<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Gazete-i Kırmızı by (27) Berken Bozkurt</title>
      <link>https://padlet.com/bozber271_1/jppsu4ff628mo2i8</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2025-04-21 10:03:15 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-04-29 08:04:21 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Clotilde Armenta’nın Anıları</title>
         <author>faklar271_1</author>
         <link>https://padlet.com/bozber271_1/jppsu4ff628mo2i8/wish/3417545550</link>
         <description><![CDATA[<p>O sabah güneş bile gecikmişti sanki. Kasabanın üstüne oturan o puslu sessizlik, piskoposun geleceği güne yakışmayacak kadar ağırdı. Kahveyi yeni koymuştum, süt taşmasın diye gözüm tenceredeydi ama içim, hiç tarif edemediğim bir tedirginlikle kıpır kıpırdı.</p><p>O sırada Pedro ile Pablo Vicario dükkâna geldiler. Üstlerinde hâlâ düğün gecesinden kalma koyu renk giysileri vardı. Üstleri başları dağınıktı ama gözlerindeki ifade... O bakışları bir kere gören unutamaz. İnsanı delip geçiyordu.</p><p>Benden birer kahve istediler. Kahveyi karıştırırken ellerindeki gazete kâğıtlarına sarılı uzun cisimleri gördüm. İlk başta anlam veremedim. Ama sonra Pedro, gazeteyi biraz gevşetince bıçağın sapı dışarı taştı. Soğuk ter bastı beni. O an içimden bir ses fısıldadı: <strong>"Cinayet geliyor." </strong>Cesaretimi topladım, sanki durumu anlamamış gibi neye hazırlandıklarını sordum. Pablo omzunu silkti. Pedro doğrudan gözümün içine&nbsp; baktı. Santiago Nasar’ı öldürmeleri gerektiğini, ablalarının kirlenmiş namusunun ancak böyle temizlenebileceğini söylediler.&nbsp; İçimdeki bütün kahve fokurdamayı kesti sanki. Elimden fincan düşmedi ama o an gözlerim karardı. Ne dediklerini tam anlayamamış gibi yaptım. Sanki biraz daha konuşurlarsa vazgeçirebilirmişim gibi hissettim. Ne desem kararlı bir şekilde herkesin onların Santiago Nasar’ı öldürmeleri gerektiğini bildiğini söylüyorlar ve bunu yapmazlarsa şereflerini kaybedeceklerini söylüyorlardı.Biraz sonra dışarı çıktım. Kalabalıktan biriyle konuştum, Belediye Başkanı Lazaro Aponte’ye haber vermesi için bir çocuğu gönderdim. Onların ellerindeki bıçakları görünce... başka ne yapabilirdim? Kasabanın tamamı biliyordu ama kimse Santiago’ya bir şey söylememişti. Herkes, "Bir başkası uyarır," diyordu. Herkes, suçu bir başkasına bırakıyordu.</p><p>Ben de... ben de sadece kahve verdim. Yalvaran gözlerle baktım onlara. “Bunu yapmayın,” dedim tekrar tekrar. Ama onlar kulaklarını tıkamışlardı. İçlerinde karar çoktan verilmişti.</p><p>Santiago sokağın köşesinden göründüğünde, Pedro ayağa kalktı. Pablo'nun gözleri kısılmıştı. Ben o an, içimde ne kadar dua varsa mırıldandım. Dudaklarımda Tanrı’nın adı, gözlerimde korku… ama bedenim taş gibi donmuştu.Kapının koluna yapışmak, Santiago’yu içeri çekmek istedim. Ama o kadar hızlı oldu ki. Onu bir anda insanların arasında kaybettim. Sonra çığlıklar... ve o uğursuz, yırtıcı sessizlik.</p><p>Sonraki günlerde herkes bir şeyler söyledi. Kimse tam olarak sorumluluğu almadı.<br> Ben hâlâ her sabah süt kaynatırken yaşananları düşünüyorum. Kahveyi değil, zamanı karıştırsaydım belki her şey değişirdi…</p><p><br></p><p>-Clotilde Armenta</p><p><br></p><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1898284955/8681c5eadb40c2c1a2b36cc2924f1a0e/c395aa61_ef32_45aa_85b1_b0b7698dcc84.png" />
         <pubDate>2025-04-21 11:06:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bozber271_1/jppsu4ff628mo2i8/wish/3417545550</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Pablo&#39;nun anıları</title>
         <author>bozber271_1</author>
         <link>https://padlet.com/bozber271_1/jppsu4ff628mo2i8/wish/3428632495</link>
         <description><![CDATA[<p>O günü hiç unutamıyorum. Neden kimse bizi durdurmadı? Neden? Belki de herkes, tıpkı bizim gibi, bu "namus meselesinin" bir parçası olmuştu. Artık geri dönüş yoktu – onu öldürmeliydik. Ama şimdi düşünüyorum da, eğer biri çıkıp da "Yeter!" deseydi, belki de her şey farklı olurdu...</p><p>Santiago'yu gördüğümde, beklediğimden daha iri yarı biri olduğunu fark ettim. Gözlerindeki şaşkınlık ve korku vardı. Beni durduramadı bu. Pedro ilk darbeyi vurduğunda, bıçağın Santiago'nun avucunu delip geçişini izledim. O an, zaman donmuş gibiydi. Sanki her şey yavaş çekimde ilerliyordu kanın fışkırışı, Santiago'nun "Ay anam!" diye haykırışı, etraftakilerin donup kalışı... Ve sonra gerisi geldi. Bıçak darbeleriyle akan kanın gömleği kırmızıya boyaması, bağırsaklarının dışarıya fırlaması hepsi an ve an aklıma kazındı. Bıçaklamaya devam ettikçe, <strong>kendimi bir uçurumun kenarından aşağı yuvarlanıyormuş gibi hissettim.</strong> Artık durduramazdım. Sonrasında birden bire gerçek hayata geri döndük ve o an anladımki bir insanı öldürmenin ne kadar pis ve zor bir şey olduğunu. İşte o an fark ettim tüm bu olaylar bir namus meselesi için değer miydi? Keşke tüm bu duruma karşı yeterince güçlü iradem olsaydı da her şeye bir dur diyebilseydim ama gençlik hali napabilirsin. O zaman gözümüz kördü böyle saçma geleneklerin farkına varamıyorduk resmen at gözlüğü takıyorduk. Ama şimdi her şeyin farkındayım ama artık çok geç.</p><p><br/></p><p><strong>Yapay zekaya yazdığım metin:</strong> Bana kırmızı pazartesi kitabı için ikiz olan Pablo ve Pedro'nun Santiago'nun vahşice katlettikleri bir görsel oluştur ama yüzleri gülmesin.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1900265931/139924205b0228e37497eaa4f1b5283d/ChatGPT_Image_Apr_28__2025__10_58_39_PM.png" />
         <pubDate>2025-04-28 20:17:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bozber271_1/jppsu4ff628mo2i8/wish/3428632495</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Santiago Nasar Öldürüldü!</title>
         <author>ataden271_1</author>
         <link>https://padlet.com/bozber271_1/jppsu4ff628mo2i8/wish/3428687923</link>
         <description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz pazartesi günü sabah saatlerinde, kasabamız korkunç bir trajediye sahne oldu. 21 yaşındaki Santiago Nasar, ikiz kardeşler Pedro ve Pablo Vicario tarafından önceden planlanmış bir cinayetle katledildi​. Cinayetin işleneceği haberinin günler öncesinden duyulmasına rağmen hiçbir yetkili ya da vatandaş müdahale edemedi veya etmedi.</p><p>O sabah, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için hazırlanan Santiago Nasar, beyaz keten giysileriyle evinden çıktı. Kapının hemen önünde Divina Flor tarafından uğurlandı​. O esnada Santiago'yu bekleyen Vicario kardeşler, gazete kağıdına sarılı bıçaklarıyla harekete geçti​. Clotilde Armenta'nın son anda yaptığı uyarılar yetersiz kaldı. Kasaba meydanında Santiago’ya saldıran ikizler, onu defalarca bıçaklayarak ağır yaraladı.</p><p>Ağır şekilde yaralanmasına rağmen Santiago, büyük bir direniş göstererek evine doğru yürümeye çalıştı. İç organları dışarı sarkmış halde, meydanda onu görenler şok geçirdi​. Evine varan genç adam, kapının kapanması nedeniyle içeri giremeyince annesinin gözleri önünde yere yığıldı ve son nefesini verdi​.</p><p>Olaydan sonra yapılan otopsi, Santiago Nasar’ın vücudunda yirmiden fazla yara olduğunu ortaya koydu​. Kasaba halkı, olayın engellenmemiş olması nedeniyle büyük bir suçluluk veya pişmanlık duygusuna kapımaldı. Herkes birbirini suçlarken, Santiago’nun zamansız ölümü, toplumsal hafızada sadece derin yaralar bıraktı.</p><p>Vicario kardeşler yakalanarak adalete teslim edildi, daha sonra ifadelerinde “Onu bilinçli olarak öldürdük, ama masumuz” diyerek bu cinayetin namus meselesi olduğunu ve pişman olmadıklarını belirttiler. Ancak halk arasında bu cinayetin gerçek sorumlularının yalnızca katiller değil, duyarsız kalan tüm kasaba olduğu konuşuluyor.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1822681280/da1486f77475d2721274d8d6df9d0034/ChatGPT_Image_Apr_29__2025__12_24_32_AM.png" />
         <pubDate>2025-04-28 21:34:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bozber271_1/jppsu4ff628mo2i8/wish/3428687923</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
