<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Sözlü performans ödevi by Doğuhan Murat Yücel</title>
      <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd</link>
      <description>Kaçırdığınız dersteki filozofla şahsi bir meselenizi konuşunuz.</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2024-10-04 17:26:08 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2024-12-28 05:06:45 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet.net/icons/8.0/png/1f9e0.png</url>
      </image>
      <item>
         <title>Zeynep Tunçkaşık 598 </title>
         <author>zeyneptunckasik123456789</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3205289946</link>
         <description><![CDATA[<p>Tunç(ben): Platon, uzun zamandır uyku sorunu yaşıyorum. Gece gözlerimi kapatsam bile zihnimde düşünceler akmaya devam ediyor. Dinlenemiyorum sonra da gün içinde de yorgun oluyorum. Genel olarak bir uykusuzluk halindeyim. Sence ne yapmalıyım ve bu konuda ne düşünüyorsun?</p><p>&nbsp;</p><p>Platon: İlginç. Düşüncelerinden dolayı uykusuzluk çektiğini söylüyorsun. Bedenin dinlenmeye çalışırken zihnin hala karışık mı oluyor?</p><p>&nbsp;</p><p>Tunç(ben): Maalesef. Gün boyu kafamda dönüp duran düşünceler, gece de devam ediyor. Dersler, sınavlar, siyaset, dünya, ahiret… Genel olarak her şey hakkında uzunca düşünürüm.</p><p>&nbsp;</p><p>Platon: O halde bir sorum var: Zihnindeki bu düşüncelerin amacı ne? Bu düşünceler sana fayda sağlıyor mu, yoksa sadece huzurunu mu kaçırıyor?</p><p>&nbsp;</p><p>Tunç(ben): Çoğunlukla huzurumu kaçırıyorlar. Her şeyin mükemmel olmasını sağlamak için kendimi sürekli düşünmeye zorluyorum. Sanırım biraz mükemmeliyetçiyim.</p><p>&nbsp;</p><p>Platon: Belki de zihnini kontrol etmeyi, onu biraz serbest bırakmayı öğrenmelisin. Dengenin bozulmasının önüne geçmelisin. Ruhunu ve zihnini dinlendirmelisin. Uyku bir teslimiyet halidir; zihnin de uykuya teslim olması gerekir. Bir düşünce meditasyonu yapmayı denedin mi hiç?</p><p>&nbsp;</p><p>Tunç(ben): Hayır, hiç düşünmemiştim. Sadece uyumaya çalışıyorum, ama olmuyor. Meditasyon bana yardımcı olur mu ki?</p><p>&nbsp;</p><p>Platon: Meditasyon, zihnindeki karmaşayı büyük oranda yatıştırır. Düşüncelerinin gelip geçmesine izin vermek, zihnini özgür bırakmak uykuya geçmeni kolaylaştırır. Dengeyi bulduğunda bedenin de zihninle uyum içinde dinlenmeye başlar.</p><p>&nbsp;</p><p>Tunç(ben): Bu önerine bir şans vereceğim. Eyvallah Platon.</p><p>&nbsp;</p><p>Platon: Her şey bir denge meselesidir. Zihnini de bedeninle beraber dinlendirmelisin. Unutma, zihin her şeyin ötesinde de bir huzur bulmak ister; bu huzur, uyum içinde bir ruhta bulunur. Bu huzuru sağlamak içinde gereken uykuyu almalısın.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-11-07 00:12:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3205289946</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-EA 52 Asım Zahid-Sokrates</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3209386181</link>
         <description><![CDATA[<p>S: Asımcım Zahid, hayat nedir sizce?</p><p>AZK: Hayat durumların değişkenliğidir. Yani düşündüğüm kadarıyla bir şeylerin değişmediği bir ortamda hayattan bahsedemeyiz.</p><p>S: Üveys'in dün üç çocuğu vardı. Bugün de üç çocuğu var. Çocuk sayısı değişmediğine göre çocuklarını hayat sahibi olarak kabul edemez miyiz?</p><p>AZK: Saçmalama Sokrat. Şöyle açıklayayım: Bu çocukların aldıkları her nefeste olan değişim onları hayata bir adım daha yaklaştırır. Bence sürekli aynı şeyleri yapan şeyler hayatsızdır.</p><p>S: Öyleyse işi kumarhaneye gelen insanlara kart açmak olan krupiye hanım sürekli bunu yaparsa hayatsız mıdır?</p><p>AZK: Hayır, <em>Mr. Socrates</em>. Krupiyenin hayatsız olduğunu iddia edemem fakat benim hayat ideama uzak bir konumdadır.</p><p>S: Peki, insanlar tarafından kodlanmış olan ve dünyayı gezen bir robot sence hayatsız mıdır?</p><p>AZK: Buna verebileceğim cevap yalnız şu olabilir: Eğer bu robotun kodlarında bir değişim söz konusuysa o zaman hayattan bahsedebiliriz. </p><p>S: Kendini her gün geliştiren yapay zekalar da senin fikrine göre hayat sahibi midir?</p><p>AZK: Buna katılmıyorum. Hayat sahibi olabilmek için durumların değişikliğinin şuurunda olmak iktiza eder.</p><p>S: Şuur nedir <em>monsieur </em>?</p><p>AZK: Zor sorular soruyorsunuz Sokratlar. Öğrendiğim kadarıyla şuur "insanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği" demekmiş. Yani insan, etrafını fark ederse şuur sahibi olur.</p><p>S: Peki, size değişimin tamaiyle şuurunda olmadığınız bir örnek vereceğim: Klavyeye tıklamak. Elleriniz öylece harflere tıklayadursun bunların nasıl yapıldığına dair en ufak bir fikriniz dahi yok.</p><p>AZK: Evet, hayata uzak olduğumun bir göstergesidir fakat ben parmaklarımın hareketin sonuçlarına karşı şuur sahibiyim. </p><p>S: Yalan söylemeyin. Bu konunun şuurunda olsaydınız işlerin nasıl gerçekleştiğini bilir, hissederdiniz. Sizin şuur lakırtısının sonuna geliyoruz sanırım.</p><p>AZK: Bilakis, Atinalı. Dediğiniz sayesinde kavramın zihnimdeki muğlaklığı azaldı. Hayat sahibi olan tek vardır. Şuur da yalnız ona aittir. Benim az önceki iddiam ise, dediğiniz gibi, yalnızca kendime yalan söylememden ibaretti. Ben ne hayat sahibiyim ne de şuur. Sahiplik sıfatı bizlere gitmiyor gibi. Üzerimize serpilmiş çok az hayat ve şuur şerbeti yapay zekadan daha fazla diye bu durum bizi hayat sahibi onu da hayatsız yapmaz. </p><p>S: Bu bahsettiğiniz <strong>"hayat sahibi" </strong>şuur ve hayatı bizlere borç mu vermiş?</p><p>AZK: Saat geç olmadı mı? (Seninle daha fazla tartışmayacağım)</p><p>S: Haklısınız. İyi geceler dilerim. (Tam da en önemli kısmında niye yarım bıraktı ki? )</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-11-09 19:56:57 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3209386181</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kübra Doğan 584</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3219329914</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>A:</strong> İnsanları adil yapan şey nedir sence?<br><strong>B:</strong> Kurallara uymaktır.<br><strong>A:</strong> Peki bir kural haksızsa da ona uymak adil midir?<br><strong>B:</strong> hayır.<br><strong>A:</strong> O zaman adalet yalnızca kurallara uymaktan ibaret olamaz değil mi?<br><strong>B:</strong> Haklısın değil.<br><strong>A:</strong> Öyleyse adaletin ölçütü ne?<br><strong>B:</strong> Belki herkesin hakkını vermektir.<br><strong>A:</strong> Peki herkesin hakkını vermek ne demektir? İnsanların haklarını nasıl biliriz?<br><strong>B:</strong> Bunun için akla ve vicdana danışmak gerekir.<br><strong>A:</strong> Öyleyse adalet yalnızca bir eylem değil, aynı zamanda bir düşünme süreci midir?<br><strong>B:</strong> Galiba öyle.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-11-15 17:36:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3219329914</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kübra Doğan 584</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3219343494</link>
         <description><![CDATA[<p>- <strong>Sokrates:</strong> Antik felsefeyi temsil eden filozof.  </p><p>- <strong>Günümüz Filozofu Doğuhan:</strong> Çağdaş düşünceyi temsil eden filozof.  </p><p>---</p><p><strong>Sokrates:</strong> Söyle bana, hakikate ulaşmak için neye inanıyorsun?  </p><p><strong>Günümüz Filozofu Doğuhan:</strong> Bilimsel yöntemlere ve gözleme. Hakikati doğada ararız, verilerle destekleriz.  </p><p><strong>Sokrates:</strong> İlginç. Ben hakikati sorgulama ve diyalogla bulmaya çalışırım. Bilimin kesinliğine nasıl bu kadar güvenebilirsin?  </p><p><strong>Günümüz Filozofu Doğuhan:</strong> Biz eskimiş yöntemler kullanmıyoz. Çünkü bilim, test edilebilir ve değişebilir. Ama senin yöntemin, mutlak doğrular arayışında değil mi?  </p><p><strong>Sokrates:</strong> Evet, fakat doğruların kalıcı olmadığını sorgulamak da hakikatin bir parçasıdır. Peki ya erdem? Modern dünyada erdemin yeri ne?  </p><p><strong>Günümüz Filozofu Doğuhan:</strong> Tabiki erdem hâlâ önemli, ancak bireylerin seçimleriyle şekilleniyor. Evrensel kurallar yerine bağlam ve etik ilkeler ön planda.  </p><p><strong>Sokrates:</strong> Öyleyse felsefe, çağlar boyu farklı yollarla aynı şeyi arıyor.  </p><p><strong>Günümüz Filozofu Doğuhan:</strong> Haklısın. Farklı araçlar kullanıyoruz, ama aynı sorulara yanıt arıyoruz.  </p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-11-15 17:47:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3219343494</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Mustafa Bilginus/ 490/ Platon&#39;la kellik ve felsefe/</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3231768705</link>
         <description><![CDATA[<p>....</p><p><br></p><p>Platon: İşte evrenin en büyük gizemi budur. Sorusu olan var mı canlar? </p><p><br></p><p>Bilginus: Benim sorum var ey Platon.</p><p><br></p><p>Platon: (Güneşin kavurucu ışınlarının kel başından yansıması öğrencilerinin dikkatini dağıtmaktadır.) Nedir sorun bilge Bilginus?</p><p><br></p><p>Bilginus: Üstadınız Aristo'nun da kel olduğunu zikretmiştiniz. Hem Miletli ünlü filozoflar olan Esades ve Ömerakarusun saçlarının da seyrek olduğu kaynaklarda mestûr bulunuyor. Bu durumlar arasında bir münasebet var mı yoksa sadece bir korelasyondan mı ibaret? </p><p><br></p><p>Rahmi bin Saadettin el-Bayburdî: Ben de hep merak etmişimdir. </p><p><br></p><p>Platon: En sonunda sordunuz, ben de bu soruyu bekliyordum. Birkaç hafta önce sadık bir rüya gördüm. Rüyamda büyük filozoflardan Yücelus ve Murades Kaleliyus'u gördüm. O vakitler saç ektirmeyi düşünmekteydim. Murades bana yaklaştı ve şöyle dedi: "Platon, evladım, doğru yoldasın. Saçlarını ektir, şarabı eksik tutma. Bilirsin ben her zama-" Tam o sırada Yücelus araya girdi ve bana seslendi: "Kellik, evladım, bir filozofun olmazsa olmazıdır. Saç ektirmek insanın düşüncelerini ve hayal dünyasını kısıtlar. Sözüme itimad ediyorsan saç ektirme!" Bu sözünden sonra uyandım. Biraz düşündükten sonra kelliğin filozoflar için mahiyetini anladım. Başın üstünde saç olması insana idea aleminden gönderilen düşünce ve ilham duygularının alımını engeller. Hem idea aleminde ideal saç saçsızlıktır, insan saç miktarıyla ters orantılı olarak ideaya yaklaşır. Bu yüzden kelliğimle barışık yaşamaya karar verdim. Yani anlayacağınız dostlar,</p><p> kellik veya saçın seyrek olması bir düşünür için elzemdir.</p><p><br></p><p>Bilginus: Vay be, hiç böyle düşünmemiştim. Teşekkürler Platon.</p><p><br></p><p>Platon: Bir şey değil Bilginus, şimdi fark ettim de senin saçlarında da az bir seyreklik var, senden de iyi filozof olur. </p><p><br></p><p>Bilginus: Eywallah hocam.</p><p><br></p><p>Platon: Başka sorusu olan yoksa idea alemindeki kıyafet şekillerine geçiş yapalım. </p><p><br></p><p>....</p><p><br></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-11-24 18:24:51 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3231768705</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Muhammed Atıf Bayram - 463</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3256047153</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Ben:</strong> Sayın Sokrates, felsefenizle ilgili bir sorum var. Beni huzursuz eden bir meseleyi çözmek için yardımınıza ihtiyacım var.</p><p><strong>Sokrates:</strong> Elbette! Hatırlayın ki sorgulayıcı bir zihin her zaman değerlidir. Neyin sizi rahatsız ettiğini paylaşır mısınız?</p><p><strong>Ben:</strong> İnsanlarla ilişkilerimde sürekli bir onay arayışı içinde olduğumu fark ettim. Bu, beni hem yıpratıyor hem de özgür olmadığımı hissettiriyor. Sizce bu durumdan nasıl kurtulabilirim?</p><p><strong>Sokrates:</strong> Çok önemli bir meseleye değindiniz. İlk olarak, bu onay arayışının kaynağını sorgulamamız gerek. Bu arayış, doğuştan mı gelir, yoksa toplumsal etkilerden mi?</p><p><strong>Ben:</strong> Sanırım, başkalarının beni nasıl gördüğüyle fazlasıyla ilgileniyorum. Toplumun onayını almak bana değerli olduğumu hissettiriyor.</p><p><strong>Sokrates:</strong> Peki, toplumun sizi yargılamasında yanılma payı yok mu? Diyelim ki bir grup insan size hayran, ancak bu, gerçekte iyi bir insan olduğunuzu kanıtlar mı?</p><p><strong>Ben:</strong> Sanırım, hayır. Onların algıları, benim gerçek değerimi belirleyemez. Ama yine de bu düşünceyi bırakmak zor.</p><p><strong>Sokrates:</strong> O halde, bir öneri: Kendi erdemlerinizi sorgulayın. Kendinize sorun: Gerçekten doğru olanı mı yapıyorum? İnsanların düşüncelerine bu kadar bağlanmak sizi hakikatten uzaklaştırabilir. Mutluluk, kendinizi onaylamaktan gelir, başkalarını değil.</p><p><strong>Ben:</strong> Yani, kendi ahlak anlayışımı ve değerlerimi merkeze koymam gerekiyor?</p><p><strong>Sokrates:</strong> Aynen öyle! "Kendini tanı" sözü, buradaki yol haritanız olsun. Kim olduğunuzu ve neyin sizin için doğru olduğunu bilmek, sizi başkalarının yargılarından bağımsız kılacaktır.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-11 17:34:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3256047153</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Muhammed Atıf Bayram 463</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3256055107</link>
         <description><![CDATA[<p><strong>Ben:</strong> Sevgili Platon, şu önümüzdeki yeşil vazoya bakar mısınız? Sizce gerçekten yeşil mi?</p><p><strong>Platon:</strong> İlginç bir soru! Öncelikle, bana bu vazonun yeşil olduğunu düşündüren şey nedir? Duyularım, değil mi?</p><p><strong>Ben:</strong> Evet, sanırım öyle. Gözlerimiz, yeşil olduğunu söylüyor.</p><p><strong>Platon:</strong> Peki, duyularımız her zaman doğru mu söyler? Ya bir ışık oyunu nedeniyle vazo aslında mavi görünüyorsa?</p><p><strong>Ben:</strong> Ama burada ışıkla ilgili bir sorun yok. Gayet net görünüyor.</p><p><strong>Platon:</strong> Duyuların ötesine geçip düşünelim. Vazo dediğin nesne, idealar dünyasında nasıl bir renge sahiptir?</p><p><strong>Ben:</strong> İdealar dünyası mı? Oradaki "vazo" muhtemelen mükemmel bir forma sahiptir, ama rengini bilebilir miyiz?</p><p><strong>Platon:</strong> Güzel bir soru! Aslında renk gibi özellikler, yalnızca maddi dünyanın özellikleridir. İdealar dünyasındaki "vazo" sadece vazo olma özüne sahiptir.</p><p><strong>Ben:</strong> Yani bu vazonun rengini tartışmamız bile aslında bizi yanıltıyor olabilir mi?</p><p><strong>Platon:</strong> Evet! Mavi mi, yeşil mi olduğu sorusu, gerçek bilgiyi ararken önemsiz olabilir. Önemli olan, "vazo" denen nesnenin idealar dünyasındaki özüne ne kadar yaklaşabildiğimizdir.</p><p><strong>Ben:</strong> Ama günlük hayatımızda renklerin önemli olduğunu düşünmüyor musunuz? Mesela, yeşil bir vazoyu mavi sandığımızda bir yanlış anlamaya sebep olmaz mıyız?</p><p><strong>Platon:</strong> Doğru, ama bu yanlış anlamalar yalnızca duyular dünyasında bizi etkiler. Hakikate ulaşmak istiyorsak, duyuların ötesine geçmeliyiz. Öyleyse, vazoya bakıp yalnızca bir renk görmek yerine onun özünü anlamaya çalışalım.</p><p><strong>Ben:</strong> Demek ki mavi ya da yeşil olması çok da önemli değil. Önemli olan, "vazo" dediğimiz şeyin özü.</p><p><strong>Platon:</strong> Aynen öyle. Duyuların sınırlarını fark etmek, gerçek bilgiye giden ilk adımdır.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-11 17:42:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3256055107</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kellik:::</title>
         <author>fatiheren7134</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260066863</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 11:54:30 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260066863</guid>
      </item>
      <item>
         <title>11-F Kübra Doğan</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260204958</link>
         <description><![CDATA[<p>Öğrenci: Hocam biz artık 11 olduk. Sizce de biraz ödevlerle derslerin hepsini işleyerek bize yük olmuyor musunuz?</p><p>Öğretmen: Eğer bu eğitim sistemindeysen ve 2 ders felsefe iişlemen senin sorumluluğundaysa bu benim elimde olan bir şey değil.</p><p>Öğrenci: Ama hocam. Başka sözel derslerin hocaları bir ders bize izin veriyor bazı şeylere göz yumuyor. Siz de ne gaddarsınız!</p><p>Öğretmen: Ben gaddar değilim sistem size bunu uygun görüyor. Safsataların hiç bir şeyi değiştirmeyecek. Denge nedir?</p><p>Öğrenci: İki zıt durumunda birbirine eşit miktarda bulunabilmesi diyebiliriz bence. Sizin iki dersin birini işleyip birini çalışma saati yapsaydınız mesela.</p><p>Öğrenci: Kendi argümanınla kendini çürüttün. Dediğin gibi karşıt iki gücün denk gelmesidir. Sen şuan sayısal olabilirsin belki üniversite sınavına çalışıyor olabilirsin ama dengede bulunabilmen için sözel derslere sosyal bilimlere ve düşünmeye ihtiyacın var. Bi ara dene bence.</p><p>Öğrenci: (Çoktan uyudu bile)</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-14 16:14:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260204958</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Alperen Uysal 11-C 109(Hocam sadece bi ders uyudum )</title>
         <author>alperenfilo55</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260537519</link>
         <description><![CDATA[<p>Konu: Kütüphaneye gidip gitmemenin gerekliliği üzerine bir diyalog.</p><p><br></p><p>Alperen: Platon, kütüphaneye gitmek istemediğini söylüyorsun. Ama neden? Yani orada sessizlik var. Odada ders çalışmaya çalışırken patlamazsın en azından.</p><p><br></p><p>Platon: Ya hani… Kütüphane dediğin şey, aslında ne kadar da gereksiz bir şey gibi geliyor bana. Kitaplar,bizim geçmişteki arkadaşların düşünceleriyle dolu. Ama bunlar, gerçek bilgi değil ki! Hakikat, kitapların içinde değil, insanın ruhunda, kendi düşüncelerinde aranmalı.</p><p><br></p><p>Alperen: Ama Platon, kitaplar bizim için bir kaynak değil mi? Diğer insanların tecrübelerini, bilgilerini öğrenmek, kendimize yol açmak için bir fırsat değil mi?</p><p><br></p><p>Platon: Hayır yani, evet, belki bir şeyler öğrenirsin, ama asıl mesele bu değil. Kitaplar sadece birer gölge gibi, hakikatin doğru yansımasını göstermezler. Kütüphane de bunun bir parçası işte. Gerçek bilgi, dış dünyada değil, insanın kendi içinde olmalı. Kütüphane gibi bir yere gitmek, daha çok eğlencelik gibi. Gerçek bilgi, doğru düşüncelerle başlar, kitaplardan falan değil.</p><p><br></p><p>Alperen: Ama, Platon, kütüphaneye gitmek aslında başka insanların düşünceleriyle karşılaşmak ve onlarla bir diyalog kurmak değil mi? Bu, bizim fikirlerimizi geliştirmemize yardımcı olabilir.</p><p><br></p><p>Platon: Hımm, evet ama… Bazen o kadar çok okursun ki, başkalarının fikirlerine o kadar dalarsın ki kendi düşüncelerini unutursun. Kitaplar seni boğabilir, yanlış yönlendirebilir. Düşünceler, sadece okuduklarınla değil, kendi aklını kullanarak gelişmeli. Kütüphaneye gitmek, seni dışarıdaki gerçek dünyadan koparabilir. Kitaplar seni içinde sıkışık kalmaya zorlar.</p><p><br></p><p>Alperen: Ama kütüphane tam da bu yüzden önemli,çünkü orada geçmişin bilgisi var.Bu bilgiyi alıp kendi düşüncelerimizle harmanlayabiliriz. Hadi diyelim ki kitaplar sadece gölge, o zaman bile o gölgeler bile bir şekilde ışığı gösterebilir.</p><p><br></p><p>Platon: Eh, belki ama ben yine de bu kadar kafayı kitaplardaki bilgilere takmam. Gerçek bilgi, insanın içinde bir şeyler canlandırmasıyla, düşüncelerinin peşinden gitmesiyle bulunur. Kütüphane sana sadece bir başlangıç verebilir ama asıl iş, senin kendi zihninde başlar. Kitaplardan bağımsız, fikirlerini yaratman gerek.Elmanın parlağını bulaman lazim yani.Kütüphanede vakit geçirmek seni aslında daha az özgür kılar.</p><p><br></p><p>Alperen: Yani diyorsun ki, kütüphane bir başlangıç olabilir ama asıl yolculuk kendi zihnimizde başlar.</p><p><br></p><p>Platon: Evet, tam olarak. Kitaplar seni bir noktaya getirebilir, ama gerisi senin elinde. Kütüphaneye gitmek, hani faydalı olabilir ama, hani fazla kafa karıştırmaya da gerek yok. Zihninde doğru soruları sorarak gerçeği keşfetmelisin.</p><p><br></p><p>Alperen: Yani yine de kütüphaneye gitmenin sana bir faydası olmadığını mı savunuyorsun?</p><p><br></p><p>Platon: Şöyle, kitaplar her zaman çok önemli olmayabilir, ama tabii ki o kadar da kötü değiller. Gitmek istersen git, ama unutma, asıl doğru olan senin içinde.İdealar alemi falan filan, Kütüphaneden çok daha fazlası seni bekliyor.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 09:54:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260537519</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ömer Faruk Bağcı 11-C 504 </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260588686</link>
         <description><![CDATA[<p>        <strong>Tanrı Yaratılmış mıdır?</strong></p><p><strong>Aristoteles</strong>: Her şeyin bir yaratıcısı var mıdır?</p><p><strong>Ben</strong>: Evet, her şeyin bir yaratıcısı vardır.</p><p><strong>Aristoteles</strong>: O zaman her şeyin bir yaratıcısı olduğunu kabul ediyorsak Tanrı da bir şey midir?</p><p><strong>Ben</strong>: Evet, Tanrı da bir şeydir ama Tanrı'nın yaratıcısı yoktur çünkü Tanrı sonsuzdur ve değişmeyendir. O, her şeyin yaratıcısıdır.</p><p><strong>Aristoteles</strong>: Yani Tanrı, her şeyin yaratıcısı olduğunda Tanrı'nın kendisi bir şey değil mi? "Şey" derken, yaratılmış ya da değişebilen bir varlık hakkında mı konuşuyoruz?</p><p><strong>Ben</strong>: Evet, "şey" dediğimizde, yaratılmış ve değişebilen varlıklardan bahsediyoruz.</p><p><strong>Aristoteles</strong>: O zaman Tanrı da bir "şey" olsa bu durumda Tanrı’nın da bir yaratıcıya ihtiyacı olmaz mı? Çünkü her şeyin bir yaratıcısı varsa, Tanrı da bir şeyse, o zaman ona da bir yaratıcının olması gerekmez mi?</p><p><strong>Ben</strong>: Ama Tanrı'nın yaratıcısı olamaz. Çünkü Tanrı her şeyin yaratıcısıdır ve O, değişmeyen, başlangıcı olmayan bir varlıktır. Yaratıcı olmak için yaratılmamış olmak gerekir.</p><p><strong>Aristoteles</strong>: Anladım. Yani Tanrı zaman ve mekânın dışında bir varlık olduğu için, yaratılmamış ve yaratıcısı olmayan bir varlıktır. Peki, bu durumda, Tanrı'nın bir yaratıcısı olamayacağını kabul ediyorsak, demek ki Tanrı özel bir varlık. O, her şeyin yaratıcısı ama yaratılmamış bir varlık olmalı. Yani Tanrı bizim bildiğimiz "yaratıcı" kavramına uymuyor.</p><p><strong>Ben</strong>: Evet, Tanrı her şeyin yaratıcısı olduğu için, bir yaratıcısı yok. O yüzden, Tanrı değişmeyen, başlangıcı olmayan bir varlıktır.</p><p><strong>Aristoteles</strong>: Tanrı'nın yaratıcısı olamayacağını söyledik, çünkü Tanrı kendisi varlıkların kaynağıdır. O, yaratılmamış ve zamanla sınırlı olmayan bir varlık. Bu yüzden Tanrı her şeyin yaratılışından önce var olan ve yaratılmamış bir varlık olarak kabul ediyoruz</p><p><strong>Ben:</strong> Evet, aynen öyle Aristoteles.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 11:44:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260588686</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Feyza Kaya</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260832902</link>
         <description><![CDATA[<p>Feyza: Üstat Platon, size bir soru sormak istiyorum. Adalet nedir?</p><p>Platon: Ah, genç dostum, ne kadar güzel ve derin bir soru. Ama sana yanıt vermeden önce, bir şey öğrenmek isterim. Sence adalet nedir?</p><p>Feyza: Bana göre, adalet herkesin hak ettiğini almasıdır. Bir kimse, hak ettiğinden fazlasını talep etmemelidir.</p><p>Platon: İlginç bir yaklaşım. Peki, bir insana hak ettiğini vermek adilse, bunu her durumda yapmalı mıyız?</p><p>Feyza: Evet, neden yapmayalım ki?</p><p>Platon: O halde sorayım: Eğer bir arkadaşın sana emanet olarak kılıcını bıraktıysa ve bir gün aklını yitirip o kılıcı istediğinde, ona geri verir misin?</p><p>Feyza: Bu... pek de akıllıca olmaz. Bir deliye kılıç vermek, başkalarına zarar vermesine neden olabilir.</p><p>Platon: İşte bu noktada senin tanımın zayıf kalıyor. Çünkü her durumda hak ettiğini vermek, adil olmayabilir. Adalet daha derin bir anlam taşır. Adalet, hem bireyin hem de toplumun iyiliği için yapılan doğru eylemdir.</p><p>Feyza: O halde adalet, yalnızca bireysel çıkarları değil, toplumun çıkarlarını da gözetir, öyle mi?</p><p>Platon: Evet, tam da öyle. Adalet, bireyin doğru yerini bulduğu, herkesin görevini en iyi şekilde yerine getirdiği bir düzendir. Bunu, devlette de bireyde de görebilirsin.</p><p>Feyza: Bireyde nasıl olur, üstat?</p><p>Platon: İnsan ruhunun üç bölümü vardır: Akıl, öfke (irade) ve arzu. Eğer akıl hükmederse, irade ve arzular ona itaat ederse, ruh adil bir düzen içinde olur. Ama bu düzen bozulursa, adalet de kaybolur. Devlet de birey gibi; herkes kendi işini yapmalı, birbirine karışmamalıdır.</p><p>Feyza: Peki, bu düzeni bozan nedir?</p><p>Platon: Düzeni bozan, her şeyin kendi doğasına aykırı biçimde hareket etmesidir. Örneğin, arzular aklın önüne geçerse, insan tutkularına yenik düşer ve kaos başlar. Devlette de bir esnaf, askerin yerine geçmeye çalışırsa, düzensizlik çıkar.</p><p>Feyza: Çok şey öğrendim, üstat. Ama bir şey daha sormak isterim. Adaleti hep bu şekilde mi anlayacağız, yoksa farklı toplumlarda farklı mı yorumlanır?</p><p>Platon: Haklısın, bu sorunun yanıtı kişilere, toplumlara göre değişebilir gibi görünse de, adaletin özü evrenseldir. Çünkü her zaman doğru olan, doğru kalacaktır. Görevimiz, doğruyu aramaktan vazgeçmemektir.</p><p>Feyza: O halde, adaletin peşinden gitmek, yaşamın en asil amacı mıdır?</p><p>Platon: İşte, güzel bir soru daha! Evet, adaletin peşinden gitmek, bilgelik yolunda atılan en büyük adımlardan biridir. Ama unutma, bu yolculuk bir son değil, bir başlangıçtır.</p><p>Feyza: Teşekkür ederim, üstat. Düşünceleriniz bana yeni ufuklar açtı.</p><p>Platon: Ve bana da, genç dostum. Soruların, bir filozofun ruhuna taze bir nefes gibidir.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 18:33:00 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260832902</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Feyza Kaya</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260840303</link>
         <description><![CDATA[<p>Feyza: Merhaba, Sokrates. Sana bir soru sormak istiyorum. Bilgiye ulaşmanın en doğru yolu sence nedir?</p><p>Sokrates: Merhaba, Kübra. Çok güzel bir soru sordun. Ancak öncelikle, bilgi dediğimiz şeyin ne olduğunu tanımlamamız gerekmez mi? Bilgi nedir sence?</p><p>Feyza: Hmm… Bilgi, doğru olduğunu kanıtlayabileceğimiz bir şey, değil mi?</p><p>Sokrates: İlginç bir yaklaşım. O zaman şu soruyu sorayım: Bir şeyin doğru olduğunu nasıl kanıtlarız? Tüm doğrular değişmez midir, yoksa zamanla değişebilir mi?</p><p>Feyza: Bence bazı doğrular değişmez, mesela matematikte 2+2 her zaman 4 eder.</p><p>Sokrates: Peki, hayatın diğer alanlarında, örneğin ahlak veya adalet gibi konularda doğruların değişmez olduğunu söyleyebilir miyiz?</p><p>Feyza: Bu daha zor bir soru… Sanırım her zaman durumlara bağlı. Adalet, birine göre doğru, başkasına göre yanlış olabilir.</p><p>Sokrates: İşte bu noktada, bilgiyi bulmak için tartışmanın, yani diyalog yoluyla farklı görüşleri anlamanın önemini görüyoruz. Bilgiye ulaşmanın en doğru yolu, sorgulamak ve doğru soruları sormaktır.</p><p>Feyza: Yani kesin bir cevap bulamayabiliriz ama doğru sorularla gerçeğe yaklaşabiliriz, öyle mi?</p><p>Sokrates: Tam olarak öyle, sevgili Kübra. Bilgeliğin anahtarı, bildiklerini sorgulamak ve bilmediklerini kabul etmekte yatar. Peki, şimdi başka neyi sorgulamak istersin?</p><p>Feyza: Adaletin evrensel olup olmadığını… ama sanırım bu uzun bir tartışma olacak.</p><p>Sokrates: O halde bunu başka bir zaman derinlemesine ele alalım. Çünkü bilgi, aceleyle değil, sabırla keşfedilir.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 18:44:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260840303</guid>
      </item>
      <item>
         <title>49-Mirsad Tatlı (Yarım ödev vardı hocam😇)</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260897108</link>
         <description><![CDATA[<p>Konu: A ve B, sokratik yöntem ile “hak” kavramı hakkında sohbet etmektedirler.</p><p><br/></p><p><br/></p><p>A: B, "hak" dediğimizde, bir insanın sahip olduğu bir şeyden mi bahsediyoruz?</p><p><br/></p><p>B: Evet, hak, bir kişinin sahip olduğu, yasal veya ahlaki olarak tanınan bir şeydir. Örneğin, ifade özgürlüğü.</p><p><br/></p><p>A: Peki, her insanın aynı haklara sahip olduğunu söylüyorsun. Ama bazı insanlar bu haklardan mahrum bırakılabiliyor. O zaman bu haklar, her zaman geçerli mi, yoksa sadece bazı koşullarda mı geçerli?</p><p><br/></p><p>B: Haklar her koşulda geçerlidir ancak bazen toplum veya hukuk bu hakları tanımayabilir veya sınırlamayabilir.</p><p><br/></p><p>A: Eğer haklar her durumda geçerliyse, o zaman bir toplumun bir insanı özgürlüğünden yoksun bırakması bir hak ihlali değil midir? Peki sosyal yasalar doğru mudur, yanlış mıdır?</p><p><br/></p><p>B: Evet, bir toplumun yasaları yanlış olabilir. Örneğin, kölelik yasaları geçmişte yanlış kabul ediliyordu.</p><p><br/></p><p>A: Peki bu durumda o kanunlar yine de "geçerli" sayılmaz mı? Peki kanunun “doğru” olup olmadığını nasıl bileceğiz?</p><p><br/></p><p>B: Kanunların geçerli olması onların doğru olduğu anlamına gelmez. Geçerlilik hukuki durumu ifade eder, doğruluk farklıdır.</p><p><br/></p><p>A: Peki "geçerlilik" ile "doğruluk" arasındaki farkla neyi kastediyorsunuz? Dolayısıyla bir şey hukuken geçerli olabilir ama gerçek olmayabilir.</p><p><br/></p><p>B: Evet, doğru. Geçerlilik, yasanın geçerli olduğu yerdir; doğruluk ise ahlaki veya evrensel standartlarla ilgili olmalıdır.</p><p><br/></p><p>A: Peki doğruluğunu nasıl belirleyeceğiz? Peki bir şeyin doğru olup olmadığını nasıl bileceğiz?</p><p><br/></p><p>B: Adalet çoğu zaman evrensel insan hakları veya ahlaki değerlerle belirlenir. İnsan onuru ve eşitlik gibi değerler neyin doğru olduğunu belirler.</p><p><br/></p><p>A: Peki hakların doğruluğu sadece kanunların tanıdığına değil, evrensel, değişmez bir standarda mı bağlıdır?</p><p><br/></p><p>B: Evet, haklar evrensel değerlere dayanmalı ve hukukun ötesinde bir hakikate sahip olmalıdır.</p><p><br/></p><p>A: Yani haklar sadece toplum veya hukuk tarafından tanınan bir şey değil, her zaman geçerli olan ve evrensel gerçeği olan bir şeydir değil mi?</p><p><br/></p><p>B: Evet haklar aslında insan olarak, toplumsal normlardan bağımsız olarak var olmalı.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-15 20:35:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3260897108</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Notlar verildi</title>
         <author>dmyinfo</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920211</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-28 05:06:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920211</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Notlar verildi</title>
         <author>dmyinfo</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920220</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-28 05:06:51 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920220</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Notlar verildi</title>
         <author>dmyinfo</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920232</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-28 05:07:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920232</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Notlar verildi</title>
         <author>dmyinfo</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920237</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-28 05:07:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920237</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Notlar verildi</title>
         <author>dmyinfo</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920254</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-28 05:07:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920254</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Notlar verildi</title>
         <author>dmyinfo</author>
         <link>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920348</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-12-28 05:07:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/dmyinfo/estgwzvpcz24xnzd/wish/3272920348</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
