<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Bölgelerimizin Deprem Geçmişi by DEPREM UYARIR BİLİNÇ KURTARIR</title>
      <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2021-02-22 21:38:23 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-10-31 21:46:09 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>EGE BÖLGESİNDE DEPREM              MELEK SEZA İSTEK AFYON OKULLARI </title>
         <author>melekkorluaf08</author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1380905447</link>
         <description><![CDATA[<div>Ege Bölgesi Türkiye deprem bölgeleri haritasında; batıda Gediz grabeni, kuzeyinde Tuzla fayı doğusunda Karaburun aktif fayları ile sınırlandırılmış bir bölgede yer almaktadır. Tarihsel dönemde bu bölge için 1899 Menderes depremi, yüzey yer değiştirmelerinin gözlendiği ilk depremdir. İzmir ili ve çevresinde tarihsel dönemlerden beri yıkıcı depremler nedeni ile can ve mal kayıpları olmuştur. 2017 yılı ile birlikte Ege Bölgesinde yaşanan 5-7 arasında büyüklüklerde kaydedilen depremler birçok vatandaşımız tarafından hissedilmiştir.<br>Ege Bölgesinin uygarlık geçmişine baktığımızda birçok medeniyetin depremlerden ciddi zarara uğradığını görüyoruz. Ege Denizi'ndeki depremlerin gerçekleştiği fay hattı ile Marmara Denizi'ndeki fay hattı tektonik rejim olarak farklı olup birbirinden bağımsızdır. Ancak doğrudan bir karşılaştırma yapmak çok doğru olmasa da KAF’da (Aktif sağ-yanal atımlı fay) aynı büyüklükte yaşanan depremlere göre Ege Bölgesinde ve özellikle Ege denizinde oluşan depremler mukayese edilecek olursa yapılarda oluşturacakları hasar bakımından daha büyüktür. Her ne kadar ülkemizde oluşan depremler genelde yerin 5-20 km altında oluşan, sığ depremler olarak adlandırılan depremler olsa da özellikle deniz tabanında ortaya çıkan depremler gerek yerleşim alanlarına olan uzaklık gerekse sıvı ortamda yayılan depremin enerjisini kaybederek yapılarda oluşacak hasar riskini düşürmesi ve buna bağlı oluşacak can kayıplarını azaltması açılarından düşünüldüğünde, bölge halkının sükunetini koruması ve endişeye kapılmaması son derece önemlidir.<br>Depremlerin meydana geldiği yer göz önüne alındığında, genellikle Ege Deniz tabanı içerisinde yer alması dolayısıyla, bu depremlerden bazıları MTA tarafından hazırlanan Aktif Diri Fay Haritasında yer almaması gibi bir durum karşımıza çıkmaktadır. Ülkemiz bulunduğu konum nedeniyle önemli çok sayıda fay hattının yer aldığı bir ülkedir. Bunlardan en önemlisi Kuzey Anadolu Fay (KAF) hattıdır ve tarih boyunca önemli büyüklükte ve yıkıcı etkisi büyük depremler üretmiştir. Son yıllarda yapılan akademik çalışmalardan elde edilen bilgilere göre bu fay hattında gerilme artışı gözlenmekte olup yakın bir gelecekte önemli depremler oluşması beklenmektedir. Ege bölgesi bahsedilen bu fay hattından farklı tektonik özelliklere sahiptir, dolayısıyla KAF’da oluşabilecek bir depremin Ege bölgesindeki fay hatlarına gerilmeler bakımından etki etmesi pek beklenen bir durum değildir.<br>Ege bölgesi,deprem riski bakımından yüksek olan bir bölge olmasından dolayı,tedbirler sıkı alınmalı ve hazırlıklı olunmalıdır.<br>                           <br>&nbsp;</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.google.com/search?q=dinar+depremi&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=2ahUKEwi7t4rE9OTvAhUHtaQKHSR5Dt4Q_AUoAXoECAEQAw#imgrc=sbDHeRIX_AaZ2M" />
         <pubDate>2021-04-04 15:05:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1380905447</guid>
      </item>
      <item>
         <title>MARMARA BÖLGESİNDE DEPREM- Rümeysa/ İstanbul Spor Toto Teşkilatı Ortaokulu </title>
         <author>talipalyuz</author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1380963192</link>
         <description><![CDATA[<div>&nbsp;Gerek tarihsel, gerekse güncel depremleriyle kanıtlanmış olduğu gibi Marmara bölgesinin depremselliği göreceli olarak çok yüksektir.&nbsp; Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; Marmara bölgesinde her yüz yılda bir tarihsel ve her yedi yılda bir de güncel yıkıcı depremin oluştuğunu işaret etmektedir. Bu denli yüksek sismik etkinlik, Marmara bölgesindeki deprem tehlikesi için kritik öneme sahiptir, çünkü, Türkiye nüfusunun dörte biri ve sanayi merkezlerinin çoğunluğu Marmara bölgesinde yer alır. Marmara bölgesinde etkinlik gösteren&nbsp; Kuzey Anadolu Fay Sistemi<br>&nbsp;zaman zaman etkinlik kazanmış ve büyük yıkıcı depremler üretmiştir. Bu fay yıkıma yol açan büyük deprem yaratma potansiyeline sahiptir, başka bir deyişle, bu fay, Marmara bölgesinde yakın gelecekte olacak yıkıcı depremlerin kaynağıdır.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.google.com/search?q=marmara++b%C3%B6lgesinde+deprem&amp;tbm=isch&amp;ved=2ahUKEwjvocrs_uTvAhU54rsIHXMiDtUQ2-cCegQIABAA&amp;oq=marmara++b%C3%B6lgesinde+deprem&amp;gs_lcp=CgNpbWcQAzIECAAQGDIECAAQGDIECAAQGDIECAAQGDoECCMQJzoCCAA6BwgjEOoCECc6BAgAEEM6BQgAELEDOggIABCxAxCDAVDrPVjbjwFg85cBaAVwAHgEgAGmAogBwyuSAQYwLjMwLjSYAQCgAQGqAQtnd3Mtd2l6LWltZ7ABCsABAQ&amp;sclient=img&amp;ei=xeZpYK-rPLnE7_UP88S4qA0" />
         <pubDate>2021-04-04 15:47:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1380963192</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Akdeniz Bölgesinde Deprem-Anamur Ortaokulu (Elif Sena)</title>
         <author>anamurikra</author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1384715350</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>BÜYÜK DEPREMLER</strong><br> 1911 yılında merkez üssü Antalya olan ve o zamanki Antalya'nın en yüksek yapısı olan Yivli Minare'yi şerefesinden itibaren yıkan 6.1 şiddetindeki deprem olmuştur.<br> 1926'da Kaş açıklarında 6.8 şiddetinde bir deprem olmuştur. Aynı yıl içinde Antalya'da da 18 Mart ve 26 Haziran tarihlerinde iki deprem olmuştur.<br> 1931 yılında merkez üssü Antalya olan 6.2'lik bir deprem yaşanmıştır.<br> 1957 yılında Fethiye'yi vuran 5.9'luk deprem bir antik Likya kenti olan Telmesos'un da büyük bir kısmını tahrip etmiştir. Ve yer yer çökmelere, ölümlere ve yaralanmalara neden olmuştur.<br> 1966 yılının 13 Mart'ında Antalya İskelesi'nde suların iki metre kadar alçaldığını, çocukken ben de tespit ettim.<br> 1969 yılında 6.2'lik bir deprem Kalkan'ı vurmuştur. Bu depremin meydana getirdiği şok dalgası Aksu ve Serik arasında bulunan antik Sillyon kentinin Odeon ve tiyatro binalarının çökmesine neden olmuştur. Bölgede daha önceden meydana gelen bir başka deprem, Sillyon tiyatrosunun sahne binasını,binanın geriye kalan bölümlerinden kopartmış ve yapıyı zayıflatmıştı, ne var ki daha önceden olan bu depreme ilişkin elimizde bugün için her hangi bir kayıt mevcut değildir.<br>Son birkaç yıldır Antalya Körfezi'nde Richter Ölçeği'ne göre büyüklüğü 3.5 ile 4.1 arasında değişen depremlerin bazılarını hissetmesek de, haber bültenlerinden öğreniyoruz. Yüzyıllar öncesinden geçtiğimiz yüzyıla kadar bölgede yaşanan büyük depremleri öğrenince, insanın içi ürperiyor. İnşallah böyle büyük yıkım getirecek bir deprem yaşamayız.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-04-05 20:47:30 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1384715350</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İÇ ANADOLU BÖLGESİNDE DEPREM/SENA  75.YIL MUHİBE GERMİRLİ ORTAOKULU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1388721192</link>
         <description><![CDATA[<div>&nbsp;İç Anadoluda Kızılırmağın büyük kavsi içinde yer alan, metamorfık ve plütonit kayaçîardan oluşan Kırşehir Masifi bir çok yerinden faylarla bloklara ayrılmıştır. Bloklar arasında kalan kısımlar ise, Neojen tortulları ile dolmuşlardır. İşte, fayların oluşturduğu bu zonlar İç Anadolunun başlıca deprem kuşaklarıdır. Nitekim, 1938 Kırşehir depremi böyle bir zon üzerinde meydana gelmiştir. Bu depremde 160 kişi hayatını kaybetmiş, 4066 bina yıkılmış ya da ağır hasar görmüştür. 1951 Kurşunlu (Çankırı) depreminde de 50 kişi ölmüştür. Ayrıca, Ankara’nın kuzeyinde, kuzeydoğu-güneybatı yönlü faylar, Kızılcahamam-Güdül-Ayaş ve Çamlıdere-Beypazarı yönünde birbirine paralel kırık zonları oluştururlar. Bu durum, İç Anadoludaki depremlerde, “Kuzey Anadolu Deprem Kuşağının” rolü kadar, müstakil episantırların da önemli etkileri bulunduğunu gösterir. Zira, 1944 Beypazarı, 1956 Eskişehir depremleri müstakil episantırların eseridir. İç Anadoluda bir diğer fay zonıı Tuz Gölü’nün batısında bulunmaktadır. Birbirine paralel uzanan kırıklar bir kuşak oluşturmuşlardır. Ancak, gerek Konya ve çevresinde, gerekse bu kesimdeki diğer yerleşim yerlerinde hasara sebep olan depremler saptanmamıştır.&nbsp;</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1122939302/2009b6e211a1cac29cd5a46e3fa30699/indir.jfif" />
         <pubDate>2021-04-06 19:03:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1388721192</guid>
      </item>
      <item>
         <title>GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ/ESİN İTÜ GELİŞTİRME VAKFI İZMİR OKULLARI</title>
         <author>ebruozumit</author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1402769747</link>
         <description><![CDATA[<div>Güney Anadolu da depreme hassas yöre Hatay Bölgesidir. Doğu Afrika kırık sisteminin kuzey uzantısı olan ve Hatay’a ulaşan, sonra, önce kuzeye, ardından kuzeydoğuya saparak devam eden kırık zonu deprem olasılığının fazla olduğu yerlerdir. 1951 İskenderun depreminde 6 kişi hayatını kaybetmişitr. Diğer depreme duyarlı yöreler daha ziyade Mersin, Tarsus, Adana, Ceyhan ve Kozan çevreleridir. Bunlardan 1945 Ceyhan (Adana) depreminde 13 kişi, 1952 Ceyhan depreminde 10 kişi hayatını kaybetmiştir.&nbsp;<br><br></div><div>Bu bölgede başlıca iki deprem kuşağı vardır. Bunlardan biri kuzey-güney doğrultulu Doğu Afrika kırık kuşağının Antakya’dan dönerek bu bölgeye giren kısmı ve Van’a kadar ulaşarak oluşturduğu zondur. Diğeri ise, Arap masifinin, güneydoğu Toros kıvrım dağlarına yaslandığı yerdeki kırık zonudur. Nitekim, 1975 Lice (Diyarbakır) depremi, bu kırık kuşağı üzerinde meydana gelen depremlerden biridir. Bu sarsıntıda 2385 kişi hayatını kaybetmiş, 8149 bina yıkılmış ya da ağır hasar görmüştür.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/808460075/564b2391a3858700dffc140969f0d7f3/B_LGE.jfif" />
         <pubDate>2021-04-10 16:10:59 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1402769747</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Karadeniz Bölgesi&#39;nin Deprem Tarihi Barbaros Kutlutaş Ortaokulu </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1428115078</link>
         <description><![CDATA[<div>Karadeniz’in genel olarak levha sınırlarından uzak olması, çok fazla depremselliğin olmaması, az sayıda meydana gelen önemli depremlerin ve onların odak mekanizmalarının detaylı olarak ortaya konulamaması, çevresinde bulunan sismik istasyon sayısının yakın tarihlere kadar yeterli olmaması bölgedeki depremlerin güncel tektonik hareketlerle ilişkilerinin açıklanamasında güçlüklere neden olmaktadır. Bununla birlikte, özellikle son yıllarda artan deprem istasyonu sayısı bölgenin deprem algılama eşiğinin de olumlu yönde düşmesine neden olmuştur. Bu çalışmada bölgede son yıllarda meydana gelen önemli depremlerin faylanma mekanizma çözümleri yapılarak, bölgenin genel depremselliğine bir bakış yapılmıştır. Aletsel dönemde Karadeniz’in güneyinde meydana gelmiş en önemli deprem 3 Eylül 1968 Bartın Depremi (Io=VII; Mw=6.0; Alptekin ve diğ., 1985; Jackson ve McKenzie,1984;McKenzie, 1972). Bartın depreminin odak mekanizması çözümü bu depremin ters faylanma ile meydana geldiğini ortaya koymuştur. Özellikle son yıllarda meydana gelen depremler incelendiğinde hemen hemen tüm depremlerin de aynı faylanma türü ile, ve/veya baskın ters faylanma bileşenlerinin olduğunu ortaya koymaktadır. 2004 yılı Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KOERI), Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM)’nin geniş-bantlı deprem istasyonlarını tüm ülke çapında yoğun kurmaya başladığı yıllar olup, 2008 yılından sonra özellikle Karadeniz’in güney kıyılarında ( Giresun açıkları; Samsun-Bafra açıkları) ve Doğu Karadeniz-Gürcistan açıklarında önemli bir dizi depremler kaydedilmiştir. Bu depremler bölgenin asismik olmayıp, çok sık aralıklarla olmasa da zaman zaman deprem ürettiğini ortaya koymuştur. 2014 yılı Temmuz ayında başlayan ve aralıklarla Eylül ayına kadar devam eden Bafra açıkları deprem etkinliği bölgede tedirginlik yaratmıştır. Bu çalışmada bölgede son yıllarda meydana gelen büyüklüğü genelde M&gt;3.8 olan 20 depremin fay düzlemi çözümleri yapılmış ve kısmen de olsa bölgenin güncel deprem aktivitesini denetleyen yapıların özellikleri ortaya konulmasına çalışılmıştır. Bölgedeki sismik aktivite genel olarak Gürcistan açıkları, Kırım- Rusya arası basen kenarları boyunca, Bulgaristan-Romanya, Bulgaristan-Türkiye-Trakya sınırı boyunca ve Güney Karadeniz’in orta bölümü-Türkiye açıklarında görülmektedir. Karadeniz’in merkez ve doğu kısmı-basen içi fazla deprem üretmemekte ve basenin kenarları sismik bakımdan daha aktif olarak gözükmektedir. Bölgedeki önemli (Ms&gt;6.0) depremler genel olarak Kırım’ın güneydoğusunda, Gürcistan karasında, Bulgaristan açıklarında, Bartın ve Kuzey Anadolu Fayı üzerinde meydana gelmiştir. Aletsel dönemde bölgede bu depremlerin dışında önemli bir deprem meydana gelmemiştir. Meydana gelen depremlerin odak derinliklerine bakıldığında genel olarak 10-35 km. arasında değiştiği görülmektedir. Karadeniz’de özellikle son 6 yılda meydana gelen depremlerin fay düzlemi çözümleri, kuzeybatı kısmında (Bulgaristan-Romanya sınırı açıkları ve yakın çevresi) genel olarak oblik doğrultu atımlı faylanmalar vermektedir. Güney Karadeniz ve orta bölümde özellikle Bartın açıkları, Kastamonu civarı-Samsun açıklarında da yine oblik faylanma karakteri ve sıkışmalı bir tektonik rejimi ifade eden ters fay bileşeni ağırlıklı çözümler görülmektedir. Ters faylanma bileşeni güçlü olan depremler genelde basene paralel olarak uzanmaktadır. Bu fay geometrisi sıkışmalı bir gerilmenin bölgede etkili olduğunu göstermektedir. Gürcistan açıklarında meydana gelen depremler de oblik-doğrultu atımlı faylanma özelliği taşımakla birlikte, genel olarak ters faylanma bileşeni hakim olmaktadır ve daha doğuya karaya doğru ağırlıklı olarak ters faylanmalar bölgede güncel tektonik rejimini kontrol etmektedir. Bölgedeki depremlerin mekanizma çözümleri kullanılarak yapılan gerilme analizi veri sayısının çok fazla olmaması nedeni ile çok net olarak ortaya konulamamakla birlikte, özellikle Karadeniz’in güney ve kuzey bölümlerinde hakim gerilme eksenlerinde benzerlik görülmektedir. En büyük açılma (Tmax) ekseni DKD-BKB, en büyük sıkışma ekseni (Pmax) KKB-GGD olarak bulunmuştur. Bu aynı zamanda KAFZ’nun güncel gerilme yönleri ile de benzerlik taşımaktadır. Karadeniz’in doğu bölümü özellikle Gürcistan açıkları ve karasında ise en büyük açılma (Tmax) ekseni KKB-GGD, en büyük sıkışma ekseni (Pmax) KKD-GGB olarak bulunmuştur. Arap ve Afrika tektonik levhaları ile Avrasya tektonik levhası arasındaki çarpışma, Taurid ve Anatolidlerde, Küçük ve Büyük Kafkaslarda Neojen’den beri genel anlamda kuzey-güney yönlü sıkışmaya, kalınlaşmaya ve kabuktaki yükselmeye neden olduğu daha önce yapılan çalışmalarla bilinmektedir. Bu aynı zamanda günümüzde de etkili olan ve yıkıcı depremlere sebep olan aktif bindirme ve doğrultu-atımlı fayların gelişmesine yol açmaktadır.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1142983973/0b49c84c502a3a93567844a7609a3467/8FB06BEB_A59F_4885_ACD4_1B2B486B15F5.jpeg" />
         <pubDate>2021-04-17 12:02:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1428115078</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Türkiye&#39;nin Deprem Potansiyeli-EMİNE EBRAR-HAVLUİÇİ ORTAOKULU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1452008622</link>
         <description><![CDATA[<div>Ülkemiz dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya kuşağı üzerinde yer almaktadır. Ülkemizin, karmaşık jeolojik yapısı ve jeodinamik konumundan dolayı çok sayıda aktif fay bulunmaktadır. MTA Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen, ülkemizde var olan ve deprem potansiyeli taşıyan aktif fayların haritalanmasına yönelik bir proje 1987 yılında tamamlanmış ve bunların depremsellik açısından özelliklerini tanımlayan bir rapor hazırlanmıştır. 1992 yılında ise harita <a href="https://www.mta.gov.tr/v3.0/bilgi-merkezi/dirifay_son">(Türkiye Diri Fay Haritası)</a> yayımlanarak yerli ve yabancı ilgili kuruluşlara dağıtılmıştır. Bu harita baz alınarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından uygulamada kullanılan yönetmeliklere esas olan <a href="https://www.mta.gov.tr/v3.0/bilgi-merkezi/dep_bol_harita">Deprem Bölgeleme Haritası</a> yenilenmiştir.</div><div>Görsel basında da izlenildiği gibi, son depreme ilişkin bilimsel araştırmalarda temel veri kaynağı olan bu haritaya göre ülkemizde çok sayıda aktif fay bulunmaktadır. Harita basıldıktan sonra, son 13 yılda meydana gelen büyük depremlerin tamamına yakını bu haritada gösterilen diri faylar üzerinde gerçekleşmiştir.</div><div>Türkiye Diri Fay Haritası ’na göre ülkeyi boydan boya kat eden Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu, Marmara ve Ege bölgeleri ile ülkemizde deprem riski en yüksek olan alanlardır. Son depremi oluşturan Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ülkemizin aktif tektonik çatısında çok önemli bir yere sahiptir. Bu fay üzerinde son yüzyılda 1939’da Erzincan'dan başlayan ve doğudan batıya doğru fay segmentleri (parçaları) boyunca düzenli bir seyir izleyen 7 büyük deprem olmuştur <a href="https://www.mta.gov.tr/v3.0/bilgi-merkezi/dep_sek2">(Şek. 2)</a>. 1999 İzmit Depremi KUZEY ANADOLU FAYI’nın Doğu Marmara kesiminde gerçekleşmiştir. Konu ile ilgili tüm yerbilimciler bu düzenli deprem göçü nedeniyle Kuzey Anadolu Fayı üzerinde olabilecek ilk büyük depremin bu fayın Adapazarı-Yalova bölümünde gerçekleşeceği hususunda görüş birliği içerisindeydiler. Olan depremle yerbiliminin bu öngörüsü doğrulanmış ve Kuzey Anadolu Fayı’nın bu bölümünün hareketi afet nitelikli olmuştur.</div><div><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-04-23 14:39:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1452008622</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DOĞU ANADOLU BÖLGESİ-SEDANUR AĞRI BİLSEM</title>
         <author>BelkisTopsakal</author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1457074570</link>
         <description><![CDATA[<div>Doğu Anadolu Fay Hattı Türkiye'nin doğusunda büyük bir Kırık dır. Fay, Anadolu Levhası ve Arap Levhası arasındaki sınır boyunca uzanmaktadır.<br>Bölgemizde geçmişte yaşanmış depremler şunlardır:</div><div><strong>1930 Hakkari depremi<br>1939 Erzincan depremi</strong></div><div><strong>1941 Van-Erciş depremi<br>1946 Varto depremi<br>1949 Karlıova depremi<br>1966 Varto depremi<br>1971 Bingöl depremi<br>1975 Lice depremi<br>1976 Çaldıran depremi<br>1983 Erzurum depremi<br>1992 Erzincan depremi<br>2003 Bingöl depremi<br>2011 Van depremi<br>2020 Elazığ Sivrice depremi<br><br></strong><br></div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-04-25 21:56:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1457074570</guid>
      </item>
      <item>
         <title>KAYNAKÇA</title>
         <author>BelkisTopsakal</author>
         <link>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1587617547</link>
         <description><![CDATA[<div>deprem.afad.gov<br>dergipark<br>wikipedia<br>trt haber</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-06 06:32:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/depremuyarirbilinckurtarir/Bookmarks/wish/1587617547</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
