<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Benim büyüleyici duvarım by Aleyna Altay</title>
      <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi</link>
      <description>Yıldızlara bakıp tutulan bir niyetle yapıldı</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2018-05-25 18:46:43 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-05-14 04:50:21 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title></title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263717476</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://youtu.be/FhQe6h5FS2s" />
         <pubDate>2018-05-25 18:51:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263717476</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263717711</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://youtu.be/EXzhC4ZbdO8" />
         <pubDate>2018-05-25 18:52:30 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263717711</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263717850</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://youtu.be/wiougNcAIQI" />
         <pubDate>2018-05-25 18:53:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263717850</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263718030</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://youtu.be/JqwqW2gXhSg" />
         <pubDate>2018-05-25 18:53:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263718030</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263718175</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://youtu.be/6bVD4wufYZM" />
         <pubDate>2018-05-25 18:54:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263718175</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NUR SULTAN DENİZ 9-D</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263778549</link>
         <description><![CDATA[<div>Nur Sultan Deniz 515 /9D <br>Reis Bey <br>ANAHTAT SÖZCÜKLER <br>Adaletsizlik <br>Haksızlık<br>Hapishane <br>Hâkim<br>Katil <br>Pişmanlık <br>Otel <br>Suç <br>Yalnızlık <br>Yalan <br>Işıklı bir bahar günü,her zamanki gibi yalnız, hiç kimsesiz otel odamda oturuyordum.Pencereden insanları izliyorken bir yandan da bu zamana kadar karşılaştığım haksızlıkları, pişmanlıkları düşünüyordum.Aslında bir suçumun bulunmadığı zamanda kendimi hapishanede bulduğum günleri,sırf insanların yalanları yüzünden o yerlere geldiğimi düşünmek bi şekil de olgunlaştırıyordu beni.İnsanlar karşılarındakinden çok kendilerini düşünürler.Bu da adaletsizliği ortaya koyar aslında.Bir insan geleceğini kendisi belirler.Gelecek, geçmiş üzerine kurulur.Geçmişimizinde olduğu gibi geleceğimiz de kendi elimizdedir.Geçmişimde yaşadığım olaylar beni buralara sürükledi.Kendimi hakimin karşısında bulmam adeta benim hayatımı belirledi.Katil olarak suçlanmam bu hayatta en büyük pişmanlığımdı.İnsanlara çok güvenmem fazla zarar verdi bana.Herkesi kendim gibi sanmam beni buralara düşürdü.Kısacası Adaletin hakim olduğu yerde, silahın yeri yoktur.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 11:32:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263778549</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nur Sultan Deniz 9/D 515</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263778724</link>
         <description><![CDATA[<div>Nur Sultan Deniz <br>9D 515 <br>19 Kelime ile Öykü yazma <br> GÜZEL ARKADAŞLIK <br>Ben on yedi yaşında,Amerikada yaşayan,sarı saçlı,mavi gözlü,güler yüzlü,iyimserlik yanı çok olan,herkese karşı yardımsever olan genç bir kızdım.Böyle olduğum için arkadaşlıklarımda çok çabuk uyum sağlayabiliyordum.Sır tutabiliyor,onlara yardım edebiliyor,onlarla vakit geçirebiliyordum.Aile baskımdan dolayı birkaç arkadaşlığım bitsede,dostluğum hiç bir zaman bitmiyordu.Düşündüğüm zaman çok disiplin sahibi bir aileye sahiptim.Her konuda,ne zaman olursa olsun herkese ve her şeye karşı çok adil olan bir annem vardı.Hiç kimseye boyun eğmez,eğdirmezdi .<br>Bu dönemde üniversiteye geçiş yapabilmem için mantıklı seçimler yapmam gerekiyordu.Ailemden uzak bir yerde okumak istiyordum.Çünkü annemin bu kadar sıkı disiplinine dayanamayabilirdim.Ki öyleydi de zaten.Annem işe her zaman istediğimi yapar,aynı zamanda mutluluğumu isterdi.Ve ben annemi kendimce en müthiş anne ilan etmiştim.Çünküo annelerin en güzeli,en merhametlisi,en adaletlisi,en sevgi dolusuydu.Artık bende büyümüş,genç bir kız olmuş idim.Her zaman annemi ve bana her daim destek olan bir öğretmenimi kendime örnek alıyor,onlar gibi olmak istiyordum.Onlar bana özellikle öğretmenim üniversite seçimlerimde bana çok yardımcı olmuştu.Benim istediğim olmuş,ben ailemden uzakta bir üniversitede eğitim-öğretim görecektim. İstanbul'a bir sığınmacı gibi gelmek zorunda kalmış ve orada kendime ev tutmuştum.Okula kayıt yaptırmaya gittiğimde orada kendime bir arkadaş edinmiş,onunla birlikte aynı evde kalmaya karar vermiştik.Bu kararımda tabikide annemin çok katkısı olmuştu.Bu yola birlikte ve asla pes etmemeye söz vermiştik arkadaşımla.Annem o akşam geri Amerikaya dönecekti.Benimle sadece kayıt yaptırmaya ve ev tutup bir arkadaş edinmem de bana yardımcı olabilmek için gelmişti.Arkadaşımın ismi Ece idi.Ece'nin babası görme engelli olduğu için ona eşlik edememiş,oda annesi ile gelmişti.Biz o gece Eceyle tanışmaya başlamıştık.O bana kendini anlatıyor,arada da beni dinliyordu.Anladığım kadarıyla yalanlardan nefret eden bir kızdı.Bu evi iyi ki de tutmuştuk.Çünkü oda benim gibi yetimhanede kalmak,değişik insanlarla kendini riske sokmak istemiyordu.Onu kendime çok yakın bulmuştum.Aslında bir mucize ve şans eseri olmuştu birlikte kalmaya karar vermemiz.Onu orda ağlarken görüp ikna etmemizle her şey gelişmişti.O günden sonra birlikte aynı üniversitede okuyup aynı anıları birlikte yaşamıştık.Onun da sevdiği şeylerden biri insanlara yardım etmekti.Birgün görme engeli olan bir amcaya yardim etmiş,dilenci bir teyzeyede para vermiştik.Onunla her şeyi yapabiliyordum.Ve bu beni çok mutlu ediyordu.Onunla arkadaşlığımız hiç bitmeyecekti.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 11:36:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263778724</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nur Sultan Deniz 9-D 515</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263778774</link>
         <description><![CDATA[<div>Nur Sultan Deniz <br>9D 515<br>Masal Yazma <br>MUTLULUĞA ULAŞAN KIZ <br>Var varanın, sür sürenin, destursuz bağa girenin hali hudur padişahını. Yollar saçak pürçek, kimi yalan, kimi gerçek; hikayedir bunun adı, söylemeyle çıkar tadı. Eski zemanenin birinde Nehir adında hem güzel yüzlü hemde güzel yürekli bir kız yaşarmış.Nehir hayvanları çok sever,zamanını hep onlarla geçirirmiş.Nehir "Alacalı" adında, herkesin mutlu olduğu mutsuzların oraya asla giremediği bir köyde yaşamak ister ve asla oraya giremezmiş.Çünkü o hep mutsuz,kimse tarafından sevilmeyen,kimsesi olmayan bir kızmış.Oradaki insanlar onu hiç mi hiç sevmezlermiş.Çünkü o hem mutsuz hemde hayvanları çok severmiş.Alacalı köy halkı ise onu aralarında hiç bir zaman istememişler.Kız  yalnızken birde kimse tarafından istenilmeyerek daha da dibe vurmuş.Onun kimsesinin olmayışı onu hayvanlarla konuşmaya ihtiyaç duyduruyormuş.İleride bir orman varmış.Nehir hayvanlarla birlikte oraya gider onları dolaştırırmış.O ormanın da bir kralı varmış.Kral ise genç,yakışıklı mi yakışıklı,merhametli mi merhametli,güzel yüzlü  Ilgın adında bir delikanlıymış.Nehir'i her o ormana gelişinde camından izler,onun her bir gülüşüne mutlu olurmuş.O gün Nehir hayvanlarla birlikte ormana gittiğinde,halkın onu sevmediğini öğrenmiş bir halde onun tavırlarını izlemiş.Ve ne kadar mutsuz ve yalnız olduğunu görmüş.Onun yanına inmeyi düşünmüş ama yapamayacağını anlayınca vazgeçmiş.Onun hayvanlarla konuşmalarını izlemiş.Onları çok sevdiğini ordan anlamış.Günün birinde ise Nehir bir sabah uyandığında kapısında bir çok insanın onun üzerine gelmesiyle ne kadar çok nefret edilen biri olduğunu anlamış ve korkmuş. Halkın bir kısmı ona ve hayvanlarına zarar vermeye ve yaşadığı kulübeyi yıkmaya gelmişler.Kralın Nehir'i takip etmesi için görevlendirdiği Özgür adında çalışanı krala hemen haber salmış.Kralın haberi almasıyla olay yerine gelmesi bir olmuş.Nehir'i öldürecekleri anda onun bir sesiyle her şey sona ermiş.O anda Nehir Krala aşık olmuş.Kral onu oradan alarak bir süreliğine kendi evine, saraya yerleştirmiş.Hayvanlarını çok sevdiğini bildiği için onları ondan ayırmamış.Ve saraya gitmişler.Bu saray çok ilginç bir yermiş.Bahçesinde kitap okuyan değişik canlılar,kuklalar,ay çekirdekleri,ağaçların üzerinde ışıklı çiçekler,bir göl ve orada sandallar.Delikanlı Nehir'e ve hayvanlarına orayı tanıtırken,Nehir ona daha çok aşık olmuş.Sesine,bakışına,gülüşüne,her şeyine yeniden aşık olmuş.Ve oradan artık hiç gitmek istemediğini ve hep onun yanında olmak istediğini ona söylemiş.Kral bunu bir gece düşündükten sonra,onu asla bırakmayacağına,onu Sultanlar gibi yaşayacağına söz vermiş.Çünkü onun bundan sonra sevgiye ihtiyacı olduğunu biliyormuş.Bunu Nehir hayvanlarına anlattığında,onların yüz ifadeleri de,krala olan sevgileri daha çok artmış.Ona sürekli süpriz yapıyor,onu mutlu ediyorlarmış.Aralarından aslan:<br>-"Kralım size ne kadar teşekkür etsek azdır.Nehirimizi mutlu etmeniz yetti bize.Sizi çok seviyoruz,hiç ayrılmayın."demiş.Kral ise:<br>-"Her şey sizin için.Bende sizi çok seviyorum."demiş.<br>Ve o günden sonra Nehir,hayvanları ve kral sonsuza dek mutlu mesut yaşamışlar.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 11:37:20 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263778774</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melisa Koç 9/D 524</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263779157</link>
         <description><![CDATA[<div>Melisa Koç 9/D 524 MASAL YAZMA<br>Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde tüylü adında tatlımı tatlı şirinmi şirin bir sincap varmış ama kendisi huysuz mu huysuzmuş. Kendine ait denizin ortasındaki adada yalnız yaşarmış ama yalnız olmasına rağmen arkadaşları da varmış, arkadaşları ise kitaplarmış. Ve kitap yazmayı, yıldızları gözetlemeyi çok  severmiş. Aynı zamanda Kızıl adında çilli ipek gibi saçları olan tatlımı tatlı sevecen bir kız varmış. Kızıl resim yapmayı çok seviyor ve çok güzel resimler yapıyormuş. Güzel resimler çizmek için farklı yerlere seyahat ediyormuş . Bir gün yolü tüylünün yaşadığı yıldızlar diyarı adı verdiği adaya düşmüş. Tüylü kızılı ilk gördüğünde çok asabi ve huysuz davranmış kızıla "kimsin sen neden geldin" gibi sorular sormuş. Kızılda niçin geldiğini kim olduğunu herşeyi anlatmış. Tüylü de olayı kabullenip çabucak resmini bitirip gitmesini söylemiş ve gerekmedikçe kızılla konuşmamış. Tüylü kızıl resmini yaparken o da kendi kitabını yazmaya başlamış yazarken kızıl tüylüye kitabında yardım etmeyi teklif etmiş tüylü de kitabına resim çizebileceğini söylemiş. Böyle devam ederken tüylü ile kızıl iyi anlaşmaya başlamışlar. Ve gittikçe çok iyi arkadaş olmuşlar. Aynı zamanda kötü bir korsanda kendine hazinelerini saklamak için yeni bir ada arıyormuş ve yıldızlar diyarını hedef almış orayı ele geçirmek için harekete geçmiş. Aynı günde kızıl yıldızlar diyarının resmini çizerken kocaman gemiyi görünce tüylüye haber vermiş ve tüylüye kötü korsan şerokstan bahsetmiş. Tüylüde kızılla birlikte yaptığı gizemli eve ihtiyacı olabilcek herşeyi götürmüşler. O sırada kötü korsan şeroks yıldızlar diyarına gelmiş. Tüylü ve kızıl kötü korsan şeroksun karşısına çıkmış ve el ele tutuşmuşlar ellerinin üstünde birden bir ışık patlaması olmuş kötü korsan şeroks ve ordusu bir anda yok olmuş. Kızıl ve tüylü daha ne olduğunu anlamadan karşılarına güzel yüzlü bir arkadaşlık perisi çıkmış. Peri:"Sizin güçlü arkadaşlığınız sayesinde kötü korsan şeroks ve ordusunu yenmeyi başardınız ve sadece kötü korsan şeroksu değil bütün kötülükleri yenebilirsiniz çünkü arkadaşlık en güçlü sihirdir" demiş ve ortadan kaybolmuş. O günden sonra tüylü ve kızıl hep birlikte olmuşlar ve bütün kötülüklerin üstesinden gelmişler...</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 11:45:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263779157</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melisa Koç 9/D 524</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263779256</link>
         <description><![CDATA[<div>Yetimhane Melisa Koç 9/D 524 <br>19 kelime ile öykü yazma<br><br>Annemin yetimhanede büyüdüğünü öğrendiğim günden beri yetimhane benim  sığınak yerim olmuştu. Babamın baskıcıhallerinden ne zaman sıkılsam kendimi burda çocukların yanında bulurdum. Çocuklar benim mucizemdi annemi kaybettiğim günden beri çocuklar mutluluk kaynağımdı. Ve bende onların mucizesi olmak için onlara her konuda yardım ederim. Birtek çocuklar değil ben orada en yakın arkadaşımı bulmuştum. Yürüme engellisiydi. Onların yanından gittikten sonra hep düşünüyorum bu kadar zorluk içinde sevgiden habersiz yaşarken hayatın kurallarınaboyun eğmiyorlar, pes etmiyorlarda biz neden herşeyden bir anda vazgeçiyoruz. Adaletsizdidünya kimileri mutluluktan ağlarken kimileri üzüntüden ağlıyorlar. Birgün yine babamla kavga etmiş elimde poşetlerle yetimhaneye giderken yetimhaneden birinin dilencilikyaparken gördüm hemen yanına gittim ve kendimle birlikte yetimhaneye götürdüm ve onunla konuştum birkez daha dünyanın adil olmadığını gördüm</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 11:48:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263779256</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melisa Koç 9/D 524</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263779808</link>
         <description><![CDATA[<div>Melisa koç 9/D 524 Reis Bey<br>Anahtar Sözcükler<br>Adalet, hakim, merhamet, pişmanlık, özeleştiri, hata<br> Bir hakim düşünün ama en acımasızımdan en merhametsizinden herkes onu kanun makinesi olarak bilirlerdi ama bilmiyorlardı ki 10. yaş gününde anne babasını yaptığı hata yüzünden kaybettiğini bilmiyorlardı ki  yaptığı hatadan kendini her zaman suçladığını bilmiyorlardı ki anne babasını kaybettikten sonra kumarbaz sarhoş amcasına verildiğini bilmiyorlardı ki kumarbaz adamın onu o küçük yaşına bakmadan çalıştırdığını bilmiyorlardı ki merhametsiz olma sebebinin amcası olduğunu. Ve bir gün yine bir trafik kazası vakası oluyor. Vakada 4 kişilik bir aile giderken sürücü direksiyonun hakimiyetini kaybediyor ve kaldırıma çarpıp takla atıyor ve sadece geriye en küçük çocuk kalıyor çocuğun ailesinden kimse olmadığı için yetimhaneye verilcektir fakat hakimin çocuğu gördükten sonra kendi çocukluğunu hatırlıyor ve o yıllardır gömdüğü duygu ortaya çıkıyor; merhamet duygusu. Ve çocuğu kendi himayesi altına alıyor. Ve artık yeni bir hakim düşünün yine adaletli fakat merhametlisinden.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 12:00:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263779808</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Aleyna Altay 9/D 508</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263780694</link>
         <description><![CDATA[<div>Anahtar sözcükler<br>Affetmek , merhametsiz, suç ,haksızlık,adalet,hata kimsesiz,pişmanlık,katil,acımasız<br><br>Nişantaşın da bir cinayet işlenir, dava o kadar karışıktır ki  kimi suçlayacakları vahimdir. Acımasız merhametsiz bir hakim ve karşında merhamet dilenen ama bir o kadar da suçsuz bir genç vardı. Mahkeme ona haksızlık yapıyor,dinlemiyor her seferinde bir delil göstererek suçluyordu. Her defasında da genç  susuyordu. Evet bakınca bütün deliller onu gösteriyordu.Fakat o masumdu. Annesi öldürdüğünü düşünüyorlardı.Gencin yalvarışlarına,yakarışlarına,dilenişlerine ve yaptığı hareketlere aldanmadan,umursadan idam edildi. Zaman geçti, ancak gerçekler asıl katil tarafından ortaya çıkmıştı. Herkesin dilinden düşmeyen kimsesiz, sert, kaba,bencil ,acımasız,merhametsiz o hakim kimsenin inanmayacağı bir hata yapmıştı. İnsan içine çıkamıyor nasıl olur diye kendi kendini yiyordu. Ve merhamete,acımaya kin beslemiş o hakim ellerini açmış Allahtan merhamet dinleniyordu . Astırdığı gencin süt annesi hakimi ziyarete gelmişti,hakim onu görür görmez mahvolmuştu yüzündeki pişmanlık ifadesi o kadına yetmişti. Hakimi bağrına bastı onu ölen oğlunun yerine koydu,bağışladı, affetti. Hakim ise her gün o genci anıyor ondan af diliyordu. Bir yandan da yaptıklarına karşı gelen tepkiler şaşırtıcıydı. Çünkü ; o hem çevresinde hem de yaktığı canlar tarafından affedilmiş bi de üstüne çok seviyorlardı. Mühim olan adelete sığınmak değil,asıl mühim olan kimin adeletine sığındığındır...<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 12:18:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263780694</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263784618</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/82cba5a5cd26c29f5c3ff32945100b36/IMG_20180525_174556_842.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 13:27:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263784618</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263784725</link>
         <description><![CDATA[<div>Yaptığımız çalışmalar.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/f02a3afb6164fa790f8d628e6853003a/IMG_20180525_174611_524.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 13:29:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263784725</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263784822</link>
         <description><![CDATA[<div>Kitabımızın içerisindeki anahtar sözcüklerden oluşan hem Türkçe hem İngilizce ayraçlarımız.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/81bef3cb12716498d6dc7dcba11684af/IMG_20180525_174330_920.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 13:30:19 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263784822</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263784922</link>
         <description><![CDATA[<div>Yine hem Türkçe hem İngilizce dergimiz.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/c2a56508e0d4263dc32e6adcbd3cf6cc/IMG_20180525_174556_842.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 13:31:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263784922</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263787649</link>
         <description><![CDATA[<div>Dergimizin devamı...</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/692f00a02db9c55ddce5538756eeb2a2/IMG_20180525_174538_733.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 14:13:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263787649</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263787688</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/0773e95f46ca522330ee2b8ab049b1b6/IMG_20180525_174522_176.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 14:14:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263787688</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263789197</link>
         <description><![CDATA[<div>Grubumuzun Logosu</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/6c21d3d34bc4e9377f9a80ac11d8dd50/IMG_20180526_WA0016.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 14:40:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263789197</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263789236</link>
         <description><![CDATA[<div>Tagul çalışmamız.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/72b3ba7f4d75e069dbc1df603dc59647/IMG_20180526_WA0003.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 14:40:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263789236</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melisa Koç 9/ D 524</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790140</link>
         <description><![CDATA[<div>Melisa koç 9/D 524<br>Kitabın temasından yola çıkarak öykü yazma<br><br>Tema: Pişmanlık<br>Ege adında bir genç vardı. Bir gün okula giderken duvardaki afiş dikkatini çekti. Afişte para ödüllü resim yarışması olacağı yazıyordu. Ege fakir bir ailenin büyük çocuğuydu. Ve okulunda burslu okuyordu.  Kardeşi hastaydı ona ilaç alması için babasının maaşı yetmiyordu. Bu yarışma onun için bir fırsattı. Sonra yarışma bilgilerini kağıda yazdı ve okula gitti. Okulda kitaplarını çıkarırken resim yarışması bilgileri yazan kağıt yere düştü bu arada yanından yağız geçerken yere düşen kağıdı yerden aldı ve egeye kağıfın ne ile alakalı olduğunu sordu. Ege resim yarışması olduğunu anlattı. Yağız dalga geçercesine "  Yarışmayı kazanabileceğini mi düşünüyorsun "dedi. Fakat ege bu sözlere aldırmadan düşüncesini devam ettirdi. Ve ne çizeceğini düşündü en sonunda hayalini çizmeye karar verdi. Resmi çizip ilgili yere gönderdi. Haftalar geçti geçerkende kardeşinin hastalığı ilerliyordu ve yağızın "kazanamayacaksın" gibi ümit kesici kelimeleri her hafta dahada artıyordu . Sonunda sonuçlar geldiğinde kağıdı okumaya başladı ve birinci olduğunu gördü okumaya devam ederken yağız kağıdı elinden aldı ve kendi okumaya başladı okudukça yüzü kızaran yağız okumayı bitirdikten sonra egeden özür diledi ve yaptığı şeyden pişman olduğunu dile getirdi. Ege sorun olmadığını söyledi ve ödülünü alıp kardeşine ilaçlarını almaya gitti. İlaçlarını aldıktan sonra kardeşine götürdü ve kardeşi çok sevindi ve abisine teşekkür etti. </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 14:55:20 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790140</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İrem Kılıç 9/D 402</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790236</link>
         <description><![CDATA[<div>irem kılıç 9/D 402<br><br>BORÇ PARA<br>Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireleri berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır  sallarken.....<br>Sivri Ada'da yaşayan Gamze adında bir kız varmış. Bu kız adada arkadaşları Albatros, Filozof ve Mia  ile  yaşıyormuş. Gamze çok iyi, yardımsever ve tevazu biriymiş.  Gamze’nin günlerden bir gün bir olaya canı sıkılmış, o gün Gamze dışarıda uçurtma uçururken diğer adada yaşayan Bay Kibirli ve arkadaşı İsla gelmiş. Bay Kibirli adı üstünde Kibirli biriymiş. Kimseyle iyi anlaşamaz, herkesle kavga edermiş, tek anlaştığı kişi arkadaşı İsla'ymış. İsla'da aynen Bay Kibirli gibiymiş insanları küçük gören, ezen, kibirli biriymiş. Gamze Bay Kibirli ve İsla'yı görünce morali bozulmuş çünkü Bay Kibirli ve İsla gelse gelse çıkarları için gelirlermiş.  Bay Kibirli ve İsla Gamze’den borç para istemeye gelmişler. Gamze çok şaşırmış. Bay Kibirli ve İsla’da Gamze’yi ikna edince Gamze parayı vermiş ve ardından da “Bir ay sonra borcunuzu getirin.” diye eklemiş. Bay Kibirli ve İsla heyecanlı heyecanlı  kendi adalarına dönmüşler.Bir hafta sonra Bay Kibirli ve İslanın adasına diğer adada kalan bir grup gelmiş. Bu grup bir miktar borç para istemiş, İsla pek vermek taraftarı değilmiş ama Bay Kibirli vermek taraftarıymış ne de olsa kibirli kişiliğiyle kendini daha üstün görüyormuş. Bay Kibirli ve İsla konuştuktan sonra parayı vermişler ama bir şartları varmış eğer bir hafta sonra paralarını vermezlerse  aldıkları paranın iki katı fazlasını ödeyeceklerini söylemişler. Daha bir hafta gelmeden Bay Kibirli ve İsla'nın paraya ihtiyaçları olmuş tam bir hafta sonra gelen grup parayı tam tamına vermiş. Bay Kibirli ve İsla şaşırmış parayı vermeyeceklerini ve diğer hafta iki katını ödeyeceklerini  zannediyorlarmış. Tam paraya ihtiyaçları olduğu anda paranın gelmesi onları mutlu etmiş. İsla'nın aklına Sivri Ada'da yaşayan Gamze’den aldıkları borç para gelmiş. Bay Kibirli ’ye de danıştıktan sonra ikisi birlikte gidip borç paralarını vermek istemişler. Gamze yine şaşırmış çünkü borç aldıkları paraları geri vermeyeceklerini düşünmüş. Büyük bir merakla sormuş “Ne oldu da paramı geri verdiniz?” demiş. Bay Kibirli ve İsla da anlatmış “Senden parayı aldıktan sonra 2 hafta sonra bir grup bizden borç istedi. Bizde verdik onlara da bir hafta sonra aldıkları paraları vermelerini yoksa iki katı ödeyeceklerini söyledik Ama onlar 1 hafta sonra paranın tamamını verdiler. Bu olay bizi şaşırttı. Biz herkesi kendimiz gibi gördüğümüz için vermezler sandık.Tam paraya ihtiyacımız olduğu anda onlar  borçlarını getirdiler bu olay bizi  mutlu etti. Belki senin de borçların vardır veya paraya ihtiyacı olmuştur diye borcumuzu getirdik.” demişler ve parayı Gamze’ye vermişler.Gamze gülerek Bay Kibirli ve İsla' ya bu olay sizi çok değiştirmiş sanki başka biriymişsiniz gibi” demiş. Bay Kibirli ve İsla' ya borçlarını tam zamanında eksiksiz getirdikleri için teşekkür eder ve güvenlerinin tekrar kazanır. Bay Düşünceli ve İsla artık Gamze ve arkadaşları ile iyi anlaşır.Bu arada Bay Düşünceli demem de doğru Bay Kibirlinin  lakabını Bay Düşünceli olarak değiştirmişlerdir, artık çok mutlu arkadaşlardır.<br><br> </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 14:56:22 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790236</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Emine İrem Şahan 9/D 299</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790272</link>
         <description><![CDATA[<div>Emine İrem Şahan 9/D 299<br>ARKADAŞLIK<br> Bazen hayatımızda herşey istediğimiz gibi gitmez. Hayat *adil* davranmaz belki ama bunların karşısında *pes etmemek* gerekir. Bu da zorluklar karşısında pes etmeyen Suriyeli Ahmet' in hikayesi.<br> ~Ülkemizde iyi şartlar altında yaşıyorduk. Ta ki o güne kadar... O gün Ahmet hiçbirşeyden habersiz arkadaşlarıyla oyun oynuyorudu. Sonra bir ses duydular. Bu ses silah sesiydi. Ahmet ve arkadaşları çok korkmuştu,hemen evlerine gittiler. Ahmet eve girince anne ve babasının konuştuklarını gördü. Ahmet onları dinlemek istedi ama bunun doğru bir davranış olmadığını biliyordu fakat farkında olmadan onları dinlediğini farketti. Anne ve babasının arasında geçen diyalog şu şekildeydi;<br> - Ahmet'in annesi:Bu bir savaş ve bizim burdan gitmemiz gerek,şimdiden bir sürü evi yakıp yıktılar. Ama nereye gideceğiz?<br> -Ahmet'in babası: Doğru. Sen çocukları hazırla. Türkiye'ye gideceğiz. Ben komşularımıza bu kararımızı söyleceğim. Onlarında böyle bir kararı varsa bizimle birlikte gelebilirler. Eminim Türkiye bizi kabul eder.<br> -Ahmet'in annesi:Umarım kabul eder.<br> Ahmet duydukları karşısında çok şaşırdı. Ama anne ve babası haklıydı. Onlara karşı gelemezdi. Sonuçta kendisi 9 yaşında bir çocuktu. Ahmet 'in o an gözünün önüne yaşadıkları geldi. Ailesi bu noktaya gelmeyi haketmiyorlardı. Ahmet ve ailesi her zaman başkalarına *iyimser,yardımsever ve adil* davranmışlardı. Birçok zorluk yaşamışlardı. Bu zorluklar karşında bazen göğüs germiş bazen de *boyun eğmişlerdi*. Ama asla pes etmemişlerdi. Bunlar Ahmet'e göre hiç *mantıklı* değildi. Ahmet bunları *düşünürken* büyüklerinin bir sözünü hatırladı:"Hayat herzaman *adaletli*  olmazdı". Bu söz çok doğru diye düşündü. Daha sonra yola çıktılar.<br> Bu zor şartlar altında yolculukta kötü geçmişti. Yolda annesi rahatsızlandı ve çok geçmeden hastalandı. Babası Ahmet'e ve kardeşine bakamaz duruma gelmişti. Annesi zaten yataktan kalkamaz durumdaydı. Çok geçmeden Türk hükümeti Ahmet ve kardeşini *yetimhaneye* gönderdi. Babasından ayrılmak zor gelmişti onlara. Babası onlara tekrar gelip onları alacağını söyledi. Ama bu *baskıdan* kurtulup canlarını kurtarmak bile yeterliydi o zamanlar. Hiç iyi gelmemişti yeni ülke. Herşey daha kötü olmuştu sanki. Bi an uzun süredir *mutlu* olmadığını hatırladı. Ailesini çok özlüyorlardı. Ahmet'in hiç *arkadaşı* yoktu. Yetimhanedeki çocuklar ona *sığınmacı* diye dalga geçiyorlardı. Bir gün yetimhaneye bir çocuk geldi. Bu çocuk diğerlerinden farklıydı. Çünkü bu çocuk *engelliydi* ve yürüyemiyordu. Ahmet bir umut o çocuğun yanına gitti, belki arkadaş olabilirler diye. Ahmet çocuğun yanına gittiğinde çocuk güleryüzle Ahmet'i karşılamıştı.  Ahmet'in de ister istemez yüzünde bir tebessüm oluştu. Birbirlerine isimlerini sordular.O çocuğun ismi Mert'ti. Ahmet ve Mert arkadaş olmuşlardı. Ahmet böyle *harika* bir arkadaşa sahip olduğu için çok mutluydu. Ahmet ve Mert birbirine *sırlarını* anlattılar ve bir söz verdiler. Ne olursa olsun *yalan söylemeyeceklerdi*. Bu söz onların arkadaşlıklarının sözüydü. Ama Mert bir yalan söylemişti. Mert aslında bir *dilenciydi* ve bunu Ahmet'e söylememişti. Korkuyordu Ahmet'i kaybetmekten. Çünkü Mert'in daha önce hiç arkadaşı olmamıştı. Ahmet ise ona herşeyini anlatmıştı. Ahmet birgün yetimhanedeki bir çocuğun ağzından Mert'in dilenci olduğunu öğrendi. Ahmet Mert'e kırılmıştı. Ahmet uzun bir süre Mert ile konuşmadı. Mert kendini çok yanlız hissediyordu. Yanlızdı da. Kendi kendine 'keşke bir *mucize* olsada barışsak' diyordu. O gün Mert Ahmet'in yanına gitti ve ondan özür diledi. Mert Ahmet'e bir daha hiç yalan söylemeyeceğine dair söz verdi. Ahmet Mert'i affetti. Ve sonsuza dek arkadaş kaldılar.<br> ☆Dürüst olma cesaretini gösteren kimse hiçbir zaman yalan söyleme ihtiyacı duymaz.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 14:56:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790272</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790306</link>
         <description><![CDATA[<div>Sunumumuzdan kareler ...</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/d97e7b70ae12474623051d96d850432d/Screenshot_20180525_170707.png" />
         <pubDate>2018-05-26 14:57:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790306</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Emine İrem Şahan 9/D 299</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790314</link>
         <description><![CDATA[<div>Emine İrem Şahan 9/D 299<br>Bulutlar Kütüphanesi<br>Zaman zaman içinde,kalbur saman içinde;cinler cirit oynarken eski hamam içinde...<br> Sare okuma yazmayı yeni öğrenmiş,küçük bir kızdı. Okula yeni başlamış tüm çocuklar gibi Sare'nin de herşeye büyük bir merakı vardı. Sokaklardaki reklam panoları,gazeteler,ev aletlerinin kullanma kılavuzları,ne var ne yok,hepsi Sare'nin ilgisini çekmeye başlamıştı. Ne okuduğu çok da önemli değildi. Küçük kız sadece okumak istiyordu. Sare'nin okulu, evlerine çok yakındı bu yüzden küçük kız hergün okula yürüyerek gidip geliyordu. Tabii yürürken dükkanların tabelalarını okumayı ihmal etmiyordu. Minik kız,okul yolunun üzerindeki dükkanların adlarını çoktan ezberlemişti. Artık gözleri kapalı bir şekilde bile hangi dükkan nerede,bilebilirdi. Bir gün Sare yine okula giderken yepyeni bir dükkan açıldığını gördü. Dükkanın dış duvarları,maviye boyanmıştı. Küçük kız heyecanla bu renkli dükkanın tabelasına doğru kafasını kaldırdı. Dükkanın adı "Bulutlar Kütüphanesi" idi. Bu isim Sare'nin ilgisini çekmişti. Çünkü küçük kız kütüphanede  birçok kitabın olduğunu duymuştu. Sare için Bulutlar Kütüphanesi büyüleyici bir yerdi. Hemen oraya girip tüm kitapları okuma hevesiyle mavi dükkana doğru ilerledi. Fakat minik kız dikkatini kitap dolu dükkana vermişti ki önünde duran yüzüğü göremedi ve birden yere kapaklandı. Sare kendini bir anda yerde buldu. Neyse ki hiçbir yeri kanamadan ayağa kalktı. Bu yüzükte neydi böyle? Daha önce buna benzer bir yüzük görmemişti. Küçük kız takıldığı yere dikkatle baktı. Yüzüğün her yerini incelendiğinde ve yüzüğün içinde birşeyler yazdığını gördü. Fakat küçük çocuk yüzüğün içindeki yazılardan hiçbirşey anlamadı. Kendi kendine "Bu yazıları ancak ögretmenim okuyabilir" deyip ilginç yüzüğü yanına aldı ve Bulutlar Kütüphanesi'ne daha sonra bakmak üzere okulun yolunu tuttu. Sare sınıfa gitmeden önce öğretmenler odasına uğrayıp öğretmeninin yanına gitti.<br> Sare:"Günaydın öğretemenim".<br> Öğretmen:"Günaydın Sareciğim. Birazdan ders başlayacak neden sınıfa gitmedin yavrucuğum? Yoksa bir isteğin mi var?<br> Sare:Evet, öğretmenim. Ben ders başlamadan önce sizinle görüşmek istedim. Size birşey göstermek istiyorum. Biraz önce okula doğru yürürken bir yüzük buldum. Üzerinde birşeyler yazıyor. Fakat benim okuma yazmam çok iyi değil herhalde. Hiçbirşey anlamadım. Rica etsem benim için bu yazıları okuyabilir misiniz? Öğretmeni şefkatle Sare'ye baktı ve yüzüğü onun elinden aldı. Kadıncağız kendinden emin bir ifadeyle yazıları okumak için yüzüğe baktı. Fakat o da ne? Sare'nin öğretmeni yazılardan hiçbirşey anlamıyordu.<br> Öğretmeni:"Üzgünüm Sareciğim. Burada yazan yazıların ne anlama geldiğini ben de bilemiyorum. Sanırım,bu ya eski devirlerden kalma bir yazı ya da yüzüğün üzerindeki desenler,yıllar içinde aşınarak meydana gelmiş". Sare istediği cevabı öğretmeninden alamamıştı. Bu yüzden küçük kızın merakı daha da büyüdü. O gün Sare ilk defa okul vaktinin erken bitmesini istedi. Çünkü onun niyeti bir an önce eve gidip yüzüğü babasına göstermek ve burada yazan yazının anlamını öğrenmekti. Nihayet zil çaldı ve o günlük dersleri bitti. Sare ilk defa arkadaşlarından önce dışarıdaydı. Hızlı adımlarla eve yürürken gökyüzünden garip bir ses duymuş. Kafasını yukarı doğru kaldırıp ve sarı bir serçenin ona doğru hızla uçtuğunu gördü. Küçük kız biraz korktu. Fakat serçenin ona zarar vermeye niyeti yoktu. Güzel kuş gelip Sare'nin ayaklarının dibine konuverdi ve Sare'nin ayaklarının ucuna yeşil renkte değişik bir çicek bıraktı. Sare olanlara bir anlam veremiyordu. Öyle ki,önce değişik tuhaf bir yüzük ve şimdide daha önce hiç görmediği bir çicek ile karşılaşıyordu. Acaba bu yeşil çiceğin, bulduğu yüzükle bir ilgisi olabilir miydi? Bu gizemli sorunun cevabı serçede saklı olmalıydı.<br> Sare:"Teşekkür ederim güzel kuş ama lütfen bana cevap ver,bütün bunların anlamı ne?"<br> Serçe:"Bunu ona ver. Bunu ona ver!". Sare onlara anlam veremiyordu. Küçük kız bir an rüyada olduğunu hissetti. Uyanmayı denedi. Fakat bunlar rüya değildi. Biraz önce serçe gelip Sare ile konuşmuştu. Sare bunları düşünürken serçe bir kez daha "Bunu ona ver!" deyip gözden kayboluverdi.Minik Sare serçenin birden yok olması ile bir kez daha şaşkınlığa düştü. İçi merakla doldu. Bu olanların anlamını bir an önce öğrenmek için babasının yanına koştu. Küçük kız heyecanla babasına yüzüğü,çiçeği ve serçeyi anlatacaktı ki,içinden bir ses ona 'Susmalısın!' dedi. Belki de olanlardan babasına söz ederse neler olduğunu sonsuza dek öğrenemeyecekti. O gece Sare yatağının içinde dönüp durdu. Olayları birbirine bağlamaya çalıştı. Küçük kız ne yaparsa yapsın,uyuyamıyordu. En sonunda Sare kalkıp pencereden dışarı bakıp oyalanmaya karar verdi. Belki o gizemli serçeyi yeniden görürdü. Sabah olduğunda küçük kız tüm gece uyuyamadığı için çok halsiz düşmüştü. Annesi Aylin Hanım onun bu halini görünce evde dinlenmesini uygun gördü. Sare o gün okula gitmeyecekti. Bu durum Sare'nin de işine gelmişti. Çünkü küçük kızın kafası çok karışıktı. Biraz yalnız kalıp dün olanları biraz gözden geçirmesi gerekiyordu. Sare odasında oturup düşünürken penceresinden içeri güneşin sıcak ışıkları girmeye başladı. Küçük kızda bu güzel güneşin tadını çıkartmak için penceresinden dışarıyı izleyecekti. Derken penceresinin önünde uçuşan bir sürü kelebek gördü. Kelebekler tatlı br telaş içindeydi sanki. Bu görüntü Sare'nin çok hoşuna gitti. Fakat onların da yüzük ve çiçeklerle ilgisi olduğunun henüz farkında değildi. Küçük kız bir süre kelebeklerin havada süzülüşünü izledi. Sonra bir anda güneşin tatlı ışıkları gözünü aldı. Sare hemen gözlerini yumdu. Daha sonra gözlerini açtığında güneşin ışıklarını üzerinden çektiğini fark etti. Biraz önce kendi halinde uçuşan kelebekler bu kez pembe bir balonla Sare'ye doğru geliyorlardı. Kelebekler gelip pembe balonu Sare'nin penceresinden içeri bıraktılar. Sare biraz korkuyla biraz da heyecanla balonu eline aldı. Pembe balonun içinde uçuşan bir kağıt vardı. Küçük bunu fark edince hemen balonun bağını çözüp kağıdı okumak istedi. Kağıtta da aynı yüzükte olduğu gibi garip bir yazı vardı. Küçük kız artık iyiden iyiye meraka düşmüştü. Sare hemen üzerini giyindi. İçi merakla kaynarken daha fazla evde oturup bekleyemezdi. Neler olduğunu bir şekilde bulmalıydı. Küçük çocuk ne yapacağını bilmeden sokakta yürümeye başladı. Derken bir anda mavi ışıklarla süslenmiş Bulutlar Kütüphanesi'ni tekrar gördü. Dükkanın tabelasının üzerine mavi bir kuş konmuştu. Kuş ilginç bir şekilde Sare'ye bakıyordu. Sare de mavi kuşa dikkatle baktı. Sonra mavi kuşun gagası açılıp kapanmaya başladı. Küçük kız kuşa biraz daha yaklaştı ve onun "Korkma tatlı kız. İçeri gir." dediğini işitti. Küçük kız kuşun dediklerini duyunca hemen dükkana girdi. İçeride çok güzel bir teyze vardı. Dükkanın içini yeşil çiçeklerle donatıyordu. Sare bir an dükkan sahibi kadına ne diyeceğini bilemedi ve dudaklarından şunlar döküldü.<br> Sare:"Özür dilerim. Size birşey sormak istiyorum. Ben üzerinde garip yazılar olan bir yüzük buldum. Ve daha sonra da üzerinde aynı tip esrarengiz yazıların  olduğu bir not aldım. Biliyorum,inanmayacaksınız ama biraz önce tabelanızın üzerine konmuş mavi br kuş da bana içeri girmemi söyledi. Acaba siz bana yardım edebilir misiniz,merak ediyorum." Güzel yüzlü teyze sevecen tavırla Sare'ye yaklaşıp başını okşadı ve Sare'nin uzattığı yüzüğü alıp incelemeye başladı. Tatlı kadının yüzündeki sevecen ifade bir ansa yerini heyecanlı bakışlara bıraktı. Dükkanın sahibi güzel kadın,hemen gidip kütüphanenin yüksek yerlerindeki bir kitabı almak için merdivene çıktı ve kalınca bir kitap çıkarttı. Sare olanları merakla izliyordu.<br> Kadın:"Bu yüzüğü nerede buldun yavrucuğum ?"<br> Sare:"Bu dükkanın önünde buldum efendim."<br> Kadın:"Sana gelen bir not olduğunu da söylemiştin. İzin verirsen onu da görebilir miyim?" Sare güzel kadına notu da uzattı.<br> Sonra dükkan sahibesi güzel kadının gözleri bir anda yaşlarla doluverdi. Küçük Sare kadının ağlamasına üzülmüştü. Hemen gidip ona  sarıldı.<br> Sare:"Ne olur ağlamayın. Niyetim sizi üzmek değildi.<br> Kadın:" Beni üzmedin küçük kız. Üstüne üstlük beni çok mutlu ettin. Bulduğun yüzük kainatın her köşesine bırakılmış olanlardan bir tanesi. Sana herşeyi tek tek anlatacağım." <br>Sare,dükkan sahibi güzel yüzlü kadının yazıyı anladığına çok sevindi. Fakat kadını bu kadar etkileyen şey ne olabilirdi? Sare bunları düşünürken güzel kadın içeri gidip kendine bir su koydu. Zavallı kadının elleri heyecandan tir tir titriyordu. Suyundan bir yudum alıp konuşmaya devam etti.<br> Kadın:"Bana çok büyük bir iyilik ettin,tatlı kız. Samanta gezegeninden geliyorum. Küçük kızımı bir sene önce kaybettim. Dünyaya da onu aramak için geldim. Dikkat çekmemek için sabahları dükkanda duruyorum. Ancak neredeyse bir yıldır geceleri sürekli çocuğumu arıyorum. Bulduğun yüzük kızımdan gelen bir haber. Yüzüğün üzerinde "Lütfen bana yardım edin. Annemi çok özledim. Burada çok yalnızım." yazıyor. Güzel kadın olanları anlatmaya devam edemedi. Çünkü gözleri mutluluk ve özlem yaşlarıyla dolmuştu. Bu sırada Sare,güzel yüzlü kadının bir uzaylı olduğuna inanmaya çalışıyordu. İçinde korkuyla karışık bir sevinç hissetti. Sonra Samanta gezegeninden gelen kadın şöyle dedi:"Tatlı kız senden bir yardım daha istemeliyim. Kızıma bir not yazacağım. Ancak bu notu ona ulaştırmam imakansız . Çünkü onunla sadece yüzüğü bulan kişi haberleşebilir. Senden istediğim,yazdığım notu bir balonun içine koyup ona göndermen..."<br> Cansu:"Elbette efendim. Kızınızla tekrar kucaklaşmanız için elimden ne geliyorsa yapacağım." Samantalı kadın gözyaşlarını silip alelacele bir not yazıp Sare'ye verdi. Sare de kırtasiyeden mavi bir balon alıp notu içine koydu ve gökyüzüne doğru usulca bıraktı. Küçük kızın içi bir garip olmuştu. Yaşadıklarına inanmakta güçlük çekiyordu. Balon havada süzülürken minik Sare'nin içi umutla doldu. Balonu bırakan Sare dükkana geri döndü. Güzel yüzlü kadına mesajı gönderdiğini haber verdi. Şimdi yapılacak şey beklemekti. Güzel kadın Sare'ye defalarca teşekkür etti. Sonra da ona sımsıkı sarıldı. Küçük Sare'nin eve dönme vakti gelmişti. Hava kararmaya başladığını için annesi merak etmeden evde olmalıydı. Fakat o gece Sare'nin gözüne yine uyku girmeyecekti. Acaba anne ve çocuk kavuşabilecek miydi? Küçük kız geceyi pencerenin önünde geçirmeye kararlıydı. Karanlık gecenin ilerleyen saatlerinde Sare penceresinin önünde tatlı bir uykuya dalmıştı. Derken garip bir sesle uykudan uyandı. Pencerenin önünde ilk defa gördüğü,değişik bir uçan arabanın içinde yeşil bir çocuk vardı. Sare hemen pencereyi açtı. Bu Samantalı kayıp çocuk olmalıydı. Yeşil çocuk arabanın içinden uzanıp Sare'nin elini tuttu. Mutlu olduğu çok belliydi. Bir süre iki çocuk birbirine bakıp gülümsedi. Ve sonra yeşil çocuk bindiği acayip arabayla birlikte gözden kayboldu. Sare,anne ve çocuğun kavuştuğunu anlamıştı. Küçük kız onlar için çok mutlu oldu. Derken elinde bir kağıt parçası olduğunu hissetti. Heyecanla kağıda baktı. Bu kez kağıtta Sare'nin okuyabileceği bir şeyler yazılmıştı."Sana çok teşekkür ederiz tatlı kız. Senin yardımınla birbirimizi bulduk. Bundan sonra Samanta'da daima seni seven ve özleyen iki arkadaşın olacak. Lütfen arada sırada bize renkli balonlarınla haber gönder. Biz de sana yazacağız. Sevgiler..." O günden sonra Sare ve Samantalı arkadaşları hep haberleştiler. Arkadaşları Sare'nin ne yaptığını hiçbir zaman anlayamadılar ve zaman zaman ona güldüler. Fakat Sare büyüyüp kocaman bir kadın olduğunda bile balonları uçurmaktan vazgeçmedi.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 14:57:40 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790314</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790369</link>
         <description><![CDATA[<div>Mahkum...</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/71c4a2a9605a3cdf87bd5ee6658b515b/Screenshot_20180525_170714.png" />
         <pubDate>2018-05-26 14:57:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790369</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790381</link>
         <description><![CDATA[<div>Dadı...</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/793ecde27a6b1331fabb8d8be5370a6f/Screenshot_20180525_170721.png" />
         <pubDate>2018-05-26 14:58:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790381</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Emine İrem Şahan 9/D 299</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790383</link>
         <description><![CDATA[<div>Emine İrem Şahan 9/D 299 *Pişmanlık,Öz eleştiri,Adalet,Hakim,Cinayet,Merhamet,Yalnızlık,Şevkat,Suçluluk duygusu  Dünya adaletli miydi? Adalet neydi peki?Dünya malesef her zaman adaletli olmuyordu.Adalet kiminin yüzüne gülerken,kimini canından ederdi.Adalet, insanın en güçlü duygularından biridir ve herkesin içinde aynı anda bir avukat, bir savcı ve bir yargıç, bir arada bulunur. Hayatın gösterdikleri karşısında, duruma göre, bunlardan biri oluverir kendiliğinden; suçlar, savunur ya da yargılar... Sonra döner bakar, belki de verdiği karar yanlıştır.Ya bu kişi verdiği kararla hayatın doğal akışını değiştiriyorsa? Bir hakim vardı.Bu hakim en acımasız insan sayılırdı bürodakilere göre.O hakimin bir sözü vardı:"Gözyaşı suçun rengini soldurmaz".Peki onu bu kadar acımasız yapan şey neydi? Hakim daha 5 yaşındayken babası annesini gözlerinin önünde silahla öldürmüştü.Hakim küçüktü,annesine ne olduğunu anlayamamıştı. Silah sesinden kormuş kulaklarını sıkıca kapatmıştı.Silah sesinden sonra annesinin yanına koştu ve annesinin cansız bedenine baktı,baktı... Babası o günden sonra onu terketmişti. Akrabaları ona bakmak istemiyordu.Onu bir yetimhaneye  bırakıp gittiler.Yetimhanede çok zor şartlar altında büyüdü.Yetimhanede ki hiçbir çalışan ona iyi davranmıyordu.Yetimhanede kimseye acımamayı,merhamet göstermemeyi öğrenmişti.Şevkat nedir hiç bilmemişti.Hayat ve yaşadığı koşullar onu bu hale getirmişti.Bir gün bir olay yaşandı.Hakimin gözlerinin önünde bir kadın öldürülmüştü.Bu kötü bir cinayetti.Ama hakim o cinayeti görmezden geldi.Belkide o cinayet anılarını harekete geçirmişti.Çünkü annesi öldürüldüğünde  hiç kimse annesinin cinayeti ile ilgili bir şey yapmamıştı. Adeta cinayet yok sayılmıştı.Ama o bunu unutmamıştı. Birden pişmanlığı bütün benliğiyle hissetti.Ona ve annesine gösterilmeyen şevkat bu kadına gösterilmeliydi. Birden suçluluk hissetti.O bir hakimdi.Yüreğinde merhamet duygusu yoğunlaştı.Sanki annesini görüyordu şimdi o beş yaşındakı yalnızlığını annesinin ellerinden kayıp gittiğindeki acıyı hissetti.Tekrar suçladı kendini.Kendi özeleştirisini yapmalıydı.Onun başına gelen başkasının hikayesiydi şimdi ama kendı hıkayesiyle aynı bitmemeliydi . Şevkat belirdi gözlerinde.Adalet onun elindeydi. O bunu hem annesi için hemde o kadın için yaptı.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 14:58:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790383</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790403</link>
         <description><![CDATA[<div>1.Gardiyan </div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/303e53aed26e8b78645b7214aff22419/Screenshot_20180525_170731.png" />
         <pubDate>2018-05-26 14:58:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790403</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790452</link>
         <description><![CDATA[<div>2.Gardiyan </div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/244418886/62f1da78ddd1396bec1431ce9a654113/Screenshot_20180525_170735.png" />
         <pubDate>2018-05-26 14:58:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790452</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Emine İrem Şahan 9/D 299</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790458</link>
         <description><![CDATA[<div>Emine İrem Şahan 9/D 299<br>Su adında bir kız çocuğu vardı.Bu kız çocuğu yanlızdı.Aslında yanlız olmak istemiyordu ama geçmişte yaşadığı bir pişmanlıktan dolayı kendini yanlız hissediyordu. Geçmiş çok iyi anlaştığı bir arkadaşı vardı.  Bu arkadaşının adı Selen idi. O gün Selen ve Su  buluşup alışveriş merkezine gideceklerdi. Selen'i gelmeye Su ikna etmişti.<br> Alışverış merkezine gelmişlerdi.Birlikte sinemaya,oyun merkezine ve mağazalara gittiler.Zamanın nasıl geçtiğini anlamamışlar ve bu günün hiç bitmesini istememişlerdi.Ama her güzel günün sonu olduğu gibi bu gününde sonu vardı.Alışveriş merkezinden çıktılar ve durağa doğru yürüyorlardı.Ama bir sorun vardı durak karşı yoldaydı. Karşıya geçmeleri gerekiyordu.İlk önce sağ,sonra sol tarafı kontrol ettikten sonra karşıya geçmeye başladılar.Bir sorun vardı. Su ve Selen aynı anda yürümüyordu. Selenin kulağında kulaklık vardı ve Su 'ya göre daha yavaş yürüyordu. Su Selen'i uyarmayı düşünememişti. Ve bir anda çok süratlı bir araba onların üstlerine doğru gelmeye başladı. Su kaldırıma çıkmıştı.Selen'in ise geçmesine  çok az kalmıştı. Su bir anda Selen'i tutup karşı tarafa geçirecekti.Fakat o an ki korku ve heyecanla farkında olmadan Selen'i itti ve Selen 'e araba çarptı.<br> Su bir anda neye uğradığını şaşırdı ve şok oldu.Donup kalmıştı. Bir anda  Selen ile birlikte geçirdiği zamanlar film şeriti gibi geçti gözlerinin önünden. Hemen ambulansı aradı.Ambulans geldi. Su Selen ile birlikte ambulansa bindi.Hemen Su Selen'in ailesini  aradı.Hastaneye vardıklarında Selen'i ameliyathaneye aldılar.Birkaç dakika sonra Selen'in ailesi geldi.Su'nun gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüştü.Ailesi de Su'dan farklı değildi. Yaklaşık 2 saat sonra ameliyathaneden doktor çıktı.Ve aileye 'Başınız Saolsun' dedi. Selen' in ailesi ve Su bunu duyduktan sonra yıkıldılar.Su *keşke karşıdan karşıya geçereken Selen 'e kulaklığını kulağından çıkarmasını söyleseydim* diye geçirdi içinden. Su bu olayı o günden bugüne kadar hiç unutmamıştı.Keşke demeden önce sözlerimize,fiillerimize ve davranışlarımızı düşünüp öyle hareket etmek gerekir.Yanlızlığın hem iyi hem kötü yanları vardır.Ama insanlar hangisinin daha ağır basacağını kendisi belirler. Su iyi ve kötü tarafı için hep dengede olduğunu sanardı.Ama aslında Onun için kötü tarafi daha ağır basıyordu fakat bu onun farkında değildi.Kimseye içini döküp anlatamıyordu.Yeni bir arkadaş edinmekten korkmuyordu ama Selen'in başına gelen olayda aklından çıkmıyordu.<br> O yüzden Su uçsuz bucaksız yanlızlığa gömüldü.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 14:58:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790458</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İrem Kılıç 9/D 402 </title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790489</link>
         <description><![CDATA[<div>İrem kılıç 9/D 402<br><br>Reis Bey <br>Kitabın özeti:<br>İstanbul’da Nişantaşı’nda bir cinayet işlenmiş, zengin ve yaşlı bir kadın öldürülmüştür. Kumarbaz ve esrarkeş olduğu, aleyhinde başka deliller de bulunduğu için kadının oğlu cinayet suçuyla tutuklanır. Tanıkların ifadeleri de bu zannı desteklediği için, masum olduğunda ısrarına rağmen, sanık asılır. Oysa eve gizlice girip cinayeti işleyen, sonra da mücevherleri alıp kaçan; suçsuz yere  asılmış gencin oyun arkadaşlarından biridir ve bu, sonradan anlaşılır. İdam kararını vermekle, meslek hayatının en büyük hatasını işlemiş olan, o âna kadar merhametsiz ve katı bir kanun adamı Reis Bey, şimdi bazan kesin delillerin de yetmediğini görmüş, durumlara merhamet, anlayış ve psikoloji açılarından da bakmak lüzumunu öğrenmiştir. Reis Bey, emekliliğini ister, yargıçlıktan ayrılır. Aldığı ikramiyeyi astırdığı gencin yaşlı dadısına bağışlar. Kendi de eski katiller, ayaktakımı arasına karışarak onları dürüst birer insan yapmaya koyulur. Gittiği kumarhanede inandırıcı konuşmalarından birini yaptığı bir gün, kabadayıların bıçak ve tabancalarını  toplamış, ceplerine yerleştirmiştir ki, kumarhane polisler tarafından basılır. Garson, ocakta gizli bir paket eroini hemen ve gizlice Reis Bey’in cebine atar. Yapılan aramada, üzerinde bir sürü silâh ve eroin çıkan Reis Bey hapse atılırsa da durum anlaşılıp asıl suçlu ortaya çıkınca beraat eder.<br><br>Dönüştürülmüş hali:<br>Reis Bey aldığı yanlış karar sonucu bunalımda ve kendini kötü hissetmektedir. Bir gün kafasına  olayları çok takmıştır. Bu yüzdende kafasını biraz dağıtmak için otele yakın olan kahvehaneye gider. Kahvehanede daha önceki olaylardanda tanıdığı ayaktakımı kişilerin olduğu masaya oturur. Reis Bey dertli ve çaresiz bir şekilde ayaktakımının konuşmalarını dinler. Ayaktakımı grubu konuşurken konu pişmanlık konusuna gelince kaatil pişmanlığını anlatmak ister. Sözlerine şöyle başlar. " Benim pişmanlığım karımın beni aldatmasını öğrenir ögrenmez öldürmemle başladı. Bunca yıl hapiste yattım hatalarımın yeni yeni farkına varmaya başlıyorum pişmanlığım ise karıma aşık olduğum zamandan beri olduğunu anladım. "der ve sözlerini bitirir. Derin bir sesizlik olmuştur. Herkes derin düşüncelerle etrafa bakınırken Reis Bey söze girer." Çocuklar benim yaptığım hatamın herkes farkında bende dahil şimdi ben bu hatam için üzülüyorum evet kendimi kötü hissediyorum ama bu benim yaptığım hatamı düzeltemiyor bu yüzden kimsenin bu duyguyu, çaresizliği yaşamaması için düzelticeğiz var mısınız ?buna"  der. Ayaktakımı bu teklifi kabul eder ve başkalarınında bu hataları yapmamaları için elinden gelenleri yaparlar. Sonuçlara göre bu fikir işe yaramış ve suçlular en aza düşmüştür.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 14:59:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790489</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İrem Kılıç 9/D 402 </title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790541</link>
         <description><![CDATA[<div>irem kılıç 9/D 402<br><br>Dostluğun Gücü <br>Bir lokantanın önünde 20 yıl önce verilmiş randevuyu bekliyordum. 20 yıl önce okulda tanıştığım ve aramızda dostluk kurduğum Habbab'ı bekliyordum. Habbab bir sığınmacı, ülkesinde yaşadığı zorluklara rağmen hiç pes etmeden buralara kadar gelmiş. Yedi yaşında bir kardeşiyle yetimhanede kalıyordu. Yetimhanede yaşadığı zorluklara karşı hep boyuneğmek zorunda kalıyordu, orada yaşadığı baskı, yalanlar bütünü Habbab'ı çok üzüyordu. Habbab çok adaletli birisiydi, herkese adil davranırdı. Çok yardımsever ve çok iyi birisiydi. Lokantanın önünde Habbab'ı beklemeye devam ederken lokantanın önünde dilencilik yapan bir adama yemek ısmarladım, o kadar mutlu oldu ki o mutlu oldukça ben de mutlu oldum. Sonra lokantanın önünde beklemeye devam ettim. Yanımdan geçen bir engelliadam yanıma gelip adres sordu. Adresi tarif edene kadar saat 10.20 geçiyordu. Saat tam  10.00'da buluşacaktık.saat 10.30 'a yakın yolun karşısından bir adam bana doğru yürüyordu, "evet işte geliyor randevuyu unutmamış." dedim ama karşıdan gelen iş arkadaşım Mert'di. "Mert burada ne işin var." diye sohbete başladık, ona burada 20 yıl önce verilmiş olan randevuyu beklediğimi söyledim  ama heralde unuttuğunu ve gelmeyeceğinide ekledim. Mert "biraz geciktim üzgünüm" diyince ne demeye çalışıyor acaba diye düşünmeye başladım ki Mert'in Habbab olduğu jetonu yeni düştü ama bu hiç mantıklıgelmiyordu, neden kendini gizleyip Mert olarak tanıtmıştı bunu sorduğumda bana süpriz yapmak  istediği cevabını aldım. Bir kafeye gidip oturduk bana kardeşinin hikayesini anlatmak istedi bende kabul ettim. Sözlerine şöyle başladı " kardeşimi bilirsin doğru dürüst okuyamıyor, yazamıyor dersleri  hep düşük ve üstelik yaramazda okulda sınıf ögretmeni benle konuşmak için beni yanına çağırdı, ilk başta şikayet için çağırdığını düşündüm ama bir öneri için çağırmış kardeşime zeka testi yapılmasını istedi, ilk başta dalga geçiyor sandım ama sonra ciddiyetini anladım. Gerçekten de zeka testi yaptırmaya gittim, meğersem kardeşim üstün zekalı olduğu anlaşıldı. Bu olay beni çok mutlu etti mutluluktan ağladım çünkü bu olay gerçekten bir mucize ben ve diğerleri kardeşimi yaramaz, şımarık bir çocuk olarak tanıyorduk. Ama öyle olmadığını çok önce anladık bu olaydan sonra buralarda bir okul kardeşime 0 burs verdi.Bende şu anda çalıştığım işi buldum kendime. İlk başta seni tanıyamadım.20 yıl seni çok değiştirmiş. Sonradan seninle tanışınca anladım ve buluşma yerine gelip gelmeyeceğini merak ettim ama sen bütün iyimserliğin ile geldin. Sen gerçek dostsun arkadaşım Yamaç" diyerek sözlerini bitirdi. Ben çok duygulanmıştım, dokunsa ağlayacak gibiydim, "bu olay olağanüstü bir olay"diyerek sessizliği sağladım. Biz gerçek bir dosttuk ve dostluğumuzda böyle devam etti.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 15:00:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790541</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İrem Kılıç 9/D 402 </title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790814</link>
         <description><![CDATA[<div>İrem kılıç 9/D 402<br><br>Reis bey <br>Tema =pişmanlık<br>Sabaha karşı dışarıdan gelen polis arabası seslerine uyandım ne olduğunu anlayamadan camdan bakmaya devam ettim.Aslında ifade veren Ayşe teyze-"bütün varım yoğum gitti ben şimdi ne yapacağım."diyerek çaresiz bir şekilde ağlıyordu.polisler ise Ayşe teyzeyi teselli ediyorlardı polisin sorduğu soru Ayşe teyzeyi epeyce düşündürmüştü.Polisin <br> sorduğu soru-"şüphelendiğin bir kimse varmı? "sorusuydu. Ayşe teyzenin aklına sanki birşey gelmiş gibi gözleri parladı ve konuşmaya devam etti.-"günlerdir beni bir adam takip edip duruyordu bu olaydan o kadar rahatsız oldumki bir ara size gelip söylemeyi bile düşündüm.polis bu ifadeyi aldıktan sonra.-"adamı tanıyormusunuz ? "Diye sordu.Ayşe teyze robot resmi çizdirip eve gidebilecegine söyledi.bu olaydan bir gün sonra Ayşe teyzeyi yolda gördüm ve bu olayı sordum. Ayşe teyzeyi de onu takip eden kişinin bulunduğunu ama Sucu itiraf etmediğini söyledi daha sonra hakim Ogün nerede olduğuna dair Kanıt istemiş ama suçlu da ispatlayamayınca deliller çerçevesinde tutuklanmış Birkaç ay sonra ise katilin Aslında o olmadığı ispatlanmış gerçek katil hırsızlık ettiğinden beri hep sıkıntı içine girmiş ama bu sıkıntı maddi sıkıntı değilmiş manevi sıkıntıymış suçu itiraf ettikten sonra Suçsuz kişi çıkarılmış Ayşe teyzenin Merak ettiği konu ise adamın neden sürekli onu takip ettiğiymiş o bu konuyu şöyle açıklamış Ayşe teyze Üst katında oturan hanımefendi Benim annemiş ama uzun zaman önce beni annemden ayırmışlar Ben de annemin olduğunu öğrenince onu görmeye ben senin oğlunun demek istediğim ama hiç bir zaman Bu cesareti sağlayamadım sağlayamadığım içinde bu durumdayım zaten demiş Ayşe teyze çok duygulanmış hem attığı suçtan pişmanlık duymuş hem de duyduğu pişmanlığı ve suçunu affettirmek istemiş annesi ile çocuğu kavuşturup manevi huzuru ermiş sonunda Adalet yerini bulmuş herkes hakettiği yerdeymiş.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 15:04:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263790814</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263801686</link>
         <description><![CDATA[<div>GÖREV DAĞILIMLARI <br><br>Fragman/515,524,299,402,508<br>Bana Kitabını Sat/515,524,299,402,508<br>Kitap kapağı/299 EMİNE ŞAHAN<br>Yazar Koltuğu/515,524,299,402,508<br>Röportaj/515,524,299,402,508<br>Kitap Ayracı/402 İREM ŞAHAN<br>Dergi/508ALEYNA ALTAY ,402,REM KILIÇ299EMİNE ŞAHAN<br>Logo/515,524,299,402,508<br>Adalet ile ilgili video/508    <br>BU GRUPTA HERKES HER ŞEYİ  EŞİT ŞEKİLDE HEP BİRLİKTE YAPMIŞTIR.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 18:06:30 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263801686</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>nursultandeniz5</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263802797</link>
         <description><![CDATA[<div>https://youtu.be/i0cLWpchD2c <br>Kitabımızın içeriğinden yola çıkarak kendi hazırladığımız videomuz.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 18:27:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263802797</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kitap kapağı tasarımımız...</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263804935</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/222011203/abc120da465be75a59f2d8be80c5feae/IMG_20180526_WA0041.jpg" />
         <pubDate>2018-05-26 19:13:20 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263804935</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İrem Kılıç 402 9/D</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810486</link>
         <description><![CDATA[<div>https://iwishyouto.com/view/174f27211d7a197b</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 19:56:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810486</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nur Sultan Deniz 9/D 515</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810521</link>
         <description><![CDATA[<div>https://iwishyouto.com/view/b0d8b0f6c5a7d638</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 19:57:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810521</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melisa Koç 9/D 524</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810657</link>
         <description><![CDATA[<div>https://iwishyouto.com/view/21b1c7c4bbcea933</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 20:00:12 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810657</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Emine İrem Şahan 9/D 299</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810705</link>
         <description><![CDATA[<div>https://iwishyouto.com/view/65a0aa91ed0d63f1</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 20:01:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810705</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Aleyna Altay 9/D 508</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810738</link>
         <description><![CDATA[<div>https://iwishyouto.com/view/973d16d6310a4c60</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-05-26 20:02:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810738</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kitabını bana sat çalışmamız.</title>
         <author>aleynasbehm</author>
         <link>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810766</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://youtu.be/cgmF2Vf45tM" />
         <pubDate>2018-05-26 20:03:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/aleynasbehm/invzq3axekwi/wish/263810766</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
