<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>7-C SINIFI &quot;BU MASALDA BİR BAVUL EKSİK&quot; ETKİNLİĞİ  by MARMARA İLKOKULU</title>
      <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe</link>
      <description>Hepimizin bildiği masallar normal seyrinde devam ederken masalda kullanılan bavul yüzünden masalın tüm akışı değişir. Bu bavul da nereden çıktı ve içinde ne vardı? Haydi masalları baştan yazalım.</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2021-06-06 13:02:18 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2021-06-10 08:28:00 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet.net/icons/png/1f45c.png</url>
      </image>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1587930489</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp;Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.<br>&nbsp; &nbsp; Bir gün pencereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve marullardan başka şey düşünemez olmuş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm." demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış. Ancak o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş çünkü orası güçlü bir cadıya aitmiş.<br>&nbsp; &nbsp; Kadın kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak ona yetmemiş. Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu sefer cadı pusuya yatmış onu bekliyormuş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Bahçeme girip benim marullarımı çalmaya nasıl cesaret edersin?" diye cıyaklamış cadı. "Bunun hesabını vereceksin."<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kadının kocası kendisini affetmesi için yalvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, yemeden içmeden&nbsp; kesildiğini bir bir anlatmış cadıya.<br>&nbsp; &nbsp; " O zaman" demiş cadı sesini biraz daha alçaltarak "alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz." Kadının kocası cadının korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş. Birkaç hafta sonra bebek doğmuş.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-06 13:02:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1587930489</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1587930490</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Her yerin karla kaplı olduğu bir kış günüymüş. Bir kraliçe, sarayının pencerelerinden birinin arkasında bir yandan nakış işliyor, bir yandan da hayal kuruyormuş. Derken birden parmağına iğne batmış ve gergefin üstüne üç damla kan akmış. Kraliçe kan damlalarına bakar bakmaz "Çocuğum kız olursa teni kar gibi ak, yanakları kan gibi al, saçları da pencerenin çerçevesi gibi kapkara olsun." diye içinden geçirmiş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu olaydan kısa bir süre sonra bir kız çocuğu getirmiş dünyaya. Kızı tıpkı içinden geçirdiği gibi bir kızmış. Ona Pamuk Prenses adını vermişler. Ne yazık ki kraliçe doğumdan birkaç saat sonra ölmüş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir yıl sonra kral yeniden evlenmiş. Yeni kraliçe çok güzel bir kadınmış.&nbsp; Güzelliğine güzelmiş ama bir o kadar da kibirliymiş. Kendisinden daha güzel birinin olabileceği düşüncesine bile tahammül edemiyormuş. Odasında sihirli bir aynası varmış. Her gün o aynanın karşısına geçer " Ayna ayna, söyle bana. En güzel kim bu dünyada?" diye sorarmış. Ayna da hiç duraksamadan "Sizsiniz kraliçem." dermiş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Fakat Pamuk&nbsp; Prenses on dört yaşına geldiğinde&nbsp; bir gün ayna şöyle demiş:<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Güzelsiniz kraliçem güzel olmasına ama Pamuk Prenses sizden daha güzel."<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kraliçe bunu duyunca çok kızmış. Öfkesinden uyku girmez olmuş gözüne.&nbsp; "Ne yapmalı, ne etmeli?" diye düşünüp durmuş günlerce. Sonra kararını vermiş ve sarayın avcısını çağırmış huzuruna.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-06 13:02:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1587930490</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1587930491</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir zamanlar zengin bir tüccar varmış. Üç kızı olan bu tüccarın kızlarının ikisi oldukça bencilmiş. Ama üçüncüsü, adı Güzel olan, hem iyi hem de sevgi doluymuş.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp; Bir gün tüccar gemilerinin şiddetli bir fırtınada battığı haberini almış. Zavallı adam varını yoğunu kaybetmiş, geriye bir tek kasabadaki küçük evi kalmış. Açgözlü iki kardeş bu durumdan hiç hoşlanmamışlar. Yatakta yatmak ve oflayıp puflamaktan başka hiçbir şey yapmaz olmuşlar. Evin bütün işleri Güzel'e kalmış.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir zaman sonra tüccar kayıp gemilerinden birinin limana ulaştığını duymuş. Haberin doğru olup olmadığını öğrenmek için yola çıkmadan önce kızlarına "Dönüşte size ne hediye getireyim?" diye sormuş. Açgözlü iki kardeşin neşeleri hemen yerine gelmiş.<br>&nbsp; &nbsp;"Elbiseler ve mücevherler isteriz." demişler. "Peki, ya sen Güzel?" diye sormuş tüccar. "Bir gül. O bana yeter." demiş Güzel.<br>&nbsp; &nbsp;Birkaç gün sonra tüccar evine dönmek üzere üzgün üzgün yola koyulmuş. Yine yoksulmuş çünkü son gemiden ona kalan paraları da yine dolandırıcılara kaptırmış. Akşam karanlığı bastırırken bir ormana varmış. Orman hem karanlık hem de soğukmuş. &nbsp; Şimşekler çakıyor, rüzgar yerden karları havalandırıyormuş. Uzaklardan kurtların uluma sesleri geliyormuş.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-06 13:02:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1587930491</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1587930492</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; Bir zamanlar güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızı ile eve gelip yerleşmiş. Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini önüne yıkmışlar.<br>&nbsp; &nbsp; Ev işleri bittikten sonra bile kızın onlarla oturmasına izin verilmiyormuş. Akşamları mutfakta, sönmekte olan ocağın önünde&nbsp; duruyormuş tek başına, ellerini küllere doğru tutup ısınmaya çalışarak. Bu yüzden üvey kız kardeşler ona "Külkedisi" adını takmışlar.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir gün iki kız kardeşe sarayda verilecek bir balo için davetiye gelmiş. İkisi de heyecandan deliye dönmüşler. Herkes Prens'in evlenmek istediğini biliyormuş. "Bakarsın ikimizden birini seçer, belli mi olur?" diye düşünmüşler.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-06 13:02:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1587930492</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592486350</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; Bir zamanlar güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızı ile eve gelip yerleşmiş. Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini önüne yıkmışlar.<br>&nbsp; &nbsp; Ev işleri bittikten sonra bile kızın onlarla oturmasına izin verilmiyormuş. Akşamları mutfakta, sönmekte olan ocağın önünde&nbsp; duruyormuş tek başına, ellerini küllere doğru tutup ısınmaya çalışarak. Bu yüzden üvey kız kardeşler ona "Külkedisi" adını takmışlar.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir gün iki kız kardeşe sarayda verilecek bir balo için davetiye gelmiş. İkisi de heyecandan deliye dönmüşler. Herkes Prens'in evlenmek istediğini biliyormuş. "Bakarsın ikimizden birini seçer, belli mi olur?" diye düşünmüşler.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-08 10:19:53 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592486350</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592486893</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; Bir zamanlar güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızı ile eve gelip yerleşmiş. Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini önüne yıkmışlar.<br>&nbsp; &nbsp; Ev işleri bittikten sonra bile kızın onlarla oturmasına izin verilmiyormuş. Akşamları mutfakta, sönmekte olan ocağın önünde&nbsp; duruyormuş tek başına, ellerini küllere doğru tutup ısınmaya çalışarak. Bu yüzden üvey kız kardeşler ona "Külkedisi" adını takmışlar.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir gün iki kız kardeşe sarayda verilecek bir balo için davetiye gelmiş. İkisi de heyecandan deliye dönmüşler. Herkes Prens'in evlenmek istediğini biliyormuş. "Bakarsın ikimizden birini seçer, belli mi olur?" diye düşünmüşler.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-08 10:20:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592486893</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592487294</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp;Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.<br>&nbsp; &nbsp; Bir gün pencereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve marullardan başka şey düşünemez olmuş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm." demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış. Ancak o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş çünkü orası güçlü bir cadıya aitmiş.<br>&nbsp; &nbsp; Kadın kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak ona yetmemiş. Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu sefer cadı pusuya yatmış onu bekliyormuş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Bahçeme girip benim marullarımı çalmaya nasıl cesaret edersin?" diye cıyaklamış cadı. "Bunun hesabını vereceksin."<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kadının kocası kendisini affetmesi için yalvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, yemeden içmeden&nbsp; kesildiğini bir bir anlatmış cadıya.<br>&nbsp; &nbsp; " O zaman" demiş cadı sesini biraz daha alçaltarak "alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz." Kadının kocası cadının korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş. Birkaç hafta sonra bebek doğmuş.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-08 10:20:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592487294</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592487806</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir zamanlar zengin bir tüccar varmış. Üç kızı olan bu tüccarın kızlarının ikisi oldukça bencilmiş. Ama üçüncüsü, adı Güzel olan, hem iyi hem de sevgi doluymuş.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp; Bir gün tüccar gemilerinin şiddetli bir fırtınada battığı haberini almış. Zavallı adam varını yoğunu kaybetmiş, geriye bir tek kasabadaki küçük evi kalmış. Açgözlü iki kardeş bu durumdan hiç hoşlanmamışlar. Yatakta yatmak ve oflayıp puflamaktan başka hiçbir şey yapmaz olmuşlar. Evin bütün işleri Güzel'e kalmış.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir zaman sonra tüccar kayıp gemilerinden birinin limana ulaştığını duymuş. Haberin doğru olup olmadığını öğrenmek için yola çıkmadan önce kızlarına "Dönüşte size ne hediye getireyim?" diye sormuş. Açgözlü iki kardeşin neşeleri hemen yerine gelmiş.<br>&nbsp; &nbsp;"Elbiseler ve mücevherler isteriz." demişler. "Peki, ya sen Güzel?" diye sormuş tüccar. "Bir gül. O bana yeter." demiş Güzel.<br>&nbsp; &nbsp;Birkaç gün sonra tüccar evine dönmek üzere üzgün üzgün yola koyulmuş. Yine yoksulmuş çünkü son gemiden ona kalan paraları da yine dolandırıcılara kaptırmış. Akşam karanlığı bastırırken bir ormana varmış. Orman hem karanlık hem de soğukmuş. &nbsp; Şimşekler çakıyor, rüzgar yerden karları havalandırıyormuş. Uzaklardan kurtların uluma sesleri geliyormuş.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-08 10:21:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592487806</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592488058</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Her yerin karla kaplı olduğu bir kış günüymüş. Bir kraliçe, sarayının pencerelerinden birinin arkasında bir yandan nakış işliyor, bir yandan da hayal kuruyormuş. Derken birden parmağına iğne batmış ve gergefin üstüne üç damla kan akmış. Kraliçe kan damlalarına bakar bakmaz "Çocuğum kız olursa teni kar gibi ak, yanakları kan gibi al, saçları da pencerenin çerçevesi gibi kapkara olsun." diye içinden geçirmiş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu olaydan kısa bir süre sonra bir kız çocuğu getirmiş dünyaya. Kızı tıpkı içinden geçirdiği gibi bir kızmış. Ona Pamuk Prenses adını vermişler. Ne yazık ki kraliçe doğumdan birkaç saat sonra ölmüş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir yıl sonra kral yeniden evlenmiş. Yeni kraliçe çok güzel bir kadınmış.&nbsp; Güzelliğine güzelmiş ama bir o kadar da kibirliymiş. Kendisinden daha güzel birinin olabileceği düşüncesine bile tahammül edemiyormuş. Odasında sihirli bir aynası varmış. Her gün o aynanın karşısına geçer " Ayna ayna, söyle bana. En güzel kim bu dünyada?" diye sorarmış. Ayna da hiç duraksamadan "Sizsiniz kraliçem." dermiş.<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Fakat Pamuk&nbsp; Prenses on dört yaşına geldiğinde&nbsp; bir gün ayna şöyle demiş:<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Güzelsiniz kraliçem güzel olmasına ama Pamuk Prenses sizden daha güzel."<br>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kraliçe bunu duyunca çok kızmış. Öfkesinden uyku girmez olmuş gözüne.&nbsp; "Ne yapmalı, ne etmeli?" diye düşünüp durmuş günlerce. Sonra kararını vermiş ve sarayın avcısını çağırmış huzuruna.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-08 10:21:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1592488058</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DURU HARPUTLU</title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1598048427</link>
         <description><![CDATA[<div>PAMUK PRENSES<br><br></div><div>“Bu kızı ortadan kaldırmam gerek, bu nedenle bu kızı bu saraydan uzaklaştıracaksın. Onu buralardan çok uzak bir kasabaya götüreceksin. Sana bu iksiri veriyorum, akşam yemeğinden önce onun suyuna bu iksirden biraz damlat, akşam uykuya daldığında da yola çıkabilirsin.” diyerek avcıya para vermiş. Avcı da isteklerini harfiyen yerine getirmiş. Pamuk Prenses uyuduğunda ise onu uçsuz bucaksız, bilinmeyen bir kasabaya götürmüş.<br><br></div><div>&nbsp;<br><br></div><div>Ertesi gün Pamuk Prenses neşeyle uyanmış. “Ne kadar da güzel bir gün!” diye içinden geçirirken etrafına baktığında başka bir yerde olduğunu fark etmesi uzun sürmemiş. “Neredeyim ben, nasıl geldim buraya?” diye düşünceler kafasında dolanırken, etrafa bakıp bulunduğu yerin güvenli olup olmadığına göz atmaya karar vermiş. Tam o sırada kapı çalmış. Prenses irkilmiş. Korkarak kapıyı açmış fakat etrafta kimse yokmuş. Tam kapıyı kapatırken kapının önündeki bavulu fark etmiş. Merakla bavulu almış ve içine bakmış. Bavulun içinde sadece bir kâğıt varmış. Kâğıtta ise bir adres yazıyormuş. Pamuk Prenses daha da meraklanmış: “Gitmeli miyim, yoksa gitmemeli miyim? Bu adres güvenli bir yer mi? Kim neden bana böyle bir adres ve bavul verdi ki?” düşünceleri aklından geçip duruyormuş. Merakını gideremeyince adrese gitmeye karar vermiş.&nbsp;<br><br></div><div>&nbsp;<br><br></div><div>Uzun bir yolculuktan sonra Prenses yorulmuş ve mola vermeye karar vermiş. Karnı çok açmış. Etrafına bakınca bir ev görmüş. Çok aç olduğu için yardım istemeye karar vermiş. Korkuyla eve gidip kapıyı çalmış. Yaşlı bir kadın kapıyı açmış. “Buyurun, kimsiniz?” diye yaşlı kadın sormuş. “Merhaba, çok zor durumdayım, nerede olduğumu bilmiyorum, yardımcı olabilir misiniz diye soracaktım.” Yaşlı kadın Prenses’i göz ucuyla bir süzmüş. Sonra ağızını kocaman açarak “Yoksa sen Pamuk Prenses misin? Senin burada ne işin var?” diyerek evine davet etmiş. Prenses başına gelenleri anlatmış. “Bunu bana kim neden yaptı, bilmiyorum. Kimseye kötü bir şey yapmamıştım oysa.” demiş, Pamuk Prenses üzüntüyle. “Anlattığına göre senin bir üvey annen var, seni kıskanıp böyle bir şey yapmış olmayasın?” yaşlı kadın şüpheyle düşünüyormuş. Beraber tartışırlarken birden yaşlı kadın: “Benim eşim milyarderdi, bu dünyadan göçüp gitti. Benim de paylaşacak kimsem kalmadı. Seninle paylaşmak istiyorum.” deyivermiş. Prenses ne kadar reddetse de yaşlı kadın kararlıymış. “Bugün benimle kal, ertesi gün senin için bir şeyler yapacağım.” Ertesi gün olduğunda Prenses uyanmış, yaşlı kadın ortalıkta yokmuş. “Acaba başına bir şey mi geldi, nereye gitti?” diye düşünürken, duvarda asılı bir not bulmuş. Notta “ *** noktasına gel, orada seni bir sürpriz bekliyor olacak.” Prenses merakla oraya gitmiş. Gittiği gibi ağızı açık kalmış. Karşısında eskiden yaşadığı yerden çok daha büyük ve ihtişamlı bir saray duruyormuş. Her şeyi yaşlı kadının yaptığını anlamış. Yaşlı kadını evde onu beklerken görmüş. “Siz bana hayatımın iyiliğini yaptınız, bunu karşılıksız bırakmayacağım. Fakat hala merak ettiğim bir şey var. Benim buraya gelmemi sağlayan şey bir bavuldu. O bavulu kim neden getirdi hala bilmiyorum. Keşke kim olduğunu bilseydim.” demiş Prenses. “Yakında öğreneceksin.” demiş yaşlı kadın. Prenses ne kadar söylemesi için yalvarsa da söylememiş.<br><br></div><div>&nbsp;<br><br></div><div>O günden sonra Prenses o sarayda yaşamaya başlamış. Sık sık yaşlı kadını ziyaret ediyormuş. Bir gün yine böyle ziyaret ettiği bir gün yaşlı kadın sormuş “Hala o bavulu kimin gönderdiğini merak ediyor musun?” “Evet!” diye cevaplamış heyecanla Pamuk Prenses. “O bavulu gönderen bendim. Önceden o kasabada yaşardım. Eşim öldüğünde de buraya taşındım. O kasabanın sakinlerini çok severdim, yıllardır da tanıyordum. Bir gün bir kızın zor durumda olduğu için yardım isteyen biri aradı. Bilmeceli şeyleri çok seven biri olduğum için o kıza da bu şekilde bir yardım yapmak istedim. Kızın buraya gelmesini sağlayarak ona yardım edecektim. Fakat o kızın sen olduğunu bilmiyordum.” Prenses ağzı açık, olayları dinlemiş ve o günden sonra yaşlı kadına daha da bağlı kalmış. Yıllar geçmiş, kadın yaşlandıkça yaşlanmış ve korkulan olmuş. Bir gün Prenses kapıyı çaldığında kapıyı açan olmamış. Aniden yaşlı kadının öldüğünü anlamış. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamış. Yaşlı kadının mezarına gitmiş. Aklına onun sözü gelmiş: “Elbet bu dünyadan bir gün ben de eşim gibi geçip gideceğim. Benim için sakın üzülme. Dünya hayatı gelip geçici. O yüzden yaşamaya bak ve hayatı yaşa.”<br><br></div><div>&nbsp;<br><br></div><div>Prenses o günden sonra başı dik, mutlu ve gururlu olmuş. Kasabada tanıştığı bir adamla evlenmiş. Üvey annesine ne oldu dersiniz? Üvey anne, hala aynanın kendisine: “Pamuk Prenses nereye giderse gitsin, senden daha güzel” dediğinden bıktığı için, aynayı kırmış ve mutsuz bir hayat yaşamış. Prenses artık ona sorulan “Bu kasabaya nasıl geldiniz, nasıl böyle bir hayat yaşamaya başladınız?” sorularına aynı cevabı veriyormuş: “O yaşlı kadın sayesinde, onun yarattığı sihirli bavul sayesinde.”<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-10 08:21:30 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1598048427</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DURU KÜÇÜKKAYA</title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1598049835</link>
         <description><![CDATA[<div>Külkedisi de gitmek istiyormuş ama izin vermiyorlarmış. Külkedisi bunun üzerine odaya gitmiş . Hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Birden odasında bir bavul görmüş . Bu bavul da nereden çıktı böyle demiş . Sonra bavula yaklaşmış ve bavulun çok güzel bir bavul olduğunu görmüş. Gözünden süzülen yaşlar ile birlikte bakmış.&nbsp;</div><div>Bir de ne görsün ! İçerisinde en güzel balo kıyafetleri ve ayakkabılar , eldivenler varmış ! Külkedisi bunları hemen giymek istiyormuş . Ama daha üvey kardeşleri ve annesi tam evden çıkmamış . O yüzden merakla onların gitmelerini beklemiş. Sorna bavuldaki elbiseleri hemen denemiş , ve en güzelini seçmiş. Ayakkabıları giymiş. Ama tek sorun varmış. Nasıl gidileceğini bilmiyormuş. Eldivenlerine bakmış . Ve ağlamaya başlamış. Birden eldivenleri ve parmakları aynı hareket ile işaret yapmış. Ne olduğunu anlamayan Külkedisi . Bir de bakmış ki at arabası tam karşıda duruyormuş ! Hemen gitmiş at arabasına ve otumuş heyecanla . Fakat bir şey keşfetmiş . Eldivenlerin üzerinde saati 12 gösteren işaret ve çarpı varmış . Külkedisi ilk önce anlamaya çalışmış . Anlayamamış . Ama sonra ne demek olduğunu anlamış. Külkedisi eğer saati 12 geçerse sihirleri yok olmaya başlayacakmış. Bunun üzerine daha da acelenmiş ve sonunda sarayın kapısına varmış. Hemen elbisesini tutarak aceleyle ilerlemiş. Prens 'i görememiş , balo çok kalabalıkmış.Prens , balonun ortasında bir kızla dans ediyormuş . Ve birden bu kızın üvey kardeşi olduğunu fark etmiş. Bunun üzerine sinirlenmiş, ve kendisini fark etmesi için daha öne çıkmış . Prens , Külkedisini görmüş. Ve güzelliği karşısında şaşkınlığını gizliyemez olmuş. Hemen Külkedis'in elinden tutmuş , ve dans etmeye başlamışlar. Külkedisi saatin geçtiğinin farkıda değilmiş. Saat tam 12 'miş ve hemen gitmesi gerekiyormuş yoksa sihir bozulacakmış. Durumu fark eden külkedisi acilen baloyu terk etmiş ve merdivenlerden inemeye başlamış. Tam inerken , eldiveni düşmüş. Bu durumu aldırmaysn külkedisi, hemen at arabasına binip oradan uzaklaşmış.Prens ona yetişmeye çalışmış , fakat yetişememiş. Bunun üzerine prens , eşi olmayan eldiveni almış ve saklamış.Prens bu eldivenin kime ait olduğunu bulmak için bütün kızlara bu eldiveni giydirecekmiş. Ancak ne yazıkki hiç bir kıza bu eldiven tam olmamış . Bu eldiven çok özelmiş. Külkedisi prensin gelmesini bekliyormuş. Üvey kardeşleri tabiki hevesle bekliyorlarmış prensi. Prens az sonra gelmiş. Ve üvey kardeşler hemen eldiveni giymeye çalışmışlar ama olmuyormuş . Külkedisi içeriden boynu bükük şekilde gelmiş. Ve prens külkedisine de giydirmeye karar vermiş Külkedisi bunun üzerine sevinerek giymiş ve eldiven tam olmuş. Üvey kardeşleri kıskançlıktan çatlamış ve inanamıyorlarmış. Bunun üzerine Prens , külkedisini alıp saraya götürmüş ve beraber sonsuza dek mutlu yaşamışlar ...</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-10 08:22:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1598049835</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ELA DENİZ</title>
         <author>marmarailkokulu</author>
         <link>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1598058384</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>&nbsp; &nbsp;Birkaç gün sonra tüccar evine dönmek üzere üzgün üzgün yola koyulmuş. Yine yoksulmuş çünkü son gemiden ona kalan paraları da yine dolandırıcılara kaptırmış. Akşam karanlığı bastırırken bir ormana varmış. Orman hem karanlık hem de soğukmuş. Şimşekler çakıyor, rüzgâr yerden karları havalandırıyormuş. Uzaklardan kurtların uluma sesleri geliyormuş. Bu sesleri duyan tüccar korkmuş Ama yapacak bir şey olmadığı için yürümeye devam etmiş. Büyük bir evin bahçesine girmiş ve eve doğru ilerlemeye başlamış. Evin kapısında durmuş ve kapıyı açmaya çalışmış ama kapı bir türlü açılmıyormuş. Tüccar kapıyı zorlamaya devam etmiş ama açılmamış sonra bahçedeki bir boşluğa kıvrılıp yatmış. Sabah uyandığında zindan gibi bir yerde uyanmış. Karşısında kocaman tüylü bir canavar varmış. Canavar “Bahçemde ne yapıyordun?” demiş. Tüccar “Kayboldum ve kasabamı bulamadım, uyuyakalmışım”&nbsp; demiş ama canavar buna inanmamış. Birkaç hafta geçmiş babasının gelmediğini fark eden Güzel, meraklanmış ve babasını aramaya başlamış. Birkaç saat yürüdükten sonra Güzel, babasının sırtına koyduğu giysiyi görmüş bir evin bahçesinde. Evin bahçesine girmiş ve evin kapısını açmış. İçeri girmiş ve “Baba!” diye bağırmış aşağıdan bir ses gelmiş ve sesi takip etmiş zindana inmiş ve babasını görmüş. Arkadan çirkin canavar gelmiş ve Güzel’i zindana itmiş. Güzel ve babası sonsuza kadar zindanda kalmışlar.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-06-10 08:27:51 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/marmarailkokulu/f7stntuwmqibmbxe/wish/1598058384</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
