<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>III. DİL VE ÜSLÛP by Utku Şimşek</title>
      <link>https://padlet.com/ErkanVolkanAihl/j9iw23zxox7iwc5l</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2021-05-04 10:36:55 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2021-05-21 15:06:49 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>III. DİL VE ÜSLÛP</title>
         <author>ErkanVolkanAihl</author>
         <link>https://padlet.com/ErkanVolkanAihl/j9iw23zxox7iwc5l/wish/1489006398</link>
         <description><![CDATA[<div><strong><br></strong><br></div><div>A. Dil: Şiirde oldukça yalın ve konuşulan bir Türkçe, bütün canlılığı, renkliliği ve zenginliği ile kullanılıyor. Anlamı bilinemeyecek hemen hemen hiçbir kelime yok.<br><br></div><div><strong>1. Dil Sapmaları<br></strong><br></div><div>a. Yazım Sapmaları: Şair, kuralları konmuş, belirli ve yerleşik imlaya ve noktalama işaretlerine uymamış. Mesela hiç büyük harf kullanmamış. “İstanbul” ve “Fatih” gibi özel isimler de küçük harfle başlatılmış. Noktalama işaretleri de yok denecek kadar az. Şair neden böyle bir tutumu tercih etmiş? Bu konuda elimizde somut bir bilgi ve açıklama yok.<br><br></div><div>b. İfade Sapmaları: Fatih’te yoksul bir gramofonun çalması: Burada ‘yoksul bir gramofon’ alışılmamış bir bağdaştırmadır. Sıfat tamlamasında sıfat-isim arası uyumsuzluk var. Gramofon için yoksul sıfatı kullanılmaz. ‘yoksul’ kelimesinin çağrışımsal anlamı üretilmekte ve uzun süre kullanıla kullanıla eskimiş ve yıpranmış bir müziği ve sesi nakleden bir alete yani gramofona dolaylı olarak böyle sıfat yapılmıştır.<br><br></div><div><strong>B. Üslûp<br></strong><br></div><div>-İç Konuşma Üslûbu: Şiirde iç konuşma üslûbu vardır. Şiir, baştanbaşa şairin iç konuşmalarından meydana gelmektedir.<br><br></div><div>-Lirik Üslûp: Lirizm Attila İlhan şiirinin temel unsurlarından biridir. Duygu coşkunluğu ve müzikalite, onun şiirinin temel unsurlarındandır. Bunu burada da görüyoruz. Ayrıca yer yer yakarış üslûbunu da görmekteyiz.<br><br></div><div><strong>Dil ve Anlatım<br></strong><br></div><div>Şiirde oldukça sade, yalın ve halkın konuştuğu bir Türkçe kullanılıyor. Anlamı bilinmeyen hiçbir kelime yok.<br><br></div><div>Şairin, belirlenmiş, yerleşik yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine uymadığını görüyoruz. Noktalama işareti olarak; “fatih’te” ve “Yeşilköy de” derken kesme işareti kullanmış, bunun dışında hiçbir noktalama işareti yoktur.<br><br></div><div>Şair, şiirin mısralarının büyük harfle başlaması ve özel isimlerin (Fatih, İstanbul) büyük harfle başlaması kurallarına uymamış, şiir boyunca hiç büyük harf kullanmamıştır. Şairin bu tutumu ile ilgili bir açıklaması olmamasına rağmen Divan Edebiyatının etkisiyle bu yola başvurduğunu varsayabiliriz. Osmanlıca yazılan divan şiirlerinde büyük harf ve noktalama işaretleri yoktu. Bunlar Batı Edebiyatının etkisiyle dilimize girmiştir.<br><br></div><div>Şiirde alışılagelmişin dışında bazı ifadelere de rastlıyoruz; “yoksul bir gramofon”, “kötü rüzgâr”, “mavi benekli çocuk” , “deliksiz dinlesem” bunlardan bazılarıdır.<br><br></div><div>Şiirin tamamı şairin iç konuşmalarından oluşmaktadır. Şair, duygularını anlatırken lirik bir üslup kullanmıştır. Lirizm, Attila İlhan’ın şiirlerinde temel unsurlardan biridir.<br><br></div><div>&nbsp;<br><br></div><div><strong>Genel Değerlendirme<br></strong><br></div><div>Ben Sana Mecburum bir aşk şiiridir. Ancak şiiri diğer aşk şiirlerinden ayıran yönü; yaşanan duyguların farklı bir üslupla, farklı imgelerle ve bizde farklı duygular uyandıracak çağrışımlarla aktarılmasıdır. Şairin kendine özgü buluşları şiire ayrı bir hava katıyor. Şiir, herkesin anlayabileceği fakat farklı duygu ve hayalleri çağrıştıracak bir tarzda yazılmış. Türk edebiyatında istisna bir yere sahip olan şiir, herkesin anlatmak isteyip de anlatamadığı duyguları yansıtıyor. Şiirin lirik üslubu, içimizdeki duyguları coşturacak nitelikte kendini gösteriyor.<br><br></div><div><strong>&nbsp;<br></strong><br></div><div><strong>&nbsp;<br></strong><br></div><div><strong>&nbsp;<br></strong><br></div><div><strong>Şiirin İçerik Yönünden İncelenmesi (Açıklama- Yorum)<br></strong><br></div><div>Şiirde kelimeler ve dizeler genellikle temel anlamlarında kullanılmıştır. Aslında şiirde bulunan nesnelerin gerçek varlıklarla birlikte çağrıştırdıkları anlamlar da vardır. Şiirde kapalı bir anlatım söz konusu değildir. Bununla birlikte şiirdeki anlam çok açık da değildir. Şair, açık bir anlatımla derinlik arasında bir paralellik kurmuş görünüyor.<br><br></div><div>Şiirin konusu: aşktır.<br><br></div><div>Şiirin teması; büyük bir tutkuyla bağlanılan, şairde derin izler bırakan sevgiliye duyulan özlemdir<br><br></div><div>Şiirde bir aşk hikâyesi ve bıraktığı derin izler anlatılmaktadır. Şair, bir kadına tutkuyla bağlanmış ama araya ayrılık girmiştir. Bu ayrılık sürecinde şair, sevgilisini unutamamış, tam tersine ona olan tutkusu ve bağlılığı gitgide artmıştır. Mevsim sonbahar, vakit akşamdır. Şair, İstanbul’un sokaklarında aklında sevgilinin hayali, kalbinde aşkı dolaşmaktadır. Akşam karanlığında bulutlar parçalanmakta, şimşekler çakmakta, hafiften yağmur yağmaktadır. Şair, aşkının rüzgârıyla savrulurken gördüğü her şey ona sevgiliyi hatırlatmaktadır. Ne yapsa, neyi tutsa, nereye gitse onsuz olamayacağını, onu aklından çıkaramayacağını bilir. Hayalinde sevgilinin çocukluğunu, şimdi neler yaptığını, gelecekte neler yapacağını düşünür.<br><br></div><div>Şiirde dış dünyaya ait bazı nesneler, doğal olaylar ve somut varlıklar büyük oranda şairin o anki ruh haline, duygularına bağımlı olarak değerlendiriliyor. Sonbahara hazırlanan ağaçlar, karanlıkta parçalanan bulutlar, birden yanan sokak lambaları gibi nesneler ve doğal varlıklar hep şairin ayrılık acısını ve hüznünü yansıtır niteliktedir.<br><br></div><div>Ayrılığın getirdiği özlem duygusu ve sevgiliye kavuşma ümidi şiir boyunca kendini hissettiriyor. Ancak bu duygular melankolik bir seviyede değil gerçekçi bir sınırda tutuluyor. Aynı zamanda şairde, kuvvetli bir yalnızlık duygusu da görülüyor.<br><br></div><div>Şair, duygularını anlatırken adeta görüntüler zihnimizde canlanıyor.&nbsp; Nesnel, öznel ve hareketli görüntüleri zihnimizde canlanacak şekilde resmediliyor. Karanlıkta bulutların parçalanması, sevgilinin gözlerinin büyüdükçe büyümesi, yalnızlığın hınzır uğultusu, kaldırımlarda yağmur kokusu, gözlerinden bir şilebin sızması gibi…<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-05-04 10:37:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/ErkanVolkanAihl/j9iw23zxox7iwc5l/wish/1489006398</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
