<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Biyoloji  by Öykü Yaren Kavak</title>
      <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip</link>
      <description>Öykü Yaren Kavak</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2019-09-20 16:11:24 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2024-07-03 05:46:32 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Bakteriler ve İletişim </title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/387302915</link>
         <description><![CDATA[<div>Bakteriler, insanları hasta eden tek hücreli, ilkel organizmalar. En azından şimdiye kadar böyle görülüyordu.<br>Ancak Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir araştıma, <strong>bakteriler</strong>in sanıldığı kadar ilkel olmadığını ortaya koydu.<br>Buna göre bakteriler, eylemlerini koordine etmek için birbiriyle ''konuşuyor''. Tıpkı, insan beynindeki<strong> sinir hücreleri</strong> gibi.<br>Araştırmacılar, tek hücreli organizmaların elektrik sinyalleri ile <strong>iletişim</strong>e geçtiğini tespit etti.<br>Aynı koloni içindeki milyarlarca bakterinin, iyon adı verilen elektrik yüklü potasyum parçacıkları yaydığı anlaşıldı.<br>Bu sayede merkezden çevreye doğru bilgi akışı sağlandığı ve koloninin, mikrobik bir beyne sahipmişçesine hareket edebildiği belirtildi.<br><br>KAYNAKÇA:https://www.ntv.com.tr/saglik/bakteriler-arasinda-iletisim-var,0L22PgshakmGei9t3sKWHQ</div>]]></description>
         <enclosure url="https://bloomwaterpurifiers.files.wordpress.com/2015/09/bacteria.jpg" />
         <pubDate>2019-09-20 16:32:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/387302915</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Mitokondrinin dna sinin şekli ve kromozom sayısı</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/388375884</link>
         <description><![CDATA[<div><br>Mitokondriyal DNA (kısaca mtDNA), hücrelerimizin çekirdeği haricinde, mitokondri denen ve enerji üretimi için büyük moleküllerin oksijen ile yakılarak küçük moleküllere dönüştüğü organelde bulunan bağımsız DNA parçasına verilen isimdir. Kısacası ana genetik materyalimiz olan çekirdek DNA'sından bağımsız; ancak canlı genomu dahilinde sayılan bir DNA'dır.<br><br></div><div><br>Çekirdekteki DNA iki taraftan da bilgi taşıdığı için, bazı kritik bilgiler muğlaklaşabilmekte, bu nedenle de analizi güçleştirebilmektedir. mtDNA'yı özel kılan önemli bir unsur, <em>neredeyse </em>her zaman sadece dişiler tarafından, yani annenin soy hattından erkek ve dişi yavrulara aktarılmasıdır. Bu sayede, bu DNA içerisindeki genetik kodun evrimi takip edilerek, soy hatlarının dişi tarafı milyonlarca yıl geriye kadar takip edilebilir. Böylece evrime dair çok önemli bilgiler alabilmekteyiz.<br><br></div><div><br>Ancak babalarımızı da yabana atmamak lazım: babalar da, sadece erkek çocuklara da olsa, hiçbir annenin veremeyeceği Y kromozomunu vermektedirler. Tabii mitokondri hem dişilerde, hem erkeklerde bulunması ve buna rağmen <em>neredeyse</em> her zaman sadece annelerden gelmesi bakımından önem arz etmektedir.<br><br>KAYNAKÇA:https://evrimagaci.org/mitokondriyal-dna-mtdna-nedir-nasil-kullanilir-74/amp<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://ichef-1.bbci.co.uk/news/1024/media/images/82528000/jpg/_82528200_mitoc0156765-mitochondrial_structure,_artwork-spl.jpg" />
         <pubDate>2019-09-23 17:47:59 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/388375884</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ribozomun büyük alt birimi ile küçük alt birimi her zaman ayrı mıdır?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390969285</link>
         <description><![CDATA[<div><br>Ribozomlar protein sentezini gerçekleştiren yapılardır. Boyutları 20-30 nm (nanometre) çapındadır (1 nm, 1 metrenin milyarda biri). Bu kadar küçük ve incelenmesi güç olan ribozomların üç boyutlu yapılarının detaylı bir şekilde aydınlatılması biyoloji alanındaki en önemli gelişmelerden biridir. Her ribozom iki temel alt üniteden oluşur. Bu üniteler protein üretimi sırasında bir araya gelirler, diğer zamanlardaysa ayrı dururlar. <br><br><br>KAYNAKÇA:https://www.biyologlar.com/ribozomun-alt-birimleri-nelerdir</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=lf7pFkJ_v48" />
         <pubDate>2019-09-29 07:16:12 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390969285</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bütün hücreler aynı şekilde mi bölünür?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390969552</link>
         <description><![CDATA[<div><br>Vücudumuzda bulunan bazı hücrelerin bölünme özelliği yoktur. Bunlar <strong>sinir, kas, alyuvar ve üreme(eşey)</strong> hücreleridir. Çekirdeği ya da kalıtım maddesi olan hücreler bölünür. Bazı hücrelerde çekirdek yoktur. Örneğin alyuvar hücreleri çekirdeksizdir. Bu hücreler bölünemez ve bir süre sonra ölür. Sinir ve kas hücreleri ise hiç bölünmezler. Karaciğer hücreleri gibi bazı hücreler ise normalde bölünmez fakat yaralanma veya hücre ölümü gibi olaylar sonucu kaybedilen hücrelerin yenilenmesi amacıyla bölünürler. Bazı hücrelerde ise bölünme çok hızlı ve sürekli olur. Örneğin kemik iliği ve embriyo hücreleri sürekli ve hızlı bölünür.</div><div><br></div><div><br>Hücre bölünmesi bebeklik, çocukluk ve ergenlik döneminde hızlıdır.<br><br>KAYNAKÇA:https://www.fenokulu.net/mobil/fen-konulari/konu1176</div>]]></description>
         <enclosure url="http://anlami-nedir.com/resimler/1/hucre-yutarligi.jpg" />
         <pubDate>2019-09-29 07:19:00 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390969552</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kromozom ve Dna aynı anda çekirdekte bulunur mu?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390970177</link>
         <description><![CDATA[<div>DNA, mikro ölçekteki hücre çekirdeğinin içinde, histon adı verilen proteinlerin etrafına sıkıca sarılmış şekilde bulunur. Bu yapılar kromozom olarak isimlendirilir. İnsan hücrelerinde 23 çift kromozom bulunur.<br><br></div><div>Eksi yüklü DNA ile artı yüklü bir protein olan histon arasındaki elektriksel çekim kuvveti DNA’nın histon proteinine sıkıca bağlanmasını sağlar.<br><br></div><div>DNA’nın yapısı bütün canlılarda aynıdır. Ancak DNA’yı oluşturan nükleotidlerin sıralanma şekilleri her canlının kendine <a href="http://learn.genetics.utah.edu/content/basics/dna">özgüdür</a>.<br><br><br><strong>Kaynaklar:<br></strong><br></div><ul><li><a href="https://www.nature.com/scitable/topicpage/dna-packaging-nucleosomes-and-chromatin-310">https://www.nature.com/scitable/topicpage/dna-packaging-nucleosomes-and-chromatin-310</a></li><li><a href="http://physiology.med.cornell.edu/faculty/mason/lab/zumbo/files/ETHANOL_PRECIPITATION.pdf">http://physiology.med.cornell.edu/faculty/mason/lab/</a></li></ul><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://2.bp.blogspot.com/-QWKlIymdc1c/UIgwuHDzrkI/AAAAAAAAAH4/QTIWHGXieMM/s1600/Resim10.png" />
         <pubDate>2019-09-29 07:27:50 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390970177</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bakterilerde kromozom var mıdır?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390970739</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>Bakterilerin</strong> genetik malzemeleri tipik olarak tek bir dairesel kromozomdan oluşur. <strong>Bakterilerde</strong> zar kaplı bir çekirdek yoktur ve <strong>kromozom</strong> tipik olarak sitoplazmada yer alan, nükleoit olarak adlandırılan düzensiz şekilli bir cismin içinde yer alır. Nükleoitte DNA, onunla ilişkili proteinler ve RNA bulunur.<br><br>Kaynakça:https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci5tLndpa2lwZWRpYS5vcmcvd2lraS9CYWt0ZXJp</div>]]></description>
         <enclosure url="https://lh5.googleusercontent.com/proxy/PmhbjWp4cAXFNmjDdQ3oyKBVf2iZExcEcqFHo4WjnlAA5PQvhxSq_3YwmL1ip9b_pA_ET4OnsRvdiMC4-jZ8ntsNwPG437dRcHP1c-1dk46lXu6OCvRWeYsCITUdX2hue9wLihSzl9BUteNKZLgFaap7in-5eaLd_oTrMqU1xAOiCk3OGY0j=s0-d" />
         <pubDate>2019-09-29 07:34:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390970739</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Sinirler yenilenir ya da gelişir mi?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390972033</link>
         <description><![CDATA[<div>Bir memeli dokusunun bir fotoğrafını çekseydik muhtemelen bölünen bir hücreyle karşılaşırdık. Bu anlaşılabilir bir durum, çünkü her hücre başka bir hücrenin mitoz bölünme geçirmesi sonucu oluşur. Ancak sinir hücreleri yani nöronlar bu durumun bir istisnasıdır. Sinir hücrelerinin bu yeteneklerini doğumdan itibaren kaybetmeye başladıkları düşünülüyor. İnsanlarda sinir hücrelerinin yenilenme sürecinin tam olarak durduğunu söylemek doğru olmasa da sinir hücrelerinin kendini yenileme yeteneği çok sınırlıdır.<br>Vücudumuzdaki her hücre belli bir amacı gerçekleştirmek üzere özelleşmiştir. Ancak başlangıçta herhangi bir amaçları yoktur. Hücresel farklılaşma adı verilen bir süreç sonunda belli bir hücre tipine, örneğin kas ya da sinir hücresine dönüşürler. Sinir hücreleri hayli özelleşmiş hücrelerdir ve her birinin sinir sistemi içinde belli bir yeri ve karmaşık görevleri vardır. Hücresel farklılaşma süreci içinde özelleşirken, nöronların bölünme özelliklerini kaybettiği ve bütün enerjilerini ve yapılarını bu yeni ve karmaşık görevlerini gerçekleştirmek üzere kullandıkları düşünülüyor.<br><br></div><div>Yeni araştırmalar özelleşmiş herhangi bir görevi olmayan kök hücrelerin nöronların yenilenememesinin yol açtığı sorunlara çözüm olabileceğini gösteriyor. Bu amaçla araştırmacılar kök hücrelerin nöronlara dönüşmek üzere farklılaşmasını sağlamaya çalışıyor.<br><br></div><div>Bazı araştırmacılar ise sinir hücrelerinin kendini yenileme yeteneklerinin çok sınırlı olmasının nedeninin, biyolojik bazı bileşiklerin nöronların elektriksel uyarıları ileten bölümü olan aksonların gelişmesini engellemesi olduğunu düşünüyor.<br><br>Kaynakça:http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/sinir-hucrelerinin-kendilerini-yenileyemedigi-dogru-mu<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/404591101/92aae838341e2622d9f0d99bbfe10790/ormankoruma_d5425.pdf" />
         <pubDate>2019-09-29 07:48:57 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390972033</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Sitoplazma nelerden oluşur?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390982122</link>
         <description><![CDATA[<div><strong><br>Sitoplazma</strong>; çekirdek zarı ile hücre zarı arasını dolduran sitoplazma; yumurta akı kıvamında, yarı akışkan (kolloidal) bir yapıdır. Sitoplazma; solunum, fotosentez, beslenme, sindirim, boşaltım gibi bütün yaşamsal faaliyetlerin geçtiği yerdir. Bu olaylar ile ilgili tepkimeler sitoplazmanın sıvı kısmına dağılmış enzimler tarafından yapılırken bir kısmı da organellerde gerçekleştirilir. Sitoplazmanın miktarı hücrenin boyutuna göre değişir. Sitoplazmanın büyük bir kısmı (`-80 arası) sudan oluşur ve hücreler yaşlandıkça su oranı azalır.<br><br></div><div><strong><br>Organeller:</strong> Sitoplazma içinde belirli görevler yapmak üzere özelleşmiş yapılara organel denir. Özellikle karmaşık yapıdaki ökaryotik hücrelerde birçok organel çeşidi bulunur. Bu organeller; ribozom, endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, lizozom, mitokondri, koful, sentrozom, plastitler şeklinde sıralanabilir.<br><br><br>Kaynakça:https://www.google.com/amp/s/bikifi.com/amp/temel-birim-hucre-sitoplazma-ve-organeller</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.learner.org/courses/essential/life/images/show1.cytoplasm.jpg" />
         <pubDate>2019-09-29 09:27:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/390982122</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Dna nın uzunluğu</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/392582065</link>
         <description><![CDATA[<div><strong> YANIT:</strong> Hücrelerimizdeki <a href="http://www.hurriyet.com.tr/haberleri/dna">DNA</a>, 46’lı kromozom paketleri halinde bulunuyor. Çift sarmallı bir helezon şeklinde olan DNA, kullandığı enzimler sayesinde, normalde olması gerekenden çok daha az yer kaplayacak şekilde biçimlenmiş olan sımsıkı bir yapı. Tek bir hücredeki DNA’yı düz bir yüzeye yayarak uzunluğunu ölçecek olsaydık, 2 metre boyunda olduğunu görürdük.<br><br></div><div><br> Bu 2 metre uzunluğundaki DNA molekülünde 3 milyon adet nükleotit dizilimi bulunuyor. Bunun vücudumuzda kapladığı yerse sadece 6 mikrometre uzunluğunda. Genetik malzememizin tamamını, yani tüm hücrelerimizdeki DNA’yı upuzun bir şekilde uç uca ekleyebilecek olsaydık, kaba bir tahminle 18 milyar kilometre uzunluğunda olurdu. Bu uzunluk, güneş sistemimizin çapının 2 katına eşit.<br><br>KAYNAKÇA:https://www.google.com/amp/www.hurriyet.com.tr/amp/gundem/dna-nin-uzunlugu-ne-kadar-40049421<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.futurity.org/wp/wp-content/uploads/2018/01/DNA-double-helix_1600.jpg" />
         <pubDate>2019-10-02 16:52:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/392582065</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bir canlının gelişmişliğini ne etkiler?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394068334</link>
         <description><![CDATA[<div>Canlının gelişmişlik düzeyi genellikle kromozom sayısının fazla olması ile ilşkilendirilir - bu temel bir yanılgıdır. Canlının gelişmişlik düzeyinin sahip olduğu kromozom sayısı ile uzaktan yakından alakası yoktur. Öyle olsa eğrelti otu bile bizden daha gelişmiş olurdu!<br><br>Canlının gelişmişliği kromozomlar üzerinde bulunan genlerin yapı ve diziliişleriyle orantılıdır. Bu genlerin ürettiği protein miktarı, yapısı ve çeşitliliği ve  bu proteinlerin hücredeki diğer proteinler ya da yapılarla oluşturdukları büyük yapılar canlıların gelişmişliğini gösteren başlıca etkenlerdir.<br><br>Bunların dışında solunum-boşaltım vs gibi ihtiyaçlarını hangi yollarla (deri-akciğer vs) karşıladığı, bu yolların karmaşıklığı ve sistemli oluşu da canlı gelişmişliğinin başka bir göstergesidir.<br><br>KAYNAKÇA: https://eodev.com/gorev/3079169<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-06 08:26:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394068334</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394068471</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://www.bilgiustam.com/resimler/2012/07/Gen.jpeg" />
         <pubDate>2019-10-06 08:27:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394068471</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BİR İNSANDA TOPLAM KAÇ TANE GEN VAR?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394069315</link>
         <description><![CDATA[<div>Haploit <strong>insan</strong> genomu tahminen 20.000–25.000 protein-kodlayıcı <strong>gen</strong> içermektedir, bu sayı genomun dizilenmesinden evvel beklenen sayının oldukça altındadır. Genomun sadece %1,5'i protein kodlamaktadır, geri kalanı RNA genleri, düzenleyici diziler, intronlar ve "çöp" DNA'dan oluşur.<br><br>KAYNAKÇA:https://www.google.com/url?sa=t&amp;source=web&amp;rct=j&amp;url=https://tr.m.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan_genomu#targetText=Haploit%20insan%20genomu%20tahminen%2020.000,%C3%A7%C3%B6p%22%20DNA'dan%20olu%C5%9Fur.&amp;ved=2ahUKEwjs8rebm4flAhVvk4sKHQwED7YQFjABegQIDhAG&amp;usg=AOvVaw1mrcXY2jziLNyBkK3OulEW</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-06 08:35:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394069315</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HER DNA , HER KROMOZOM AYNI MİKTARDA GEN TAŞIR MI ?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394122957</link>
         <description><![CDATA[<div>Her kromozomda farklı sayıda gen vardır. Gen sayısı her kromozomda değişir. Bu kromozomdaki bir genin kaç nükleotid den oluştuğuna bağlıdır.<br>Örneğin: A kromozomunun genlerinde 5 nükleotid varsa bu sayı B kromozomunda 3 olabilir.<br><br><br>KAYNAKÇA:https://eodev.com/gorev/11351863</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-06 15:34:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394122957</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TÜM GENLER BİR ÖZELLİK TAŞIR MI?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394125945</link>
         <description><![CDATA[<div>Bence vücudumuzdaki hiçbir gen boş değildir , her genin bir işlevi bir görevi muhakkak ki vardır.Araştırmalarım sonucu bulduğum yazı da bunu kanıtlar nitelikte.<br>Genler içerdikleri şifreler dolayısıyla vücuttaki her türlü olayı uzaktan kumanda sistemi sayılabilecek bir duyarlılıkla kontrol ederler. Bazı genler vücuda gerekli kimyasal yapıların ortaya çıkmasını sağlarken bazı genler diğer genler üzerinde düzenleyici olarak şifrelenmiştir. Bu genlerin çalışabilmesi için bir uyarana gereksinimleri vardır. Vücudun tiroit hormonuna olan gereksinimi artar yada herhangi bir nedenle kanda tiroit hormonlarının miktarı azalırsa önce beyinde bulunan hipofizdeki ilgili gen, TSH hormonunun yapımını sağlar bu hormon kan yoluyla tiroit hücresine ulaşır ve hücrenin zarına yapışarak çekirdekteki hormon yapımını sağlayacak olan genlere mesaj iletir. Bu mesajı iletecek olan kimyasal yapılar da başka bir gen tarafından yaptırılmakta ve hücre içindeki miktarı düzenlenmektedir. Çekirdekte bu mesajı alan gen tiroit hormonlarını yaptırmak üzere gerekli şifreyi RNA adı verilen bir haberci ile hücrenin sitoplazmasına gönderir ve hormon yapımı başlar.<br> <br>KAYNAKÇA:https://www.biyologlar.com/genlerin-ozellikleri</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.bilimcini.com/gen-nedir/" />
         <pubDate>2019-10-06 15:51:32 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/394125945</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HÜCRE NASIL YAŞLANIR ? (TELOMER BÖLGELERİ)</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397078403</link>
         <description><![CDATA[<div>Telomer her bir DNA sarmalının ucunda bulunan ve kromozomları koruyan parçalardır. Tıpkı ayakkabı bağcıklarının ucundaki plastik parçalara benzerler. Vücudumuzdaki tüm hücrelerdeki DNA sarmallarının ucunda bulunurlar. Her hücrede 23 kromozom çifti olduğundan, her hücrenin 92 telomeri vardır.<br><br></div><div><br></div><div>Hücrelerimiz bizi genç ve sağlıklı tutabilmek için her bölündüğünde, telomerler sürekli kısalır. Ayrıca telomer uzunluğu stres, sigara, obezite, egzersiz eksikliği, kötü beslenme alışkanlıklarının da katkısı ile daha da kısalırlar.<br><br></div><div><br></div><div>Embriyonun ilk başlangıçta telomer uzunluğu 15.000 BP (base pair-baz çift) olarak başlar. Anne rahminde o kadar hızlı bir hücre bölünmesi ve çoğalması yaşanır ki bebek doğduğunda telomer uzunluğu 10.000 BP’ye kadar düşmüştür. Genellikle yaşlandığımızda telomer uzunluğumuz 3.000-4.000 BP’ye kadar kısaldığında artık hücrelerimiz görev yapmayı bırakırlar. Tüm yaşamımız boyunca yaklaşık her biri 7.000 BP uzunluğunda telomerimiz vardır ve her yıl yaşam şekline bağlı olarak 50-200 BP/yıl kısalır.<br><br><br>KAYNAKÇA :http://www.telomer.com.tr/telomer-nedir/<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="http://www.telomer.com.tr/wp-content/uploads/2015/11/telomer-kisalmasi.jpg" />
         <pubDate>2019-10-13 08:02:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397078403</guid>
      </item>
      <item>
         <title>AKTİF / PASİF GENLER?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397080289</link>
         <description><![CDATA[<div>Her hücrede her genin bulunduğunu ama her özelliğini göstermediğini dersimizde  öğrenmiştik.<br><br>Aktif genler o hücrede özelliklerini gösteren genlere , pasif genler ise o hücrede özelliklerini göstermeyen genlere denir.<br><br>Mesela saçımızın renkli olmasını sağlayan genler midemizde pasiftir.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-13 08:26:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397080289</guid>
      </item>
      <item>
         <title>PROTEİN SENTEZİ ANİMASYONU İZLE / YAZ.</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397082917</link>
         <description><![CDATA[<div>Animasyonumuza göre ;<br>Dna zincirleri birbirinden ayrıldıktan sonra m-Rna ile anlamlı Dna birbirini eşliyor. M-Rna sentezlenince dna mız tekrar kapanıyor ve sarmal yapıya dönüyor. Sentezlenen Rna sitoplazmaya çıkıyor ve sitoplazmada PROTEİN sentezi ribozomda gerçekleşiyor. Bu yüzden m-Rna ve ribozom alt birimleri birbirine bağlanıyor. Başlama koduna uygun anti kodonu t-Rna ribozomlara getirir. Protein sentezi sonlandırıcı kodona kadınların okunmasıyla devam eder. 1.aminoasit ile 2.aminoasit arasında peptid bağı kuruluyor. Peptid bağının kurulmasıyla birlikte protein sentezi başlar. İşi biten t-Rna ribozomlardan ayrılır. Ribozom başlama kodundan sonra bir kodona kayarak hareket eder. T-Rna lar ,aminoasitler arasında peptid  bağları kurulunca serbest kalırlar. Protein sentezi devam eder . M-Rna da sonlandırıcı kodona beraber protein sentezi biter. Sonlandırıcı kodona protein sentezi son bulur. Sonlandırıcı kodona sonraki aminoasit arasında peptid bağı bulunmadığından bütün sentez elemanları ayrılarak serbest kalıyorlar. Ve sonunda bir protein oluşmuş oluyor. <br><br><br>Kaynakça : <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=JOevUIO9L6U" />
         <pubDate>2019-10-13 08:58:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397082917</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SİNİR HÜCRELERİ BÖLÜNME YETENEKLERİNİ NE ZAMAN KAYBEDER? </title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397083228</link>
         <description><![CDATA[<div><br></div><div><br></div><div><strong>Sinir Hücrelerinin Kendilerini Yenileyemediği Doğru mu?<br></strong><br></div><div>Dr. Tuba Sarıgül</div><div>08/02/2016 - 12:08</div><div><br></div><div>Bir memeli dokusunun bir fotoğrafını çekseydik muhtemelen bölünen bir hücreyle karşılaşırdık. Bu anlaşılabilir bir durum, çünkü her hücre başka bir hücrenin mitoz bölünme geçirmesi sonucu oluşur. Ancak sinir hücreleri yani nöronlar bu durumun bir istisnasıdır. Sinir hücrelerinin bu yeteneklerini doğumdan itibaren kaybetmeye başladıkları düşünülüyor. İnsanlarda sinir hücrelerinin yenilenme sürecinin tam olarak durduğunu söylemek doğru olmasa da sinir hücrelerinin kendini yenileme yeteneği çok sınırlıdır.<br><br></div><div><br></div><div>Vücudumuzdaki her hücre belli bir amacı gerçekleştirmek üzere özelleşmiştir. Ancak başlangıçta herhangi bir amaçları yoktur. Hücresel farklılaşma adı verilen bir süreç sonunda belli bir hücre tipine, örneğin kas ya da sinir hücresine dönüşürler. Sinir hücreleri hayli özelleşmiş hücrelerdir ve her birinin sinir sistemi içinde belli bir yeri ve karmaşık görevleri vardır. Hücresel farklılaşma süreci içinde özelleşirken, nöronların bölünme özelliklerini kaybettiği ve bütün enerjilerini ve yapılarını bu yeni ve karmaşık görevlerini gerçekleştirmek üzere kullandıkları düşünülüyor.<br><br></div><div>Yeni araştırmalar özelleşmiş herhangi bir görevi olmayan kök hücrelerin nöronların yenilenememesinin yol açtığı sorunlara çözüm olabileceğini gösteriyor. Bu amaçla araştırmacılar kök hücrelerin nöronlara dönüşmek üzere farklılaşmasını sağlamaya çalışıyor.<br><br></div><div>Bazı araştırmacılar ise sinir hücrelerinin kendini yenileme yeteneklerinin çok sınırlı olmasının nedeninin, biyolojik bazı bileşiklerin nöronların elektriksel uyarıları ileten bölümü olan aksonların gelişmesini engellemesi olduğunu düşünüyor.<br><br></div><div>KAYNAKÇA:http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/sinir-hucrelerinin-kendilerini-yenileyemedigi-dogru-mu</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-13 09:02:40 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397083228</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Dna replikasyonu videosu izle /yaz</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397086896</link>
         <description><![CDATA[<div>Dna çift zincirden oluşan bir moleküldür. Her bir zincir 4 adet bazdan oluşur. Dna eşleşmesinde ilk adım iki ipliğin birbirinden ayrılması olacaktır. Bu işlem helekas enzimi ile olur . Bu olay eşleşme çatalı oluşumu ile sonuçlanır . Ayrılan her bir dna iplikleri yeni ipliklerin oluşumu için bir altyapı hazırlar. Primaz enzimi işlemi başlatır. Bu enzim küçük bir Rna parçası yapar. Primal olarak adlandırılan küçük Rna parçaları oluşturur. Bu yeni bir komplementer Rna ipliğinin yapımı için başlangıç noktasını gösterir. Sonra Dna polimeraz enzimi primal e bağlanır ve dna nın yeni ipliğini yapar. DNA replikasyon yönü (yeni sentezlenen <br>zincirin yönü) 5’ 3’ ucuna doğrudur<br>DNA molekülü birbirize zıt yönde paralel iki zincir <br>içerdiginden (biri 5’ 3’ diğeri 3’ 5’) <br>sentezin aynı anda ve devamlı olarak <br>ilerlemesi mümkün değildir.<br>• Bu nedenle replikasyon çatalında iki farklı <br>sentez tipi ortaya çıkar.<br>1- Devamlı iplik (DNA) sentezi <br> ( 3’ 5´ kalıbına uygun sentez )<br>2- Kesikli iplik (DNA) sentezi<br> ( 5´ 3´ kalıbına göre yapılan sentez).<br>• Kesikli DNA zincirlerinin oluşumunu deneysel<br>olarak gösteren Okazaki ve Ark.(1968) dan dolayı bunlara Okazaki Parçaları adı verilmiştir. (ökaryotlarda 100-200 nukleotidlik parçalar) <br>• Her bir Okazaki  parçasınında başlangıcında RNA primerleri bulunmaktadır.<br>• Replikasyon ilerledikçe RNA primerleri <br>kesilip çıkarılır<br>• ortaya çıkan boş alanlar DNA polimerazlar <br>tarafından kalıp DNA ya uygun olarak <br>sentezlenir<br>• ve iki DNA ucu ligaz enzimi ile <br>birleştirilerek bir bütün DNA ipliği oluşur.<br>• Ökaryotiklerde replikonlarda tamamlanan <br>DNA parçalarıda yine ligaz enzimi ile birleşir.  • Ökaryotiklerde DNA molekülünün <br>prokaryotlardan daha büyük olması ve <br>histon proteinleri ile kromatin yapı <br>oluşturmaları nedeniyle farklı sentez <br>aşamaları gözlenir.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=AuNXSs8eSmo" />
         <pubDate>2019-10-13 09:41:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397086896</guid>
      </item>
      <item>
         <title>G2 evresinde sorun bulunursa ne yapılmalıdır?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397089900</link>
         <description><![CDATA[<div><strong><br>G2 evresi</strong> <a href="https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci5tLndpa2lwZWRpYS5vcmcvd2lraS9TZW50cm96b20">sentrozomların</a> eşlendiği ve mitotik evreden önceki son <a href="https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci5tLndpa2lwZWRpYS5vcmcvd2lraS8lQzQlQjBudGVyZmF6">interfaz</a> evresidir.<br><br></div><ul><li>Bölünme ile ilgili enzimler sentezlenir.</li><li>Organel sayısı artırılır.</li><li>DNA sentezi durmuştur ancak RNA sentezi devam eder.</li><li>Sentrozomların sentezi bitmiş ve oluşan sentrozom çifti zıt kutuplara hareketlenir.</li><li>Bu evredeki hücrenin kromozom yapısı 2n4c dir</li></ul><div><strong><mark>G2 evresinde sorun bulunması durumunda ne yapılması gerektiği hakkında bir bilgi bulamadım bu yüzden TAHMİNİMCE ;</mark></strong><br> <br> " <strong>G2 evresi</strong> <a href="https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci5tLndpa2lwZWRpYS5vcmcvd2lraS9TZW50cm96b20">sentrozomların</a> eşlendiği ve mitotik evreden önceki son <a href="https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci5tLndpa2lwZWRpYS5vcmcvd2lraS8lQzQlQjBudGVyZmF6">interfaz</a> evresidir." cümlesinden anladığım kadarıyla bu evre en önemli evredir. Bu nedenle bu evrede bir sorunla karşılaşılması durumunda interfaz ın tam olarak gerçekleşemeyeceğini söyleyebilirim. </div>]]></description>
         <enclosure url="https://1.bp.blogspot.com/-kl2rhVWUyd8/VWw5hpTpO9I/AAAAAAAAB7A/llhwYNiWWEk/s1600/H%C3%BCcre+Siklusu+H%C3%BCcre+d%C3%B6ng%C3%BCs%C3%BC.jpg" />
         <pubDate>2019-10-13 10:09:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/397089900</guid>
      </item>
      <item>
         <title>OLGUN ALYUVARDA DNA VAR MIDIR?  </title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/399715948</link>
         <description><![CDATA[<div>Olgun alyuvar hücreleri memelilerde çekirdeksizdir. Yani bu ne demek olur, bu alyuvar hücrelerinin tek istediğimiz şey bunların oksijen taşıması, hücre türlerinin pek bir değerlerinin önemi yoktur. Yani nasıl yok, kendi hücresel metabolizmalarından ziyade biz bunların oksijen taşımasını istiyoruz. Şimdi kafadan canlı dediğimiz her şey difuzyon yapar. Difuzyon ATP üretir. Difuzyonun ATP üretmesi zaten canlılığın kanıtıdır. Bu canlıları virüslerden ayıran şeyin tanımıdır. Oksijenli solunum yapamaz. DNA sentezi de yapamaz. Niye DNA sentezi yapamaz diye sorarsanız, çünkü bu hücrelerin çekirdeği olmadığı için DNA sentezi yapamaz. Protein Sentezi yapar. Neden Protein sentezi yapar diye sorarsanız, ribozomlar bulunduğundan dolayı zihinden protein sentezi yaparlar.<br><br>KAYNAKÇA:https://eodev.com/gorev/10955481</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.bilgiustam.com/resimler/2012/12/3086_alyuvar-150x150.jpg" />
         <pubDate>2019-10-18 19:28:21 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/399715948</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/399717493</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/404591101/76970e5f2a6fe4f678f1975d107f067e/IMG_20191018_WA0014.jpg" />
         <pubDate>2019-10-18 19:33:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/399717493</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/399717969</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/404591101/ee7c2a7a9ab3e97916683429f9780eef/20191018_223203.png" />
         <pubDate>2019-10-18 19:35:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/399717969</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ALYUVARDA ATP VAR MI? ALYUVAR SOLUNUM YAPAR MI ?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/402868824</link>
         <description><![CDATA[<div>Alyuvarlar kemik iliğinde üretilip öncül hücreler halinde iken ATP sentezi ve protein sentezi gibi hücresel faaliyetlerini yerine getirirler. Ancak bu öncül hücreler olgun alyuvarlara dönüşünce daha fazla oksijen taşıyabilmek için çekirdeklerini kaybederler. Yönetici molekül olan çekirdekte şifrelenmiş olan hücrenin yaşamsal faaliyetlerini kontrol eden genetik şifre olmadığından, hücresel faaliyetler durur. Protein sentezi ve ATP üretimi yapılmaz. Artık bu hücrelerin tek görevi vücudun çeşitli dokularına oksijen taşımak olur.<br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://blog.getgrowfit.com/wp-content/uploads/2017/01/shutterstock_128572838.jpg" />
         <pubDate>2019-10-26 11:49:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/402868824</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HÜCRE KONTROL NOKTASI NELERDIR?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/402869184</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>Hücre döngüsünün kontrol noktaları</strong> G1, G2 ve M kontrol noktalarıdır. <br><strong>G</strong><strong><sub>1</sub></strong><strong> kontrol noktası</strong></div><ul><li>Hücrenin yeteri kadar büyüyüp-büyümediği ve DNA' da hasar olup-olmadığı kontrol edilir.</li><li>Hücre yeteri kadar büyümüş ise ve DNA' da hasar yoksa devam et sinyali verilir; böylece S evresi başlar.</li></ul><div><strong>G</strong><strong><sub>2</sub></strong><strong> kontrol noktası</strong></div><ul><li>Hücrenin büyüklüğü ve DNA hasarı kontrol edilir</li><li>DNA kendini eşlerken hata veya hasar meydana gelmişse bu hatalar giderilene kadar hücre döngüsü durdurulur.</li><li>Hata yoksa hücre çekirdek bölünmesine başlar.</li></ul><div><strong>M kontrol noktası</strong></div><ul><li>Metafaz evresinde gerçekleşir.</li><li>İğ ipliklerinin, kromozomların kinetokorlarına bağlanıp-bağlanmadığı kontrol edilir.</li><li>İğ ipliklerinin kromozomlara bağlanmasında hata yoksa devam et sinyali verilir.</li></ul><div><br>Hücre döngüsünün doğru işleyebilmesi için kontrol noktalarında işlevsel bazı moleküller vardır. Bunlar <strong>siklin </strong>ve <strong>siklin bağımlı kinazla</strong>dır<strong>. </strong>Bu moleküllerin miktarındaki ve aktivitelerindeki değişim hücre döngüsündeki olayların hızını belirler. <strong>Siklin bağımlı kinazlar</strong> çoğu zaman inaktif olan sabit derişimli moleküllerdir. İnaktif olan siklin bağımlı kinazlar siklinlerle bağlanarak aktifleşir. Böylece oluşan sinyallerle döngünün başlaması ve sürdürülmesi sağlanır.*<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=Zi0ObW-JuFs" />
         <pubDate>2019-10-26 11:53:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/402869184</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TÜM DENİZ ANALARI HİDRA ASILLI MIDIR?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/414789451</link>
         <description><![CDATA[<div>Denizanaları (hidralar ve mercanlarla birlikte) Cnidaria (knidliler) şubesinin üyeleridir.<br>Hidralar ve deniz anaları arasındaki bağlantı ikisinin de hidra takımına üye olmasıdır.<br><br>KAYNAKÇA:https://www.google.com/amp/m.mynet.com/cevaplar/amp/hidra-ve-deniz-anasi-arasinda-nasil-bir-baglanti-vardir/5953730</div>]]></description>
         <enclosure url="https://i.ytimg.com/vi/GqOJv9cob00/maxresdefault.jpg" />
         <pubDate>2019-11-21 16:58:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/414789451</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DENİZ ANALARI BÖLÜNEBİLİR Mİ?</title>
         <author>oykuyrn</author>
         <link>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/414792252</link>
         <description><![CDATA[<div><br>Küçük balıklarla ve diğer küçük deniz canlılarıyla beslenirler. Vücutları hidrodinamik olmadığı için yavaş yüzerler ve avlarını yakalamalarına yardımcı olacak şekilde bir dalgalanma yaratırlar. Denizanaları bir eşeysiz üreme şekli olan tomurcuklanmayla ürerler.<br><br>KAYNAKÇA :https://www.fenokulu.net/mobil/Soru/Detay/Soru-11132.html</div>]]></description>
         <enclosure url="https://i.ytimg.com/vi/EAak3oekSnE/maxresdefault.jpg" />
         <pubDate>2019-11-21 17:02:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/oykuyrn/sbw259t4sqip/wish/414792252</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
