<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title> harezmi  by Nisa Akgüneş</title>
      <link>https://padlet.com/nisaakgunes8/is01nl7n74gi</link>
      <description>Doğa sevgisi ve emek ile yapıldı.</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2018-11-28 16:45:08 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2024-12-05 04:41:38 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>İŞÇİ ARILAR </title>
         <author>nisaakgunes8</author>
         <link>https://padlet.com/nisaakgunes8/is01nl7n74gi/wish/311497278</link>
         <description><![CDATA[<div>İşçi arılar kovana için çiçek poleni toplarlar.Ve kraliçe arıyı beslerler .İşçi arılar kraliçe arıları olmadan çok uzun zaman yaşayamazlar.Bir aylık bir süreç sonrasında yeni kraliçe arı seçmek zorunda kalırlar  o süreye kadar kraliçe arı küçük bir kozanın içinden dilini çıkarır ve işçi arılar onu kozadan  çıkana kadar besler  .İşçi arılar kraliçe arı gittiğinde yeni kraliçe arıları olana kadar kurallara uymaya devam ederler.Buda arıların aslında çok disiplinli olduğunu göstergesidir.Bu çalışmada, Trakya ile Yığılca bal arısı popülasyonlarının morfolojik özellikler bakımından tanımlanması ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma materyalini 19 farklı arılıktan 94 koloniden olmak üzere toplam 2641 işçi arı oluşturmuştur. Bal arısı popülasyonlarının kanat morfolojisi, sağ kanatları üzerinde işaretlenen 19 noktanın Kartezyen koordinatlarına göre geometrik morfometrik analiz yöntemi ile incelenmiştir.<strong>Türkiye gerek florası gerekse koloni varlığı ile  iyi bir  arıcılık potansiyeline sahiptir. Arılar hem bitkilerin tozlaşmalarını  sağlamaları hem de ürünleri ile insanlar için büyük bir öneme sahiptirler. Arı sütü 6-15 günlük yaştaki işçi arıların kafalarındaki hypopharyngeal ve mandibular salgı bezlerinden salgıladıkları, ana arı ve genç larvaları besledikleri, beyaz-krem renginde, besin değeri çok yüksek kıvamlı bir gıda maddesidir. İşçi arılar ana arı ve genç larvaları arı sütü ile beslerler. Ana arı ile işçi arılar arasında genetiksel olarak hiç bir farklılık yoktur. Diploit larvalar; 3 günlük yaştan sonra nektar- bal ve polen karışımı ile beslenirse işçi, arı sütü ile beslenirse ana arı olarak gelişir. Ana arılar 3-4 yıl işçi arılar ise 6-7 hafta kadar yaşarlar. İşçi arılar dişi olmasına rağmen yumurtalıkları gelişmemiştir ve yumurtlamazlar Kraliçe arıların yumurtalıkları mükemmel bir şekilde gelişmiştir ve günde 1500-2000 yumurta yumurtlarlar. Ana arı daha iri yapılı olmasına rağmen gelişmesini 16 günde, işçi arılar ise 21</strong></div><div><strong>günde tamamlarlar. İşçi ve ana arı arasındaki tüm bu farklılıkların yegane nedeni beslenme farklılıklarıdır. Arı sütünün arılar üzerindeki bu müthiş etkileri nedeniyle insanlar da kullanmaya başlamışlar ve kullanımı her geçen gün hızla  yaygınlaşmaktadır.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/337833114/ecf8cd1d55f0d0abfcb227feefba8700/Krali_e_erkek_ve_i__i_ar_.jpg" />
         <pubDate>2018-12-05 17:51:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/nisaakgunes8/is01nl7n74gi/wish/311497278</guid>
      </item>
      <item>
         <title>PESTİSİT</title>
         <author>nisaakgunes8</author>
         <link>https://padlet.com/nisaakgunes8/is01nl7n74gi/wish/318542922</link>
         <description><![CDATA[<div> Türkiye’de tarım ilacı (pestisit) tüketimi etkili madde olarak, 1979’a göre 2002 yılında %45,29’luk bir artış göstermiştir. Bu artışa karşın ülkemizde pestisit tüketimi gelişmiş ülkelere göre oldukça düşüktür. Ancak, entansif tarım yapılan Akdeniz, Ege gibi bölgelerin tüketimi Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Türkiye’de genel olarak az pestisit tüketilmesine karşın, en yoğun tüketilen pestisitler çevre ve sağlık açısından önemli riskler taşımaktadır. Pestisit kalıntıları açısından yapılan çalışmalar, gelişmiş ülkelere oranla Türkiye’de oldukça azdır. Elde edilen sonuçlara göre, bitkisel ürünlerimizde tolerans üstü pestisit kalıntısı içerenlerin sayısı az olmasına karşın, AB ülkelerine giden ürünlerimizin uygun bulunmayan partilerinde pestisit kalıntısı önemli bir sorun olarak görülmektedir. Pestisit kalıntıları konusunda olduğu gibi, organizmaların pestisitlere duyarlılıklarının azalışıyla ilgili çalışmalar da yetersiz düzeydedir . Tarımsal savaşım, bitkilerin hastalık, zararlı ve yabancı otların etkilerinden ekonomik ölçüler içinde korunması, ürünün ve kalitenin arttırılmasıdır. Bu basit tanımdan da anlaşılacağı gibi, tarımsal savaşımla, bir yandan ürünü ve kalitesini arttırmak, bir yandan da ekonomiklik hedeflenmektedir. Bu amaca ulaşabilmek için, tarımsal savaşımın entegre savaş (entegre zararlı yönetimi) görüşüne uygun olarak yürütülmesi gerekmektedir. Entegre zararlı yönetimi dendiğinde ise; tarımsal savaşımda bilinen tüm yöntemlerden yararlanan, insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri en az olanların uygulanmasına yönelik çalışmalar anlaşılmaktadır.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/337833114/82a00c9317e79d5748e925f2008e5950/indir.html" />
         <pubDate>2019-01-08 20:08:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/nisaakgunes8/is01nl7n74gi/wish/318542922</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
