<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>kasgarli-mahmutun-izinde-kulturel-mirasimiza-yolculuk by kasgarli-mahmutun-izinde</title>
      <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi</link>
      <description>Kaşgarlı Mahmut&#39;un İzinde Kültürel Mirasımıza Yolculuk</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2024-10-18 12:29:17 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2024-11-30 12:02:18 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/ba4ff5249318346b0bd27c302dfc68ae/Mahmud_al_Kashgari_map__T_rk_e___1_.png</url>
      </image>
      <item>
         <title>BALASAGUN (Tarihî Şehir)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3177215574</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong>Isık Gülün batısında dağlar arasında Türkistan’ın önemli bir şehri olan Balasagun yer almaktadır. Haritaya göre Tanrı dağlarının batısındadır. Kaşgarlı Mahmud, Balasagun şehrini merkeze koyup yedi nehir bölgesini Türk kabilelerinin yerleşim alanı olarak ayırmıştır. Yakut elHamevî, Mu‘cemü’l-Büldân’da Balasagun için, Kaşgar’a yakın, Türk hududunda büyük bir şehirdir diyor (Adalıoğlu, 2007).</strong></p></blockquote><p><br></p><blockquote><pre><code>Ünlü&nbsp;Burana Kulesi&nbsp;ve ona ait olan Balasagun harabeleri&nbsp;Çuy İli&nbsp;sınırı içindeki&nbsp;Burana&nbsp;köyü yakınında konumlanır. Çuy vadisinde, bir zamanlar ünlü ve güçlü üç büyük şehir vardı: Balasagun,&nbsp;Suyab&nbsp;ve&nbsp;Nevkat, bunlar Kırgız azmanların (sıradağlar) yakınlarında birbirine çok yakın konumlanırdı (“Türkiye”, 2024).</code></pre></blockquote><p><br></p><blockquote><p>Balâsâgün halkı hem Sogd dilinde hem de Türkçe konuşur. Taraz [Talâs] ve Medine-i Beyza [Sipencâb - sayram] halkı için de aynı şey geçerlidir.</p><p>ordu. Balâsâgün yakınlarında bir ikametgâh. Buradan hareketle Balâsâgün kentine Qûz ordu denir.</p><p><br></p><p><strong><mark>qulbâq.</mark></strong> Bir Türk çilecisinin adı; Balâsâgün dağlarında görünürdü. Rivayet olunur ki, bir gün kara kayanın üzerine parmaklarıyla tengri qulı qulbâq: Tanrı’nın kulu qulbâq yazmış ve yazı beyaz renkteymiş; ardından ak kayanın üzerine aynı şeyi yazmış ve yazı bu kez siyah renkteymiş. Bu yazıların izleri bugün bile görülebilir.</p><p><br></p><p><strong><em><mark>sem ürgük. </mark></em></strong>Bülbüle benzeyen bir kuş (Balâsagün lehçesi).</p><p>Şu dizelerde de kullanılır,</p><p><br></p><p>buç buç öter semürgük</p><p>boggı üçün menglenür</p><p><br></p><p>Süzel şakıyan kuş (acıktığı zaman)</p><p>Boğazı için tohumları toplar [gagalayarak onlan toprağın içinden çıkarır]</p><p><br></p><p><strong><mark>sogdâq.</mark></strong> Balâsâgün’a yerleşmiş olan bir halk. Bu halk Buhara ile Semerkand arasında yer alan Sogd’dandır, ancak giyim kuşam ya da tavır ve hareketleriyle Türklere benzerler (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/ccf82dfa01ee619799877482cc3c2bdb/BALASAGUN.png" />
         <pubDate>2024-10-19 14:47:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3177215574</guid>
      </item>
      <item>
         <title>CABARKA (Japonya)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3177355135</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong>Kâşgarlı Mahmud’un haritasında öne çıkan diğer bir özellik, ilk kez Japonya’ya doğru bir belirleme ile bütün olarak işaret edilmesidir. Kâşgarlı Mahmud’un hem eserinde hem de çizdiği haritada Japonya’ya yer vermesi, haritanın önemini bir kat daha artırmaktadır. Kâşgarlı Mahmud, Japonya’yı doğuda bir ada olarak göstermiş ve Cabarka adıyla anmıştır (Sarıcaoğlu, 2008, aktaran Ormanoğlu vd., 2022).</strong></p><p><br></p><pre><code>Ülkelerinin uzaklığı ve Maçin'le aralarında yer alan Büyük Deniz nedeniyle Câ Barqâ (Japon) halkının dili meçhuldür (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020).</code></pre></blockquote><p><br></p><pre><code>Kaşgarlı Mahmud, Türk dili üzerine açıklamalar yaparken, Japon ülkesinin uzaklığından, araya büyük denizlerin girmiş olmasından dolayı dilleri bizce bilinmiyor, diyor. Marco Polo’nun da tespit ettiği üzere, kendilerinden daha üstün bir ırk olmadığını düşünen Japonların asıl yurdunun Asya olduğuna dair oldukça fazla iddia bulunmaktadır ki, muhtemelen bu eski yurtlarında onlar Türklerle münasebet içerisindeydiler (Gömeç, 2009).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/68334a1695f2f9559d24a70f0141c0b5/CABARKA.png" />
         <pubDate>2024-10-19 18:10:00 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3177355135</guid>
      </item>
      <item>
         <title>MAÇİN (Çin)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3177363381</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong>Yarım daire şeklindeki doğu denizinden ay şeklinde bir dağ uzantısı görünmekte ve Doğu Çin denizine yönelmektedir. Bunun üzerinde Maçi veya Masin işaret edilmiştir. Masin, Yüksek-Büyük Çin anlamına gelmektedir. Orak şeklinde denizdeki bir yarık görüntüsü Güney Çin denizi veya Tong-king’deki körfezi işaret ediyor (Adalıoğlu, 2007).</strong></p><p><br></p></blockquote><blockquote><pre><code>Her ne kadar yerleşik halk Türk dilini iyi bilse ve bizimle yazışmalarında Türk yazısı kullansalar da Maçin ve Çin halkının kendilerine ait bir dili vardır.   

Tawgâç: Maçin'e verilen ad. Burası Çin’e dört aylık yolculuk uzaklığındadır. Çin, aslında üç bölümden oluşur: doğudaki “Yukan Çin”dir, buraya tawgâç denir; Orta Çin’e xıtây [özgün metinde tı’yla, xıtây biçiminde geçmektedir -çn ] denir; “Aşağı Çin’’e ise barxân denir ve burası Kâşgar havalisidir. Ama şimdilerde tawgâç, Maçin, xıtây da Çin olarak bilinmektedir (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020). </code></pre></blockquote><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/1ec40630d79d177fb540293108cf8c41/MA__N.png" />
         <pubDate>2024-10-19 18:25:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3177363381</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ZÜLKARNEYN SEDDİ (Çin Seddi)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3177401988</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><pre><code>Maçin yakınında dağların ve denizin yer alması ve Büyük Duvar [Çin şeddi] nedeniyle Ye'cuc ve Me'cûc'ün dili de meçhuldür (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020).</code></pre><pre><code></code></pre></blockquote><p><br></p><pre><code>…Hakan [Şu] Çin’e doğru gitmiş ve Zülkarneyn de onun peşine düşmüş. Uygur ülkesi yakınında ona yaklaştığında Hakan onun üzerine bir öncü müfreze yollamış ve Zülkarneyn de buna karşılık olarak bir müfreze yollamış. Gece boyunca savaşmışlar ve mağlubiyet Zülkarneyn'in müfrezesine belâ olmuş. Bu çarpışma altûn qan -bugün bu altün xân olarak bilinen bir dağın adıdır- denen bir yerde vuku bulmuşmuş. Böylece Zülkarneyn hakanla barışmış ve Uygur ülkesindeki şehirleri inşa etmiş. Ve bir süre orada kalmış. Hakan Şu, Balâsagun’a avdet etti. Kendi adıyla, Şu olarak anılacak şehri kurdu ve oraya bir muskanın raptedilmesini emretti. Bugün bile leylekler bu şehre kadar ulaşır, ancak katiyen bunun ötesine geçmez. Demek ki bu tılsım onun zamanından bizim zamanımıza dek baki kalmıştır (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020).</code></pre><p><br></p><blockquote><p><strong><mark><sub>Tutmaç:</sub></mark></strong><em><sub> İyi bilinen bir Türk yemeği. Bu </sub></em><strong><em><sub>Zülkarneyn</sub></em></strong><em><sub>'in azıklarından biridir. Şöyle ki, </sub></em><strong><em><sub>Zülkarneyn</sub></em></strong><em><sub> karanlıklar diyarından çıktığında halkın erzağı azalmıştı ve onlar aç olduklarından yakındılar, dediler ki bizni tutma aç: bizi (burada) aç tutma - izin ver varalım yurtlarımıza gidelim. Zülkarneyn, bu hususta, hikmet sahibi adamlarına danıştı ve onlar da bu yiyecekle çıkageldiler. Bu yemek vücuda güç, yanaklara renk verir ve çabuk hazmedilmez. Türkler bu yemeği görünce ona Tutmaç dedi. Kökü “bizi aç tutma” anlamına gelen tutma aç’tır. Sadeleştirme amacıyla iki elif (a) atılmıştır. Buradaki anlam “kendini aç bırakma, bu yemeği al ve ye"dir </sub></em><sub>(Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020).</sub></p></blockquote><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/0c88bb9182bf270fcd0f028979c8f0d0/Z_LKARNEYN_SEDD_.png" />
         <pubDate>2024-10-19 19:44:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3177401988</guid>
      </item>
      <item>
         <title>QIZIL (Kızıl - Kaşgar Nehri)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3185376324</link>
         <description><![CDATA[<p>Kâşgar’daki bir nehrin adı.   </p><p>Şu dörtlükte de kullanılır,  </p><p><br></p><blockquote><p>(İlkbaharı anlatıyor)  </p><p>qızıl sarig arqaşıp </p><p>yepgin yaşıl tergeşip </p><p>bir bir kerü yörgeşip </p><p>yalnguq anı tanglaşür  </p><p><br></p></blockquote><blockquote><pre><code>Kızıl ve san (çiçekler ve tomurcuklar) öbeklenir
Yeşil ve kahverengi reyhanlar dizi dizi 
Birbiri üzerine sanlır 
İnsanoğlu hayrete düşer (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020). </code></pre></blockquote><p><br></p><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/5f7dc75e4d6d8f4fd72eb9164b65c0cb/QIZIL_NEHR_.png" />
         <pubDate>2024-10-24 08:06:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3185376324</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ETİL IRMAĞI (Volga Nehri)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3187386068</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Qıfçâq ülkesinde akan, Bulgar denizine dökülen bir nehrin adı [Volga]; bir kolu Rûs ülkesi boyunca akar gelir.</strong></p><p><br></p><blockquote><p>Şu dörtlükte de kullanılır,</p><p><br></p><p>etil suwı aqa turür</p><p>qaya tüpi qaqa turür</p><p>balîq telim baqa turür</p><p>kölüng taqı köşerür</p></blockquote><p><br></p><pre><code>Etil nehri akar durur</code></pre><pre><code>Kayaların dibini döver durur</code></pre><pre><code>Balıklar bakar durur (çoğalmıştır)</code></pre><pre><code>(Onun) taşmasıyla dolup taşan gölcükte 
(Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020).</code></pre><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/a34b5f925750353e826fbb303b672e85/ET_L_IRMA_I.png" />
         <pubDate>2024-10-25 10:19:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3187386068</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BEŞBALIK (Tarihî Kent)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3187921071</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><mark>Balıq: </mark>Kale, kent, İslamiyet öncesi dinsiz [pagan] kabilelerin lehçelerinde ve Uygur lehçesinde kullanılır. Buradan hareketle Uygurların en büyük kentlerinden birisine beş balıq: beş kent denir (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020).</p><p><br></p></blockquote><blockquote><pre><code>Beşbalık yanındaki Kin-ling'e (Altın Dağ) Kaşgarlı Mahmud Altun Kan adını verir (“Türkiye”, 2024) 

…Ertesi sabah Türk askerleri kana bulanmış bu paraları görerek ne olduğunu merak etmişler. İçlerinden biri bu altun qân: altın ve kan’dır demiş ve oradaki ulu bir dağa bu ad verilmiş. Bu dağ Uygur ülkesinin yakınlarındadır ve çevresinde göçebeler yaşar (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020).</code></pre></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/4ed009904dc691063074e2d793486c31/BE_BALIK.png" />
         <pubDate>2024-10-25 17:59:57 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3187921071</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ERTİŞ IRMAĞI (İrtiş Nehri)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3195834145</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>ertiş.</mark></strong> Yemek bozkırlarında bulunan bir nehrin adı [İrtiş]. Pek çok kola sahip olan bu nehir bir göle akar; ertiş suwı olarak anılır. Bu ad ertiş: bir yerden bir yere geçerken hangimizin daha güçlü olduğunu belirlemek için benimle boy ölçüş kökünden türemiştir.</p><p><br></p><p><strong><mark>ertişti.</mark></strong> ol menig birle arslândan ertişti: O, aslanın [korkutucu başka bir şey de olabilir) yanından geçme konusunda benle boy ölçüştü (Ercilasun ve Akkoyunlu, 2020).</p></blockquote><p><br></p><blockquote><p><strong>İrtiş Irmağı, Sibirya'da bir nehir, ana kaynağı&nbsp;Obi Nehri'dir. İrtiş ismi&nbsp;Beyaz&nbsp;anlamına gelir (“Türkiye”, 2024).</strong></p></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/5131a31ba4244d6b9ee151b4166de867/ERT___IRMA_I.png" />
         <pubDate>2024-10-31 07:11:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3195834145</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BARSGAN (Kırgızistan)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3196545294</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>barsgân. </mark></strong>Afrâsiyâb'ın oğlunun adı. Mahmûd’un babasının memleketi olan <strong>Barsgân</strong> kentinin kurucusu bu oğuldur. Aynı zamanda bir iddia da bu adın Uygur hakanının seyisinin adı olduğudur. Bu seyis, havası güzel olduğu için atları bu çevrede yetiştirirmiş, daha sonra kent onun adıyla, <strong>Barsgân</strong> olarak, anılmaya başlanmış.</p><p><br/></p><p><strong><mark>açı. </mark></strong>Yaşlı kadın; hanımnine <strong>(Barsgân lehçesi)</strong></p><p><br/></p><p><strong><mark>arıg. </mark></strong>Çadır örtüsü <strong>(Barsgân lehçesi)</strong></p><p><br/></p><p><strong><mark>bugdây.</mark></strong> Buğday.</p><p>Şu atasözünde de geçer, <strong>bugdây qutında sarqıç suwâlür: </strong>Buğdayın lütfu ve uğruyla karamuk da su bulur. Bu atasözü başka biriyle ilişkisi aracılığıyla iyi bir şeylere sahip olan kişiyi anlatmak için kullanılır. <strong>Barsgân </strong>halkı bugdây diyemez, budgây der. Bir kişinin <strong>Barsgân </strong>olup olmadığını sınamak için bu sözcük kullanılabilir.</p><p><br/></p><p><strong><mark>isig köl.</mark></strong> <strong>Barsgân</strong>’da bir göl. Uzunluğu otuz, eni on fersahtır.</p><p><br/></p><p><strong><mark>qatut.</mark></strong> ikiye bölünmüş herhangi bir şey (<strong>Barsgân </strong>lehçesi). armut qatutı: [İkiye bölünmüş - kurutulmuş] armudun bir parçası.</p><p><br/></p><p><strong><mark>tünek.</mark></strong> Hapishane; zindan <strong>(Barsgân lehçesi)</strong></p><p><br/></p><p>quş yavmzı sagızgân</p><p>yıgâç yawuzı azgân</p><p>yer yawızı qazgan</p><p>bodun yawuzı barsgân</p><p>Kuşların kötüsü saksağan</p><p><br/></p><p>Ağaçların kötüsü azgân,</p><p>Toprağın kötüsü (ne üzerini yerleşmeye ne de ekmeye yarayan) aşınmış olan</p><p>Halkın kötüsü Barsgân dan (çünkü onlar yabani ve sefildirler) (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/2dbb23ced06748d01aa816026c12c800/BARSGAN.png" />
         <pubDate>2024-10-31 17:05:57 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3196545294</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ÖZÇEND (Fergana)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3196651180</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>Fergâna'nın merkez kentine <strong>Öz kend</strong>: kendimize, özümüze art kent (beled enfusina) denir.</p><p><br></p><p><strong><mark>yalga.</mark> </strong>qara yalga: Fergâna ile Türk ülkesi arasındaki aşılamaz bir dağ geçidi. </p><p><br></p><p>Şu atasözünde de geçer</p><p><br></p><p>qara müng kelmeginçe qara yalga keçme: (Kara bela üzerine gelmediği sürece, qara yalga'yı geçme - çünkü bu geçidi aşmak zordur ve geçit her zaman karla kapanmış durumdadır- </p><p><br></p><p><strong><mark>ala. </mark></strong>Fergâna'ya yakın bir yayla adı (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/ac178ef9cbcfbdcf5c86b40928bb48fc/_Z_END.png" />
         <pubDate>2024-10-31 18:43:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3196651180</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ILA IRMAĞI (İli Nehri)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3196658972</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>ila. </mark></strong>Bir nehir adı [İli]. Kıyıları boyunca iki Türk kavmi, yani Yağma ve Tuxsı, ayrıca bir taife Çigil yerleşiktir. Bu nehir Türk ülkesinin Ceyhun'udur [Amuderya]</p><p><br/></p><p><strong><mark>qâz suwı.</mark></strong> ila nehrine akan büyük bir nehir. Bu adın verilmesinin nedeni, Afrâsiyâb’ın kızının bu nehrin kıyısındaki yüksekçe bir burnun tepesine bir kale yaptırmasıdır. Daha sonra nehir onun adıyla anılır olmuştur.</p><p><br/></p><p><strong><mark>kemi.</mark></strong> Gemi, sandal (Oğuzlar dışındaki Türklerin lehçelerinde).</p><p>Şu dörtlükte de kullanılır,</p><p>&nbsp;</p><p>kemi içre oldurup</p><p><strong>ila </strong>suwın keçtimiz</p><p>uygur tapa başlanıp</p><p>mınglâq elin açtımîz</p><p>&nbsp;</p><p>Gemi içerisine oturup</p><p><strong>İla</strong> nehrini geçtik</p><p>Uygur üzerine yöneldik</p><p>Mınglâq [bir yer adı] fethettik (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/7fdc5cabedb3df59d8e4b60aa8f26379/_LA_IRMA_I.png" />
         <pubDate>2024-10-31 18:52:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3196658972</guid>
      </item>
      <item>
         <title>EKKİ ÖGÜZ (Balpık Bi Kenti)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197443695</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>ögüz.</mark></strong> Nehirlerin tümüne, Ceyhun’a (Oxus – Amuderya), Fırat'a ya da bir başkasına verilen ad. Bu sözcük Oğuzlar arasında özel bir anlamda kullanıldığında Benakit Vadisi’ni [Sırderya nehri ile âhengerân nehrinin (Angren nehri) kesiştiği bölgenin ve burada bulunan kentin adı; Banâkit de denir -çn] anlatır; çünkü kentleri bu bölgededir ve Oğuz göçebeleri de buradaki nehirlerin kıyılarında konaklar. Türk ülkelerinde bulunan nehirlerin pek çoğunun adında bu sözcük kullanılır; aynı zamanda bir sınır kentinin adı da eki ögüz’dür [ekki ögüz] - bu kent İla ile Yawınç nehirleri arasında bulunur</p><p><br></p><p><strong><mark>tering köl.</mark></strong> ekki ögüz sınırında bulunan bir göl.</p><p><br></p><p><strong><mark>qamlançu.</mark></strong> ekki ögüz'e yakın küçük bir kentin adı (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p>&nbsp;</p><pre><code>Flaman Fransisken Hristiyan misyoner ve kâşif Rubruck (Guillaume de Rubrouck&nbsp;veya&nbsp;William of Rubruck)&nbsp;Karakurum&nbsp;seyahati sırasında 18 Kasım 1253 yılında ziyaret ettiği Latince ismi Equius şehri İkiöküz'dür (“Türkiye”, 2024).</code></pre><p>&nbsp;</p><pre><code>Kaşgarlı Mahmud'un Rubruck William tarafından “Equius” olarak da adlandırılan bir mesajına dayanarak İlibalık'ın modern Ekki Ögüz kasabasına karşılık geldiğine inanıyordu. Bartold, burayı Verny [Almatı]-Zharkent güzergâhında İli nehrinin sağ kıyısında, İli nehri geçişinin 35 km doğusunda bulunan Chingil'dy yerleşimi ile özdeşleştirmeyi önermiştir.</code></pre><pre><code>İlginç bir şekilde, eski Chingil'dy yerleşim yerinden ilk bahseden kişi, buradaki su kanallarının bulunmasından dolayı 19. yüzyılın ünlü Kazak kâşifi ve haritacısı C.C Valikhanov'dur. A.N. Bernştam, Ekki Ögüz-Equius'taki İlibalık'ın kimliğini kabul etmiş ve onu da Çingil'dy yerleşiminin bulunduğu yere yerleştirmiştir.</code></pre><pre><code>Ancak daha sonra İli Vadisi (kuzeydoğu Zhetysu) bölgesinde yapılan kazılar birkaç düzine yeni Orta çağ yerleşimini ortaya çıkarmış ve Kaşgarlı Mahmud'un bahsettiği ve Rubrucklu William'ın Equius olarak adlandırdığı Ekki Ögüz şehrinin aslında bugünkü Taldykorgan'ın 20 km batısında, Kazakistan'ın Balpyk-Bi (eski adıyla Kirov) köyünde bulunan Dungene yerleşimi ile özdeşleştirilmesi gerektiğini kesin olarak kanıtlamıştır. Ekki Ögüz/Equius'un Chingil'dy yerleşimi ile özdeşliği sorgulanmaya başlanmıştır çünkü bu yerleşim aslında küçük bir yerleşimin, büyük olasılıkla bir kervansarayın kalıntılarıdır (Baumer ve Baipakov, 2016).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/4a66adfd875484e4e5b29c60059afbea/EKK___G_Z.png" />
         <pubDate>2024-11-01 07:51:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197443695</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ŞAŞ (Taşkent)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197482746</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>Baykend'den başlayarak bütün Mâverâûnnehir’in Türk ülkesinin parçası olduğunun kanıtı buradaki kentlerin adıdır: Semerkand adı, semiz kend’den gelir; Taşkend'e <strong>Şâş</strong> denir; Öz kend ve tunkend vardır - tüm bu kent adları Türkçedir.</p><p><br></p><p><strong><mark>taşken.</mark></strong> <em>Şâş </em>kentinin adı. Ebu Bekr el-Qaffâl eş-Şâşî’nin memleketidir. Kök-biçimi tâş kend: taş kent’tir (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/d4e367c203441be1703b51134a8722bc/___.png" />
         <pubDate>2024-11-01 08:43:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197482746</guid>
      </item>
      <item>
         <title>UYGUR ÜLKESİ (Turfan)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197514002</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>Uygurlar yalın bir Türkçe konuşur ve aynı zamanda kendi aralarında kullandıkları başka bir dili de bilirler. Biri yazışmalarda kullandıkları, daha önce teker teker sıraladığım yirmi bir [el yazmasında yirmi dört yazıyor -çn] yazaçtan müteşekkil olan Türk yazısı ve diğeri Çin’le müşterek kullandıkları ve dini yazıları ya da resmi sicilleri yazdıkları yazı olmak üzere iki yazım düzenine sahiptirler - bu ikincisini rahipleri dışında kimse okuyamaz.</p><p><br></p><p><strong><mark>böğür.</mark></strong> Kuça kenti ile Uygur ülkesi arasında bulunan bir dağın zirvesinde bulunan bir kale. Burası sınır noktasıdır.</p><p><br></p><p><strong><mark>kingüt.</mark></strong> Uygur sınırındaki bir kentin adı.</p><p><br></p><p><strong><mark>kümi talâs:</mark></strong> Uygur sınırını oluşturan kentlerden birinin adı.</p><p><br></p><p><strong><mark>küsen.</mark></strong> Kuça olarak da bilinen kentin bir diğer adı. Burası bir Uygur sınırıdır.</p><p><br></p><p><strong><mark>qoço.</mark></strong> Uygur ülkesindeki bir kentin adı. Bütün ülke de bu adla anılabilir.</p><p><br></p><p><strong><mark>tarım.</mark></strong> Uygur sınırında, Kuça yakınlarında bir yer adı. üsmi tarım da denir. Buranın içinden aynı ada sahip bir nehir geçer.</p><p><br></p><p><strong><mark>usmı tarım.</mark></strong> İslam ülkesinden Uygur ülkesine dek akan ve burada kumların arasında emilerek kaybolan büyük bir nehir.</p><p><br></p><p><strong><mark>uygur.</mark></strong> Türk hakanıyla barış yaptıktan sonra Zülkarneyn’in inşa ettirdiği beş kentten oluşan bir ülkenin [vilayet] adı (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/c7be551a9e7c4d65236441f3a6f0715a/UYGUR__LKES_.png" />
         <pubDate>2024-11-01 09:30:50 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197514002</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TARAZ (Talas)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197618148</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>talâs.</mark></strong> [Arapçada] Taraz (Taraz) olarak bilinen kent. Bu ada sahip iki kent vardır. Biri ulug talâs, diğeri İslam sınırlarında bulunan kümi talas’tır.</p><p>kençek serigir. Taraz [Talaş] yakınlarındaki bir kentin adı. Bu bir Qıfçâq sınırıdır.</p><p><br></p><p><strong><mark>qargalıg. </mark></strong>Taraz [Talâs] yakınlarındaki bir kalenin adı. Kök-biçimi qargâlıg'dır</p><p>utluq. Taraz [talâs] kenti yakınlarındaki bir kentin adı. Onların lehçesinde utluq, “ahır” anlamına gelir (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p><br></p><pre><code>Talas alfabesi,&nbsp;Orhun Yazıtları'ndaki Göktürklerin ilk alfabesinin bir başka çeşidi olup ismini bu şehirden almıştır. Talas 751 yılında bugünkü&nbsp;Kırgızistan&nbsp;sınırları civarında&nbsp;Abbasiler&nbsp;ve müttefiki olan&nbsp;Karluklar&nbsp;ile Çin&nbsp;Tang Hanedanı&nbsp;arasında gerçekleşen çatışma,&nbsp;Talas Muharebesi&nbsp;olarak tarihe geçmiştir. Eski Taraz, 11. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar&nbsp;Karahanlılar&nbsp;zamanında en parlak devrini yaşamıştır (“Türkiye”, 2024).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/7eebd859c8eeb60665bb3a861796cafd/TARAZ.png" />
         <pubDate>2024-11-01 12:00:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197618148</guid>
      </item>
      <item>
         <title>KUÇA (Kuçar İlçesi)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197672080</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>küsen.</mark></strong> Kuça olarak da bilinen kentin bir diğer adı. Burası bir Uygur sınırıdır.</p><p><br></p><p><strong><mark>bay yıgâç.</mark></strong> Kuça kentiyle Uç kenti arasında, Uç’a yakın bir yerin adı.</p><p><br></p><p><strong><mark>bögür.</mark></strong> Kuça kenti ile Uygur ülkesi arasında bulunan bir dağın zirvesinde bulunan bir kale. Burası sınır noktasıdır.</p><p><br></p><p><strong><mark>tarım.</mark></strong> Uygur sınırında, Kuça yakınlarında bir yer adı. üsmi tarım da denir. Buranın içinden aynı ada sahip bir nehir geçer.</p><p><br></p><p><strong><mark>yulduz köl. </mark></strong>Kuça, Kingüt ve Uygur arasındaki sınırda bulunan bir göl (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/1693dd0a4510e4dde3c2c2a5a8f3df99/KU_A.png" />
         <pubDate>2024-11-01 12:53:44 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3197672080</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TATAR BOZKIRLARI (Ötüken)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198349681</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>tatar. </mark></strong>Bir Türk kavmi.</p><p><br></p><p><strong><mark>ötüken.</mark></strong> Uygur ülkesine yakın Tatar bozkırlarında bir yer adı.</p><p><br></p><p>… ve ayrıca Qây, Yabâqu, <strong>Tatar,</strong> Basmil kavimleri vardır. Bu halkların kendilerine ait bir dilleri vardır, ama Türkçeyi de iyi bilirler (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p><p><br></p></blockquote><p><br></p><pre><code>Kaşgarlı, çizdiği haritada,&nbsp;Basmıl&nbsp;bozkırlarının altında, "Feyafi-yi Tatar" Tatar bozkırlarını&nbsp;İli Nehri'nin sol tarafında (batısında) göstermiştir (“Türkiye”, 2024).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/6d017880bd7112080baf296e03f4be00/TATAR_BOZKIRLARI.png" />
         <pubDate>2024-11-02 08:01:22 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198349681</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SİPENCÂB (Sayram Kenti)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198353977</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>… <strong>Sipencâb</strong> olarak da bilinen sayram kenti lehçesindeki âvan: ağaçlar ve ewin’in değişik sesletimi olan evin: tahıl tanesi sözcükleri de bu kural dahilindedir.</p><p><br></p><p>Balâsâgun halkı hem Sogd dilinde hem de Türkçe konuşur. Taraz [Talâs] ve Medine-i Beyza [<strong>Sipencâb</strong> - sayram] halkı için de aynı şey geçerlidir.</p><p><br></p><p><strong><mark>âvan.</mark></strong> Ağaçlar. (Sayram lehçesi; bu kent Sipencâb olarak bilinir.)</p><p><br></p><p><strong><mark>sayram.</mark></strong> Sipencâb (Kale-i Sefid) da denilen Beyaz Kent’in (Medine-i Beyza) adı. Değişik sesletimi saryam'dır.</p><p><br></p><p><strong><mark>sayram. </mark></strong>sayram suw: Sığ su (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p><br></p><p>Say "kara taşlık yer." olarak tanımlamıştır. Türkler eskiden küçük taşlı kayalık nehir yataklarına, dağ derelerine&nbsp;say&nbsp;adını kullanırlardı ki çoğunlukla bugünkü coğrafi adlar dizini ile&nbsp;kuru nehiryatağı,&nbsp;çakıl,&nbsp;sığ yer&nbsp;anlamındadır (“Türkiye”, 2024).</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/fe8e5b8a78ffacb2fbf10ffa3317ca36/S_PENC_B.png" />
         <pubDate>2024-11-02 08:13:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198353977</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BULGAR (Tarihî Şehir)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198361258</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>bulgâr. </mark></strong>Herkesçe bilinen bir Türk kenti.</p><p><br></p><p>Rûm ülkesine yaklaştıkça karşımıza çıkan <strong>Bulgar</strong>, Suvar ve Beçenek kavimlerinin diline gelince bu kendine özgü bir Türkçedir, çünkü sözcük sonlarının kısaltıldığı yegâne kullanımdır.</p><p><br></p><p><strong><mark>awus.</mark></strong> Mum (<strong>Bulgar</strong> lehçesi).</p><p><br></p><p><strong><mark>adaq. </mark></strong>Ayak (Çigil lehçesi). Yemek, Suvâr, Qıfçâq ve <strong>Bulgar</strong> lehçelerinde azaq.</p><p><br></p><p><strong><mark>qanaq. </mark></strong>Kaymak (Argu ve <strong>Bulgar </strong>lehçelerinde), ye'yi (y), nun’a (n) çevirmişlerdir [qayaq].</p><p><br></p><p><strong><mark>saxsin.</mark></strong> <strong>Bulgar</strong>’a yakın bir kent. Bu bir Suvar kentidir.</p><p>etil. </p><p><br></p><p><strong><mark>etil.</mark></strong> Qıfçâq ülkesinde akan, <strong>Bulgar</strong> denizine dökülen bir nehrin adı [Volga]; bir kolu Rûs ülkesi boyunca akar gelir (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p><p>&nbsp;</p></blockquote><p><br></p><pre><code>İdil Bulgarlarına&nbsp;8. ile 15. yüzyılları arasında başkentlik yapmış,&nbsp;Etil Nehri &nbsp;(İdil)'nin sağ kıyısında yerleşik,&nbsp;Kama Nehri&nbsp;ile birleştiği noktadan yaklaşık 30 kilometre uzakta akıntı yönünde konumlanan denizden 82 metre yükseklikte tarihi bir şehirdir ve çağdaş&nbsp;Kazan&nbsp;şehrinden aşağı yukarı 130&nbsp;km uzaklıktadır. Tarihi Bulgar'ın kuzeyinde 1991 yılından beri Bolgáry adı ile bilinen çağdaş küçük bir kent de vardır (“Türkiye”, 2024).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/d9418c31bb427d12848c09546226d1fa/BULGAR.png" />
         <pubDate>2024-11-02 08:35:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198361258</guid>
      </item>
      <item>
         <title>OĞUZ ÜLKESİ (Aral Çevresi)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198636870</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>Kaşgarlı’nın kitabına göre Oğuz ili Kıpçaklardan sonradır. Zaten diğer tarihi kaynaklarla da karşılaştırdığımızda 11. asırlarda artık Oğuzların yurdu Aral çevresi ile Sır Derya boylarıdır. Ancak daha eskiye gidip, Kök Türk Yazıtlarına baktığımızda, Oğuzlar Selenge Nehri’nin doğu taraflarında görülmektedirler. Oğuzların batıya yönelmeye başlamaları, 8. asrın ikinci yarısından sonra olmuştur. Divanü Lûgat-it-Türk’te 22 boy halinde görülen Oğuzların, biz 10. yüzyılın başlarında 24 tayfa halinde dizildiklerine şahidiz. Herhalde çağlar içinde bu birliğe girmeler ve çıkmalar olmuştur. Tıpkı Kök Türkler çağında olduğu gibi, Uygurlar zamanında da Oğuzların isyanı vardır. Bu bakımdan oldukça ilginç bir Türk topluluğudurlar. Hatta kendi kurdukları sülale devletlerinin de en büyük muhalifleri olmuşlardır.</p><p><br></p><p>Kök Türkçe yazılı belgelerde 8. yüzyılın ikinci yarısından sonra, Oğuzlarla alâkalı bir kayda rastlamıyoruz. Bu da bize onların batıya doğru kaydıklarını gösteriyor. Umumiyetle Sır Derya boylarına gelen Oğuzlar, buradaki Peçenekleri daha batıya sürerek, yeni bir yurt tuttular. Muhtemelen Oğuz Kağan Destanı’ndaki Peçenek-Oğuz mücadelesi bu dönemin izlerini taşımaktadır. 10. asrın ilk yarısında, başlarında bir yabgunun bulunduğu ve merkezlerinin de Yangı-kent olduğunu İslam kaynakları kaydetmektedir. Bu memleket genel manada İrtiş ve İtil Nehirleri arasındaki bozkırları içerisine almakta ve güneyde Sır Derya ve Üst Yurt sahalarını kapsamaktadır. 11. yüzyılla birlikte, kalabalık Türk kuvvetleri halinde Anadolu ve Suriye bölgelerine gelen Oğuzlar, dünya tarihinde çok önemli gelişmelere sebep oldular. Oğuzlara, İslamiyet’i seçtikten sonra Türkmen denmeye de başlandı. Tarihteki ilk büyük devletleri Selçukluları, Kınık boyuna dayanarak kuran Oğuzlar, Selçuk soyunun zayıflamasında da etkili olduktan sonra, Osmanlı hanedanlığı kanalıyla iktidarı Kayılara teslim ettiler ve altı yüz sene gibi uzun bir müddet Türk ve İslam aleminin liderliğini yaptıktan başka, dünyanın da en güçlü ülkelerinden biri olma unvanına sahip oldular (Gömeç, 2009).</p></blockquote><p><br></p><pre><code>mân qışlâg. Oğuz ülkesinde bir yer adı (Erdi ve Yurtsever, 2005).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/5976ee808d25926ab854f42dc0a79cbc/O_UZ__LKES_.png" />
         <pubDate>2024-11-02 18:48:23 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198636870</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SUVAR (Tarihî Şehir)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198650356</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>Rûm ülkesine yaklaştıkça karşımıza çıkan Bulgar, <strong>Suvar</strong> ve Beçenek kavimlerinin diline gelince, bu kendine özgü bir Türkçedir, çünkü sözcük sonlarının kısaltıldığı yegâne kullanımdır.</p><p><br></p><p>Oğuz, Qıfçâq ve <strong>Suvar </strong>kavimleri ilk yazaç olan bütün mimleri be yapar. Türkler “ben vardım (gittim)” anlamına gelecek biçimde men bardum derken, adını saydığımız kavimler ben bardum der. Türkler “çorba”ya mün derken, bunlar bün der.</p><p><br></p><p><strong><mark>bâl.</mark></strong> Bal. Suvar, Qıfçâq ve Oğuz lehçelerinde kullanılır. Diğer Türkler buna arı yağı der.</p><p><br></p><p>Şu dizelerde de kullanılır,</p><p>bardı sanga yek otru tutup bâl</p><p>barçın kediben telwe bolup qâl </p><p><br></p><p>Şeytan bal (dünyanın tatlığını) sunarak sana vardı (senin karşına çıttı)</p><p>İpek giysi giyerek (ondan etkilenmiş halde) delilik içinde kal (onun hilesini idrak edeme)</p><p><br></p><p><strong><mark>saxsin.</mark></strong> Bulgar’a yakın bir kent. Bu bir <strong>Suvar</strong> kentidir.</p><p><br></p><p><strong><mark>yalnguq.</mark></strong> Cariye (Oğuz, Qıfçâq ve <strong>Suvar</strong> lehçeleri) (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p>&nbsp;</p><pre><code>Şehir Utka ve Mayna nehirleri arasında bugünkü Tataristan'da konumlandırılmaktadır ve 11.yy.da Divân-ı Lügati't-Türk'te "Saxsın" olarak da kaydedilmiştir. Kaşgarlı Mahmud'un çizdiği haritada Aral Gölü'nün batısında "Mesken-i Qypchaq" yani Kıpçak ilinin kuzeyinde ve Etil Nehri'nin sol tarafında konumlanan bir şehirdir. Buna göre İdil Nehri'nin sol kolu (kaynağı) Ütek nehrinin yukarısında kuruludur. Ancak Kaşgarlı'nın haritasındaki konumu hatalıdır çünkü Suvar şehri İdil nehrinin sağ tarafında kuruludur. 1236 yılındaki Moğol işgalindan sonra Volga Bulgar şehri önemini yitirmiştir. Günümüz Tataristan Cumhuriyetinde Spassky bölgesinde, denizden 149 metre yükseklikteki Kuzneçixa (Kuznechikha) köyünde bulunan yıkılmış saray ve şehir duvarlarının tarihi Suvar şehrine ait olduğu tahmin edilir (“Türkiye”, 2024).</code></pre><p><br></p><blockquote><p><strong><mark>Suvar(Sabar):</mark></strong> Bulgar ve Rum diyarına yakın, Saksın diye anılan bir şehirdir. M. sonra 5 ve 6. yüzyıllarda Batı Sibirya ile Kafkasların kuzey bölgesinde mühim tarihi roller oynayan, çeşitli kaynaklarda haklarında dağınık da olsa bilgiler bulunabilen Türk boylarından birisi de Sabarlardır ki; Bizans tarihlerinde Sabar, Sabeir, Saber; Ermeni, Süryani ve İslam vesikalarında Savır, Sabr, Sabir, Sebir ve benzeri şekillerde kaydedilmiştir. Sabarların Slav, Mogol veya Fin-Ogur kavimlerinden geldiği iddiaları bugün eskimiş ve onların Türklüğü, taşıdıkları isim, tarihi ve kültürel durumlarıyla açıklık kazanmıştır. Türlü dillerdeki ses değişiklikleri neticesinde farklı biçimlerde görünen adların esasını ancak Türkçe ile açıklamak mümkündür. Sabar kelimesi sab+ar’dan (sap-ar=sapmak fiiline + ar ekinin ilavesiyle ortaya çıkmıştır. Kazar, Bulgar gibi) meydana gelmiş olup sapan, yol değiştiren, başı boş kalan, serbest manasındadır ve Türklerde ad verme geleneğine uygundur. (Gömeç, 2009).</p></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/ba708a3ff39fd9811fb397fcad917de6/SUVAR.png" />
         <pubDate>2024-11-02 19:28:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3198650356</guid>
      </item>
      <item>
         <title>UÇ KENTİ (Issık-Göl Çevresi)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199146309</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>bay yıgâç. </mark></strong>Kuça kentiyle Uç kenti arasında, <strong>Uç</strong>’a yakın bir yerin adı.</p><p><br></p><p><strong><mark>sasıq. </mark></strong>Çanak çömlek (<strong>Uç </strong>lehçesi ve Uç kenti civarında yaşayanların lehçelerinde)</p><p><br></p><p><strong><mark>tawışgân. </mark></strong>Tawışgân ögüz: <strong>Uç </strong>kentinde akan bir derenin adı.</p><p><br></p><p><strong><mark>ilrük.</mark></strong> Sedefotugillerden bir bitki - <strong>Uç</strong> lehçesi.</p><p><br></p><p><strong><mark>kester.</mark></strong> Çanak çömlek. (<strong>Uç</strong> lehçesi)</p><p><br></p><p><strong><mark>suqundı.</mark></strong> urâgut başın suqundı: Kadın başını yıkadı. (<strong>Uç </strong>lehçesi)</p><p><br></p><p><strong><mark>topun.</mark></strong> Mısır saplarındaki yumru (<strong>Uç</strong> lehçesi)</p><p><br></p><p><strong><mark>yıdıg yıdıgot.</mark></strong> Sedefotu — Kâşgar lehçesi; <strong>Uç</strong> ve Barsgân lehçelerinde ildrük [<strong>Uç</strong> lehçesinde ilrük -çn ], Oğuz lehçesinde yüzerlik denir.</p><p><br></p><p><strong><mark>yumgâq</mark>.</strong> Yuvarlak ya da kıvrımlı herhangi bir şey. yumgâq tana: Kişniş tohumu (<strong>Uç</strong> lehçesi) - tana sözcüğünün de Farsçadaki dâne: tohum, tane sözcüğünden Türkçeleştirildiğini düşünüyorum (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p>&nbsp;</p><pre><code>Uç: Tanınmış bir şehir adı olarak geçen Uç ile Barsgan arasında Badal-art (Bedel-art) Tepesi yer alıyor ve şehirden Tavışgan diye bir nehir akıyordu. Ayrıca yanında Ay Köl vardır. Kaşgarlı Kuça ile Uç arasında Bay Yıgaç diye bir yerden de bahseder. Birtakım İslam kaynaklarında Özkend’in doğusunda, Tibet’e yakın, surlu bir yerin mevcudiyeti vurgulanırken; Uç’un Issık Köl’ün güney-doğusunda bulunduğu sanılıyor (Gömeç, 2009).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/21c6f09e97228685878504e63ef9b9a5/U_.png" />
         <pubDate>2024-11-03 16:20:20 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199146309</guid>
      </item>
      <item>
         <title>KARAÇUK (Fârâb)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199169293</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>qarâçuq.</mark></strong> el-Fârâb kentine verilen bir ad. Bu, Oğuz kentlerinden biridir. (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p><p><br></p><p><strong>Karaçuk: </strong>Farab’ın adı ve Oğuz kentlerinden biri olarak geçen bu tarihi mekan hususundaki tartışmalar halâ sürmektedir. Ama hakikat olan bir şey var ise, o da; burası meşhur Oğuz Kağan Destanı’nda Oğuz Han’ın merkezidir. Karaçuk aynı zamanda Oğuz’un iki baş hatunun dışındaki eşlerinden olan çocuklarından birisinin de ismidir. Bununla birlikte bu yerleşim biriminin olduğu mahal umumiyetle Güney Kazakistan’daki Kara Dağların etekleri olarak gösterilir (Gömeç, 2009).</p></blockquote><p><br></p><p><br></p><pre><code>Faruk Sümer'e göre Destanlarda geçen Oğuz Eli "Tarihi Oğuz Eli" olup, burası 11. yüzyılda Karaçuk dağlarında yaşayan Oğuzların yurdudur. Karaçuk, destanlarda birkaç yerde tekrarlanır. Mesela Beğrek'in Kazan'a seslenmesi şöyledir:</code></pre><pre><code>Bayındır Hanun Güyegüsil
Türkistan'ın direği
Amıt Suyu'nun aslanı
Karaçuğun Kaplanı.</code></pre><pre><code>Faruk Sümer, ayrıca aynı isimdeki Karaçuk (Kara-dağ) dan başka Kazgurt adlı dağın da Oğuzlar’ın ünlü dağlarından olduğunu tespit etmiş. Kazgurt, Karaçuk dağ silsilesinin en doğu kısmında bulunmaktadır. Ebül Gazi Bahadur Han'ın eseri Şecere-i Terâkime’de bu dağla birlikte geçen Sayram, eski İsfîcab şehrinin adı olup, Sir-Derya’ya yakın bir yerde, Arîs veya Badam çayının kıyısında bulunmaktadır. Buna göre Kazgurt, İsfîcab (Sayram)’ın kuzeybatısındaki dağın adıdır ki, Karaçuk veya Kara-tav (Kazakça: Қаратау, Qarataw)’ın en doğu kısmıdır. Timurlular devri şairlerinden Devlet-Şah Karakoyunlu hükümdarı İskender Beğ’den söz ederken şunları yazıyor.</code></pre><pre><code>“İskender'in nesebine gelince O, Kara Yusuf’un, Kara Yusuf da Kara Muhammed’in oğludur. Bunların asılları Türkistan’ın uzak bir yerindeki Gazkurd dağları olup eski zamanlarda Azerbaycan ve Bitlis bölgelerine gelmişlerdir.”</code></pre><pre><code>Ziya Gökalp da, Oğuzların bir zamanlar yaşadıkları Fârab şehrinin adının Karaçuk olduğunu, batıya göç -eden Oğuzların Musul'a yerleşerek orada ittihaz ettikleri dağa da bu ismi verdiklerini ileri sürer (“Türkiye”, 2024).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/8d4d104689052732d345c9e24767e4a2/KARA_UK.png" />
         <pubDate>2024-11-03 16:55:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199169293</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HARİZM (Urgenç)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199181693</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>küçet.</mark></strong> Hârizm ’de yaşayan bir Türk kavmi (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p><p><br/></p><pre><code>Harzem: Bu ilin ismi bölgede oturan Küçet denilen bir boyun ismi vesilesiyle anılıyor. Hazar Denizinin doğusunda, Amu Derya’nın (Ceyhun) aşağısının her iki tarafında bulunan topraklara tarihte Harezm adı verilmiştir. Bu bölgenin merkezi Ürgenç’dir (veya Gürgenç). Adı geçen bölgeye hâkim olanlara veya yönetenlere ise Harezmşahlar dendiğini görüyoruz. Harezm’e ait ilk kayıtların Heredot’ta olduğu söylenmekle beraber, bizim için Türk çağı önemlidir ve İbn Batuta, Harzem hakkında verdiği bilgilerde; “bu şehir Türklerin en büyük, en güzel, en bakımlı kentlerindendir. Temiz çarşıları, geniş caddeleri, büyük yapıları ve değerli sanat eserleri vardır”, diyor (Gömeç, 2009).</code></pre></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/fd8684e9f9a98b2a37aaad1ec117d902/HAR_ZM.png" />
         <pubDate>2024-11-03 17:14:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199181693</guid>
      </item>
      <item>
         <title>CANBALIK (Manas)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199197850</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>Bu ülkede beş kent vardır, bu kentlerde yaşayan halk kâfirlerin en güçlüleri ve en iyi okçulardır; bu kentler Zülkarneyn’in yaptırdığı sulmı, qöço, <strong>canbalıq</strong>, beş balıq, yangı baliq'tır (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p><p><br></p><pre><code>Can-balık veya Canbalık, Kâşgarlı Mahmud, Türk Dilinin en eski ve değerli sözlüklerinden Divânu Lügati't-Türk'te; "Can-balık" "bir Uygur şehri." şeklinde tanımladığı ve çizdiği haritada Uygur ilinde Beşbalık'ın sağ tarafında işaret ettiği tarihi bir şehirdir. Bazı araştırmacılara göre Can-balık günümüzde Çin’de Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan)'nin kuzeydoğusunda, Sanci Hui Özerk İli'ne bağlı Manas Nahiyisi'dir (“Türkiye”, 2024).</code></pre><p><br></p><pre><code>Can Balık: Bu şehrin adına da Uygur maddesi vesilesiyle rastlamaktayız. Uygur ilinde, Zulkarneyn’in yaptırdığı kentlerden birisi Can Balık’tır. Burasının Koço ile Beş Balık arasında olması gerekiyor. Türkistan’daki Manas şehrinin de doğusundadır (Gömeç, 2009).</code></pre></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/081aae906bf58dfd701d4807bfca78ab/CANBALIK.png" />
         <pubDate>2024-11-03 17:38:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199197850</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SEMERKAND (Özbekistan)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199207242</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>...Benzer bir biçimde Farsçada <strong>Semerkand </strong>olarak bilinen kent, büyüklüğü nedeniyle semiz kend: besili kent olarak adlandırılmıştır.</p><p><br></p><p>Baykend'den başlayarak bütün Mâverâûnnehr'in Türk ülkesinin parçası olduğunun kanıtı buradaki kentlerin adıdır: Semerkand adı, semiz kend’den gelir; taşkend'e Şâş denir; Öz kend ve tunkend vardır - tüm bu kent adları Türkçedir. (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p><br></p><blockquote><pre><code>Semizkent: Afrasyab’ın kızının adı Kaz vesilesiyle anılan kentlerden birisi ve Semerkant’ın diğer ismidir ki, bunun da –r, -z değişmesinden kaynaklandığı bildiriliyor. Burası Orta Çağ’ın ve günümüzün önemli bir yerleşim merkezidir. Özellikle Temürlüler çağında her açıdan mühim bir gelişme kaydetmiştir. Zahireddin Muhammed Babur, hatıratında bu güzel şehir hakkında uzun uzadıya bilgiler verir. O, “Semerkant kadar güzel bir kent dünyada az bulunur. Hiçbir düşman şiddet ve üstünlük ile bunu ele geçiremediği için Belde-i Mahfuza derler. Türk ve Moğol halkları Semizkent diye söyler. Temür Beg burayı payitaht yaptı. Sur üzerinden kurganın uzunluğunun ölçülmesini emrettim, ölçü 10600 kadem çıktı. Üzüm, kavun, elma, nar ve diğer bütün meyveleri çok iyidir. Semerkant ve mahallerinde Temür ve Ulug Beg’in imaretleriyle, bahçeleri çoktur. Temür Kök Saray diye meşhur olan dört kapılı, fevkalâde büyük bir köşk ve kalenin içinde bir cami yaptırmıştır. Semerkant’ın doğusunda iki bahçe açtırdı. Biri Bağ Boldı, öbürü Bağ-ı Dilgüşa’dır. Dilgüşa’da inşa olunan köşkte Temür Beg’in Hindistan muharebeleri tasvir edilmiştir. Ayrıca yine Nakş-ı Cihan, Bağ-ı Çınar, Bağ-ı Şimal ve Bağ-ı Behişt bahçeleri vardır. Temür’ün oğulları da buraya hanlar, hamamlar ve camiler kurdurdu.” diyor (Gömeç, 2009).</code></pre></blockquote>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/547b13ceb98e8f3b9bb527c840a08dae/SEMERKAND.png" />
         <pubDate>2024-11-03 17:53:21 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3199207242</guid>
      </item>
      <item>
         <title>YARKEND (Yarkent İlçesi)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3200986703</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p><strong><mark>bagram.</mark></strong> bagram qum: Kum tepesi, kumul (reml âli'c-cûbeyl). Kâşgar ile Yârkend arasındaki kumluk araziye bagram qümı denir (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p><br></p><pre><code>Yarkent: Bu şehrin adı Divan’da “Bagram” kelimesinin izahı sırasında karşımıza çıkmaktadır. Kaşgar’ın güney-doğusundaki kent Doğu Türkistan’ın mühim yerleşim alanlarından birisidir. Türkistan’da oluşturulan çeşitli hanlıklara da merkezlik yapan Yarkent hakkında Marco Polo, halkının çoğu Müslümandır diyor (Gömeç, 2009).</code></pre><p><br></p><pre><code>Diğer verilen isimler: So-ch'e-chen, Yarkand Yangi-shahr, Yarkent, So-ch'e-hsien, Yarkant, So-ch'e-shih, Yangi-shahr, Yarkand, Yarkand New City, Yarkend, So-ch'e. Yarkend muhtemelen Türkçe yar (yar, suların açtığı uçurum.) ile kend (şehir; kale veya doğu ülkelerinde her şehre verilen bir addır.) birleşmesinden elde edilmiş olabilir (“Türkiye”, 2024).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/3aff45b6ad611db10642fd267b152bcf/YARKEND.png" />
         <pubDate>2024-11-04 18:21:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3200986703</guid>
      </item>
      <item>
         <title>RUS (Orta Dnepr)</title>
         <author>projegrubu</author>
         <link>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3201013332</link>
         <description><![CDATA[<blockquote><p>Benzer bir şekilde Çigillerin ve diğer Türklerin dillerinde bulunan bütün zel’ler, Qıfçâqların bir kısmı ve Yemek, Suvar, Bulgar kavimleri ve <strong>Rus</strong> ve Rûm ülkelerine uzanan bölgelerde yaşayanlar tarafından ze’ye çevrilir (Erdi ve Yurtsever, 2005).</p></blockquote><p><br></p><pre><code>Rus: Kaşgarlı Mahmud diyalektlerden söz açarken, Bulgar, Suvar, Yimek, Kıpçak boylarının Rus ve Rum ülkelerine kadar uzandığına işaret eder. Yine Türk dilinin özelliklerine değindiği kısımda, fail unsuruna yer veren Kaşgarlı, burada Peçenekler vasıtasıyla Rus ülkesine atıf yapmıştır. Bugün Slav olarak adlandırılan kavimler üzerine yapılan antropoloji ve dil araştırmaları onların Hint-Avrupa (Arî) menşeili bir kavim olduklarını göstermektedir. Yine tarihi kaynaklarda sarışın bir millet olarak tarif edilen ilk Slavların saf bir ırk olmadıkları da bir gerçektir. Özellikle bulundukları coğrafyaya ve hakimiyeti altında yaşadıkları millet göz önünde bulundurulunca, Slavlara Turanlı kavimlerden ırk ve kültürce pek çok hususiyetler geçmiştir. Yine dil, arkeoloji ve botanik araştırmalarının ışığı altında bu ilk Slavların vatanının Pripet Havzası ve Orta Dnepr (Kiev Çernigov bölgesi) civarları olduğu görülür. Bununla beraber ilim adamları tarafından kabul edilen ve ileri sürülen bir görüş de, Slavlar tarihte çok geri bir kültür seviyesinde iken Türkler ve Germenler sayesinde medeniyet ile tanışarak, kültürlerini yükseltebilmişlerdir (Gömeç, 2009).</code></pre>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2910818837/7a9aa17736a6b8c8c274adea2e0ddfcb/RUS.png" />
         <pubDate>2024-11-04 18:41:05 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/projegrubu/kasgarlimahmutunharitasi/wish/3201013332</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
