<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Matematik by Ülkü Ö.Ecemiş</title>
      <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9</link>
      <description>Çandarlı Mehmet Dilsiz Ortaokulu </description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2022-05-01 19:40:05 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2022-05-31 20:46:59 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Nedir Bu Altın Oran?</title>
         <author>ulkuoecemis</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2165966753</link>
         <description><![CDATA[<div>&nbsp;"<em>İkiye bölünmüş bir doğru parçasında, küçük parçanın uzunluğunun büyük parçanın uzunluğuna oranı ile büyük parçanın uzunluğunun bütünün uzunluğuna oranı bir orantı oluşturuyorsa (yani bu iki oran birbirine eşitse), bu orana Altın Oran denir.”</em> Yani şunu demek istiyor. Bir çubuğu al, iki parçaya böl, ama öyle böl ki küçük parça ile büyük parça arasındaki oran, büyük parça ile çubuğun tamamı arasındaki oranla aynı olsun"</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/159486638/7098b388dcee535b0557765421ce73bc/image.png" />
         <pubDate>2022-05-01 19:40:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2165966753</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bir Çemberde Neden 360 Derece Bulunuyor?</title>
         <author>ulkuoecemis</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2165970459</link>
         <description><![CDATA[<div>Neden 720 değil? Neden 240 değil de 360 derece? Buna kim ve neden karar verdi? Fikir düşüncelerimize o kadar derinden işlemiş ki, çoğumuz başka bir yol olabileceğini hayal etmekte güçlük çekeriz. Ancak başka yollar da var. Örneğin, Avrupa’nın bazı bölgelerinde bazı durumlarda tam açı 400 grad olarak tanımlanır. 100 grad saniyesi bir grad dakikası, 100 grad dakikası da bir grad eder. Dik açı olarak da bilinen şey 90 derece değil tam olarak 100 graddır. Bir tam açıyı 360 derece olarak kullanmaya oldukça uzun zamandan beridir devam ediyoruz. Bu yüzden 360’ın seçilmesinin kesin nedenleri tarihin içinde kayboldu. <br><br>&nbsp;Örneğin 10 sayısının dört çarpanı vardır: 1, 2, 5 ve 10. Bu, 10 kişiyi, 10’luk 1 gruba veya her biri beşer kişilik 2 gruba, ikişerli 5 gruba veya her biri bir kişilik 10 gruba bölebileceğimiz anlamına gelir. Bir sayının çarpanlarının çok olması avantajlıdır. Çünkü bu, onu birçok farklı eşit gruba kolayca bölebileceğiniz anlamına gelir. Açılar bağlamında, bu, birkaç açıyı tam sayılarla düzgün bir şekilde tanımlayabileceğimiz de demektir. Örneğin, bir çemberin yarısını çevreleyen bir açı 180 derece, üçte biri ise 120 derece olacaktır. 360 sayısının tam 24 çarpanı vardır bu da bölme açısından kendisine büyük bir avantaj sağlamaktadır. Ama tüm gerekçe muhtemel sadece bu kadar değildir. <br><br>&nbsp;Yüzyıllar boyunca, insanlık yıldızları kullanarak okyanuslarda yoluna devam etti. Kendilerine rehberlik edecek alternatif güvenilir fiziksel işaretler olmadan, denizciler nerede olduklarını belirlemek için tek sabit özelliğe – üzerlerindeki gökyüzüne – bakmak zorunda kaldılar. Dünya’nın yuvarlak yörüngesini 360 eşit parçalara bölmek için bundan daha iyi bir neden olabilir mi? Konuyu mühürleyen adımsa, M.Ö. 190-120 yılları arasında İznik/Türkiye’de yaşamış Antik Yunan filozofu, astronomu, coğrafyacısı ve matematikçisi Hipparkhos’un gezegenimizi 360 dereceye bölmesi olmuştur. <a href="https://www.matematiksel.org/hipparchus-trigonometrinin-dogusu/">Hipparkhos,</a> bir daireyi 360, çapı da 120 eşit birime bölen ve bunu sistematik olarak kullanan ilk kişidir. Bu nedenle trigonometrinin kurucusu olarak da kabul edilmektedir.&nbsp;<br><br>Kaynak : https://www.matematiksel.org/bir-cemberde-neden-360-derece-bulunur/</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.matematiksel.org/bir-cemberde-neden-360-derece-bulunur/" />
         <pubDate>2022-05-01 19:48:48 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2165970459</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Yamuk</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2166004344</link>
         <description><![CDATA[<div>Yamuk Nedir?<br><br>Yamuk,iki kenarı paralel olan,kenarlarına "yamuğun tabanları ",paralel olmayan kenarlarına ise "yanal kenar" adı verilir <br><br><strong>Matematikte yamuğun özellikleri ve formülleri nelerdir?<br><br>Yamuk 2 boyutlu şekillerdendir<br>Kendine özgü özellikleri ve formülleri vardır&nbsp;<br><br>Yamuğun alanı ve orta tabanı yüksekliği farklı formüllerde ifade edilir&nbsp;<br><br><br>En az iki kenarı olan dörtgenin farklı bir boyutudur<br><br>Yamukta hem paralel kenarda bulunmaktadır&nbsp;<br><br>Paralel kenarının olmadığı bilinmektir<br><br>Yamuğu Tanıyalim<br><br>Matematikte pek çok geometrik şekil bulunmaktadır .<br>Bu geometrik şekillerden bir tanesi yamuktur.<br><br>Yamuk geometrikşekiller arasında belirli özellikleri ve formülleri olan sekillerden bir tanesidir .Son günlerde yamuk ile ilgili bilgi araştırması İyice artmıştır .<br><br>Vikipedi</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1683933678/a15307ae598b0c83660f07f66d46b70d/Screenshot_20220501_232330_Google.jpg" />
         <pubDate>2022-05-01 20:58:32 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2166004344</guid>
      </item>
      <item>
         <title>KARE NEDİR?</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2169825957</link>
         <description><![CDATA[<div>Kare, bütün kenarları ve açıları birbirine&nbsp; eşit olan düzgün dörtgendir.Matematiğin en temel geometrik şekilidir.Aynı zamanda dikdörtgendir ve eşkenar dörtgendir bu iki dörtgenin özelliklerini taşır ve eski adı (MURABBADIR)<br><br>MURABBANIN YANİ KARENİN KÖŞEGEN ÖZELLİKLERİ<br>Karenin iki adet köşegeni vardır ve bu köşegenler birbirine ortalar ve uzunlukları eşittir bu köşegenlerin kesişme noktası 90'ar derecedir köşegenlerin kesiştikleri nokta karenin ağır merkezidir</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-04 12:35:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2169825957</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bir Kağıdı Gerçekten Sadece 7 Kere mi Katlayabilirsiniz?</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2172804600</link>
         <description><![CDATA[<div>Aslında bir kağıt parçası 7 defadan fazla katlanabilir. Bu dünyanın birçok yerinde defalarca yapıldı. Sadece, başarıya ulaşan insanlar normalden biraz farklı yöntemler izlediler. Kullandıkları kağıt bir defterden kopardıkları standart bir yaprak değildi. Bu nedenle kendi başınıza bunu evde denerken başarıya ulaşmanız pek olası değil. Aslında 2002 yılında, Kaliforniya, Pomona’da bir lise öğrencisi olan Britney Gallivan, çok büyük bir kağıdı on iki kez katlayarak rekor kırdı. Ancak diğer deneyenler gibi ortadan ikiye katlamak yerine farklı yönlere katlamayı tercih etti. Başarısının sırrı bu idi.https://www.matematiksel.org/bir-kagidi-sadece-7-kere-mi-katlayabilirsiniz/</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.matematiksel.org/bir-kagidi-sadece-7-kere-mi-katlayabilirsiniz/" />
         <pubDate>2022-05-06 12:34:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2172804600</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Elips İle İlgili İki Tanımın Eşdeğerliği: Dandelin Küreleri</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2173414443</link>
         <description><![CDATA[<div>Günlük yaşantımızda çemberlerden sık sık söz ederiz. Ancak hayatımızın her günü çemberlerden çok daha fazla elips görürüz. Bir bardağa tepeden baktığımız zaman bardağın ağzını bir çember biçiminde görürüz. Ancak ancak yandan baktığımızda göreceğimiz şekil hemen hemen bir elipstir.<br><br></div><div>Elips çizmenin en bilinen yöntemi, bir düzleme iki çivi çakmak ve bu çivilere bir ip bağlamaktır. Kalemi ipe geçirip bir tur çevirdiğimizde ortaya elips çıkar. Öte yandan Antik Yunanlılar daha geometrik bir tanım verirlerdi. Onlar bir koniyi bir düzlemle keser, böylece oluşan ara kesitin elips olduğunu söylerlerdi. Birbirinden çok farklı gibi görünen bu iki tanım nasıl eşdeğer olabilir?<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-06 20:14:48 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2173414443</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Sonlu Ötesi Sayılar (Alef Sayıları) Ne Anlama Gelir?</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2173809961</link>
         <description><![CDATA[<div>Sonsuzluk ile ilgili okumalar yaptığınıza zamanlarda karşınıza ilginç bir sembole sahip Alef sayılarının çıkmış olması olasıdır. Bu sayıların sonlu ötesi sayılar olduğu size söylenecektir. Daha genel bir tanım yapmak gerekirse, Alef sayıları kümeler teorisinde, iyi sıralı olabilen sonsuz kümelerin kardinalitesini göstermek için kullanılan sayılardır. Ancak kabul edelim matematiğe yabancı biri için bu tanım oldukça karışık. Bu nedenle bu sayıların nereden geldiğini en başından aktarmaya çalışalım.<br><br></div><div>Bir anlamda hepimiz sonsuzluğun ne olduğuna dair bir sezgiye sahibiz. Asla bitmeyen şeyleri karakterize etmek için bu kelimeyi kullanırız. Ucu bucağı olmayan bir evren veya 1, 2, 3, 4, …. biçiminde listelediğimiz doğal sayılar bir çoğumuz için sonsuza verilecek örneklerdir. Sonuçta ne kadar sayarsak sayalım ya da en hızlı uzay gemisi ile ne kadar seyahat edersek edelim ne evrenin ne de sayıların sonuna erişmek mümkün olmaz.<br><br></div><div><br></div><div><br></div><div><em>Bu tür bir sonsuzluk, antik Yunan matematikçi Aristoteles’in potansiyel</em> bir sonsuzluk dediği şeydir. Yani kesinlikle oradadır, ancak onunla asla yüz yüze kalamayız. Bu sonsuzluklar bitmeyen herhangi bir şeyi karakterize ederler. Doğal sayılar listesini düz bir çizgi olarak düşünün. Bu çizgi sonsuza kadar uzanacaktır. Peki acaba, bu çizginin temsil ettiği sonsuzluk ile doğal sayıları tanımlamak için kullandığımız sonsuzluk aynı şey midir?<br><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div>Sezgisel olarak ikisinin farklı olduğunu düşünebilirsiniz. Sonuçta düz bir çizgi bir süreklilik oluştururken, doğal sayılar ayrı, ayrı varlıklardır. Doğal sayıları çizginiz boyunca 1 metre arayla yerleştirebilirsiniz. Bu şekilde düşündüğünüz zaman, doğrunun sonsuzluğunun doğal sayıların sonsuzluğundan daha fazla olduğunu fark edebilirsiniz. Sonuçta doğal sayılar arasındaki boşlukları başka sayılar ile doldurmamız mümkündür.<br><br></div><div><br></div><div><strong>Sayılabilir Sonsuzluklar ve Sayılamayan Sonsuzluklar<br></strong><br></div><div>Matematikçiler bu sezgiye katılıyor. Bu nedenle sonsuzlukları <em>Sayılabilir</em> olanlar ve&nbsp; <em>sayılamayanlar</em> biçiminde birbirinden ayırırlar. Doğal sayılar sayılabilir bir sonsuzluk oluşturur. Aslında bu mantıklıdır. Sonuçta sonsuz zamanınız varsa hepsini sayabilirsiniz. Sonsuz sayıda insandan oluşan bir grup da sayılabilir bir sonsuzluk olarak kabul edilecektir.&nbsp; Çünkü (sonsuz bir süre boyunca) tüm isimlerin bir listesini yapar ve sonra onları, tıpkı doğal sayılarda olduğu gibi sayabilirsiniz.&nbsp;<br><br></div><div><br></div><div>Peki ya sonsuz uzunlukta düz bir çizgi? Bu çizgiyi sonsuz uzunlukta bir cetvel olarak hayal ederseniz, o zaman her nokta bir sayı ile gelir. Bu sayıların bir listesini yapmamız mümkün mü? İlk sayının 0 olduğunu düşünelim. Peki ya ikincisi? 0.1’i deneyebilirsiniz, ancak 0.01 bundan daha küçüktür, bu nedenle 0.1’den önce gelmelidir. Peki ya 0.001? Listede ikinci sırada olarak atayabileceğiniz her sayı için daha küçük bir tane bulabilirsiniz: Bunun için ondalık noktadan sonra fazladan 0 eklemeniz yeterlidir. Bu nedenle, bu sayıları cetvel boyunca boyuta göre sıralamak umutsuzca bir girişimdir. Asla tam bir liste yapamazsınız. Bu, sonsuz düz çizgiyle (veya eşdeğer olarak pozitif gerçek sayılarla) temsil edilen sonsuzun <em>sayılamayan</em> bir sonsuzluk olduğunu gösterir.<br><br></div><div><strong>Hangi Sonsuzluk Daha Büyük?</strong></div><div>Sonsuzluk farklı boyutlarda olacaktır.</div><div>Sonsuz çizginin sonsuzluğunun bir şekilde doğal sayıların sonsuzluğundan “daha büyük” olduğu fikrine ne dersiniz? Eğer saymakla uğraşamıyorsanız, nesnelerin sonlu koleksiyonlarının boyutunu karşılaştırmanın bir yolu, onları tam olarak eşleştirip eşleştiremeyeceğinizi görmektir. Birkaç sandalye ve birkaç insan düşünün. Her kişiye bir sandalye varsa ve hiç sandalye kalmadıysa, bilirsiniz ki, insan sayısı kadar sandalye olması gerekir. Boşta kalan fazladan sandalye varsa, insandan çok sandalye olduğunu bilirsiniz. Ve ayakta kalanlar varsa, biliriz ki sandalyeden çok insan vardır.<br><br><br></div><div><br></div><div>Bu fikri sonsuz sayıda nesne içeren kümeler için düşünelim. A kümesindeki her elemanı, B kümesindeki elemanlar ile eşleştirmeye çalışabiliriz. Eğer bunu başarabilirsek o zaman iki kümenin aynı boyutta olduğunu yani aynı sayıda elemana sahip olduğunu söyleyebiliriz. Matematikçiler ise, aynı <em>kardinalite</em>de olduğunu söyleyecektir. Kardinalite, birbirine eş kümelerin karşılık geldiği ve bu kümelerdeki eleman sayılarını belirten sayıdır.&nbsp;<br><br></div><div>Bunu yukarıdaki sonsuz insan grubumuzla çalışırken gördük. İnsanları tek tek listeleyerek, aslında onları doğal sayılarla eşleştirdik. Bu nedenle, insan grubunun ve doğal sayıların aynı türde sonsuzluğu temsil ettiğini söylüyoruz. Bu sayılması mümkün olan bir sonsuzluk. Bununla birlikte, sonsuz uzunluğumuzdaki noktalar için bunu yapamadık. Bu yüzden bu sayılamayan bir sonsuzluk idi. Sonucunda d adoğrunun kardinalitesi, doğal sayıların kardinalitesinden daha büyük olmalıdır.<br><br></div><div><strong>Sayılabilir Sonsuzlukların hepsi Birbirine Eşittir<br></strong><br></div><div>Sezgisel olarak, sayılamayan sonsuzluklar daha karışık ancak sayılabilenler daha basit olduğu gibi gözükür. Ancak bu fikir de aslında aldatıcıdır. Örnek olarak, 2, 4, 6, 8 vb. biçimindeki tüm çift sayıları düşünün. Sonsuz sayıda var olduklarını biliyoruz. Ancak tüm doğal sayılarla karşılaştırıldığında bu sonsuzluğun kardinalitesi nedir? Mantığımız bize yarısı kadar olması gerektiğini söyleyecektir. Ancak bu cevabımız hatalıdır.<br><br><br></div><div><br></div><div>Az evvel bir kümedeki nesneleri diğer kümedeki nesneler ile tam olarak eşleştirilebiliyorsak, iki sonsuz kümenin de aynı kardinaliteye sahip olduğunu söyledik. Tüm çift sayıları tüm doğal sayılarla tam olarak eşleştirmek oldukça kolaydır:<br><br></div><div><br></div><div>Yani çift sayıların kardinalitesi doğal sayılarınkiyle aynıdır. Bu garip görünüyorsa, belki bir sonraki sonuç daha da gariptir. Tüm <em>rasyonel sayıların</em> ( yani 1/2 veya 5/6 gibi tüm kesirlerin) de aynı biçimde eşleştirilebileceğini göstermek mümkündür. Dolayısıyla, doğal sayılardan çok daha fazla kesir varmış gibi görünse de (ardışık iki doğal sayı arasında sonsuz sayıda kesir vardır), iki sayı kümesi aynı kardinaliteye sahiptir.<br><br></div><div><strong>Alef Sayıları İle Tanışın<br></strong><br></div><div><br></div><div>200 yılı aşkın bir süre sonra, matematikçi Georg Cantor&nbsp; bize tam sayılar ve doğal sayılar kümelerinin eşit büyüklükte olduğunu göstermiştir. Hatta Cantor, rasyonel sayıların da doğal sayılarla bire bir eşleşmeye sokulabileceğini kanıtlamıştır. Ancak gerçek sayıların (yani rasyonel ve irrasyonel sayılar) doğal sayılarla bire bir yazışmaya koymanın da mümkün olmayacağını da kanıtlamıştır.<br><br><br></div><div>Alef sıfır en küçük sonsuz sayıdır.&nbsp; Alef sayısı ismini sembolünden, İbranice alef harfinden alır.&nbsp;</div><div>Cantor’un sonluötesi sayılar kuramına göre doğal sayılar en basit sınıftadır ve sayılabilir sonsuzluğa sahiptir. Derecelendirme ℵ<sub>n </sub>(alef) ile gösterilir. Doğal sayılar ℵ<sub>0</sub> olarak yazılır. (alef sıfır diye okunur). Reel sayılar kümesi de sayılamaz bir sonsuzdur. Reel sayılar kümesi de bu nedenle ℵ<sub>1 </sub>olarak gösterilmektedir. Bu biçimde devam ederek, ℵ<sub>2</sub> ; ℵ<sub>3</sub> sayılarını tanımlamamızda mümkündür.<br><br></div><div>Aslında Cantor bizlere herhangi bir sonsuz kümenin tüm alt kümelerinden oluşan yeni bir küme oluşturulduğunda, orijinal kümeden daha büyük bir sonsuzluk temsil edeceğini göstermişti. Yani, bir sonsuzluğunuz varsa, daima onun alt kümelerinin kümesinden daha büyük bir sonsuzluk elde edebilirsiniz. Biraz kafa karıştırıcı gelmiş olabilir. Aslında haklısınız. Kendisi bu fikirlerini açıkladığı zaman hemen hemen tüm matematikçilerin kafası karışmıştı. Zamanında kendisini derin bunalımlara sürükleyen Cantor’un bu tehlikeli düşünceleri bugün tüm matematik araştırmacıları tarafından kabul görmekte. <a href="https://plus.maths.org/content/what-infinity">https://plus.maths.org/</a></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-07 12:16:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2173809961</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Pİ SAYISI NEDİR?</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2176196892</link>
         <description><![CDATA[<div>Pi (π) sayısı, bir dairenin çevresini (2πr) çapına (2r) böldüğümüzde elde ettiğimiz orandır. Bir dairenin büyük veya küçük olmasıyla değişmeyen π sayısı, her daire için sabit bir sayıdır. Yaklaşık olarak 3,14’e eşit kabul ettiğimiz irrasyonel π sayısının gerçek değeri aslında sonsuz uzunluktaki sayılardan oluşur. π sayısının sayı değeri içerisinde doğum tarihimize, telefon numaramıza veya kimlik numaramıza rastlayabiliriz.<br>-Kaynakça-</div><div>•<a href="https://www.cag.edu.tr/uploads/site/users-special/01386bd6d8e091c2ab4c7c7de644d37b/files/MATEMAT%C4%B0K%20TAR%C4%B0H%C4%B0%2C%20P%C4%B0%20SAYISI%20ve%20SONSUZLUK.pdf"><mark><sup>https://www.cag.edu.tr/uploads/site/users-special/01386bd6d8e091c2ab4c7c7de644d37b/files/MATEMATİK%20TARİHİ%2C%20Pİ%20SAYISI%20ve%20SONSUZLUK.pdf</sup></mark></a></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.cag.edu.tr/uploads/site/users-special/01386bd6d8e091c2ab4c7c7de644d37b/files/MATEMATİK%20TARİHİ%2C%20Pİ%20SAYISI%20ve%20SONSUZLUK.pdf" />
         <pubDate>2022-05-09 17:58:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2176196892</guid>
      </item>
      <item>
         <title>MATEMATİK TARİHİ~</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2176217207</link>
         <description><![CDATA[<div>▪︎<strong>Matematik tarihi</strong>, öncelikle matematikteki keşiflerin kökenini araştıran ve daha az ölçüde ise matematiksel yöntemleri ve geçmişin notasyonunu araştıran bir bilimsel çalışma alanıdır. Modern çağdan ve dünya çapında bilginin yayılmasından önce, yeni matematiksel gelişmelerin yazılı örnekleri yalnızca birkaç yerde gün ışığına çıktı. MÖ 3000'den itibaren <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Mezopotamya">Mezopotamya</a> eyaletleri <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCmer">Sümer</a>, <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Akad">Akad</a> ve <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Asur">Asur</a>, <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Eski_M%C4%B1s%C4%B1r">Eski Mısır</a> ve <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Ebla">Ebla</a> ile birlikte <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Vergilendirme">vergilendirmede</a>, ticarette, doğayı anlamada, <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Astronomi">astronomide</a> ve zamanı kaydetmede/takvimleri formüle etmede <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Aritmetik">aritmetik</a>, <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Cebir">cebir</a> ve <a href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Geometri">geometri</a> kullanmaya başladı.<br>~Kaynakça~<br>tr.m.vikipedia.org<br><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-09 18:11:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2176217207</guid>
      </item>
      <item>
         <title>•ORİGAMİ&#39;NİN MATEMATİK İLE İLİŞKİSİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2193390718</link>
         <description><![CDATA[<div>Origami aslında matematiğin bir dalı olan 'geometri' ile ilgili olduğu için matematiklede ilgili olmuş oluyor.Yani şöyle mesela origami yaparken bir kağıdı katladığımızda çeşitli geometrik şekiller ortaya çıkıyor (kare,üçgen,dikdörtgen...gibi) ya da yine aynı şekilde bir kağıdı katlarken kesirleri ve açılarıda kullanıyoruz(bir kağıdın 3/1'ini katla).Kesirler ve açılarda matematik ile ilgili olduğu için origami yine matematikle ilgili oluyor.<br>                                                             ~Almina </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-20 18:32:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2193390718</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ROMA RAKAMLARI VE 0(SIFIR)</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2193403791</link>
         <description><![CDATA[<div>Antik Roma kaynaklı olan Roma rakamlarını biliyorsunuz; I, II, III, IV, V, VI, VII, VIII, IX, X… İyi ama Roma rakamlarında “sıfır/0” sayısının karşılığı neydi? İşin aslı bu sayı sisteminde sıfır rakamı bulunmamakta… Ve o nedenle de modern aritmetik sistemi için yetersiz kalmakta, günümüzdeki işlevi dekoratif amaçlı kullanımdan öteye geçememektedir.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-20 18:45:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2193403791</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Centralia: 60 Yıldır Söndürülemeyen Yangından Neler Öğrenebiliriz?</title>
         <author>dilannkayaa35</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199822615</link>
         <description><![CDATA[<div><br>27 Mayıs 1962, Pennsylvania’da bulunan 1866 yılında kurulmuş küçük kömürcü kasabası Centralia kasabası sakinleri için sıradan bir gündü. 2000 civarı sakini bulunan kasaba ertesi günün Anma Günü etkinlikleri için hazırlıklar yapıyordu. Bu esnada yetkililer temizlik için kasaba çöplüğündeki çöp yığınının kaldırılmasını istemişti. Bunun en kolay yolu da elbette çöpleri yakmaktı. Ancak aslında bu hiç de iyi bir fikir değildi.<br><br></div><div>Centralia’nın çöplüğü, birçok terk edilmiş kömür madeni gibi, içinde hâlâ bolca kömür olan eski bir madenin üstüne kurulu idi. O gün alevler çöpleri tutuştururken, Centralia’nın altında bulunan labirent biçimindeki dehlizlere ve kömür cevherlerine de ulaştı. Burada bulunan kömürü düzenli bir biçimde yakarak ısı, is ve ölümcül karbon monoksit saçmaya başladı.<br>Centralia halkı yangını söndürmeye çalıştı. İtfaiyeciler yeraltındaki alevlerin üstüne su sıktılar ve kille ateşi boğmaya çalıştılar. Ancak yangın 16 yıl boyunca yangın bir türlü sönmedi. Takip eden yıllarda kasabanın her yerinde terk edilmiş maden tünellerine açılan delikler ve yarıklar belirdi. Yüzeyde ise aşağıdan yükselen ısı, duman ve su buharı ünlü bilgisayar oyunu serisi Silent Hill’e de ilham kaynağı olan bir manzara yarattı.<br><br></div><div><strong>Centralia Neden Yanıyor?<br></strong>1980’lerin başında 12 yaşında bir erkek çocuk yanan bir obruğun içine düştü. Bunun üzerine yangını söndürme çabaları ikiye katlandı. Ancak bu da işe yaramadı. Sonuçta 1983 yılında kasaba sakinleri kasabayı terk etti. Sonucunda da günümüzde burası hayalet bir kasaba haline geldi.Centralia’da zemin artık eskisi kadar sıcak değil çünkü yangın yüzeyden uzaklaşıp yerin derinliklerine ilerlemiş durumda. Bölgede toksik gazlar yayılmaya devam ediyor ancak duman ilk başlarda olduğu kadar sık görülmüyor. Uzmanların tahminleri yangınının, alevlerin önünde on yıllarca tüketeceği yakıt olduğu göz önüne alınarak, 50 ila 250 yıl içinde söneceği biçiminde. Yani Centralia daha uzun süre yanmaya devam edecek<br>-yaren💗<br><br></div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.matematiksel.org/centralia-60-yildir-sondurulemeyen-yangindan-neler-ogrenebiliriz/" />
         <pubDate>2022-05-25 19:04:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199822615</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BAILEY-BORWEN-PLOUFFE FORMULÜ  İLE Pİ SAYISININ İSTEDİĞİMİZ BASAMAÜINI BULMAMIZ MÜMKÜN</title>
         <author>MemetveYaren</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199825794</link>
         <description><![CDATA[<div>Matematikçiler fazla büyük konuşmayı sevmezler. Çünkü söyledikleri sözlerin bir zaman sonra çürütülebileceğini bilirler. Örneğin yakın zamana kadar, π sayısının herhangi bir basamağını örneğin kentilyonuncu ondalık basamağının değerini bilmemiz imkansız görünüyordu. Bunu yapmak için tek yönteminin önceki basamakları birer birer hesaplamak olduğunu düşünüyorduk. Ancak ilerleyen yıllarda yanıldığımızı anladık.<br><br></div><div>1997 yılında, daha önceki rakamları hesaplamaya gerek kalmadan rastgele bir konumdan başlayarak pi sayısının istenilen basamağının hesaplanmasına izin veren bir formül bulundu. Tahmin ettiğininiz gibi bu formül bu konuda çalışma yapan üçlünün yani David Bailey, Peter Borwein ve Simon Plouffe’nin adı ile isimlendiriliyor. Kapak görselinde de gördüğünüz bu formül, BBP formülü ya da tam adı ile Bailey Borwein Plouffe formülü olarak bilinmektedir.<br><br></div><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.matematiksel.org/bailey-borwein-plouffe-formulu-pi-sayisi/#:~:text=Matematik%C3%A7iler%20fazla%20b%C3%BCy%C3%BCk,form%C3%BCl%C3%BC%20olarak%20bilinmektedir." />
         <pubDate>2022-05-25 19:08:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199825794</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Üç Taş Oyunu Diğer Adı ile Tic-tac-toe Basit Bir Oyundan Fazlasıdır</title>
         <author>dilannkayaa35</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199826221</link>
         <description><![CDATA[<div>Çocukluğunuz da muhtemelen tic-tac-toe oyununu en az bir kez oynamışsınızdır. Bu oyun yakın zamanda ülkemizde de üç taş oyunu olarak tanınmaya başladı. Bildiğiniz gibi bu oyunun kuralları son derece basittir. Ancak eğer matematiğe ilgi duyan biri iseniz, bu oyun sizi tahmininizden çok daha fazla oyalayacaktır.<br><br></div><div>Tic-tac-toe iki oyunculu bir oyundur ve her iki oyuncu tarafından da en iyi şekilde oynanırsa her zaman beraberlik ile sonuçlanır. Bu oyun geleneksel anlamda bir kağıda çizilerek ya da sınıf ortamında bir tahtaya çizilerek oynanır. Yapmanız gereken X ve O harflerini belli bir stratejiye göre 3 x 3’lük bir ızgaraya yerleştirmektir. Aynı oyunu farklı renkte pullar ya da taşlar ile de oynamanız mümkündür. Zaten üç taş oyunu ile Tic-tac-toe arasındaki tek fark budur<br>Arkeolojik bulgular bu oyunun MÖ 1. yüzyıl civarında Roma İmparatorluğu’nda da oynandığını bizlere gösteriyor. O dönemde adına “Bir seferde üç çakıl taşı” anlamına gelen “terni lapilli” dendiğini biliyoruz. Oyunun ızgara işaretlerine, bir çok Roma kalıntısında rastlanıyor. Ayrıca antik Mısır döneminde de bu oyunun bir benzerinin oynandığı düşünülmektedir.<br>-yaren🦋</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-25 19:08:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199826221</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ANLAMASI KOLAY AMA ÇÖZMESİ ZOR:MUTLU SON PROBLEMİ</title>
         <author>MemetveYaren</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199830932</link>
         <description><![CDATA[<div>Mutlu son problemi, açıklaması oldukça kolay ancak tüm cevaplama girişimlerine meydan okuyan matematiksel sorulardan biridir. Konu oldukça basittir çünkü temelinde bir kağıda çizilen noktalar ve bunları birbirine bağlayarak oluşturabileceğiniz şekillerle ilgilidir. Ancak basit görüntüsü aldatıcıdır. Dünyanın en iyi matematikçilerinden bazıları konu üzerinde uzun zaman boyunca çalışmalarına rağmen sonuca ulaşamamışlardır.<br><br></div><div>Bir kağıda çizilmiş, hepsi bir çizgi üzerinde yer almayan yani doğrusal olmayan üç noktanız olsun. Bu üç noktayı köşeler olarak kabul ederseniz bir üçgen çizebilirsiniz. Elinizde dört nokta olduğunda da (üç tanesi aynı çizgide olmayan) bunları birleştirerek dört kenarlı bir şekil çizebilirsiniz. Ancak noktaların nasıl dağıldığına bağlı olarak, bazı dörtgenler biraz tuhaf görünecektir. Aşağıdaki görselde ortada yer alan çokgen içbükey ve yanlardakiler ise dışbükeydir. Aslında sizin de fark etmiş olacağınız gibi dört nokta verildiğinde, bunları bir dışbükey dörtgen oluşturacak şekilde birleştirmek her zaman mümkün değildir.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.google.com/imgres?imgurl=https%3A%2F%2Fwww.matematiksel.org%2Fwp-content%2Fuploads%2F2021%2F10%2Ffig5.png%3Fezimgfmt%3Drs%3A380x137%2Frscb220%2Fng%3Awebp%2Fngcb220&amp;imgrefurl=https%3A%2F%2Fwww.matematiksel.org%2Fmutlu-son-problemi-noktalar-kumesi%2F&amp;tbnid=VvwH95DD-H04tM&amp;vet=12ahUKEwizyrGPrvv3AhVug_0HHXoOAWIQMygAegQIARA0..i&amp;docid=cJQSxXZM6uD__M&amp;w=380&amp;h=137&amp;q=Mutlu%20son%20problemi&amp;ved=2ahUKEwizyrGPrvv3AhVug_0HHXoOAWIQMygAegQIARA0" />
         <pubDate>2022-05-25 19:13:59 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199830932</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Sihirbazların Bir Kadını Ortadan İkiye Bölme Hilesi ve İlginç Tarihi</title>
         <author>dilannkayaa35</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199832485</link>
         <description><![CDATA[<div>Günümüzden yaklaşık yüz yıl önce, Percy Thomas Tibbles adında bir İngiliz sihirbaz, büyük bir zahmetle, içerisinde bir kadın bulunan bir tahta kutuyu testereyle ikiye kesti. Bu performans o günden bugüne her yapıldığında izleyenleri etkilemeyi başaran ve en çok tekrarlanan sihirbazlık numaralarından birisi haline geldi. Zaman içinde bazı eklemeler yapıldı ve farklı versiyonları ortaya çıktı.<br><br></div><div>Örneğin başlangıçta asistanın başı ve ayakları dışarıdan görülmüyordu. Ancak ileri süreçte tahta kutuya buna uygun mekanizmalar dahil oldu. Bu sayede kutu ikiye kesildikten sonra parçalar birbirinden ayrılıyordu. Böylece izleyici hem kafanın hem de ayakların birbirinden bağımsız olarak hareket ettiğini görüyordu. Günümüzde de bu performansın modern versiyonları sergilenmektedir. Örneğin herhangi bir kutu kullanılmadan izleyiciler önünde bir kişi ortadan ikiye kesilebiliyor.<br>Gerçekten nasıl yapıldığını bilmiyorsanız etkileyici bir performans. Gelin bu yazımızda öncelikle ikiye bölme hilesinin ilginç tarihine kısaca göz atalım. Sonrasında da bu hilenin nasıl çalıştığını anlayalım. Hileyi öğrenince büyü bozulur demeyin. İllüzyon işi, gerçekten devasa bir iş sahasıdır ve bu gösterilerin hazırlanması için teknisyenler, mühendisler ve sanatçılar bol miktarda mesai harcamaktadır. Sonucunda bir illüzyonistin sanatını ustalıkla icra etmesi, illüzyonun nasıl yapıldığından bağımsız olarak hayranlık uyandırıcıdır.<strong>İkiye Bölme Hilesi Nasıl Yapılıyor?<br></strong><br></div><div>Eylül 1921’de Horace Goldin, kendisini kopyalayabilecek diğer sihirbazların rekabetini önleme endişesiyle, gizliliği terk etti. Sonrasında da bir patent başvurusunda bulundu. Patentlerden bir tanesi aşağıdaki sistem için aldı<br>Bu yöntemin de iki farklı versiyonu bulunmaktadır. Bir versiyonun da iki asistan kullanmaktadır. Ancak ikinci asistan hiçbir zaman gözükmez, her zaman kutunun bir yarısında durmaktadır. Bu sebeple illüzyonist, seyircileri ana gösteriye hazırlayan ön anlatımlardan sonra asistanını kutunun içine yerleştirdiğinde, aslında asistan, kutunun yarısına girmektedir. Sonrasında, ikinci asistan ayaklarını dışarı uzatır, böylece sanki tek bir beden boydan boya uzanıyormuş gibi gözükür.İkinci versiyonda ise tek bir asistan vardır ancak kutudan gözüken ayaklar gerçek değildir. Bu ayakların gerçekçi gözükmesi için yaptığı hareketler de bir mekanizma sayesinde mümkün olmaktadır. Gerçek insan ayağına benzemesi için de kutuya giren kişinin mutlaka ayakkabı giyiyor olmasına dikkat edilir. Patenti alınan ikinci versiyon ise aşağıdaki gibi özel bir masa ile ilgilidir. Yani hile kutuda değil, kutunun altındaki masadadır. Kadın kutunun içine girdikten sonra masadaki boşluğa kaçar. Bu şekilde de performans devam eder. <br><mark>Kaynakça <br>Matematiksel.org</mark><br>-yaren✨<mark><br></mark><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1683954364/5df4d75a11a6262ca69a2ac994676295/D8976EF5_9297_4807_8202_F10386F2AA57.webp" />
         <pubDate>2022-05-25 19:15:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2199832485</guid>
      </item>
      <item>
         <title>MATEMATİK NEDEN BU KADAR GEREKLİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2202199950</link>
         <description><![CDATA[<ul><li>Problemleri içeriğinden ayırarak soyut olarak inceler.</li><li>Bu amaçla problemleri sınıflandırır, genelleştirir ve bu genel yapının özelliklerini araştırır. İşte bu nedenle evrenin yapısının araştırılmasından tutun da, Avusturalya yerlilerindeki akrabalık ilişkilerinin incelenmesine; her tür mühendislik probleminin çözülmesinden, dilin yapısının modellenmesine değin her alanda karşımıza çıkar.</li><li>Bu soyut ve genel yapısı sayesinde üstün bir doğruluk ve kesinlik özelliğine sahiptir.</li><li>Modelleme ve simülasyon için uygun bir platform sağlar.</li><li>Yukarıdaki şıklardan dolayı matematik bilimsel araştırmalarının doğal dilidir.</li><li>Ayrıca yine yukarıdaki özelliklerinden dolayı bilimsel araştırmaların temel doğrulama yöntemi haline gelmiştir.</li><li>Bundan dolayı günümüz bilimi matematiksiz düşünülemez.</li></ul><div>Elbette matematik yapmaya sayılarla başlarız. Daha doğrusu bu yaptığımızın matematik olduğunu söylerler bize. Oysa matematik sayılar dışında bir çok konuyu inceler. Örneğin küme kavramını çok erken yaşlardan itibaren kullanmaya başlarız. Kümeler, kategoriler, mantık, ayrıştırma, tanımlama, kanıtlama gibi bir çok beceri matematiksel yetenek gerektirir ve günlük hayatta da aslında matematikle iç içe yaşarız.<br><br></div><div>Matematiği insan düşünme biçiminin herhangi bir alana yansıtılması olarak da görebiliriz. 7 yaşındaki bir çocuğu bakkala gönderip “paranın üstüne istediğin bir şeyi alabilirsin,” dediğimiz zaman çocuk matematik yapmaya başlar. Buna sadece para üstü hesaplama olarak bakmamalı. Bakkala giden yolun haritasının yapılmasından tutun da bakkaldaki ürünlerin fayda/fiyat analizine kadar çocuğun bilinçsiz olarak gerçekleştirdiği her tür eylem matematiğin konusuna girer<br><br></div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-27 13:31:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2202199950</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BİR SAYININ BEŞİMCİ DERECEDEN KÖKÜNÜ BULMAK İÇİN BASİT BİR YÖNTEM</title>
         <author>MemetveYaren</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2202516925</link>
         <description><![CDATA[<div>Bir sayıyı beş defa kendisi ile çarptığımız zaman sayının beşinci kuvvetini buluruz. Örneğin 2 sayısını beş defa çarptığımız zaman 2<sup>5</sup> yani 32 sonucunu elde ederiz. Şimdi bu işlemin tersini düşünelim. Herhangi bir sayı verildiğinde bu sayının, hangi sayının kendisiyle 5 kez çarpımı sonucunda olduğunu bulabilir miyiz? &nbsp;<br><br></div><div>Bu sorunun cevabını bulmak amacıyla yapılan işleme beşinci dereceden kök alma işlemi denir. Örneğin 32 sayısını düşünelim. 32 sayısının 5’nci dereceden kökü <sup>5</sup>√32=2 olarak gösterilir. Çünkü 2x2x2x2x2=32 yapmaktadır. Peki, 79235168 sayısının hangi sayının beş defa kendisi ile çarpılması sonucunda olduğunu söyleyebilir misiniz?<br>Elinizde bir hesap makinesi var ise bu işlemi yapmak çok da zor sayılmaz. Ama verilen herhangi bir iki basamaklı sayının beşinci kuvvetine bakarak da kısa süre içinde sayıyı bulmanın ilginç bir yolu daha var. Üstelik bu yöntemi bir matematik dehası olmanıza gerek kalmadan temel bir kaç kavramı ezberleyerek siz de uygulayabilir ve etrafınızı şaşırtabilirsiniz.<br><br></div><div>Birinden 1’den 99’a kadar herhangi bir iki basamaklı bir sayıyı hesap makinesi yardımı ile çarpmasını isteyin. Çarptığı sayıyı size göstermesin. Sadece sonucu göstersin. Bu yöntem ile bir kaç saniye içinde hangi sayıyı çarptığını bulabilirsiniz. Ancak elbette öncesinde bir miktar bilgiye ihtiyacınız olacak.<br><br></div><div><br>EULER TEORİMİ VEYA FERMAT-EULER TEORİMİ<br><br></div><div>Bu şaşırtıcı çözüm ise aslında temelini daha doğrusu birler basamağını, Euler teoreminden almaktadır. Euler teoremine göre <strong>herhangi bir a pozitif tamsayısı için a</strong><strong><sup>5</sup></strong><strong> ve a sayılarının birler basamağı aynıdır.</strong> ( Teoremin ispatına girmeden sonucu üzerinden ilerliyoruz.)<br><br></div><div>Örneğin, 7<sup>5</sup> = 7 x 7 x 7 x 7 x 7 işleminin sonucu 16807 biçimindedir. Benzer şekilde, 24<sup>5</sup> = 24 x 24 x<br>24 x 24 x 24 = 7962624. Beşinci kuvvetini aldığımız sayının birler basamağı ile sonucun birler basamağının aynı olduğuna dikkat ediniz. Sonuç olarak çarpımın son basamağına bakarak orijinal sayının son basamağını nasıl bulacağımızı anladık. Peki, ilk basamağı nasıl bulacağız? Bu kısım biraz daha karışık ama nasıl yapıldığını anladıktan sonra da uygulaması kolay.<br><br></div><div>Bunun için yapmanız gereken çarpımın birler basamağının solundaki dört basamağı (yani, onlar, yüzler, binler ve on binler basamağını) yok saymak olacak. İsterseniz bir kalem ile üzerlerini çizip görmezden de gelebilirsiniz. Bu sayede kalan rakamlara daha kolay konsantre olursunuz. Yukarıda verdiğimiz 16807 örneğinde dört basamağı 16807 biçiminde sildiğiniz zaman geriye sadece 7 sayısı kalacaktır. Aslında bu zaten aradığımız cevaptır.<br><br></div><div><br></div><div>Şimdi, yazının başında verdiğimiz 79235168 sayısının 5’inci dereceden kökünü hesaplamaya çalışalım. Dört basamağı kapadığımız zaman 79235168 geriye sadece 792 sayıyı kalacaktır. Şimdi aşağıdaki tabloya dikkat edin. Yapmamız gereken 792 sayısının bu tabloda nereye denk geldiğini bulmak. Gördüğünüz gibi 3 sayısına karşılık geliyor. Bu demektir ki sayımızın onlar hanesi 3 olmak zorunda. Sonucunda da sayımız 38 olarak bulunmuş oluyor<br><br></div><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.matematiksel.org/besinci-dereceden-kok-bulmak-icin-basit-bir-yontem/#:~:text=Sorular%20ve%20Bulmacalar-,Bir%20Say%C4%B1n%C4%B1n%20Be%C5%9Finci%20Dereceden%20K%C3%B6k%C3%BCn%C3%BC%20Bulmak%20%C4%B0%C3%A7in%20Basit%20Bir%20Y%C3%B6ntem,hangi%20say%C4%B1n%C4%B1n%20be%C5%9F%20defa%20kendisi%20ile%20%C3%A7arp%C4%B1lmas%C4%B1%20sonucunda%20oldu%C4%9Funu%20s%C3%B6yleyebilir%20misiniz,-%3F" />
         <pubDate>2022-05-27 19:25:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2202516925</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Akarsu</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203493575</link>
         <description><![CDATA[<div>Akarsu, yeryüzünde,yer altında,bir yatak içinde,eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.Çoğunlukla tatlı sudan oluşan akarsular,tatlı su golleriyle birlikte insanlığın temel su ihtiyacını karşılamak için kullanılır.Bunun yanında gıda,enerji ve turizm sektörleri tarafından da  kullanılır</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-29 14:14:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203493575</guid>
      </item>
      <item>
         <title>✨ᴋᴏ̈ᴘᴇᴋʟᴇʀɪɴ ᴍᴀᴛᴇᴍᴀᴛɪɢ̆ɪ✨</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203611254</link>
         <description><![CDATA[<div>Profesör Keith Devlin köpeklerin ilginç yeteneklerinden söz eder. Hope College’den matematikçi Tim Pennings 2003 yılında The College Mathematics Journal’da yayımlanan makalesiyle, köpeği Elvis’in matematiksel analiz (calculus) yapıyor gibi göründüğünü dünyaya duyurmuştu.<br><br></div><div><br></div><div>Suya atılan tenis topunun peşine düşen Elvis, çoğu zaman önce kumsal boyunca biraz koşup, daha sonra suya dalarak en kısa sürede topa ulaşıyordu.<br><br></div><div>Bir başka deyişle, suda farklı, karada farklı hızla ilerleyebilen köpek, A noktasından B noktasına en kısa sürede ulaşabilmesi için hangi noktada suya girmesi gerekiyorsa, o noktada suya atlıyordu.<br><br></div><div>Profesör Keith Devlin, böyle bir problemi kâğıt üstünde çözmek için matematiksel analiz yapmak gerektiğini ve bunun zaman alacağını belirtiyor. Bu yıl, College Mathematics Journal’da yayımlanan bir çalışma daha, köpeklerin topu getirmek için en uygun yolu seçtiğini gösterdi.<br><br>ఌᴋᴀʏɴᴀᴋᴄ̧ᴀఌ<br>Matematikciler.com<br><br>❀𝐸𝑙𝑎❀<br><br><br></div><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-29 17:25:23 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203611254</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203644046</link>
         <description><![CDATA[<div>✨<strong>ᴘɪsᴀɢᴏʀ’ᴜɴ ᴀᴅᴀʟᴇᴛ ᴋᴜᴘᴀsɪ︎</strong>✨<br><br><strong><br>Pisagor'un Adalet Kupası</strong> (ayrıca <strong>Pisagor Kupası</strong>), dışarıdan bakıldığında içeceklerin konulduğu sıradan kupalara benzeyen; fakat içinde özel bir düzenek bulunan <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Pisagor">Samos'lu Pisagor</a>'a atfedilen bir tür pratik eğlence bardağıdır. Bardağın içindeki düzenek, bir kolon ve bu kolonda bulunan bir kanaldır. Su, bu kolonun seviyesinin altına kadar doldurulduğunda diğer normal kupalarda olduğu gibi durmaktadır. Fakat su bu kolonun seviyesini geçerse ortadaki kolon ve içindeki kanal da su ile dolar ve ardından sifon (siphon) etkisi devreye girer. Böylece kupanın içinde bulunan suyun tamamı dökülmüş olur. Pisagor’un Adalet Kupası bu özelliği ile sanki teknik araştırmalar sonunda üretilen gizemli bir eşya gibi görünmektedir. Sahip olduğu giz ise Pisagorcu okulun inanç felsefesini destekler niteliktedir.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Pisagor%27un_Adalet_Kupas%C4%B1#cite_note-:0-1"><sup>[1]<br><br></sup></a>Bir Pisagor adalet kupası, belli bir miktarın üzerinde doldurulan içeceğin özel bir düzenekle dışarı dökülmesini sağlayan bir tür bardak. Samos Pisagorlarına ödünç verilen bu kupa, her müridin eşit miktarlarda şarap içmesini garanti ediyordu. Müritler kupayı sınır seviyeye kadar doldurursa, içkisinin tadını huzur içinde çıkarabilirdi. Ancak oburluk sergiliyorsa, kupa içeriğini dipten dışarı sızdırırdı. a: Boş kupa b: Optimum dolum kupası. Sifon seviyesinin aşağısında c: Aşırı doldurulmuş bardak. İçki sifonlaması başlar. d: Sifonlama, kupa neredeyse boşalıncaya kadar devam eder.</div><div><br><br>✨ʙɪ︎ᴄ̧ɪ︎ᴍ ᴠᴇ ɪ︎şʟᴇᴍ✨<br><br>Pisagor’un en önemli buluşlarından bir tanesi de Adalet Kupası’dır. Bu kupa, görünüşte tıpkı diğer kupalara benzemektedir. Onu diğer kupalardan ayıran özellik ise kupanın ortasında yer alan bir kolon ve bu kolonda bulunan bir kanaldır. Su, bu kolonun yükseklik seviyesinin altına kadar doldurulduğunda, diğer normal kupalarda olduğu gibi durmaktadır. Fakat su bu kolonun yükseklik seviyesini geçerse ortadaki kolon ve içindeki kanal da su ile dolar ve ardından sifon (siphon) etkisi devreye girer. Böylece kupanın içinde bulunan suyun tamamı dökülmüş olur.<br><br><br>✨ᴄ̧ᴀʟɪ︎şᴍᴀ ɪ︎ʟᴋᴇsɪ ᴠᴇ ʙᴇʀɴᴏᴜʟʟɪ ᴅᴇɴᴋʟᴇᴍɪ✨<br><br>Pisagor’un Adalet Kupası’nın çalışma ilkesi sifon mekanizmasına dayanır ve akışkanlar teorisi ile bu çalışma ilkesi açıklanır.</div><div><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Pisagor%27un_Adalet_Kupas%C4%B1#cite_note-:0-1"><sup><br></sup></a><sup><br><br></sup>ఌᴋᴀʏɴᴀᴋᴄ̧ᴀఌ<br>tr.Wikipedia.org<br><br><br>❀𝐸𝑙𝑎❀<br><br></div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1717341921/0f0465e30733552c35b311950c34e5cb/image.png" />
         <pubDate>2022-05-29 18:21:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203644046</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203674157</link>
         <description><![CDATA[<div>✨<strong>ᴍᴀᴛᴇᴍᴀᴛɪ︎ᴋ ᴋᴇʟɪ︎ᴍᴇsɪ︎ɴɪ︎ɴ ᴀɴʟᴀᴍɪ︎ ᴠᴇ ᴋᴏᴋᴇɴɪ︎</strong>✨<br><br>Matematik kelimesinin kökeni Eski Yunancadır. Matesis kelimesi eski yunancada <strong>“BEN BİLİRİM”</strong>anlamına gelmektedir. Daha sonrada sırasıyla bilim, bilgi ve öğrenme gibi anlamlara gelen <strong>μάθημα (máthema)</strong> sözcüğünden türemiştir. <strong>μαθηματικός (mathematikós)</strong> öğrenmekten hoşlanan anlamına gelir.<br><br>✨<strong>ᴘᴇᴋɪ︎ ᴍᴀᴛᴇᴍᴀᴛɪ︎ᴋ ᴋᴇʟɪ︎ᴍᴇsɪ︎ ɴᴇʀᴇᴅᴇɴ ɢᴇʟɪ︎ʏᴏʀ?✨<br><br></strong>Osmanlı Türkçesinde ise <strong>Riyaziye</strong> denilmiştir. Matematik sözcüğü Türkçeye Fransızca mathématique sözcüğünden gelmiştir.<br><br><br>ఌᴋᴀʏɴᴀᴋᴄ̧ᴀఌ<br>Matematikciler.com<br><br><br>❀𝐸𝑙𝑎❀<strong><br><br></strong><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2022-05-29 19:13:12 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203674157</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Stomachion: Arşimet’e Ait Dünyanın Bilinen En Eski Matematik Bulmacası</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203682496</link>
         <description><![CDATA[<div>. Bu bulmacaya Archimedes <em>Palimpsest</em> (<em>Arşimet</em>‘in Parşömeni) adlı elyazmasında rastlanmıştır. Aslında bu bulmacanın varlığının fark edilmesi tamamen tesadüf seri olmuştur. Bunun nedeni Arşimet tarafından yazılan bu elyazmasının 13. yüzyılda bir dua kitabı olarak yeniden tasarlanmasıdır. Bilim insanlarının yaklaşık bin yıldır saklanan bir el yazmasını ortaya çıkarmak için yıllarca süren özenli çalışmaları, bu bulmacanın varlığından bizleri haberdar etmiştir.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.matematiksel.org/stomachion-arsimete-ait-dunyanin-bilinen-en-eski-matematik-bulmacasi/" />
         <pubDate>2022-05-29 19:27:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203682496</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Yumurta Şeklinin Geometrisini En Sonunda Anlayabildik</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203688042</link>
         <description><![CDATA[<div>Günümüzde en çok tükettiğimiz ürünlerin başında gelen yumurta, analitik açıdan uzun zamandır matematikçilerin, mühendislerin ve biyologların ilgisini çekmiştir. Bunun nedeni kuş yumurtasının şeklinin, bir matematiksel formülünün bulunamamasıydı. Gerçekten de kuş yumurtalarına belirli bir açıdan baktığımızda yumurtaları bazen daireye bazen de elipse benzetiriz. Peki ama hangisi?Sonuçta yumurtaların geometrisini özel kılan birkaç yön vardır. Bu nedenle bir yumurta şeklini tanımlamak önemlidir. En başta bir yumurta yapısal olarak ağırlığını taşıyacak kadar sağlamdır. Ancak aynı zamanda Dünya’daki yaklaşık 10.000 türün vücudundan çıkacak kadar da küçüktür. Aslında yumurtanın şekli de bir gariptir.Dikkat ettiyseniz siz de fark etmişsinizdir. Hemen hemen tüm kuş yumurtalarının bir tarafı daha yuvarlak diğer tarafı da daha incedir. Bu şekil, en başta yumurtaların yuvada birbirlerine en yakın ve en az hava boşluğu bırakacak şekilde durmalarını sağlar. Böylece hem ısı kaybı önlenir hem de yuvadaki yerden en iyi şekilde faydalanılır. Kısacası doğada bir çok defa karşımıza çıkan verimlilik sorununu çözmek için önemlidir. Ancak bu esnada akla neden bir küre olmadığı da gelecektir. Bunun nedenini anlamak için şeklin ikinci avantajını da bilmeniz gerekir.Bu şekli sayesinde, yumurta yuvarlanıp gittiğinde düz gitmez. Bunun yerine ince tarafı üstünde dairesel bir yol çizer ve başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani bu şekli ile yumurtanın düz bir yüzeyde yuvarlanarak kaybolup gitmesi mümkün değildir. Ancak istifleme sorununu çözmek adına yumurtalar küresel biçimde olsaydı, yumurtanın yuvarlanıp gitmesi ve kaybolması daha olası olurdu.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.matematiksel.org/yumurta-seklinin-geometris/" />
         <pubDate>2022-05-29 19:38:51 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2203688042</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>webmdo542</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2206513402</link>
         <description><![CDATA[<div><strong><br>Sonsuzluk</strong>, her ne kadar popüler düşüncede bitmeyen, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Zaman">zamansız</a> ve zamanla tanımlansa da; birçok kişiye göre zamanın dışında bir zamansızlık varoluşu olarak tanımlanmıştır. Birçok sonsuzluk tanımı mevcuttur, bunlardan en belirgin olanı <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Aristoteles">Aristo</a>'nun maddenin, hareketin ve zamanın sonsuza dek varolduğunu önermesidir. Sonsuzluk, bir bakımdan ise sonu olmayan demektir.<br><br></div><div><br>Bazı <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe">felsefeciler</a>, sonsuz çeşit sonsuzluk olduğunu ileri sürmüşlerdir. Sonsuzluk biçimleri zamansal, mekânsal, sayısal olarak en fazla tanımlanan sonsuzluk çeşitleri arasında kabul edilir.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>https://tr.wikipedia.org/wiki/Sonsuzluk<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1388108817/c44acc32afd0bbe41ef9f746d44b0471/image.png" />
         <pubDate>2022-05-31 18:43:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2206513402</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>webmdo542</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2206516823</link>
         <description><![CDATA[<div>Matematiğin bir keşif mi yoksa icat mı olduğu sık sık gündeme gelir. Kimilerine göre matematik insanın soyut düşünebilme yeteneğinin bir sonucu olarak insan beyninin bir icadıdır. Kimileri içinse matematik zaten dünya düzeni içine kodlanmış durumdadır. Ancak bu soruyu sorduğumuz zaman aslında şunu hatırlamalıyız. İnsanlar önce matematiksel kavramları – sayılar, şekiller, kümeler, çizgiler vb. – çevrelerindeki dünyadan soyutlayarak icat etmişler, sonra da icat ettikleri kavramlar arasındaki karmaşık bağlantıları keşfetmişledir. Yani aslında matematik hem keşif hem de icattır.<br><br></div><div>Bir düşünce biçimi ve evrensel bir dil olan matematik günümüzün gelişen dünyasında birey, toplum, bilim ve teknoloji için vazgeçilmez bir alandır. Günlük yaşamda, iş ve meslekte gerekli olan çözümleyebilme, akıl yürütme, iletişim kurabilme, genelleştirme yapabilme, yaratıcı ve bağımsız düşünebilme, strateji kurma gibi üst düzey davranışları geliştiren bir alan olarak matematiğin öğrenilmesi kaçınılmazdır. Nasıl ki vücudun zinde kalabilmesi için yapmamız gereken şey spor ise beynin ve zihnin sağlıklı olabilmesi genç kalabilmesi için de matematik öğrenmemiz şarttır. Ayrıca unutmayalım. Godfrey Harold Hardy’nin de dediği gibi “<em>Dünyadaki en masum uğraş</em>, <em>matematiktir</em>. “<br><br><br><br><br><br><br><br><br>*https://www.matematiksel.org/matematik-nedir-ne-degildir/#:~:text=G%C3%BCnl%C3%BCk%20ya%C5%9Famda%2C%20i%C5%9F%20ve%20meslekte,alan%20olarak%20matemati%C4%9Fin%20%C3%B6%C4%9Frenilmesi%20ka%C3%A7%C4%B1n%C4%B1lmazd%C4%B1r.*<br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1388108817/d918f0cceb133f9cccb4ef199602258b/image.png" />
         <pubDate>2022-05-31 18:46:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2206516823</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>webmdo542</author>
         <link>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2206520492</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>Işık yılı</strong>, astronomik uzaklıkları ifade etmek için kullanılan ve yaklaşık 9,46 trilyon kilometreye (9,46×10<sup>12</sup> km) karşılık gelen <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Uzunluk_birimleri">uzunluk birimi</a>. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Uluslararas%C4%B1_Astronomi_Birli%C4%9Fi">Uluslararası Astronomi Birliğinin</a> (IAU) tanımına göre bir ışık yılı, ışığın bir <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/J%C3%BClyen_y%C4%B1l%C4%B1">Jülyen yılında</a> (365,25 gün) boşlukta kat ettiği mesafedir.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/I%C5%9F%C4%B1k_y%C4%B1l%C4%B1#cite_note-IAU1-1"><sup>[1]</sup></a> İçinde "yıl" sözcüğü geçtiği için bazen hatalı olarak zaman birimi gibi algınsa da zaman birimi değildir.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:1e15m_comparison_light_year_month_comet_1910a1.png" />
         <pubDate>2022-05-31 18:49:40 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ulkuoecemis/jpwxlq9c8wxc75u9/wish/2206520492</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
