<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>7-D SINIFI &quot;BU MASALDA BİR BAVUL EKSİK&quot; ETKİNLİĞİ  by MARMARA İLKOKULU</title>
      <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv</link>
      <description>Hepimizin bildiği masallar normal seyrinde devam ederken masalda kullanılan bavul yüzünden masalın tüm akışı değişir. Bu bavul da nereden çıktı ve içinde ne vardı? Haydi masalları baştan yazalım.</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2021-06-06 13:02:56 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2021-06-09 11:53:42 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet.net/icons/png/1f45c.png</url>
      </image>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1587930996</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp;Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.<br>&nbsp; &nbsp; Bir gün pencereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve marullardan başka şey düşünemez olmuş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm." demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış. Ancak o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş çünkü orası güçlü bir cadıya aitmiş.<br>&nbsp; &nbsp; Kadın kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak ona yetmemiş. Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu sefer cadı pusuya yatmış onu bekliyormuş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Bahçeme girip benim marullarımı çalmaya nasıl cesaret edersin?" diye cıyaklamış cadı. "Bunun hesabını vereceksin."<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kadının kocası kendisini affetmesi için yalvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, yemeden içmeden&nbsp; kesildiğini bir bir anlatmış cadıya.<br>&nbsp; &nbsp; " O zaman" demiş cadı sesini biraz daha alçaltarak "alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz." Kadının kocası cadının korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş. Birkaç hafta sonra bebek doğmuş.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-06 13:02:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1587930996</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1587930997</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Her yerin karla kaplı olduğu bir kış günüymüş. Bir kraliçe, sarayının pencerelerinden birinin arkasında bir yandan nakış işliyor, bir yandan da hayal kuruyormuş. Derken birden parmağına iğne batmış ve gergefin üstüne üç damla kan akmış. Kraliçe kan damlalarına bakar bakmaz "Çocuğum kız olursa teni kar gibi ak, yanakları kan gibi al, saçları da pencerenin çerçevesi gibi kapkara olsun." diye içinden geçirmiş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu olaydan kısa bir süre sonra bir kız çocuğu getirmiş dünyaya. Kızı tıpkı içinden geçirdiği gibi bir kızmış. Ona Pamuk Prenses adını vermişler. Ne yazık ki kraliçe doğumdan birkaç saat sonra ölmüş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir yıl sonra kral yeniden evlenmiş. Yeni kraliçe çok güzel bir kadınmış.&nbsp; Güzelliğine güzelmiş ama bir o kadar da kibirliymiş. Kendisinden daha güzel birinin olabileceği düşüncesine bile tahammül edemiyormuş. Odasında sihirli bir aynası varmış. Her gün o aynanın karşısına geçer " Ayna ayna, söyle bana. En güzel kim bu dünyada?" diye sorarmış. Ayna da hiç duraksamadan "Sizsiniz kraliçem." dermiş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Fakat Pamuk&nbsp; Prenses on dört yaşına geldiğinde&nbsp; bir gün ayna şöyle demiş:<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Güzelsiniz kraliçem güzel olmasına ama Pamuk Prenses sizden daha güzel."<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kraliçe bunu duyunca çok kızmış. Öfkesinden uyku girmez olmuş gözüne.&nbsp; "Ne yapmalı, ne etmeli?" diye düşünüp durmuş günlerce. Sonra kararını vermiş ve sarayın avcısını çağırmış huzuruna.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-06 13:02:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1587930997</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1587930998</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir zamanlar zengin bir tüccar varmış. Üç kızı olan bu tüccarın kızlarının ikisi oldukça bencilmiş. Ama üçüncüsü, adı Güzel olan, hem iyi hem de sevgi doluymuş.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp; Bir gün tüccar gemilerinin şiddetli bir fırtınada battığı haberini almış. Zavallı adam varını yoğunu kaybetmiş, geriye bir tek kasabadaki küçük evi kalmış. Açgözlü iki kardeş bu durumdan hiç hoşlanmamışlar. Yatakta yatmak ve oflayıp puflamaktan başka hiçbir şey yapmaz olmuşlar. Evin bütün işleri Güzel'e kalmış.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir zaman sonra tüccar kayıp gemilerinden birinin limana ulaştığını duymuş. Haberin doğru olup olmadığını öğrenmek için yola çıkmadan önce kızlarına "Dönüşte size ne hediye getireyim?" diye sormuş. Açgözlü iki kardeşin neşeleri hemen yerine gelmiş.<br>&nbsp; &nbsp;"Elbiseler ve mücevherler isteriz." demişler. "Peki, ya sen Güzel?" diye sormuş tüccar. "Bir gül. O bana yeter." demiş Güzel.<br>&nbsp; &nbsp;Birkaç gün sonra tüccar evine dönmek üzere üzgün üzgün yola koyulmuş. Yine yoksulmuş çünkü son gemiden ona kalan paraları da yine dolandırıcılara kaptırmış. Akşam karanlığı bastırırken bir ormana varmış. Orman hem karanlık hem de soğukmuş. &nbsp; Şimşekler çakıyor, rüzgar yerden karları havalandırıyormuş. Uzaklardan kurtların uluma sesleri geliyormuş.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-06 13:02:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1587930998</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1592481388</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; Bir zamanlar güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızı ile eve gelip yerleşmiş. Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini önüne yıkmışlar.<br>&nbsp; &nbsp; Ev işleri bittikten sonra bile kızın onlarla oturmasına izin verilmiyormuş. Akşamları mutfakta, sönmekte olan ocağın önünde&nbsp; duruyormuş tek başına, ellerini küllere doğru tutup ısınmaya çalışarak. Bu yüzden üvey kız kardeşler ona "Külkedisi" adını takmışlar.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir gün iki kız kardeşe sarayda verilecek bir balo için davetiye gelmiş. İkisi de heyecandan deliye dönmüşler. Herkes Prens'in evlenmek istediğini biliyormuş. "Bakarsın ikimizden birini seçer, belli mi olur?" diye düşünmüşler.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-08 10:15:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1592481388</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Masalın Devamı</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1592493827</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-08 10:25:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1592493827</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>oykuuuuuuuuuuuuuuuuu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1592500133</link>
         <description><![CDATA[<div>Adam ne kadar istemese de söz ağızdan çıkmış bir kere. Cadı çok korkutucu bir kadın olduğu için vermişler yeni doğan bebeği cadıya.&nbsp;<br>Cadı ondan beklenmediği bir şekilde bebeği prenses gibi büyütmüş.&nbsp;<br>Genç bir kız olmuş o prenses. Tek yasağı dışarı çıkmak olan genç kız dışarıyı çok merak ediyormuş bu yüzden pencereden hiç ayrılmıyor, dışarıyı seyrediyormuş.&nbsp;<br>Bir gün şatonun etrafında bir prens atıyla dolaşıyormuş. Kızın prensi gördüğü anda bacaklarının bağları çözülmüş. Ve saçlarını aşağı doğru uzatmış. Saçları gören prens meraklanmış ve nerden geldiğine bakmış. Kızı gören prens aşağı çağırmış ama Rapuzel aşağı inemezmiş o yüzden prensin gelmesini rica etmiş. O günden sonra her gün prens şatoya gidip, Rapuzel'in saçlarından tırmanıp, pencerede oturmuş ve Rapunzelle sohbet edermiş. Gel zaman git zaman cadı prensi görmüş. Kadın'ın kafasından aşağı kaynar sular dökülmüş. Ama prensin elindeki bavul gözüne çarpmış ve içinde ne olduğunu çok merak etmiş. Bu yüzden hiçbir şey olmamış gibi şatoya girmiş ve her zamnki gibi Rapunzelle ilgilenmiş. Saçlarını örmüş, ona masal okumuş ve uyutmuş. Rapunzel uyuduğunda bavulu açmış. İçinden bir makas çıkmış. Cadı makası görünce çok şaşırmış ve madem siz benden habersiz görüşürsünüz ben de sizin buluşmanızı engellemek için Rapunzel'i saçlarını kesmeye gitmiş.&nbsp;<br>Fakat makas kötü duygularla kullanılırsa eğer kullanan kişinin yapıcağı şeyi yapıyormuş. Cadı kesmeye başlamış ve mutlu mutlu uyumuş. Uyandığında saçları yokmuş ve Rapunzel'in saçları hala eskisi gibiymiş. Makas olup biteni Rapunzele anlatmış Rapunzelde şatodan kaçmış ve prensle evlenmişler. Mutlu son.&nbsp;</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-08 10:30:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1592500133</guid>
      </item>
      <item>
         <title>MURATHAN ARI</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1595501243</link>
         <description><![CDATA[<div>Bir zamanlar güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızı ile eve gelip yerleşmiş.&nbsp;<br>Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun,&nbsp;<br>bütün ev işlerini önüne yıkmışlar. Ev işleri bittikten sonra bile kızın onlarla oturmasına izin verilmiyormuş. Akşamları mutfakta, sönmekte olan ocağın önünde<br>&nbsp; duruyormuş tek başına, ellerini küllere doğru tutup ısınmaya çalışarak. Bu yüzden üvey kız kardeşler ona "Külkedisi" adını takmışlar. Günlerden bir gün, Üvey kar-<br>deşlerden biri, yolda bir bavul görmüş, bavul kirlenmişte, çamurlanmış. Kızda üzerinden zıplayıp geçmiş. Birkaç saat sonra aynı yerde külkedisi<br>yolda dolaşırken bavulu görmüş, ve etrafa bakınmış. Kimsecikler görünmüyormuş, külkedisi de gidip bavulu almış ve eve götürmüş ama içine hiç bakmamış.<br>İki gün sonra yolda yürürken onu birisinin takip ettiğini görmüş. Arkasına dönmüş ve cesaretini toplayarak; ''Neden beni takip ediyorsun?'' demiş ve hemen ardıdan ar-<br>kasındaki adam ona şöyle demiş ''İki gün önce bulduğun bavulu bana verirsen sana bin dolar veririm'' Külkediside; ''O bavul senin mi?'' demiş adamda, ''Hayır.'' diye<br>cevap vermiş, külkedisi bunu duyunca ''Olmaz! Bunu sahibine götürmem gerekir!'' demiş ve arkasına bakmadan hızlı adımlarla ordan uzaklaşmış. Bir gün iki kız kardeşe<br>&nbsp;sarayda verilecek bir balo için davetiye gelmiş. İkisi de heyecandan deliye dönmüşler. Herkes Prens'in evlenmek istediğini biliyormuş.<br>&nbsp;"Bakarsın ikimizden birini seçer, belli mi olur?" diye düşünmüşler. Zaman&nbsp; gelmiş geçmiş, ve balo tarihi gelmiş. İki üvey kardeş en güzel, en hoş, en parlak&nbsp;<br>kıyafetlerini seçmişler baloda giymek için, ve diyer taraftada külkedisi, üvey kardeşlerinin balo davetini görmüş ve o da hazırlanmış. Üvey kardeşlerinin<br>fırlattıkları bruş bruş olmuş kıyafetini almış ve giymiş. Ve balo başlamış, onbeş-otuz dakika sonra prens gelmiş, ve tüm kadın/kız(lar) prensin yanında toplanmış.<br>Prens, ''Size devam etmeden önce bir haberim var. Dün gece bir bavulumu kaybettim, eyer onu bulursanız lütfen bana verin.'' Dediği gibi Külkedisi koşmuş ve bavulu<br>almış. O arada herkes dağılmış, ve üvey kardeşlerden biri evelsi günde vurduğu bavulu aramaya koyulmuş. Külkedisi Prensin yanına gitmiş ve ''Prensim, bu sizin ga-<br>liba'' demiş ve uzatmış. Prensin gözleri parlamış ve bavulu almış. Külkedisi ordan uzaklaşırken prens ona dur demiş ve kendi bavulunu karıştırmış, eğilmiş ve<br>''Benimle evlenir misin demiş'' ardından bir yüzük çıkarmış, külkediside çılgınlar gibi mutlu olmuş ve havalara uçmuş o günden sonrada mutlu yaşamışlar.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-09 11:53:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/fc344b63hoqxzwjv/wish/1595501243</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
