<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>heybetli padlet&#39;im by Sude Özgüner</title>
      <link>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2025-02-17 07:02:03 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-02-24 08:34:59 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Işığı kapat geleceğini aydınlat</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i/wish/3331078649</link>
         <description><![CDATA[<p>Deniz, karanlıktan korkan bir çocuktu. Bu yüzden geceleri ışık açık bir şekilde uyurdu. Annesi ve babası ona süreli ışıkları kapatması konusunda Deniz'i uyarırlardı. Çünkü elektrik tasarrufuna önem veren bir ailelerdi. Bir gece Deniz rüyasında tuhaf bir yere gitti. Burası çok  karanlıktı! Etrafına bakınca her yerde çalışmayan lambalar, boş enerji  santralleri ve üzgün insanlar gördü. Bir adam Denize yaklaştı ve üzüntüyle dedi ki herkes elektriği gereksiz yere harcadı şimdi hiçbir şey çalışmıyor. Geleceğimiz karardı. Deniz çok korktu hemen uyanıp odasına baktı lambası yine açıktı. Hemen kapattı ve kendi kendine söz verdi. Bundan sonra gereksiz yere ışıkları açık bırakmayacağım dedi. Ertesi gün Deniz'in öğretmeni sınıfta elektrik tasarrufuyla ilgili bir konu işledi. Deniz de başına gelen bu hikayesini sınıfta arkadaşları ile paylaştı bütün sınıf Deniz'in bu hikayesinden etkilenerek elektrik kullanımına daha önem vereceklerine bir söz daha verdi.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2025-02-17 08:45:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i/wish/3331078649</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Işıklar sönsün, yıldızlar görünsün.</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i/wish/3331087888</link>
         <description><![CDATA[<p>Ilık bir Akdeniz günüydü. Güneş ufuktan yavaş yavaş kaybolurken gri kayaların dibinde caretta caretta yumurtalarında hareketlilik başlamıştı. Ay gökyüzünde parlamaya başladığında dünyaya gözünü henüz açmış yavru caretta carettalar ışığa doğru yol almaya başladılar. Aradan biraz zaman geçtikten sonra vardıkları yerin denizden uzak bir metropol olduğunu farkettiler. Korkuyla birbirlerine sarılıp ağlamaya başladılar.</p><p>Anneleri ise denizde telaşla minik yavrularını bekliyordu. O sırada gece evine dönen Bayan Baykuş yavru caretta carettalari gördü ve durumu hemen anladı. İcinden "Yine mi ?" diye geçirdi ve hemen yavrulara seslendi. "Hey! Minik yavrular. Burada ne işiniz var? Burası sizin evinize çok uzak. Zavallı anneciğiniz Bayan Tombul Caretta eminim telaşla denizde sizi bekliyordur. Çok yanlış yöne gelmişsiniz. Ama suçlusu siz değilsiniz. Bu şehrin gereksiz ışıkları her zaman siz ve sizin gibi başka yavruları yuvasından uzaklaştırdı. Ama hala bir önlem alınmadığı için caretta carettalarin nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Çünkü her yıl birçok caretta caretta yavrusu ay ve yıldızların ışığına yönelmek yerine şehrin ışıklarına yöneliyor. Işık kirliliği yıldızların gözükmesine engel oluyor. Ama merak etmeyin. Ben sizi annenize götüreceğim." dedi. Bunun üzerine yavru caretta carettalar sakinleşip Bayan Baykuş'u takip etmeye başladılar ve böylece çok geç olmadan denize ulaştılar. Anneleri sahilde ağlayarak onları bekliyordu ve ışık kirliliğine neden olan insanlara sitem ediyordu. Çünkü aynısını daha yavruyken kendi de yaşamıştı.</p><p>Yavrularına sarıldı ve Bayan Baykuş'a teşekkür etti. Yavrulariyla denizin derinliklerine doğru yol aldılar.</p><p>Mutlu son :)</p><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2025-02-17 08:53:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i/wish/3331087888</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Sessizlik ihtiyaç değil, haktır!</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i/wish/3331093329</link>
         <description><![CDATA[<p>Çok kalabalık bir ailede yaşayan 12 yaşında Beyza adında bir kızın hikayesi. Beyza oldukça başarılı bir öğrencidir. Okulda vakit geçirmeyi severken eve geldiğinde ortamın çok gürültülü olmasından kaynaklı ders çalışamamakta ve bu durumdan hayli üzgündür. Annesi mutfakta yemek hazırlarken küçük kardeşinin ağlama sesinden dışarıdaki çocukların oyun seslerinden babasının telefon konuşmalarından rahatsızlık duymaktadır. Bu durumu ailesine söylemesine rağmen gürültünün önüne geçilmemektedir. Özellikle sınav haftasında ses kirliliğinden rahatsızlık duymakta başı ağrısı çekmektedir. Beyza bu durumu engellemek için kitap okuyacağı ya da  ders çalışacağı zaman bahçede çalışmaktadır. Bir gün yine bahçede çalışmak için hazırlandığında havanın çok soğuk olduğunu fark eder ve yeni açılan bir kütüphaneye gitmeye karar verir. Gittiğinde o sessizlikten çok mutlu olur ve artık derslerine daha iyi çalışabileceğini düşünür. Çalışmalarını bitirip çıkacağı zaman merdivenlerdeki şu yazı dikkatini çeker: Sessizlik ihtiyaç değil haktır. Bu yazıyı gören Beyza, ertesi gün öğretmeni ile bu konuyu çözmek içi yanına gitti. Aslında tek sorun Beyza'nın ders çalışması değil, bu konunun kasabadaki taş ocağından da kaynaklanıyor olmasıydı. Elif, kasabanın genç ve idealist bir öğretmeniydi. Elif öğretmen Beyza ile konuşunca bu sorunu kökten çözmeye kararlıydı. Beyza çok mutlu olmuştu. Çünkü sadece kendisi için ayrıcalık istemiyor, bütün herkesin bu konuda hassas olması için çaba sarf ediyordu. Konu sadece Beyza'nın ders çalışırken ailesinin sessiz olması değil, dışarıda da herkes için huzur istiyordu. Yani Beyza'nın öğretmenine bu olayı anlatması fitili ateşleyen bir alev olmuştu. Elif Öğretmen öğrencilerine doğayı sevmeyi, haklarını savunmayı öğretirken, kendi de bu mücadeleye öncülük etmeye karar verdi. Bir gün, kasaba meydanında toplanan halka şöyle seslendi: “Sessizlik, bir lütuf değil, haktır! Çocuklarımızın temiz havaya, huzurlu bir çevreye ihtiyacı var. Doğanın sesini duyma hakkımızı kimse elimizden alamaz!” Elif’in bu sözleri Beyza'nın cesaretini arttırmış , kasaba halkını harekete geçirmişti. Kasabada bir taş ocağı vardı. Bu taş ocağında bir dönem babası da çalışmıştı ama o dönem Elif öğretmen bu kasabada yoktu ve kimse cesaret edememişti. Buradan da anlaşılacağı gibi Elif öğretmen çok cesaretli ve metanetli bir örnek öğretmendi.  İnsanlar, taş ocağına karşı bir araya geldi. Elif öğretmen, öğrencileriyle birlikte pankartlar hazırladı, sloganlar yazdı. “Sessizlik İhtiyaç Değil, Haktır!” yazılı pankartlar, kasabanın her köşesinde dalgalanmaya başladı. Halk, doğanın sesini duyurmak için bir ağızdan haykırıyordu. Mücadele uzun ve zorlu geçti. Taş ocağı şirketi, halkın direnişini kırmak için çeşitli yollar denedi. Ancak Elif öğretmen, Beyza ve kasaba halkı, haklı davalarından vazgeçmedi. Medyanın da dikkatini çeken bu mücadele, ülke çapında yankı uyandırdı. Sonunda, yetkililer taş ocağı projesini durdurma kararı aldı. Kasaba, yeniden huzura kavuştu. Kuşların cıvıltısı, rüzgarın uğultusu, çocukların kahkahaları geri döndü. Elif öğretmen, öğrencilerine dönüp gülümsedi: “Gördünüz mü? Sessizlik, bir ihtiyaç değil, haktır. Ve haklarımızı savunursak, kazanırız.” O günden sonra, kasaba halkı için “Sessizlik İhtiyaç Değil, Haktır” sadece bir slogan değil, bir yaşam felsefesi oldu. Elif öğretmen ve Beyza öncülüğünde, doğayı korumanın ve haklarını savunmanın önemini asla unutmadılar. Eve dönen Beyza kapıda babası ile karşılaştı ve babası Beyza'ya: Sen ilerde çok başarılı bir kız olacaksın. Sana söz veriyorum der çalışmanı engelleyecek evdeki her türlü hareketten kaçınacak bir aile ortamı oluşturacağım kızım. Dedi. Beyza mutlu bir şekilde odasına gidip ders çalışmaya kaldığı yerden devam etti. </p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2025-02-17 08:58:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i/wish/3331093329</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gürültü Kirliliği Zihnin Sessiz Katilidir.</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i/wish/3331094470</link>
         <description><![CDATA[<p>Aleyna Eskişehir'in tam ortasında, gürültünün hiç dinmediği bir mahallede yaşıyordu . Sabahları korna sesleriyle uyanıyor, gün boyu inşaat gürültüsü, çığlık atan satıcılar, kalabak suyunun ve gökyüzünden geçen uçakların sesleri arasında kayboluyordu. Kendi düşüncelerini bile duyamaz hale gelmişti. Gürültü, günün her saati zihnini boğuyor ve ona nefes alacak bir alan bırakmıyordu. Zamanla Aleyna bu fazla gürültü nedeniyle sürekli yorgun ve huzursuz hissetmeye başladı. Ne bir kitabı tam anlamıyla okuyabiliyor ne de derslerine odaklanabiliyordu. Uyumak bile bir lüks haline gelmişti. Gürültü sanki görünmez bir el gibi zihnini sıkıyor, hayallerini gölgeliyordu. Her şeyden kaçıp sessiz bir yere gitme isteği içinde iyice büyüyordu. Küçüklüğünden beri hayalini kurduğu huzurlu ve doğayla iç içe bir yaşam, ona artık bir zorunluluk gibi geliyordu.Bir gün Aleyna sokakta bir afişte gördüğü tanıtım kağıdıyla şehirden uzakta bir doğa kampına katılma fırsatı buldu.  Aleyna gittiği doğa kampında sanki hayatında ilk kez sessizlikle tanışıyordu. Bu sessizlik Aleyna'ya hem huzur vermiş hem de düşünceleri tazelenmişti. Artık kendini çok daha huzurlu hissediyordu. Bundan dolayı Aleyna artık şunun farkına varmıştı gürültü sadece bir rahatsızlık değildi aynı zamanda zihnini yavaş yavaş tüketen bir zehirdi. Aleyna kamp bitip Eskişehir'e dönünce bir karar vermişti. Gürültünün onu tüketmesine izin vermeyecekti. Meditasyonla ve küçük kaçamaklarla kendine sessizlik alanları oluşturmaya karar verdi. Ancak biliyordu ki bu sadece bir geçici çözümdü. Gerçek huzur, gerçekten sessiz bir yerde yaşamaktaydı. Ve Aleyna, artık bu hayalini gerçekleştirmek için bir plan yapmaya kararlıydı.</p><p><br></p><p>Bir gün, internette dolaşırken Eskişehir’e yakın küçük bir köyde uygun fiyatlı bir ev ilanı gördü. Hemen gidip evi ve çevresini inceledi. Kuş sesleri, hafif esen rüzgarın yapraklarda çıkardığı ses… Burası tam da hayalini kurduğu yerdi. O an kararını verdi.</p><p><br></p><p>Aylar süren hazırlıkların ardından Aleyna sonunda şehirden ayrıldı. Yeni evine taşındığında, ilk kez uzun zamandır içinin tamamen huzurla dolduğunu hissetti. Sabahları artık korna sesleriyle değil, doğanın yumuşak melodisiyle uyanıyordu. Zihni berraktı, kitaplarını okuyabiliyor, yazabiliyor ve gerçekten düşünebiliyordu.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2025-02-17 08:59:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/sudelit/hkmb3sutkn3d3p0i/wish/3331094470</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
