<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>YAĞMUR CANSIZER  by yagmur</title>
      <link>https://padlet.com/yagmurcnszr/s7vnfebwxma5</link>
      <description> HİKAYE YAZIMI SON TARIH 5 MART</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2018-03-13 19:46:16 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2018-03-13 19:49:32 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet-assets.s3.amazonaws.com/icons/Growing.png</url>
      </image>
      <item>
         <title></title>
         <author>yagmurcnszr</author>
         <link>https://padlet.com/yagmurcnszr/s7vnfebwxma5/wish/241605475</link>
         <description><![CDATA[<div><strong><em>Bakmak mı görmekmi</em></strong></div><div>&nbsp;</div><div><strong><em>Öğleden evvel saat on birde Kadıköyden hareket eden vapurun güvertesinde iki genç yan yana oturmuş konuşuyordu. Güneş ışıkları denize vurdukça, deniz parlıyor göz kamaştırıyordu. Martılar insanlarla artık dost</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;Olmuş ellerindeki simitleri kapmak birbirleriyle için yarış yapıyorlardı. Gençler güverteden vapurun pervanesinden oluşan dalgaları izliyor ve kuşlara atacakları simitleri küçük parçalar halinde bölüyorlardı. Gençlerden biri yanlarında oturan iki kişi arasında yapılan bir konuşmaya istemeden kulak misafiri olmuştu. ‘’bu insanları anlamıyorum güneşin yakıcılığı, rüzgârın yüzlerine vurmasını neden istemezler… Neden vapurda içerde otururlar neden vapurun denizi nasılda köpürttüğünü izlemezler. Denizin o kokusunu neden içlerine çekmezler. Şu martıların sesini gözlerini benim gibi kapatıp dinleseler nasılda güzel büyük bir kora olarak şarkı söylediklerini duyacaklar. Yada ellerindeki simidi verdiklerinde onlara teşekkür edişlerini. Kısa bir sessizlikten sonra diğer genç anlatmaya baslar.</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>—Vapur dolmak üzere. Martılar şimdiden üzerimizde dönmeye başladılar. Bir anne martı yavrusuna nasıl simit kapacağını gösteriyor. Bembeyaz kanatlarıyla üzerimizde süzülüyor. Vapurun oluşturduğu o kocaman köpüklü dalgalara alıp çıkıyorlar sanırım bizlere hoş geldin diyorlar. Vapurda kalabalık çok turist var. Bir o kadarda etrafında olan bitenle ilgilenmeyen insan. Mesela içeride bir anne ve çocuğu var. Çocuk dışarı çıkmak istiyor ama annesi izin vermiyor ‘’ hayır martılar elindekileri alır olmaz’’ diyor.&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>— neden bırak atsın bunu belki bir daha yaşayamayacak bu gün elindeki simidi paylaştığı zamanki&nbsp; mutluluğu yasayamayacak.&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>—Tam karşımızda Haydarpaşa garı var. İki alman mimar tarafından yapılmış.&nbsp; Kocaman bir tarih birbirine hasretle kucaklayan insanlar var. 4 katlı, huni şeklinde kulesi var pencereleri dikdörtgen üstleri yarım elips şeklinde. İnsanlar koşturma halinde. Eminim burada mutluluk ve hüzün yaşanmıştır.</em></strong></div><div><strong><em><br>—Oooo şimdi kız kulesinin etrafından dönüyoruz. Denizin ortasında bir adacık.&nbsp;<br></em></strong><br></div><div><strong><em><br>—Denizin ortasında bir adacık. adacığın üzerinde bir kulecik.kuleciğin adıda kız kulesi…<br></em></strong><br></div><div><strong><em><br>Gülüşmeler kahkahalar.ve genç anlatmaya başlar..<br></em></strong><br></div><div><strong><em><br>Birçok dönemde kullanılmış. Pek çok efsane vardır kule hakkında Hero ve Leandros Efsanesi<br></em></strong><br></div><div><strong><em>Hero, Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası olarak tanımlanan Afrodit’in rahibelerinden biridir ve Kız Kulesi’nde görev yapmaktadır. Rahibe olması nedeniyle aşka yasaklıdır ve erkeklerle ilişkisi yoktur.<br></em></strong><br></div><div><strong><em>Bir gün yıllardır kaldığı kuleden bir tören için karşıya geçer. Orada Leandros adında başka bir rahip ile karşılaşır ve ona ilk görüşte aşık olur. Rahip Leandros da aynı duygulara kapılır. Görüşebilmelerinin tek yolu, Leandros’un boğazın soğuk ve akıntılı sularını geceleri yüzerek aşmasıdır. Bir süre bu şekilde aşk yaşayan çiftin hikayesi, rüzgarlı bir gece Hero’nun sevgilisine yol göstermesi için yaktığı fenerin sönmesiyle son bulur. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros boğularak ölür. Efsaneye göre bu duruma gözleriyle şahit olan Rahibe Hero, yaşadığı acıya dayanamaz ve o da kendini boğazın sularına bırakarak hayatına bir son verir.<br></em></strong><br></div><div><strong><em>Sahilde Eminönü var. İnsanlar karınca gibi koşturuyorlar sahildi oltalarıyla balık tutarak denizin keyfini çıkaran insanlar var. Kokuyu aldın değil mi? bu koku sahildeki küçük balıkçı teknelerindeki hemen kızartıp verdikleri balık ekmek kokuları…&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>‘’Bu sözleri duyan genç istemsizce arkasını döndü. Ama arkasına baktığında kendileri ile yaşıt iki gencin konuştuklarını gördü. Gençlerin kendilerinin aksine temiz, ütülü ve canlı renkteki tişörtleri, mavi ayakkabıları ve beyaz pantolonları vardı. Saçları özenle taranmış ve siyahtı</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>Dışarıdaki genç birden ayağa kalktı, yanındaki arkadaşı şaşırdı ‘’hayırdır ne oldu?’’ diye sordu Genç anlamıştı vapurun keyfini çıkartmadıklarını. Sadece vapura biniyorlardı. İçeri girdi Onlara güvertede beraber oturmayı teklif etti. Genç şaşırmış bir ifadeyle karşısında duran yaşıtlarına baktı. genç üzgün bir tavırla ‘’özür dilerim ben sizin konuşmalarınıza istemeden kulak misafiri oldum. Ve ben dışarıda otururken etrafa boş boş bakıyormuşum. Sizin anlattıklarınızla İstanbullu hiç yaşamadığımı kokusunu içime çekmediğimi fark ettim. Sizden kendi adıma özür dilerim. Ben dünyaya sadece bakıyormuşum.&nbsp; Oysa siz dünyayı içinizde yaşıyorsunuz.</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div><strong><em>—insanlar bizim yasamadığımız hissetmediğimizi sanıyorlar. Fakat biz içimizde hissediyoruz ve yaşıyoruz …</em></strong></div><div><strong><em>&nbsp;</em></strong></div><div>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</div><div>&nbsp;</div><div>&nbsp;</div><div>&nbsp;</div><div>&nbsp;</div><div>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</div><div>&nbsp;</div><div>&nbsp;</div><div>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; YAĞMUR CANSIZER 5/D 912</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-03-13 19:49:32 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yagmurcnszr/s7vnfebwxma5/wish/241605475</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
