<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Bağımlılık by </title>
      <link>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2025-04-17 19:26:15 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-04-17 20:15:57 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>SİGARA BAĞIMLILIĞI</title>
         <author>tugcehilal0202</author>
         <link>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414289742</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>SİGARANIN TARİHÇESİ</strong></p><p>Tütünün tarihçesinin 4000 yıl öncesine gittiği bilinmektedir. Amerika kıtasını keşfeden Kristof Kolomb yerlilerin çiğnediği tütünü Avrupa’ya taşımıştır. Kırım Savaşı, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları tütün alışkanlığının yayılmasında büyük rol oynamıştır. Osmanlılar döneminde tütünün kağıda sarılıp yakılarak içilmesi (tüttürülmesi), sigara sarma makinesinin icadı (1880) sigara içme alışkanlığının şekillenmesine yol açmıştır.</p><p>Sigara, gerek bizzat kullanan gerekse&nbsp; içmeyen ancak sigara içilen ortamda bulunma sonucu&nbsp; pasif olarak soluyan insanlarda çok önemli bir hastalanma ve ölüm nedenidir. Sigara ve tütün kullanımı dünyada önlenebilir ölüm nedenlerinden en önemlisidir. Her yıl dünyada yaklaşık 5 milyon insanın sigara ve tütün kullanımına bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Sigara ve tütün kullanımının bu boyutuyla sürmesi durumunda 2030 yılında dünyada 8 milyon kişinin sigara ve tütün kullanımına bağlı hastalıklardan hayatını kaybedeceği öngörülmektedir. Bu ölümlerin %70’inin gelişmekte olan ülkelerde olacağı düşünülmektedir.</p><p>Bir ülkede sigara ve tütün kullanımıyla mücadeleyi değerlendirmede şu değişkenlere dikkat etmek gerekir. Bu değişkenler, yıllık sigara tüketimi, üretimi, ithalat ve ihracatının ne düzeyde olduğu, halk sağlığı açısından yapılan eğitimler, kampanyalar, tedavi olanakları, sigara ve tütün ürünlerine uygulanan vergilerin yüksek olup olmadığı, sigara ve tütün ürünleriyle ilgili doğrudan veya dolaylı reklam, promosyon, sponsorluk faaliyetlerinin yasak olup olmadığı, sigara paketlerindeki uyarıların büyüklüğü ve içeriği, sigara içilmeyen yerlerin tanımı ve yasakların uygulanıp uygulanmadığıdır.</p><p>Ülkemizde son 1-2 yıl içinde bu konularda bazı önemli ve olumlu değişiklikler gözlenmekle birlikte çalışmaların bu ilkeler çerçevesinde genişletilerek sürdürülmesi gerekmektedir. Özellikle de gençlere yönelik eğitim ve önleme faaliyetlerine ve tıbbi uygulamalar içinde sigara bırakma tedavi birimlerinin yaygınlaştırılmasına önem verilmelidir.</p><p><strong>NİKOTİN BAĞIMLILIĞI NEDİR?</strong></p><p>Bağımlılık kişinin madde alımı üzerindeki kontrolünü kaybetmesini ifade eder. Dünya sağlık Örgütü (DSÖ) madde bağımlılığını “kullanılan bir psikoaktif maddeye kişinin daha önceden değer verdiği diğer uğraşlardan ve nesnelerden belirgin olarak daha yüksek bir öncelik tanıma davranışı” olarak tanımlar. Diğer bir deyişle madde kullanımı bireye ve topluma zarar verici düzeyde bir davranış haline gelir. Sigara içme veya dumanının solunması zamanla kişide psişik ve fiziksel bağımlılık oluşturur. Tütünde esas bağımlılık yapan madde nikotindir. Sigara, daha çok alışkanlık yapıcı daha az zevk verici bir bağımlılık türü olarak kabul edilmektedir.<br><br><strong>DÜNYADA DURUM…</strong></p><p>Sigara dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Yüksek oranda nikotin içeren bir tüketim aracı olarak eroin ve kokain kadar şiddetli bağımlılık yapma potansiyeline sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bağımlılığı, ‘düzenli olarak günde bir sigara içme’ olarak tanımlamış, sigarayı “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak gördüğünü ifade etmiştir. Sigara içme alışkanlığı gelişmiş ülkelerde azalmakta iken, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde sigara tüketimi her yıl artış göstermektedir. Günümüzde erişkinlerin yaklaşık üçte birinin sigara içtiği ve kadın nüfusunda sigara içme oranının giderek arttığı bilinmektedir. Sigara şu anda dünyada 15 yaş üstü 1.2 milyar insan tarafından kullanılmaktadır. 2025 yılında sigara kullanan kişi sayısının 1.6 milyara ulaşması ve bunun %85’inin de düşük-orta gelir düzeyine sahip ülkelerde olması beklenmektedir. Nikotin bağımlılığının da genel nüfusta yaşam boyu yaygınlığının yaklaşık % 20 olduğu, ABD ‘de sigara içenlerin %50-80’inin bağımlı olduğu belirtiliyor.</p><p>Gelişmiş ülkelerde, özellikle iyi geliştirilmiş sigara karşıtı kampanyalar/politikalara sahip olan ülkelerde sigara içme sosyoekonomik durum ile yakından ilişkilidir ve yoksullar, yarı vasıflı el işçileri, işsizler, iyi eğitim olanağı bulamayanlar ve bekar anneler arasında daha sıktır. Kadınlarda sigarayı bırakma oranları erkeklere göre daha düşük, yeniden başlama oranları da daha yüksektir.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sigara ile bağlantılı hastalıklar nedeniyle 1950 ile 2000 yılları arasında 60 milyon insanın öldüğünü ve bunun II. Dünya Savaşı nedeniyle meydana gelen ölümlerden fazla olduğunu bildirmiştir. Sigaranın ABD’deki ölümlerin %29’sinden sorumlu olduğu belirtilmektedir. Geçtiğimiz yüzyılın sonunda yaşları 35-69 yaş arasında bulunan tüm insanların ölümlerinin %30'unun, 69 yaş üstündeki insanların ölümlerinin ise %14'ünün sigara içimine bağlı geliştiği tahmin edilmektedir. Yapılan çalışmalarda sigara içiminin beklenen yaşam süresini bütün yaş gruplarında 16 yıl, 35-69 yaş grubunda ise 22 yıl kısalttığı belirlenmiştir. Japonya’da yapılan bir çalışmada, 45 yaş ve üzerindeki nüfusun tıbbi harcamalarının %4’ünün sigara kaynaklı olduğu belirlenmiştir.</p><p><strong>TÜRKİYE’DE DURUM</strong></p><p>Türkiye'deki erişkin nüfusun yaklaşık yarısı sigara içmektedir. Yetmişli yıllardan bugüne gelişmiş ülkelerde sigara içim oranları azalmakla birlikte gelişmekte olan ülkelerde yükselmeye devam etmiştir. Dünya Bankası raporlarına göre 1990-1997 yılları arasında dünyada sigara içiminin en hızlı arttığı ikinci ülke Endonezya'yı izleyen Türkiye'dir.</p><p>Sağlık Bakanlığının 1988 yılında yaptırdığı bir araştırmada 15 yaşından büyük bireylerde sigara içme oranı %43.6 iken, 1997 yılında bu oranın %50’ye yaklaştığı bildirilmiştir. Sigara içme yaygınlığı 1988’de kadınlarda %24, erkeklerde %63 olarak saptanmıştır.</p><p>Trabzon il merkezinde yapılan araştırmada da erkeklerin %62’sinin, kadınların %32’sinin sigara içtiği saptanmıştır. Ögel ve arkadaşlarının İstanbul’da yaşayan 707 yetişkinle yaptıkları araştırmada, katılımcıların %77’sinin sigarayı yaşam boyu en az bir kez denediğini ve %60’ının da düzenli olarak sigara içtiğini saptamıştır. Denizli’de yapılan araştırmada, sigara içme yaygınlığı yetişkin erkeklerde %50, kadınlarda %12, toplamda %30 oranında bulunmuştur. 2006 yılında Diyarbakır’ın 50 ayrı mahallesinde yaşayan 600 yetişkin ile evlerinde yüz yüze görüşme yoluyla, yapılan bir çalışmada günde en az bir sigara içenlerin oranı %50.9 bulunmuştur. Bu oran erkeklerde %65 kadınlarda %37’dir. Sigara içmeyi ilk deneme ortalama yaşı 16 olarak bulunmuştur. Düzenli olarak sigara içtiğini belirtenler en yüksek oranda 25-34 yaş grubundadır. On altı yaşından önce örseleyici yaşam olayı yaşama oranı sigara içenlerde %60 sigara içmeyenlere ise %47 bulunmuştur. Bu bireylerde ruhsal belirtiler de içmeyenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Kadınların eğitim düzeyi artıkça sigara içme oranı artarken, erkeklerin tam tersi bulgular elde edilmektedir. En yüksek sigara içme oranları işçiler ve işsizler arasında bulunmuştur</p><p>Psikiyatri hastalarında genel nüfusa göre sigara içmenin ve nikotin bağımlılığının daha çok görüldüğü bilinmektedir. Bir araştırmada sigara içme oranının şizofreni hastalarında %90, bipolar bozukluk hastalarında %70, başka psikiyatrik bozukluğu olanlarda ise %45-70 arasında olduğu bildirilmektedir.</p><p><strong>SİGARA BAĞIMLILIK MI, ALIŞKANLIK MI? SİGARA BAĞIMLILIĞININ NEDENLERİ…</strong></p><p>1950’li yıllarda sigaranın bağımlılık değil alışkanlık olduğu düşünülmekteydi.. 1964’e kadar bu düşünce devam etmiştir. 1964’den sonra ise bağımlılık açısından sigara ilgi odağı olmaya başlamıştır. Bağımlılık olduğu düşüncesini destekleyen verilerin başında içme örüntüsünde tutarlılık gözlenmesi, kullananların giderek sigara miktarını artırmaları, 2/3’ünde başarısız bırakma girişimlerinin olması ve sigara bırakıldığında kesilme ya da yoksunluk belirtilerinin gözlenmesi gelmektedir.</p><p>Sigara içme, özellikle nedenleri açısından önemli bir ruhsal-toplumsal sorundur. Sigara içme oranı ile yaş dönemleri arasında ilişki saptanmıştır. Yapılan bazı çalışmalarda 13-19 yaş grubundakilerin sıklıkla ruhsal toplumsal etkenlerle ilişkili olarak sigaraya başladığı bildirilmiştir. Toplumsal, ruhsal ve genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan sigara alışkanlığının daha çok çocukluk ve gençlik çağında kazanılan bir davranış olduğu, aile yapısı ve sosyal desteğin sigara ve diğer madde kullanımında etkili olduğu bildirilmiştir. Ergenlik döneminde kendisine model arayan bireyin, evde anne babadan, okulda sigara içen öğretmeninden ve arkadaşından etkilendiği belirtilmektedir. Bedensel çalışmayı gerektiren işlerde çalışanlar arasında, zihinsel çalışmayı gerektiren işlerde çalışanlara göre, erkeklerde, ailede veya yakın arkadaşları arasında sigara içen bulunanlarda, kentsel bölgede yaşayanlarda, yüksek gelir düzeyine sahip olanlarda, ağır çalışma koşullarına sahip olanlarda ve&nbsp; örseleyici yaşantı öyküsü olanlarda da sigara içme oranı daha yüksek bulunmuştur.</p><p>Öncelikle vurgulanması gereken noktalardan biri ergenlikte sigara içiminin erişkinlikte sigara içimi için en önemli risk etkeni olduğudur. Sigara içilen çevreden uzak duruldukça sigara içimi azalmaktadır Bu yanında hafif şiddette depresyonun sigara içimini artırdığı, düzenli sigara içenlerde depresyon oranının ve bununla bağlantılı olarak intihar oranlarının içmeyenlere göre daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Depresyonu olanların sigarayı bırakma oranları içenlere göre daha düşük olduğu belirtilmektedir.</p><p>Sigara bağımlılığının şiddeti başlama yaşıyla ilişkili bulunmuştur. Sigaraya başlama yaşı 10-15 arasında değişmektedir. Başlama yaşı ilaç tekellerinin de politikalarıyla bağlantılı olarak giderek düşmektedir. Ülkemizde sigaraya başlama yaşının10-11 sınırına indiği tahmin edilmektedir. Sigara içimi ergenlerde düşük benlik saygısı ve okul sorunları ile ilişkili bulunmuştur.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3679933769/1726c61c85a763bc805fde55e824b529/indir__14_.jpg" />
         <pubDate>2025-04-17 19:35:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414289742</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ALKOL BAĞIMLILIĞI</title>
         <author>tugcehilal0202</author>
         <link>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414293844</link>
         <description><![CDATA[<p>Alkol bağımlılığı veya diğer adıyla alkolizm, bir kişinin hayatının çeşitli alanlarında sorunlara neden olmasına rağmen alkol kullanımını durduramadığı veya kontrol edemediği bir beyin hastalığıdır.</p><p><strong>Alkol Bağımlısı Kime Denir?</strong></p><p>Çok miktarda ve sıklıkla alkol tüketen, bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığı bozulmasına rağmen alkol almak isteyen, tedavi edilmesi gereken kişiye alkolik denir. 13 yaşında alkol kullanımına başlayan gençlerde alkolik olma riski %43 oranındadır!</p><p><strong>Alkol bağımlısı:</strong> Alkolün işine engel olduğunu değil, işinin alkol almasına engel olduğunu düşünmeye başlayan kişiye denir.</p><p>Dünyada yaklaşık 2 milyar kişi alkollü içki tüketmektedir. Bunların yaklaşık 76 milyon kadarında alkol bağımlılığı olduğu tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyadaki tüm ölümlerin %6’sının (3.3 milyon) alkol kullanımı nedeniyle oluştuğu görülmektedir. Avrupa’da her yıl yaşanan hastalık ve erken ölümlerin yaklaşık onda birinin sebebi de alkoldür.</p><p>Ülkemizde 17 milyon civarında alkol kullanan kişi bulunmaktadır. Alkolü ilk kez kullanma yaşı ülkemizde maalesef 11’e kadar inmiştir. Alkol kullanımına başlama yaşı düştükçe ileriki yaşlarda bağımlı olma riski artmaktadır.</p><p><strong>&nbsp;</strong></p><p><strong>Alkol Bağımlılığı Nasıl Anlaşılır?</strong></p><p>Bağımlılığı tanımak için dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır:</p><p><strong><em>Tolerans Geliştirme:</em></strong> Kişi, aynı etkiyi elde etmek için giderek daha fazla alkol tüketmeye başlar.</p><p><strong><em>Yoksunluk Belirtileri:</em></strong> Alkolü kullanmadığı zamanlarda fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar yaşar.</p><p><strong><em>Planlanandan Fazla Kullanım:</em></strong> Kişi, başlangıçta planladığı miktarın ötesinde alkol tüketmeye başlar.</p><p><strong><em>Başarısız Bırakma Girişimleri:</em></strong> Bağımlılığı fark eden kişi, alkolü bırakmaya çalışsa da genellikle başarısız olur veya sık sık geriye döner.</p><p><strong><em>Fiziksel ve Ruhsal Sağlığın Kötüleşmesi:</em></strong> Alkol bağımlılığı, fiziksel sağlık sorunlarına (karaciğer hasarı, kalp sorunları vb.) ve ruhsal sorunlara (depresyon, anksiyete vb.) yol açabilir.</p><p><strong><em>İş, Okul ve İlişkilerde Sorunlar:</em></strong> Alkol bağımlılığı, iş veya okul performansını olumsuz etkileyebilir, ayrıca ilişkilerde sorunlara neden olabilir.</p><p><strong><em>Aşerme:</em></strong> Kişi, sürekli olarak alkolü düşünür ve alkolü elde etme veya tüketme konusunda yoğun arzular hisseder.</p><p>Bu belirtiler, bir kişinin alkol bağımlılığı geliştirdiğini düşündüren işaretlerdir.</p><p><strong><br><br></strong></p><p><strong>Alkol Bağımlılığının Yol Açtığı Sorunlar Nelerdir?</strong></p><p>Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserleri</p><p>Doğru düşünme, karar verme ve hareket etme gibi beynin işlevlerini bozması Uyku bozuklukları, baş ağrısı, göz tahribatı</p><p>Kalp ve kan dolaşımı hastalıkları Kan pıhtılaşmasını engelleme Karaciğerde ağır hasar</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Aile ve Yakınlar Ne Yapmalı?</strong></p><p>Bağımlı kişinin davranışlarının sonuçlarını görmesine yardımcı olun. Samimi ilgi gösterin, alkol probleminin bir hastalık olduğunu unutmayın.</p><p>Bağımlılık tedavi metotları hakkında bilgi sahibi olun. Bağımlıya bunlardan bahsedin.</p><p>Bağımlı kişinin yardım kabul etmesine hazırlıklı olun. Tedavi merkeziyle önceden görüşün, gerekli ayarlamaları yapın. Böylece harekete geçmesini engelleyecek bahaneleri ortadan kaldırmış olursunuz</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Alkol Bağımlılığı Hakkında Merak Edilenler</strong></p><p><em>Neden Gençler İçin Alkol ve Madde Kullanımı Daha Zararlıdır?</em></p><p>Alkol ve madde kullanımının her yaşta birey üzerinde fiziksel ve ruhsal etkileri vardır. Bu etkiler, genel sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilecek ciddi sorunlara yol açabilir. Kalp hastalıkları, mide ve yemek borusu problemleri, akciğer ve karaciğer hastalıkları bunlardan sadece bazılarıdır. Ayrıca, alkol ve maddenin beyin üzerinde de olumsuz etkileri bulunmaktadır. Ancak gençler, hâlâ gelişim çağında oldukları için, yetişkinlere göre bu zararlı maddelerden daha fazla etkilenebilirler. Yetişkin bir bireyin beyin yapısı ile gelişmekte olan bir gencin beyin yapısı arasındaki fark, bağımlılık yapan maddelerin gençler üzerinde daha fazla tahribata yol açmasına neden olabilir.</p><p>Gençler, 12 yaşından itibaren beyinlerinde birçok değişiklik yaşamaya başlar ve bu gelişim süreci 20'li yaşlara kadar devam eder. Bu süreçte, alkol ve madde kullanımı, bu gelişimi sağlayan nöronların bağlantılarını zarar verebilir ve hatta geri döndürebilir. Gençlerin, bağımlılık yapan maddeleri kullanmaya başlamaları, ömür boyu sürecek sağlık sorunları ve gelişim bozukluklarına yol açabilir. Özellikle dikkat, hafıza, kontrol etme, mantıklı düşünme ve karar verme yeteneklerinin bulunduğu beyin bölgelerinde hasar oluşması, birçok problemi beraberinde getirebilir.</p><p>Ayrıca, gençlerde alkol ve madde kullanımı, kimlik oluşturma, toplumda kendini yerleştirme ve sorumluluk bilinci gibi yetişkinlik adımlarını engelleyebilir. Bu, gençlerin yaşıtları arasında kendilerini dışlanmış hissetmelerine ve daha fazla alkol ve madde kullanmaya itebilir. Bu, bağımlı arkadaşlarından oluşan bir grup içinde kabul gördükleri tek grup haline gelmelerine neden olabilir.</p><p>Gençler genellikle anı yaşamayı severler ve gelecekteki zararı düşünmezler. Uzun vadeli etkilerini hemen hissetmedikleri için, kendilerini etkilenmeyeceğini düşünebilirler. "Bana bir şey olmaz" diyerek daha fazla riskli davranışlarda bulunabilirler ve dolaylı yoldan kendilerine zarar verebilecek aktivitelerde bulunabilirler. Örneğin, alkol nedeniyle gelişen trafik kazaları sonucu yaralanma veya ölüm, gençler için en büyük risk faktörlerinden biridir.</p><p>Başka bir örnek ise alkol kullanımının gençlerin daha erken yaşta cinsel ilişkiye başlamalarına neden olması ve bunun sonucunda çeşitli hastalıklar ve istenmeyen gebelikler gibi sonuçları doğurabilir. Alkol kullanan gençlerde daha fazla davranış bozuklukları, çevreye ve kendisine zarar verme eylemleri, okul başarısında düşüş gözlemlenir. Ayrıca, erken yaşta alkol kullanmaya başlayan gençlerin, ilerleyen yaşlarda madde bağımlılığı geliştirme riski, yetişkinlik döneminde alkol kullanmaya başlayanlara göre dört kat daha fazladır. Gençler ne kadar erken yaşta alkol kullanmaya başlarsa, bağımlılık riski de o kadar artar.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3679933769/89201fade5dbdbbcb3ec11700ff8041b/images__5_.jpg" />
         <pubDate>2025-04-17 19:42:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414293844</guid>
      </item>
      <item>
         <title>UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI</title>
         <author>tugcehilal0202</author>
         <link>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414296539</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Madde kullanım bozukluklarının sebebi nedir?</strong></p><p>Madde kullanım bozukluğunun tek bir nedeni yoktur. Diğer pek çok hastalıkta da olduğu gibi, bir insanın madde kullanım bozukluğu yaşama ihtimalini arttıran birçok etmen vardır.</p><ul><li><p><em>Genetik/biyolojik etmenler:</em> Yapılan değerlendirmelere göre bir insanın madde kullanım bozukluğu yaşama ihtimalinin %40-60'lık bir kısmını genler oluşturuyor\[^3\]. Fakat bu, vücudumuzda bir bağımlılık geni olduğu anlamına gelmez; yalnızca (diğer biyolojik etmenlerin yanında) birçok gen bir araya geldiğinde bir insanın bir maddeyi aşırı miktarlarda kullanmaya daha eğilimli olmasına neden olabilir. Örneğin; bir insan, biyolojik olarak zayıf bir dopamin-ödül tepkisine sahipse yoğun dopamin salgısına neden olan maddeleri gereğinden fazla kullanmaya eğilimli olabilir.</p></li><li><p><em>Çevresel etmenler:</em> Düzensiz bir evde büyüme; uyuşturucu satımının oldukça yaygın olduğu bir çevrede büyüme; alkole veya diğer maddelere bağımlı olan aile fertlerine, arkadaşlara veya yaşıtlara sahip olma madde kullanım bozukluğunun gelişimiyle ilişkilendirilen durumlardır. Genetik etmenlerde olduğu gibi çevresel etmenler de doğrudan bir bozukluğa yol açmamakla birlikte, bir insanın maddeye olan savunmasını azaltabilir.</p></li><li><p><em>Gelişimsel etmenler:</em> Bir insanın madde kullanım bozukluğu yaşama riskinde, bu insanın içinde bulunduğu fiziksel ve zihinsel gelişim evresi önemli rol oynamaktadır. Madde kullanımı her yaşta tehlikeli olabilir fakat ergenlikten önce veya ergenlikte (beyin gelişmeye devam ederken) madde kullanmaya başlayan insanların madde kullanım bozukluğu yaşama ihtimalleri daha yüksektir.</p></li></ul><p><strong>Madde kullanım bozuklukları ne kadar yaygındır?</strong></p><p>Madde kullanım bozukluğu oldukça yaygındır ve ırk, kültür, ekonomi sınıflarına bakılmaksızın her gruptan insanı etkiler. Dünya çapında %0-16'lık bir yaygınlık oranı ölçülmüştür. Erkeklere madde kullanım bozukluğu teşhisi konma ihtimali kadınlardan daha fazladır.</p><p><strong>Madde kullanım bozukluklarını nasıl önleyebiliriz?</strong></p><p>Madde kullanım bozukluğunun asıl nedeni bilinmese de önleme amaçlı birçok strateji tespit edilmiştir. Yukarıda değinildiği gibi, madde kullanımına erken bir yaşta başlamak, madde kullanım bozukluğu için büyük bir risk faktörüdür. Araştırmalar ailelerin, okulların, toplulukların ve sağlık çalışanlarının dahil olduğu; gençleri madde kullanımının riskleri hakkında eğitmeyi amaçlayan önleme amaçlı programların, madde kullanım bozukluğunun yaygınlığını azaltmada etkili bir yöntem olduğunu ortaya koymuştur.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://media3.giphy.com/media/v1.Y2lkPWNhYmM5OTE4bGVpNG9xazllNnk2eTRyZ2Z2d3RmN3RoNjU4MTB2NzBrMTl0ZXdreSZlcD12MV9naWZzX3NlYXJjaCZjdD1n/3ohzdMujDuEzGMLHhK/giphy.gif" />
         <pubDate>2025-04-17 19:48:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414296539</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İNTERNET BAĞIMLILIĞI</title>
         <author>tugcehilal0202</author>
         <link>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414299706</link>
         <description><![CDATA[<p>Haberleşmek insanoğlunun en önemli ve temel ihtiyaçlarından biridir. Sadece yakın çevremizi değil, tüm dünyada ne olup bittiğini merak eder, bilgi sahibi olmak isteriz. Hızla gelişen haberleşme teknolojisi yaşamımızda radikal değişikliklere yol açtı, hayatımızı çok kolaylaştırdı, ancak, bilinçli bir kullanım olmaz ise bu kolaylığın getirdiklerinden çok, götürdüklerinin daha fazla olduğu da bir gerçek.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><blockquote><p><em>Bağımlılık dediğimizde daha çok “fiziksel bağımlılık” akla gelir.</em></p></blockquote><p><br>Yani vücuda dışarıdan giren bir maddeye (tütün, alkol ya da uyuşturucu madde) bağımlı olmak, onsuz yapamamak ve giderek artan miktarda ondan kullanmak bağımlılığın temel belirtilerindendir. Oysa sadece vücuda dışarıdan alınan bir maddeye bağımlı olmayız. Bir davranışın da bağımlısı olabiliriz. Son yıllarda başta kumar ve internet kullanımında oluşan bağımlılıklarla ilgili birçok araştırma yapılmış “davranışsal bağımlıklar” artık tıp literatürüne girmiştir. Dünya sağlık Örgütü online oyun ve kumar oynamayı bağımlıklar içinde farklı hastalık grubu olarak tanımlamıştır.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Teknoloji bağımlılığı daha genel bir kavramdır. Her türlü ekrana olan bağımlılığını ifade eder. Ancak son dönemlerde internetin hayatımıza girmesi ve kolay ulaşılabilir olması nedeniyle, öne çıkan bağımlılık türü, oyun, haberleşme ve bilgi alma amaçlı olarak internetin sorunlu kullanımı ya da bağımlılığıdır.&nbsp;</p><p>İnternet hayatımızda 4 kullanım derecesinde yer alır. Birincisi interneti sadece zorunlu hallerde ve ihtiyacımız için kullanırız. Haberleşmek, bilgiye ulaşmak ve dünyada olup bitenleri takip etmek gibi tamamen ihtiyaca yönelik bir kullanım şeklidir. İkincisi, eğlence ve boş zman geçirme amacıyla sık ve düzenli internet kullanımıdır. Burada kişi ihtiyaçları dışında interneti kullanır ancak kullanım süresi sınırlıdır, istediğinde bırakabilir be tip kullanımın günlük yaşamında herhangi bir olumsuz etkisi olmaz.&nbsp;</p><p>Üçüncüsü sorunlu internet kullanımıdır. Burada çocuk ve ergen interneti yine ihtiyaca yönelik kullanmaz eğlence amacıyla kullanır. Bu kullanım tarzında yavaş yavaş günlük yaşamda sorunlar oluşmaya başlar.&nbsp; Yani günlük yapılması gereken sorumluluklar yapılmamaya başlanır. Ancak durum bağımlılıktaki kadar ağır düzeyde değildir. Sorunlu kullanım bağımlılığın öncülüdür.&nbsp;</p><p>Dördüncüsü ise bağımlılıktır. Burada bağımlılık ölçütlerini karşılayan bir durum söz konusudur. Çocuk ve ergen günlük yaşamdaki en belirgin aktivitesi internettir ve internet ile ilgili aşırı zihinsel uğraş içindedir. İnternette geçirilen zamanın kesintiye uğraması durumunda gerginlik, uykusuzluk, öfke, mutsuzluk, huzursuzluk ve kaygı gibi yoksunluk belirtileri yaşamaya başlar. Bir süre sonra istenilen keyfi almak için giderek daha fazla oranda internet kullanma ihtiyacı duyar. Bu durumun oluşturduğu psikososyal problemlerin bilmesine rağmen de interneti aşırı kullanmaya devam eder. Ödevlerini ve günlük sorumluluklarını yapmaz, okula devamsızlığı artar, ders başarış düşer. Arkadaşlarıyla online oyun dışında etkinliklere ve oyunlara katılmak istemez.&nbsp;</p><p><strong>İNTERNET BAĞIMLILIĞI TEMEL ÖLÇÜTLERİ</strong></p><p>1.	İnternet ile ilgili aşırı zihinsel uğraş (sürekli olarak interneti düşünme, internette yapılan aktivitelerin hayalini kurma, internette yapılması planlanan bir sonraki etkinliği düşünme vb.)<br>2.	İstenilen keyfi almak için giderek daha fazla oranda internet kullanma ihtiyacı duyma<br>3.	İnternet kullanımını kontrol etme, azaltma ya da tamamen bırakmaya yönelik başarısız girişimler<br>4.	İnternet kullanımının azaltılması ya da tamamen kesilmesi durumunda huzursuzluk, aşırı üzüntü ya da kızgınlık hissedilmesi<br>5.	Başlangıçta planlanandan daha uzun süre internette kalma<br>6.	Aşırı internet kullanımı nedeniyle aile, okul, iş ve arkadaş çevresiyle sorunlar yaşama, ders başarısında düşme<br>7.	Başkalarına (aile, arkadaşlar, terapist vb.) internette kalma süresi ile ilgili yalan söyleme<br>8.	İnterneti bir problemlerden ya da olumsuz duygulardan kaçmak veya (örn: çaresizlik, suçluluk, çökkünlük, kaygı) uzaklaşmak için kullanma</p><p>Artık çocuklarımız çok erken yaşlarda ekranla karşılaşmaktalar. Hayatın ilk üç yılı çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimi açısından en hassas dönemdir. Her türlü dış tehlikeye açık bu dönemde, çocuk mutlak korunmalı ve her türlü bakımı sağlanmalıdır. Doğal olanı bu bakımı ilk günden itibaren annenin vermesidir. Anne bebeğin beslenme, temizlik ve uyku gibi doğal ihtiyaçlarını karşılayan ve bebekle ilk sosyal bağı kuran kişidir. Temel güven duygusunun oluşması bu bağın sağlıklı kurulmasıyla mümkündür. Onu okşayarak, severek, kucaklayarak, onunla oynaşarak aradaki bağ pekişir ve bebeğin duygusal doyumu sağlanmış olur. Bu sağlanamaz ise temel güven duygusunun sağlıklı gelişmez ve ilerleyen yaşlarda ruhsal sorunlar ortaya çıkabilir.</p><p>&nbsp;</p><p>Bazı anne baba ya da bakıcılar çocuğu oyalamakta zorlandıklarında onları TV ya da telefon ekranının karşına oturtmak gibi kolay bir yol bulurlar. Reklam ve müzik klipleri bebeklerin fazlaca ilgisini çeker. Özelikle bazı çocuk kanallarında sakin bir müzik eşliğinde defalarca ağır çekim tekrarlanan görüntüler çocukları adeta hipnotize eder ve uzun süre ekrana bağlar. Özelikle hareketli, kontrolü zor, çevresine zarar verebilecek çocuklar için TV ve telefon ekranı kontrol edici bir araç olarak kullanılır.&nbsp;</p><p>Ekran önüne bırakılan çocuk, saatlerce aynı şeyleri seyredip, çevresiyle iletişimini büyük oranda koparır. Sayısız renk, görüntü ve ses alternatifi yanında onları ekrana bağlayan en önemli özellik, minik parmaklarıyla hâkim oldukları değiştirme gücüdür. Bu durum çocukların bilgisayar ekranına kolay bağlanmasına ve verilmediğinde hemen yoksunluğa girmesine neden olur.</p><p>Bütün bunlar, çocukta geç konuşma, sözel anlatım ve iletişim becerilerinde gerilik, çevresindekilerle ilişki kurmakta zorlanma, otistik belirtileri taklit eden “tepkisel bağlanma bozukluğu” na neden olabilir.&nbsp;</p><p>Bilgisayarlar çocukları oyalamak için kullandığımız en problemli ve sıkıntılı araçlardandır. Bu nedenle 2.5-3 yaşından önce çocuklarımızı ekranla tanıştırmayalım. Sonrasında ise ekranın karşısında olduklarında, onların yanında olalım. Uygun oyun ve görüntüleri bizim gözetimimizde 15-20 dakika kadar oynamalarına ve izlemelerine izin verelim. Sınırsız ve kontrolsüz kullanıma ise asla izin vermeyelim.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3679933769/daa91a9a6a8b53a7b41716b9af82523b/images__6_.jpg" />
         <pubDate>2025-04-17 19:54:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414299706</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ALIŞVERİŞ BAĞIMLILIĞI</title>
         <author>tugcehilal0202</author>
         <link>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414304218</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>1980’li yıllardan itibaren birçok araştırmaya konu olan <em>alışveriş bağımlılığı</em> ilk olarak 1915 yılında Emil Kreapelin tarafından tanımlanmıştır. Alışveriş bağımlılığı bir diğer adıyla onyomani, Yunanca satış anlamına gelen “onios” ve çılgınlık anlamını taşıyan “mania” kelimelerinin birleşimiyle oluşmuştur. Alışveriş bağımlılığında takıntılı ve dürtüsel bir davranış örüntüsü mevcuttur. Genellikle ihtiyaç dışı ve kontrolsüz bir şekilde alışveriş yapma isteği ve aşırı para harcamayla ilgili yoğun zihinsel meşguliyet vardır. Özellikle kendini yalnız, mutsuz, kaygılı, engellenmiş ve kötü hissettiği zaman depresyona neden olabilecek etkenlerden dolayı para harcama isteğinde artış olur ve harcamaya başladıktan sonra kendini durduramaz. Sadece alışveriş yapınca rahatlamış, mutlu ve güçlü hissetmeye başlar. Bu iyi oluş hali kişinin kendini diğerlerinden üstün görmesine neden olur.</strong></p><p><strong>Zamanla harcanan para miktarı artmaya başlar. Bu durum kişinin aile ve yakın çevresini psikolojik ve ekonomik açıdan olumsuz yönde etkiler. Hatta aşırı alışveriş yapma davranışları çevresindekilerden olumsuz eleştiriler almasına yol açar. Satın alınan ürünler ile harcanan para miktarını saklama ve kredi kartı borçlarını ödemekte zorlanma gibi durumlar nedeniyle ailesi ve çevresiyle sorunlar yaşamaya başlar.</strong></p><p><strong>Günümüzde alışveriş bağımlılığının toplumun ne kadar kesimini etkilediği net olarak bilinmiyor. Çünkü birçok insan alışveriş bağımlılığını bir sorun olarak görmüyor ve psikolojik yardım almıyor. Genellikle kadınların erkeklere oranla daha fazla alışveriş bağımlılığına sahip olduğu düşünülmektedir. Fakat günümüzde alışveriş bağımlılığına sahip olan erkeklerin sayısı da az değildir. Çünkü gelişen teknoloji ve pazarlama teknikleri kadınların olduğu kadar erkeklerin de ilgisini çekmektedir. Erkekler özellikle elektronik, cep telefonu, saat ve otomobil vb. gibi diğer insanlar tarafından dikkat çekebilecek ürünlere daha çok harcama yapmaktadır. Kadınlar ise ayakkabı, çanta, giyim ve kozmetik ürünlerine yoğun harcama yapmaktadır.</strong></p><p><strong>Aslında tüm alışveriş bağımlılarının ortak özellikleri duygusal boşluklarını doldurma ihtiyacı aramak, rutin yaşamdan uzaklaşma isteği duymak ve kendisiyle ilgili gerçeklerle yüzleşmemek için alışverişe yönelmektedirler.</strong></p><p><strong><em>Alışveriş bağımlılığının yaygın görülen nedenleri;</em></strong></p><p><strong><em>Düşük benlik saygısı.<br></em>Sosyal statü beklentisi.<br>*Endişe, kaygı ve takıntılarla birlikte yaşanan olumsuz duyguları bastırma.<br>*Duygusal boşluk hissini bastırma.<br>*İnternet kullanımının artması.<br>*Zorlayıcı biriktirme davranışları.<br>*İndirimi kaçırma korkusu.<br>*Diğerleriyle rekabet hissi ( daha kalitelisini ya da daha fazlasını ucuza aldım hissi).<br>*Plansız satın alma eylemleri.<br>*Bazı psikolojik rahatsızlıklar (dürtü kontrol bozuklukları, depresyon ve kişilik bozuklukları vb.) şeklindedir.</strong></p><p><strong>Yukarıdaki gözlenen belirtiler kişiden kişiye değişime uğramakla beraber sık görülen alışveriş bağımlılığı nedenleridir. Tüm bunların yanı sıra aile yaşamı, sosyal çevrenin önemi, kredi kartı kullanımının teşviki ve gelişen pazarlama imkanları gibi diğer faktörleri de göz önünde bulundurmak gerekir.</strong></p><p><strong>Alışveriş bağımlılığı tedavi edilmesi gereken ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır. Alışverişe çıkmadan önce ihtiyaç planlamasının yapılması ve liste dışında bir şey alınmaması önerilir. Açlık, uykusuzluk ve yoğun olumsuz duygular içerisindeyken alışverişe çıkılmaması, alışverişlerin kredi kartı yerine nakit ödemelerle yapılması, telefona gelen indirim ve kampanya haberlerini okumamak ve ihtiyaç olmadığı halde beğenilen bir ürünü satın almadan önce bir süre ertelemek gibi davranışlar alışveriş bağımlılarının bireysel olarak yapabilecekleri arasındadır. Tüm bunlara rağmen kişi, satın alma davranışını kontrol etmekte güçlük yaşamaya devam ediyorsa psikolojik destek alınması önerilir. Tedavide, alışveriş bağımlılığına sebep olan nedenlerin araştırılması, farkındalığın artırılması ve kişinin iyi oluş halini destekleyecek başka aktivitelere yönelmesi desteklenir.</strong></p><p><strong>Psikoterapiyle beraber hekimin uygun gördüğü vakalarda ilaç desteğiyle birlikte devam edilebilir.</strong></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/3679933769/f1fccac2f2fde476d9136b001c1384ba/indir__16_.jpg" />
         <pubDate>2025-04-17 20:03:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414304218</guid>
      </item>
      <item>
         <title>KAYNAKÇA</title>
         <author>tugcehilal0202</author>
         <link>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414306912</link>
         <description><![CDATA[<p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.istockphoto.com/tr/foto%C4%9Fraflar/sigara-foto%C4%9Fraflar">https://www.istockphoto.com/tr/foto%C4%9Fraflar/sigara-foto%C4%9Fraflar</a></p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://psikiyatri.org.tr/halka-yonelik/46/nikotin-sigara-bagimliligi">https://psikiyatri.org.tr/halka-yonelik/46/nikotin-sigara-bagimliligi</a></p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.nano-lab.com.tr/tr/blog/detay/alkollu-icecek-analizleri">https://www.nano-lab.com.tr/tr/blog/detay/alkollu-icecek-analizleri</a></p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.lokmanhekim.edu.tr/ozgur-koy-tedavi-ve-rehabilitasyon-merkezi/alkol-bagimliligi">https://www.lokmanhekim.edu.tr/ozgur-koy-tedavi-ve-rehabilitasyon-merkezi/alkol-bagimliligi</a></p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://tr.khanacademy.org/science/health-and-medicine/mental-health/drug-abuse-and-drug-addictions/a/drug-abuse-and-drug-addiction">https://tr.khanacademy.org/science/health-and-medicine/mental-health/drug-abuse-and-drug-addictions/a/drug-abuse-and-drug-addiction</a></p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.siberay.com/teknoloji-bagimliligi">https://www.siberay.com/teknoloji-bagimliligi</a></p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://mucahitozturk.com/makale/internet-bagimliligi">https://mucahitozturk.com/makale/internet-bagimliligi</a></p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://www.antalyapsikiyatrist.com/makaleler/alisveris-bagimliligi-onyomani">https://www.antalyapsikiyatrist.com/makaleler/alisveris-bagimliligi-onyomani</a></p><p><a rel="noopener noreferrer nofollow" href="https://kolanhastanesi.com.tr/saglik-rehberi/alisveris-bagimliligi">https://kolanhastanesi.com.tr/saglik-rehberi/alisveris-bagimliligi</a></p>]]></description>
         <enclosure url="https://media1.giphy.com/media/v1.Y2lkPWNhYmM5OTE4cHFwNXp2N2VhNGl5dDJnZG42bjY0bWF2cHJxNmZkbzg2cHk2ang0ayZlcD12MV9naWZzX3NlYXJjaCZjdD1n/l49JRQC9RNa5j35a8/giphy.gif" />
         <pubDate>2025-04-17 20:09:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/tugcehilal0202/ql906h6fhzik6fca/wish/3414306912</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
