<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>1.DÖNEM BİYOLOJİ ÖDEVLER by Yusuf Faik Can</title>
      <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2019-09-23 16:40:52 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-12-10 11:26:32 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>1)BÜTÜN BİTKİ HÜCRELERİNDE HÜCRE DUVARI BULUNUR MU ? </title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388325028</link>
         <description><![CDATA[<div>Hücre Duvar insan ve hayvan hücrelerinde görülen bir yapı değil. Mantar, bitki, bakteri hücrelerinde ve başka bazı canlılarda bulunan bir yapıdır.Bitkiler de bizler gibi çok hücreli organizmalar. Ancak bizde olduğu gibi iskeletleri ve hareket sistemleri yok. Bulundukları sabit ortamın olanaklarıyla yetinmek, doğanın olumsuz koşularına, şiddetli rüzgârlara, aşırı sıcağa, aşırı soğuğa dayanmak zorundalar.Tek hücreli canlılar da, tıpkı evi olmayan ve sokakta yaşayan insanlar gibi tüm işlerini kendileri yapmak zorunda: Besin bulmak, gerektiğinde savaşmak, hareket etmek, kendini savunmak, dış dünyanın olumsuz etkilerine karşı iç düzenini korumak. Üstelik tek hücreli canlılar her yerde bulunabilir. Açık havada, tarlada, yiyeceklerde, derimizin üzerinde, metal yığınlarında. Görüldüğü gibi bitki ve bakteri hücrelerini sadece hücre zarı ile korumak mümkün değil. Çünkü hücre zarı akışkandır ve mekanik koruma sağlanması beklenmez. Sürekli değişen dış etkenler nedeniyle zar dağılır ve hücre yok olur gider. Bu durumda, dış koşullara bağlı acımasız saldırılarla karşı karşıya kalan hücreler yaşamak için ek donanımlara sahip olmak zorunda. Bunların başında hücre iskeleti ve duvarı geliyor. Hücre duvarı hücreyi sadece dış etkenlere karşı korumuyor, hücrenin bütünlüğüne zarar verebilecek iç etkenlere, örneğin turgor basıncına karşı da koruyor. Kısacası duvar hücreyi içeriden ve dışarıdan gelebilecek yıkımlara karşı savunuyor.  <br><br><strong><em>Kaynaklar:</em></strong>Cabeen, M. T., Jacobs-Wagner, C., “Skin and bones: thebacterial cytoskeleton, cell wall, and cell morphogenesis”, The Journal of Cell Biology, Cilt 179, Sayı 3, s. 381–387, 5 Kasım 2007. Albert, B., Johnson, A., Lewis, J., Raff, M., Roberts, K., Walter, P., Molecular Biology of the Cell, (5. Basım), Garland Science, Taylor and Francis Group, 2008. Levinson, W., Review of Medical Microbiology and Immunology, (9. basım), Lange McGraw Hill, 2008. <br><br><strong><em>Kendi Düşüncem:</em></strong>Bütün bu araştırmalar sonucunda bütün bitkilrin hücre duvarına ihtiyacı olduğunu ve hücre duvarına sahip olmadan korumasız canlılar olduklarına karar verdim.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/068c61e535c0d1c59c9706f7288d32e4/f4a9b0d822a05b1affe4cde506566390.jpg" />
         <pubDate>2019-09-23 16:42:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388325028</guid>
      </item>
      <item>
         <title>2)ALG NEDİR ? </title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388328325</link>
         <description><![CDATA[<div>Algler genellikle sucul ve yarı sucul habitatlarda (okyanus, nehirler, tatlı su gölleri, çaylar, dereler, kutup gölleri, su birikintileri vb.) yaşayan selülöz çeperi bulunan, ototrof, basit yapılı, fotosentez yapabilen ökaryotik canlılardır. Ancak hemen belirtelim ki alglerin bazıları fotosentez yapamazlar.Alglerin bir kısmı ise karalarda, nemli topraklarda, likenlerde ya da kara bitkilerinin yüzeylerinde yaşayabilirler. Algler diğer pigmentlerle birlikte klorol  içerirler. Bu pigmentler sınıandırılmalarında önemli rol oynarlar. Mikroskobik algler çoğunlukla doğal sularda bulunurlar, okyanuslarda 25 m. derinliğe kadar inerler. Algler her tip deniz hayvanı için primer besin kaynağını oluştururlar ve fotosentezde % 70 kadar oksijeni atmosfere bırakırlar. <br><br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong> https://www.biyologlar.com/algler-1</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/83dfb330055021d18248c939470ce33a/mavi_yec59fil_alg.jpg" />
         <pubDate>2019-09-23 16:46:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388328325</guid>
      </item>
      <item>
         <title>3)BAKTERİLER BOĞUMLANIRKEN BİTKİLER NEDEN ARA LAMEL İLE BÖLÜNÜR ? </title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388329890</link>
         <description><![CDATA[<div>          Bitki hücrelerindeki hücre duvarı ile bakterielerin hücre duvarları farklıdır.Evet,iki canlıda da hücre duvarı kullanılır ama bakteri hücrelerindeki hücre duvarı bitki hücrelerindeki selülozdan oluşan hücre duvarı kadar sert ve dayanıklı değildir.Çünkü bakteri hücrelerinin hücre duvarındaki peptitgolikan yapı (glikoz+protein) yumşaktır.  <br>          Bu nedenden dolayı bakteriler boğumlanarak bölünürken bitkiler boğumlana- mayacağından ara lamel oluşturur.Ara lamel ise hücrenin çeperlerine ulaşıncaya kadar genişler ve hücreyi ortadan ikiye böler.<br><br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong>8.sınıf okul defterim ve internette bulduğum bilgiler    </div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/8ccba6b3e718049b278c4c4639547040/bitki_hayvan.jpg" />
         <pubDate>2019-09-23 16:47:40 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388329890</guid>
      </item>
      <item>
         <title>4)DNA&#39;NIN BULUNDUĞU HER ORTAMDA RNA&#39;DA BULUNUR MU ?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388903636</link>
         <description><![CDATA[<div><br>DNA hücrenin bazen içinde (stoplazmasında),bazenden çekirdeğinde bulunur.RNA,ökaryot canlılarda hücre çekirdeğinde DNA tarafından sentezlendikten sonra sitoplazmaya geçip ribozoma ulaşır. Ayrıca ribozomun yapısında da bir çeşit RNA vardır. Yani RNA sitoplazmada, çekirdekte ve ribozom organelinde bulunur.Prokaryot hücrelerde ise sitoplazmaya dağılmış halde bulunur.Yani RNA DNA'nın bulunduğu her yerde bulunmasada DNA tarafından sentezlendiği için birçok yerde beraber bulunabilirler.Çünkü DNA RNA sız çalışamaz aynı zamanda RNA da DNA sız çalışamaz.<br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong>Kendim ve internetteki ödev sitelerinden bulduğum bilgiler.<br><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/1f6acfc52b5f0a5272d092a51523a379/maxresdefault.jpg" />
         <pubDate>2019-09-24 15:10:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388903636</guid>
      </item>
      <item>
         <title>5)SOLUNUM SİSTEMİ VE HÜCRESEL SOLUNUM NEDİR ?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388937833</link>
         <description><![CDATA[<div><strong><em>SOLUNUM SİSTEMİ:</em></strong>Solunum sistemi, kandaki karbondioksit gazının oksijen gazı ile yer değiştirmesini sağlayan sistemdir. Solunumun temel organı akciğerlerdir. Göğüs boşluğunda asılı olarak bulunan akciğerler pembemsi renkte süngersi yapıdadır. Bu pembemsi görünüm sigara içenlerde veya pasif içicilerde görülür.<br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong>GOOGLE(Solunum Sistemi araması)<br><strong><em>HÜCRESEL SOLUNUM:</em></strong>Besinlerin hücre içerisinde parçalanması ile ATP üretimini sağlayan mekanizmaya Hücresel Solunum denir.<br>- Hücresel solunum sonucu açığa çıkan serbest enerji, ATP içine yerleştirilerek canlının hayatsal faaliyetlerinin (Fotosentez ve kemosentezde kullanılmaz.) yerine getirilmesinde kullanılır.<br>- Her canlının hücresel solunum mekanizması vardır. Tüm hücresel solunum mekanizmaları Glikoliz Reaksiyonu ile başlar. Daha sonra enzimler ve oksijenin varlığına göre farklı şekilde ilerler.<br><strong><em>Oksijenli Solunum (Aerobik):</em></strong>  Oksijen yardımı ile besin monomerlerinin parçalanarak enerjinin üretildiği solunum reaksiyonudur.<br><strong><em>Oksijensiz Solunum (Anaerobik):</em></strong> Oksijen olmadan besin monomerlerinin parçalanarak enerjinin üretildiği solunum reaksiyonudur.<br><strong><em>Fermantasyon:</em></strong> Enzimler yardımı ile besin monomerlerinin kısmen parçalanması ile enerjinin üretildiği solunum reaksiyonudur.<br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong>https://www.selinhoca.com/huecresel-solunum</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/713763c7d130de0f89b9293071204e3a/vcudumuzdakisistemlersolunumsistemi_151209193244_lva1_app6892_thumbnail_4.jpg" />
         <pubDate>2019-09-24 15:52:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388937833</guid>
      </item>
      <item>
         <title>6)CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ TÜM CANLILARDA OLMAK ZORUNDA MI ?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388947821</link>
         <description><![CDATA[<div>Caıların ortak özellikleri 10(11) tanedir.Bunlar;Hücresel yapı,beslenme,enerji üretimi(solunum),büyüme(metabolizma),hareket,boşaltım,üreme,çevresel uyarılara tepki,organizma(organizasyon),adaptasyon,protein sentezi.<br>Bu özellikler olmasa canlılar hayatlarına devam edemez,hareket edemez,üreyemez vb. Yani bu özelliler aslında bir canlıda yaşamsal foksiyonlardır.O canlının yaşaya bilmesi için bu özelliklere <br>sahip olması gerekir.Yani her hücre harfi harfine aynı özelliklere sahip olmaz ama kendi direnci kendi gücünün yettiği kadar bu özelliklerden bir belirti bulundurmak zorundadır.Aslında bütün canlıların ortak özelliği olarak şunu diyebiriz;<br>-Hücre zarının bulunması.<br>-Sitoplazmanın bulunması.<br>-Nükleik asit(DNA ve RNA) bulunması.<br>-Ribozom organelinin bulunması.<br>-Kendi proteinlerini sentezleyebilmesi.<br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong>GOOGLE GÖRSELLER,kendi bilgilerim ve 9.sınıf defterim.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/7af6d94207e2d07e920dfe7e49f52628/InkedCANLILARIN_ORTAK__ZELL_KLER__LI.jpg" />
         <pubDate>2019-09-24 16:05:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/388947821</guid>
      </item>
      <item>
         <title>7)PROTEİNLER HÜCREDE NASIL ÇALIŞIR ? NASIL KİMYASAL DEĞİŞİKLİK MEYDANA GETİRİR ?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/395115439</link>
         <description><![CDATA[<div>Proteinlerin kısaca tanımı yapmak gerekirse, yapısında karbon (C), hidrojen (H), oksijen (O) ve azot (N) bulunduran organik bileşiklere <strong>protein</strong> denilmektedir.Proteinler vücutta <strong>onarıcı ve yapıcı</strong> olarak görev yapan bir organik bileşiktir. Proteinler<a href="http://www.yenibiyoloji.com/karbonhidratlar-konu-anlatimi-2728/"> </a>karbonhidrattan ve yağdan sonra zor durumda kalınması durumunda enerji verme kaynağı olarak kullanılabilir. Ancak proteinin kullanılmaya başlanması demek ciddi sağlık problemlerinin başladığını gösterir. Proteinler hücre zarı yapısına katılır ve hücre zarı yapısında madde alış-verişinde önemli rol oynamaktadır.Proteinler enzim ve hormonlarında yapısında yer almaktadır.Proteinler hücre, doku, organların esas yapılarında yer almaktadır.Hücre zarı üzerinde yer alan protein türü olan glikoprotein reseptör görevini üstlenmektedir.Hücre içi ve hücre dışında varolan osmotik dengeyi sağlamaktadır.Hücre içerisinde yaşanan olaylar doğrultusunda ortaya çıkan <strong>pH</strong> değerlerinin değişikliklerini dengelemede sorumludur.<br>Proteinlerin amino asit dizilimi doğrudan genler tarafından kontrol edildiği için, çalışmakta olan bir gende meydana gelen değişiklikler, bu genin üretiminden sorumlu olduğu proteinlerin de hem dizilimlerinde, hem de üç boyutlu yapılarında kendini gösterir. Bu özellikleri sayesinde, proteinler bizim için genetik değişimleri de ölçme ve inceleme açısından oldukça önemli bir noktadadır.<br><br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong>http://www.acikbilim.com/2015/02/dosyalar/evrime-molekuler-bakis-proteinlerin-soyledikleri.html<br>http://www.yenibiyoloji.com/proteinlerin-gorevleri-331/<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/cb50211b03216fb1005e3d9fd4b1fbe1/i.jpg" />
         <pubDate>2019-10-08 15:43:05 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/395115439</guid>
      </item>
      <item>
         <title>8)KAS HÜCRELERİ HİÇ Mİ BÖLÜNMEZ ?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/395133640</link>
         <description><![CDATA[<div>Vücudumuzda bulunan bazı hücrelerin bölünme özelliği yoktur. Bunlar sinir, kas, alyuvar ve üreme(eşey) hücreleridir. Çekirdeği ya da kalıtım maddesi olan hücreler bölünür. Bazı hücrelerde çekirdek yoktur. Örneğin alyuvar hücreleri çekirdeksizdir. Bu hücreler bölünemez ve bir süre sonra ölür. <strong><em>Sinir ve kas hücreleri ise hiç bölünmezler.</em></strong> Karaciğer hücreleri gibi bazı hücreler ise normalde bölünmez fakat yaralanma veya hücre ölümü gibi olaylar sonucu kaybedilen hücrelerin yenilenmesi amacıyla bölünürler. Bazı hücrelerde ise bölünme çok hızlı ve sürekli olur. Örneğin kemik iliği ve embriyo hücreleri sürekli ve hızlı bölünür<strong><em>.Hücre bölünmesi bebeklik, çocukluk ve ergenlik döneminde hızlıdır.</em></strong><br><br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong>https://www.fenokulu.net/yeni/Fen-Konulari/Konu/Tum-Hucreler-Bolunur-mu_1176.html</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/11edfe5632bec6ab267e14791a868bc9/tum_hucreler_bolunur_mu.jpg" />
         <pubDate>2019-10-08 16:07:54 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/395133640</guid>
      </item>
      <item>
         <title>9)CANLILARDA GELİŞMİŞLİĞİ BELİRLEYEN NEDİR ? KROMOZOM SAYISI NEDEN GELİŞMİŞLİĞİ BELİRLEMEZ ?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/395141809</link>
         <description><![CDATA[<div>Canlının gelişmişlik düzeyi genellikle kromozom sayısının fazla olması ile ilşkilendirilir - bu temel bir yanılgıdır. Canlının gelişmişlik düzeyinin sahip olduğu kromozom sayısı ile uzaktan yakından alakası yoktur. Öyle olsa eğrelti otu bile bizden daha gelişmiş olurdu!Canlının gelişmişliği kromozomlar üzerinde bulunan genlerin yapı ve diziliişleriyle orantılıdır. Bu genlerin ürettiği protein miktarı, yapısı ve çeşitliliği ve  bu proteinlerin hücredeki diğer proteinler ya da yapılarla oluşturdukları büyük yapılar canlıların gelişmişliğini gösteren başlıca etkenlerdir.Bunların dışında solunum-boşaltım vs gibi ihtiyaçlarını hangi yollarla (deri-akciğer vs) karşıladığı, bu yolların karmaşıklığı ve sistemli oluşu da canlı gelişmişliğinin başka bir göstergesidir.<br><br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong>https://eodev.com/gorev/3079169</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/36d426ca4cb8ae3f4e053df415de9e96/iMMGH64WH.jpg" />
         <pubDate>2019-10-08 16:20:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/395141809</guid>
      </item>
      <item>
         <title>10)DNA REPLİKASYON ANİMASYONU</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/397845074</link>
         <description><![CDATA[<div>Derste bahsettiğiniz:<br><a href="https://youtu.be/TNKWgcFPHqw">https://youtu.be/TNKWgcFPHqw</a></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-15 11:48:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/397845074</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11)İNTERFAZ NE KADAR SÜRER ?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/397849465</link>
         <description><![CDATA[<div>       İnterfaz süresi hücre döngüsünün yaklaşık %90’ını oluşturur. Örneğin insan deri epitel hücresi 24 saatte bir bölünebilir. Bu sürenin yaklaşık 23 saati interfazı kapsarken geriye kalan 1 saatlik kısmında hücre, bölünme aşamasındadır. Bu nedenle çok sayıda hücreden oluşan preparatların mikroskobik incelemelerinde interfazdaki hücrelere daha fazla rastlanır. İnterfaz G1, S ve G2 olmak üzere üç aşamada gerçekleşir.<br>         İnterfaz, bölünmüş bir hücrenin, yeniden bölünmek için geçirdiği bir hazırlık evresidir. Ökaryot hücrelerin yaşamının en uzun evresidir. Örneğin, insan deri hücresi bir günlük bölünmenin kabaca 22 saatini interfazda harcar. Üç bölüme ayrılır.<br><br><strong><em>KAYNAKÇA:</em></strong><a href="https://www.canlibilimi.com/interfaz-nedir-interfaz-evresi-ne-demektir/">https://www.canlibilimi.com/interfaz-nedir-interfaz-evresi-ne-demektir/</a></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/f0041aff15051ff43a07cd3ef97025e5/media.jpeg" />
         <pubDate>2019-10-15 12:01:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/397849465</guid>
      </item>
      <item>
         <title>12)HÜCRELER NEDEN YAŞALANIR?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401011189</link>
         <description><![CDATA[<div>Yaşlanmayla ilgili çalışmalar önceleri çok hücreli organizmalarla yapılmıştır. Hücre yaşlanması çalışmaları ise hücre kültürü tekniklerinin gelişmelerinden sonra başlayabilmiştir. <br><strong>-Organizmalar Hücreleri Yaşlandıkları İçin Mi Yaşlanıp Ölmektedirler?</strong> <br>Bu sorunun karşılığı bazı durumlar için evet, ancak çoğu durumlar da olumsuzdur. Yaşlanma ile organizma hayatının son bulması (ölüm) olayları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Çünkü birbirinden çok farklı kavramlardır.<br>Bu duruma verilebilecek en iyi örneklerden biri kanser hücreleridir.Kanser hücreleri gibi tamamen gençleşmiş görünen, ancak anarşik şekilde çoğalan hücreler de organizmanın ölümüne  neden olmaktadır. Organizmanın ölmesi için bir hücre grubunun yaşlanıp ölmesi gerekmemektedir. Kendileri tamamen yaşlanmadıkları halde organizma için gereken görevini yapmayan ya da asıl görevlerinden başka görevler yapmaya başlayan hücre grupları da organizmanın ölümünden sorumlu olmaktadırlar.<br><strong>-Bir Hücrelilerde Yaşlanma Var Mıdır?<br></strong>Burada prokaryotlarla ökaryotları ayırt etmek gerekecektir. Yaşlanmış hücreyi, zamanla bazı görevlerini yapamaz ve bölünemez duruma gelmiş bir hücre olarak kabul ettiğimizde, bakterilerde yaşlanma olayı görülmemektedir.Çünkü bakterilerin, kendilerine uygun bir ortam buldukları sürece, var olma ve çoğalma yetenekleri sınırsızdır.Ancak ökaryot hücreler için bu durum geçerli değildir. Örneğin; insan fibroblastlarının yaklaşık 60 bölünmeden sonra öldükleri görülmüştür.Her hücre grubunun kendine özgü bir maksimum katlanma (bölünme) sayısı vardır. Hücre gruplarına göre değişen bu maksimum katlanma sayısına, bu konudaki gözlemlerini ilk olarak ileri süren araştırmacınınadına atfen “Hayflick Limit” denilmiştir. Bu limit sayısı genç bireylerden alınan fibroblastlarda daha yüksek (≥60)  yaşlı bireylerden alınanlarda ise daha düşük (30-40) bulunmuştur.<br><strong><em>-Hücre Neden Yaşlanır ?</em></strong></div><div><strong>a)Telomer Nedir?<br></strong>Hücrenin ve organizmaların yaşlanmasınıtetikleyen bir yapı olan telomer, kromozomların en uç kısımlarına verilen addır. Telomerik yapılar, tekrarlayan TTAGGG bazlarından oluşmaktadır. bu altı baz insanda 5-7 bin kez </div><div>tekrarlanmaktadır. Bunlar ayakkabı bağının ucunda bağ kullandıkça </div><div>bozulmasın diye yapılmış sert tutuculara benzetilebilir.Araştırmalar, telomerlerin hayat süresini belirleyen karar vericilerden biri olduğunu göstermektedir.Telomer teorisine göre; telomer uzunluğu belli bir </div><div>sınırın altına düştüğünde hücre daha faza</div><div>bölünemez ve ölür.Bu sebeple doku eskisi kadar iyi yenilenemez ve yaşlanır.Bir hücrenin kaç kez bölüneceği ve kaç defa bölündükten sonra telomerlerin kısalıp yok olacağı hücrenin genetik hafızasında yazılıdır.Bilim adamlarına göre,telomeri kısa olan kişilerin yaşam süresi de kısa olmaktadır.<br><strong>b)Telomer NedenKısalır?<br></strong>DNA zincirlerinin başlangıç ve bitiş kodları hücre bölünmesi sırasında atılır ve geriye kalankromozomlar eşlenir.Hücrenin her bölünmesinde </div><div>telomerik uçlardan bir miktar DNA kaybedilir vehücre yaşlandıkça telomerler kısalır. Normal bir hücrenin her bölünüşünde, telomer boyu yaklaşık </div><div>100 baz çifti kadar kısalır.<br><strong>c)Telomeraz Enzim?<br></strong>Telomeraz telomerleri sentezleyen ve koruyan bir </div><div>ters transkriptaz enzimidir. Ters transkriptaz enzimi ise  RNA'nın çift sarmalı DNA'ya çevrilmesini katalize eden enzimdir. Telomeraz enzimi telomer sentezini gerçekleştirirken RNA yı kalıp olarak kullanır. Bu kalıptaki baz dizilimi ise AAUCCC dir.<br><strong><em>Örnek:</em></strong><strong> Doly Neden Erken Öldü ?<br></strong>Bir koyunun yaşam süresi ortalama 12 yıldır. Somatik hücrelerden alınan çekirdekle klonlanan doly, 6 yaşına geldiğinde 12 yaşındaki birkoyunda görülmesi gereken hastalıklara yakalanmıştır.<br>Doly’nin neden erken yaşlandığı araştırılmış ve bunun sebebinin, telomer uçlarındaki kısalmalar olabileceği düşünülmüştür. Zira klonlanacak genetik materyalin alındığı koyun 6 yaşındaydı ve telomerinde ciddi ölçüde kısalma meydana gelmişti. Diğer bir ifadeyle Doly doğduğunda 6 yaşındaydı ve 6 yıl daha yaşayarak normal bir koyunun yaşayacağı süreyi tamamlamıştır.<br><br><strong><em>Kaynakça: http://cagritumer.blogspot.com/2012/11/hucre-yaslanmas.html</em></strong></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/b265c6b77fe35097c64669433686f4f4/Resim6.gif" />
         <pubDate>2019-10-22 17:14:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401011189</guid>
      </item>
      <item>
         <title>13)İNSANDAKİ HOMOLOG KROMOZOMLARIN FOTOĞRAFLARI</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401022219</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>1-</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/afd05c9759ab7ab911a86bc8b9a5bded/C0050943_Polytene_chromosomes_from_an_insect.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 17:31:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401022219</guid>
      </item>
      <item>
         <title>13/a)İNSANDAKİ HOMOLOG KROMOZOMLARIN FOTOĞRAFLARI</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401026266</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>2-</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/74f4e34c92828381c159e92f921240f7/iF7L6XHX2.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 17:36:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401026266</guid>
      </item>
      <item>
         <title>13/b)İNSANDAKİ HOMOLOG KROMOZOMLARIN FOTOĞRAFLARI</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401026937</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>3-</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/e119df4e4a2be4ac4a1303bccbfd3a12/iJZXELPC3.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 17:37:30 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401026937</guid>
      </item>
      <item>
         <title>13/c)İNSANDAKİ HOMOLOG KROMOZOMLARIN FOTOĞRAFLARI</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401027403</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>4-</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/04a1131f194d22070b967ab8f74edb0d/img_jKIhHd.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 17:38:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401027403</guid>
      </item>
      <item>
         <title>13/d)İNSANDAKİ HOMOLOG KROMOZOMLARIN FOTOĞRAFLARI</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401028059</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>5-</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/1ec706b81632bc7143b97eb04334dbf0/polytene_chromosome_e7a30603_5366_4db4_82cc_c201745bec1_resize_750.gif" />
         <pubDate>2019-10-22 17:38:57 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401028059</guid>
      </item>
      <item>
         <title>14)3N KROMOZUMLU HÜCRELER NELERDİR?</title>
         <author>yusuffaikcan</author>
         <link>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401049584</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>-Sceloporus Magister<br></strong>Dikenli çöl kertenkelesi ya da iki noktalı dikenli kertenkele (Sceloporus magister) Phrynosomatidae familyasından bir kerkenkele türüdür.Böcekler ve nadir olarak bazı bitkilerle beslenir.</div><div>Dikenli çöl kertenkelesi değişkensıcaklı bir hayvandır ve Arizona'daki Sonoran çölünde yaşar. Arizona kertenkelesi olarak da bilinen kertenkele 3n kromozoma sahip tek hayvandır. Diğer bir türü Sceloporus clarkii "Clark dikenli kertenkelesi" olarak bilinir.</div><div>Çöl hayatına uyumu, diğer kertenkelelerin yatığı gibi soğuk mevsimlerde rengini daha koyuya değiştirmekle sağlar. Böylece güneş ısısını daha çok emebilir. Ilıman mevsimlerde daha açık renge bürünerek, güneş radyasyonun da çoğunu yansıtır. Genellikle bulunduğu yerlerin rengini alarak kamufule olur ve kolayca görülmez.</div><div>Bütün çöl kerkenkeleleri gibi, dikenli çöl kertenkelesi de zamanının çoğunu oyuklarda geçirir. Oyuklar çölün sıcağına nazaran daha serin yerlerdir.<br><strong>-Poliploitlik<br></strong>Poliploitlik, bir hücrenin ya da canlının kendisindeki her bir kromozomun (diğer bir deyişle de temel kromozom takımı <em>n</em>'in) ikiden fazla kopyasına sahip olması durumudur. Canlıların çoğunluğu diploit olsa da hücre bölünmelerinin olması gerektiği gibi gerçekleşmemesi sonucu, poliploit hücre ve canlılar ortaya çıkabilir. <br><strong><em>KAYNAKÇA: https://www.wikizero.com/search.php?s=3n+kromozom&amp;lang=tr</em></strong><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/407817905/89d484ff1a8b25e5be9d02c75e4ac249/iHKGE5O9X.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 18:07:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/yusuffaikcan/hpep2yrianp5/wish/401049584</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
