<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>1-14 ARASI İSMİNİZİ VE NUMARANIZI YAZINIZ by Doğuhan Murat Yücel</title>
      <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu</link>
      <description>FİLOZOFUN SOSYAL MEDYA PROFİLİ</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2024-10-04 17:58:09 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2024-12-19 16:54:34 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet.net/icons/8.0/png/1f4a1.png</url>
      </image>
      <item>
         <title>25 Zeynep Sude Öztekin</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3154623872</link>
         <description><![CDATA[<p>Biyografi: Sokrates'in yolunda... Atina Akademisi kurucusu. Edebiyat, sanat ve felsefeye ilişkin bahisleri bu profilde bulabilirsiniz. MÖ 427, Atina.</p><p>Takip Ettikleri: Sokrates, Pisagor, Parmenides, Heraklitos, Sofistler Topluluğu, Elefsis Gizemleri, Orfizm Dini, Mantinealı Diotima, Atinalı Theaetetus, Kireneli Teodorus, Tarantolu Arhitas, Homeros, Hesiodos, ...</p><p>Takipçileri: Aristoteles, Rene Descartes, Immanuel Kant, Niccolo Machiavelli, Jean-Jacques Rousseau, Cicero, Voltaire, Fyodor Dosteyevski, Oscar Wilde, Lev Tolstoy, İbn Rüşd, Platonculuk, Aristotelesçilik, Eski Akademi, Neoplatonizm, Kilise Babaları, Keldani Kahinleri, İslami Platonizm, Gnostisizm, Hermetizm, Floransa Akademisi, Bizans Felsefesi, Cambridge Platoncuları, Gelenekçi Okul, ...</p><p>Paylaşım 1: (İlk sayfa.) Tek bildiğim bir şey bilmediğimdir. – Sokrates (İkinci sayfa.) Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değer değildir. – Sokrates (Açıklama.) Sokrates’in Savunması kitabımı aşağıdaki linkten satın alabilirsiniz.</p><p>Paylaşım 2: (İlk sayfa.) İnsan ruhu, üç parçalı bir yapıya sahiptir. Bu parçalardan biri akıllı kısımdır, ikinci parça heyecan veya duygu kısmıdır, üçüncü parça ise iştah kısmıdır. (İkinci sayfa.) Akıl; bir arabacı olarak, yavaş giden ve yoldan her an çıkmaya meyilli olan iştah atını, öbür tarafta çok hızlı giden ve her an kontrolden çıkmaya teşne heyecan atını dizginleyen ve onları doğru istikamete sevk eden yöneticidir.</p><p>Paylaşım 3: (İlk sayfa.) Sizce adalet nedir? (İkinci sayfa.) Bana göre, insanın bir yapısı vardır. İnsan, işte bu yapıya göre erdemleri barındırmaktadır. İnsanın sahip olduğu yapısına ve yapısında bulunan erdemlerine göre işlevselliği vardır. Adalet, tüm erdemleri kendinde toplar ve tüm bu erdemlerin uyum içinde olmasıdır. Adaletli insan da bu erdemleri ruhunda ahenk içinde barındırmaktadır. Adalete de tüm insanlar erişemez, yalnız ruhunda tüm erdemleri taşıyan insan erişebilir. (Üçüncü sayfa.) . O halde adalete erişebilecek yetiye sahip olan insan yöneten, adaleti yapan, adaleti sağlayan olmalıdır. Bunun aksi ise adaleti ruhunda barındırmayan, tüm erdemlere uyum içinde sahip olmayan insan; yöneten, adaleti yapan, adaleti sağlayan olursa bozulmuş toplum ortaya çıkacaktır.</p><p>Paylaşım 4: (İlk sayfa.) Güzellik nedir? (İkinci sayfa.) İki tip güzellik mevcut olup bunlardan biri değişmeyen güzeldir ki bu ideadır, diğeri de tek tek nesnelerde veya fertlerdeki değişen güzeldir. (Üçüncü sayfa.) Dünyadaki tüm güzellikler idea olan güzelin yansımasından ibarettir.</p><p>Paylaşım 5: (İlk sayfa.) Gerçek varlık nedir? (İkinci sayfa.) Değişmeden kalabilendir. (Açıklama.) Merak edenler için linkini bırakacağım makaleme bakabilirsiniz.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-10-05 13:06:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3154623872</guid>
      </item>
      <item>
         <title>L. Wittgenstein (filozoflukta dahil her şeyi denemiş deli bir Avusturyalı)</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3186428844</link>
         <description><![CDATA[<p>451- Yiğit Yavuz Koyuncu</p><p>Hayatım: Hayatım zenginliğin içerisinde başladı ve öyle de devam etti ama ben asla ona bağlı biri olmadım değişen uğraşlarım ile beraber birçok meslek icra ettim bunun yanında intiharlarında her zaman ortasında bulundum. Ancak devamlı yaptığım meslek daha doğrusu tekrar tekrar başladığım meslek Cambriedge’deki dil bilimi profesörlüğüdür.</p><p>Takip ediyorum: Otto Weininger, Bertrand Russell, Gottlob Frege</p><p>Takipçilerim: Peter Hacker, James Conant, John McDowell</p><p>Paylaşımlar;</p><p>1-Hergün gelip gitmekte olan bir düşünce var içimde, intihar her gün biraz daha mantıklı gelmeye başlıyor etrafımdaki insanlar ne kadar da kolay ayrılıyorlar bu dünyadan, Hocam bile intihar ediyorsa edebilirim bende galiba ama boşver ya gideyim de şu uçağı bitireyim. (mühendisik günlerinden bir günce)</p><p>2-Hay lanet olsun! Her şey ters gitti her şey uçak motoru çalışmıyor lanet olsun, sanırım buradan sonra baka bir alana girmeliyim bu yol bir halta yarayacağa benzemiyor. Mantık aırı derecede çekici gelmeye başladı bu aralar direk pratikten kaçmak ve teoriye dahil olmak ne kadarda iyi hissettiriyor. (her şey ters gittiğinde Wittgenstein her şeyi bıraktı ve güzel bir Almanca küfür etti)</p><p>3- Mantık için kullanılan sözcükler ne kadarda mantıksız geliyor değil mi? Dünya ile dil dünyası yakı gerçeklikleri ifade ediyor ama aynı zamanda farklı durumları da ifade ediyor bu durumda neyin doğru olduğunu bilmek kesinlikle bilimin görevidir. (ilk felsefi düşünceler)</p><p>4-Cambridge’deki dersleri asmaya başladım sanırım başka bir iş bulmalıyım ailem de sıkıştırıyor, savaş ortamı da oluşmaya başlıyor bir başlasa da ortasına atlasak ne güzel olur. (Cambridgeden ayrılma tekrar birleşme)</p><p>5-Savaşa gidiyoruz vay anasını, herkes benim en cesur daha doğrusu en pervasız olduğumu söylüyorlar hatta birkaç madalya bile verdiler, bunlar benim için normal şeyler intihar bu kadar yakınken savaş meydanında öne atılmak zor olmuyor. (Savaşta delilik derecesinde gösterdiği cesaretler ona pekçok madalya getirdi.)</p><p>6-Cambridge’e geri dönmek istemiyorum projemi de tamamladım zaten yapmam gereken deneyler ve bir projem var eseri incelemek isteyenler için linki bırakıyorum, (Tractatus)</p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://books.googleusercontent.com/books/content?req=AKW5QaffGfwK0m6RuskwlnPenkfKv7Jsj5KPRmrb1D-Q-Em-h0RmM8PbEItybjHMipX5-56DS4jDLH7ButIeDtdyqI8TZfdQgbu-teUIu3MJFhV1d6AI6lpq9giSwKloL8Yv4kC50V3PriHhmXt-jK_54uupbsAemaeLl6_7T-09qK0UiPfAHJb8zwab6DEk0FUHi_7UBpkJOs8I4THa_p6tUgPLry44MFutuU-lijKNspM4AISsOafwE1qCQTNkIhTYP46czJwVnlU1DD-LbGx86d-oyCFInA">https://books.googleusercontent.com/books/content?req=AKW5QaffGfwK0m6RuskwlnPenkfKv7Jsj5KPRmrb1D-Q-Em-h0RmM8PbEItybjHMipX5-56DS4jDLH7ButIeDtdyqI8TZfdQgbu-teUIu3MJFhV1d6AI6lpq9giSwKloL8Yv4kC50V3PriHhmXt-jK_54uupbsAemaeLl6_7T-09qK0UiPfAHJb8zwab6DEk0FUHi_7UBpkJOs8I4THa_p6tUgPLry44MFutuU-lijKNspM4AISsOafwE1qCQTNkIhTYP46czJwVnlU1DD-LbGx86d-oyCFInA</a></p><p>7-Düşüncelerim belki de yaşlılıktan biraz değişmeye mi başladı ne? Şuan doğa daha çok tanımlanamaz gibi geliyor sanki herhangi bir filozofi doğru olabilir ama sanırım kelimeler gerçekten de birden fazla anlama gelerek dünyamızı tanımlıyorlar, garip değil mi insan ne kadarda farklı düşünüyor yaşlandığında. (felsefede geliştirdiği yeni düşünce)</p><p>8-Her şeyi bitirdim Amerika’ya gidiyorum ve sanırım orada takılıcağım ebediyen herkese elveda kutsal ruh sizi korusun. (eski bir katolik ölmek için Amerika'ya gidiyor)</p><p>Okula gelseydi: Öncelikle kütüphane güzel olmuş farklı farklı düşünceler mantıklı bir şey ama getirdiğiniz kurallar bana gerip geliyor beyefendiler insanları özgür bırakmanız gerekmez mi, sizce de? Sanırım buda sizin tarzınız ona laf edemem, siz daha iyisini bilirsiniz. Kendinizi bırakmayın gençler intihar ne kadar yakın gelirse gelsin etrafınızda ne kadar olursa olsun unutmayın ölüm hep ensemizdedir ama biz ona kendi istediğimiz için çağırmamalıyız, En içten dileklerimle.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/ab/Ludwig_Wittgenstein.jpg" />
         <pubDate>2024-10-24 21:12:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3186428844</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-EA 52 Asım Zahid</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3209394914</link>
         <description><![CDATA[<p>Abderalı atom felsefecisi, pre-sokratik düşünür ve materyalizmin kurucusu. Bu kadar uzun olmasın diyenler kısaca <strong>Gülen Filozof</strong> (aman başka bir Gülen'le karıştırmayın) veya <strong>Demokritos</strong> diye anabilir.</p><p><br/></p><p><strong>Takip edenler:</strong> dmy, Epikür, Leukippos, Bertrand Russel, Carl Sagan, Richard Feynman, Stephen Hawking</p><p><strong>Takip ettikleri: </strong>Heraklit, Leukippos, Tales, Empedokles, dmy, Anaksagoras, Sinoplu Diojen, Epikür, Hipokrat, Öklid</p><p><strong>Sevmese de <em>stalklayanlar</em>: </strong>Aristo, Platon, Sokrat</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları: </strong></p><ul><li><p>Evrenin temeli nedir?</p><p>"Evren, bölünemeyen ve sonsuz küçüklükte olan atomlardan oluşur. Her şey, bu atomların bir araya gelmesiyle meydana gelir. Atomlar, gözle görülemez, elle tutulamaz, ancak boşlukta sürekli hareket ederler. Boşluk da bu atomların hareket edebilmesi için gereklidir. Dolayısıyla, evren atomlar ve boşluktur."</p></li><li><p>Madde sürekli mi yoksa ayrık mı?</p><p>"Madde dediğiniz şey sandığınız gibi sürekli değildir; onu sonsuz kere bölemeyiz. Atom, bizim lehçede "<em>bölünemez olan"</em> demekdir ve atoma ulaşıldığında madde artık daha fazla bölünemez. Atomlar tek tek vardır, aralarında boşluk bırakır ve işte bu ayrıklık sayesinde madde dünyasını oluşturur."</p></li><li><p>Hareket nasıl mümkün olur?</p><p>"Hareket ancak boşlukta mümkün olabilir. Eğer evren <em>metrobüs kadar</em> dolu olsaydı, hiçbir şey yer değiştiremezdi. Atomlar boşluk sayesinde hareket eder, birleşir, ayrılır ve farklı şekillerde varlıkları meydana getirir. Bu nedenle, evrende boşluğun olması zorunludur, çünkü ancak böylece hareket var olabilir."</p></li><li><p>Duyularımız gerçeği yansıtır mı?</p><p>"Duyularımız, bize varlıkların sadece duyuntusunu verir; gerçek bilgi değildir bu. Duyularla algıladığımız dünya, atomların gösterdiğinden ibarettir ve yanıltıcı olabilir. Gerçek bilgiyi akılla elde ederiz, çünkü akıl, var olanı sorgular ve atomların ötesindeki gerçeği anlamaya çalışır."</p></li><li><p>İnsanların mutluluğu nasıl sağlanır?</p><p>"Mutluluğun kuyusunun dibinde bilgelikte ve içsel huzur vardır. Maddi hırsların, bedensel zevklerin peşinden koşmak, insanı yalnızca kısa süreli bir tatmine ulaştırır. Ama namütenahi mutluluk, bilge bir yaşam sürmekte, nefsimizi kontrol edebilmekte ve ruhumuzu erdemle beslemekte saklıdır."</p></li><li><p>Kosmos nasıl meydana geldi?</p><p>"Evren, veya <em>kozmos</em>, herhangi bir yaratıcı ya da kutsal kudretin muradı olmadan, atomların hareket ve birleşmeleriyle oluştu. Atomlar, boşlukta rastgele hareket eder, çarpışır ve birbirine bağlanarak varlıkları meydana getirir. Yani evren, bir düzen içinde oluştu ama bu düzenin arkasında bir irade yoktur; yalnızca atomların sonsuz dansı vardır."</p></li><li><p>Ruh (psyche) nedir ve nasıl işler?</p><p>"Ruh dediğimiz şey dahi atomlardan oluşur, ancak daha ince ve hareketli atomlardan. Bu ince atomlar, bedenin canlılığını sağlar; biz ruhu hissederiz, düşünürüz, ama bu da atomların bir sonucudur. Ölüm geldiğinde, ruh atomları dağılır etrafa, tıpkı diğer atomlar gibi boşlukta sürüklenmeye devam eder."</p></li></ul><p><br/></p><p><strong>Demokritos’un gözünden Kartal AİHL: </strong>Bu kıymetli okulun çok parlak öğrencileri ve özveriyle çalışan öğretmenleri var. Fakat gözlemlediğim kadarıyla materyalist düşünceden uzak ve oldukça bağnaz fikirlere sahip olduklarından mütevellit kendileriyle herhangi bir konuda ortak bir görüşe sahip olmamız pek mümkün gözükmüyor, hahaha. </p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3012576888/8a05574530c680328149e0f7e5643fca/demokritos.jpg" />
         <pubDate>2024-11-09 20:27:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3209394914</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-D 64 Yusuf Yıldırım</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3218928404</link>
         <description><![CDATA[<p>Demokritos antik Yunan filozofudur ve Trakya'da Abdera bölgesinde doğmuştur. Kendisi atomculuk teorisinin öncüsüdür. MÖ460-370 yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir. Gülen Filozof olarak da anılır.</p><p><strong>Takip Ettikleri: </strong>Leukippos, Samoslu Melissus.</p><p><strong>Takip Edenler: </strong>Epikür, Aristoteles.</p><p><br></p><p><strong><mark>Floods</mark>: </strong></p><p><strong><em>Varlığın temeli nedir?</em></strong></p><p>Her şey ezeli, ebedi, değişmez, bölünemez en küçük parçacık olan atomların bir araya gelip hal değiştirmeleri ile oluşur.  Bu atomlar ise büyüklük ve şekil olarak birbirinden farklı olabilir. Madde olmadığı sanılan ruh, düşünce vs. dahi maddeye indirgenebilir.</p><p><strong>Evrende rastlantı var mı?</strong></p><p>Evrendeki her şey sonsuz şekil ve sayıdaki atomların birbirine çarpması ile oluşmuştur. Bu atomlar kimi zaman birbirlerini iterler veya bir araya  gelirler. Ezelden beri devam eden bu hareket(hareket var evet) varlığın atomların çarpışmalarıı gerektirdiğinden ve bu çarpışmalar, birleşmeler ve itişmeler de belirli neticeler vereceğinden evrende bir rastgelelikten söz edilemez.</p><p><strong>Evrende bir gaye var mı?   </strong></p><p>Evren bir gaye olmaksızın atomların belli kurallar çerçevesindeki hareketleri ile oluştu ve oluşmasında nihai bir gaye yoktu. Atomlar ezelden beri vardı ve onların şuursuz ama kurallı hareketleri ile evren ortaya çıktı.</p><p><strong>Madde tek midir?</strong></p><p>Madde tek değildir. İnanmayın o Parmanides'e. Her şey sonsuz atomların hareketi ile ortaya çıkmıştır. Madde bir idiyse nasıl olur kainattaki bunca tahavvülat? Bölünemez ve süreklilik alem için geçerli değildir.</p><p><strong>Hareket nasıl olur?</strong></p><p>Hareket atomların çarpışması için zaruridir. Bu hareket ise ancak boşluğun varlığıyla mümkün olur. Boşluk ise yok olan değildir. Sadece içine daha madde girmemiş olandır. Atomlar hareket ettikçe boşluklar dolar ve boşalır. Sonuçta hareket için lazım olan alan sağlanır.</p><p><strong>Duyularımız bizi yanıltır mı?</strong></p><p>Atomların büyüklüğü ve biçimi olsa dahi tatlı, acı, sıcak, soğuk gibi vasıfları yoktur. Bunlar bizim zihnimizdedir. Yani gerçek değilerdir. Bunu şöle iah ederim:<strong>“Tatlı, acı, sıcak, soğuk ve renk yalnızca zihinde vardır. Gerçekte ise atomlar ve boşluktan başka bir şey yoktur.”</strong></p><p><br></p><p><strong>Nasıl mutlu oluruz?</strong></p><p>Asıl mutluluk erdemli olmaktadır. Nefsi arzular geçicidir.</p><p><br></p><p><strong>Felsefi gezintiler:Kartal AİHL</strong></p><p>Buradakiler maddeyi kendi başına buyruk görmüyorlar bir üst iradenin varlığıı kabul ediyorlar. Ben kendimi ileri görüşlü görmekle beraber bu okulu gözden kaçırmış olmalıyım.Materyalizmin bu kadar kuvvetli olduğu bir yüzyılda burayı gözden kaçırmış olmamın tek sebebi yanındaki uzunca dikili taş olmalı. Olsun tartışmalar keyifli. Ayrıca erdemli insanlar sevdim sanki bunları.</p><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://dosya.yonetimcell.com/dosya/923/websitesi/2017523123552.jpg" />
         <pubDate>2024-11-15 13:00:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3218928404</guid>
      </item>
      <item>
         <title>534 Sümeyye Arıkan</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3220715782</link>
         <description><![CDATA[<p><em> </em>Spinoza 1632-1677 yılları arasında yaşamış Yahudi kökenli Hollanda’lı filozoftur. Evren, tanrı ve insan özgürlüğü üzerindeki felsefi görüşleriyle bilinir. 17. Yüzyıl felsefesinin önde gelen rasyonalistlerindendir.</p><p><br/></p><p>Takip ettikleri: Descartes, Galileo, Maimonides</p><p><br/></p><p>Takipçileri:Goethe, Schelling ,Hegel</p><p><br/></p><p>Paylaşımları</p><p><br/></p><p>Töz nedir?</p><p>Kendi kendisinde var olan, kavramı başka bir şeyin kavramına bağlı olmayandır. Töz tanrı ve doğa özdeş kavramlardır. Tanrı’nın varlığı için ayrıca bir nedene gerek yoktur, tabiatın varlığı için de ayrıca bir nedene gerek yoktur çünkü Tanrı tabiattır.</p><p><br/></p><p>Tanrı nedir?</p><p>Tanrı ve tabiat bir bütündür. Benim felsefi sistemimde Tanrı merkezedir. Var olan her şey bu merkez etrafında şekillenir. Tanrı olmaksızın hiçbir şey ne kavranabilir ne de varolabilir.</p><p>&nbsp;</p><p>İnsan özgür müdür?</p><p>Her olay kendisinden önceki olaya bağlıdır. Kararlarımız hafıza ve deneyimlerimiz etkisinde oluştuğundan karar verebiliyor olmamız özgür olduğumuz anlamına gelmez. Gerçek özgürlük kendi doğamızın zorunluluklarına ayak uydurmaktır.</p><p>&nbsp;</p><p>Düşünce ve varlık arasında ne tür bir ilişki vardır?</p><p>Düşünce ile varlık arasında bir ayrım yapılamaz. Her ikisi de Tanrı ya da doğanın iki farklı yönüdür. Varlık düzeni ile düşünce düzeni bir ve aynı gerçekliğin iki ayrı görünümüdür.</p><p>&nbsp;</p><p>Kötü nedir?</p><p>Kötülük, insanların bakış açısından hareketle dile getirilen yargılamalardır . Kötü, varolanlar arasındaki niteliksel ve niceliksel ayrımdan ortaya çıkar.</p><p>&nbsp;</p><p>Erdem nedir?</p><p>İnsanın özünde varlığını korumak, sürdürmek ve güçlendirmek vardır ki erdem denen şey de bunun bilhassa kendisidir.</p><p>&nbsp;</p><p>Doğa yasaları nasıl işler?</p><p>Evrenin bugünkü durumu, evrenin önceki durumunun sonucu; sonraki durumunun ise nedenidir. Her şey belirli bir doğaya sahiptir ve bu çerçeve içerisinde şekil alır.</p><p><br/></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;KAİHL'yi ziyaret etse ne derdi?</p><p>Tanrı’nın evi doğadadır. Bu sebeple öğrenciler meslek derslerinde Kutsal Kitaptaki ayetleri didik didik edip satır arasında kaybolmaktansa kafasını kaldırıp doğadaki ayetleri görmelidir.</p><p>&nbsp;</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-11-17 16:34:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3220715782</guid>
      </item>
      <item>
         <title>473 11/B Emir Yalçın</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3241374262</link>
         <description><![CDATA[<p>26 Nisan 1889 Avusturya Viyana</p><p>29 Nisan 1951 Birleşik Krallık Cambridge</p><p>Asimile edilmiş bir ailenin 20. yüzyıla soğan çocuğu olan Wittgenstein her yönüyle rengarenk bir yaşam sürmüştür. Entelektüel bir yaşam süren Witt mühendislikten öğretmenliğe hatta bahçivanlığa uzanan bir hayat yaşamış, savaş yılları ile bulanmış bir zihne sahipti.</p><p>Takip edilenler: Bertrand Russell , David Pinsent, Cambridge University</p><p>Takipçiler: Russell Pissent</p><p><br/></p><p>Şu sıraladr dil üzerine çok fazla düşünüyorum. Her gün farklı yönleri ile düşünmeye çalışıyorum Genel olarak vardığım kanı ise dili dünyayı yansıtan bir fotoğraf olarak görmek. Yani dil gerçekliği yansıtıyor.Dilin anlamı bizlerin kelimeleri dünya üzerindeki hangi nesneler ile ilişkilendirdiğimize bağlıdır.Neyse geç oldu. Hepinize iyi akşamlar.</p><p><br/></p><p>Bu aralar,uçak yapım çalışmalarında yer almak için geldiğim Manchester'da Russell adlı bir İngiliz matematikçi filozofla tanıştım. Düşünceleri ve eserleri pek ilgimi çekti. Görünen o ki eğitim hayatıma Cambridge'de onun yanında devam edeceğim.</p><p><br/></p><p>Evet kıymetli meslektaşlarım. Filozoflar olarak ortak sorunlarımızı yeni kitabım olan Tractacus'ta çözümlemiş bulunmaktayım. Artık tartışılacak bir tartışma kalmadı. Hepiniz okuyun mutlaka, teşekküre gerek yok.</p><p><br/></p><p>İmparator I.Charles'ın Almanların yanında yer almasını destekliyorum ve bizzat savaşa girmek isteğinde bulunmaktayım.</p><p><br/></p><p>Tractacus'u okurken bunları ben mi yazdım demeden edemiyorum. Savaş yılları beni çok değiştirdi.</p><p><br/></p><p>Miras mı? Paranın gözü kör olsun. Muhtemelen yiğenlerime vereceğim haklarımı.</p><p><br/></p><p>Şu sıralar İtalyan iki filozofun tartışmasına şahit oldum. Aslında bahsettikleri sorun hakkında ortaya koydukları düşünce biçimleri birbirlerine paralel ama dilin yanlış kullanımından kaynaklı olarak anlaşamama problemi ortaya çıkıyor. Birisi sağ kulağını sağ eliyle kaşırken ötekisi sol eliyle kaşıyor ama birbirlerini dinlemedikleri için sonuç olan sağ kulağın kaşınmasını kaçırıyorlar.</p><p><br/></p><p>Wittgenstein okulumuzu ziyarete gelse muhtemelen felsefe hocalarından çok memnun kalırdı. Hatta tüm gün boyunca Doğuhan isimli filozofun peşinden derslerinin hepsine gireceğine eminim</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-01 14:52:50 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3241374262</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-D 49 M. Mirsad Tatlı</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3254614227</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Sosyal Medya Fenomeni Olarak Aristoteles</strong></p><p><br></p><p><strong>Hayatı</strong>: MÖ 384’te Makedonya'daki Stagira kentinde dünyaya geldi. 17 yaşında girdiği, Platon'un akademisinde 20 yıl kadar eğitim görmesine rağmen hocasından farklı bir düşünce sistemi geliştirdi. MÖ 343 yılında Büyük İskender’e eğitim vermeye başlayan Aristo, İskender’in ölümü üzerine Atina’ya dönmüş ve “Lise” okulunu kurmuştur. Siyasi karışıklıklar nedeniyle Atina’yı terk etmek zorunda kalmış, yerleştiği Khalkis’te MÖ 322 yılında vefat etmiştir.</p><p><br></p><p><strong>Takip</strong> <strong>Ettikleri</strong>: Empedokles, Sokrates, Platon</p><p><br></p><p><strong>Takipçileri</strong>: Farabi, İbn-i Sina, İbn-i Rüşd</p><p><br></p><p><strong>Paylaşımları</strong>:&nbsp;</p><p><br></p><ol><li><p><strong>Ya beyler hocama saygısızlık gibi olmasın ama bu İdealar Alemi dediği şey sanki biraz havada kalıyor. Ya bu ideallik durumu da baska alemde değil de bu dünyada ise?</strong></p><ol><li><p><strong>Şahsi fikrim, hocamın ideal alem dediği şey maddelerin potansiyelleri. Buna cevher adını koydum. Bu potansiyel hal, o maddenin alabileceği en ideal formdur. Ama ayrı bir alemde değil bu dünyada hatta tam o maddenin içerisindedir. Mesela şu ağacı anlamak için onun bu dünyadaki durumuna odaklanmalıyız. Nasıl olduğunu, büyüdüğünü, ne işe yaradığını, doğadaki, yerini vs. Bu da size ikinci sorumu doğuruyor:</strong></p></li></ol></li><li><p><strong>Tüm maddelerin bir duyularla algıladığımız gerçeklikleri bir de potansiyelleri var. Peki biz maddeleri anlamlandırmak için nasıl bir yol izlemeliyiz?</strong></p><ol><li><p><strong>Kanaatimce maddelerin nedenselliklerini göz önüne almamız gerekir. Bunları ben olsam şu şekilde kategorize ederdim.</strong></p><ol><li><p><strong>Maddi neden: Bir şey neyden yapılmıştır? (Örneğin, tahtadan yapılmış bir masa.)</strong></p></li><li><p><strong>Formal neden: Şekli ve yapısı nedir? (Masayı masa yapan özellikler nelerdir?)</strong></p></li><li><p><strong>Ereksel neden: Amacı nedir? (Masa üzerinde yemek yemek veya çalışmak içindir.)</strong></p></li><li><p><strong>Fail neden: Onu kim veya ne yapmıştır? (Bir marangozun masayı yapması.)&nbsp;</strong></p></li></ol></li></ol></li></ol><p><br></p><ol start="3"><li><p><strong>Bu aralar biraz depresif bir halim var, sorgulamalarım sonucu bir yerlere vardım. Önce size sorayım: İdeal bir hayat nasıl olmalı?</strong></p><ol><li><p><strong>Fikrimce, tüm canlılar gibi insanın da nihai amacı mutluluğa ulaşmaktır. Önemli olan bu mutluluğu nasıl tanımladığımız. Bana göre anlık veya ani, geçici zevkler gerçek anlamda bir mutluluk sayılamaz. Kişi ne kadar iyi bir insan olursa, ne kadar erdemli ise o kadar mutlu olur. Bu da hayatta uçlarda olmamakla mümkündür. Ölçülü yaşamak, ideal yaşamaktır. Örneğin cesaret bir erdemken fazlası aptallık, azı korkaklıktır. Mutedil yaşanmalıdır.</strong></p></li></ol></li></ol><p><br></p><p><strong>Okulumuzu ziyaret etse ne derdi?</strong></p><p>Sevgili çocuklar, bu hayatta orta yol doğru yoldur. Anladığım kadarıyla dininiz de bunu emrediyor. Bu vakitte yaşasaydım muhtemelen müslüman olurdum. Bu açıdan çok şanslısınız. Yalnız itidali elden bırakmayınız. Zira ne sekülerizm ne de tutuculuk size bir fayda sağlamayacaktır.</p><p><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-10 19:27:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3254614227</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11/C 470 Yasir Yusuf Sevgili</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3255723109</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Hayatı:</strong><br>1126 yılında Endülüs’te, Kurtuba şehrinde dünyaya geldi. Felsefe, hukuk, tıp ve astronomi gibi birçok alanda derinlemesine eğitim aldı. 1169 yılında Sevilla Kadılığı görevine getirildi, daha sonra Kurtuba Başkadısı oldu. İbn Rüşd, Aristoteles'in eserlerini Arapça'ya çevirerek ve yorumlayarak Batı'da "Commentator" (Yorumcu) unvanını aldı. Ancak fikirleri döneminde tartışmalara yol açtı; bazıları tarafından desteklenirken, bazıları tarafından eleştirildi ve kitapları yasaklandı. 1198 yılında Marakeş’te vefat etti.</p><p><br/></p><p><strong>Takip Ettiklerim:</strong><br>Aristoteles, Farabi, İbn-i Sina</p><p><br/></p><p><strong>Takipçilerim:</strong><br>Thomas Aquinas, Dante, İbn Haldun</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımlarım:</strong></p><p>1- "Bugünlerde aklımda bir şey var: Din ile felsefe çatışabilir mi? Bence hayır. Din, sembollerle hakikati anlatır; felsefe ise o hakikati akıl yoluyla araştırır. Bu ikisi bir arada olabilir. Peki, siz ne düşünüyorsunuz?"</p><p>2- "Her şey çok hızlı değişiyor, bilim hızla ilerliyor. Astronomiye bakıyorum ve evrenin ne kadar muhteşem bir düzen içinde yaratıldığını görüyorum. Bu düzen, Allah’ın büyüklüğünün en açık delili değil mi?"</p><p>3- "Bugünlerde çok düşünüyorum: Adalet olmadan toplum yaşayabilir mi? Bana göre adalet, hem bireyin hem de toplumun temel taşıdır. Adaleti sağlamayan bir düzen, çökmeye mahkûmdur. Adalet sadece mahkemelerde değil, vicdanımızda da yer almalıdır. Düşünsenize hakkını arayamayan ve bu haksızlıklardan dolayı başıboş insanların çıkardığı kaosları."</p><p>4- "Son zamanlarda felsefeye düşmanlık edenleri görüyorum ve anlamakta güçlük çekiyorum. Acaba gerçekler bu kadar mı ürkütücü geliyor? Gerçekler tektir; ister akılla ister inançla arayın, sonunda aynı noktaya ulaşırsınız. Ama aklı ve inancı birbirine düşman ederseniz, gerçeklerden uzaklaşırsınız. Peki, sizce bu iki yol nasıl bir araya gelmeli?"</p><p>5- "Mutluluk nedir? Bence bu sorunun cevabı, hayatın en önemli meselelerinden biridir. Bana göre mutluluk, erdemli bir yaşam sürmekle elde edilir. Ancak erdem, uçlarda dolaşmaktan değil, dengede durmaktan doğar. Cesaret, erdemlerden biridir ama fazlası aptallığa, azı ise korkaklığa dönüşür. Aynı şekilde cömertlik, çok az olduğunda cimrilik, çok fazla olduğunda savurganlık olur. Gerçek mutluluk, ölçülü ve dengeli bir yaşamda, aklın rehberliğinde ve tutkuların kontrol altında olduğu bir hayatta saklıdır. Peki ya siz, mutluluğu nasıl tanımlıyorsunuz? Hayatta neyin sizi gerçekten mutlu ettiğini hiç düşündünüz mü?"</p><p><br/></p><p><strong>Okula Gelseydi:</strong><br>"Gençler, sizi gördüğüme çok sevindim. Hayat, bilgiyle güzeldir. Din ile bilimi bir arada öğrenin, çünkü biri olmadan diğeri eksik kalır. Ve unutmayın, akıl Allah’ın size verdiği bir hediyedir; onu kullanmaktan korkmayın. Kitaplardan kopmayın, sorular sormaktan vazgeçmeyin. Bir de adaletli olun; bu dünyada en çok ihtiyacımız olan şey budur. Hepinize başarılar dilerim."</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3159713218/7433dee2d1724f8a3f52c292921ab564/indir.webp" />
         <pubDate>2024-12-11 13:32:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3255723109</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-EA 449 İbrahim Asaf Demir</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3256227548</link>
         <description><![CDATA[<p>Immanuel Kant (1724-1804), Alman filozof, Königsberg’de doğdu ve yaşadı. Felsefede eleştirel düşünce, etik ve bilgi teorisiyle devrim yaptı.</p><p>Takip ettikleri:</p><p>Descartes,Jean-Jacques Rousseau,John Locke </p><p>Takipçileri:</p><p>Herman Cohen,Johann Gottlieb Fichte</p><p>1. Paylaşım:</p><p>2. ⁠Ne bilebilirim?</p><p>Epistemoloji ile ilgili bu soru, insan bilgisinin sınırlarını ve kaynaklarını sorgular.</p><p>Kant, bu soruyu Saf Aklın Eleştirisi eserinde ele almış ve “a priori” (deney öncesi) ve “a posteriori” (deney sonrası) bilginin doğasını analiz etmiştir.</p><p>2.Paylaşım:</p><p>Ne yapmalıyım?</p><p>Etik ile ilgili bu soru, insanın ahlaki yükümlülüklerini ve davranış kurallarını inceler.</p><p>Bu soruya Pratik Aklın Eleştirisi ve Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi eserlerinde yanıt aramış, Kategorik Imperatif ilkesini geliştirmiştir.</p><p>3.Paylaşım:</p><p>Ne umabilirim?</p><p>Din ve metafizik ile ilgili bu soru, insanın hayatındaki nihai anlamı ve geleceği sorgular.</p><p>Din Üzerine ve Saf Aklın Eleştirisi eserlerinde bu soruyu tanrının varlığı, ölümsüzlük ve özgürlük gibi konularla ilişkilendirmiştir.</p><p>4.Paylaşım: </p><p>İnsan nedir?</p><p>İnsan doğasını anlamaya yönelik bu soru, diğer üç sorunun birleşim noktasıdır.Kant, insanı hem ahlaki bir varlık hem de bilgi üreten bir özne olarak ele almıştır.</p><p>Kant KAİHL’eye ziyaret etse ne derdi?</p><p>Öğrencileri ve öğretmenleriyle çok güzel ve çok başarılı bu okulda okumak isterdim.Çünkü benim düşüncelerimin çoğu Kartalda bulunuyo özgür eğitim sistemi gençlerin ahlaki yapısı tam olarak benim kafamdaki okul tiplemesiii</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-11 20:27:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3256227548</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-B 463 Muhammed Atıf Bayram</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3256234309</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Thomas Aqunias</strong></p><p><br/></p><p><strong>Hayatı: </strong>Thomas Aquinas, 1225'te İtalya'da doğdu. Soylu bir ailenin çocuğu olarak doğan Aqunias genç yaşta Monte Cassino Manastırı'na gönderildi. Daha sonra Napoli Üniversitesi'nde eğitim aldı. Aristoteles felsefesini Hristiyanlıkla birleştiren Dominiken filozof ve ilahiyatçı, <em>Summa Theologiae</em> adlı önemli eseri yazdı. </p><p><br/></p><p><strong>Takip Edilenler:  </strong>@aristoteles, @albertus_magnus, @dmy_info, @augusitinus, @ibn_sina</p><p><br/></p><p><strong>Takipçiler:</strong> @williamofockham, @francisco.suarez, @jacques_maritain, @rene.descartes </p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımlar:</strong></p><p><br/></p><ol><li><p>Pek değerli Z kullanıcıları bakıyorum ki buraya ateistler doluşmuş. Öyleyse bunu yazmak üzerime vazife oldu. "Tanrı'nın varlığı kanıtlanabilir mi?" </p><p>Bu soruya "Beş Yol" argümanımla cevap vereceğim:</p><ul><li><p>İlk Hareket Ettirici:</p><p>Gözlemlenen her hareketin bir sebebi olmalıdır. Şu an bunu yazarak bu gönderinin sebebi ben oluyorum. Burası tamamsa devam ediyorum. Peki, ilk hareketin sebebi nedir? Tabi ki Tanrı'dır. Çünkü her şeyin bir nedeni vardır ve ne yaparsan yap bu zincir en sonunda Tanrı'ya dayanacaktır.</p></li><li><p>Nedensellik ve İlk Neden:</p><p>Tamam da bir ilk neden olmak zorunda mı diye düşünüyorsun şimdi. Çok düşünme sen, ben hemen cevaplayayım: Evet, zorunda. Çünkü her olayın bir nedeni vardır ve bir şeyin var olabilmesi için bir "ilk neden" gereklidir. Bu ilk neden, kendiliğinden var olan ve kendisinden başka hiçbir şeye bağlı olmayan bir varlık olmalıdır. Bu ilk neden de Tanrı’dır.</p></li><li><p>Varlıkların Zorunluluğu:</p><p>Doğadaki her şeyin bir başlangıcı, bir nedeni ve varlık koşulu vardır. Dünyada görülen bu varlıkların hepsine "zorunlu" varlık diyemeyiz. Yani bazı varlıklar var olmak için bir başka varlığa, bir nedene ihtiyaç duyarlar. Eğer her şey zorunlu olsaydı, hiçbir şeyin var olmaması gerekirdi. Çünkü zorunlu bir varlık kendisini yaratabilirken, zorunlu olmayan varlıkların var olabilmesi için başka bir varlığa ihtiyaç duyar. Bu noktada Tanrı'nın zorunlu varlık olduğunu anlayabiliriz. Tanrı, var olmak için hiçbir başka varlığa ihtiyaç duymaz ve her şeyin var olmasının temel nedenidir.</p></li><li><p>Mükemmeliyet Derecesi:</p><p>Dünyadaki varlıkların arasında güzellik, iyilik, bilgelik gibi mükemmellik dereceleri bulunur. Örneğin, bazı insanlar daha bilge, bazı insanlar ise daha güzel ya da daha güçlüdür. Bu farklı dereceler, bir tür "kıyas" yapmaya olanak tanır.</p><p>Ancak bu kıyasın bir anlamı olabilmesi için, her şeyin bir "en yüksek derecesi" olmalıdır. Yani, güzelliğin en mükemmel hali, iyiliğin en mükemmel hali ve bilgelik en mükemmel hali bir varlıkta toplanmalıdır. </p><p>Bu en yüksek mükemmellik derecesi ise Tanrı’dır. Tanrı, tüm mükemmelliklerin en yüksek örneğidir. Tanrı, "en iyi, en güzel, en bilge" varlık olduğu için, onun varlığı bir nevi tüm dünyadaki mükemmelliklerin kaynağıdır.</p></li><li><p>Amaç ve Düzen:</p><p>Doğadaki her şey bir amaca yönelik hareket eder. Mesela, bir kuşun uçması, bir bitkinin güneşe yönelmesi gibi doğadaki her şeyin bir amacı vardır. Bu tür doğal süreçler tesadüfen var olmaz, her şey belirli bir "düzen ve amaç" doğrultusunda hareket eder. Bana göre bu düzen kesinlikle rastlantısal olamaz. Doğadaki bu mükemmel düzenin ve amacın var olması için bir akıl ya da düzenleyici bir güç gerekir ve elbette ki bu düzenleyici güç Tanrı’dır. Tanrı, evrende görülen düzeni ve amacı yaratandır. Yani, doğadaki her şeyin amaca yönelik hareket etmesinin nedeni, Tanrı’nın varlığıdır.</p></li></ul></li></ol><p>     #HakYolunda</p><p><br/></p><p><br/></p><p><strong>Aquinas'ın gözünden KAİHL:</strong></p><p>Felsefe ve din arasındaki uyum çok önemidir. Bu uyumu yakalayabilen sizleri görünce gerçekten sizi çok takdir ettim. İslam'ın öğretilerinin, akıl ve ahlakı birleştirerek insanı Tanrı'ya en iyi şekilde yönlendirdiğinin göstergelerisiziniz.</p><p> </p><p><br/></p><p>*** Sorunun cevabı 200 kelimeyi geçtiği için tek soru yazdım.(Bence soru kısa bir şekilde cevaplanacak bir soru değildi.)</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-11 20:35:48 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3256234309</guid>
      </item>
      <item>
         <title>464 11/E Abdullah Arıbaş </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3258532587</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Ludwig Wittgenstein</strong></p><p><strong>Yaşamı</strong> </p><p>Ludwig Wittgenstein (1889-1951), Avusturyalı filozof ve dilin sınırlarını sorgulayan öncü bir düşünür. Cambridge Üniversitesi’nde Bertrand Russell’ın öğrencisi oldu. Tractatus Logico-Philosophicus ve Felsefi Soruşturmalar ile dilin doğası ve anlam üzerine devrim yarattı. Hayatı boyunca sade bir yaşam sürdü ve derin sorular sormaktan hiç vazgeçmedi.</p><p><br/></p><p><strong>Takip Ettikleri</strong> </p><p>1. Bertrand Russell (Hocası ve mantık felsefesindeki ilk rehberi)</p><p>2. Gottlob Frege (Mantık ve dil üzerine önemli bir ilham kaynağı)</p><p>3. Leo Tolstoy (Din ve etik üzerine fikirlerinden etkilendiği yazar)</p><p>4. Arthur Schopenhauer (Metafizik ve insan doğası üzerine ilham veren filozof)</p><p><br/></p><p><strong>Takipçileri</strong></p><p>1. Elizabeth Anscombe (Wittgenstein’ın fikirlerini ileri taşıyan öğrencisi)</p><p>2. Saul Kripke ("Dil ve Mantık" konularında Wittgenstein’ın çalışmalarını geliştirdi)</p><p>3. Gilbert Ryle (Analitik felsefe geleneğinde Wittgenstein’dan etkilendi)</p><p>4. John Searle (Dil felsefesi çalışmalarında Wittgenstein’a sık sık atıfta bulundu)</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları</strong> </p><p>+Paylaşım 1:</p><p>"Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır."</p><p>– Dil, düşüncelerimizi nasıl şekillendiriyor? Farklı bir dil konuşsaydık, dünyayı aynı şekilde mi algılardık?</p><p>Dil, dünyayı algılamamızın anahtarıdır. Farklı bir dil, farklı bir dünya görüşü demektir. Örneğin, bazı diller belirli renkler için ayrı kelimeler içermez; bu, renkleri nasıl algıladığımızı etkileyebilir. Dil, düşüncenin bir aynasıdır.</p><p>+Paylaşım 2:</p><p>"Üzerine konuşulamayan hakkında susmalı."</p><p>– Dilin ifade edemediği şeyleri nasıl anlarız? Sessizlik, bir tür anlam ifade edebilir mi?</p><p>Dilin sınırlarını aşan şeyler, deneyimlenebilir ama ifade edilemez. Sessizlik, bu tür durumlar için bir araçtır. Örneğin, bir sanat eserinin ya da doğanın güzelliği, kelimelere dökülemediğinde suskunluk en güçlü anlatım haline gelir.</p><p>+Paylaşım 3:</p><p>"Anlam, kullanımda bulunur."</p><p>– Kelimelerin anlamını sözlüklerde değil, günlük hayatta bulabiliriz. Peki ya yanlış kullanım? Yanlış anlamaya neden mi olur, yoksa yeni anlamlar mı yaratır?</p><p>Kelimenin anlamı, kullanıldığı bağlama göre değişir. "Yanlış kullanım" genelde yeni bir anlam yaratır. Örneğin, "troll" kelimesi bir zamanlar mitolojik bir varlık anlamına gelirken, internet kültüründe bambaşka bir anlam kazandı.</p><p>+Paylaşım 4:</p><p>"Bir filozof, zihnin düğümlerini çözmelidir."</p><p>– Günlük hayatın karmaşıklığını basitleştirmek için felsefe yeterli mi? Yoksa sadece daha fazla soru mu yaratır?</p><p>Felsefenin görevi, karmaşayı açıklığa kavuşturmak ve yanlış anlamaları çözmektir. Ancak bu süreç, daha derin sorulara kapı açabilir. Felsefe, cevaplardan çok, doğru soruları sormayı öğretir.</p><p>+Paylaşım 5:</p><p>"Mantık dünyayı açıklayabilir, ama onun ötesine geçemez."</p><p>– Bilim ve mantık sınırlarının ötesinde ne vardır? Bu sınırları nasıl keşfedebiliriz?</p><p>Mantık ve bilim, yalnızca deneyimlenebilir dünyayı açıklar. Ancak etik, estetik ve metafizik gibi konular mantığın ötesindedir. Bu sınırları anlamak için sezgi, sanat ve inanç devreye girer.</p><p><br/></p><p><strong>Filozof Okulumu Ziyaret Etse Ne Derdi? </strong></p><p>"Bu okul, sadece bilgiyi aktarmakla kalmamalı, öğrencilere düşünmeyi öğretmeli. Dilin nasıl çalıştığını anlamak, hayatın en önemli derslerinden biridir. Felsefe, kaos içinde düzen arama çabasıdır. Kütüphanenizde felsefi eserler bulundurmak yetmez; bu eserleri anlamak için onları tartışmalısınız. Öğrencilerinize, doğru sorular sormanın doğru cevaplardan daha önemli olduğunu öğretin. Sadece teorik değil, pratik bir fe</p><p>lsefi düşünme kültürü yaratmalısınız."</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-13 06:23:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3258532587</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11/C 467 Akif Emre Kayhan</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259568855</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Yaşamı</strong></p><ul><li><p>Doğum: Buhara yakınlarındaki Efşene köyünde (Özbekistan), 980</p></li><li><p>Ölüm: Hemedan (İran), 1037</p></li><li><p>doktor, astronom, düşünür, yazar, bilgin</p></li><li><p>450 makale: bilinenlerinden 150 tanesi felsefe, 40 tanesi top üzerine.</p></li><li><p>geometri, mantık, fıkıh, sarf, nahiv, tıp ve doğabilim</p><p><br/></p></li></ul><p><strong>Takip Ettikleri</strong></p><p>Nâtilî, İsmâil ez-Zâhid, Şirazlı Ebu Muhammed, Hipokrat, Aristoteles, Galen, Kindi, Fârâbî, Râzî, Birûni, Özkan Öztürk</p><p><br/></p><p><strong>Takipçileri</strong></p><p>Birûni, Ömer Hayyam, İbn Rüşd, Akif Emre Kayhan, Nasîrüddin Tûsî, Şihabeddin</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları</strong></p><p>...</p><p><br/></p><p><strong>Okulumuzu ziyaret etse ne derdi</strong></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3170474340/5935e5421e6a94250e15e02e2d7ec899/Leonardo_Phoenix_Vibrant_and_modern_professional_graphic_desig_3.jpg" />
         <pubDate>2024-12-13 16:40:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259568855</guid>
      </item>
      <item>
         <title>M.Rıza Bulut 11-B 69</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259626790</link>
         <description><![CDATA[<p>René Descartes 1596 yılında fransada doğmuştur. Eğitim hayatının ardından avrupada çeşitli ülkeleri gezmiş, dönemin bilimsel ve felsefi gelişmelerini takip etmiştir. Hayatının ilerleyen dönemlerinde çalışmalarını felsefe ve matematik üzerine yoğunlaştırmıştır.&nbsp;</p><p><br></p><p>Takip ettikleri:</p><p>-Bacon</p><p>-Isaac Beeckman</p><p>-Galileo Galilei</p><p><br></p><p>Takipçileri:</p><p>-Leibniz</p><p>-Pascal</p><p>-Spinoza</p><p><br></p><p>Post:</p><p>Hayatım boyuncu bilgiyi sorguladım. Gerçekten biliyor muyuz?&nbsp; Bildiğimiz şeyler ne kadar gerçek? Ne kadar güvenilir? Varlıklar gördüğümüz gibi mi yoksa algılarımız bizi kandırıyor mu? Örneğin bir kitabı elime aldığımda, içinde yazanları okuduğumda hissettiklerim, kitabın dokusu bir gerçekliğe sahip mi yoksa tüm duyularımın sonuçları birer yanılsamadan mı ibaret? Sanırım sormaya en temelden başlamalıyız. Ben var mıyım? Düşünüyorum, öyleyse varım:) peki duyularım bana verdiği bilgiler doğru mu? Beni bir delinin kendini bir balina zannetmesi, bu yanılgısının farkında bile olmaması&nbsp; gibi yanıltıyor olamazlar mı? Ancak benimle düşünebilen bir insan ve sağlıklı bir bilinç akışına sahip olmayan bir varlık arasında bir fark olmalı? Sonuçta “böyle insanlar akılları başlarında değillerdir ve eğer onlardan bir şeyi kendime model alırsam ben de aynı şekilde görüneceğim.” Yani vücudumun işlevlerini, şu anda yaptığım bu sorgulamaları yok saymak da doğru bir tavır gibi gelmiyor. bilgimi elde etmek için olağanüstü durumlardan soyutlanarak normal şartlar altında elde ettiğim bilgiler doğru ve gerçek sayılmalı. Ne yazık ki burda karşımıza çıkan bir problem daha var. uygun şartları sağladığımı ve algımın sağlıklı ilerlediğini nasıl bileceğim… sanırım bir paradoksa doğru gidiyoruz. Bu düşünceler silsilesinin ardından şunu gördüm ki en basit şekilde nesnelerin göründükleri gibi olduğunu düşünmek ilk bakışta ne kadar doğru gibi gözüksede işin derinlerine indikçe insan kendi algısından bile şüphe ediyor.</p><p><br></p><p><br></p><p>Okulumuza gelseydi neler söylerdi:</p><p>Gençler, eğitim yalnızca ezberlemek, bilgiyi depo etmek değildir. Sizler sorgulamayı, öğrenmeyi öğrendiğiniz kadar kendinizi geliştirmişsiniz demektir. Daima aklınızı kullanın ve şüphelerinizin üstüne gidin. Sorgulayın…</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-13 17:39:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259626790</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-B 16 Efekan Kiraz</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259649248</link>
         <description><![CDATA[<p><br/></p><p>&nbsp;</p><p>Batı dünyasının düşünce tarzını oluşturan ilk filozof. &nbsp;</p><p>Üniversite düzeyindeki ilk kurumlardan olan Atina Akademisinin kurucusu.</p><p>1000 yıla damga vuran "Devlet" kitabının müellifi.</p><p>MÖ. 427 Atina</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri: Sokrates, Tales, Pisagor, Anaksimandros, Empedokles</p><p><br/></p><p>Takipçileri: İbn Rüşd, Karl Marx, Newton, Aristoteles, Napoleon, Farabi, İmmanuel Kant, Sigmund Freud</p><p><br/></p><p>Paylaşımları:</p><p>1) Varlık Nedir?</p><p><br/></p><p>Kanaatimce duyular dünyasındaki varlıklar ideaların bir kopyasıdır, değişim ve yok oluşa tabidir. İdealar ise ezeli ve ebedi olan asıl gerçekliktir. Bu sebeple hala duyusal varlıkların gerçekleğini savunanları anlamakta zorlanıyorum.</p><p><br/></p><p>2) Bilgi Nedir?</p><p><br/></p><p>Duyularla algılanan varlıklar sürekli bir değişim ve dönüşüm içinde olduğu için bu varlıkların bilgisine ulaşamayacağımızı şiddetle savunuyorum. Ancak ve ancak "doxa" adını verdiğim kesin olmayan yargılara ulaşılabilir. Gerçek olan idealardır ve yalnızca onların bilgisi kesinlik taşır. "Episteme" kavramını kullandığım bu bilgiler akılda doğuştan vardır. Son olarak şunu da söylemeden edemeyeceğim. Tümel bilgi önemlidir, tekiller gölgedir arkadaşlar.</p><p><br/></p><p>3) İdeal Devlet Anlayışım Nedir?</p><p><br/></p><p>Kıymetli dostlar insanoğlunun devlete olan ihtiyacı hepimizce yadsınamaz bir gerçek. Hal böyle iken bu yapının en doğru şekilde oluşturulmasını şuna bağlıyorum: Toplumu insan benzetirim, Benim gibi üst aklı haiz filozoflar tepede kral olarak yönetimi üstlenmeli. Bu işin usulü monarşidir zaten. Sonrasında kalbi askerlere benzetirim. Nitekim onlar bir milletin kahraman ruhudur. Ayaklar ise işçi sınıfıdır. Onlar olmadan bir toplumu ayakta tutmak mümkün değildir. Ayrıca üretim de toplumun iştahına benzetilebilir.</p><p><br/></p><p>4) Ahlak Mefhumu Üzerine</p><p><br/></p><p>İnsan yaşamının amacı mutluluktur. Mutluluk da ancak ideanın bilgisiyle mümkündür. Yani bazı şeylerin farkında olmayanlar mutsuzluklarında çürümeye mahkumdurlar. Öte yandan iyi ideasının bilgisine sahip olan kişi davranışsal anlamda da iyi olanı zaten yapacaktır. Zira daha önce belirttiğim gibi insanoğlunun en büyük sıkıntısı duyular alemindeki şeylere gereğinden fazla değer verip cehaletlerini unutmaya çalışmalarıdır. Bu durum da ideaları özümseyememiş insanın yanlış yollara sapmasına neden olmaktadır.</p><p><br/></p><p>Platon'un Perspektifinden KAİHL</p><p><br/></p><p>Kapıdan içeriye adımımı atar atmaz karşılaştığım kütüphane beni gerçekten pek mesud etti. Öğrenciler burada istedikleri alanda çok çeşitli kaynaklardan araştırmalar yapabiliyorlar. Ayrıca okul idaresiyle gerçekleştirdiğimiz sohbette Ephesus ve Bergama gibi önemli merkezlere felsefe kamplarının yapılmasından çok memnun oldum. Son olarak Kartal Akademi'yi yürekten kutluyorum. Gerçekten kurmuş olduğum Atina Akademisinin modern zamana uyarlaması ancak bu kadar güzel olabilirdi. Önümüzdeki süreçte müdür beyle konuşup "Felsefi Değiniler" atölyesinde ders vermek istiyorum.</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-13 18:06:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259649248</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-EA 8 Hasan Basri KESKİN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259651813</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Platon'dan anlatılar ve Sokrates'ten alıntılar </strong></p><p>Namıdiğer: Eflatun</p><p><br/></p><p>Bendeniz Platon; Atina Akademisi'nin kurucusu, Atinalı bir şair ve bilgelik meczubudur.</p><p><br/></p><blockquote><p>“Mağaranın dışına çık.”</p></blockquote><p><br/></p><p><strong>Takip edenler:</strong> Aristoteles, Sokrates, Plotinos, El-Farabi, Kant, Doğuhan Murat Yücel, Mustafa Kemal, El-İskender the Great</p><p><strong>Takip ettikleri:</strong> Sokrates, Parmenides, Heraklit, Pisagor</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları:</strong></p><p><br/></p><p>"Hepinizi saygıyla selamlıyorum ama bugün bazılarınıza kırgın olduğumu ifade etmek isterim. Takipçi kitlemin elli yaş üstü dedeler ve kamyon arkası yazısı yazarlarından ibaret olduğunu iddia eden Demokritos'u da kınıyorum. Ben size kırıldım. Çünkü siz hala mağara alegorisini idrak edebilmiş değilsiniz. Edememenizi anlarım ama bazınız öğrenmeye gayret dahi göstermiyor. İşte bu sebepten dolayı bir zümreyi tenzih ederek takipçilerimin çoğunu tekrardan gölgeler dünyasından gerçekleri tecrübe edebilecekleri dünyaya davet ediyorum. Bu dünyadaki her kavram ideal olanın izdüşümünden başkası olamaz. Bazılarımız bu mağaradan çıkma fırsatı bulur, gerçek dünyayı tecrübe eder. İşte o vakit bu adam, tekrardan mağaraya dönerse hayretini ve heyecanını oradakilere de aktarmakla yükümlü hisseder. Hocam Sokrat da böyle bir hayret ve heyecan içinde bize coşkulu bir şekilde bir şeyler anlatırken biz onu dinlemedik. Kendi gerçeğimizi onun gerçeğine tercih edip onu yalanladık. Dine zarar verdiğini iddia edip katlettik onu. Anlamaya çalışın ey ahali. Neydi, biz ne ettik?"</p><p><br/></p><p>"Hayırlı günler dostlarım, bugün sizlere <em>anamnesis </em>kavramından bahsedeceğim. Daha detaylı bilgi almak isteyenler "Meno diyaloğu"nu okuyabilir. Helencesi olmayan için Anamnesis kavramını "hatırlama" olarak çevirebiliriz. Bu ifadede anlatmak istenilen şey beden ile birleşmene önce idealar dünyasında olan ruhun bilgi havuzuna daldırılıp tüm bilgiyi içinde taşımasıdır. Fakat beden gibi eksiklerle ma'lul olan bir nesneyle birleşen ruh körelmiştir ve bu dünyadaki bilgiyi ideadakileri hatırlayarak keşfeder. Bu kavram ile idea dünyasını daha güçlü bir şekilde kavrayabilirsiniz."</p><p><br/></p><p><strong>Kartal'a gelseydi ne derdi?</strong></p><p><br/></p><p>"Kartal AİHL inanılmaz bir okul. Atalar Marmaray istasyonundan buraya yürüyene kadar çok heyecanlandım. Beklentilerimi belki biraz yüksek tutmuştum ama burası onun da çok çok üstüne katmış bir okul. En beğendiğim özelliği ise burada bulunan müfredatın adil, çalışkan ve mağaradan çıkmaya gayret eden öğrenciler yetiştirmeye çalışmasıdır."</p>]]></description>
         <enclosure url="https://google-maps-static-proxy-f80f.padlet.workers.dev/?center=atina+acropolis&amp;key=AIzaSyD3kjetwpeAYF-eXThlRhc1F1EYwsQvHcY&amp;size=640x480&amp;scale=2&amp;maptype=satellite&amp;language=tr&amp;region=TR&amp;markers=atina+acropolis" />
         <pubDate>2024-12-13 18:09:51 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259651813</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-C 385 Bilgehan Avcı</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259655245</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Biyografisi</strong></p><p>"İoanna Kuçuradi - Felsefenin bilge annesi.. Değerler, insan hakları ve etik üzerine düşünen, sorgulayan ve öğreten, öğrencilerine bilgiyi değil, düşünmeyi öğreten biri. 'Bilgisizlik insanların en büyük düşmanıdır,' diyen kişi. Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı."</p><p><br/></p><p><strong>Takip Ettikleri</strong></p><p>-Platon (@PlatonikDusunceler)</p><p>-Aristoteles (@EtikUstası)</p><p>-Kant (@KategorikImperatif)</p><p>-Descartes (@CogitoErgoSum)</p><p>-Nietzsche (@Ubermensch)</p><p><br/></p><p><strong>Takipçileri </strong></p><p>-Türkiye Felsefe Kurumu (@TRFelsefeKurumu)</p><p>-Hacettepe Üniversitesi Felsefe Topluluğu</p><p>(@hacettepephil)</p><p>-Kartal AİHL Psikoloji Kulübü (@kaihlpsikoloji)</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları</strong></p><p><br/></p><p>"Etik, sadece ahlak kurallarını mı ifade eder, yoksa daha derin bir insanî sorumluluk mu taşır? #EtikDüşünceler"</p><p><br/></p><p>"Gerçek özgürlük, sadece seçim yapabilmek midir, yoksa seçimlerimizin sonuçlarını da anlamak ve kabul etmek midir? #ÖzgürlükÜzerine"</p><p><br/></p><p>"İnsan hakları, evrensel midir yoksa kültürel bağlamlara göre mi değişir? Bu sorunun cevabı, dünya barışı için neden kritik öneme sahip? #İnsanHakları"</p><p><br/></p><p>"Bilgiye ulaşmanın en iyi yolu nedir? Deneyim mi, akıl yürütme mi, yoksa her ikisinin birleşimi mi? #BilgiFelsefesi"</p><p><br/></p><p>"Adalet, sadece yasalara uymak mıdır, yoksa daha derin bir toplumsal dengeyi mi ifade eder? #AdaletÜzerine"</p><p><br/></p><p> "Etik kararlar alırken, bireysel çıkarlar mı yoksa toplumsal yarar mı öne çıkmalı? #Etik #Sorgulama"</p><p><br/></p><p> "Eğitim, sadece bilgi aktarımı mıdır yoksa insanı daha iyi bir birey yapmak için bir araç mı? #Eğitim #Bilgelik"</p><p><br/></p><p>"Bu hafta yaşananlara etik bir bakış: Skandallar, bize insan doğası ve sorumluluk hakkında ne anlatıyor? #GüncelFelsefe"</p><p><br/></p><p>"Kant'ın dediği gibi, 'İnsanlar sadece amaç olarak ele alınmalıdır, asla araç olarak değil.' Üzerine düşünmek gerekmez mi? #Kant #Felsefe"</p><p><br/></p><p>"Düşünmek, sadece zeki insanların mı yoksa herkesin yapması gereken bir eylem mi? #Düşünme #İnsanlık"</p><p><br/></p><p><br></p><p><strong>Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi? </strong></p><p><br/></p><p>"Okulunuzun birikimli bir felsefe kadrosu var. Özellikle Doğuhan Beyi gözüm tuttu. Onun ile beraber okulunuzda bir Felsefe ve Psikoloji Kongresi düzenlemek isterim. Ayrıca biraz yazılılarınızı da inceledim gençler; Felsefe sadece yazılılarda değil, hayatın her anında yaşanmalıdır. Düşünmek, sadece zihinsel bir eylem değil, yaşam biçimidir. Sözün özü Felsefe Hayattır." </p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3170576885/cfbd17398cd28d04b39d3f3372e1400c/Ioanna_Kucuradi.jpg" />
         <pubDate>2024-12-13 18:14:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259655245</guid>
      </item>
      <item>
         <title>13 Serhat AKBAŞ 11/D </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259692626</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Yaşamı</strong>: Platon&nbsp;Antik Çağ Yunan felsefesindeki filozoflardandır ve Sokrates'in öğrencisi olarak bilinir. Kendisi de Aristoteles'in hocalığını yapmıştır. Eflatun olarak da bilinen&nbsp;Platon&nbsp;batı dünyasının düşünce tarzını oluşturan ilk filozof kabul edilir. Batıdaki ilk yüksek öğrenim kurumu olan Atina Akademisini kurmuştur.</p><p><strong>Takip ettikleri: </strong>Sokrates, Pisagor, Herakleitos</p><p><strong>Takipçileri: </strong>Aristoteles, Plotinos, Proklos</p><p><strong>Paylaşımları: &nbsp;</strong></p><p>Gerçek nedir? Duyularımıza mı güvenmeliyiz, yoksa aklımıza mı?&nbsp;</p><p>İnsan hayatının nihai amacı nedir?</p><p>Evren bir düzen içinde mi, yoksa bir kaos mu?</p><p>Değişim ve sabitlik arasındaki ilişki nedir?</p><p>Ruh ve beden birbirinden bağımsız mı, yoksa bir bütün mü?</p><p>Bilgi nedir ve cehaletten nasıl kurtulabiliriz?</p><p>Herkes aynı hakikate ulaşabilir mi?</p><p>Eğitim bir zorlama mı, yoksa bir aydınlanma mı olmalıdır?</p><p>Bilmek ve inanmak arasındaki fark nedir?</p><p>Bilginin kaynağı akıl mı, deneyim mi?</p><p>Bir eylemi ahlaki kılan nedir?</p><p>Erdem öğrenilebilir mi, yoksa doğuştan mı gelir?</p><p>Adalet güçlülerin menfaati midir, yoksa evrensel bir ilke mi?</p><p>Kötülük, bilgisizlikten mi kaynaklanır?</p><p>Erdemli bir yaşam sürmek her zaman mutluluk getirir mi?</p><p>İdeal bir devlet nasıl olmalıdır?</p><p>Bireyin mutluluğu mu, toplumun iyiliği mi öncelikli olmalıdır?</p><p>Herkes eşit midir, yoksa her bireyin doğasında farklı bir rol mü vardır?</p><p>Halkın yönettiği bir sistem mi, yoksa filozofların yönettiği bir sistem mi daha iyidir?</p><p>Güç ve adalet her zaman bir arada olabilir mi?</p><p><strong>Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi?: </strong>Okul görünümü itibariyle mağaraya benziyor ki bu cidden bir çeşit mağara fakat o mağaradan herkesin sağ çıkmasını geç, çıkamayacağını üzülerek söylüyorum ama biliyorum ki içinizde o mağaradan çıkacak büyük adamlar var. Onların izinden gidin!</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-13 19:02:59 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259692626</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259980620</link>
         <description><![CDATA[<p><em>Betül Nisan Kefeli 11-G 550</em></p><p><br/></p><p><em>Biyografi</em></p><p><br/></p><p>4 Ekim 1936'da İstanbul’da doğan Kuçuradi, 1959’da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden mezun olmuş ve aynı bölümde asistan olarak çalışmaya başlamıştır. Girişimci bir akademisyen olan Kuçuradi, "Schopenhauer ve Nietzsche'de İnsan Problemi" başlıklı teziyle doktorasını tamamlamıştır. Doçent olmadan önce Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünü kurmuş ve emekliliğine kadar bölüm başkanlığı yapmıştır. Bu süreçte farklı felsefi kuruluşlarda yöneticilik yapmış, ondan fazla eser yazmış ve genellikle modern felsefe ile felsefi görüşlerin açıklanması veya karşılaştırılması üzerine çalışmıştır.</p><p><br/></p><p><em>Takip Ettikleri</em></p><p><br/></p><p>@kant.</p><p>@nietzsche_is_notcrying</p><p>@schopenhauer_doesntexist</p><p>@max_Scheler_isaphnomenon</p><p>@hacettepe_felsefe</p><p>@arisssto_inthemiddle</p><p><br/></p><p><em>Takipçileri</em></p><p><br/></p><p>@hacettepe_felsefe</p><p>@apriloid_b612</p><p>@dmy_info</p><p><br/></p><p><em>Paylaşımlar</em></p><p><br/></p><p><strong>------- Trajedi --------</strong></p><p>Sanata Felsefeyle Bakmak başlıklı eserimde trajedinin nasıl algılandığını ve farklı düşünürlerin bu konudaki fikirlerini tartışmıştım:</p><ul><li><p>"Trajik"in algılanması</p></li></ul><p>"Trajik" kavramı somut olmamakla birlikte duygu ve düşüncelerden de bağımsız olarak sezgilerle algılanan bir durumdur. Bir olayın trajikliği mantıksal olarak açıklanmaz, "keder" duygusuyla sonuçlanabilecek çatışmalardan kaynaklanır. Yani eserde direkt olarak sunulur, bir etkidir.</p><p><br/></p><ul><li><p>Scheler trajedi hakkında ne düşünmekteydi?</p></li></ul><p>Trajedi kavramını ilk olarak Scheler ele almıştır. Ona göre trajedi estetik ruhsal bir fenomendir. Bir olay veya eser, ortaya çıkrdığı "haz"lar seviyesince trajik olabilir.</p><p><br/></p><p>Scheler'in görüşü de algı bakımından yaptığımız çıkarımları destekler niteliktedir.</p><p><br/></p><p>#sanata-felsefeyle-bakmak #trajedi</p><p><br/></p><p><strong>------- Ölümsüz Sanatçı --------</strong></p><p><br/></p><p>Kişi varlığın altında ezilmektedir. İnsan bundan ancak kendi dünyasını görünür, dokunul hale getirerek yani somutlaştırarak kurtulabilir. Sanatçı, eserleriyle var ve yok oluş dengesine meydan okumaktadır. Kişiler yaşarlar, sanatçılar ise eserleriyle ölümsüz olarak kalır.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>#sanata-felsefeyle-bakmak #varoluş #sanat</p><p><br/></p><p><strong>------- Etik Nedir --------</strong></p><p><br/></p><p>Fikrimce etik, insanlar arası ilişki türlerinde ve eylemlerde çıkan problemleri en başta da değer problemlerini araştırır. Yani kişinin kendisiyle ilişkisini ve başkalarıyla ilişkilerini bilme konusu yapan onlardaki değer problemlerine ışık tutan onları araştıran ve hakkında bilgi koyan felsefenin dalıdır.</p><p>Her insan, bir tutum ya da davranış ortaya koyarken öncesinde bir "değerlendirme" süreci geçirir.</p><p><br/></p><p>#etik #tanım</p><p><br/></p><p><strong>------- Etikten Ne Zaman Söz Edebiliriz? --------</strong></p><p><br/></p><p>Etik değerlendirmeler insanlar arasında kurulan ilişkiler üzerinde yapılır. Bu değerlendirmenin sağlıklı ve olabildiğince doğru şekilde yapılabilmesi için söz konusu ilişki, etik bir ilişki olmalıdır.</p><p>İnsanlar arasındaki en temel ilişki türü etik ilişkidir. Belirli bütünlükte bir kişinin belirli bütünlükte başka bir kişiyle ya da en geniş anlamda insanlarla yüz yüze geldiği veya gelmediği insanlarla kurduğu, değer sorunlarının söz konusu olduğu ilişkidir.</p><p>İki insan arasında pratik bir amaç ve pratik bir alanda kurulup yürütülen bir ilişkidir.</p><p><br/></p><p>#etik-değerlendirme #etik-ilişki</p><p><br/></p><p><strong>------- "İyi" Bir Değer Mi? --------</strong></p><p><br/></p><p>Etik tarihinde etik değer soruları genellikle iyi ile kötüye ve bunların çeşitlenmelerine indirgenmiştir.&nbsp; Etik araştırmaları da "iyi"yi bir değer olarak kabul ederler ve bunun için bir ölçü verme çabasındadırlar. Oysaki bir şeyin değer olmasından söz edebilmek için hem&nbsp; direkt kişi üretimi olması hem de kişiye bir şey kazandırması gerekir. Demek ki "iyi" bir değer değil yalnızca bir kavramdır.</p><p><br/></p><p>#çok-iyiyiz #değer #insan #iyilik</p><p><br/></p><p><em>Okulumuza gelseydi</em></p><p><br/></p><p>Liselerde felsefe eğitimi, şahsen oldukça önemsediğim bir meseledir. Öyle ki bu başlıkta bir eserim de bulunmakta. Okulunuzun felsefe konusunda yetkili bir kadro ve ilgili öğrencileinin bulunması, hayalini kurduğum lise felsefe eğitimi modelinin gerçekleşebileceğine dair umutlarımı yeşertiyor. Okul müdürünüzün de felsefeci olması ayrıca dikkat çekici. Sizden ricam öğrencilerin yeni öğrencileri de bu değerleri koruyacak şekilde abi-ablaları olarak yönlendirmeniz ve sahip olduğunuz sosyal kulüp gibi toplulukları devamlı olarak desteklemeniz olacaktır.</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3172245668/41cb6eae86a99942529fa6312fca2c3e/IMG_6213.jpeg" />
         <pubDate>2024-12-14 08:23:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3259980620</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Muhammed Esat Okuyan 11-D 215</title>
         <author>esatokuyan</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260002795</link>
         <description><![CDATA[<p><br/></p><p>Biyografi:</p><p><br/></p><p>İoanna Kuçuradi (d. 4 Ekim 1936, İstanbul), Türkiye Rumu filozof ve öğretim üyesidir. Türkiye Felsefe Kurumunun başkanı. Hâlen Maltepe Üniversitesinde İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve İnsan Hakları Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır. Özellikle insan hakları, insan felsefesi, etik gibi alanlara önem verip bu konularda </p><p>çalışma yapmaktadır.</p><p><br/></p><p>Takip ettikleri:</p><p>@Immanuel Kant, </p><p>@Aristoteles, </p><p>@Friedrich Nietzsche, </p><p>@Max Ferdinand Scheler,</p><p><br/></p><p>Takipçiler:</p><p>@Hacettepe üniversitesi</p><p>@Doğuhan murat yücel</p><p>@İstanbul üniversitesi</p><p>@Ahmet cevizci</p><p>@ibrahim kalın</p><p>@Ayhan çitil</p><p><br/></p><p>Paylaşımlar:</p><p><br/></p><p><br/></p><p>-“Kişilerin değerleri yani dürüst olmak, adil olmak, doğruluk değerleri kişilere ilişkin normlar olurken etik sevgi, anlayış gibi değerler evrensel nitelikte olabilmelidir. Ahlaki normlar yasaların yapılmasında, meslek normlarının belirlenmesinde kullanılır.</p><p>#Ahlakfelsefesi #ImmanuelKant #felsefe</p><p><br/></p><p>-“Büyük insan” kimdir? “En yalnız kalabilen in­san, en saklanmış, en ayrılan insan, iyinin ve kötü­nün ötesinde olan insan, kendi erdemlerinin ve is­temesinin bolluğunun efendisi olan insan: en bü­yük insan bu olsa gerek. Bir bütün olduğu kadar çok yanlı, dolu olduğu kadar geniş olmak: büyüklük bu olsa gerek.” #nietzche #büyükadamolmak</p><p><br/></p><p>-Aptallar yalnızlığa pek katlanamaz; ama akıllılar bir nimet olarak görür yalnızlığı. "Zeki bir insan, yalnızlıkta, düşünceleri ve hayal gücüyle mükemmel bir eğlenceye sahiptir." der Schopenhauer. Schiller'in de dediği gibi: "Asla yalnızken yalnız değilim!" #yalnızlık #felsefe #Schopenhaur #Bugecedeyalnızlarayakıyoruz</p><p><br/></p><p>-İnsan onuruna, kendi onurumuza, uğradıklarımızla değil yaptıklarımızla zarar veririz. Çünkü yaptıklarımızdan sorumluyuz; başkalarının bize yaptıklarından değil.</p><p>#Sorumluluk #bizibizyapan #felsefe</p><p><br/></p><p>-Dağılması uzun sürer.</p><p>Arkasında deniz uzanıyor olsa gerek</p><p>hızlı, dayanıklı gemileriyle.</p><p>Sisin dağılması uzun sürer.</p><p>Vakit gelmedi daha..</p><p>(...)</p><p>Görmeden gidecek miyiz denizi</p><p>dayanıklı, hızlı gemileriyle?</p><p>Sonra, orada</p><p>kapı açılmaz denizi görmeyenlere.</p><p>Vakit hala gelmedi..</p><p>#şiir #aforizmalar #şiirler #felsefe #deniz</p><p>#zaman</p><p><br/></p><p>-imzalı kitap çeklişi kazananı takipçim:</p><p>@Doğuhan murat yücel, diğer çekilişlerde görüşmek dileği ile...</p><p>#ionna kuçuradis #kitap #Çekiliş #Doğuhan murat yücel</p><p><br/></p><p>Kartala gelse idi ionna kuçuradis:</p><p><br/></p><p>Öncelikle şunu söylemeliyim ki burada başarılmaya çalışılan şey muazzam, hem ögrencilerin anlam arayışlarına cevaplar veren ve bu sayede onlara değerli olduklarını öğreten hem de insanın değerini bilen bu öğrencileri diğer insanların hizmetine sevk etmeye çalışmak, bir ögretim kurumunun ideal versiyonudur benim için, Gerçekten muazzam...</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 09:20:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260002795</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-G 25 Zeynep Sude Öztekin</title>
         <author>zeynepsudeoztekin</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260009058</link>
         <description><![CDATA[<p>Biyografi: Sokrates'in yolunda... Atina Akademisi kurucusu. Edebiyat, sanat ve felsefeye ilişkin bahisleri bu profilde bulabilirsiniz. MÖ 427, Atina.</p><p>Takip Ettikleri: Sokrates, Pisagor, Parmenides, Heraklitos, Sofistler Topluluğu, Elefsis Gizemleri, Orfizm Dini, Mantinealı Diotima, Atinalı Theaetetus, Kireneli Teodorus, Tarantolu Arhitas, Homeros, Hesiodos, ... </p><p>Takipçileri: Aristoteles, Rene Descartes, Immanuel Kant, Niccolo Machiavelli, Jean-Jacques Rousseau, Cicero, Voltaire, Fyodor Dosteyevski, Oscar Wilde, Lev Tolstoy, İbn Rüşd, Platonculuk, Aristotelesçilik, Eski Akademi, Neoplatonizm, Kilise Babaları, Keldani Kahinleri, İslami Platonizm, Gnostisizm, Hermetizm, Floransa Akademisi, Bizans Felsefesi, Cambridge Platoncuları, Gelenekçi Okul, ...</p><p>Paylaşım 1: (İlk sayfa.) Tek bildiğim bir şey bilmediğimdir. – Sokrates (İkinci sayfa.) Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değer değildir. – Sokrates (Açıklama.) Sokrates’in Savunması kitabımı aşağıdaki linkten satın alabilirsiniz.</p><p>Paylaşım 2: (İlk sayfa.) İnsan ruhu, üç parçalı bir yapıya sahiptir. Bu parçalardan biri akıllı kısımdır, ikinci parça heyecan veya duygu kısmıdır, üçüncü parça ise iştah kısmıdır. (İkinci sayfa.) Akıl; bir arabacı olarak, yavaş giden ve yoldan her an çıkmaya meyilli olan iştah atını, öbür tarafta çok hızlı giden ve her an kontrolden çıkmaya teşne heyecan atını dizginleyen ve onları doğru istikamete sevk eden yöneticidir. </p><p>Paylaşım 3: (İlk sayfa.) Sizce adalet nedir? (İkinci sayfa.) Bana göre, insanın bir yapısı vardır. İnsan, işte bu yapıya göre erdemleri barındırmaktadır. İnsanın sahip olduğu yapısına ve yapısında bulunan erdemlerine göre işlevselliği vardır. Adalet, tüm erdemleri kendinde toplar ve tüm bu erdemlerin uyum içinde olmasıdır. Adaletli insan da bu erdemleri ruhunda ahenk içinde barındırmaktadır. Adalete de tüm insanlar erişemez, yalnız ruhunda tüm erdemleri taşıyan insan erişebilir. (Üçüncü sayfa.) . O halde adalete erişebilecek yetiye sahip olan insan yöneten, adaleti yapan, adaleti sağlayan olmalıdır. Bunun aksi ise adaleti ruhunda barındırmayan, tüm erdemlere uyum içinde sahip olmayan insan; yöneten, adaleti yapan, adaleti sağlayan olursa bozulmuş toplum ortaya çıkacaktır.</p><p>Paylaşım 4: (İlk sayfa.) Güzellik nedir? (İkinci sayfa.) İki tip güzellik mevcut olup bunlardan biri değişmeyen güzeldir ki bu ideadır, diğeri de tek tek nesnelerde veya fertlerdeki değişen güzeldir. (Üçüncü sayfa.) Dünyadaki tüm güzellikler idea olan güzelin yansımasından ibarettir. </p><p>Paylaşım 5: (İlk sayfa.) Gerçek varlık nedir? (İkinci sayfa.) Değişmeden kalabilendir. (Açıklama.) Merak edenler için linkini bırakacağım makaleme bakabilirsiniz.</p><p>(Platon derdi ki: Sokrates bu okulu görseydi çok şaşırırdı. En iyi şehirlerin/devletlerin yasaları ve yönetimleri vatandaşların ahlaki ve entelektüel gelişimiyle ilgilenmelidir, derdi o. Bu okulda bunun yapılmaya çalışıldığını söylemek mümkün. Ancak aynı zamanda öğrencilerin ancak kendileri için gerçekten bilgi edinmek isterlerse bilgi edinebileceklerini düşünürdü. Ülkenin tamamında ise eğitim zorunlu ve ülkenin seçme okullarından biri olan bu okulda bile öğrencilerin hepsinin isteyerek bilgi edindiğini söyleyemeyiz. Diyebilirim ki bu son derece gülünç!)</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 09:37:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260009058</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nergis Sude Babacan 11 f 577</title>
         <author>nergissudebabacan</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260214002</link>
         <description><![CDATA[<p>(pp si yok adından kim olduğunun anlaşılacağını düşünüyor)</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Yaşamı (20 kelime):</p><p><br/></p><p>İbn Rüşd, İslam dünyasında akıl ve inancı uzlaştıran, Aristoteles’in yorumcusu olarak tanınan, hukukçu ve filozoftur, kendisinin yaşamıni çok fazla sosyal medyaya koyan biri olacağını düşünmüyorum selfie falan atmaz büyük ihtimalle </p><p><br/></p><p>Takip ettikleri (2-3 kişi)</p><p><br/></p><p>İbn-i rusd un karakteri bence birden birine takip isteği atacak kadar rahat değil bu yüzden açık hesapları stalklar kapalı hesaplarida çok merak etmediği sürece atmaz gibi ama diyelim 3 kişi takip etti bunlar büyük ihtimalle </p><p><br/></p><p>1. Aristoteles – Mantık ve metafiziğiyle İbn Rüşd'ün eserlerinde derin izler bırakmıştır. (Çok takipçisi olduğu için ibni rusd aristoya istek atarken çekinmedi )</p><p><br/></p><p>2. Farabi – İslam felsefesinde akıl ve bilgiye yaptığı katkılarla onu etkilemiştir. (Çok ortak takipçisi olduğu için ibni rusd sanki ansayfasinda karşısına çıkmış gibi davrandı, gönderilerini anında beğenir)</p><p><br/></p><p>3. Platon – İdeal düzen ve ahlak üzerine düşünceleriyle İbn Rüşd’ün zihninde iz bırakmıştır. ( O dönem herkesin bilmediği değerli hesaplardan, rusd bu hesabı bulduğu için kendini şanslı hissediyor)</p><p><br/></p><p>4.İbn Sina– Tıp ve felsefe alanındaki öncü fikirleriyle İbn Rüşd’ün çalışma disiplinini etkileyen bir düşünürdür. ( Bence ibni sinayi takip etmesi tamamiyle zorla olmuştur, ben hesabın storylerini gördüğünde mutlu olduğunu düşünmüyorum)</p><p>.  </p><p>Takipçileri (2-3 kişi):</p><p><br/></p><p>1. Thomas Aquinas – İbn Rüşd'ün fikirlerinden etkilenerek Hristiyan düşüncesini zenginleştirmiştir.  ( Her an hesabından çıkarabileceği bir isim, yakın arkadaşlarına hiç giremedi)</p><p><br/></p><p>2. İbn Tufeyl – Yakın dostu ve meslektaşı olarak onun düşünce dünyasını desteklemiştir.  ( Gunde en az elli reels atıyor, bazen sadece ondan mesaj gelmismi diye instaya giriyor)</p><p><br/></p><p>3. Batı filozofları– İbn Rüşd’ün eserleri Avrupa Rönesansı’na büyük ilham kaynağı olmuştur ( nedenini bilmedihi bir şekilde onu takip etmek isteyen 30 kişinin ortak hesabını görünce meraktan kabul etti daha sonra hesaptan çıkarmayı unuttu)</p><p><br/></p><p>4. Endülüslü gençler – Felsefenin hayatlarını anlamlandırdığına inanan öğrenmeye aç bir nesil( bu hesaba bayılıyor, sürekli attığı son gönderileri begenmislermi diye sürekli kontrol ediyor)</p><p><br/></p><p>Paylaşımları (200 kelime):  </p><p><br/></p><p>İbn-i rusd genellikle storylerde bana soru sor kısmını aktif kullanan sorduğu sorularla bazen takipçi kaybeden, cuma dan cumaya post atan ve çok fazla içerik üretmeyen biridir. Platformu oldukça ciddi kullanır ve sayfasının düzgün gözükmesine önem verir bu yüzden karşısına gelen her şeyi beğenmez çok güldüğü bir şey olursa ibni Tufeyle atar beraber gulellermis st attığı ve cevap beklediği her gelen cevabın sahibine bir paragraflik yanıt verdiği bazı sorular şunlardır (bana göre Twitter kullanması gereken biri)</p><p>“Akıl ve vahiy arasında gerçekten bir çatışma var mıdır? Eğer Tanrı insanlara aklı bahşetmişse, onu kullanmaktan neden korkmalıyız? Bilgi, yalnızca kutsal metinlerden mi gelir yoksa doğayı ve evreni incelemek de ilahi bilgiyi keşfetmenin bir yolu mudur? Bilim ve din birbirine düşman mı, yoksa aynı hakikati farklı yollardan mı ararlar?Mantık, dini inançları sorgulamak değil, onları anlamak için bir araç olabilir mi?( Dikkat ettiyseniz sürekli aynı şeylerden bahsetmiştir maksimum bu kadar hayal gücünü kullanarak sadece arka plandaki lalelerin rengini değiştirir)Bir insan hem inanabilir hem de düşünebilir mi? Yoksa bu iki şey birbirine tamamen zıt mıdır? Eğer Tanrı bize akıl verdiyse, o aklı sınamak neden günah sayılsın?(Endülüslu gençler bu st yi beğenmediği için gerilmisti) Felsefe, insanı hakikate götüren bir yolsa, neden felsefeden korkulur?  Cehalet, yalnızca bireyin değil, toplumların da en büyük düşmanıdır. Peki neden bazı insanlar cehaleti erdem gibi savunur?Bilim ve din, birbiriyle savaşmak zorunda mı, yoksa birbirini tamamlayabilir mi? Gibi soruları sürekli sorarak Endülüslu gençler hesabının bir kaç kez engelini yeme sınırına gelmişir, ancak attığı cuma postları ve cami ibanlari sayesinde bu sevdiği hesapta kalmayı başarmıştır </p><p><br/></p><p><br/></p><p>Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi?</p><p><br/></p><p>Filozofumuz büyük ihtimalle okulumuza gelmezdi sadece telefondan kopnsuurdu en son belki çok büyük ricalarimiz üstüne gelir konferans verirdi ama biraz asabi birine benziyor ben çok okulda kalacağını sanmıyorum, diyelim ki kaldı kalsa bizim için çok içinden gelmeyerek bir kac şey söylerdi </p><p><br/></p><p>“Burada gördüğüm, yalnızca öğretileri ezberlemek değil, bilginin köklerini anlamaya çalışmak. Bu çaba, insanı yükseltir. Sizin okulunuz, insan aklının ve ruhunun birlikte ilerlediği bir yolculuğun mekânı olmuş. Bilgiye açılmak, yalnızca bir bireyi değil, bütün bir toplumu aydınlatır. Bu okul, Endülüs'ün altın çağındaki bilgi aşkını hatırlatıyor. İşte hakikati bulmanın yolu budur: Sorgulamak, anlamak ve insanı geliştirmek.”</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 16:31:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260214002</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ahmet Yasin Yıldız 11 E 447</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260225042</link>
         <description><![CDATA[<p>Yaşamı:</p><p>17. yüzyıl Hollandalı filozofu. Tanrı, doğa ve evren üzerine fikirleriyle panteizmin temellerini attı. Akıl ve etik ön plandadır.</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri:</p><p><br/></p><p>Descartes: Akılcı felsefesi ve zihin-beden dualizmiyle Spinoza'yı etkilemiş önemli bir isim.</p><p>Maimonides: Orta Çağ Yahudi filozofu; din, ahlak ve akıl ilişkisini incelemiştir.</p><p>Takipçileri:</p><p><br/></p><p>Albert Einstein: Spinoza'nın Tanrı anlayışından etkilenmiş ve onun fikirlerine saygı duymuştur.</p><p>Friedrich Nietzsche: Spinoza’nın özgürlük ve doğa üzerine düşüncelerini takdir etmiştir.</p><p>Gilles Deleuze: Spinoza'nın ontolojisini derinlemesine inceleyerek yeniden yorumlamıştır.</p><p>Paylaşımları:</p><p><br/></p><p>“Tanrı nedir?”</p><p>Tanrı, evrenin dışında bir varlık mı, yoksa doğanın ta kendisi midir? Her şey Tanrı'nın bir parçasıysa, ona nasıl yabancılaşabiliriz?</p><p><br/></p><p>“Özgürlük gerçekten var mıdır?”</p><p>İnsanlar özgür olduklarını düşünürler, ancak aslında arzularının ve doğa yasalarının bir sonucudur. Özgürlük, zorunluluğu anlamakla başlar.</p><p><br/></p><p>“Doğa ve insan ilişkisi nedir?”</p><p>Doğa, her şeyi belirleyen ve yöneten sonsuz bir sistemdir. İnsan da doğanın bir parçasıdır ve ona uyum sağlamalıdır.</p><p><br/></p><p>“Mutluluk nasıl elde edilir?”</p><p>Mutluluk, tutkuların esiri olmakla değil, aklımızla hayatı anlamak ve doğa ile uyumlu yaşamakla mümkündür.</p><p><br/></p><p>“İnsan ne için yaşar?”</p><p>Yaşamın amacı, sonsuz mutluluk ya da hırs peşinde koşmak değil, doğanın yasalarını anlayarak kendimizi gerçekleştirmektir.</p><p><br/></p><p>“Tanrı-insan ilişkisi nasıl olmalıdır?”</p><p>Tanrı, doğanın kendisidir. Onu tapınarak değil, doğayı anlamaya çalışarak bulabiliriz. Gerçek sevgi, bilgiden doğar.</p><p><br/></p><p>“İnsan tutkularını nasıl kontrol edebilir?”</p><p>Tutkular, insanı köle yapar. Akıl, tutkulara hâkim olduğunda insan kendini özgürleştirebilir ve erdemli bir yaşam sürebilir.</p><p><br/></p><p>“Din ve felsefe çatışmak zorunda mıdır?”</p><p>Din ve felsefe aynı gerçeği farklı dillerle anlatır. Din kalabalıklar için, felsefe ise sorgulayan zihinler içindir.</p><p><br/></p><p>“Her şey önceden belirlenmiş midir?”</p><p>Evrenin düzeni zorunluluklarla işler. İnsan, bu düzeni anlamalı ve ona uyum sağlamalıdır; çünkü hiçbir şey rastlantısal değildir.</p><p><br/></p><p>“Gerçek erdem nedir?”</p><p>Erdem, aklın rehberliğinde yaşamak ve doğayla uyum içinde var olmaktır. Kendi doğamızın farkına varmak bizi erdemli yapar.</p><p><br/></p><p>Filozof Spinoza, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni ziyaret etse ne derdi?</p><p>"Doğa, Tanrı’nın eseridir ve kendisidir. Akıl, inançla çatışmaz. Doğayı anlamak, Tanrı’yı anlamaktı</p><p>r; bilginin yolunu seçin ve erdemle yaşayın."</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3173437762/4c11273a8f6becb469bb5aa4807317df/03d16b9b_f0b1_40bd_ad9e_11cf1d8767c4.webp" />
         <pubDate>2024-12-14 16:51:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260225042</guid>
      </item>
      <item>
         <title>524 Nisa Karagöz</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260225230</link>
         <description><![CDATA[<p>MÖ 384'te doğdu👼🏻</p><p>Platon’un öğrencisi📚</p><p>Büyük İskender’in hocası👨🏻‍💼🥸</p><p>Mantık, etik, fizik ve siyaset gibi birçok alanda çalıştı🔐🙏🏻</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri</p><p>Platon (@idealarDünyası)</p><p>Herakleitos (@herşeyAkıyor)</p><p>Büyük İskender (@dünyanınFatihi)</p><p>@dmy_info</p><p>Takipçileri</p><p>İbn-i Sina (@tıbbiFilozof)</p><p>Thomas Aquinas (@ortaçağDüşünürü)</p><p>Farabi (@ikinciÖğretmen)</p><p>@dmy_info </p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları</strong></p><p>Akıl yürütme, insanı hayvandan ayırır. Eğer doğru düşünebilirsek, doğru yaşayabiliriz. Mantık, düşüncenin dilidir; hata yapmamak için ona ihtiyacımız var. Sizce doğru düşünme nasıl başlar? Yorumlarda buluşalım.</p><p><br/></p><p>Evren tesadüfen oluşmuş bir kaos değildir. Her şey bir amaca göre var olur ve bu düzen, doğanın yasalarını oluşturur. Bilim, doğayı anlamak ve anlamlandırmaktır değerli dostlar. Peki doğayı ne kadar tanıyorsunuz? Sorgulamasını istediğin arkadaşına gönder.</p><p><br/></p><p>İnsan, doğası gereği erdemi arar. Erdem, ne aşırılık ne de eksikliktir; erdem ‘orta yoldur.’ Cesaret, korkaklık ve delilik arasındaki ortadır. Hayatta hangi aşırılıklardan uzak duruyorsunuz? </p><p><br/></p><p>Eğer bilgiye sahipseniz, onu nasıl kullanıyorsunuz? Bilgi, sizi erdemli biri yapıyor mu? 🌠</p><p>Yorumlarda fikrini belirten kişiye Devlet kitabını hediye edeceğim.</p><p><br/></p><p>Aristo, Kaihl'e gelse ne derdi?</p><p>Okulunuza adım attığımda gördüğüm şey; bilgiyi arayan zihinler, sorular soran gençler. Bu çok güzel bir başlangıç. Ancak size bir tavsiyem var: Bilgi sadece ezberlenmez, sorgulanır. Kitapları okuyun, doğayı gözlemleyin ama asıl soru ‘Bu bilgi beni nasıl daha iyi bir insan yapar?’ olsun.</p><p>Doğuhan hocanızı da sevdim ha, arkasına takılın istifade etmeye bakın.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 16:51:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260225230</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260254849</link>
         <description><![CDATA[<p>Hayatı:</p><p>M.Ö. 460-370 yılları arasında yaşamış, abderalı bir filozoftur. Atomculuk teorisini geliştirmiş ve evrenin temelinde atomların bulunduğunu savunmuştur. Gülen filozof olarak da bilinir. Çocukluğundan itibaren ilim için gezmiş, daha sonra abderaya geri dönmüş ve evinin arkasındaki çilehane benzeri karanlık kulübesinde yaşamaya başlamıştır.</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri:</p><p>-Leukippos (hocası ve atomculuk teorisinin öncüsü)</p><p>-Herakleitos (değişim ve karşıtlık üzerine düşüncelerinden etkilenmiştir. Gülmesi ile tanınan demokritosun ağlamasıyla tanınan arkadaşı)  </p><p>-Pythagoras (matematik ve doğa yasalarına ilgisi nedeniyle)</p><p><br/></p><p>Takipçileri:</p><p>-Epiküros (atomculuğu ahlaki bir sisteme uyarlayan filozof)</p><p>-Lucretius (Demokritos’un fikirlerini küçük bi kitleye tanıtan şair)</p><p>-Modern bilim insanları (bilhassa Newton, Einstein gibi doğa yasalarını inceleyenler)</p><p>-Sen filozof değil felsefenin kendisisin diyen abderalılardan bazıları</p><p>-Atom kuramından ziyade öngörülerinden etkilenen avam tabakanın küçük bir kısmı</p><p>- Gülümsemesinin sebebini anlamaya çalışan öğrencisi hipokrat</p><p><br/></p><p>Paylaşımları:</p><p>1. Sokratesin ölümünden sonra biraz değişen gülüşü ile tek başına dolaşırken, kendisinin haberi olmadan zoomlanarak çekilmiş bir fotoğraf</p><p><br/></p><p>2. "Mutluluk, dışarıda değil, insanın ruhunda aranmalıdır. Hakikat, gözlerinizin gördüğüne değil, gözleriniz zihninizi karıştarmadığında gördüğünüze yakındır. (Kendi isteğiyle gözlerinin önüne parlak metal koydurduktan uzun bir süre sonra çektiği ilk selfie ile birlikte)</p><p><br/></p><p>3. "Evrendeki düzen nasıl açıklanabilir? Bu düzenin rastlantı olması mümkün mü? (Mevcut düzenin azla rastlandı olmadığı, evrendeki hiçbir şeyin rastgele meydana gelmediğini ve herşeyin atomlardan oluştuğunu düşünen hocası leukippos ile çekilmiş bir fotoğraf ile birlikte)</p><p><br/></p><p>4. "Bütünün ilkeleri atomlar ve boşluktur. Diğer her şey varolduğu düşünülen şeylerdir. (5 yaşındaki komşu çocuğunun legolardan yaptığı ev, araba, çiçek, insan figürlerinin fotoğrafı ile birlikte)</p><p><br/></p><p>KAİHL ziyareti sırasında mahfeldeki konuşmasından bir alıntı: </p><p>"Genç ruhlar, öğrenmeye olan açlığınızı görüyorum. Ancak, hakikati yalnızca bilimsel bilgide değil, derinlerde arayın. Dış dünya büyük ölçüde sanrılardan ibarettir."</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 17:50:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260254849</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Edanur Doğan 527  11/G</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260257166</link>
         <description><![CDATA[<p>Hayatı:</p><p>M.Ö. 460-370 yılları arasında yaşamış, abderalı bir filozoftur. Atomculuk teorisini geliştirmiş ve evrenin temelinde atomların bulunduğunu savunmuştur. Gülen filozof olarak da bilinir. Çocukluğundan itibaren ilim için gezmiş, daha sonra abderaya geri dönmüş ve evinin arkasındaki çilehane benzeri karanlık kulübesinde yaşamaya başlamıştır.</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri:</p><p>-Leukippos (hocası ve atomculuk teorisinin öncüsü)</p><p>-Herakleitos (değişim ve karşıtlık üzerine düşüncelerinden etkilenmiştir. Gülmesi ile tanınan demokritosun ağlamasıyla tanınan arkadaşı)  </p><p>-Pythagoras (matematik ve doğa yasalarına ilgisi nedeniyle)</p><p><br/></p><p>Takipçileri:</p><p>-Epiküros (atomculuğu ahlaki bir sisteme uyarlayan filozof)</p><p>-Lucretius (Demokritos’un fikirlerini küçük bi kitleye tanıtan şair)</p><p>-Modern bilim insanları (bilhassa Newton, Einstein gibi doğa yasalarını inceleyenler)</p><p>-Sen filozof değil felsefenin kendisisin diyen abderalılardan bazıları</p><p>-Atom kuramından ziyade öngörülerinden etkilenen avam tabakanın küçük bir kısmı</p><p>- Gülümsemesinin sebebini anlamaya çalışan öğrencisi hipokrat</p><p><br/></p><p>Paylaşımları:</p><p>1. Sokratesin ölümünden sonra biraz değişen gülüşü ile tek başına dolaşırken, kendisinin haberi olmadan zoomlanarak çekilmiş bir fotoğraf</p><p><br/></p><p>2. "Mutluluk, dışarıda değil, insanın ruhunda aranmalıdır. Hakikat, gözlerinizin gördüğüne değil, gözleriniz zihninizi karıştarmadığında gördüğünüze yakındır. (Kendi isteğiyle gözlerinin önüne parlak metal koydurduktan uzun bir süre sonra çektiği ilk selfie ile birlikte)</p><p><br/></p><p>3. "Evrendeki düzen nasıl açıklanabilir? Bu düzenin rastlantı olması mümkün mü? (Mevcut düzenin azla rastlandı olmadığı, evrendeki hiçbir şeyin rastgele meydana gelmediğini ve herşeyin atomlardan oluştuğunu düşünen hocası leukippos ile çekilmiş bir fotoğraf ile birlikte)</p><p><br/></p><p>4. "Bütünün ilkeleri atomlar ve boşluktur. Diğer her şey varolduğu düşünülen şeylerdir. (5 yaşındaki komşu çocuğunun legolardan yaptığı ev, araba, çiçek, insan figürlerinin fotoğrafı ile birlikte)</p><p><br/></p><p>KAİHL ziyareti sırasında mahfeldeki konuşmasından bir alıntı: </p><p>"Genç ruhlar, öğrenmeye olan açlığınızı görüyorum. Ancak, hakikati yalnızca bilimsel bilgide değil, derinlerde arayın. Dış dünya büyük ölçüde sanrılardan ibarettir."</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 17:54:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260257166</guid>
      </item>
      <item>
         <title>524 Nisa Karagöz </title>
         <author>nisakgrz11</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260267492</link>
         <description><![CDATA[<p>MÖ 384'te doğdu👼🏻</p><p>Platon’un öğrencisi📚</p><p>Büyük İskender’in hocası👨🏻‍💼🥸</p><p>Mantık, etik, fizik ve siyaset gibi birçok alanda çalıştı🔐🙏🏻</p><p>Takip Ettikleri</p><p>Platon (@idealarDünyası)</p><p>Herakleitos (@herşeyAkıyor)</p><p>Büyük İskender (@dünyanınFatihi)</p><p>@dmy_info</p><p>Takipçileri</p><p>İbn-i Sina (@tıbbiFilozof)</p><p>Thomas Aquinas (@ortaçağDüşünürü)</p><p>Farabi (@ikinciÖğretmen)</p><p>@dmy_info </p><p><br/></p><p>Paylaşımları</p><p>Akıl yürütme, insanı hayvandan ayırır. İnsanı hayvandan ayıran tek şey bu mu diye sorabilirsiniz. Evet değil, ama en önemlisi bence bu. Eğer doğru düşünebilirsek, doğru yaşayabiliriz. Mantık, düşüncenin dili değil midir?; hata yapmamak için ona ihtiyacımız var. Sizce doğru düşünme nasıl başlar? Yorumlarda buluşalım.</p><p><br/></p><p>Evren tesadüfen oluşmuş bir kaos değildir bence. Her şey bir amaca göre var olur ve bu düzen, doğanın yasalarını oluşturur. Bilim, doğayı anlamak ve anlamlandırmaktır değerli dostlar. Peki doğayı ne kadar tanıyorsunuz? Sorgulamasını istediğin arkadaşına gönder.</p><p><br/></p><p>İnsan, doğası gereği erdemi arar, aramalı. Fikrimce erdem, ne aşırılık ne de eksikliktir; erdem ‘orta yoldur.’ Cesaret, korkaklık ve delilik arasındaki ortadır. Peki siz hayatta hangi aşırılıklardan uzak duruyorsunuz? </p><p>Eğer bilgiye sahipseniz, onu nasıl kullanıyorsunuz? Bilgi, sizi erdemli biri yapıyor mu? 🌠</p><p>Yorumlarda fikrini belirten 10 kişiye benden tarihi geçmiş çikolata hediye!</p><p><br/></p><p>Aristo Kaihl'e gelse ne derdi?</p><p>Okulunuza adım attığımda gördüğüm şey; bilgiyi arayan zihinler, sorular soran gençler. Bu çok güzel bir şey. Ancak size bir tavsiyem var: Bilgi sadece ezberlenmez, sorgulanır. Bilgiyi öğrenmekle yetinmeyin yani, sorgulayın. Kitapları okuyun, doğayı gözlemleyin ama asıl soru ‘Bu bilgi beni nasıl daha iyi bir insan yapar?’ olsun.</p><p>Doğuhan hocanızı da sevdim ha, arkasına takılın istifade etmeye bakın.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 18:17:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260267492</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ahmet Salih Öntürk 11/D-411</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260272231</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>varligincobani1889(hesabın adı)</strong><br> <strong>Yaşamı:</strong><br> 26 Eylül 1889’da Almanya’da doğdu. Felsefede varlık, zaman ve insanın anlamını derinlemesine sorguladı. “Varlık ve Zaman” adlı eserinde insanın dünyadaki varoluşunu (Dasein) temel bir soru olarak ele aldı. Modern teknolojinin insan üzerindeki etkilerini ve varlığa yabancılaşmayı eleştirdi. 26 Mayıs 1976’da hayata gözlerini yumdu.<br> <strong>Takip Ettikleri:</strong><br> <strong>• Edmund Husserl:</strong> Fenomenoloji hareketinin kurucusu ve hocası. Onun “fenomenolojik indirgeme” kavramı Heidegger’in düşüncelerini derinden etkilemiştir.<br> <strong>• Friedrich Nietzsche:</strong> “Tanrı öldü” ve “güç istenci” gibi kavramlarıyla modern felsefeyi şekillendiren bir filozof. Heidegger, Nietzsche’nin nihilizm analizine hayrandı.<br> <strong>• Rainer Maria Rilke:</strong> Şair ve düşünür; şiirlerinde varlık, ölüm ve zaman temalarını işlediği için Heidegger’in düşünce dünyasına yakındı.<br> <strong>Takipçileri:</strong><br> <strong>• Hannah Arendt:</strong> Heidegger’in öğrencisi, düşünce tarihine eleştirel bakışıyla tanınan politik bir filozoftur.<br> <strong>• Jean-Paul Sartre:</strong> Varoluşçuluk felsefesini geliştirmiştir. Heidegger’in “Dasein” kavramından ilham aldı.<br> <strong>• Jacques Derrida:</strong> Yapısöküm felsefesinin öncüsü olarak Heidegger’in varlık kavramını yeniden yorumladı.<br> <strong>Paylaşımları:</strong><br> <em>"Varlık nedir?" Bu soru, çağlar boyunca insanlık tarafından unutuldu. Peki, biz unuttuğumuzu ne zaman fark edeceğiz?</em><br> <em>"Zaman, insanın dünyadaki varoluşunu anlamlandırma biçimidir. Ama modern dünyada, zamanı yalnızca bir kaynak olarak mı görüyoruz?"</em><br> <em>"Teknolojinin gelişimiyle birlikte insan, doğadan ve kendi özünden uzaklaşıyor. Artık kendimize şu soruyu sormalıyız: Teknolojinin araçsallığına hapsolmuş bir insan özgür olabilir mi?"</em><br> <em>"Her insan, dünyadaki varlığını anlamlandırmak için bir ‘Dasein’ olarak yaşar. Ama bu anlam arayışında, başkalarının beklentilerine esir mi oluyoruz?"</em><br> <em>"Felsefe, soruları yanıtlamak için değil, doğru soruları sormak için vardır. Peki, sizin bugüne kadar sormaktan çekindiğiniz en derin soru nedir?"</em><br> <strong>Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi?</strong><br> “Eğitim yalnızca bilgi aktarımı değil, varlıkla yeniden yüzleşmektir. Sınıflarınızda gerçekten sorgulayan bireyler varsa, bu mekân bir okuldan öte bir düşünce ocağıdır. Bu ruhu kaybetmeyin.”<br> </p>]]></description>
         <enclosure url="https://live.staticflickr.com/7129/7499910498_5bc8525143_b.jpg" />
         <pubDate>2024-12-14 18:28:48 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260272231</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Martin Heidegger. </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260272386</link>
         <description><![CDATA[<p>Kerim Akbulut 507</p><p><br/></p><p>Martin Heidegger 1889 yılında Almanyanın Meßkirch şehrinde doğan Alman Filozof. Varoluşcu Felsefeci’nin önde gelen  isimlerinden biri.</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri</p><p><br/></p><p>@EdmundHusserls</p><p>@WilhelmDiltheys   </p><p>@AdolfHitlerHeimatsFührer </p><p>@NSDAPDeutschland </p><p><br/></p><p>Takipçileri</p><p><br/></p><p>@HansGeorgeGadamer  </p><p>@KarlLöwith  </p><p>@AntonReinthaller </p><p><br/></p><p><br/></p><p>Paylaşımları</p><p><br/></p><p>Varlık kavramı antik Yunandan beri tartışılan bir konu.  Bence  Varlığa yaklaşım sağlayabilmenin yolu Varlık kiplerinin incelenmesine bağlıdır. O zaman neden bize en yakın kip olan Varoluşumuzdan başlamıyoruz ?</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p>Basın Açıklaması : Freiburg Üniversitesinde Rektörlük yaptığım yıllarda Hocam Edmund Husserlsi Üniversite kütüphanesine almadığım iddiaları asılsızdır. Evet Hocam Bana karşı birçok eleştiri yazısı yazmıştır ancak asla aramızda böyle bir hadise yaşanmamıştır. Ayrıca öğrencilerimin birçoğunun Yahudi  olduğunu hatırlatmak isterim. Freiburg Üniversitesinde görev yaptığım süre boyunca hiçbir Yahudinin eğitim hakkını kısıtlamadım. Bana Nasyonel Sosyalist partiye olan üyeliğimden dolayı yüklenenlere şu soruyu sormak istiyorum. O dönemde üniversitelerin ve eğitimin  siyasileşmesini önlemek için Nazilerle işbirliği yapmaktan başka bir çözüm var mıydı ?  </p><p><br/></p><p><br/></p><p>Soru sorarak bir yol inşa ederiz ve o yol düşüncelerimiz olur. Düşünmenin en üst seviyesi kendi benliğimizi düşünmektir çünkü kendi varoluşumuzu analiz etmek Varlığın açıklmasını yapmanın yegane yoludur. Varlığı anlamak Felsefenin özüdür. Bu durumda Varoluş neden gereken  ilgiyi göremiyor?</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Dasein ilk olarak Hocalarımdan Karl Jaspersın ortaya koyduğu bir kavram ancak bu kavramı düzenleyen ve tanıtan benim. Bazı insanlar maalesef ikimiz dasein kavramını karıştırıyor. Öncelikle kelimenin kökünden başlamak isterim. Das sein yani olmak,olabilmek. Maalesef dilinizde bu kavramı açıklamak mümkün değil. Hocam Jaspersa göre dasein İnsanın varlığıdır. Zaman ve mekan üzere kurulu bu benlik varoluşun temelidir. Ben ise bu açıklamayı yeterli bulmuyorum. Bence dasein İnsanın varolması değil Varolmanın ne olduğunu soran bireyin varoluşudur. Bazı insanların bu  farkı anlamaması ne kadar garip değil mi?</p><p><br/></p><p>Okulumuza Gelse</p><p><br/></p><p>Değerli öğrenciler burada olmak beni gerçekten çok sevindiriyor. Ancak burada olmamın sebebi nedir. Ben burada olmayı seçtim ama seçmedim. İnsan Dünyada olmayı seçmez, kendini bu şartlarda bulur ve bulduğu bu şartlara göre varolur. Sizinle Uzun bir sohbet yapmak isterdim ama Doğuhan hocamında burada olduğunu öğrendim. O varken benim gibi bir Nazi artığına söz düşmez buyrun Doğuhan Hocam mikrofon sizin.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3173336510/3129403374684f00645fe2957d2832d1/IMG_0072.jpeg" />
         <pubDate>2024-12-14 18:29:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260272386</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İonna Kuçuradi ( Esma Nur Zengin 11-F 546)</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260308313</link>
         <description><![CDATA[<p><br/></p><p><br/></p><p>Biyografi:</p><p>İonna Kuçuradi, mesleğine kendini adayan&nbsp; felsefe alanında bir çok eser vermiş özellikle insan felsefesi, insan hakları, etik gibi konularda çalışmalar yapan Türk kökenli akademisyen ve filozoftur.</p><p><br/></p><p>Takip ettikleri:</p><p><strong>@Immanuel Kant</strong></p><p><strong>@Karl Marx</strong></p><p><strong>@Aristoteles</strong></p><p><strong>@mustafa_yalçınkaya</strong></p><p><strong>@John Locke</strong></p><p><strong>@özkanoztrk</strong></p><p><strong>@rawayardama</strong></p><p><br/></p><p><br/></p><p>Takipçileri:</p><p><br/></p><p><strong>@Martha Nussbaum</strong></p><p><strong>@Hacettepeuniversitesi</strong></p><p><strong>@Amartya Sen</strong></p><p><strong>@Kwame Anthony Appiah</strong></p><p><br/></p><p>Paylaşımları:</p><p><br/></p><p>Ahlak, insanın bir birey olarak değil, aynı zamanda toplumun bir parçası olarak davranışlarını düzenleyen bir sistemdir."</p><p><br/></p><p>Evrensel insan hakları, tüm insanların eşit haklara sahip olduğu bir dünyayı mümkün kılmaya çalışırken, farklı kültürleri, geçmişleri ve inançları da gözetmek zorundadır."</p><p><br/></p><p>"Bir toplumun adaletini ölçmenin yolu, o toplumun en savunmasız bireylerinin haklarının nasıl korunduğuna bakmaktır."</p><p><br/></p><p>"İnsanın özgürlüğü, ancak başkalarının haklarına saygı gösterdiği ölçüde anlam kazanır."</p><p><br/></p><p>"İnsan hakları, insanın doğasında var olan bir değerler bütünüdür. Bu değerler, her insanın onuruna saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eder."</p><p><br/></p><p>Etik, bir insanın özgür ve sorumlu bir birey olarak kararlar alabilme kapasitesidir."</p><p><br/></p><p>"İnsan onuru, bireyin varlığının temel bir değeridir ve bu onurun ihlali, tüm insanlık için bir tehlike oluşturur.”</p><p><br/></p><p>"Toplumun ilerlemesi, her bireyin özgürlüğü ve haklarının garanti altına alınmasıyla mümkündür."</p><p><br/></p><p>İnsan hakları, bir ideoloji ya da bir kültürel üstünlük meselesi değil, evrensel bir insanlık meselesidir."</p><p><br/></p><p>İnsan hakları ihlalleri, sadece bireylere zarar vermez; tüm insanlık, bu ihlallerin bir sonucu olarak zarar görür."</p><p><br/></p><p>"Ahlak, bireyin içsel sorumluluğunun ötesinde, toplumsal bağlamda sorumluluk taşımayı gerektirir."</p><p><br/></p><p>"Toplumun en zayıf ve savunmasız bireylerine sağlanan haklar, o toplumun adalet anlayışının bir ölçüsüdür."</p><p><br/></p><p>Gerçek eşitlik, yalnızca hukuki ve politik hakların değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel hakların da eşitliğidir."</p><p><br/></p><p>"Bireysel özgürlük, toplumun adaletini ve eşitliğini tehdit etmeyecek şekilde kullanılmalıdır."</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Kartal AİHL’ni ziyaret etse neler söylerdi</p><p><br/></p><p>“Şunu açıkça belirtmeliyim ki bu okulun sahip olduğu dev kadroda herkes aynı konu üzerine durmakta. Öğrencilerine en iyisi sunmak için çabalayan hocaları onların kendilerini keşfetmelerini, birer birey olarak benliklerine değer vermelerinden başlayarak resmin bütününe odaklanmalarını sağlıyor. insanlığın temel haklarını en iyi şekilde öğretmeyi amaçlayan Kartal fanusu ideal bir sistem olarak diğer fanuslara mükemmel bir örnek teşkil etmektedir.”</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 19:53:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260308313</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ayşe Erva Çayır 545 11-G</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260312618</link>
         <description><![CDATA[<p>Agustinus,</p><p>354'te Roma İmparatorluğu’nun kuzey batı Afrika eyaleti Tagaste’de doğmuştur. 386 yılında Hristiyan olmaya karar vermiştir ve aynı yıl Akademisyenlere karşı, Mutlu yaşam, Düzen adlı üç eserini kaleme almıştır. 410’da Roma’nın Gotlar tarafından işgal edilmesi üzerine Tanrı Devleti eserini kaleme alır. 429-430’da Vandallar Kuzey Afrika’yı istila eder ve Hippo Regius’u kuşatırlar. Telaşa kapılan Augustinus, son günlerini ibadet etmekle geçirir ve 28 Ağustos 430’da ölür.</p><p>Hristiyan filozof ve tanrıbilimcidir.</p><p><br/></p><p>Takip ettikleri: @aristotales, @platoplaton, @pavlus, @kaihlerdemokulu. Takipçileri: @aqunias, @lutherking, @johnkalvin. </p><p><br/></p><p>Paylaşımları: </p><ol><li><p>Gönderi</p><p>Soru: Aziz Agustinus, Maniheizm (Mani felsefesi) ile ilgili olarak nasıl bir eleştiri getirir ve Maniheizme karşı görüşleri nelerdir?</p></li></ol><p>Cevap: Aziz Agustinus, gençliğinde Maniheizm'i bir dönem benimsemiştir ancak daha sonra bunu eleştirmiştir. Maniheizm, dünya üzerindeki iyilik ve kötülüğün iki ayrı ilke tarafından yönetildiğini savunan bir felsefedir. Bu görüşe göre, ışık ve karanlık gibi iki zıt güç sürekli olarak çatışmaktadır ve insanın amacı, bu çatışmada iyiliği savunarak karanlık güçlerden kurtulmak olmalıdır. Bunun en iyi örneğini ise karanlık güçlerden kurtularak erdem okulunu yürüten Asude'dir.</p><ol start="2"><li><p>Gönderi </p><p>Soru: Size göre tanrısal bağışlayıcılık nasıl işler ve insanın kurtuluşundaki rolü nedir?</p></li></ol><p>Cevap: Bana göre, Tanrı’nın bağışlayıcılığı, insanın kurtuluşu için temel bir unsurdur. İnsanlar, orijinal günah nedeniyle doğuştan günahkardır ve kendi çabasıyla kurtulamaz. Kurtuluş, Tanrı'nın lütfu ile mümkündür; bu, yalnızca Tanrı’nın bağışlayıcı iradesine dayanır. Tanrı, bizi bağışlar ve bizlerin doğru yolu seçmelerine yardımcı olur. Ben Tanrı’nın bağışlamasını evrensel olarak sunarım ancak insan, bu lütfa cevap verme özgürlüğüne sahiptir. İsa’nın çarmıha gerilmesi, Tanrı’nın bağışlama yolunu açmıştır. Tanrının açtığı başka bir bağışlanma yolu ise kahve satışlarıdır. Biz daha ucuza mal ederiz demeden kahve alan insana Tanrı lütfeder. En kolay yol olarak da bunu söyleyebilirim.</p><ol start="3"><li><p>Gönderi</p><p>Soru: Aforoz ettiğiniz hasımlarınız kimlerdir?</p></li><li><p>Cevap: Donatistler, pelajyanistler, DMY'e hakaret edenler ve niceleri...</p></li></ol><p>Kartal AİHL'e gelse ne düşünürdü?</p><p>İşte aradığım o ortam!</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 20:05:24 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260312618</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260319516</link>
         <description><![CDATA[<p>11G - 558 - Asudenur Ahsen Ünal </p><p><br/></p><p>Thomas Aqunias</p><p><br/></p><p>Hayatı: 1225 yılında soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.&nbsp;Eğitim hayatına Benediktin Tarikatına&nbsp;bağlı&nbsp;Monte Cassino manastırında başladı. Napoli, Paris&nbsp;ve&nbsp;Köln&nbsp;Üniversitelerinde eğitim gördü. Aristotelesçi&nbsp;Albertus Magnus'tan dersler aldı.</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri: @ibn.sina @teles..aristo @musa_b_meymun</p><p><br/></p><p>Takipçileri: @descartes_rene @dmy_info @Williamofockham @erdemokulu</p><p><br/></p><p>Paylaşımlar: </p><p>[  ] Tanrı nedir?</p><p>Tanrı bu konuyla alakalı bir yere kadar ilahiyat tayfayla görüşlerimiz uyuşuyor diye düşünüyorum. Tanrı tektir. Tanrı salt ruhtur ve yetkindir. Tanrı her şeyin yaratıcısı ve varlıkta tutanıdır. O sürekli yaratmaktadır. O evrendeki varlık kümesinin bir üyesi değildir.Tanrı insanın anlama kapasitesinin üstündedir. Tanrı evreni aşkın bir varlıktır. Tanrı aktif bir güçtür. Gücün ve iyi olan her seyin kaynağı odur. Çünkü o her şeyin ilk sebebidir. Tanrı yarattıklarından bağımsız ve farklı bir doğaya sahiptir. Şimdi diyeceklerimi Müslüman kardeşler hoş karşılamayacaklar ama Tanrı ile yarattıkları arasinda herhangi bir kesişim kümesi bulunmamaktadır. Sıkı takipçilerim bilir, biz tanrıyı "Hareketsiz Hareket Ettirici" </p><p>olarak tanımlarız. </p><p><br/></p><p>[  ] İnsanın Tanrı ile ilişkisi nasıldır?</p><p>Tanrı'dan sonra melekler vardır, meleklerin de bedensel varlıkları yoktur, onlar da bedensiz ruhlardır. Varlıklar hiyerarşisinde meleklerden sonra insanlar gelir.</p><p>Tanrı insanın anlama kapasitesinin ötesindedir. İnsan, Tanrı’nın ve O'nun doğasının ne olduğu hakkında hiçbir fikre sahip değildir. Tanrı hakkında bildiğimiz tek şey O'nun var olduğu ve tüm var olanın varlık sebebi olduğudur. </p><p><br/></p><p>[  ] Tanrı her şeyin yaratıcısı ise kötülüğü de Tanrı yaratmıştır. O zaman Tanrı kötüdür. Epikür bu düşüncesinde haklı mıdır?</p><p>Kötülük aynı soğuk ve karanlık gibi aslına olmayan bir olgudur. Fizik kanunlarına göre soğuk diye bir şey yoktur soğuk sıcağın olmaması durumudur. Aynı şekilde karanlık diye bir şey de aslında yoktur karanlık olarak adlandırdığımız durum ışığın var olmamasıdır. Yani aslında karanlık yoktur. Bu ışığın olmaması durumudur yani yokluktur. Var olmayan şeyleri yokluk diye tanımlamamızla aynı şeydir. Bu örneklerden ne demek istediğini herkes anlar aslında ama eğer aranızda karacahiller varsa diye haşiye de fayda var. Tanrı Kötülük diye bir şey yaratmıştır. Tanrı iyiliği yaratmıştır iyilik örneklerini başta erdem okulunda özelde kahve satışları yapan Feylesof Doğuhan Murat Yücel'in tabiriyle KAİHL'nin iyilik melekleri Erva ve Asudenur'da görebilirsiniz. Kötülük ise iyiliğin var olmaması durumdur. Yani eğer erdem okulu ve KAİHL'nin iyilik melekleri olmasa ve kimse hayır için çabalamasa iyilik olmamış olur yani Kötülük olarak tanımladığınız durum ortaya çıkar. </p><p><br/></p><p>Thomas Aqunias Okulumuza gelseydi ne düşünürdü</p><p>Eğer okulumuza gelseydi onun görüşlerine yakın görüşlerden bu kadar fazla insanın toplandığı bir kurum gördüğü için şaşkınlıktan bir süre tutulur kalırdı. Büyük ihtimalle üzerinde ne varsa iyiliğin yok olmaması için erdem okuluna verirdi.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 20:26:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260319516</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11E 24 Enes Coşkun</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260328780</link>
         <description><![CDATA[<p>Açıklama: </p><p>(Bu) Dünyalı</p><p>Theist</p><p>Gerçekçi (Ayağı yere basar)</p><p>Sanatsever</p><p>Liste tutkunu</p><p><br/></p><p>Takipçiler: @bilim_tutkunları</p><p>@kaihl_fkb </p><p>nasa_official</p><p>@islam_düşünürleri </p><p>@21th_century</p><p>@just_a_random_person_who_wants_a_guaranteed_job </p><p>ve 3milyon+ kişi daha...</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri: @Platon </p><p>@latest_science </p><p>@cern </p><p>@the_index</p><p>ve 19 kişi daha...</p><p><br/></p><p>Paylaşımlar:</p><ol><li><p>Bu dünya yalnızca bir yanılsamadır değil mi? Öyleyse soru şu: Bunu nerden çıkardık? Ve sonra ne olacak? Bu dünyadan başka hiçbir dayanak noktamız yok. Aklımızda düşündüğümüz şeyler dahi bu dünyanın bir parçası olan bizler tarafından ortaya çıkıyor. Varsayalım ki 2. Bir dünya var ve asıl önemli olan o dünya. O zaman hiç ulaşamıyacağımız bir şey uğruna etrafımızı umursamadan bir ömür geçirmektense neden yaşamayı hemen şimdi sonlandırıp o çok emin olduğumuz 2. Dünyaya ulaşmayı denemiyoruz?</p></li><li><p>Bir tanrı olduğu su götürmez bir gerçektir. Her şeyin bir sebebi varsa bunun en sonunda bir ilk sebep olmak zorundadır. Ancak bu ilk sebebin olması 2. bir dünya olmasıyla eşdeğer değildir. Bu düşünce kendi içimizi rahatlatmak için gerçekliğini bilemeyeceğimiz bir şeyi savunmaktır. Kısaca gerçekliği istegimize göre büküp hızlıca bir sonuca varmaktır.</p></li><li><p>Keşfedilebilecek şeyler sonsuzdur fakat keşifleri kaydetmeyi beceremezsen tekerleği tekrar icad etmen gerekir. Bir şeyleri kayıt etmenin en iyi yolu ise dağınık kırıntılar halinde değil bir baharatçı dükkanı gibi kategoriler halinde kaydetmektir.</p></li><li><p>Sanat her ne kadar keşfedilecek bir şeyler barındırmasa da tamamıyla yararsız diye baltalanamaz. Sanat keşfedilenleri gözler önüne daha kalıcı veya etkileyici bir şekilde serebilir. En kötü ihtimalle dahi insanın kendini kontrollü bir ortamda kötü duygulardan arındırmasını sağlar.</p></li></ol><p><br/></p><p>Kaihlye gelseydi</p><p><br/></p><p>Okul fazlasıyla iyi olma potansiyeline sahip ancak herkese zorla fizik, kimya gibi dersleri öğretmek zorla felsefe dersi öğretmek kadar vahşice bunun yanı sıra tanrı tasvirinizin detaylilik ve tutarlılığı benim için ilginç bir tecrübeydi. Belki de bilemeyeceğimizi noktalara inanmak daha mantiklidir.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 20:55:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260328780</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-F 532 H.Meryem Demircan</title>
         <author>meryemdemircan740</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260338433</link>
         <description><![CDATA[<p>MÖ 460-370, Andera, Kuzey Yunanistan. Doğa filozoflarının sonuncusu. Doğadaki her şeyin atomdan oluştuğunu söyleyen materyalist Yunan filozofu. Eski yunan drahmiliklerinin arka yüzünde resmi bulunan, sürekli güldüğü için deli olduğu düşünülen Leucippos'un öğrencisi, öncü atomist. </p><p><br></p><p><strong>Takip Ettikleri: </strong>Leucippos, Anaksimandros, Thales</p><p><br></p><p><strong>Takipçileri: </strong>Epikuros, Lukretius, İbn Rüşd, Thomas Hobbes, Isaac Newton, John Dalton </p><p><br></p><p><strong>Paylaşımları: </strong></p><p><strong>1. Evren nedir?</strong></p><p>Sevgili<strong> </strong>dostlar<strong> </strong>bana göre evren, küçük parçacıklardan, yani atomlardan oluşur.  Bu atomlar ebedi ve bölünemezdir; boyutları küçüktür, hatta o kadar küçüktür ki gözle görülemezler. Tabi siz şimdi nasıl göremediğin bir şey hakkında tanım yaptığımı merak edeceksiniz. Şöyle düşünelim, bir cismi, örneğin bir taşı yeterince küçük parçalara bölebilseydik ne olurdu? Taşı parçalara böldükçe her parçacık orijinal taş özelliğini koruyacaktır.  Taşı daha küçük parçalara böldükçe bir noktadan sonra parçalar o kadar küçük olur ki artık daha küçük parçalara bölünemez. İşte bu en küçük parçalara "atom" diyorum ki bu kelime de "bölünemez" demek. Evren de kendisini oluşturan sonsuz sayıda atomun hareket ettiği sonsuz bir alandır. Örneğin, bir taş, bir insan ya da bir yıldız, atomların farklı düzenlenişlerinden ibarettir. Atomlar doğasında çeşitli şekillerde birleşebilir, fakat her biri temel olarak aynı özelliği taşır: Bölünemez olmaları. </p><p><br></p><p><strong>2. İnsan ruhu nedir?</strong></p><p>Muhtemelen şaşıracaksınız ama benim nezdimde insan ruhu da atomlardan oluşur. Ruh, fiziksel dünyadan bağımsız varlık değildir, aksine ruh da atomlardan meydana gelir ve bu atomların hareketleriyle işler. Ruh atomları, bedende belirli bir düzenle hareket eder ve bu düzenin bozulması, yaşamın sona ermesine yol açar. Nitekim ölüm de ruhun atomlarının bedenden ayrılmasıyla gerçekleşir ve bu, evrenin doğal düzeninin bir parçasıdır. Ruhun yok olması ise, onunla birlikte hayattaki tüm duyguların da sona ermesi anlamına gelir. Ancak burada dikkat çekmek istediğim bir husus vardır ki ruhlar ölüm sonrası bir hayata geçmez, çünkü ruhun doğası gereği, ölümün ardından bir yaşam söz konusu değildir.</p><p><br></p><p><strong>3. Mutluluk nedir ve nasıl bulunur?</strong></p><p>Bence mutluluk, içsel bir denge ve huzurla ilişkilidir. Çoğu insan genellikle dışarıdaki şeylerde, maddi varlıklarda ve zevklerde mutluluğu arar. Ancak şunu belirtmeliyim ki gerçek mutluluk insanın içsel durumunda saklıdır. Bu yüzden insanlar aşırılıklardan kaçınarak, dengeli bir yaşam sürmelidir. Aşırı zenginlik, aşırı yoksulluk ya da aşırı haz peşinde koşmak, insan ruhunun huzurunu bozar. Çünkü mutluluk, kişinin ruhunu ve yaşamını dengelemesinden geçmektedir. Bu denge, ne çok az, ne de çok fazla olmayı gerektirir. Bizlerin kendi iç huzurumuzu bulmamızın yolu ise doğayla uyumlu bir yaşam sürmemizdir.</p><p><br></p><ol start="4"><li><p>Bilgiye Nasıl Ulaşırız?</p></li></ol><p>Bilgiye duyularımızla ulaşabileceğini düşünen varsa ona yanıldığını iletmek isterim. Çünkü duyular yalnızca yüzeysel ve yanıltıcı bilgiler sunar. Gerçek bilgi ise ancakakıl ve mantık yoluyla elde edilebilir. Nitekim atomların hareketini ve doğanın işleyişini yalnızca akıl yoluyla doğru bir şekilde anlayabiliriz. Ayrıca şu da unutulmamalıdır ki duyulara dayalı gözlemlerin ne kadar doğru olduğunu söylesek de yanıltıcı olabilir ve gerçek bilgiden sapabilirler. </p><p><br></p><p><strong>Kaihl ziyareti</strong></p><p>Sevgili gençler, okulunuza ziyaretimde en çok gözüme çarpanlar, sahip olduğunuz imkanlardı. Özellikle okulunuzda bilim üssü gibi deney ve araştırma gibi çalışmaların yürütülebileceği bir mekan olması sizin için  yeterince istifade etmeniz gerektiğini düşündüğüm önemli bir fırsattır. Ben maddelerin temel yapı taşları olan atomları keşfederek size bir kapı açtığımı düşünüyorum. Bugün sizin gibi gençlerin bu ve bunun gibi benzer kapıları biraz daha aralayıp sadece fen bilimleri değil bir çok farklı alanın üzerinde çalışarak maddelerin ve evrenin işleyişini anlamaya odaklanmanızı öneriyorum. Nitekim evren gözlemlerle değil derin düşüncelerle anlaşılabilir.  </p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1355290915/64882ed666f9664e9eade744914f84a6/licensed_image.jpeg" />
         <pubDate>2024-12-14 21:27:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260338433</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Feyza Kaya 14. İbn Rüşd</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260344812</link>
         <description><![CDATA[<p><br/></p><p><br/></p><p>İbn Rüşd Endülüslü felsefeci, hekim, fıkıhçı, matematikçi ve tıpçı. Tercüme ve yorumlamalarıyla Aristo’yu Avrupa’ya yeniden tanıtmıştır. İslam felsefesinde Aristocu akım olan meşşailiğin temsilcilerindendir.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Takip ettikleri: İbn Sina, Aristoteles, Fârâbi</p><p><br/></p><p>Takipçileri: Musa ibn Meymun, Siger de Brabant, Thomas Aquinas</p><p><br/></p><p>Paylaşımları:</p><p><br/></p><p>1- Akıl ve inanç arasındaki ilişki. Akıl ve vahiy birbiriyle çelişebilir mi? Eğer çelişiyorsa hangisini öncelik verilmelidir?</p><p>İbn Rüşd aklın ve dinin birbiriyle uyumlu olduğunu savunmuş, bu soruya Faslul Makal fi ma Beyne’ş Şeriati vel -Hikmeti min ittisal eserinde yanıt aramıştır. Ona göre Kuran aklı teşvik eder ve felsefi düşünce dine zarar vermez, aksine dini daha iyi anlamayı sağlar.</p><p><br/></p><p>2- İnsan aklı evreni tam anlayabilir mi? İnsan aklı evrenin bütün sırlarını kavrayabilecek yeterliliğe sahip midir?</p><p>İbn Rüşd insan aklını Allah’ın bir lütfu olarak görür ve aklın doğru kullanıldığında evreni anlamaya yaklaşabileceğini savunur. Ancak bu&nbsp; anlamanın sınırsız olmadığını çünkü Allah’ın hikmetinin insan aklını aşan bir boyutta olduğunu belirtir.</p><p><br/></p><p>3- Filozof ve halkın din anlayışı farklı olmalı mı?</p><p>Felsefi gerçekler ve dini gerçekler farklı bir şekilde mi sunulmalıdır? Halk felsefeyi anlamam zorunda mıdır?</p><p>İbn Rüşd Faslul Makal adlı eserinde halkın dini anlamasının farklı bir düzeyde olması gerektiğini, filozofların ise daha derin ve akli bir yöntemle dini ele alabilecegini savunmuştur. Bu, onun “çift hakikat” olarak anılan yaklaşımımıda işaret eder.</p><p><br/></p><p>4-Felsefenin ve bilimin dine hizmeti ne olabilir?</p><p><br/></p><p>Felsefi düşünce ve bilimsel çalışmalar, dini değerleri ve inancı nasıl güçlendirebilir?</p><p><br/></p><p>İbn Rüşd bilim ve felsefesinin Allahın yarattığı evrenin düzenini ve hikmetini anlamaya yönelik araçlar oldugunu savunmuştur. Bu soruyu özellikle Aristotolesin metafiziğiyle İslam’ın tevhit inancını uzlaştırmaya çalıştığı eserlerinde tartışır.</p><p><br/></p><p>5-Gazalinin felsefe eleştirilerine yanıt</p><p>Felsefi düşünce gerçekten dine zarar verir mi</p><p>Gazali, Tehafütül- Felasife adlı eserinde filozofları eleştirmiştir. Buna yanıt olarak İbn Rüşd Gazalimin iddialarına karşı felsefenin önemini savunmuş ve şu soruyu yöneltmiştir.</p><p>Felsefi düşünce dine karşı bir tehdit değilse, neden dine zararlı olarak görülüyor.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p>KAİHL’yi ziyaret etse ne derdi?</p><p><br/></p><p>Okul kütüphanesine ve öğrencilerine hayran kaldı</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 21:48:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260344812</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Zeynep Berra Kopuz 11-F 537</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260439386</link>
         <description><![CDATA[<p>1. Hayatı: 1632'de Amsterdam'da doğdu. Yahudi bir ailenin oğlu olarak büyüdü. Görüşlerinden dolayı aforoz edildi. Felsefe ve optikle ilgileniyordu.</p><p><br/></p><p>2. Takip ettikleri:</p><p>• Descartes</p><p>• Maimonides</p><p>• Lucretius</p><p><br/></p><p>3. Takipçiler :</p><p>• Goethe</p><p>• Einstein</p><p>• Deleuze</p><p><br/></p><p>4.Paylaşımları:</p><p>   •Doğru fikirlerin düzeni ve sıralanışı ile şeylerin düzeninin aynı şey olması ne demektir?</p><p> Bu ifade, evrendeki her şeyin ve her fikrin veya düşüncenin belirli bir kaynaktan türediği ve bu şekilde aynı elden geldiğini ifade eder. Töz, yani Tanrı, hem şeylerin hem de fikirlerin temel taşıyıcısıdır. Dolayısıyla, şeyler ve fikirler arasında bir tür denklik mevcuttur; her ikisi de diğerini yansıtır veya kopyalar.&nbsp;</p><p>   •Beden nedir, ne yapabilir? </p><p>Beden, insana dünya deneyimini doğrudan hissettirerek dünyaya bağlayan bir varlıktır. Olaylar bedenimizi geçmesine izin verebilir veya bunu önleyebilir; bu da kudretimize etki edebilir. Ne yapabildiğini, sınırlarını ve gücü hakkında herhangi bir kanıta hangi özelliklerin sadece deneyim yoluyla ulaşabiliriz.</p><p>   •Zihin ve beden arasında bir ikilik var mıdır? Aslında, ikilik yoktur. Zihin ve beden, aynı yaratıcının iki farklı yönüdür. Birbiriyle rekabet eden değil, tamamlayıcılar.</p><p>   •Tanrı’nın sıfatları arasında öncelik sırası var mıdır? </p><p>Beden ve zihnin, hangisinin daha fazla öncelik taşıdığı hakkında bir hiyerarşik yapı yoktur.</p><p><br/></p><p>5. Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi? “Burada sağduyunun rehberliğinde çalışan bir topluluk görmek güzel. Ancak arzularınızın doğasını anlamadan özgür olamazsınız. Kendinizi anlamaya çalışın.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 04:38:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260439386</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Esmanur Kasım 543 11-F</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260461279</link>
         <description><![CDATA[<p>Aziz Agustinus, erken yaşta retorik ve felsefe eğitimi almıştır. Milona'da retorik öğretmenliği yaparken Yeni Platonculardan etkilenerek Hristiyanlığa yaklaşır. 387 yılında vaftiz edilir ardından gelen yıllarda piskoposluk görevinde bulunur. Hristiyan felsefesini temellerinden isimlerden biridir.</p><p>Takip ettikleri: Platon,Piskopos Ambrosius</p><p>Takip edenler:John Philiponus, Viladimir Solovyov</p><p><br/></p><p>Paylaşımlar:</p><p>1-) Varlığından rahatsız olduğumuz, yol etmek istediğimiz her şey kötülüktür. Varlıklar alemindeki düzeni bozan kötülüklerin tanrı tarafından yaratılmış olması mümkün değildir. Tanrı varlıklara zulmetmez, onların kötülüğüne olacak şeyleri var etmez. Kötülük insan ürünüdür. Sonuç olarak insan kötü müdür, tanrıya yaklaşmak için insanlardan uzaklaşmak mı gerekir?</p><p>2-) Zaman kavramı? Şimdiye kadarki ömrün ve şu andan itibaren yaşanmak üzere yaklaşan zaman. Tanrı için zaman korkusu, zamana bilgisi, zaman takibi yoktur. Çünkü Tanrı ebedi olandır. İnsan öyle mi? İnsanın zaman kaybetmemesi gerekir. Şimdiye kadar geçen ömrünün pişmanlığını yaşaması ve derhal tanrıya yaklaşması gerekir. </p><p>3-) Din ile felsefe birbirini tamamlar. Din olmadan felsefe içinden çıkılmaz bir hale gelir ve insana derin bir çaresizlik yaşatır. Nereden bildiğimi sormayınız, ömrümün o kısmını hatırlamak istemem. İnsanın derhal doğru yolu bulması ve dinini anlaması gerekir. Bu bağlanmanın en doğru yolu ise felsefe yardımı ile olucaktır. </p><p>4-) Yeni kitabım "De Civitate Dei" basıldı. Şehrimizdeki tüm kitapçılardan temin edebilirsiniz. Annemin de bu günlere şahitlik etmesini çok isterdim, benimle gurur duyardı mutlaka. </p><p>5-) Sevgili halkım büyük bir yozlaşma içindeyiz. Sizleri bu gafletten bu kötü bulutlardan kurtulmaya çağırıyorum. Bu pazar günü hanenizde kim varsa çoluk çocuk yaşlı genç herkesi klisemize bekliyorum. Hayırlı pazarlar.</p><p>6-) Yeni çıkan kitabım hakkında klisede bir söyleşi yapacağız ardından imza etkinliğimizde de olucak, meraklıları beklerim.</p><p><br/></p><p>Kartal'a gelse ne derdi:</p><p>Burada tam da tanrının hayal ettiği sistem yaşam bulmuş. Öğrenciler ve öğretmenler ve okulun bünyesinde kim barınıyorsa her biri dinlerini yaşamaya ve felsefe bünyesinde anlamlandırmaya adamış ömrünü. Zaten müdürlerinin biyografisini okuduğumda anlamalıydım. Derahl bu sistemi Hristiyan okullarında da uygulamamız lazım.</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 06:18:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260461279</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Enes Sayan 11/B, 51</title>
         <author>ennssynn1</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260463807</link>
         <description><![CDATA[<p> <em>Aristoteles sosyal medya hesabı açsaydı nasıl olurdu?</em></p><p><br/></p><p>MÖ 375 yılında Stagira'da doğdum. Antik Çağ felsefesi zamanında yaşadım, Batı felfesesinden etkilendim. Babam; ben çocukken vefat etti, yetim büyüdüm. Makedon sarayında hocalar bakımımı üstlendi. 17 yaşımda Platon hocamın akademisine katıldım. Burada birikim elde ettikten sonra hatır gönül vesilesiyle Makedonya'da Büyük İskender'e hocalık yaptım. Daha sonra Atina'ya dönüp bir akademi kurdum. Bu akademinin düşüncelerim üzerine etkisinin büyük olduğunu söylemeliyim. MÖ 322 yılında Euboea'da hayata gözlerimi yumdum.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><strong>Takip ettikleri: </strong>@platon, @demokritos, @dmy_info, @Macedonia, @Atinaschool, @eratosth4nesarchive...</p><p><br/></p><p><strong>Takipçileri:</strong> @thebigiskender, @theophtoras, @aquinas, @hegel, </p><p>@heidegger, @birunî, @ibnrüsd, @farabî... </p><p><br/></p><p><strong>Gönderiler</strong></p><p><br/></p><p><strong>"İyiliğin en yüksek seviyesi nedir?"</strong></p><p><br/></p><p>Değerli Aristoseverler, benim felsefemin temelindeki kavram "iyi"dir. Bana göre her varlık bir amacı gerçekleştirir. Her insan da bir amaç doğrultusunda yaşamalıdır. Bu amacı mutluluk ile özdeşleştiriyorum. Mutluluk ise yalnızca keyifli bir yaşam değil, aynı zamanda erdemli ve dengeli bir hayat yaşamaktır. Mutluluğun yaşadıklarımıza göre şekillenen bir şey olduğunu düşünmüyorum. Mutluluk kişinin içsel erdeminin bir sonucudur bana göre. Yani mutluluk, doğru düşünme, doğru eylemler yapma ve toplumla uyum içinde olma durumudur. İnsan, bu erdemli davranışlarla en yüksek iyiliği elde eder.</p><p><br/></p><p><strong>"İyi bir insan neye göre hareket eder?"</strong></p><p><br/></p><p>İyi bir insan, erdemli bir insan olmalıdır. Erdemi <strong>aşırılık</strong> ve <strong>eksiklik</strong> arasında dengeyi sağlamak olarak tanımlarım.  Örneğin, cesaret aşırılığı korkusuzluk, eksikliği ise korkaklık olacaktır. Erdem, bu iki uç arasındaki orta yolun bulunmasıdır. İyi bir insan, her durumda doğru olanı seçmeye çalışır. Erdemli davranışlar, bilinçli seçimler ve akıl yoluyla ortaya çıkar. Bana göre, insan doğası gereği erdemli olmak için eğitilmelidir ve erdemli davranışlar alışkanlık haline getirilmelidir.</p><p><br/></p><p><strong>"Bilgi nedir?"</strong></p><p><br/></p><p>Ben, bilginin deneyim ve gözlemlerle elde edilebileceğini savunurum. Bana göre, insan bilgisi önce duyusal algıdan başlar ve zamanla bu algılar doğru çıkarımlar yapılarak bilgiye dönüşür. Bilgi, iki şekilde edinilebilir: <strong>doğa bilimi</strong> ve <strong>pratik bilgi</strong>. Doğa bilimi, nedensellik ilişkileriyle açıklanabilirken, pratik bilgi daha çok etik ve toplumsal hayatla ilgilidir. Ben, bilgiyi <strong>birinci dereceden nedensel bilgi</strong> olarak tanımlarım. Her şeyin bir nedeni vardır, ve bu nedensellik dünyayı anlamamıza olanak tanır.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><strong>"Gerçeklik nasıl anlaşılır?"</strong></p><p><br/></p><p>Benim metafizik anlayışım, <strong>form</strong> ve <strong>madde</strong> arasındaki ilişkiyi anlamaya dayanır. Ben, her varlığın hem bir <strong>formu</strong> (özdeki şekli) hem de bir <strong>maddeyi</strong> (bu şeklin somutlaştırıldığı madde) olduğunu belirtirim. Gerçeklik, formun maddede somutlaşmasıdır. Bana göre, varlık, sadece biçimsel değil, aynı zamanda maddi bir yapıdır. Gerçekliği anlamak için, bir şeyin formunu (özünü) ve maddesini (görünür yönünü) bir arada incelemek gerekir.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><strong>"Erdemli bir toplum nasıl olur?"</strong></p><p><br/></p><p>Ben, siyasetin de felsefenin bir parçası olduğuna inanırım ve en iyi yönetim biçiminin <strong>ermiş</strong> bir toplumda ortaya çıkacağını savunurum. Ben, şehir devletinin insanın doğasında var olan bir organizasyon olduğunu düşünürüm. İyi bir yönetim, erdemli bireylerden oluşan bir toplumda var olabilir. İyi bir toplumda, insanların ortak iyiye hizmet etmesi ve erdemli bir şekilde yaşamaları sağlanmalıdır.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><strong>Aristoteles Kartal İmam Hatip'i ziyaret etse ne derdi?</strong></p><p><br/></p><p>Gençler, okulunuza geldiğimde çok hoş karşılandım. Fakat sizlerin misafirperverliği biraz aşırılığa kaçmış gibi geldi. Bilirsiniz ben aşırılığı sevmem. Bu noktada biraz daha dengeli olmanız naçizane tavsiyemdir. Ayrıca Platon hocamın ve benimki gibi sizin de akademiniz varmış. Özkan Hocanız da felsefi değiniler yapıyormuş bu akademi kapsamında. Umarım beni ve düşüncelerimi iyi ve dengeli bir şekilde okuyorlardır. Akademinizde ben de misafir öğretmen olarak ders vermek isterim. Ayrıca akademinizin sloganını -"Parçaya dokun, bütünü keşfet." - çok beğendim.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3160956757/ef9b507520520cac7a584664f31e8227/IMG_5528.jpg" />
         <pubDate>2024-12-15 06:29:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260463807</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Enes Ordukaya 11-B 478</title>
         <author>enesbyburt</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260466323</link>
         <description><![CDATA[<p>Eğer İbn Sina’nın (Avicenna) bir sosyal medya profili olsaydı, nasıl bir hesap olurdu?</p><p>Profil Biyografisi <br>📜 İbn Sina (Avicenna)&nbsp; <br>🖋️ "El-Kanun fi't-Tıb" Yazarı<br>🌍 11. Yüzyılın Rönesans İnsanı<br>🛠️ Astronomi, Matematik, Fizik ve Edebiyat Araştırmacısı<br>📍 Buhara’dan Eskişehir’e Bilim Yolculuğu<br>💙💛 Fenerbahçe Taraftarı</p><p><strong>Yaşamı</strong><br>İbn Sînâ pozitif ilimlerde ve felsefede çok eser yazmış olmakla beraber asıl tıp alanında rakipsiz bir otorite olarak kabul edilir. Orta çağ tıbbının önde ge- len temsilcisidir. İbn Sînâ 980 yılı Ağustos ayında Buhara yakının- daki Efşene kasabasında doğmuş ve 21 Haziran 1037 de 57 yaşında Hamedan' da ölmüştür.</p><p>-<strong>Takipçileri Kimler Olurdu</strong>?-<br>Instagram'da geri takip mevzusu olduğu için karşılıklı takiplesirdi. Ve tabiki felsefe, tıp ve bilim meraklıları takip ederdi.<br>KAİHL Öğrencileri</p><p><strong>Kimleri Takip Ederdi?</strong><br>Aristoteles <br>Hipokrat <br>Elon Musk<br>@mescid.simulasyonu'nun sıkı takipçisi olurdu.</p><p><strong>Neler Paylaşırdı?</strong><br>Felsefi Notlar <br>Halk sağlığına fayda sağlayacak bilgiler <br>Günlük hayatta ilham kaynakları <br>Hayırlı Cumalar mesajları <br>Soracağı Sorular:<br>"Tıp bir sanattır; peki, sanatın özü nedir sizce?"<br>"Beden ve ruh, birbirini nasıl etkiler? Hangisi daha önce iyileşmeli?"<br>"Bilimin bugünkü geldiği noktayı görseydim, en çok hangi keşif beni şaşırtırdı?"<br>"Eğer bir hastalıkla ilgili bir sorunuz varsa bana yazabilirsiniz, birlikte çözüm arayabiliriz."</p><p>Filozof okulumuzu ziyaret etseydi hayran kalırdı. Bu yaş dönemindeki öğrencilere böyle felsefe yapılacak ortam sağlanıp hiç kullanılmamasini büyük bir başarı olarak kabul edip tebrik ederdi heralde.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 06:40:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260466323</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Yunus Kul 11/C 382</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260515311</link>
         <description><![CDATA[<p>Aziz Agustinus, MS 354 yılında Roma İmparatorluğu'nun Afrika eyaleti Tagaste'de doğdu. Gençlik yıllarında hayatı tam bir "şuursuz" dönemdi diyebiliriz. Annesi Azize Monika, onu kurtarmaya çalışırken dua etmekten yorulmadı ama genç Agustinus, eğlence, felsefi arayışlar ve Maniheizm gibi "cool" görünen akımlara kapıldı.</p><p>Bir gün Milano’da Aziz Ambrosius ile tanışınca işler değişti. Hristiyanlık ona yalnızca bir din değil, aynı zamanda "çıkış yolu" sundu. 386 yılında Tanrı’nın lütfuyla vaftiz oldu. Daha sonra ise düşüncelerini yazarak ve tartışarak Batı Hristiyanlığı’na damga vurdu.</p><p>Ölümü: 28 Ağustos 430. Vandallar şehir kapısına dayandığında bile Agustinus, "Benim işim dua etmek" diyerek son anlarını ibadetle geçirdi. Şöyle derdi:</p><p>"Kaos mu var? Benlikte çözüm üretmeye başla."</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri</p><p>@platonfilozof, @aristotales, @pavlus, @kitapkurduakademi,@yunuswashere3</p><p><br/></p><p>Takipçileri</p><p>@thomasaquinas, @martinluther, @johnkalvin,@dmy_info</p><p><br/></p><p>Paylaşımları</p><p>1. Gönderi</p><p>Soru: Gençliğinizde neden Maniheizm’e kapıldınız?</p><p>Cevap: Ah gençlik! Bazen insan, çelişkilerle dolu bir felsefeye “daha havalı” olduğu için inanır. Maniheizm, iyilik ve kötülüğü iki farklı gücün savaşı gibi gösterir. O zamanlar bana bu Star Wars gibi gelmişti! Ama sonra fark ettim ki kötülük, Tanrı’nın değil, insanın yanlış seçimlerinin sonucuydu. Özgür irade "iyi"yi seçtiğinde kötülük diye bir şey kalmaz.</p><p><br/></p><p>2. Gönderi</p><p>Soru: Tanrısal lütuf olmadan insan kurtulamaz mı?</p><p>Cevap: İnsan doğuştan günahkârdır, arkadaş! Kendi başına uğraşır, didinir ama sonuç? Boşa kürek çekmek... Tanrı’nın lütfu olmadan kurtuluş mümkün değil. Ama bu lütfu hak etmek için insanın yapması gereken doğru yolu seçmek ve "kendini bilmek"tir. Şöyle diyelim: Tanrı kapıyı açar, içeri girmek sana kalır.</p><p><br/></p><p>3. Gönderi</p><p>Soru: Donatistler ve Pelajyanistler hakkında ne düşünüyorsunuz?</p><p>Cevap: Ah Donatistler! “Kilise sadece günahsızlardan ibarettir” diyorlar. İyi de kardeşim, kilise bir hastane gibidir; hasta olan gelir. Hepimiz günahkârız zaten!</p><p>Pelajyanistler mi? Onlar da "Kendi çabamızla kurtulabiliriz" diyor. Yani Tanrı’nın lütfu olmasa da olurmuş. Güler misin, ağlar mısın? Dostum, kimse tek başına bu yükü taşıyamaz. İyi ki Tanrı’nın lütfu var!</p><p><br/></p><p>4. Gönderi</p><p>Soru: Tanrı Devleti’ni yazma sebebiniz neydi?</p><p>Cevap: 410 yılında Roma, Gotlar tarafından işgal edildiğinde millet, “Hristiyanlık Roma’yı zayıflattı!” diye feryat ediyordu. Dedim ki, bir durun! Roma çökebilir ama Tanrı Devleti ebedidir. İnsan yapımı devletler gelir gider, ama Tanrı’nın düzeni sonsuzdur. Tanrı Devleti’nde vatandaş olmak için sadece iman gerekir. Roma’nın düşüşü mü? Koca bir imparatorluğun çökmüş olması, Tanrı’nın planında bir virgül bile değildir.</p><p><br/></p><p>“Tanrı’ya dönmek isteyip de nasıl döneceğini bilemeyenlere önerim: Biraz itiraf etmekle başlayın. (Detaylar için ‘İtiraflar’ kitabıma göz atın!)”</p><p><br/></p><p>Aziz Agustinus, yalnızca bir teolog değil, aynı zamanda bir filozof ve büyük bir “inanç psikoloğu” olarak kabul edilir. Batı düşüncesinin temellerini atmış ve Orta Çağ boyunca Tanrı, insan ve kötülük gibi sorulara verdiği cevaplarla yol gösterici olmuştur.</p><p><br/></p><p>Son Söz: “Geç olsun, güç olmasın… Ama Tanrı’ya dönüş, ne kadar erken olursa o kadar iyi olur!”</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 08:59:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260515311</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Muhammet Uysal 11-D 250</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260516379</link>
         <description><![CDATA[<p><br/></p><p><strong>Hayatı</strong> </p><ul><li><p> 1968 doğumlu </p></li><li><p> Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve İktisat bölümlerinde çift anadal</p></li><li><p> Felsefe Yüksek Lisans (1994): An Introduction to the Ontological Foundations of Gödel’s Incompleteness Theorems</p></li><li><p> Felsefe Doktora (2000): The Theory of Object in Kant’s Transcendental Thought and Some Consequences of a Deepening of This Theory</p></li></ul><p>Hali hazırda İSAM yönetim kurulunda görevde.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><strong>Takip ettikleri:</strong> Immanuel Kant, Leibniz, Aristoteles, TDV İSAM</p><p><br/></p><p><strong>Takipçileri:</strong> Hamza Seven, Murteza Bedir, İSAM, İLEM</p><p><br/></p><p>PAYLAŞIMLAR </p><p><br/></p><p>" Abi sana kaç kez dedim, yine diyorum. Mtematik öyle sandığın gibi sadece soyut kavramlar dizisinden ibaret değil. Aynı zamanda ontolojik olarak nesnelerle bağlantılı. Matematiğe bu bağlantıyla yaklaşmalıyız. Matematiksel doğruları, yalnızca sentetik veya analitik ayrımlara indirgeyemeyiz. Bak bu kitabı (Matematik ve Metafizik: Sayı ve Nesne) bi oku sonra sen de anlayacaksın zaten."</p><p><br/></p><p>" Ahlâkî normlar benim de uzun müddet kafamı yordu. Bunlar toplumsal uzlaşıdan mı ibarettti? Yoksa bu normların nesnel bir ahlâkî temeli var mıydı? Özgür irade olmadan ahlâkî normlar ele nasıl alınır? Lakin bu tefekkürler insanı ister istemez ahlâkî normların metafiziksel bir temel ile nesnelliğinin olduğuna itiyor."</p><p><br/></p><p>"İnsanın varlık ve hakikat arayışını, Nebi'nin rehberliği ağında derinlemesine ele almak lazım. Biz de bu çalışmamızda varoluşun anlamı, insanın evrendeki yeri, gerçeklik ve hakikatin nasıl kavrandığı gibi felsefi soruların, peygamberlik kavramı ve Nebi'nin getirdiği ilahi mesajlar bağlamında nasıl yorumlandığı üzerinde duracağız." </p><p><br/></p><p>"Neyleyim gerçekliği neyleyim varlığı,</p><p>İçinde var olan Nebi olmayınca."</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 09:02:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260516379</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Alperen uysal 11-C 109</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260522987</link>
         <description><![CDATA[<p>Aristoteles</p><p><br/></p><p>Yaşamı:</p><p>MÖ 384’te Stagirada doğan Aristoteles, 17 yaşında Atinaya giderek Eflatunun Akademisinde 20 yıl Eflatunun yanında kaldıktan sonra Makedonya’ya gidip Büyük İskenderin hocası oldu. MÖ 335 de Atinaya dönerek kendi okulu Lykeionu kurdu.Felsefe dışında bir çok alanda eser veren Aristoteles, bilginin ancak gözlem ve akıl yürütmeyle elde edilebileceğine inanıyordu ve bu anlayışıyla Batı düşüncesine yön verdi.</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri:</p><p><br/></p><p>Eflatun: Akademi’nin kurucusu ve idealizm felsefesinin öncüsü.</p><p><br/></p><p>Sokrates: Ahlaki sorgulama ve erdem üzerine etkili düşünceler geliştirmiştir.</p><p><br/></p><p>Takipçileri:</p><p><br/></p><p>Büyük İskender: Felsefe ve liderlik anlayışında Aristoteles’in etkisini taşıdı.</p><p><br/></p><p>Thomas Aquinas: Aristoteles’in fikirlerini Orta Çağ teolojisiyle birleştirerek yeniden yorumladı.</p><p><br/></p><p>Paylaşımları:</p><p>Aristoteles, düşünce tarihinde pek çok alanda çığır açtı. Metafizik eserlerinde varlığın temellerini sorguladı: "Varlık nedir?" sorusuyla insanın en temel sorularından birine yöneldi. Günümüzde bu soruyu "Felsefe ödevi olmadan bir varlık gösterebilir miyiz?" şeklinde yorumlayarak insan doğasını tartışabiliriz. Nikomakhosa Etik adlı çalışmasında mutluluğun insan yaşamının nihai amacı olduğunu savundu ve -Mutlu bir hayat nasıl yaşanır?-diye sordu.Ünlü bilgin DMY'nin "Felsefenin katili" olarak nitelendirdiği RAP müzikleri gerçekten mutluluk kaynağı mı, yoksa sadece zaman mı çalıyor? diye ekleyebiliriz. Politika adlı eserinde ise "En iyi yönetim biçimi nedir?" sorusunu gündeme getirdi.Bu yönetimin tek,grup yada toplum tekelindemi olması gerekli olarak düşünebiliriz.</p><p> Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi?</p><p>Aristo: Bilginin paylaşımı, toplumun erdemle gelişmesi için elzemdir.Burada hem sahip olduğunuz Etik değerler hemde almakta olduğunuz mantık yolunu tutan ilimler size çok yönlülük konusunda farklı bir kapı açacak.</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 09:19:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260522987</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Alper Talha Kavak 11-D 371</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260590680</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Hayatı: </strong>Thomas Aquinas İtalya’da 1225 yılında dünyaya geldi. Monte Cassino Manastırı’nda eğtimine başlayan Aquinas daha sonrasında Napoli ve Paris Üniversitelerinde eğitimine devam etti. Köln’de asistan olarak başladığı öğretim faaliyetlerine Fransa ve İtalya’ da devam etti. 1274’te 49 yaşındayken öldü. 1322’de aziz ilan edildi. Genç yaşta Dominiken tarikatına katılması onun eğtim hayatının şekillenmesinde etkili oldu.</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Takip ettikleri: </strong>@aristo, @albertusmagnus, @ibnrüşd, @azizagustinus</p><p><strong>Takipçiler: </strong>@KatolikKilisesi, @etiennegilson, @jacquesmaritain,</p><p><strong>Paylaşımlar</strong></p><p>1)&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnanç- akıl ilişkisi nasıldır?</p><p>Bu soruyu cevaplamak için ilk olarak felsefeyle teolojinin ayrımını yapmak gerekir. Felsefe akıl ile kanıtlanabilen şeyleri, teoloji ise inanca dayanan bilgileri kapsar. Burada inanç kısmı ilk kabulleri kapsar ve Tanrı’nın vahiylerini kaynak alır. Yani aklın inanca inancın ise akıl alanına, aklına ise inanç alanına bir etkisi olamaz. Biz bilgileri vahiyden kaynak aldığımız zaman akıl bu bilgileri kanıtlamada ve anlamlandırmada devreye girer. Yani inanç ve akıl birbirlerinden ayrı kavramlar olsa da bu ikisi birbirlerini tamamlarlar.</p><p>2)&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tanrı var mıdır?</p><p>Tanrı’nın varlığı hakkındaki tartışmalar hep olmuştur. Bana göre Tanrı kesinlikle vardır. Bu görüşümün sebepleri ise şunlardır:</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir olayın yaşanmasına başka bir olay sebep olur. O olayın yaşanmasına ise başka bir olay. Bu durum bir zincir halinde gider ancak bu zincir sonsuza dek gidemez. Çünkü böyle olursa ilk neden anlaşılamaz. Yani bu neden zincirinin başında bir ilk neden olması gerekir ve bu nedenin başka hiçbir sebebe gerek duymadan var olması gerekir. Bu neden ise Tanrı’dır.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Biz etraftakilerimizi belirli ölçütler bakımından kıyaslarız. Mesela etrafımızdaki bazı varlıklar diğerlerinden daha güçlüdür. Bizim bu kıyası yapabilmemiz için bir en güçlüye ihtiyaç gerekir. Her ölçütte de bir en iyi ve en mükemmeli gerekir. &nbsp;Bu en iyi ve en mükemmel varlık ise Tanrı’dır.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Varlıklar zorunlu ve zorunsuz varlık olmak üzere ikiye ayrılır. Zorunsuz varlıklar var olmaları için bir sebebe ihtiyaç duyarlar. Yani zorunsuz varlıkların var olabilmesi için zorunlu bir varlık gerekir. Bu da Tanrı’nın varlığına bir delildir.</p><p><strong>Okulumuza gelseydi:</strong></p><p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Okulda akla dayanan fen derslerinin olmasının yanında dini derslerin de olmasını gerçekten güzel olmuş. Böylece akıl ve inanç arasındaki bütünlüğü yakalamak öğrenciler için daha kolay olacaktır.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 11:48:19 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260590680</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Aziz Aurelius Augustinus </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260599456</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Biyografi</strong>:</p><p>   13 Kasım 354 tarihinde Thagaste, Numidya’da doğdum. Babam Patricius Pagan ve annem Monica (Tanrı onu korusun) Hristiyan’dı. Dünya’ya Roma’nın çöküşü ve Hristiyanlığın kabulünün peşine geldim. Roma kültürü içinde eğitildim ve Latince’den başka dil öğrenmedim.</p><p>   17’mde atalarım Berberilerin memleketi, Kartaca’ya gittim ve burada Roma Afrikası’nda çalkantılı bir öğrencilik hayatı ile Latin tarihçiler ve şairleri inceleyerek retoriğimi geliştirdim Tanrı’ya şükür.</p><p>   18’imde Mani felsefesini öğrendim ve 9 yıl kadar bu felsefeyle dünyaya baktım. 386 senesine kadar kafam çok karışıktı ancak o yıl Tanrı bana hidayeti verdi ve Hristiyan oldum.</p><p>   395’te Psikopos oldum ve daima hakkı savunup mazlumu korudum. Ömrümün geri kalanını Tanrı’ye hizmet etmeye adadım ve 28 Ağustos 430’da vefat ettim.</p><p><strong>Takip ettikleri</strong>: </p><p>Ambrosius, Ambrosiaster, Anaximander, Antonios, Arnobius, Aristoteles, Cicero, Kartacalı Siprianus, Poitiersli Hilaire, Horace, Lactantius, Lucan, Monica, Optatus, Pavlus, Persius, Platon, Plotinos, Quintilian, Sallust, Lucius Annaeus Seneca, Socrates, Stoacılık, Terentius, Tikonius, Varro, Victorinus ve Virgil</p><p><strong>Takipçiler</strong>:</p><p>Aziz Augustinus’tan Sonraki Batı Filozofları Kulubü, Aziz Augustinus’tan Sonraki Katolik Teologları Kulubü…</p><p><strong>Gönderiler</strong>:</p><p>•“Gerçek huzuru ve anlamı ararken, dünyadaki tüm dünyevi şeyler geçici değil midir? Tanrı’ya yönelmek, bizi asıl huzura kavuşturmaz mı?”</p><p>•“Özgür irade, gerçekten özgür mü? Yaptığımız seçimler Tanrı’nın iradesiyle nasıl bir ilişki içinde?”</p><p>•“İnsanın içindeki karanlık, onun asli halinin bir parçası mı, yoksa bir yabancı mı? Gerçek benliğimi bulmak için Tanrı’nın ışığına ne kadar yaklaşmam gerekir?”</p><p>•“Tanrı’nın varlığını sorgulamak, insanın en büyük sorumluluğu mudur, yoksa sadece imanın derinleşmesi mi gerekir?”</p><p>•“Her insan, Tanrı’nın arzusunu ne kadar kavrayabilir? İnsanın Tanrı’yı tamamen anlaması mümkün mü, yoksa O’nu anlamak her zaman bir arayış mıdır?”</p><p>•“Günah ve kurtuluş, insanın özgür iradesiyle mi yoksa Tanrı’nın lütfuyla mı mümkün? İnsan kendi kurtuluşunu nasıl seçer?”</p><p>•“Tanrı’nın varlığını sorgulamak, ruhun en doğal eylemi midir? Yoksa iman, bir insanın gerçek özüyle ne kadar örtüşür?”</p><p>•“Dünya üzerindeki acı ve kötülük, Tanrı’nın varlığını nasıl etkiler? Acıdan öğrenilen dersler, Tanrı ile yakınlaşmanın bir yolu olabilir mi?”</p><p>_________________________________________</p><p><strong>KAIHL’ye gelse söyleyecekleri</strong>:</p><p>   Bakın çocuklar, unutmayın ki insan yalnızca bedenden ibaret değil, ruhuyla da vardır. Mutlak hakikati aramak, Tanrı'yı anlamakla başlar. Toplumda nasıl bir rol üstlenirseniz üstlenin; geliriniz, statünüz ne olursa olsun asıl sorumluluğunuz, içsel huzurunuzu ve Tanrı ile olan bağınızı keşfetmektir. Hangi bilgiyi öğrenirseniz öğrenin, onu ruhsal olgunluğunuz için kullanın. Çünkü bilgi, sadece bir araçtır; önemli olan onu nasıl kullanıp, neye dönüştürdüğünüzdür. </p><p>   Akıl ancak Tanrı'nın bize verdiği bir lütuftur ama şunu da unutmayın ki akıl Tanrı'yı anlamak için yalnızca bir araçtır. Bazı soruları, ancak imanla açıklayabilirsiniz. Ben ‘anlayabilmek için inanıyorum’. Felsefe ve bilim size dünyayı gösterir ama Tanrı'nın aşkını ve varoluşun anlamını yalnızca kalbinizle hissedebilirsiniz. Bu ise varlığınızla elde edebileceğiniz en değerli olgudur.</p><p>   Gençler bir de… Tatile denk geliyor ama 15 Haziran’da ve 28 Ağustos’ta yortu var malumunuz. Kiliseye bekleriz yani zaten hiç uğradığınız da yok, iki kelam eder ilahi söyleriz.</p><p>   Haydi kalın sağlıcakla…</p><p><br/></p><p><br/></p><var>Kayra Onur Konuk  
    ,213, 11/B      </var><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://tr.wikipedia.org/wiki/Augustinus" />
         <pubDate>2024-12-15 12:06:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260599456</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-C Ahmet Kerem Kapucuoğlu</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260636475</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>René Descartes(1596-1650) Fransız filozof ve matematikçiydi. Yaşamı boyunca çoğunluklu olarak Hollanda , İngiltere gibi ülkelerde hizmetler vermiş , analitik geometriyi icat eden , "Modern Felsefe'nin kurucularından biri olarak kabul edilen , Hollanda Altın Çağı'nın önemli entelektüellerinden biridir. </strong></p><p><br/></p><p><strong>Takip Ettikleri</strong></p><p><strong>-Augustine</strong></p><p><strong>-Galileo Galilei</strong></p><p><strong>-</strong>Marin Mersenne</p><p>-Montaigne</p><p>-Eyüp B.</p><p><br/></p><p>Takipçileri </p><p>-<a rel="noopener noreferrer nofollow" class="new" href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Gilles-Fran%C3%A7ois_Boulduc&amp;action=edit&amp;redlink=1">Gilles Francois</a></p><p>-Rene Fede</p><p>-Isaac Beeckman</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Post Başlığı: <strong><em>Cogito Ergo Sum</em></strong></p><p><br/></p><p>Günlerden bir gün her şeyi sorgulamaya karar verdim, evet her şeyi... Duyularımı, bedenimi, inançlarımı, doğru bildiklerimi her şeyimi... Çünkü belki her şey bi yanılsamaydı. Ama ne kadar çabalasam da bir şeyden asla şüphe edemediğimi fark ettim .Düşündüğümden... Ve o an şunu fark ettim. Ben <em>düşünüyorum, o halde varım!!!</em></p><p>Kendimi daha derinlemesine inceledim. Ben bir beden miydim, bir et parçası mı? Hayır, çünkü beden olmadan da kendimi düşünebiliyordum. Peki, beni ben yapan şey neydi diye soruyordum ve cevabı da buldum. Düşünmekti. İşte bu yüzden varlığımın özü "düşünmektir." Ben düşünen bir şeydim .</p><p><br/></p><p> Değerli takipçilerim zaman ayırdığınız için teşekkür ederim bir sonraki postumuzda "öz" mevzusunu biraz daha açacağım , kaçırmamak için takip etmeyi unutmayın. #felsefe #modernfelsefe #DüşünüyorumÖyleyseVarım</p><p><br/></p><p>Post Başlığı : <strong><em>Ruh ve Beden... İkisi bir ama tamamen farklı mı?</em></strong></p><p><br/></p><p>Geçenlerde kahvemi yudumlarken düşünüyordum kendi kendime zihnim ve bedenim hakkında. Düşündükçe ikisinin birbirinden tamamen farklı olduğunu fark ettim ; biri düşünür, diğeri yer kaplar. Ama her ikisi de kendi içinde birer tözdür. (Bilmeyen takipçilerim için tözün ne olduğunu kısaca açıklayayım: Töz , varlığın özünde olan , onu ayakta tutan , bir şeye bağımlı olmayan şeydir ben tözü kendi içinde ikiye ayırıyorum : sonlu töz ve sonsuz töz olarak. Sonsuz töz tanrı , sonlu söz ise ruh ve beden idir.) Şimdi konumuza geri dönelim sizden ufak bir şey istiyorum .Bir bal mumu düşünün. İlk haliyle katı, soğuk, dokunulduğunda şekil alıyor ve vurulduğunda ses çıkarıyor. Ancak onu ateşe yaklaştırdığınızda, her şey değişir: Tadını, kokusunu, rengini kaybeder. Şekli erir, boyutları artar, artık sıvıdır. Ama bu değişime rağmen aynı bal mumu olduğunu kabul ederiz. Çünkü onu duyularımızla değil, aklımızla kavrarız!!! İşte bu yüzden beden düşünemeyen ama yer kaplayan bir şeydir , ruh ise yer kaplamaz ama düşünür kendi başına var olabilir , bu yüzden ruh bedenden üstündür sevgili takipçilerim . </p><p><br/></p><p>Değerli vaktiniz için teşekkür ederim aklınıza takılan olursa yorumlarda belirtebilirsiniz. #felsefe #modernfelsefe #DüşünüyorumÖyleyseVarım</p><p><br/></p><p><br/></p><p>(Descartes bir gün Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyarete gider. Descartes gözünden...)</p><p><br/></p><p>Vay canına bu gençler haftada 40 saat eğitim görüyorlar ne kadar güzel, ama bu öğrendikleri bilgileri sorguluyorlar değil mi ?</p><p>Yoksa sadece ezberleyip geçiyorlarsa veya dersi sadece notlar açısından değerlendirip üzerine hiç düşünmüyorlarsa vay hallerine...</p><p><br/></p><p>Burada güzel bi uyum yakalanmış hem dini hem de bilimsel eğitimi aynı anda alıyorlar , bu da modern felsefeye oldukça uygundur sevdim bu işi. Ama az önce de belirttiğim gibi burada öğrendikleri dini bilgiler umarım sadece ezberleyip geçmekten ibaret değildir.</p><p><br/></p><p>Genel olarak okulunuzu sevdim ; felsefe , akaid gibi sorgulama temelli dersleriniz olması oldukça hoş , duyduğum kadarıyla geometriniz ve matematiğiniz de oldukça kuvvetliymiş. Oldukça potansiyelli bir okul burası gençler akıllarını kullanmaya , sorgulamaya , şüphelerinin üzerine gitmeye devam ederlerse hem dini konularda hem de fen derslerinde hakikatlere ulaşabilirler. Onlara gitmeden son tavsiyem : Sorgulasınlar , sorgulamadan hiçbir şey öğrenemezler.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3175006357/3edf80c1751cc67c81443cd67c71e540/resim_2024_12_15_123618216.png" />
         <pubDate>2024-12-15 13:21:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260636475</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-E 149 Danyal Ok </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260638624</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Bildirim</strong>: <em>יַהֲדוּת</em> <strong>Takipten Çıktı</strong></p><p><strong>Bildirim</strong>: <em>Cemaat Mahkemesi </em><strong>Takipten Çıkarttı</strong></p><p>_____________________________________________</p><p><strong>Kullanıcı Adı:</strong> @SpinozaWisdom </p><p><strong>Bio:</strong> </p><p><strong>*Filosof</strong> | <strong>Rasyonalist</strong> | <strong>Yalnızca Gerçek*</strong></p><p>"Felsefe, hayatın anlamını anlama çabasıdır. Tanrı, doğa ve insan arasındaki bağı keşfetmeye davet ediyorum. <strong>#Panteizm #RasyonelDüşünce</strong>"</p><p><br/></p><p><em><sup>@dmy_info, @René_Descartes, @HumePhilosophy </sup></em><strong><sup>+22 kişi takip ediyor</sup></strong></p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları</strong></p><p><br/></p><p>"Evren, devasa bir okyanus gibidir. Bizler ise bu okyanusta yüzen küçük bir damlayız. Ancak bu damla, okyanusun tüm gücünü ve güzelliğini içinde barındırır. Kendimizi evrenden ayrı görmemiz, en büyük yanılgımızdır. Her şey birbirine bağlıdır ve her şey tek bir özün farklı tecellileridir." <strong>#EvrenveInsan</strong></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p>"Bazen gökyüzüne bakıp, yıldızların sonsuzluğunda kaybolduğumu hissederim. Bu kocaman evrende, bizim varlığımız ne kadar önemsiz gibi görünebilir. Ancak, her bir atom, evrenin sırlarını çözmeye çalışan bir bilinç taşıyabilir. Bu düşünce beni hem mütevazı hem de sonsuz derecede değerli kılar."  </p><p><br/></p><p><br/></p><p>"İnanç, korkudan doğan bir teslimiyettir. Akıl ise özgürlüğün anahtarıdır. İnsanlar, bilinmeyenin karşısında güvende hissetmek için inanç sistemlerine sığınırlar. Ancak, gerçek özgürlük, aklın rehberliğinde yaşamaktan geçer." <strong>#Akılcılık</strong></p><p><br/></p><p>"Etik, yalnızca kurallardan ibaret değildir. Etik, yaşama bir anlam verme sanatıdır. İyi ve kötü kavramları, kültürel ve tarihsel olarak değişebilir. Ancak, insanlık için ortak bir değer varsa o da empati ve merhamettir." <strong>#Etik</strong></p><p><br/></p><p>"Yahudilik, tıpkı diğer tüm dinler gibi, insan zihninin bir ürünüdür. Kutsal metinler, tarihsel koşulların ve siyasi güç mücadelelerinin bir yansımasıdır. Mucizeler ve peygamberler gibi kavramlar, insanları kontrol altına almak ve belirli bir sosyal düzeni korumak amacıyla oluşturulmuş mitlerdir." <strong>#GöktenİndiğiSanılanDogmalar</strong></p><p><br/></p><p>_____________________________________________</p><p><br/></p><p>Filozof KAIHL'ye gelse ne derdi?</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Bu denli inanç prangalarını kendi boynuna kendi rızaları ile geçirmiş bir insan topluluğu görmedim. Birde kendilerini "Eğitim Kurumu" olarak adlandırıyorlar.  İnsanları eğitmek adı altında özgürlüklerini kısıyorlar. İşbu doktrin bu denli şiddetle devam ederse okyanustaki eşsiz genç damlalar, kendilerini okyanusun tüm bu güzelliklerinden ayırıp başka bir varlık olarak görücekler. Ol zaman kendilerindeki güzelliklerine karşı da kör kalacaklar. (Sözüm İslam Filozofları'nı takip eden ekoldan dışarıdır.)</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3175302664/99872a5d3defae51a5fca1a59b763d60/4193432.jpg" />
         <pubDate>2024-12-15 13:25:19 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260638624</guid>
      </item>
      <item>
         <title>71 Bera Gayı 11/E</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260648438</link>
         <description><![CDATA[<p>Descartes&nbsp; 17. yüzyılda yaşamış Fransız matematikçi, filozof ve bilim insanı. "Düşünüyorum, öyleyse varım" ifadesiyle modern felsefenin temellerini atmıştır. Şüpheci ve rasyonalist kişiliğiyle bir kaç felsefi akımın da kurucularindandir. <br><br>Takip ettikleri: <br><br>Galileo Galilei<br>Augustinus <br>Pyrrhon <br><br>Takipçileri: <br><br>Baruch Spinoza<br>Isaac Newton <br><br>Paylaşımı:<br>"Tanrı’nın varlığını kanıtlamak mümkun müdür?<br>Benim düşünce sistemimde kesinlikle mümkündür. Şüpheci bir yaklaşımla yola çıkarak her şeyden şüphe ettim, fakat bir şeyden şüphe edemedim: düşünen bir varlık olarak kendi varlığımdan. Bu temele dayanarak, “Düşünüyorum, öyleyse varım” ilkesine ulaştım. Ancak bu noktada, varoluşumun nedeni üzerine düşündüm. Ben, kendi varlığımı açıklayamayacak kadar eksik ve sınırlı bir varlık olduğumu fark ettim. Bu sınırlı varlık, kendisinden daha büyük, mükemmel bir varlık tarafından yaratılmış olmalıdır: Tanrı. <br><br>Çünkü Tanrı fikri, zihnimizde doğuştan var olan bir kavramdır. Biz insanlar, eksik ve sınırlı varlıklar olduğumuz için mükemmel bir varlık fikrini kendimiz oluşturamayız. Bu fikir, Tanrı’nın kendisinden gelir. Tıpkı bir sanatçının eserinde imzasını bırakması gibi, Tanrı da varlığımızın içine kendi mükemmellik fikrini yerleştirmiştir. <br><br>Ayrıca, evrende düzen, yasalar ve matematiksel bir uyum görmekteyiz. Bu düzen, rastgele oluşamaz; bir düzenleyici, yani Tanrı, bunu yaratmış olmalıdır. Tanrı’nın varlığı, hem akıl hem de mantık yoluyla açıkça kanıtlanabilir. Bunun için bir akıl yürütme kullanabiliriz:<br>1. Bende bir Tanrı fikri var<br>2. Tanrı fikri her şeyin yaratıcısı, aşkın, sonsuz, en üstün akıl ve en üstün <br>bir güce sahip bir tözü ifade eder<br>3. Tanrı fikri benden kaynaklanan yani benim uydurduğum bir fikir<br>olamaz<br>4. O halde Tanrı fikrinin bir nedeni var olmalıdır<br>5. Çünkü sonradan olan hiçbir şey yoktan meydana gelemez <br>6. Nedenler sonuçları kadar veya onlardan daha çok gerçeklik içermelidir<br>7. O halde Tanrı fikrinin nedeni Tanrı’nın varlığı olmalıdır<br>8. O halde Tanrı vardır<br>Bu kısaca Tanrı fikrinden tanrının kanitlanmasidir. Birçok kişi için bu yeterince "mantıklı" gelmeyecek olsa da bu benim temel aldığım bir argumandır ve benim için yeterlidir. <br><br>Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi?<br>"Burada, dini inançlar ile bilimsel araştırmayı dengelemeye çalışmanız beni etkiledi. Şüpheyle sorgulamak ve aynı zamanda inancı korumak çok değerli."</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 13:41:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260648438</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ahmet Yahya Polat 11/B-460</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260683015</link>
         <description><![CDATA[<p><strong><mark>Prof. Dr. Ahmet Ayhan Çitil</mark></strong></p><p>ISAM YK Üyesi since 2022</p><p>Mantık | Matematik | Ahlak Felsefesi | Ontoloji</p><p>BOUN'91 Endüstri&amp;İktisat  ~ 29MU</p><p><em>2023 Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü </em>Sahibi</p><p><em>✒️The Theory of Object in Kant’s Transcendental Thought and Some Consequences of a Deepening of This Theory</em></p><p>"<em>Kant Okumaları</em>" "<em>Matematik ve Metafizik</em>" kitabım raflardadır.</p><p><br/></p><ul><li><p><strong>Takipler</strong>: @klasikdusunce @yakazadernegi @turkiyekanttoplulugu2020 @teklifdergisi ...</p></li><li><p><strong>Takipçiler</strong>: @ihsanfazlioglu @m.ali.goktas @yusufkaplan ...</p></li></ul><p><br/></p><p><strong>Paylaşımlar</strong> </p><p>--&gt;Teklif Dergisi yeni sayısı çıktı. Dergiye vermiş olduğum "İçinde Nebî'nin Var Olduğu Gerçeklik Nasıl Tasavvur Edilebilir?" başlıklı yazımdan küçük bir alıntı:</p><blockquote><p>...Sonuç olarak Müslümanların her daim terennüm ettikleri ve etmeye devam etmeleri gereken şarkının sözleri şöyle de ifade edilebilir:</p><p>Neyleyim gerçekliği, neyleyim varlığı,</p><p>İçinde var olan Nebî olmayınca! ...</p></blockquote><p><br/></p><p>--&gt;Ahlakî bir eylemin nesnel sınırlarını belirlemek mümkün mü? Özgürlük ve sorumluluk arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeliyiz. Kant der ki: "Bir felsefi metni anlamak, insanın kendi tecrübesini okumasıyla mümkündür." Peki ya siz, kendi tecrübenizi okuyabiliyor musunuz?</p><p><br/></p><p>--&gt;Bu akşam Diyanet TV'de Farklı Bakış programına konuk olacağız. "İslam dünyasının içinde bulunduğu krizleri aşmada tarih boyunca düşünce üretimi nasıl bir rol oynamıştır, bugün nasıl bir düşünce üretimine ihtiyacımız vardır?" sorularına cevap arayacağız. Ekran karşısına bekleriz.</p><p><br/></p><p>--&gt;Modern bilimin mekanik düşünceye dayalı kavrayışı başarılı görünüyor. Ancak doğayı salt ‘nedensellik’ üzerinden düşünmek, başka neyi kaybetmemize yol açtı? Gödel’in eksiklik teoremleri, bize matematiğin sınırlarını öğretiyor. Peki ya ahlâkın sınırları?</p><p><br/></p><p><strong>Comments</strong></p><p>—özellikle bilim felsefesi ve varlık felsefesi konusunda uzman olan çitil'in kant dersleri sıradışıdır. alanına ilişkin yetkinliğinin yanısıra hocalığı da tadından yenmeyecek cinstendir. ayhan hoca, titizlik ve dakiklik gibi nitelikler ile bunlarla çoğu zaman aynı bünyede bulunamayacak olan cana yakınlık ve espritüellik gibi özelliklere de sahiptir. velhasılıkelam, kendisi tanışılası ve bilimum konuda danışılası bir kimsedir...</p><p><br/></p><p>—Necip Fazıl ödülü hakaret gibi olmuş; almasaymış daha iyiymiş. İlahiyat/Şeriat/Tarikatçılardan bu nasıl bir sinsiliktir? Türkiye Kant Topluluğu, "Anti-Laik" olan Necip Fazıl ünvanlı bu ödülün nesini tebrik edip "<s>Laiklik</s>" konusunda nerede durmakta, hangi amaca hizmet etmektedir?</p><p><br/></p><p>—Ayhan Çitil &gt; Kant derken ciddiydik 😎</p><p><br/></p><p>—Ayhan Çitil Kantçı hoca da Kantçılardan pek haz etmiyor. Normaldir çağdaş felsefede onca güzel filozof varken tfk denen kurum her yıl Kant semineri düzenleyip Kant ve Heidegger'in eserlerini çevirseler ben de sevmem.</p><p><br/></p><p>—islamcıların pek sevdiği öğretim üyesi. klasik düşünce okulu'nda verdiği erişime açık derslerin kayıtlarına bakarsanız neden mütedeyyin kesimin gözde hocası olduğunu anlarsınız.</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3175752216/d5b639f308276e465edfaa75a2a75e0c/prof__dr__ahmet_ayhan_citil_odul_toreni.jpg" />
         <pubDate>2024-12-15 14:36:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260683015</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-B 206 Muhammed Emir Akkuş</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260701754</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Immanuel Kant’ın Sosyal Medya Profili</strong></p><p><br/></p><p><strong>Yaşamı:</strong><br>1724’te Königsberg’de doğdu. Alman filozof olan Kant, bilgi, ahlak ve estetik üzerine çalışmalarıyla tanınır. Eleştirel düşüncenin babasıdır ve "Saf Aklın Eleştirisi" en bilinen eseridir.</p><p><br/></p><p><strong>Takip Ettikleri:</strong></p><ol><li><p><strong>David Hume</strong> </p></li><li><p><strong>Jean Jacques Rousseau</strong> </p></li></ol><p><br/></p><p><strong>Takipçileri:</strong></p><ol><li><p><strong>Georg Wilhelm Friedrich Hegel</strong> </p></li><li><p><strong>Arthur Schopenhauer</strong> </p></li></ol><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları:</strong></p><ul><li><p>"Saf Aklın Eleştirisi"<br>"Bilgimiz nerede başlar ve nerede sona erer? Deneyimlerimiz dışında bir şey bilebilir miyiz?"<br>Kant bu paylaşımda, insan zihninin sınırlarını anlamaya yönelik sorular sormaktadır. Evrensel bilgiye ulaşmanın mümkün olup olmadığını tartışır.</p></li><li><p> "Ahlak Yasası ve Özgürlük"<br>"Evrensel ahlak yasası nedir? İrade özgürlüğü mümkün müdür, yoksa tamamen doğa yasalarına mı bağlıyız?"<br>Burada Kant, etik bir davranışın temelinde yatan "kategorik imperatif" ilkesini açıklıyor. Ona göre, ahlaki eylemler herkes için geçerli olan evrensel bir yasaya dayanmalıdır.</p></li><li><p>"Güzellik ve Estetik Yargı"<br>"Bir şey neden güzel? Güzellik bireysel bir deneyim mi, yoksa evrensel bir ilke mi?"<br>Estetik yargının öznelliği ve evrenselliği üzerine düşünceler paylaşır. Doğal güzelliğin insanın ahlaki duygularıyla nasıl ilişkili olabileceğini sorgular.</p></li><li><p>"Aydınlanma Nedir?"<br>"Aklını kullanma cesaretini gösterebilir misin? Başkalarının rehberliğine bağlı yaşamaktan ne zaman kurtulacağız?"<br>Kant, bu paylaşımıyla insanları bireysel düşünce ve akıl kullanımı konusunda cesaretlendirmek ister. Aydınlanmayı "insanın kendi aklını kullanma cesaretini kazanması" olarak tanımlar.</p></li></ul><p><br/></p><p><strong>Filozof Okulumuza Gelse Ne Söyler?</strong></p><p>Bu okulda, akıl yürütmeyi teşvik eden bir eğitim görüyorum. Öğrenciler yalnızca bilgiye ulaşmıyor, aynı zamanda eleştirel düşünme yeteneğini geliştiriyorlar. </p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 15:05:53 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260701754</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-C Ahmet Emre Duran </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260723913</link>
         <description><![CDATA[<p>@ayhancitil</p><p>BOÜN Endüstri Mühendisliği</p><p>29 Mayıs üniversitesi </p><p>Yazar/Filozof </p><p><br/></p><p>Takip edilenler: Kant, Aristo, spinoza</p><p>Takipçiler: Doğuhan Murat Yücel, Ahmet Emre , Müslüm Gürses </p><p><br/></p><p><br/></p><p>Paylaşımlar</p><p><br/></p><p>Sen şimdi adamı tanımadan gelmişsin bide onun yerine paylaşım yapıyorsun değil mi insan bir kitabını okur, bir videosunu izler sen oh. Kara cahiller sizi alın kant okumaları &amp; birinci kritik.</p><p><br/></p><p>Sen şimdi matematiği hafife mi alıyorsun kara cahil öyle yattığın yerden yorum yapmak kolay sen sen ol yatıyorum deme şu kitabı oku ufkun açılsın. Zaten bu kitap dünyanın en iyi kitabı (!) Yazarı da benim. Kitap ise matematik ve metafizik.</p><p><br/></p><p>Ey kara cahiller şimdi bizi aydınlatan peygamberin izinden gitmeyelimmi yarın geç dün geçti... Artık uyan!</p><p><br/></p><p>Birincisi tuttu ikinciyi yazdım alın okuyun kara cahiller kant okumaları &amp; ikinci kritik. Siz istediniz biz yaptık artık daha ak ama hala </p><p>kara cahilsiniz.</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 15:38:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260723913</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Amine Ateşoğlu 11-F 565</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260747745</link>
         <description><![CDATA[<p>Thomas Aquinas</p><ul><li><p>Hayatı: Zengin bir ailenin çocuğu olarak 1225’te dünyaya gelen Thomas Aquinas bilgi felsefesi, siyaset, metafizik, astronomi, matematik gibi alanlarla ilgilenmiştir. 1322’de Aziz ilan edilmiş, 1567’de ise Papa tarafından “Kilise Doktoru” mertebesine yükseltilmiştir. 1879’da öğretileri Katolik Kilisesi’nin resmi görüşü durumuna getirilmiştir. 1274 yılında vefat etmiştir.</p></li><li><p>Takip ettikleri:</p><p>- Aristoteles</p><p>-Albertus Magnus</p><p>-Augustinus</p><p>-Guillaume de Moerbeke</p></li></ul><ul><li><p>Takipçileri:</p><p>-Aristoteles</p><p>-Albertus Magnus</p><p>-Augustinus</p><p>-Guillaume de Moerbeke</p></li></ul><ul><li><p>Paylaşım 1: Muhterem takipçilerim bana özelden bir yığın soru gelmiş toplu buradan cevaplayayım istedim. Aristoteles Felsefesi, Hristiyan dinine aykırı değildir. Aklınızı kullanmak sizi dinden çıkarmaz aksine akıl ve inanç birlikte çalışarak tanrının varlığına delil olan şeylere ulaşabilirsiniz. Nasıl olacak diye sorarsanız hikayeye linkini eklediğim&nbsp; “Summa Theologica” adlı kitabımı sipariş edebilirisiniz. 8 yılda yazımını bitirdiğim kitabın içinde 5 mantıksal argüman ile Tanrın varlığını doğa yolu ile kanıtlama savunularım bulunmakta. Yaklaşık 3 iş günü içinde elinize ulaşacak kitabın ufkunuzu açacağına inanmaktayım. Ayrıca Aristotelesi yanıma shopladığım bu fotoğrafı da beğenirseniz çok memnun olurum. Konu ve fotoğraf hakkındaki yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum aşağıda buluşalım.</p></li><li><p>Paylaşım 2: Hepinize hayırlı günler bilgelik seven arkadaşlarım. Büyük Albert zamanında hakkımda&nbsp; “Biz ona “Aptal Öküz” adını verdik, ama Thomas o kadar yüksek sesle böğürecek ki, sesi tüm dünyada duyulacaktır” demiş. Neyse ki filozofların haksız olma ihtimalleri yok. Çok uzatmadan günün sorusu için anket açıyorum. Tanrı tüm varlıkların nedeni midir? Etrafımızdaki tesadüfi her şeyin varlığının bir tesadüfi olmayan bağımsız kaynağa ihtiyacı yok mudur? Cevabı saat 20.00 de paylaşacağım o zamana kadar üzerine düşünün.</p></li><li><p>Paylaşım 3: Değerli yoldaşlarım. Son zamanlarda aktifliğim düştü farkındayım. Yakın bir zamanda hayatımın seyirini değiştiren bir hadise yaşadım. Öyle ki gördüklerimin yanında yazdıklarım bana saman gibi görünüyor. Ne gördüğümü sormayın rica ediyorum, açıklayamam. Yazarlık hayatıma veda ettiğimi duyurmak istedim. Kendi hayatıma ne zaman veda ederim tanrı bilir fakat uygulamayı silmeden önce sormak istediğim ve üzerine düşünmenizi rica ettiğim bir şey olacak. Tanrı tek midir? Bunca varlığın bağımsız bir kaynağa ihtiyacı olduğunu daha önce açıklamıştım. Ancak şimdi tanrı tekilliği&nbsp; ile tanrı-insan arasındaki ilişki üzerine düşünmenizi istiyorum. Şüphesiz tanrı tektir ve insanlar ile arasında düalist bir ilişki söz konusu olamaz. Daha açıklayıcı ifadelere dilerseniz kitabımdan ulaşabilirsiniz. Esenlikle kalın.</p></li><li><p>Okulumuzu ziyaret etmesi durumunda: Bu okul bir şahane. Kütüphanede 50 binden fazla kitaba ulaşım söz konusu. Bizim zamanımızda hiç böyle güzellikler yoktu. Bu çorbada benim de bir tuzum olsun diyerekten kendi kitaplarımı bağışladım. Öğrencilerinin inanılmaz bir potansiyeli var, felsefe için yanıp tutuşuyorlar adeta. Doğuhan hocamın ellerine sağlık, herkesi yola getirmiş. Öyle ki saygıdeğer hocamdan slaytlarının linkini aldım. Bizim çocukları onları kullanarak eğiteceğim. Her şey mükemmel, çağ atlamış gibiyim.</p></li></ul>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 16:16:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260747745</guid>
      </item>
      <item>
         <title>AHMET KILIÇ 11/C 455</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260749512</link>
         <description><![CDATA[<p><strong><em>Yaşamı:</em></strong></p><p>26 Eylül 1889'da <a rel="noopener noreferrer nofollow" class="mw-disambig" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Baden">Baden</a> eyaletinde doğdu. Çocukluğundan itibaren dine ve felsefeye eğilimli biri olarak yetişti. Felsefi çalışmalarıyla olduğu kadar, yaşamı ve çeşitli dönemlerde sergilediği politik tutumlarıyla da tartışma konusu oldu. Felsefi yetkinliği ve önemi yadsınamazken politik konumları dolayısıyla sürekli sorunlu bir ilişkinin taşıyıcısı oldu ve bu durum çoğu zaman felsefi çalışmalarının tam olarak değerlendirilmesini gölgeledi.</p><p><br/></p><p><strong><em>Takip Ettikleri:</em></strong></p><p><br/></p><p><em>@Edmund Husserl</em> </p><p><br/></p><p><em>@Friedrich Nietzsche</em></p><p><br/></p><p><em>@Rainer Maria Rilke </em></p><p><br/></p><p><strong><em>Takipçileri:</em></strong></p><p><br/></p><p><em>@Jean-Paul Sartre</em> </p><p><br/></p><p><em>@Jacques Derrida</em></p><p><br/></p><p><em>@Slavoj Žižek</em></p><p><br/></p><p><strong><em>Paylaşımları:</em></strong></p><p><br/></p><p><em>"Zaman nedir? Bir saat mi, takvimdeki günler mi, yoksa sürekli kayıp giden bir varlık mı? Zaman, yalnızca ölçülebilen bir şey değildir; aynı zamanda bizim varoluşsal dokumuzdur. Ancak çoğu zaman bu dokuyu fark etmeden yaşarız, zamanı tüketir, onun içinde kayboluruz.</em><br>Zamanla olan ilişkinizi sorguladığınızda, gerçek anlamda kendinizi bulmaya başlayabilirsiniz. O hâlde soruyorum: Zamanı, yaşamınızda nasıl yaşıyorsunuz? Otantik bir şekilde mi, yoksa başkalarının belirlediği bir düzen içinde mi?"<br>#Heidegger #Zaman #Varoluş #Otantiklik</p><p><br/></p><p><em>"Dasein, 'orada olmak' demektir. İnsan, yalnızca dünyada bulunmaz; o, dünyayı anlamlandıran varlıktır. Ama çoğu zaman, kendi varlığımızı başkalarının dayattığı anlamlarla sınırlarız. Dasein olmak, kendi yolculuğunu bulmak demektir.<br>Peki siz, gerçekten kendi yaşamınızı mı yaşıyorsunuz? Yoksa başkalarının 'ol dediği' gibi mi varsınız?"</em><br>#Heidegger #Dasein #Varlık #FelsefiDüşünceler</p><p><br/></p><p><em>"Varlık sorusu, unutulmuş bir sorudur. Modern yaşamda, teknoloji ve gündelik kaygılar içinde bu temel soruyu göz ardı ediyoruz. Ama biz insanlar, varoluşun anlamını sorgulayan tek canlılarız.<br>Varlığın anlamını yeniden düşünmeye cesaret edebilir misiniz? O hâlde soruyorum: Sizce varlık nedir? Bu dünyada olmanın anlamı ne olabilir?"</em><br>#Heidegger #Varlık #Felsefe #Düşünce</p><p><br/></p><p><strong><em>Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi?</em></strong></p><p><br/></p><p>Herkes her yerde hazır bulunur, ama insanın karar vermesi gerektiği yerde herkes ortadan çekilmiştir. Fakat kararlar önceden herkesçe verildiği için 'herkes' insanın sorumluluğunu alır. 'Herkes' kolayca her şeyin sorumluluğunu yüklenebilir, çünkü bu alanda yapılıp edilmiş olanlardan ötürü hiç kimseden tek başına kendisini sorumlu sayması beklenmez. Yapılıp edilenlerden sorumlu hep ’herkes’ ya da ’hiç kimse’dir.</p><p><br></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fbucketeer-e05bbc84-baa3-437e-9518-adb32be77984.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2Fb10b2187-67ec-47e1-896f-cebaee3b362a_1996x1550.png" />
         <pubDate>2024-12-15 16:19:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260749512</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ahmet Yasin Yıldız 11E 447 (spinozayı takipten çıktım)</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260765832</link>
         <description><![CDATA[<p><br/></p><p>Yaşamı </p><p>Königsberg doğumlu Alman filozof, Aydınlanma’nın öncüsü. Saf Aklın Eleştirisi ile bilgi, ahlak ve estetik üzerine çığır açtı.</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri </p><p><br/></p><p>David Hume</p><p>Jean-Jacques Rousseau </p><p>Ahmet Yasin Yıldız </p><p>Recep Ağaç </p><p>Burak Özçivit </p><p>Mescid.simulasyonu</p><p><br/></p><p>Takipçileri </p><p><br/></p><p>Johann Gottlieb Fichte</p><p>Arthur Schopenhauer</p><p>Dyminfo</p><p>Godstrongest</p><p>Metalcibaldwin</p><p><br/></p><p>Paylaşımları </p><p><br/></p><p>Saf aklın sınırları nedir?</p><p>Bilginin kaynağı deneyim midir, yoksa akıl mı? Duyuların ötesinde var olan gerçekliği kavrayabilir miyiz? Metafiziği mümkün kılan nedir?</p><p><br/></p><p>İnsan nasıl ahlaklı yaşamalı?</p><p>Ahlak yasası içimizde midir? Kategorik İmperatif’e göre eylemlerimizi belirlerken evrensel ahlak yasalarını nasıl oluşturmalıyız? "Öyle davran ki eyleminin ilkesi, herkes için bir yasa olabilsin."</p><p><br/></p><p>Güzellik nedir?</p><p>Bir şeyi güzel bulmamızın nedeni duyularımız mı, yoksa estetik yargılarımızda aklın payı mı var? Sanat, ahlak gibi bir amacı olmaksızın nasıl evrensel olabilir?</p><p><br/></p><p>Özgürlük nedir?</p><p>İnsan iradesi özgür müdür? Özgürlük, aklın belirlediği ahlak yasasına bağlı olmak mıdır? Neden özgürlük olmadan ahlaktan söz edemeyiz?</p><p><br/></p><p>Kant, Okulumuzu ziyaret etse ne derdi? </p><p>Bu okulda, genç zihinlerin akıl ve inanç arasında denge kurmasını görmek mutluluk verici. Düşünceyi eleştirel kullanmak, insanı özgü</p><p>rleştirir ve ahlaki insan yapar.</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3176141141/ebda1cdd550a5502be9e90eb0b09dc3d/30520f80_1b5a_412a_934f_e374ea5f6032.webp" />
         <pubDate>2024-12-15 16:44:24 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260765832</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Enes Kuzucu 11/D 457 </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260783657</link>
         <description><![CDATA[<p>@DoktorFilozof</p><p><br/></p><p><strong>Bio:</strong></p><p>İslam'ın Altın Çağı'nın en önemli bilim insanlarından biri olarak kabul edilen Fars polimatıyım. Avrupa'da bana "Bilginlerin Hükümdarı" anlamına Avicenna derler.😎😉</p><p>Tam adım Ebu Ali el-Hüseyin bin Abdullah bin Ali bin Sina.</p><p>980 yılında günümüz Özbekistan'ında, Buhara yakınlarındaki Efşene köyünde doğdum ve maalesef 1037 yılında İran'ın Hemedan şehrinde vefat ettim😔🌹😔</p><p><br/></p><p><strong>Takip</strong> <strong>edilenler:</strong></p><p><br/></p><p>@MantikUstasiAristo</p><p>@IdealarPlatonik</p><p>@HipokratikCool</p><p><br/></p><p><strong>Takipçiler:</strong></p><p>@FelsefeninRüşdü </p><p>@Gazali (takip isteği atıp dm den sövdü)</p><p>@Hayyamvehayat </p><p><br/></p><p><strong>Postlar:</strong></p><p>“İnsan bedeni muhteşem bir makine. Ama bu makinenin sahibi kim? Ruh mu, akıl mı, yoksa doğa mı?”<br><strong>#Felsefe #Tıp #Varoluş</strong></p><p><br/></p><p>"Hastalık yalnızca bedene mi ait, yoksa ruh da hasta olabilir mi? Modern tıp, insanın manevi tarafını da iyileştirebilir mi?”<br><strong>#Tıp #RuhSağlığı #DerinDüşünceler</strong></p><p><br/></p><p>"Bilgiye ulaşmak için akıl mı yeterlidir, yoksa sezgi ve inanç da bir rol oynar mı? Hakikati bulmak için doğru yol nedir?”<br><strong>#Felsefe #Bilim #Hakikat</strong></p><p><br/></p><p>"Evrendeki düzen tesadüf olabilir mi? Yoksa her şey, bir yaratıcı tarafından kusursuzca mı tasarlandı?”<br><strong>#Evren #Bilim #Felsefe</strong></p><p><br/></p><p>“Tıp ve bilim ilerliyor ama mutluluğa giden yolu hâlâ bulamadık. Sağlıklı bir beden mi, huzurlu bir zihin mi daha önemli?”<br><strong>#Sağlık #Mutluluk #İnsanlık</strong></p><p><br/></p><p>"Zaman, bir hareketin ölçüsü mü yoksa bir yanılsama mı? Zamanın ötesinde bir hakikat olabilir mi?”<br><strong>#Zaman #Felsefe #Düşünce</strong></p><p><br/></p><p>“Gençler! Merak etmekten korkmayın. Soru sormak, bilimin ve insanlığın ilerlemesi için tek gerçek yoldur.”<br><strong>#GençFikirler #Sorgulama #İlimİrfan</strong></p><p><br/></p><p><strong>Okulumuzu ziyaret etseydi:</strong></p><p><br/></p><p>"Burada hem aklın ışığıyla bilimi öğreniyor hem de kalbinizle hakikati arıyorsunuz. İlimle maneviyatı birleştirmek, insanı en yüce mertebeye ulaştırır. Merak edin, sorgulayın ve öğrendiklerinizi insanlığa faydalı kılın. Bu arada felsefe öğretmeniniz baya yakışıklıymış çok kıskandım."</p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 17:10:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260783657</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-B  481 Ahmet Emin Çubuk </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260793429</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>İBN-İ RÜŞD (Ebü’l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Muhammed el-Kurtubî)</strong></p><p><br/></p><p>Endülüs'ün Kordoba kentinde 1226'da doğan İbn Rüşd, Meşşâî okulunun son temsilcisi, filozof, fakih ve hekimdir.</p><p><br/></p><p><strong>Takip ettikleri:</strong></p><p>-Aristoteles </p><p>-Hâfız Ebû Muhammed b. Rızk</p><p>-İmam Malik</p><p><br/></p><p><strong>Takipçileri:</strong></p><p><strong>-</strong>Musa bin Meymun</p><p>-Thomas Aquinas</p><p>-Roger Bacon</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları:</strong></p><p><br/></p><p>İbni Rüşd sosyal medyasında, insanları sorgulamaya ve tartışmaya teşvik eden derin felsefi sorularıyla dikkat çekerdi.</p><p>Örneğin:</p><p>-Akıl ve vahiy ilişkisi nasıl olmalıdır?</p><p>-Mutluluk nedir? Toplumsal mutluluğun kaynağı, bireysel akıl mı yoksa ortak kurallar mıdır?</p><p>-Deneyime dayalı olan bilgi mı yoksa vahye dayalı olan bilgi mi daha değerlidir?</p><p>-Din; bilim ve felsefeye karşı mıdır yoksa bilim ve felsefeyle iç içe midir?</p><p><br>Bu sorularla insanları, akıl ve bilimin ön planda olduğu bir düşünce dünyasına davet eder, kendi düşüncelerini sadece özelden dönüş yapanlarla tartışırdı.</p><p><br/></p><p><strong>Okulumuzu ziyaret etse ne derdi:</strong></p><p><br/></p><p>Gördüğüm kadarıyla okulunuz din ile bilim, felsefeyi dengede tutan bir okul bu dengeden şaşmayın derslerinize de dininize de değer verin. Ayrıca sorgulamayı hiç bırakmayın.</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3176091322/bc4c0217dd7829eded768b7bed1f2c1e/Ibni_Rusd_1.webp" />
         <pubDate>2024-12-15 17:27:23 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260793429</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260801779</link>
         <description><![CDATA[<p>şeydanur gündoğdu 11F 571</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3176300250/c689c4434be320c480e4894f13c83775/heidegger.docx" />
         <pubDate>2024-12-15 17:40:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260801779</guid>
      </item>
      <item>
         <title>540 Hanife Ayşegül Ezer</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260805080</link>
         <description><![CDATA[<p><br/></p><p><br/></p><p>IMMANUEL KANT</p><p><br>Yaşamı: </p><p>1724'te Doğu Prusya, (bugünkü Kaliningrad/Rusya)'da doğmuştur. Anne ve babasının koyu Luther'ci olduğu bilinmekle beraber kendisinin entelektüel girişimleri ve eğitiminin ilerlemesi ilk defa yeteneğini fark eden bir rahip sayesinde gelişim göstermiştir. 16 yaşında teoloji eğitimine ve Konigsberg Üniversitesinde okumaya başlamış, sonraları Yüksek Lisans Derecesi ve Özel Öğretim Görevlisi Lisansı alarak öğrencilerine kendi okuduğu üniversitede matematik, doğa bilimleri ve tarih gibi konularda ders vererek geçimi sağlamıştır. Karikatür gibi disiplinli ve düzenli bir hayat sürdüğü, hiç evlenmediği ve bütün yaşamı boyunca Königsberg'de kaldığı bilinmektedir.<br><br><br><br>2. Takip Ettikleri<br>J.J Rousseau (odasındaki tek portre J.J'ninki imiş)<br>Descartes<br>David Hume<br>John Locke <br><br><br>3. Takipçileri<br>David Hume (özel hayranı, özellikle kişiliğine)<br>Friedrich Hegel<br>Arthur Schopenhauer<br>Goethe<br><br></p><p>Paylaşımları: </p><p><br>1-&nbsp; <em>Hume Hume, söyle bana.. Neyi biliriz biz, gerçekten bilebilir miyiz?</em> <br><br>Dostlarım,<br>Gerçek dünyanın verileri bize nasıl ulaşıyor? Duyularımız ve dışarıya açtığımız birer pencereden ibaret olan algılarımızı bir kenara bırakıp farklı bilgilere ulaşabilmemiz mümkün mü? Elbette yaşadıklarımız ve deneyimlediklerimizle biliyoruz burayı. Sadece bu kadar mı, belki zihnimizdeki yapılanmanın ürünleri besliyordur algılarımızı.. <br><br>Geçen gün gözleri bozuk bir arkadaşımla oturuyorduk. Karşıdan bir köpek bize doğru gelmeye başladı. Arkadaşım, "Aha bu da atım!" deyivermez mi.. Güldüm. Sonra hayvan yanımıza geldi. Bir yaban öküzüydü! Birbirimize baktık. Hangimizin gözü bozuktu? Belki de bozuk olan "noumena"ydı , "fenomen"ine yansıyan..<br><br><br>2- Kitabım çıktı! <br>Bir önceki paylaşımımdaki temel çatışmayı esas aldığım kitabım 'Saf Aklın Eleştirisi' tamamlandı. Bilginin doğası, dünyayı nasıl algıladığımız, gördüklerimizin ve duyularımızla algıladıklarımızın birer fenomenden ibaret olması, kendilerini bilmenin kesin olarak mümkün olamayacağı, yaşadıklarımızı zihnimizde nasıl kategorize ettiğimiz! Ve daha fazlası kitabımda.. </p><p><br/></p><p><br>3- CATEGORICAL IMPERATIVE!! <br><br>İnsanlar ne kadar ahlaksız! <br>Eylemlerimizi dayandırdığımız evrensel bir yasa olmayınca düzensiz bir toplumu öncelemiş oluruz. Aslında yazılı olmayan ama herkesin bildiği ahlak kurallarımız var. Ama bunları bir ödev haline getirip yaptığımız her davranışta bir ilkeyi benimser ve ona göre davranırsak disiplinli, sürekli bir yapılanma inşa edebiliriz. <br><br>Şimdilerde çok rastlıyorum birbirini araçsallaştıran insan topluluklarına. Herkes birinin omzuna basıp yükselmeye, sırtını dayayıp ezmeye çalışıyor. Oysa birbirimizi onarmayı, inşa etmeyi amaç edinsek ya! <br><br> Unutma sevgili takipçim... <em>İnsanlığı, kendinde ve başkalarında, bir araç olarak değil de her zaman bir amaç olarak görecek şekilde davran!</em> <br><br><br>4- YAPICI ZİHİN <br><br>Bazen bir yaprak görüyorum, çok dikkatle inceliyorum. Sonra onun hakkında zihnimin bir köşesinde mekan ve zaman bağlamı oturmaya başlıyor. Başka bir zamanda ve mekanda o yaprağı hatırlatacak bir şey gördüğümde, duyduğumda, ya da belki algılarımın beni kandırdığı bir anda o yaprağın ait olduğu zamana ve mekana gidiyorum. Zihinsel olarak elbette ama yine de bunları zihnimizde kategorize edişimiz dünyayı zaman ve mekan bağlamlarına göre yorumlamamıza imkan tanıyor.. </p><p><br><br>5. Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi?</p><p><br>Herkesin farklı bir Kartal'ı vardır. Evvelki paylaşımlarımda da dediğim gibi, kendi duyuları ve algılarının yönlendirişi ile yorumlar ve görünenin bilgisini alır insanoğlu. O yüzden herkesin zihninde ve kalbinde de Kartal başka başka olsa gerek. Pek söyleyecek sözüm yok, ancak ben bir öğrencisi olsaydım Kartal'ın, özgürlük üzerine düşüncelerim bana kötü öğrenci profili çizebilirdi.</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://elvis.padletcdn.com/1/fetch/e_in/cdn2.picryl.com/photo/1790/12/31/immanuel-kant-portrait-c1790-f59dc7-1024.jpg" />
         <pubDate>2024-12-15 17:46:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260805080</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Faruk AYDIN 11-C 66</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260808420</link>
         <description><![CDATA[<p>yaşamı:</p><p>MÖ 428 te ya da 424 de doğdu. Güreşle ilgilendi tiyatro yazarlığı yaptı  sokratesin idamından sonra onun savunmasını yazıya geçirdi MÖ 348 te ölene kadar 30 a yakın eser verdi</p><p>takip ettikleri:</p><p>Sokrates </p><p>Pythagoras </p><p>Homeros</p><p>takipçileri:</p><p>Aristoteles </p><p>Agustinus</p><p>Kant</p><p>Paylaşımları:</p><p>İDEALAR ALEMİ</p><p>	Bu dünyada bizim gördüğümüz herşey bir yansımadan bir gölgeden ibarettir bulunduğumuz fiziiksel dünya aslında her şeyin aslının mükemmel halinin bulunduğu idealar aleminin kusurlu bir kopyasıdır dolayısıyla insan idealar alemindeki mükemmelliği amaçlamalıdır. Örnek olarak idealar alemindeki mükemmel bir üçgen olsun bizim fiziksel alemde çizip incelediğimiz her üçgen o ideal üçgenin bir kopyasıdır bundan dolayı fiziksel kusurlar içerir ama bize ideal üçgen hakkında bilgide verir. Örnek olarak üçgeni verme sebebim ise geometrinin ideal alemdeki hallerine en yakın şey oluşudur rastgele seçilen bir elmanın bir diğeri ile olan benzerliğini aynı şartlardaki üçgenler ile kıyaslamak düşünülemez bile sonuç olarak insan ideal olanla haşır neşir olmalı ve elimizde ideal olana en yakın şey geometri.</p><p>SANAT BAHSİ</p><p>	Sanat zaten idealar alemindeki halinden uzak olan kopyaları dahada kusurlu halde aktardığı için ve insanlara yanlış şeylere sevkedebildiği için sakıncalı bir konudur ama tabi ki bunuda iyiye kullanıp sanat yoluyla halkı eğitmek ve onlara daha iyi olmayı öğütlemek gayet işlevsel ve uygulaması kolay bir yoldur.</p><p>İDEAL DEVLET</p><p>	 İdeal devlet başında bir filozof kralın olduğu onun altında bu filozof kralın emirlerine uyan askerler ve en alttada halkın olduğu devlettir. Filozof kral askerlere halk için en iyi olanı düşünüp emreder askerlerde bunu uygulamaya sokar ve halk ta daha iyi ve daha mutlu bir yaşam sürer.</p><p>Kartal AİHL gezisi birkaç cümlelik özeti:</p><p>Ülkenin dört bir yanından gelen gençlerin bir araya gelip eğitim alması elbette çok tatmin edici birşey fakat eğitimin fiziksel alemdeki yansımaları temel almak üstüne olması bana oldukça mantıksız geldi</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 17:52:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260808420</guid>
      </item>
      <item>
         <title>281 11/C Ekrem Özkilitçi </title>
         <author>ozkilitcie</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260817988</link>
         <description><![CDATA[<p>Yaşamı&nbsp;:</p><p><br></p><p>Baruch Spinoza (1632-1677), Hollanda'da doğmuş Yahudi kökenli bir filozof. Tanrı, doğa ve evreni bir bütün olarak gören panteist felsefesiyle tanınıyor. Düşünceleri nedeniyle Yahudi cemaatinden afaroz edildi yani bildiğin dinden attılar. Etika adlı eseri, akıl, etik ve özgürlük üzerine derin fikirler içeriyor.</p><p><br></p><p>Takip ettikleri:</p><p><br></p><p>1. René Descartes: Akılcılık ve mekanik evren anlayışını benimsemiş, ancak onun düalist görüşlerine eleştiri getirmiş, haz etmemiş.</p><p><br><br></p><p>2. Maimonides: Dini metinlere akılcı yaklaşımı, Spinoza’nın Tanrı ve doğa anlayışını şekillendiriyor yön veriyor.</p><p><br><br></p><p>3. Stoacı Filozoflardan Epiktetos: Doğa, akıl ve özgürlük üzerine düşünceleri, Spinoza’nın etik felsefesine ilham veriyor.</p><p><br></p><p>Takipçileri: (mavi tikli onaylanan hesaplar)&nbsp;</p><p><br/></p><p>1. Hegel: Spinoza’nın panteist metafiziğini, kendi diyalektik sisteminin temel taşlarından biri olarak görüyor.</p><p><br/></p><p>(bildirimler kapalı)</p><p><br><br></p><p>2. Friedrich Nietzsche: Spinoza’nın özgürlük ve ahlak anlayışını takdir ediyor; özellikle ahlaki sistemlere eleştirel yaklaşımıyla paralellik kurmuştur.</p><p><br/></p><p>(Bildirimler açık, etkileşim veriyor gönderilerine beğeni atıyor.)</p><p><br><br></p><p>3. Karl Marx: Spinoza’nın sosyolojik yapılar ve hürriyet üzerine düşünceleri, Marx’ın materyalist tarih anlayışında getirisi olmuş.</p><p><br/></p><p>(Ölü takipçi, gönderilerine beğeni atmıyor.)</p><p><br><br><br></p><p>"Düşünmek ve Anlamak Üzerine Flood'um"</p><p><br></p><p>Tanrı ile doğayı bir ve aynı gerçeklik olarak düşünmek, insanın özgürlüğüne dair ne söyler? Eğer Tanrı, evrendeki her şeyin özü ve nedeni ise, bizler bu düzenin neresinde yer alıyoruz? Özgürlük, doğa yasalarını anlamak ve onlara uyum sağlamak mıdır, yoksa bu yasaların dışında bir iradeye sahip olmak mı?</p><p><br/></p><p>(11.2 k beğeni, 123 alıntı, 259 repost, 47 yorum)</p><p><br></p><p>Duygularımız bizi bağlayan zincirler midir, yoksa yaşamın itici gücü mü? Akıl, bu zincirleri kırmanın bir yolu mudur? Duyguları anlamak ve onları yönlendirmek, özgürlük yolunda bir adım olabilir mi? Belki de insan aklının gücü, duyguları bir tehdit olarak değil, bir rehber olarak görmeyi öğrenmekte yatar.</p><p>Di mi dostlar? </p><p><br/></p><p>(15.7 k beğeni, 50 alıntı, 729 repost, yorumları kapatmış:) )</p><p><br></p><p>Eylemlerimizin özgür olup olmadığını sorguladığımızda, aslında evrenin zorunluluğunu anlamaya çalışırız. Her şeyin nedeni kendinde olan bir evrende, özgür irade bir yanılgı olabilir mi? Belki de özgürlük, zorunluluğun farkında olmak ve buna uygun hareket etmekten ibarettir.</p><p><br/></p><p>( Gelen sert eleştiriler üzerine gönderiyi sildi, gizli hesabından paylaştı.)</p><p><br></p><p>Mutluluk, bireysel arzularımızın tatmininde mi, yoksa doğanın düzenine uyum sağlamakta mı gizlidir? Evrensel yasaları kavrayarak kendimizi daha büyük bir bütünün parçası olarak görmek, gerçek tatminin yolu olabilir mi?</p><p><br/></p><p>(instagramdaki felsefe hesapları gönderiyi izin almadan paylaştı ve daha çok etkileşim aldı.)</p><p><br></p><p>Bu sorular üzerine düşünmek, hem kendimizi hem de evreni anlamanın kapısını aralar. Düşünmek ve anlamak, insana özgü en büyük erdemdir diyerek gönderimi noktalıyorum, iyi akşamlar.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Kartal Aihl'ye gelse ne olurdu:</p><p><br/></p><p>Çarşamba günü öğleden sonraki konferansta konuk olarak gelirdi Doğuhan hocamızın özel talebiyle.</p><p>Konferans iyi, hoş ilerlerken öğrencilerden biri özgür irade hakkında tartışmalı bir soru sorar. Spinoza'nın cevabı meslek hocalarımızın radarına takılır ve konferans erken sonlanırdı.</p><p>Spinoza'nın konferans çıkışında "sorgulayan bir nesil görüyorum fakat bazı yobaz kesimler nedeniyle buradan bir ... olmaz!" diyerek sert çıkıştığı rivayet edilir.</p><p>Bundan sonra bu tarz programların mahfelde yapılacağı daha uygun görülüyor.</p><p>Konferanstaki konuşmalarda hiçbir bilimsel arkaplan olmadan evrim çürütsünler :) diyerek noktalıyoruz.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 18:08:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260817988</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Erdem Bera Eroğlu 11-D 207</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260821322</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Adı:</strong> Aziz Augustinus<br><strong>Kullanıcı adı:</strong> @HakikatPeşinde<br><strong>Bio:</strong> "Kalbim huzursuz, seninle huzur bulana dek!" Düşünür, yazar, sorgulayan bir ruh. Hakikat nerede? Peşindeyim!</p><p><strong>Yaşamı:</strong><br>354’te doğdu, Roma İmparatorluğu’nun entelektüel arenasında fırtına gibi esti. Günah, hakikat ve tanrı aşkıyla yoğruldu.</p><p><strong>Takip Ettikleri:</strong></p><p><strong>@platon</strong>@s<strong>eneca@meryemanafanclub@eroglubera</strong></p><p><strong>Takipçileri:</strong></p><p><strong>@cicero@thomasaquinas@ortaçağilahiyatgrubu</strong></p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları</strong></p><ol><li><p><strong>Soru:</strong> "Tanrı varsa, kötülük neden var?"<br><strong>Cevap:</strong></p><ul><li><p>"Kötülük, iyiliğin eksikliğidir. Özgür irade olmadan gerçek sevgi de olmaz. Siz ne düşünüyorsunuz?"</p></li><li><p><em>Yorumlar:</em></p><ul><li><p>@FelsefiDüşünceler: "Çok iyi açıklama, hocam! 👍"</p></li><li><p>@StoacıYaşam: "Biraz daha detay lütfen, Augustinus!"</p></li></ul></li></ul></li><li><p><strong>Soru:</strong> "Ne zaman gerçekten mutlu oluruz?"<br><strong>Cevap:</strong></p><ul><li><p>"Yalnızca kalplerimiz Tanrı’da huzur bulduğunda! Huzuru dışarıda arama, içeride ara. #HakikatPeşinde"</p></li><li><p><em>Yorumlar:</em></p><ul><li><p>@YaşamFelsefem: "O kadar haklısın ki!"</p></li><li><p>@FaniDünya: "İçsel huzura nasıl ulaşacağız, hocam?"</p></li></ul></li></ul></li><li><p><strong>Soru:</strong> "Hakikat nedir?"<br><strong>Cevap:</strong></p><ul><li><p>"Hakikat benim değil, senin de değil; hepimizin ortak ışığı. Soru sormaktan korkma! #IşığaDoğru"</p></li><li><p><em>Yorumlar:</em></p><ul><li><p>@KüçükDüşünür: "Harika bir ışık metaforu!"</p></li><li><p>@GerçekArayışı: "Hikayelere daha fazla yer ver lütfen!"</p></li></ul></li></ul></li></ol><p><strong>Hikayeler:</strong></p><ul><li><p>Bir günüm: "Kilise, dua, düşünce yazıları... Bir de bol bol sorgulama!"</p></li><li><p>Göz kırpan bir özdeyiş: "Tanrı, gülümseyen bir soru işaretidir. 🌟"</p></li></ul><p>Bu okulun amacı yalnızca bilgi aktarmak değil, ruhları olgunlaştırmak! Gençler burada sadece dünyayı değil, öteki âlemi de anlamaya çalışıyorlar. Hakikatin peşinden koşan bir yer burası. Burası kalplerin de eğitildiği bir mekân.Duaların ve Kur’an’ın sesleriyle yankılanan bir okuldayım. Gençler burada her an bir Tanrı deneyimi yaşıyor. Ancak unutmayın, ibadet yalnızca bir alışkanlık değil, kalbin derinliklerinden gelen bir çağrı olmalı. </p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 18:14:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260821322</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Descartes</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260824377</link>
         <description><![CDATA[<p>René Descartes(1596-1650) Fransız filozof ve matematikçiydi. Yaşamı boyunca çoğunluklu olarak Hollanda , İngiltere gibi ülkelerde hizmetler vermiş , analitik geometriyi icat eden , "Modern Felsefe'nin kurucularından biri olarak kabul edilen , Hollanda Altın Çağı'nın önemli entelektüellerinden biridir.  </p><p> </p><p>Takip Ettikleri </p><p>-Augustine </p><p>-Galileo Galilei </p><p>-Marin Mersenne </p><p>-Montaigne </p><p>-Eyüp B. </p><p> </p><p>Takipçileri  </p><p>-Gilles Francois </p><p>-Rene Fede </p><p>-Isaac Beeckman </p><p> </p><p> </p><p>Post Başlığı: Cogito Ergo Sum </p><p> </p><p>Günlerden bir gün her şeyi sorgulamaya karar verdim, evet her şeyi... Duyularımı, bedenimi, inançlarımı, doğru bildiklerimi her şeyimi... Çünkü belki her şey bi yanılsamaydı. Ama ne kadar çabalasam da bir şeyden asla şüphe edemediğimi fark ettim .Düşündüğümden... Ve o an şunu fark ettim. Ben düşünüyorum, o halde varım!!! </p><p>Kendimi daha derinlemesine inceledim. Ben bir beden miydim, bir et parçası mı? Hayır, çünkü beden olmadan da kendimi düşünebiliyordum. Peki, beni ben yapan şey neydi diye soruyordum ve cevabı da buldum. Düşünmekti. İşte bu yüzden varlığımın özü "düşünmektir." Ben düşünen bir şeydim . </p><p> </p><p>Değerli takipçilerim zaman ayırdığınız için teşekkür ederim bir sonraki postumuzda "öz" mevzusunu biraz daha açacağım , kaçırmamak için takip etmeyi unutmayın. #felsefe #modernfelsefe #DüşünüyorumÖyleyseVarım </p><p> </p><p>Post Başlığı : Ruh ve Beden... İkisi bir ama tamamen farklı mı? </p><p> </p><p>Geçenlerde kahvemi yudumlarken düşünüyordum kendi kendime zihnim ve bedenim hakkında. Düşündükçe ikisinin birbirinden tamamen farklı olduğunu fark ettim ; biri düşünür, diğeri yer kaplar. Ama her ikisi de kendi içinde birer tözdür. (Bilmeyen takipçilerim için tözün ne olduğunu kısaca açıklayayım: Töz , varlığın özünde olan , onu ayakta tutan , bir şeye bağımlı olmayan şeydir ben tözü kendi içinde ikiye ayırıyorum : sonlu töz ve sonsuz töz olarak. Sonsuz töz tanrı , sonlu söz ise ruh ve beden idir.) Şimdi konumuza geri dönelim sizden ufak bir şey istiyorum .Bir bal mumu düşünün. İlk haliyle katı, soğuk, dokunulduğunda şekil alıyor ve vurulduğunda ses çıkarıyor. Ancak onu ateşe yaklaştırdığınızda, her şey değişir: Tadını, kokusunu, rengini kaybeder. Şekli erir, boyutları artar, artık sıvıdır. Ama bu değişime rağmen aynı bal mumu olduğunu kabul ederiz. Çünkü onu duyularımızla değil, aklımızla kavrarız!!! İşte bu yüzden beden düşünemeyen ama yer kaplayan bir şeydir , ruh ise yer kaplamaz ama düşünür kendi başına var olabilir , bu yüzden ruh bedenden üstündür sevgili takipçilerim .  </p><p> </p><p>Değerli vaktiniz için teşekkür ederim aklınıza takılan olursa yorumlarda belirtebilirsiniz. #felsefe #modernfelsefe #DüşünüyorumÖyleyseVarım </p><p> </p><p> </p><p>(Descartes bir gün Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyarete gider. Descartes gözünden...) </p><p> </p><p>Vay canına bu gençler haftada 40 saat eğitim görüyorlar ne kadar güzel, ama bu öğrendikleri bilgileri sorguluyorlar değil mi ? </p><p>Yoksa sadece ezberleyip geçiyorlarsa veya dersi sadece notlar açısından değerlendirip üzerine hiç düşünmüyorlarsa vay hallerine... </p><p> </p><p>Burada güzel bi uyum yakalanmış hem dini hem de bilimsel eğitimi aynı anda alıyorlar , bu da modern felsefeye oldukça uygundur sevdim bu işi. Ama az önce de belirttiğim gibi burada öğrendikleri dini bilgiler umarım sadece ezberleyip geçmekten ibaret değildir. </p><p> </p><p>Genel olarak okulunuzu sevdim ; felsefe , akaid gibi sorgulama temelli dersleriniz olması oldukça hoş , duyduğum kadarıyla geometriniz ve matematiğiniz de oldukça kuvvetliymiş. Oldukça potansiyelli bir okul burası gençler akıllarını kullanmaya , sorgulamaya , şüphelerinin üzerine gitmeye devam ederlerse hem dini konularda hem de fen derslerinde hakikatlere ulaşabilirler. Onlara gitmeden son tavsiyem : Sorgulasınlar , sorgulamadan hiçbir şey öğrenemezler. </p><p> </p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 18:19:44 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260824377</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Emir Zeybek 11/C 265</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260828091</link>
         <description><![CDATA[<p>René Descartes(1596-1650) Fransız filozof ve matematikçiydi. Yaşamı boyunca çoğunluklu olarak Hollanda , İngiltere gibi ülkelerde hizmetler vermiş , analitik geometriyi icat eden , "Modern Felsefe'nin kurucularından biri olarak kabul edilen , Hollanda Altın Çağı'nın önemli entelektüellerinden biridir.  </p><p> </p><p>Takip Ettikleri </p><p>-Augustine </p><p>-Galileo Galilei </p><p>-Marin Mersenne </p><p>-Montaigne </p><p>-Eyüp B. </p><p> </p><p>Takipçileri  </p><p>-Gilles Francois </p><p>-Rene Fede </p><p>-Isaac Beeckman </p><p> </p><p> </p><p>Post Başlığı: Cogito Ergo Sum </p><p> </p><p>Günlerden bir gün her şeyi sorgulamaya karar verdim, evet her şeyi... Duyularımı, bedenimi, inançlarımı, doğru bildiklerimi her şeyimi... Çünkü belki her şey bi yanılsamaydı. Ama ne kadar çabalasam da bir şeyden asla şüphe edemediğimi fark ettim .Düşündüğümden... Ve o an şunu fark ettim. Ben düşünüyorum, o halde varım!!! </p><p>Kendimi daha derinlemesine inceledim. Ben bir beden miydim, bir et parçası mı? Hayır, çünkü beden olmadan da kendimi düşünebiliyordum. Peki, beni ben yapan şey neydi diye soruyordum ve cevabı da buldum. Düşünmekti. İşte bu yüzden varlığımın özü "düşünmektir." Ben düşünen bir şeydim . </p><p> </p><p>Değerli takipçilerim zaman ayırdığınız için teşekkür ederim bir sonraki postumuzda "öz" mevzusunu biraz daha açacağım , kaçırmamak için takip etmeyi unutmayın. #felsefe #modernfelsefe #DüşünüyorumÖyleyseVarım </p><p> </p><p>Post Başlığı : Ruh ve Beden... İkisi bir ama tamamen farklı mı? </p><p> </p><p>Geçenlerde kahvemi yudumlarken düşünüyordum kendi kendime zihnim ve bedenim hakkında. Düşündükçe ikisinin birbirinden tamamen farklı olduğunu fark ettim ; biri düşünür, diğeri yer kaplar. Ama her ikisi de kendi içinde birer tözdür. (Bilmeyen takipçilerim için tözün ne olduğunu kısaca açıklayayım: Töz , varlığın özünde olan , onu ayakta tutan , bir şeye bağımlı olmayan şeydir ben tözü kendi içinde ikiye ayırıyorum : sonlu töz ve sonsuz töz olarak. Sonsuz töz tanrı , sonlu söz ise ruh ve beden idir.) Şimdi konumuza geri dönelim sizden ufak bir şey istiyorum .Bir bal mumu düşünün. İlk haliyle katı, soğuk, dokunulduğunda şekil alıyor ve vurulduğunda ses çıkarıyor. Ancak onu ateşe yaklaştırdığınızda, her şey değişir: Tadını, kokusunu, rengini kaybeder. Şekli erir, boyutları artar, artık sıvıdır. Ama bu değişime rağmen aynı bal mumu olduğunu kabul ederiz. Çünkü onu duyularımızla değil, aklımızla kavrarız!!! İşte bu yüzden beden düşünemeyen ama yer kaplayan bir şeydir , ruh ise yer kaplamaz ama düşünür kendi başına var olabilir , bu yüzden ruh bedenden üstündür sevgili takipçilerim .  </p><p> </p><p>Değerli vaktiniz için teşekkür ederim aklınıza takılan olursa yorumlarda belirtebilirsiniz. #felsefe #modernfelsefe #DüşünüyorumÖyleyseVarım </p><p> </p><p> </p><p>(Descartes bir gün Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyarete gider. Descartes gözünden...) </p><p> </p><p>Vay canına bu gençler haftada 40 saat eğitim görüyorlar ne kadar güzel, ama bu öğrendikleri bilgileri sorguluyorlar değil mi ? </p><p>Yoksa sadece ezberleyip geçiyorlarsa veya dersi sadece notlar açısından değerlendirip üzerine hiç düşünmüyorlarsa vay hallerine... </p><p> </p><p>Burada güzel bi uyum yakalanmış hem dini hem de bilimsel eğitimi aynı anda alıyorlar , bu da modern felsefeye oldukça uygundur sevdim bu işi. Ama az önce de belirttiğim gibi burada öğrendikleri dini bilgiler umarım sadece ezberleyip geçmekten ibaret değildir. </p><p> </p><p>Genel olarak okulunuzu sevdim ; felsefe , akaid gibi sorgulama temelli dersleriniz olması oldukça hoş , duyduğum kadarıyla geometriniz ve matematiğiniz de oldukça kuvvetliymiş. Oldukça potansiyelli bir okul burası gençler akıllarını kullanmaya , sorgulamaya , şüphelerinin üzerine gitmeye devam ederlerse hem dini konularda hem de fen derslerinde hakikatlere ulaşabilirler. Onlara gitmeden son tavsiyem : Sorgulasınlar , sorgulamadan hiçbir şey öğrenemezler. </p><p> </p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 18:26:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260828091</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-F 523 Elif Nisa Karaduman</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260851265</link>
         <description><![CDATA[<p>Biyografi:</p><p>M.Ö. 427-347 yılları arasında yaşayan Platon üniversite düzeyindeki ilk kurumlardan biri olarak kabul edilen Atina Akademisi'nin kurucusudur. Batı dünyasının düşünce tarzını oluşturan ilk filozoftur. Devlet, Gorgios, Phaidon ve daha pek çok eserin yazarıdır.</p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri: Sokrates, Heraklit, Pisagor, Homeros</p><p><br/></p><p>Takipçileri: Aristoteles, İbn Rüşd, Immanuel Kant , Descartes</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Paylaşımları:</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Gerçek bilgiye ulaşmak mümkün müdür?</p><p><br/></p><p>&nbsp; Akşam şerifleriniz hayrolsun sevgili takipçilerim. Ben ki Atina Akademisi'nin kurucusu Platon'um ve sizlere bu platform vasıtasıyla idealar aleminden geldiğimizi duyurabilmekten mutluluk duyuyorum. İdealar alemi dediğimiz yerde her şeyin mükemmel ve değişmez bir formu vardır. Gerçek bilgi&nbsp; (episteme) ise bu formların bilgisidir çünkü formlar sabit ve değişmezdir. Bu dünyada bildiğimizi düşündüklerimiz ise doksadan ibarettir. Çünkü bu dünyadaki varlıklar sürekli bir değişim ve dönüşüm içindedir dolayısıyla bu dünyadaki varlıklara bakarak çıkarım yoluyla gerçek bir bilgi elde etmek mümkün değildir. Bu dünyda gerçek bilgiye ulaşmanın yolu ancak hatırlamayla mümkündür. Bizler idealar aleminde gördüklerimizi yani gerçek bilgiyi bu dünyaya gelirken unutmuşuzdur ancak düşünce yoluyla onları tekrar hatırlayabilir ve kendimizi doksadan kurtarabiliriz.</p><p><br/></p><p>Güzel nedir?</p><p><br/></p><p>&nbsp;&nbsp; Devlet kitabımı okuyan takipçilerim idealar kuramını güzellik üzerinden nasıl açıkladığımı zaten gördüler. Ancak ben sizler için buradan da izaha çalışacağım, temennim sizler için istifadeli olmasıdır. Benden öncekiler sizlere hep güzelliğin tanrıya ait olduğunu söyleyip durdular ancak fikrimce güzellik bir "idea"dır. İdealar aleminde güzelliğin bir formu vardır ve bu dünyada gördüğümüz güzellerin derecesi mevcuttur. Her güzel şey aynı güzellikte değilidir. Güzellikleri ideal alemindeki forma ne kadar benzedikleriyle ilgilidir. Dolayısıyla güzel nesne mevcut değildir, aslında onu güzel yapan hepimizin evvelden bildiği ancak kimimizin hatırladığı güzellik formuna uymuş olmasıdır.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Kartala gelseydi ne derdi?</p><p><br/></p><p>Gençler burada yapmaya çalıştıklarınız, çabalarınız umut verici. Ancak sizleri sevdiğimden söylemek isterim ki burada size bilgi diye öğretilenlere kanmayınız. Bunlar ancak doksadır. Sizlere düşen gerçek bilginin peşinde olmaktır. İdealar alemi üzerine düşününüz, mükemmel formları hatırlamaya çalışınız.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 19:05:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260851265</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-B Hamidullah Eren Kopuz</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260859921</link>
         <description><![CDATA[<p>İonna Kuçuradi, 16 Ocak 1937 doğumlu Türk filozof ve akademisyendir. İnsan hakları, etik ve felsefe tarihi üzerine önemli çalışmalara imza atmıştır. Özellikle "İnsan Hakları Felsefesi" üzerine yaptığı araştırmalarla tanınmıştır. <br><br>Takip ettikleri<br>-@Immanuel_Kant<br>-@Aristoteles<br>-@Max_ferdinand_Scheler <br><br>Takipçileri<br>-@Hacettepe_universitesi<br>-@Zapyon_Koleji<br>-@kaihl_felsefe_kulubu <br><br>Paylaşımlar <br><br>   -İnsan haklarının, eşitliğinin gündem olduğu bu dönemde hala Filistin için ülkelerin bir şey yapmıyor olması ne kadar da acınası. Kendilerince kurmuş oldukları insan haklarını her yerde reklam edip adil, eşit bir kurum veya devlet olduklarını iddia etmelerine rağmen hala bu konuda kayda değer bir şeyin yapılmıyor olması çok üzücü bir durum. İşlerine geldiği zaman İnsan haklarını savunurken siyasi olarak işlerine gelmeyince sessiz kalıyorlar hatta daha kötüsü baziları İsrail'i destekliyorlar.<br>Hiç kimse işkence görmesin diyorlar ama hiç kimse işkence görmesin demek hiç kimse işkence yapmasın. Bunu kaçırıyorlar.<br>#İnsanhaklari&nbsp; #Filistin <br><br>&nbsp;<br>   -Günümüzde bilimine gelişmesi ve her şeyin teknoloji üzerinden yapılan bu çağda İnsan duyguları arka plana atıldı. Bu da insan ilişkilerinin sadece akıl üzerinden, çıkar ilişkisine bağlı olmasına sebep oldu . İnsanlara İnsan gibi bakılmadan başlandı.<br>Örnek olarak eskiden kurumlarda çalışanlara personel deniyordu ama günümüzde personel kelimesi "İnsan kaynaklari" ile değişti. <br>#insanduygulari #İnsaniliskileri <br><br>&nbsp;<br>   -Günümüzde "kazanmak" herkesin amacı olmuş. Bu da yanında İnsan ilişkilerinin sağlıksız olmasına sebep oluyor. İyi İnsan olmak, evrensel değerlere önem vermek günümüzde degersizleşmeye başladı. İyi insanlar zayıf olarak görülüyorken, yalan söyleyen kötü insanlar üstün olarak görülüyor. Tabi böyle olunca iyi insanların değeri bilinmemeye başladı maalesef. <br>#iyiinsan <br><br>&nbsp; </p><p>   -Okullar gençleri neye hazırlıyor acaba? Bu soru herkesin sorması gereken bir soru. Çünkü günümüzde insanlar robotlaştirilmaya, robotlar da insanlaştirilmaya çalışılıyor. Okullarda veya başka kurumlarda ahlaklı insan değil bilgili insan yetiştirilmek isteniyor. Güven, sevgi gibi evrensel değerler, bilgiye olan talebin artmasıyla değerini kaybetmeye başlıyor. Maalesef artık okullarda sadece sırada oturup veri toplayıp değerlendiren robotlar dolu. :'(<br>#robot #okullar #egitim <br><br>İonna kuçuradi okulumuza gelseydi: </p><p><br/></p><p> Kaihl öğrencileri gerçekten de kimliğini bilen ve eğitimin sadece bilgi kısmını değil ahlak kısmına da özümsemişler. Okulun hocaları da gördüğüm kadarıyla her bir öğrenciye kendi yolunu çizmesine destek oluyor. Bu okulun öğrencilerinden umutluyum.<br><br></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 19:20:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260859921</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Muhammet Uysal 11-D 250</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260861940</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Hayatı</strong> </p><ul><li><p>1968 doğumlu </p></li><li><p>Boğaziçi Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği ve İktisat bölümlerinde çift anadal</p></li><li><p> Felsefe Yüksek Lisans (1994): An Introduction to the Ontological Foundations of Gödel’s Incompleteness Theorems</p></li><li><p> Felsefe Doktora (2000): The Theory of Object in Kant’s Transcendental Thought and Some Consequences of a Deepening of This Theory</p></li></ul><p>Hali hazırda İSAM yönetim kurulunda görevde.</p><p><br/></p><p><strong>Takip ettikleri: </strong>Immanuel Kant, Leibniz, Aristoteles, TDV İSAM</p><p><strong>Takipçileri:</strong> Hamza Seven, Murteza Bedir, geri takipler</p><p><br/></p><p><strong>PAYLAŞIMLAR</strong> </p><p>" Abi sana kaç kez dedim, yine diyorum. Mtematik öyle sandığın gibi sadece soyut kavramlar dizisinden ibaret değil. Aynı zamanda ontolojik olarak nesnelerle bağlantılı. Matematiğe bu bağlantıyla yaklaşmalıyız. Matematiksel doğruları, yalnızca sentetik veya analitik ayrımlara indirgeyemeyiz. Bak bu kitabı (Matematik ve Metafizik: Sayı ve Nesne) bi oku sonra sen de anlayacaksın zaten."</p><p><br/></p><p>" Ahlâkî normlar benim de uzun müddet kafamı yordu. Bunlar toplumsal uzlaşıdan mı ibarettti? Yoksa bu normların nesnel bir ahlâkî temeli var mıydı? Özgür irade olmadan ahlâkî normlar ele nasıl alınır? Lakin bu tefekkürler insanı ister istemez ahlâkî normların metafiziksel bir temel ile nesnelliğinin olduğuna itiyor."</p><p><br/></p><p><strong><em>"Neyleyim Gerçekliği Neyleyim Varlığı İçinde Var Olan Nebi Olmayınca"</em></strong></p><p><br/></p><p>"İnsanın varlık ve hakikat arayışını, Nebi'nin rehberliği ağında derinlemesine ele almak lazım. Biz de bu çalışmamızda varoluşun anlamı, insanın evrendeki yeri, gerçeklik ve hakikatin nasıl kavrandığı gibi felsefi soruların, peygamberlik kavramı ve Nebi'nin getirdiği ilahi mesajlar bağlamında nasıl yorumlandığı üzerinde duracağız."</p><p><br/></p><p>"Gençler okulunuzdan ayrılmadan önce size şunları söylemeyi üzerime bir borç biliyorum: Şunu hiçbir zaman unutmayın ki insan varlığı anlamlandırabilmesi için tefekkür etmesi gerekir ve İslam bu tefekkürlere bir engel değil</p><p> müşevviktir."</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 19:24:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260861940</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Şevval Yak 11/F - 536</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260862598</link>
         <description><![CDATA[<p>Descartes, 31 Mart 1596 tarihinde Fransa'da doğmuştur. İlk öğrenimimi Avrupanın en iyi okullarından biri olan Cizvit okullarında tamamlamış, sonrasında Potiers üniversitesinden hukuk diploması alarak mezun olmuştur. Ardından avrupayı gezerek kendini matematik ve felsefe alanında geliştirmiştir. Modern felsefenin kurucularından biri olan Descartes, analitik geometriyi geliştirmiş, kartezyen koordinat sistemini ortaya koymuştur. <br><br>Takip ettikleri<br> • Galileo Galilei <br> • Spinoza<br> • Thomas Hobbes <br><br>Takipçileri<br> • Pierre Gassendi<br> • Pascal<br> • Marin Mersenne <br><br>Paylaşımları <br><br>1)Bilgiye iki şekilde ulaşılır. Özne ve nesne. Ama asıl soru şu: özne nesne hakkındaki bilginin doğruluğundan nasıl emin olur? Ya da herhangibir bilginin doğruluğundan emin olunur mu? Hangi yollarla emin olunur? Mesela duyular kullanılarak bir bilginin doğruluğundan söz edilebilir mi? Oysaki bir cismi yakındayken büyük uzaktayken de küçücük görüyorum veya sağlam bir kaşığı suyun içinde kırık bir halde görüyorum. Bu durumda benden duyularıma güvenmem nasıl beklenebilir ki? Eğer duyularım beni yanıltıyorsa en başta kendi varlığımdan nasıl emin olabilirim? Bedenimin varlığına dair hissettiklerim de duyularımın bir yanılsamasıysa? Aslında bu soru başka bir soruyu doğuruyor: Varlığı sadece bedenden ibaret görmek doğru mudur? Sanmıyorum. İnsanı insan yapan düşünmesi değil midir? Ben düşünebildiğimi düşünüyorum. O halde varım... <br><br>2) Gerçeklik kesin midir? Bu benim uzun zamandır üzerine düşündüğüm bir konuydu. Dün gece gördüğüm rüyayla bir kez daha gündemimde yer aldı. Dün gördüğüm rüya o kadar gerçekçiydi ki bir an hiç uyanamayacağım sandım. Uyandığımda aklımda birtakım sorular belirmişti. Eğer rüyanızın gerçek olduğuna inanıyorsanız uyanıkken de aynı şekilde yanılıyor olabilir misiniz? Uykunuzdaki gerçeklik siz uyanıncaya kadar sürüyor ve uyandığınızda onun rüya olduğunu anlayabiliyorsunuz. Peki ya biz de bir rüyanın içindeysek ve henüz uyanmamışsak!!? <br><br>Descartes okulumuza gelse ne derdi?? <br><br>Selamunaleyküm gençler, bilgiyi öğrenmek için özverili çalışmalarınıza şahit oldum, bu beni çok mutlu etti. Lakin asıl önemli olan sorgulamak. Öğrendiğiniz her şeyi sorgulayarak öğrenin. Duyularınız sizi yanıltabilir onlara güvenmeyin. Aklınız ise sizi doğru yere götürecektir. Mantığınızı kullanarak doğru akıl yürütmeyi öğrenin.<br> </p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 19:26:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260862598</guid>
      </item>
      <item>
         <title>573 11-F Ayşe Betül Kadakal</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260865899</link>
         <description><![CDATA[<ul><li><p>Doktor, astronom, düşünür, yazar</p></li><li><p> Kitabü'ş-Şifa ve El-Kanun fi't-Tıb kitaplarıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz</p><p><br></p></li></ul><p>Hayatı:</p><p>Zengin bir aileden gelmesi sebebiyle erken yaşta eğitim hayatına atılan ibni sina tıp, felsefe, mantık, fıkıh gibi birçok alanda kendini geliştirmiştir. Çalışmalarıyla hem doğuda hem batıda büyük ilgi gören ve birçok önemli düşünür tarafından tanınıp örnek alınan büyük bir bilim adamıdır.&nbsp;</p><p><br></p><p>Takip Ettikleri: Aristo, Platon, Farabi, Gazali, Ebû Abdullah en-Nâtilî</p><p>Takipçileri: Thomas Aquinas, İbn Rüşd, El-Cuzcani</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Varlık nedir?</p><p>Bilirsiniz ki varlığın var olması için bir mahiyete ihtiyacı vardır. Mahiyet geçiciliğin ötesindedir, bir varlığın sürekli olan ve değişmeyen özünü ifade eder. İşte bence varlığı varlık yapan temel şey de budur. Her varlığın var olan maddesel formunun ötesinde onu o yapan bir mahiyeti vardır, ve bu mahiyetin meydana gelmesi için de bir ilk neden gerekmektedir. Her ilk nedenin de kendisini meydana getiren bir ilk nedeni olmakla birlikte bu kurala uymayan tek şey zorunlu varlıktır. Ben var olan şeyleri ikiye ayırırım, zorunlu varlık ve mümkün varlık. Zorunlu varlık bir ilk nedene ihtiyaç duymaksızın varlığı kendiliğinden olan tek varlıktır. Bu zorunlu varlık evrendeki her şeyin kaynağı ve ilk nedeni olmakla birlikte tek ve biriciktir. Zorunlu varlık tanrıdır. Tanrı; maddeden, nitelikten, niceliken , durumdan ve zamandan bağımsızdır. Diğer varlıklar ise mümkün varlık olarak adlandırılır. Bu varlıklar, varlıkları için başka bir varlığa ihtiyaç duyarlar.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Bilginin kaynağı nedir?</p><p>İnsan, zihin ve beden olmak üzere iki ayrı kısımdan meydana gelir. Bilgi anlayışımın temeli burada yatıyor. Bilginin duyular ve akıl olmak üzere iki ayrı kaynağı vardır. Duyularımız dış dünyada var olan somut gerçeklikleri algılamamızı sağlar; fakat bilginin elde edilmesindeki asıl kaynak değil, yalnızca birer aracılardır. Duyular, algıladıkları nesnenin tüm örneklerine uyarlanabilecek olan gerçekliğini algılayamazlar, oysa asıl bilgi bu bilgiir. Dolayısıyla duyular algıladıkları bilgiyi zihnimize ileterek bilginin elde edilmesinde bir aracı görevi görürken akıl, maddenin soyut olan mahiyetini algılar ve bilginin temel kaynağı olma görevi görür.</p><p><br></p><p>Ruhun beden ile olan ilişkisi nedir?</p><p>Ruh ve beden birbiriyle önemli oranda ilişki içerisinde olan kavramlardır. Ruh, bedenden bağımsız ve ölümsüzdür. Yani kişi öldüğünde dahi bedenden ayrılarak varlığını sonsuza kadar sürdürür. İnsanı insan yapan asıl şey de ruhudur, beden yalnızca bir maddedir. Ruh, temelde akıl ve duygular olmak üzere iki kısımdan oluşur. Akıl, bunların en üstünüdür çünkü ruh; akıl aracılığıyla düşünür, problem çözer ve bedeni yönetir. Duygular ise dış dünyayla, bedenle ruhumuz arasında bir bağlantı kurar. Yaşadığımız olayların duygularımızı dolayısıyla ruhumuzu etkilediği gibi duygular da dışa yansır ve bedenimizin işleyişini büyük oranda etkiler. Demem o ki yaşadığımız hastalıklar büyük oranda içinde bulunduğumuz psikolojik durumdan kaynaklanıyor olabilir.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Bugün Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyaret ettim. Kartala varana kadar ömrümden ömür gitti, okulda dikkatimi çeken tek şey B bloğun soğukluğu idi. Soğuktan başka hiçbir şeye odaklanamadım, bir sonraki ziyaretimde kaloriferler yapılmış olursa okul hakkındaki düşüncelerimi daha iyi bir şekilde ifade edebilirim.</p><p><br><br><br><br></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 19:33:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260865899</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-D 179 Emin Muhammed AYDEMİR</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260870933</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Filozof: Immanuel Kant - Sosyal Medya Profili</strong></p><p><br/></p><p><strong>Yaşamı:</strong><br>Immanuel Kant, 1724 yılında Königsberg’de doğdu. Hayatını düzenli bir yaşam tarzıyla geçirdi; öyle ki her gün aynı saatte yürüyüşe çıkar, komşuları saatlerini ona göre ayarlardı. “Hayatım boyunca Königsberg dışına çıkmadım” mottosuyla ünlenen Kant, tam bir ev kuşuydu. "Saf Aklın Eleştirisi" ve "Pratik Aklın Eleştirisi" gibi eserleriyle felsefeye yön verdi. "Aydınlanma nedir?" sorusuna cevap ararken kahvesiz çalışmayı asla düşünmedi. Zamanında evrensel ahlak yasası arayışında kafa patlattı, ama muhtemelen sosyal medya algoritmasını görse "Bu kaosa ahlak filan işlemez" derdi.</p><p><strong>Takip Ettikleri:</strong></p><ol><li><p><strong>Isaac Newton:</strong> “Evrende düzen varsa ahlakta neden olmasın?” diye Newton’u sıkı sıkıya takip ediyor.</p></li><li><p><strong>Jean-Jacques Rousseau:</strong> "Doğal insan mı? Toplum kuralları mı? Bazen kafa karışıklığı yaşasam da Rousseau'dan ilham alıyorum."</p></li><li><p><strong>Sokrates:</strong> “Sadece sorgulayanlar özgürdür” anlayışına hayran. Ama itiraf ediyor, Sokrates'in kadar cesur tartışmalara girmiyor!</p></li></ol><p><strong>Takipçileri:</strong></p><ol><li><p><strong>Hegel:</strong> "Senden öğrendiklerimle sistemi yeniden kurdum. Ama birazcık geliştirmemi umarım dert etmezsin..."</p></li><li><p><strong>Nietzsche:</strong> "Bu kadar ahlak, bu kadar kural! Ama yine de senin düşüncelerine saygım sonsuz."</p></li><li><p><strong>Schopenhauer:</strong> Kant’ın "fenomen" ve "numen" ayrımını görüp “Hayat dediğin bir illüzyon zaten” diyerek Kant’ın işini daha da derinleştirmiş.</p></li></ol><p><strong>Paylaşımları:</strong></p><p><br/></p><p><strong>"Evrensel Ahlak Yasası Mümkün mü?"</strong><br>"Bir düşünün: Herkes kendi davranışlarını evrensel bir yasa haline getirse, işler karışır mı? Yoksa dünya daha mı yaşanabilir olurdu? Peki ya siz: Telefonunuzdaki her mesajın herkesin görebileceği bir yasa olduğunu bilseniz hâlâ aynı şeyleri yazar mıydınız?"</p><p><br/></p><p><strong>"Aydınlanma Nedir?"</strong><br>"Kendi aklını kullanamayanlar, başkasının gölgesinde mi yaşamaya mahkum? Bir sorayım: Okuduğunuz şeyleri sorguluyor musunuz, yoksa retweet yapıp geçiyor musunuz?"</p><p><br/></p><p><strong>"Deneyim mi, Akıl mı?"</strong><br>"Size bir kutu verdim, içinde ne olduğunu bilmiyorsunuz. Deneyip açmadan tahmin edebilir misiniz? Deneyim mi daha güçlüdür, yoksa saf düşünceniz mi? Ama dikkat edin, kutu belki Schrödinger'in kedisine ait."</p><p> </p><p><strong>"Niyet mi, Sonuç mu?"</strong><br>"İyi bir şey yaptınız, ama aslında sadece kendinizi iyi hissetmek için. Peki, bu hâlâ ‘iyi bir şey’ sayılır mı? Yoksa sonuçtan ziyade niyet mi önemli? Her gün okulda bu soruya cevap bulmaya çalışıyorsunuz ama farkında değilsiniz!"</p><p><br/></p><p><strong>Okulumuzu Ziyaret Etse Ne Derdi?</strong></p><ol><li><p>"Bu okulun bahçesinde yürürken, 'kendimi ahlak yasasının kralı gibi hissettim.’ Ancak sınav sisteminizden biraz endişeliyim. Evrensel ahlakın çok uzağında görünüyor..."</p></li><li><p>"Kantin fiyatları ahlaki mi? Saf bir aklın bu fiyatlarla eleştiriye ihtiyacı var."</p></li><li><p>"Ama yine de gençler umut vaat ediyor. Sizi görsem kesinlikle ‘Aydınlanma Çağı burada başlıyor’ derdim."</p></li></ol>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 19:43:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260870933</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ahmet Selim Bıyık 142 11D</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260878894</link>
         <description><![CDATA[<p><br/></p><p>Account: @rationalspinofficial</p><p><br/></p><p>Bio: The highest activity a human being can attain is learning for understanding, because to understand is to be free. </p><p><br/></p><p><br/></p><p>Baruch Spinoza, <strong>benzersiz bir düşünce sistemini yaratmak üzere rasyonalizm ve metafizik alanlarını birleştiren Hollandalı bir filozoftu</strong>. Spinoza, 18.yüzyılda, yönetim tarafından ateist bir filozof olarak kabul edilmişti, ancak, bu onun görüşlerinin tamamen doğru yansıtıldığı anlamına gelmiyordu.</p><p> </p><p><strong>Takip Ettikleri:</strong>  </p><p>- @Descartes  </p><p>- @Maimonides  </p><p><strong>Takipçileri:</strong>  </p><p>- @AlbertEinstein  </p><p>- @GeorgeEliot  </p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları:</strong>  </p><p>"Doğa ve Tanrı aynı şey dedim diye hâlâ bazıları ‘Spinoza kafayı sıyırmış’ diyor. Arkadaşlar, siz doğanın bir parçası olduğunuza bile ikna olmamışsınız, Tanrı’ya daha çok var."  </p><p><br/></p><p>"Arzularınızı kontrol edin dedim, bana ‘Hoca sen hiç instagram reel kaydırmadın mı?’ diye soranlar oldu. Evet, instagramın ne olduğunu bilmiyorum. Ama şu ana kadar da mutsuz değilim, siz de bir deneyin."  </p><p><br/></p><p>"Özgür irade dediğiniz şey tamamen yalan. Bir insan gerçekten özgür olsaydı, cumartesi sabahı kimse DYK ya gitmezdi. Ama yok, herkes zorunluluktan gidiyor. Bunun neresi özgürlük?"  </p><p><br/></p><p>"Evrende her şey zorunlulukla hareket ediyorsa, özgürlük ne anlama geliyor? Düşünce deneyim: Herkes kendi haline bırakılırsa dünya daha mı huzurlu olur yoksa tamamen kaosa mı sürüklenir?"  </p><p><br/></p><p>Valla atheist değilim kilise yakamdan düş ve Allahı’nı seversen</p><p><br/></p><p>Kaihl’i ziyaret eden Spinoza:</p><p><br/></p><p>Misafir kartım olmadığı için Muhittin diye bi adam beni içeri almadı. Yorum yok. 😔</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 19:59:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260878894</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-B 132 Muhammed Rahmi Narman </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260883948</link>
         <description><![CDATA[<p>Hayatı:</p><p>Baruch Spinoza, 24 Kasım 1632 tarihinde Amsterdam'da doğan Yahudi kökenli Hollandalı filozof. 17. yüzyılın önde gelen rasyonalistlerindendir. Eski Ahit'e yaptığı eleştirilerden ötürü Yahudi Cemaatinden dışlanmış, Katolik Kilisesi onun kitaplarını yasaklı kitaplar listesine almıştır. Ateistlikle itham edilmesine rağmen düşüncelerinin Tanrı anlayışıyla çelişmediğini öne sürmüştür. En büyük eseri Etika adlı kitabıdır.</p><p><br/></p><p>Profil Biyografisi:</p><p>-Filozof</p><p>-Amsterdam/Hollanda</p><p>-KAİHL'1650</p><p>@osmanlisporfk34 taraftarı</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri: İbn-i Sina, Rene Descartes, Aristo, @mescid.simulasyonu, @murat.kalelioglu, @osmanlisporfk34</p><p><br/></p><p>Takipçileri: Doğuhan Murat Yücel, Immanuel Kant, Hegel, Nietzche, @murat.kalelioglu</p><p><br/></p><p>Paylaşımları:</p><p><br/></p><p>1)</p><p>Yahudi Cemaat Mahkemesi yine laf atmış...</p><p>Beni dindışılıkla ve ateistlikle itham ediyorlar. Ben Tanrıyı reddetmiyorum, aksine eserlerimin temel kaynağının Tanrı sevgisi olduğunu defalarca dile getirdim. Tanrıyı yok saymıyorum, Tanrının doğa olduğunu, evrenin işleyişi olduğunu söylüyorum. Mahkeme anlamamış olsa gerek.</p><p><br/></p><p>2)</p><p>Benden sual ettiler: Yahudiler Tanrı hakkında hangi konularda yanılıyorlar?</p><p>Dedim ki: Yahudiler Tanrıyı insanlaştırıyorlar, onu sadece bir şeylerin iyi veya kötü olduğuna karar veren bir yargıç yerine koyuyorlar. Tanrıyı  kendi vatandaşları zannediyor ve kendilerini diğerlerinden üstün görüyorlar. Halbuki Tanrı bir sıfattır. Tanrının bir kişiliği yoktur. Var olan her şey Tanrı içinde vardır ve Tanrı olmaksızın hiçbir şey ne varolabilir ne de kavranabilir.</p><p><br/></p><p>3)</p><p>Ulan Ağuş o ne biçim bir penaltı kullanma şekli. Topa gelişinden belliyi atamayacağın. İki sezondur ne çektik penaltılardan.</p><p><br/></p><p>4)</p><p>Özgürlük ve irade nedir?</p><p>Tüm eylemlerine yalnızca kendisi karar verebilen varlık özgürdür ancak. Bu biz olmadığımıza göre Tanrıdır. Bizim özgürlüğümüz içinde bulunduğumuz zorunlulukların farkına varmaktır. İrade özgürlüğümüz ise eylemlerimize yalnız bir karar veremediğimiz için yoktur.</p><p><br/></p><p>(Yorum)</p><p> Murat Kalelioğlu: Oğlum boşver felsefeyi gel saç ektir.</p><p>Spinoza: Abi benim saçım var zaten</p><p>Murat Kalelioğlu: Olsun sen ektir yine de</p><p><br/></p><p><br/></p><p>5)</p><p>Bugün mezun olduğum liseyi, Kartal İmam Hatip'i ziyaret ettim. Ne kadar çabuk geçmiş 374 yıl... Çok değişmiş okul, A Bloğun lobisi hamama benzemiş mesela. Mescid de çok değişmiş, bizim zamanımızda topraktı, kaleye Leibniz'i koyardık hiç gol yemezdi. Şimdiki çocuklar da fena oynamıyor tabi, hele Mahmut diye bir çocuk var Descartes gibi şut çekiyor, her vuduğu gol oluyur adamın.</p><p>Kısa bir konuşma da yaptım tabi öğrencilere. Ama öğrenciler nedense gözleri kapalı bir şekilde dinlediler konferasımı. Anladığım kadarıyla felsefeye çok ilgi duyuyorlar. En iyisi Özkan Hocayla konuşup bir kulüp açmak.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 20:09:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260883948</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-G 541 Beyza Özyurt</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260885813</link>
         <description><![CDATA[<p>  CV:</p><p>   22 Nisan 1724 tarihinde hayatı boyunca ayrılmadığı Königsberg şehrinde dünyaya geldi. İlk entelektüel yeteneğini fark eden rahip sayesinde eğitimini daha da ileri seviyeye taşıdı. 16 yaşında teoloji eğitimine Königsberg Üniversitesi'nde başladı. Bir çok farklı aile çocuklana özel ders verdi. Königsberg Üniversitesi'nde Yüksek Lisans Derecesini aldı. Yine Königsberg Üniversitesi'nde öğrencilere matematik, doğa bilimleri ve tarih gibi konularda ders vermeye başladı. 1770 yılında mantık ve metafizik profesörlük derecesi almış ve 1796 yılında Üniversite rektörü oldu. Oldukça sakin, açıkça düşüncelerini paylaşan, popüler ve disiplinli olduğu bilinen özellikleridir.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri:</p><p>-Jean-Jacques Rousseau (@isvicreli_filozof)</p><p>-David Hume (@sorgulatan_meta)</p><p>-John Locke (@aydınlık.temsilcisi)</p><p>-Rene Descartes (@idealist.ama.supheci)</p><p>-(@SafAklinElestirisi)</p><p>-Dmy info</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Takipçileri:</p><p>-David Hume</p><p>-Arthur Schopenhauer</p><p>-Hegel</p><p>-Dmy info</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p>Paylaşımlar:</p><p>   </p><p>    Saf Aklın Eleştirisi yayında! Metafizik ve rasyonalizm arasındaki entelektüel savaşı sizler için yazıya döktüğüm kitabım bütün takipçilerime sunulur. Kesinlik bekleyen ve hala daha Tanrı'nın varlığını sorgulayan ''mantıksal'' felsefecilerin okumasını öneririm. </p><p>#felsefedekesinlikyoktur #duyusaldeneyimçokyaşa</p><p><br/></p><p><br/></p><p>   İnsan, kendini sadece fizyolojik varlığı ile görmemeli. İnsan, özgür ve düşünebilen bir varlıktır. Ayrıca, insanlığın yararına iş yapma amacı gütmelidir.  Etrafa aldanan insan kendini yönetemez. </p><p>#özgürlüközgürlüközgürlük #düşündükçevarsın</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p>   Eşitiz(ea) ey dostlar! Kimse kendini üstün görmesin! Herkes, kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa kendileri de herkese öyle davranmalı.  Herkes niyetlerinde salih olsun!</p><p>#AltınKuralauyalım</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p>    Pratik Aklın Eleştirisi ile ahlakı ve yapmamız gerekenleri açıklamaya çalıştım. Nesnel bir gerçeklik mümkün değildir. Koşulsuz olanı bilmek, ancak deney ile mümkündür. Metafizik, insana kafayı yedirtebilir. Nasıl ki Newton, fizikte yasaları koyduysa ben de ahlakta yasaları koyuyorum. Ahlak, evrensel bir yasa olmalıdır!  Olması gerekeni yapan ahlaklıdır. </p><p>#ahlakyasalarıevrenseldir</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p>   Yargı Yetisinin Eleştirisi'nde estetiğin hem objektif hem subjektif oluşundan bahsettim. Yargı yetisi, akıl ve anlama gücü arasında bir köprü görevi görür.  Anlama, doğa kavramlarıyla ilgili; bilme yetisi ile de bağlantılıdır. Ruhun üç temel yetisini (anlama, akıl ve yargı) doğa alanından özgürlük alanına geçerek anlattım. Umarız ki Altın Kurala uygun bir eser olmuştur.</p><p>#yargı-akıl-anlamaköprüsü</p><p><br/></p><p><br/></p><p>    İnsanlar, kullandıkları kelimelerin başına ucuna fazla dikkat etmez ve anlam yüklemezler. Ancak fiillerin sonunda kullandığımız kipler dahi bir önerme sunar ve bizi açığa çıkarır. Problematik kipli önermeler olasılık sunarken, assertorik kipler iddia ederler, podiktik kipler fazlasıyla kesin ve nettirler mesela. Derste olmayan bir öğrenci hakkında podiktik kip ile hafızlık odasında olduğu önermesi en doğrusu olacaktır. </p><p>#fiillerimizedikkatedelim</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p>Kartal AİHL'ye gelseydi:</p><p><br/></p><p>   Bilginin her türlü yoldan verilmesi, benim kesinlikle amaçladıklarımın gerçekleştiğini gösteriyor. Öğretmenler ahlakı olması gerektiği gibi sunmaları ve öğrencilerine bu adabı kazandırmayı amaçlamaları takdire şayan açıkçası. Benim dönemimde olsaydı okulunuzda Tanrı'nın varlığının sorgulanmaması ve herkesin öbür dünyaya inanması bazı felsefecilerin işlerine kaybetmelerine sebebiyet verebilirdi.  Okulunuzdaki vıcık vıcık  iyilikçiler (derslere girmeyen ancak öğrenci diye tanımlananlar), yaptıkları hayır işleriyle öbür dünyalarını kurtarmayı amaçlıyor, ancak niyetlerini bilemeyeceğim. Umarız ki insanlığa faydalı olma amacı da gütmüşlerdir. </p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3176417477/14ab85ec4e328cb84542638de506c204/image.jpeg" />
         <pubDate>2024-12-15 20:13:20 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260885813</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Rüveyda Hilal Kılınç 11-F 568</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260886643</link>
         <description><![CDATA[<p>Hayatı:</p><p>1889'da Viyana'da doğdu. Makine mühendisliği eğitimi gördü ancak daha sonrasında bu mesleğin kendisine uygun olmadığını düşündü. 1. Dünya Savaşına katıldı.  Savaş boyunca felsefe notları tuttu. Savaş bittikten sonra farklı işlere yöneldi. Bir süre Felsefeye ara verdi. Nihayetinde  1929'da Cambrigde Trinity College'da öğretim üyesi oldu. Burada çalışmalarına devam etti ve birçok eser yazdı. 1951'de öldü</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Takip Ettikleri: Saul Kripke Gottlob Frege Bertrand Russell  The Mathematical Association of America</p><p><br/></p><p>Takipçileri: Saul Kripke Gottlob Frege Bertrand Russell </p><p><br/></p><p>Paylaşımları</p><p><br/></p><p>1.  Dil, dünyayı nasıl temsil eder?</p><p>   -  Dilin dünyayı “resmetme”  işlevini nasıl yerine getirir ?  Dilin yapısı, dünyanın yapısıyla örtüşen bir mantık yapısına dayanır. Dünya, bir dizi olgudan oluşur ve dil, bu olguları ifade etmek için kullanılır.</p><p><br/></p><p>2. Dilsel anlam nedir?</p><p> Anlam dilin kullanımına bağlıdır.  Bir kelimenin anlamı, onu hangi bağlamlarda ve nasıl kullandığımıza göre şekillenir.  İlk olarak  dilin mantıksal yapısı ile açıklanan sorunun cevabı, ilerleyen dönemlerde dilin sosyal ve pratik kullanımına dayalı olarak değişir.</p><p><br/></p><p>3. Felsefe bir çözüm mü, yoksa bir açıklık mı sağlar?</p><p>   -  felsefi yaklaşımda , felsefe çözüm sağlamaktan çok, düşünceye açıklık getirmeyi amaçlanır.  Felsefe, dilin mantıksal yapısındaki belirsizlikleri ortadan kaldırmayı hedeflerken, *Felsefi Araştırmalar*’da, felsefe yanlış anlamaların ve karışıklıkların çözülmesidir; felsefi sorular, dile dair yanlış kullanımları ortadan kaldırmakla ilgilidir</p><p><br/></p><p>Kartal'a gelse ne derdi ? </p><p>  Bu zamanda doğmuş olsaydım Doğuhan Murat Yücelden ders almak isterdim.  Onun felsefe dersleriyle eminim ki çalışmalarım çok daha iyi olurdu</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 20:15:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260886643</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-C Akif Taha Özmen</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260888751</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Hayatı:</strong> Demokritos MÖ 460-370 yılları civarında yaşamıştır. Genç yaşta birçok yerde ders almıştır. &nbsp;Leukipposun öğrencisidir ve onun atomculuk fikrini geliştirmiştir. Gülen filozof olarak da bilinir.</p><p><strong>Takip Ettikleri: </strong>Leukippos, Pythagoras, Anaksimandros</p><p><strong>Takip Edenler: </strong>John Dalton, Eppikuros, Bertrand Russell</p><p><strong>1-Evrenin Temeli Nedir?</strong></p><p>-Evren atom ve boşluktan oluşmuştur. Atomların boşluktaki hareketleri sayesinde evren oluşur ve hareket mümkün olur. Atomlar birbirleri ile temel olarak aynı yapıya sahip ancak şekilleri ve görünümleri farklı olan parçalanamaz yapı taşlarıdır.</p><p><strong>2-İnsan Bedeni ve Ruhu Nasıl İşler?</strong></p><p>&nbsp;-İnsan bedenide atomların hareketi sayesinde oluşur ve çalışır. Ruh ise farklı bir atom düzenine sahiptir. İnsanın düşünceleri ve eylemlerini de belirleyen bu atom düzenidir. Yani ruhun maddi bir yapısı vardır ve duygu, düşüncelerimizi atomlar ile bedende eyleme çevirir.</p><p><strong>3-Mutluluk Nedir?</strong></p><p>&nbsp;-Mutluluk içsel huzura ve akılcı bir yaşama bağlıdır. Kötü alışkanlıklardan kaçınarak ve basit şeylerden zevk alarak basit bir hayat yani mutlu bir hayat yaşayabiliriz.</p><p><strong>4-İnsanlar Özgür İradeye Sahip midir?</strong></p><p>&nbsp;-Doğada her şey bir sebepten dolayı belirli amaçlarla gerçekleşmesi insan içinde geçerlidir. İnsan atomlardan oluştuğu için doğaya uyması yani deterministik bir şekilde yaşaması gerekir. Tabii akıl sahibi olduğu için bir yere kadar kendi özgür iradesi de vardır. Fakat atomlar bunu kısıtlamaktadır.</p><p><strong>5-Evrende Her Şeyin Sonu Nedir?</strong></p><p><strong>&nbsp;</strong>-Atomlar sürekli olarak hareket halinde olduğu için bir süreklilik söz konusudur ve evrenin bir sonu olmaz.</p><p><strong>6-Bilgi Nerden Gelir?</strong></p><p>&nbsp;-İnsan ilk olarak duyuları ile dünyayı algılar ancak bu algı yanıltıcı bir algı olabilir. Gerçek bilgiye ise mantık ve aklı kullanarak ulaşır insan.</p><p><strong>Okulumuzu ziyaret etseydi neler söylerdi?</strong></p><p><strong>&nbsp;-</strong>Bu okulun öğrencileri öğrendikleri bilginin doğruluğunu akıl yoluyla doğrulamaya çalışan ve öğretmenleri tarafından çok iyi şekilde desteklenen öğrencilerdir. Bu özellikleri kolay bu devirde dahi kolay bulunmayacak bir şeydir. Dini eğitimleri de burada gayet iyi ve dinlerindeki ahiret inancı benim evren sonu olmaması açıklamamla çok uyuşuyor.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 20:19:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260888751</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11/C 467 Akif Emre KAYHAN (2)</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260900943</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Paylaşımları</strong></p><p><br/></p><p>Bilim ve düşünce alanında yaptığım çalışmalarla evrensel bir bilim insanı olduğumu kanıtladım. Yalnızca mevcut bilgilerle yetinmeyip, bilimsel araştırma yöntemlerini yeniden şekillendirdim ve modern bilimin temellerine öncülük ettim. Türk-İslam medeniyetinin en önemli şahsiyetlerinden biri olarak, bilimin ve aklın ışığında insanlığa rehberlik ettim. Ancak zaman zaman sormadan edemiyorum: Eğer 21. yüzyılda yaşasaydım, bugün kendini bilmezce konuşan bu zevzekler hakkında acaba ne derdim? Muhtemelen çok sert ifadeler kullanırdım. Bizim ilimdeki öncülüğümüz nerede? Bu kadar mühim bir mirasa sahipken nasıl bu kadar rehavet içinde olunabilir? Bu hal, artık yalnızca bir toplumsal sorun değil, adeta ağır bir tıbbi vaka haline gelmiş durumda!</p><p><br/></p><p>Varlık ve mahiyet kavramları üzerine düşünelim. Varlık, bir şeyin dış dünyadaki somut mevcudiyetini ifade ederken; mahiyet, o şeyin ne olduğunu, yani özünü ve hakikatini belirtir. Ancak görüyorum ki, halk, kendi olmayı beceremeyen, özünden uzaklaşmış kuş beyinlilere hayranlık beslemekte. Bu, derin bir hayal kırıklığı yaratıyor.</p><p><br/></p><p>Tüm varlıkların varlığını tek zorunlu varlık olan Tanrı’ya borçlu olduğunu unutmamalıyız. Tanrı ebedidir, zamandan ve mekandan münezzehtir; bizler ise gelip geçici varlıklarız. Bu gerçeği idrak etmek, insanın kendini bilmesinin ilk adımıdır.</p><p>Maddeyi ele alalım. Karakteriniz madde gibi somut, kesin ve net olmalı; ahlakınız ise o maddenin biçimi, yani onun en zarif hali olmalıdır. Ancak böyle bir duruşla insanlık erdemli bir seviyeye ulaşabilir.</p><p><br/></p><p>Nefs ve akıl, bizi hayvanlardan ayıran iki temel özelliğimizdir. Nefs, insanın canlılık ilkesini, yaşam enerjisini temsil ederken; akıl, insanın düşünme ve bilme kabiliyetini ifade eder. O halde neden bu iki önemli yetiyi kullanmakta bu kadar tembel davranıyoruz? Saksıyı çalıştırın! Çünkü elimizde ne varsa, bu yeteneklerimiz sayesinde var.</p><p><br/></p><p>Dünyanın en büyük amacı nedir, diye soracak olursanız, cevabım nettir: mutluluk. İlmin, bilimin ve fikirlerin nihai hedefi mutluluk olmalıdır. Aklınızı mutluluk yolunda çalıştırın, bu sayede hem kendinizi hem de başkalarını yüceltebilirsiniz. Tanrı’ya yaklaşın, çünkü O’na yakınlaşmak insana gerçek huzuru ve mutluluğu getirir. Şüphesiz ki hepimiz O’na döneceğiz; bu hakikati unutmadan yaşamaya devam edelim.</p><p><br/></p><p><strong>Okulumuzu Ziyaret Etse Ne Derdi?</strong></p><p><br/></p><p>Selamün aleyküm sevgili gençler, sizlerle tanıştığıma pek memnun oldum. Gördüm ki burada her biriniz pek çok çalışmada bulunuyor ve öncülük iddiasında bulunuyorsunuz. Kafası çalışan gençlersiniz vesselam, bu yeteneği çürütmeyin. İmam Hatip okullarını anlattılar arkadaşlar. Benim devrimdeki gibi İslam yolundakilerin fenni ve ilmi çalışmalarını görmek beni pek mutlu etti. Allah emeklerinizi zayi etmesin.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 20:40:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260900943</guid>
      </item>
      <item>
         <title>474- Nurettin Burak SAĞDIÇ 11/B</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260905905</link>
         <description><![CDATA[<p>Yaşamı</p><p><br/></p><p>1889 yılında Baden Büyük Düklüğü'nde doğmuştur. İnançlı bir katoliktir. Freiburg Üniversitesi'nde teoloji ve skolastik düşünce üzerine okumuştur. Marburg Üniversitesi'nde de eğitim vermiştir ve Freiburg Üniversitesi'nde rektörlük yapmıştır. NSDAP'ye üye olduğu için 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yargılanmış lakin suçsuz bulunarak aklanmıştır. Genel olarak muhafazakar bir görüşe sahiptir.</p><p><br/></p><p><strong>Takip Ettikleri</strong></p><p><br/></p><p>Aristotle</p><p>Søren Kierkegaard</p><p>Edmund Husserl</p><p><br/></p><p><strong>Takipçileri</strong></p><p><br/></p><p>Konrad Adenauer</p><p>Gustav Stresemann</p><p>Helmut Schmidt</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımları</strong></p><p><br/></p><p>Hepimiz aslında varlık ile ilgili "Neden var?" diye sorarak yanılıyoruz. Burada asıl sormamız gereken soru "Var olmanın amacı ne?" olmalıdır. Zira varlık yani dasein yalnızca etrafındakiler ile var olur. Yani bir maddeyi var eden şey aslında onun ele alındığı bağlamdır. O maddeyi bağlamından bağımsız olarak varetmemiz olanaksızdır.</p><p>Örneğin bir çatalı düşünün, çatalı yemeğe batırarak ağzımıza götürmek için bir araç olarak kullanıyoruz değil mi? Çünkü çatalın bağlamı yemek yeme aracıdır. Yani aslında çatalı çatal yapan şey onu soktuğumuz kalıbıdır. Eğer çatalı bozarak farklı bir bağlama getirirsek, örneğin artık çatalı para birimi olarak kullanırsak artık o madde çatal olarak var olmaz. İşte bu şekilde bütün varlıklar yani dasein bu şekilde işler. Yani daseini var eden onu sorgulayarak bağlamına erişmemizdir. Dasein öldüğünde yani yok olduğunda ise varlığı tamamlanmış olacaktır çünkü bir maddenin yok olabilmesi için var olması da gerekir yani yokluğu varlığını tamamlar.</p><p><br/></p><p><strong>Okulumuza Olan Bakışı</strong></p><p><br/></p><p>Modern devlette okul kendisine ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda vatandaş yetiştiren bir kurumdur yani okulun daseini de vatandaş yetiştirmektir. Bu açıdan bakıldığında her ne kadar özgürlüğü sorgulanır olsa da amacına ulaşabiliyor olması ve eğitim tekeli haline gelmesi iyi bir varlık sebebidir.</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 20:50:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260905905</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11D Yunus Emre Meçin 472</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260910310</link>
         <description><![CDATA[<p>İBN RÜŞD</p><p>&nbsp;</p><p>Ebū'l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Biyografi</strong></p><p>&nbsp;Doğum Tarihi: 14 Nisan 1126</p><p>&nbsp;Veda : 10 Aralık 1198</p><p>Matematik-Tıp</p><p><em>“Gerçek gerçeğe zıt olamaz, aksine onunla uyumludur.”</em></p><p><em>&nbsp;</em></p><p>İlgi Alanları:</p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.google.com/search?sca_esv=2d2c5aca304b8e28&amp;rlz=1C1CHBD_trTR1121TR1122&amp;q=%C4%B0slam&amp;stick=H4sIAAAAAAAAAONgVuLUz9U3SMsptzBbxMp2ZENxTmIuAFvTq7AWAAAA&amp;sa=X&amp;ved=2ahUKEwi-mJSJ1KqKAxVJRPEDHQoIOlQQmxMoAHoECBwQAg">İslam</a>&nbsp;teolojisi, Felsefe, Matematik, Sağlık, Psikoloji, Astronomi</p><p><em>&nbsp;</em></p><p>Hayatı:</p><p>İbn Rüşt, Maliki mezhebinden fakihler yetiştirmiş bir aileden gelir; dedesi Ebu El-Velid Muhammed (ö. 1126) Murabıtlar hanedanının Kurtuba'daki en yüksek dereceli hakimiydi. Endülüslü-Arap felsefeci, hekim, fıkıhçı, matematikçi ve tıpçı. Kurtuba'da doğdu ve Marakeş, Fas'ta öldü. İbn-i Rüşd'e göre biricik filozof Aristo'ydu. Babası Ebu El-Kasım Ahmed, aynı makamı Muvahhidler'in 1146'daki hakimiyetine kadar işgal etti. Yusuf el-Mansur'un veziri İbn Tufeyl (Batı'da bilinen adıyla Abubacer) tarafından sarayla ve büyük İslam hekimlerinden, sonradan arkadaşı olacak İbn Zuhr (Avenzoar) ile tanıştırıldı. 1160'ta Sevilla kadısı oldu ve hizmeti boyunca Sevilla, Kurtuba ve Fas'ta bir çok davaya baktı.<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.gelisenbeyin.net/aristotales.html">&nbsp;Aristo'</a>nun eserlerine şerhler ve bir tıp ansiklopedisi yazdı .&nbsp;Eserlerini 1200lerde, Yakob Anatoli Arapça'dan İbranice'ye tercüme etti. Endülüs'ü 12. yüzyılın sonralarında yayılan fanatiklik dalgasıyla, sahip olduğu bağlantılar kendisini siyasî problemlerden uzak tutamamış ve Kurtuba yakınlarında bir yerde tecrit edilmiş ve ölümünden kısa süre önce Fas'a gidinceye dek gözetim altında tutulmuştur. Mantık ve Metafizik alanında verdiği eserlerin çoğu müteakip sansür döneminde kaybolmuştur.<br><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.gelisenbeyin.net/ibni-rusd.html">İbn-i Rüşd</a>&nbsp;en çok Aristo'nun eserlerinden yaptığı, bugün Batı'da pek çoğu unutulmuş, tercüme ve şerhleriyle ünlüdür. 1150'den önce Avrupa'da Aristo'nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu ve bunlar da din adamlarınca rağbet görüp, incelenmiyorlardı. Batı'da Aristo'nun mirasının yeniden keşfedilmesi, İbn-i Rüşd'ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latince'ye tercümesiyle başlamıştır. İbn Rüşd'ün Aristo üzerine çalışmaları otuz yıllık bir dönemi kapsar ve bu dönem içinde, erişemediği "Politika" dışında bütün eserlerine şerhler yazmıştır. Eserlerinin İbranice tercümeleri de, İbrani Felsefesi üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır.&nbsp;İbn Rüşd'ün düşünceleri, Hıristiyan skolastik gelenekten, Aristo'nun mantık çalışmalarına değer veren [Brabant'lı Siger], Thomas Aquinas ve bilhassa Paris Üniversitesi'ndeki diğerleri tarafından özümsenmiştir. Thomas Aquinas gibi meşhur skolastik filozoflar, ona ismi yerine "Şârih" (Yorumcu) ve Aristo'ya da "Filozof" diyerek yüksek derecede önem veriyorlardı. İslam dünyasında bir okul bırakmamış ve ölümü Endülüs'teki serbest düşünce hayatının sonunu işaret etmiştir.<br>Ayrıca Büyük ve Küçük Dolaşımı'nı keşfeden ilk&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.gelisenbeyin.net/bilim-adamlari.html">bilim adamıdır</a>.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Öne Çıkan Hikayeler:</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Nerede olursak olalım&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikiquote.org/wiki/Bilim">ilim</a>&nbsp;ana yurdumuzdur,&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikiquote.org/wiki/Bilgi">bilgisizlik</a>&nbsp;yabancı bir yer.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Fikirlerin kanatları vardır, kimse&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikiquote.org/wiki/%C4%B0nsan">insanlara</a>&nbsp;ulaşmasını engelleyemez</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikiquote.org/wiki/Bilgi">Bilgi</a>, nesne ile kavrayışın uyumudur.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sanattan anlamayan, sanat eserini bilmeyen, sanatkarı bilemez.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kimseden daha iyi olmadığınızı anlayacak kadar mütevazı, herkesten farklı olduğunuzu kavrayacak kadar bilge olun.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Akla uygun olmayan şey dine de uygun olmaz.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Biz&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman">Müslümanlar</a>&nbsp;kesin kanıta dayalı&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/ak%C4%B1l_y%C3%BCr%C3%BCtme">akıl yürütmenin</a>, dinin ortaya koyduğuna aykırı bir şeye götürmediğini biliriz. Çünkü gerçek gerçeğe zıt olmaz, aksine onunla uyumludur ve onu tasdik eder.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gerçek gerçeğe zıt olamaz, aksine onunla uyumludur.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gönderiler:</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;Aldatıcı İnceleme: </em></strong>Eğer&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikiquote.org/wiki/D%C3%BCnya">dünyanın</a>&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Teleoloji">teleolojik</a>&nbsp;incelenmesi&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikiquote.org/wiki/Felsefe">felsefe</a>&nbsp;ise ve&nbsp;<em>[Tanrısal]</em>&nbsp;Yasa bize böyle bir incelemeyi emrediyorsa o halde Yasa felsefeyi emretmektedir.</p><p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><em>Dinlerin ve Felsefenin Uyumu: </em></strong>Yasa bize&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikiquote.org/wiki/Evren">evrenin</a>&nbsp;<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikiquote.org/wiki/Tanr%C4%B1">Tanrı</a>&nbsp;tarafından ortaya çıkarıldığını ve yaratıldığını; tesadüf olarak ya da kendiliğinden oluşamayacağını öğretir.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Takip Ettikleri: İbni Sina, Gazali, Aristo, Farabi, Hz.Muhammed, İbn Tufeyl, Kındi, İbn Heysem, Platon, İbn Bacce…</p><p>&nbsp;</p><p>Takipçileri: Dante, İbn Haldun, Descartes…</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Okulumuza Gelseydi(Türkiye’de Bir Liseye): "Gençler, doğruyu bulmak için sadece körü körüne inanmak yerine, aklınızı ve mantığınızı kullanın. Bilim ve düşünce, her şeyin üzerine aydınlık getirir. Sadece ezberlemekle yetinmeyin; sorgulayın, keşfedin ve insanlık için daha iyi bir dünya yaratmak adına düşüncelerinizi özgürce ifade edin. Unutmayın, gerçek bilgi, akıl ve araştırma yoluyla bulunur, her birey kendini geliştirdikçe toplum da gelişir."</p><p>&nbsp;</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 21:00:53 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260910310</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Meryem Gümüş 11-G 575</title>
         <author>mmeryemm2019</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260910367</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Hakkımda: </strong><br>Martin Heidegger. Freiburg Üniversitesi rektörü.26 Eylül 1889, Baden. Freiburg Üniversitesi Katolik ilahiyatı ve felsefesi. 1923'te Marburg Üniversitesinde profesörlük. <em>#dasein #metafizik #faktisite #varlıkvezaman</em></p><p><br/></p><p><strong>Takip ettikleri:</strong><br>#friedrich_nietzsche<br>#edmund_husserl<br>#gwf_hegel<br><strong>Takipçileri:</strong><br>#hans_georg_gadamer<br>#jean_paul_sarte<br>#maurice_merleau_ponty</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşım 1:</strong> Neyim ben? Neden buradayım? Hangi amaçla buradayım? Burası neresi? Ben seçmedim buraya gelmeyi, öyleyse beni kim gönderdi? Yaşamak da neyin nesi? Ne için yaşıyorum? Dün, bugün ve yarın arasında sıkışıp kaldım; kim kontrol ediyor bu kum saatindeki tanecikleri? Neden ben değil de başkası? Yoksa onları yeterince iyi tanırsam ben de kontrol edebilir miyim?<br>Kusura bakmayın, kafam karışık bu aralar...</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşım 2:</strong> İsteyerek gelmedim ben bu dünyaya. Fırlatıldım, düştüm, ne derseniz... Buranın dünya olduğunu da diğer fırlatılanlardan anladım zaten. Aslına bakarsanız benim bütün olayım bu: Etrafıma göre, çevreme göre şekillenen duyularıma göre şekilledirmek düşüncelerimi. Öyleyse şu dünyaya neden geldiğimi, yegane amacımı öğrenmek istiyorsam evvela görünenin ötesine çıkabilmeliyim.</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşım 3:</strong> Öz nedir? Ancak öze inmeden önce; özü dahi algılamamızı sağlayan bilinç nedir? Anlam yolculuğunda ilk yapmamız gereken bilinci analiz etmek değil midir?</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşım 4:</strong> Sonbahar geldi. Ağaçlardan dökülen sarılı kırmızılı yaprakları selamlıyorum; bana ölümü hatırlatıyorlar. Ancak ölümü hatırlatarak kapkara bir kedere boğmuyorlar beni, benim için bu dünyayı daha anlamlı hâle getiriyorlar. Nasıl mı?<br>Ne olursam olayım, ne yaparsam yapayım asla mükemmel olamayacağımı biliyorum; bir şeyler hep eksik, hep yarım kalacak. Ve ben bütün bu eksiklikleri, kusurları ölümle noktalayacağım. Varoluşumun -belki de bütün çabalarıma rağmen- anlamsız kalan boşluğunu, kendi kendime yetememezliğimi sona erdirecek. Şimdiki kanlı canlı Heidegger için "ben" diyeceğim ancak asıl "ben", bütün bu varlık sürecinde hep <em>henüz-olmamış</em> olan zavallı Heidegger'den kurtulan ölü Heidegger olacak. Sonunda varoluşumun özüne ulaşabileceğim.<br>Bütün bu laf kalabalığından sonra, sonbahar sizce de heyecan verici değil mi?</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşım 5:</strong> "Varlık ve Zaman", "Nedir Bu Felsefe?", "Hümanizmin Özü", "Metafizik Nedir?" ve daha fazlası için Beyazıt Kitap Fuarı'nda düzenlenen imza gününe hepinizi bekliyorum.</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşım 6:</strong> Bir süredir nefret içerikli çokça mesaj ve yorum aldım. Siyasi görüşlerimi felsefeye dair düşüncelerimle karıştıran ve ikisini birbirinden ayırt edemeyen öfkeli bir grupla karşı karşıyayım. Üstelik hatamı kabul etmeme ve geçmişte yaptığım tercihleri eleştirip değiştirmeme rağmen mazide kalan fikirlerim hala onların nefret söylemlerine alet oluyor. Bu kişileri ve fikirlerini şiddetle kınamaktan başka bir şey yapamıyorum ne yazık ki. Ancak sırf böyle insanlar yüzünden moralimi bozup düşünmekten vazgeçemem. Dediklerine kulak asmadan yola devam...<br>Yorumlara destek amaçlı ⏳ bırakabilirsiniz.</p><p><br/></p><p><strong>Son Paylaşım:</strong><br>Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesine yaptığım kısa bir ziyaretin ardından hesabımı bir süreliğine askıya almaya karar verdim. Benim için endişelenmeyin yoldaşlar. Yalnızca buradaki gençlerin zamana ve insanın varlığına dair düşünceleri beni daha derin sorgulamalara itti. Daha önce hiç hissetmediğim şeyler hissediyorum. Bambaşka bir Heidegger bulacaksınız. Selametle...</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 21:01:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260910367</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ömer Şen 11-E 453</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260911882</link>
         <description><![CDATA[<p>İonna Kuçuradi</p><p><br/></p><p>1936 doğumlu Rum asıllı filozof ve öğretim üyesi</p><p><br/></p><p><strong>Biyografisi</strong></p><p><br/></p><p>Kendisi 4 Ekim 1936'da İstanbul'da doğmuştur. Rum asıllı bir ailenin çocuğudur. 1954'de Rum Lisesi'ni bitirdikten sonra akademik kariyerine  İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünü bitirerek devam etti. 1965'de doktor, 1970'de doçent, 1978'de de profesör ünvanlarını aldı. Kendisi Türkiye Felsefe Kurumunun başkanı ve M<a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Maltepe_%C3%9Cniversitesi">altepe Üniversitesinde </a>İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezinin yöneticisdir. Çalışma alanları insan felsefesi, insan hakları, etik ve sanat ve felsefe ilişkisidir.</p><p><br/></p><p><strong>Takip Ettikleri</strong></p><p><strong>@Immanuel Kant</strong></p><p><strong>@Aristotales </strong></p><p><strong>@Friedrich Nietsche</strong></p><p><strong> </strong></p><p><strong>Takipçiler</strong></p><p>@Hacettepe Üniversitesi</p><p>@İstanbul Üniversitesi</p><p>@Ahmet Cevizci</p><p><br/></p><p><strong>Paylaşımlar</strong></p><p><br/></p><p><br/></p><p>1. <em>"İnsan onuru, her bireyin temel hakkıdır ve bu hak, yalnızca dışsal koşullardan değil, aynı zamanda içsel bir sorumluluktan doğar. Gerçek özgürlük, başkalarının haklarına saygı göstererek kazanılır. #İnsanHakları #Felsefe #Özgürlük"</em></p><p><br/></p><p>2. <em>"Etik, yalnızca doğruyu yapmak değil, aynı zamanda doğruyu yapmaya olan bağlılıktır. İnsan, düşünerek ve vicdanıyla hareket ederek hem kendisini hem de toplumu dönüştürebilir. #Etik #Felsefe #Sorumluluk"</em></p><p><br/></p><p>3. <em>"Felsefe, her insanın kendi değerini keşfetmesine yardımcı olur. İnsan hakları, sadece birer kavram değil, her bireyin sahip olduğu evrensel bir gerçektir. #Felsefe #İnsanOnuru #Haklar"</em></p><p><br/></p><p>4. <em>"Toplumda adaletin sağlanması, sadece yasaların değil, insanın vicdani sorumluluklarının bir sonucudur. Her birey, adaletin inşa edilmesinde aktif bir rol oynamalıdır. #Adalet #Etik #Felsefe"</em></p><p><br/></p><p>5. <em>"İnsanın değerini, sadece toplumdaki rolü değil, aynı zamanda yaptığı seçimler ve bu seçimlerin başkaları üzerindeki etkisi belirler. Gerçek etik, başkalarının haklarına duyarlı olmaktır. #Felsefe #Etik #İnsanHakları"</em></p><p><br/></p><p>KAİHL Konuşması</p><p><br/></p><p>"Sevgili gençler, insan olmanın ne anlama geldiğini derinlemesine düşünmelisiniz. İnsan, yalnızca yaşamakla kalmaz, aynı zamanda kendi değerini ve sorumluluklarını anlamalıdır. Hepiniz, yalnızca başkalarına değil, kendinize de dürüst olmalı, etik değerler doğrultusunda hareket etmelisiniz. Gerçek özgürlük, başkalarının haklarına saygı göstermekle mümkündür. İnsanlık ancak birlikte, adaletli ve saygılı bir şekilde hareket ederse, gerçekten gelişir."</p><p><br/></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 21:04:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260911882</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-G  528 Hanne Hifa Akkuş </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260918613</link>
         <description><![CDATA[<p>René Descartes (1596-1650), Fransız filozof, matematikçi ve bilim insanıdır. Modern felsefenin kurucularından kabul edilir. "Cogito, ergo sum" (I think therefore I am) sözüyle tanınır. Analitik geometriyi geliştirmiştir ve bilimsel yöntemin temelini atmıştır. Akıl ve şüpheye dayalı düşünceyi savunur. Hobi olarak bloggerlık yapmaktadır.</p><p><br></p><p><strong>Takip edilenler: </strong>@aristothebrainiac @staugustine @galieogalilei @socrates</p><p><strong>Takip edenler:</strong> @niezsche @kantimmanuel @spinoza @humedavid </p><p><br></p><p><strong>Gönderiler:</strong></p><p><br></p><p><strong>1)</strong> Geçen gün akşam saatlerinde M4 ile eve giderken içinde bulunduğum durum; daha doğrusu aldığım bazı şüpheli kokular, ayakta durma çabası gösterirken pek yakınlaştığımız amca ve bir insandan çıktığından şüphe ettiğim seslerin eşlik ettiği metro seferi beni her beyni olanın düşünme eylemini gerçekleştirip gerçekleştirmediğine dair şüphelerimi derinleştirdi. Yolculuğumun geri kalanında bunun üzerine düşünmeye devam ettim. Ve kendime sordum: "Ben kimim?" "Düşünen bir şeyim". Benim varlığım bedenimden ibaret değil, bedenimden bağımsız düşünen bir ruha sahibim ve beni ben yapan bu ruhun bedenimde olmasıdır. Yani, <em>cogito ergo sum, </em>düşünüyorum öyleyse varım. "Ben'im, varım." bu kesin ama ne kadar süre için: Ancak düşündüğüm sürece, zira ola ki düşünmeye son verseydim, olmaya ya da var olmaya da son verirdim.</p><p><br></p><p><strong>2)</strong> İş çıkışı bir arkadaşla tavuk döner-ayran yemeğe gittik, insana haddi bildiren o kısa taburelere oturduk, iki büklüm bir şekilde beklerken her dostluğun tuzu biberi olan safsatalarla donatılmış o 'felsefi' tartışmalardan birini masaya yatırdık (masa boş, karnımız açtı). Konumuz bilginin mutlakıyeti idi. Arkadaşım kendi argümanlarını(?) bana cevap verme fırsatı sunmadan tek solukta sıraladı. Sıra bana gelince şöyle dedim: "Bak, önce şu ana kadar bildiği her şeyi askıya alarak işe başla. Çünkü duyular bizi yanıltır, şu ana kadar tüm bilgimizi de duyular vasıtasıyla aldık. Eğer duyuları bir kenara aldıysak geriye kalan bilginin kaynağı kuşkulanan, tasarlayan, anlayan, imgeler oluşturan benliğimdir, zihnimdir. Zihnim; doğru olduğunu apaçık bilmediği hiçbir şeyi kabul etmez, incelenecek şeyi en küçük parçalarına kadar böler, bu parçalardan başlayarak karmaşık yapılara doğru ilerler ve bu tümevarımsal yolu en sonunda gözden geçirir. Yani dış dünyayı açıklarken kendi bilincimden nesneye doğru hareket ederim. Şüpheyle başladığım bu yolda kendisinden şüphe edilmeyecek bir temele ihtiyacım vardır. İşte bunlar da kesin olan, doğruluk ya da yanlışlık bağlamında olmayan "a priori"dir. Bize bunu sağlayan ise "sezgi"dir. Sezgiyle edindiğimiz bilgiler, aynı zamanda açık ve seçiktir. Açıklık ve seçiklik, bizi peşin hükümlerden ve acele yargılardan korumakta ve aklın hata yapmasını engellemektedir. Şeylerin bilgisi de Tanrı'ya dayanmaktadır. Tanrı idesine sahip olmadıkça başka şeylere ilişkin bilgi edinilemez. Yani bana göre bilginin teminatı Tanrı'dır." (Döner bu arada masamıza ulaşmıştı, açlıktan mıdır bilmiyorum ancak bayağı lezzetli idi. Puanım: 7,4/10)</p><p><br></p><p><strong>3) Kartal A.İ.H.L.'e ziyarette bulundum! </strong></p><p>Eski bir dostum bu okulda felsefe öğretmeni olarak çalışıyordu, zamanında beni okulundaki parlak öğrencileri ile tanışmam için davette bulunmuştu Ben de dün bu davete icabet ettim. Büyük beklentiler ile gittiğim okulda bazı derslere konuk oldum ve arkadaş ortamlarını gözlemleme şansı yakaladım. Dersler ne kadar büyük bir potansiyele sahip olsa da MEB'in gazabına uğramış. Bu sistem de yoğurulmuş öğrenciler de öyle. Sorgulamak ve kendi potansiyelini gerçekleştirmeye çalışmak yerine her şeyi kabullenen ve ezberleyen öğrenciler okulu doldurmuş. Duyulan ve anlatılanlar her şeyi tekrar etmeye programlanmış bir bilgisayar gibi kulaktan girip zihne ulaşamadan ağızdan çıkarak odayı terk ediyor. Gezinin sonlarına yaklaştıkça beni okulun yanındaki bir binaya götürdüler. Bu binanın kütüphane olduğunu duyunca oldukça şaşırdım. Artık kullanılmayan kitapları depoladıkları bir yer zannetmiştim. Her ne kadar böyle söylesem de öğrencileri için çabalayan öğretmenlerin ve bu çabaların tesir ettiği öğrencilerin hakkını yememek lazım. Eğer tüm öğrenciler zihinlerinin kabiliyetini fark ederse bu okul bir "academia"ya dönüşebilir. İşte o zaman tekrar ziyarette bulunmak isterim. </p><p><br></p><p> </p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 21:21:40 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260918613</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nesibe Karataş 11-G 574</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260922626</link>
         <description><![CDATA[<p>Viyana'da zengin bir ailenin çoçuğu olarak doğdum. 9 kardeştik. Çok küçük yaşlardan itibaren mecburen çeşitli kültürel, sanatsal faaliyetlerin içinde bulundum. Fakat para mutluluk anlamına gelmiyordu maalesef, özellikle de bizim ailede. </p><p>Makina mühendisliği okudum. Mantık, matematik ve felsefe ile ilgilendim dönem dönem. 1. Paylaşım Savaşı başlayınca gönüllü olarak Avusturya ordusuna katıldım. Askerlik döneminde felsefeye dâir görüşlerimi yazdım. Daha sonra notlarımı birleştirip Tractatus ismi ile kitap haline getirdim. </p><p>İlerleyen yaşlarda felsefeye dâir bazı görüşlerimin değişmediği söylersem pek doğru konuşmuş olmam. Cambridege Üniversitesinde felsefe alanında profesör olarak tekrar kürsüye çıktım. Deli dolu bir hayat geçirdiğimi söyleyebilirim.</p><p><br/></p><p>Takip ettiklerim: Immanuel Kant, Bertrand Russel, Sigmund Freud, Gottlob Frege...</p><p>Takipçiler: Bertrand Russel, Karl Popper, George Edward Moore, Dr. Celal Fedâi...</p><p><br/></p><p>Paylaşımlar: </p><p>- Gustav Klimt'i bizim mâlikaneye girerken görenler olmuş, çok sordunuz. Evet, geçen gün bizdeydi. Kendisi kız kardeşim Margaret'in portresini yaptığından mütevellit uğruyor şu sıralar.</p><p>- Depresifim şu günlerde. Dün kardeşimlerimden biri daha intihar etti.</p><p>- Sıkı takipçiler bilirler kardeşimin evinin mimari planı ve inşası ile uğraşıyordum, uzun uğraşlar ve sarf edilen onca emekten sonra evi nihayet bitirebildik. (Küçük takıntılarım sebebi ile biraz uzamış olabilir, neyse...) Fikir veren herkese teşekkürlerimizi sunar, ev hakkında yorumlarınızı bekleriz.</p><p>- "Gülün Adı" filminin senaristlerine beni unutmadıkları için minnettarım. Üzerine konuşulmayanın hakkında susulmasına dâir fikrimi filmin sonunda bir önerme olarak eklemeleri çok düşünceli ve ince bir hereket olmuş.</p><p><br/></p><p>KAİHL'ye gelse ne derdi? </p><p>Buradaki öğrenciler gayet açık fikirli, tartışmaya uygun öğrenciler. Fakat dilin kullanımına tam hakim olamadıkları görüşündeyim. Zaten felsefi problemlerin de olduğu gibi bu okuldaki insanların aralarındaki sorunların temel sebebi de dilden kaynaklanıyor. Onun haricinde fikirlerini tartışabilecek ufuk açıklığına ve cesarete sahip olduklarını görmek içimi azim ve ümit ile doldurdu.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 21:32:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260922626</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-C Ahmet Emre Duran </title>
         <author>ahmetemreduran443</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260924943</link>
         <description><![CDATA[<p>@ayhancitil</p><p>Filozof yazar</p><p>BOÜN Endüstri mühendisliği </p><p>29 Mayıs üniversitesi </p><p><br/></p><p>Takip edilenler: kant, spinoza, aristo</p><p>Takip edenler: Ahmet Emre,dmyinfo, 29 Mayıs üni</p><p><br/></p><p>Paylaşımlar</p><p>Şimdi size bomba gibi bir haberim var. İlk kitabımı yayınladım size de okumak düşer. Kant okumalari &amp; birinci kritik. Kesinlikle okuyun özellikle felsefe sevmeyenler çünkü okuduktan sonra felsefeye bayılacaksınız.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>Bugün güzel bir gün. Kahvemi aldım yeni kitabımı bitirdim. Işte doyamayacağınız kant okumaları &amp; ikinci kritik. Bu ise artık felsefe sevenler için çok güzel bir kitap. Hani diyor ya bilinir kişi "Bu felsefe kitabı en iyi felsefe kitabı. Yazarı da benim." Kalanı size kalmış.</p><p><br/></p><p>Son olarak yakın zamanda artık matematiği sevebileceğiniz yeni kitabımı bastırmış bulunmaktayım. Matematik ve metafizik sizlerle artık sizi başbaşa bırakayım.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 21:37:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3260924943</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-D 440 Berat Aydoğmuş</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3262193612</link>
         <description><![CDATA[<p>Yaşamı: Ludwig Josef Johann Wittgenstein, 26 Nisan 1889’da Viyana’da doğdu ve 29 Nisan 1951’de Cambridge’de öldü. Mantık ve dil felsefesi alanlarında önemli katkılarda bulundu.</p><p>Takip Ettikleri:</p><p>Bertrand Russell</p><p>Gottlob Frege</p><p>Leo Tolstoy</p><p>Takipçileri:</p><p>G. E. Moore</p><p>Rudolf Carnap</p><p>Alan Turing</p><p>Paylaşımları: “Tractatus Logico-Philosophicus” adlı eserimde belirttiğim gibi, dilin sınırları dünyamın sınırlarıdır. Peki, dilin sınırlarını nasıl genişletebiliriz? Dil, düşüncelerimizi tam anlamıyla ifade edebilir mi? Mantık ve dil arasındaki ilişkiyi nasıl anlamalıyız?</p><p>Bir diğer önemli soru: “Bir şeyin anlamı, onun kullanımında mıdır?” Bu soruyu “Felsefi Soruşturmalar” adlı eserimde derinlemesine inceledim. Günlük dilin karmaşıklığı, felsefi sorunların kaynağı olabilir mi? Dil oyunları kavramı, anlamı nasıl şekillendirir?</p><p>Son olarak, etik ve estetik konularına değinmek istiyorum. "Tractatus"ta belirttiğim gibi, etik ve estetik, dünyanın sınırlarının ötesindedir. Peki, bu sınırların ötesinde ne vardır? Hayatın anlamı nedir ve bu anlamı nasıl bulabiliriz?</p><p>Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi? “Burada, dilin ve düşüncenin sınırlarını zorlayan genç zihinler görmek beni mutlu ediyor.”</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-16 10:20:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3262193612</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Zeyneb Seyyide Şen 11G 554</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3268052969</link>
         <description><![CDATA[<p>Yaşamı </p><p> 1968 yılında doğdu.</p><p> 1991 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde Endüstri mühendisliği ve iktisat bölümlerinde çift anadal yaptı.</p><p> 1994 yılında yüksek lisansını felsefe alanında yine Boğaziçi üniversitesinde tamamladı.</p><p> 2000 yılında ise doktorasını aldı.</p><p> 2022 yılında İSAM yönetim kurulunda göreve başlamıştır. </p><p> Takip ettikleri </p><p> Kant, Aristoteles , İSAM </p><p> Takipçileri </p><p> ozkanozturk, dmyucel, dergahyay</p><p> Paylaşımları </p><p> - Tevhid ilkesi ile uyum içerisinde,</p><p>   Varlığa ilişkin tüm bilgiyi kuşatan,</p><p>   Kendimiz olarak hayata katılabildiğimiz ,</p><p>   Lehimize ve aleyhimize olanı ayırt edebildiğimiz, bir bilgi anlayışı geliştirebilir miyiz?</p><p>   - Mahkeme-i Kubraya çıkacağını bilmek ve ona göre bugününü yaşamak vizyon sahibi olduğunuzu gösterir.</p><p>   - Asli faili ortaya çıkaran bir evren kozmolojisi uzerine çalışılmalı. Ben bunun yapilabilirligine inanıyorum. Fakat çok yüksek bir zihinsel efor gerektirdigi aşikar. Ama müslümanların önceki muktesebatinin kaynağına baktığımızda böyle büyük soruları cevaplama iradesine sahip oldukları için bu kazanımlara sahip olduğumuzu görüyoruz.</p><p>   - Demokrasi ve Kutsallık bir arada yaşayabilir mi?</p><p>   - Yapısal şiddet önlenebilir mi? Peygamber efendimiz sav'in geldiği dönemde ilgilendiği problemlerin hepsi yapısal şiddet alanı altına girer. Yapısal şiddet birtakım durumlar dolayısıyla potansiyelini gerceklestiremeyen insanlar için kullanılan bir tabir. Dönem için kız çocuklarının diri diri gömülmesi gibi durumlar örnek verilebilir. Günümüz akademisi bu problemle uğraşırken biz müslümanlar bu soruyu sahiplenmesi en öncelikli gereken bizleriz. </p><p>   - Akademinin soruları bizim sorularımız mıdır? Bu konu hakkında ide de yayınlanan bir dersim var merak edenler göz atabilir.</p><p>   - Anı gelecekteki bir ana nispetle görebilmek vizyon sahibi olmak demektir. Yani müslüman vizyon sahibi insandır.</p><p>   - müslümanlar olarak günümüz akademisinin ideolojik arkaplanını farkederek uyanık bir şekilde yeniden başlamalıyız. Gelişen ve değişen akademi konularına karşı tepki verme becerisine sahip olmalıyız. Özetkin bir davranış biçimini benimsemeliyiz. </p><p>  Filozof okulumuzu ziyaret etse ne derdi?</p><p>  Tazelenmiş bir bilinçle İslam düşünce dünyası müktesebatına en büyük katkıyı sağlayacak gençler bu okulda yetişiyor. Atiye dair ümitlerimi yeserten bu kartal camiasının çalışmaları, beslediği bu kıymetli gençler daima varlığını sürdürmesini Rabbimden temenni ediyorum.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-19 16:54:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/t44mbqehff2705zu/wish/3268052969</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
