</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kral Kaya Mezarları</title>
         <author>mpekdemir1</author>
         <link>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511158846</link>
         <description><![CDATA[<div>Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları 2015 yılında UNESCO “Dünya Mirası Geçici Listesi” ne kabul edilen doğal ve kültürel alandır. Amasya’nın Pontus Krallığı’nın başkenti olmasıyla birlikte, dağın güney yamacına anıtsal kaya mezarları inşa edilmiştir. Harşena Kalesi’nin Kızlar Sarayı bölgesinde, Kurucu Kral I. Mithridates Ktistes’den I. Pharnakes’e kadarki beş krala ait kaya mezarları bulunmaktadır. İlk beş Pontus kralına ait olan ve anıtsal ölçülerde düzenlenen mezarlar ana kayadan galerilerle ayrılarak U biçiminde oyulmuşlardır. Kaya mezarları; Anadolu’nun en anıtsal mezarları olup dünyada da kaya mezarı geleneğinin seçkin örnekleri arasında gösterilmektedir.&nbsp;</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/884186712/8dca73436ec453216b73a2936baa0eb7/355365_amasyakralkayamezarliklari.png" />
         <pubDate>2021-05-10 21:21:19 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511158846</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Pirler Türbesi</title>
         <author>mpekdemir1</author>
         <link>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511162079</link>
         <description><![CDATA[<div>&nbsp;Pirler Parkı içinde bulunan türbe<strong> Yukarı Pirler Türbesi</strong> adıyla da bilinir. 1486 yılında Gümüşlüzade Ahmet Bey tarafından Gümüşlüzade ailesinden Şeyh Sücaeddin Pir İlyas için yaptırılmıştır. Türbede Pir İlyas’tan başka damadı Pir Celaleddin Abdurrahman, torunu Pir Hayreddin Hızır Çelebi ve bunların ailelerinin mezarları bulunur. 1688 yılında Gümüşlüzade İbrahim Paşa tarafından yenilenen bina 1895 depreminin ardından yıkılmışsa da sonraki bir tarihte yeniden yapılarak bugünkü halini almıştır.<br><br></div><div>Enine dikdörtgen planlı türbenin iç mekanı, kuzey ve güney duvarlardaki payandalara dayanan iki sivri kemerle üç bölüme ayrılmıştır. Bölümlerin üzeri kubbelerle örtülüdür. Batıda kalan bölüm, kıble duvarına açılmış bir mihrapla mescid olarak kullanılmaktadır. Yapımında düzgün kesme taş kullanılan türbe, cephelerinde bulunan yuvarlak kemerli pencerelerle aydınlanır. Giriş kapısı üzerinde türbenin orijinal yapım kitabesi ile II. Abdülhamit Dönemi onarım kitabesi bulunmaktadır<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/884186712/72beaf803bf3cc73dfbf1521427801c4/as.jpg" />
         <pubDate>2021-05-10 21:22:48 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511162079</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kurtboğan Türbesi</title>
         <author>mpekdemir1</author>
         <link>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511163762</link>
         <description><![CDATA[<div>15'inci yüzyılda baldeken tarzda dört adet kare ayak üzerine tek kubbeli olarak inşa edilen <strong>Kurtboğan Türbesi,</strong> Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin’in babası Hamza Şami bin Mehmet’e aittir. Kurtboğan ismi ölümünden sonra yaşanan bir olaya dayanır<br> Hamza Efendi'ye Kurtboğan lakabının takılması şöyle anlatılır: "Hamza Efendi Hazretleri'nin vefat ettiği günün gecesi bir kurt gelip kabrini açtı. Bu kurt o beldeye daha önceden musallat olmuştu. Yeni mezarları bulur ve ölüyü kabrinden çıkarıp parçalardı. Bu kurt, Şeyh Hamza Hazretleri'ni de parçalayıp yemek istedi. Şeyh Hamza Hazretleri mübarek elini kabirden uzattı, kurdu boğazından yakalayıp boğdu ve öldürdü. Ertesi sabah kabri ziyarete gelen halk kurdu ölü vaziyette, Şeyh Hamza Hazretleri'nin elini de mezar­dan dışarıda buldular. Orada hal sahibi bir zat vardı. O zat: “Kurt değdiği için şeyhin elinin yıkanması lazımdır” dedi. Şeyhin kabrin dışında duran elini hemen yıkadılar. El hemen kabirden içeri çekiliverdi. O günden beri, Şeyh Hamza Efendi Hazretleri Kurtboğan lakabı ile meşhur oldu.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/884186712/4a8140d862025d551cca515936fb339b/Kurtbogan_Evliyasi_Turbesi_Amasya.jpeg" />
         <pubDate>2021-05-10 21:23:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511163762</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ferhat Su Kanalı</title>
         <author>mpekdemir1</author>
         <link>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511172917</link>
         <description><![CDATA[<div>"Ferhat Su Kanalı" adı da verilen bu kanallar, 6 km uzunluğundadır. Kanalın, Ferhatarası mevkiinde, karayoluna paralel olan yaklaşık 2 km uzunluğundaki bölümü dışarıdan kolayca izlenebilmektedir.<br>Ferhat dağının eteklerinde bulunmasından dolayı, ünlü halk hikayesi Ferhat ile Şirin'e atıfta bulunulmuştur.<br><br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Efsaneye göre Ferhat, Persler döneminde yaşamış ünlü bir nakkaştır. Sultan Mehmene Banu'nun kız kardeşi Şirin için yaptırdığı köşkün süslemelerini yaparken Şirin'i görür ve birbirlerine sevdalanırlar. Ferhat, Sultan'a haber salarak Şirin'i istetir. Sultan, kız kardeşini vermek istemez. Ferhat'ı oyalamak için Elma Dağı'nı delip şehre su getirmesini şart koşar. Ferhat, sevdanın verdiği aşkla dağları delmeye başlar. Mehmene Banu, dağı delip suyun akacağı kanalı tamamlamak üzere olan Ferhat'ın yanına yaşlı dadısını göndererek, Şirin'in öldüğü haberini ulaştırır. Ferhat, bu acı haber üzerine, elinde tuttuğu külüngü havaya atar, düşen külünk Ferhat'ın başına isabet eder ver Ferhat orada ölür. Ferhat'ın acı haberini alan Şirin korku ve heyecanla olayın geçtiği kayalığa gelir. Ferhat'ın öldüğünü görünce bu acıya dayanamaz ve kayalıklardan aşağı yuvarlanarak, orada can verir. Her iki sevgiliyi, can verdikleri kayalıklarda yan yana gömerler. Derler ki, her bahar iki mezar üzerinde iki gül bitermiş. Tam birbirlerine kavuşmak üzereyken, mezarların ortasında bir kara çalı peyda olur, iki gülün kavuşmalarını engellermiş.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/884186712/89974c7ee83a9c0ebe99e61d99d92619/3.png" />
         <pubDate>2021-05-10 21:27:59 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/mpekdemir1/v50gi2zrxzf1j47/wish/1511172917</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
