<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Dinçer Soydemir 10/B by Dinçer Soydemir</title>
      <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2019-09-28 11:44:20 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-10-08 13:48:31 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>BAKTERİLERDE KROMOZOM VAR MIDIR ? VARSA KAÇ TANE? YOKSA NEDEN YOKTUR?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390851061</link>
         <description><![CDATA[<div>Bunla ilgili 2 farklı bulgu buldum ilk olarak;<br>Bakterinin kalıtım materyalleri histon proteinine sahip olmadığından bu yapıya kromozom adı verilmez. Arkelerde ise bu protein olduğundan kromozoma sahiptir. Bakterilerin arkelerden farkını ayırt etme de bu bulgu kullanılmıştır. <br>Genetik materyallerinin kromozom adını alması için histon proteinle çevrelenmiş olması lazım. Bakteri dışındaki canlılarda kromozom vardır.<br>Bunun dışında 2. Olarak Bakterilerin genetik malzemeleri tipik olarak tek bir dairesel kromozomdan oluşur. Bakterilerde zar kaplı bir çekirdek yoktur ve kromozom tipik olarak sitoplazmada yer alan, nükleoit olarak adlandırılan düzensiz şekilli bir cismin içinde yer alır. Nükleoitte DNA, onunla ilişkili proteinler ve RNA bulunması olarak 2 çeşit  yorum var benim fikrim ise bakterilerde kromozomun olmadığı  yönünde çünkü Arkelerle bakterilerin farkının bu olduğu hakkında okuduğum yazılar.Eğer kromozom varsa insanlarınki gibi olmayacağını varsayarak "N" sayıda olucağını düşünüyorum<br><br>KAYNAKÇA:https://mobile.donanimhaber.com/bakteride-kromozom-var-mi-muallakta--<br><br>https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Bakteri<br><br>https://www.google.com/url?sa=t&amp;source=web&amp;rct=j&amp;url=http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/32726/Bakterilerin Genetik Yapısı.pdf&amp;ved=2ahUKEwiGvOnfu_PkAhWU7aYKHdMVCdEQFjAGegQIBRAB&amp;usg=AOvVaw1Ob2jV5-DOSTr1ekNV8By0&amp;cshid=1569672009461</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-28 11:52:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390851061</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HÜCRE ZARI VE HÜCRE ÇEPERİ ARASINDAKI FARKLAR NELERDIR?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390858991</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>bitki hücresinin çeperinde selüloz vardır.</strong>Hayvan hücresi ise selüloz çeper içermez. Selüloz bitki hücresine belli bir dayanıklılık ve şekil verir. Hücre çeperi vakuolleşen protoplastların yüksek osmotik basıncına karşı koyar. Turgor ve hücre zarı arasındaki dengeyi sağlar ve hücrenin patlamasını önler. Hayvan hücresi ise değişken şekillidir. sahiptir. Bunlardan çekirdek ve mitokondriler çift tabakalı membran taşır.<br>Plastid membranı da çift tabakalıdır ve sadece bitki hücresinde vardır. Bitki hücresinde olupta hayvan hücresinde olmayan bir diğer organel de merkezi vakuol (büyük koful) dür. Tek tabakalı membran taşıyan endoplazmik retikulum (ER), diktiyozom, lizozom ve küçük vakuoller hem bitki hemde hayvan hücresinde görülür. Ribozom membransız olup her iki hücre tipinde de görülür. Sentriyoller hayvansal hücrelerin çoğunda bulunur fakat bitkilerde bulunmaz.<br>Kısacası<br>HÜCRE ZARI :<br>• Canlıdır.<br>• Geçirgendir; ancak sadece küçük moleküllerin geçmesine izin verir. Yani seçicidir.<br>• Esnektir.<br>• Saydamdır; ama ışığı geçirmez.<br>• Az miktarda karbonhidrat ile, yeteri kadar yağ, ve proteinden oluşur.<br>• Üzerinde madde alışverişinin gerçekleşmesini sağlayan porlar vardır.<br>• Akışkandır.<br>• Yapısı çift katlıdır.<br><br>HÜCRE DUVARI :<br>• Hücre duvarı sadece bitki hücrelerinde bulunmaktadır.<br>• Hücre zarının dış kısmında yer almaktadır.<br>• Yapısı dayanıklı, sert, ve kalındır.<br>• Canlı değildir.<br>• Tam geçirgen özelliktedir; bunun için delikleri vardır.<br>• İçeriğinde selüloz bulunmaktadır.<br>• Hücrenin şeklini belirler.<br><br>HÜCRE ZARI VE HÜCRE DUVARI ARASINDAKİ FARKLAR :<br>- Hücre zarı canlıdır. Hücre duvarı cansızdır.<br><br>- Hücre zarı seçici geçirgendir. Hücre duvarı tam geçirgendir.<br><br>- Hücre duvarı çok sert ve dayanıklıdır. Hücre zarı daha güçsüzdür.<br><br>- Hücre duvarı yalnızca bitkilerde bulunur.<br><br>KAYNAKÇA:https://eodev.com/gorev/25560<br><br>https://www.google.com/amp/s/m.sabah.com.tr/egitim/2017/01/19/bitki-ve-hayvan-hucresinin-arasindaki-farklar-nelerdir/amp<br><br>http://www.bilgibilgi.com/biyoloji/hucre-zari-ve-hucre-duvari-ortak-ozellikleri.html</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-28 13:14:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390858991</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390859454</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/408242263/48c6e82d49348cb8ab1544db19d30fce/indir.jpeg" />
         <pubDate>2019-09-28 13:17:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390859454</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390859586</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/408242263/435e77064b471a35595c15b80c13d31d/448.png" />
         <pubDate>2019-09-28 13:18:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390859586</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BAKTERİ HÜCRESİ BOĞUMLANABİLİYORKEN BİTKİ HÜCRESİ NEDEN BOĞUMLANAMAZ?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390860170</link>
         <description><![CDATA[<div>bakterilerin hücre duvarları peptidoglikon denilen bir yapıdan oluşmuştur bundan dolayı endositoz yapamaz ve ara lamel oluşturamazlar ve eseysiz ürerler bölünerek coğalırlar.Yani Bitki hücresi ara lamel ile bölünür. Hücre çeperine sahip olduğu için boğumlama ile bölünmez ara lamel ile bölünerek çekirdek zarını oluşturur.Yani hücre çeperi bulunduğu için ara lamel ile bölünür.<br><br>KAYNAKÇA:https://eodev.com/gorev/788072</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-28 13:24:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390860170</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390860445</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/408242263/8b2499fdb5bf2226ef35efa3588aca98/images__1_.jpeg" />
         <pubDate>2019-09-28 13:26:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390860445</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BÜYÜME FAKTÖRLERİ NELERDİR?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390860869</link>
         <description><![CDATA[<div><br></div><div>Büyüme faktörleri hücresel büyüme, çoğalma ve hücresel farklılaşmada uyarıcı yeteneğe sahip doğal maddelerdir. Genellikle, protein ya da steroid hormon yapısındadırlar. Büyüme faktörleri çeşitli hücresel süreçlerin düzenlenmesinde önemlidir.<br><br>Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler. Örneğin sitokinler ve hormonlar hedef hücre yüzeyindeki özgül reseptörlere bağlanarak etki ederler.Ağırlıkları 4000-60 000 dalton arasında değişen, çok az miktarları bile hücresel aktiviteleri etkileyebilen proteinlerdir. Farklı faktörlerin görevleri ve etkileri ile ilgili yeni buluşlar sürmektedir.<br>Büyüme faktörleri, hücresel fonksiyonları endokrin, parakrin, otokrin veya intrakrin mekanizmalarla sağlar.<br>- Endokrin yolla etkileyen faktörler hedef hücreye kan yoluyla gider ve uzaktaki hücreleri de etkiler.<br>- Parakrin yolla etki eden faktörler salgılandıkları bölgede etkilidirler.<br>- Otokrin faktörler, tarafından salgılandıkları hücrenin fonksiyonlarını etkiler.<br>- Bazı transforme fibroblastlar, hiç salgılanmamış faktörlere hücrenin kendi içinde, intrakrin mekanizma ile yanıt verirler.<br><br></div><div>enellikle hücre farklılaşması ve olgunlaşması desteklerlerken bu özellikleri farklı büyüme faktörleri arasında değişmektedir. Örneğin, Kemik morfogenetik proteinleri, kemik hücre farklılaşması teşvik ederken fibroblast büyüme faktörü ve vasküler endotelyal büyüme faktörü kan damarı farklılaşmasını uyarır (anjiyogenez).<br><br>Adrenomedullin (AM)<br>Anjiopoetin (Ang)<br>Otokrin motilite faktörü<br>Kemik morfogenetik protein (BMP)<br>Beyin-türevli nörotrofik faktör (BDNF)<br>Epidermal büyüme faktörü (EGF)<br>Eritropoietin (EPO)<br>Fibroblast büyüme faktörü (FGF)<br>Glial hücre hattı türevli nörotrofik faktör (GDNF)<br>Granülosit koloni uyarıcı faktör (G-CSF)<br>Granülosit makrofaj koloni uyarıcı faktör (GM-CSF)<br>Büyüme farklılaşma faktörü-9 (GDF9)<br>Hepatosit büyüme faktörü (HGF)<br>Hepatoma-kaynaklı büyüme faktörü (HDGF)<br>İnsülin benzeri büyüme faktörü (IGF)<br>Göç-uyarıcı faktör<br>Miyostatin (GDF-8)<br>Sinir büyüme faktörü (NGF) ve diğer nörotrofinler<br>Trombosit kökenli büyüme faktörü (PDGF)<br>Trombopoetin (TPO)<br>Transforming growth faktör alfa (TGF-α)<br>Transforming growth faktör beta (TGF-β)<br>Tümör nekroz faktör alfa (TNF-α)<br>Vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF)<br>Plasental büyüme faktörü (PlGF)<br><br></div><div><br><br><br><br>KAYNAKÇA:https://www.biyologlar.com/buyume-faktorleri-nelerdir-</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-28 13:30:50 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/390860869</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DNA UZUNLUĞU</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/394065649</link>
         <description><![CDATA[<div>Hücrelerimizdeki <a href="http://www.hurriyet.com.tr/haberleri/dna">DNA</a>, 46’lı kromozom paketleri halinde bulunuyor. Çift sarmallı bir helezon şeklinde olan DNA, kullandığı enzimler sayesinde, normalde olması gerekenden çok daha az yer kaplayacak şekilde biçimlenmiş olan sımsıkı bir yapı. Tek bir hücredeki DNA’yı düz bir yüzeye yayarak uzunluğunu ölçecek olsaydık, 2 metre boyunda olduğunu görürdük.<br>Bu 2 metre uzunluğundaki DNA molekülünde 3 milyon adet nükleotit dizilimi bulunuyor. Bunun vücudumuzda kapladığı yerse sadece 6 mikrometre uzunluğunda. Genetik malzememizin tamamını, yani tüm hücrelerimizdeki DNA’yı upuzun bir şekilde uç uca ekleyebilecek olsaydık, kaba bir tahminle 18 milyar kilometre uzunluğunda olurdu. Bu uzunluk, güneş sistemimizin çapının 2 katına eşit.<br><br><br>KAYNAKÇA:https://www.google.com/amp/www.hurriyet.com.tr/amp/gundem/dna-nin-uzunlugu-ne-kadar-40049421</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/408242263/19848554fe81969ffaf942eb6af65232/images__2_.jpeg" />
         <pubDate>2019-10-06 07:58:19 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/394065649</guid>
      </item>
      <item>
         <title>GENOM NEDİR?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/394066550</link>
         <description><![CDATA[<div>Genom Nedir?</div><div>Genom, bir organizmanın DNA molekülleri yani genetik yönergelerinin bütünüdür. Her genom, ait olduğu organizmayı yapılandırmak ve gelişmesini sağlamak için gereken bilgiye sahiptir. Bedenimiz, milyonl.</div><div>Genom, bir organizmanın <strong>DNA molekülleri</strong> yani genetik yönergelerinin bütünüdür. Her genom, ait olduğu organizmayı yapılandırmak ve gelişmesini sağlamak için gereken bilgiye sahiptir.<br><br></div><div>Bedenimiz, milyonlarca hücreden oluşur. Bu hücrelerin her birinde, bizi oluşturmak için gereken yönergeler bulunur; tıpkı bir reçete gibi. İşte bu yönergeler bizim genomumuzdur ve DNA’dan oluşur. Bedendeki her hücre, örneğin bir deri hücresi ya da bir karaciğer hücresi, aynı yönergeler bütününü taşır.<br><br></div><div>* Genomdaki yönergeler DNA kodundan oluşur.<br><br></div><div>* DNA’nın içinde, canlının büyümesine, gelişmesine ve sağlığına rehberlik eden benzersiz bir kimyasal kod bulunur.<br><br></div><div>* Bu kod, DNA’yı oluşturan 4 nükleotit bazın sıralaması ile belirlenir. Bazlar şunlardır: Adenin, sitozin, guanin, timin.<br><br></div><div>* DNA çift sarmal biçiminde kıvrık bir yapıdadır.<br><br></div><div>* Her bir DNA sarmalı, kromozom adı verilen yapılar biçiminde paketlenir.<br><br></div><div>* Kromozomlar, her hücrenin çekirdeğinde yer alır.<br><br></div><div>* Kromozom paketleri şeklinde DNA’nın birlikte “okunarak” protein yapımını sağlayan bölümleri, genleri oluşturur.<br><br></div><div>* Genler, göz rengi ya da boy gibi farklı karakteristikleri kontrol eder.<br><br></div><div>* İnsan genomu 3,2 milyar DNA bazından yapılmıştır ve 23 çift kromozom biçiminde paketlenmiştir.<br><br><br><br><br><br>Matt Ridley (Genom – ISBN: 9786054238811):<strong>İnsan Genomu Projesi</strong> bir yanılsama üzerine kuruldu. “İnsan genomu” diyebileceğimiz bir şey yoktur. Zaman ve uzamda tanımlanmış bu kesinlikte bir nesne yoktur. 23 kromozoma dağılmış yüzlerce lokus, <strong>insandan insana değişen genler</strong> barındırır. Kiç kimse A kan grubunun “normal”, O, B ve AB’nin “normal dışı” olduğunu söyleyemez. Peki, İnsan Genomu Projesi tipik bir insan DNA dizisi yayımladığında, 9.kromozom üzerindeki ABO geni için ne diyecek?<br>(…)<br>Projenin açıklanan amacı, 200 farklı bireyden elde edilen ortalama veya “konsensüs” bir dizi yayımlamak. ABO geni söz konusu olduğunda bu çözüm anlamsızdır, çünkü genin işlevinin kilit noktasını oluşturan şey, herkeste aynı olmamasıdır. <strong>Varyasyon</strong>, insan genomunun ve aslında her genomun temel özelliği ve ayrılmaz bir parçasıdır.<br>(…)<br>1999 yılının içinde bulunduğumuz anını fotoğraflayıp, çektiğimiz resmin sabit ve kalıcı bir anlamı olduğuna inanmamızın da bir anlamı yok. <strong>Genom sürekli değişir</strong>. Genlerin popülaritesinin artması ve azalması, hastalıkların ne kadar yaygın olduğuna bağlıdır. İnsanların sabitliği abartma eğilimleri ve dengeye duydukları inanç acınancak boyutta. Aslında genom, dinamik, sürekli değişen bir sahnedir.<br>(…)<br>Fizik dünyasında yarım yüzyıl önce gerçekleşen olay, 1970’lerde biyolojide yaşanıyordu. Kesinliğin, sabitliğin, ve belirlenimciliğin köhne dünyası yıkılmaktaydı. Yerine dalgalanmalar, değişimler ve belirsizliklerle dolu bir dünya inşa etmek zorundayız. Neslimizin, şifresini çözmeyi başardığı <strong>genom, durmaksızın değişen bir belgenin vesikalık fotoğrafından fazlası değildir</strong>. Kalıcı bir nüshası ise hiç olmamıştır.<br><br><br>KAYNAKÇA:https://bilimfili.com/genom-nedir/</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/408242263/489f612583edf1b80c6eba3b78759824/images__3_.jpeg" />
         <pubDate>2019-10-06 08:06:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/394066550</guid>
      </item>
      <item>
         <title>RNA DA NÜKLEOTID VAR MI ?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/394066814</link>
         <description><![CDATA[<div>VARDIR: <br><strong>Bir nükleotidin yapısında ;</strong></div><div>1. Azotlu organik bir baz,</div><div>2. Beş karbonlu bir şeker,</div><div>3. Fosfat grubu (fosforik asit= H<sub>3</sub> PO<sub>4</sub> )  bulunur.</div><div>-Baz ve şekerin glikozit bağı ile bağlanarak oluşturduğu yapıya <strong>nükleozit</strong> denir.</div><div>-Nükleozite bir fosfat, fosfoester bağı ile bağlanarak nükleotid oluşur <br><br><br>Tek nükleotid dizisinden oluşmuştur.</div><div> -Yapısındaki 5 C’lu şeker riboz’dur.</div><div>-Organik bazları adenin, guanin, sitozin ve urasildir. Timin bulunmaz.</div><div>-Protein sentezinde  görev alır.</div><div> -Tek nükleotit zincirinden oluştuğu için kendini eşleyemez.</div><div>-Nükleotidleri fosfodiester bağları ile bağlanarak nükleotid zinciri oluşur.</div><div>-A- T, G-C eşitliği de yoktur.</div><div>-Bütün RNA çeşitleri DNA’da bulunan şifreye göre sentezlenir.</div><div>-Sentezlenmesini sağlayan enzim RNA polimeraz, hidrolizini sağlayan enzim ribonükleaz (RNAaz) dır.</div><div>-Bütün RNA çeşitleri protein sentezinde görev alarak hücredeki yaşamsal olayların yönetiminde DNA'ya yardımcı olur.</div><div><strong>n = nükleotid sayısı olmak üzere;</strong>RNA sentezinde açığa çıkan su molekülü sayısı: 3n–1 dir.</div><div><br>KAYNAKÇA:http://www.biyolojiportali.com/konu-anlatimi/11/8/Nukleik-Asitlerin-Cesitleri-ve-Yapisi</div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-06 08:10:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/394066814</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bir gende kaç nükleotit vardır ?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/394067759</link>
         <description><![CDATA[<div>Sayısı kişiden kişiye değişir ama baktıklarıma göre  en az 27 tane.<br><br>İnsan hücresinde yaklaşık olarak 3 milyar adet gen bulunur. insanlarda bir kromozom üzerinde yaklaşık 2000 civarında gen bulunur. Bir insanın genom yapılarında bulunarak protein kodlaması yapan gen sayısı 20.687’dir.<br><br>Gen yaklaşık olarak 1500 nükleotitten oluşan ve kalıtsal özelliği belirleyen DNA’nın bir parçasıdır. Genlerin amacı bilgileri depolamaktır.  <br><br>Genler bulundukları canlıların karakteristik özelliklerine ait  kodlar ve şifreler taşımaktadır.<br><br>KAYNAKÇA:Eodev.com.https://eodev.com/gorev/3112488#readmore<br><br>http://www.biyolojidunyasi.net/genetik.htm<br><br>https://www.fenokulu.net/mobil/Soru/Detay/Soru-4019.html<br><br><br></div>]]></description>
         <pubDate>2019-10-06 08:19:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/394067759</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hücreler yaşlanır mı ?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/396977719</link>
         <description><![CDATA[<div>Evet.<br><br>• Hücrenin biyosentez mekanizmalarındaki <br>hatalar toplamıdır<br>• Hücresel metabolizmanın yavaşlaması<br>sonucu geri dönüşü olmayan olaylar <br>toplamıdır<br>• Yaşlılık DNA’dan bilgi akışına biyolojik <br>bariyer oluşturur<br>• Biyolojik yaşlanma fizyolojik bir olaydır, <br>büyüme ve gelişmenin bir devamıdır.<br><br> Yaşlanma ;<br>• doku ve hücrelerin kendilerini yenileme <br>yeteneklerinin,<br>• normal fonksiyon ve yapılarının devamı<br>için gerekli işlemlerin,<br>• hasara karşı direncin ve tamirin dereceli <br>olarak azalmasıdır.<br>• Yaşlanma sonucu ortaya çıkabilen <br>hastalıklar;<br>• Ateroskleroz , diyabet, kanser, inme, <br>miyokard enfarktüsü, hipertansiyon<br><br> Yaşlanma genetik olarak programlanmış bir <br>işlemdir.<br>• Genetik saat “ replikasyon sayısı” na bağlı olarak <br>kurulmuştur.<br>Destekleyici bilgiler;<br>♣Farklı türlerin ve hücrelerin farklı yaşam sürelerine <br>sahip olmaları,<br>♣Neoplastik değişime uğrayan hücrede yaşlanmanın <br>durması, replikasyon devam etmesidir.<br>**Farklı yaşam sürelerine sahip olma <br>nedenleri;<br>• Genetik farklılıklar<br>• Beslenme farklılıkları<br>• Dokular arası farklılıklar<br>• farklı replikasyon aktivitesi<br><br>KAYNAKÇA:https://www.google.com/url?sa=t&amp;source=web&amp;rct=j&amp;url=http://194.27.141.99/dosya-depo/ders-notlari/turgut-ulutin/Hucre_Yaslanmasi.pdf&amp;ved=2ahUKEwih1pLt2ZblAhVexMQBHQvHD1QQFjAGegQIBBAB&amp;usg=AOvVaw2sXbYrTXf7wwiJXJuW7WuS&amp;cshid=1570882666556</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=ul0YP_EIAfc" />
         <pubDate>2019-10-12 12:20:57 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/396977719</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DNA REPLİKASYONU </title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/396978364</link>
         <description><![CDATA[<div> Replikasyon genetik materyalin tamamen kendi benzeri <br>yeni bir molekül oluşturma işlemidir. <br>• DNA kendini eşleyebilen tek biyomoleküldür.<br>• Replikasyon sonrası ana DNA molekülü ile tüm nükleotid <br>dizisi tamamen aynı olan DNA molekülü ortaya çıkar.<br>• Böylece DNA’da taşınan genetik bilgi her replikasyon olayı <br>ile dölden döle aktarılır.<br>DNA replikasyonu için 3 teori ortaya atılmıştır:<br>• Koruyucu (konservatif) <br>replikasyon: DNA orijinal eş <br>modelinin oluşturulması<br>• Yarı koruyucu <br>(Semikonservatif): DNA <br>sarmalının ikiye ayrılması ve <br>her bir zincirinin bir eşi <br>sentezlenerek iki eşit sarmal <br>DNA meydana gelmesi.<br>• Dağıtımlı (Dispersif): DNA’nın <br>değişik yerlerinden <br>parçalanarak kopyasının oluşturulması <br><br>DNA eşlenmesinin nasıl gerçekleştiğini ispatlamak için 1958 yılında Matthew Meselson (Methiv Meselsın, 1930- ) ve Franklin Stahl (Franklin Sıtal, 1929- ) tarafından deneyler yapılarak farklı modeller test edilmiştir. Sonuçta DNA’nın her iki ipliğinin de kendisini eşleyerek yeni birer iplik oluşturduğu “yarı korunumlu (semikonservatif) eşlenme” modelinin doğruluğu ispatlanmıştır. </div><div>- Meselson ve Stahl, bakterilerin gelişme ortamlarına azotun izotopunu ekleyerek deneylerini yaptılar</div><div><br><br><br><br>KAYNAKÇA:https://www.google.com/url?sa=t&amp;source=web&amp;rct=j&amp;url=https://aves.ktu.edu.tr/ImageOfByte.aspx?Resim=8&amp;SSNO=11&amp;USER=3717&amp;ved=2ahUKEwiw_Pmw25blAhXssIsKHcoPBXYQFjAXegQIARAB&amp;usg=AOvVaw36tqTZo9kg8ZT0rmgLzhBB<br><br>http://www.biyolojiportali.com/konu-anlatimi/11/9/DNA-Eslenmesi-Replikasyon</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=s5kHzvj4iek" />
         <pubDate>2019-10-12 12:27:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/396978364</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HÜCRE DÖNGÜSÜ </title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/396978424</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=_ggt0CMk4Hc" />
         <pubDate>2019-10-12 12:28:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/396978424</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Beyin büyür mü ?</title>
         <author>DincerSoydemir</author>
         <link>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/399942232</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>Yeni İşlevler Kazanan Beynin Hacmi Artıyor<br></strong><br></div><div><br>Kanıt olarak araştırmacılar, sağ elini kullananların sol eliyle yazmayı ve çizmeyi öğrendiği bir çalışmayı tartıştılar. Bir ay sonra beyin hacmi arttı, ancak üç hafta sonra neredeyse normale döndü. Araştırmacılar, maymunların, sesleri ayırt etmeyi öğrendiği gıdaları veya fareleri almak için bir tırmık kullanmayı öğrendiği diğer çalışmalarda da benzer sonuçlar verdi.<br><br></div><div><br>Araştırmacılar, bu teorinin araştırmacıların sinir çalışmalarını nasıl şekillendirdiğini etkileyeceğine inanıyorlar. Wenger, "Bir bakıma, tipik tasarımın gerçekleşen tüm değişiklikleri göstermek için yetersiz olduğunu artık belli ediyor" diyor. "Bu teori, beyin hacmindeki değişiklikleri doğru bir şekilde görüntülemek için daha fazla ölçüm zaman noktasına sahip çalışma tasarımları gerektiğini öneriyor."<br>Dünyaca ünlü bilim dergilerinden biri olan 'Neurology' kısa bir süre önce ilginç bir makale yayınladı; Zürich Üniversitesi tarafından yapılan ve Dr. Nicki Langer tarafından yayına hazırlanan bu makaleye göre, beyne özel ve basit bir teknikle antrenman yaptırmak ve kitlesini geliştirmek mümkün oluyor. Şöyle ki...<br>Kaza sonucu 10 sağ kolu kırılmış sporcunun, kırıktan 2 gün sonra ve alçılı 14'üncü günde beyin 'Magnet-Resonanz-Tomographiesi (MRT) çekildi, analiz yapıldı. Analiz sonunda, sağ kolu yönlendiren beynin sol tarafındaki gri ve beyaz maddelerle, beyin kabuğunda azalma görüldü. Buna karşın, sağ kolun işlevini üstlenen sol kolu yönlendiren beynin sağ tarafındaki gri ve beyaz maddelerle, beyin kabuğunda artma meydana geldiği tespit edildi. Ayrıca, beynin bu bölümündeki hareket ve ince işleri yöneten merkezin, faaliyetleri daha süratli koordine ettiği ortaya çıktı.<br>Araştırmaya göre, bu tür çalışmayla beynin sağ ve sol bölümlerindeki kitleleri (2 hafta süreyle tek kolla çalışarak) antrene edip, geliştirmek mümkün oluyor.<br>Mesela, sağ kolunuzla iş yapıyorsanız, 14-16 gün müddetle, o kolunuzla değil, sol kolunuzla günlük işlerinizi yaparsanız beynin bölümlerine antrenman yaptırmış oluyorsunuz. Malum, nihayetinde beyin de bir et kitlesi.<br>Aynı çalışmayı, kol değiştirerek, yani yine sağ kolunuzla 14-16 gün yaparsanız, bu defa beynin diğer bölümü tekrar gelişmiş oluyor.<br>Güzel bir çalışma değil mi?<br><br>kaynakca:http://m.gunes.com/yazarlar/turgay-renklikurt/beyini-buyutmek-mumkun-44663<br><br>https://www.google.com/amp/s/www.medikaynak.com/amp/beynimiz-yeni-seyler-ogrenirken-buyur-mu</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-20 07:58:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/DincerSoydemir/shvnr2qr45hi/wish/399942232</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
