<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Türkü ve Hikâyelerimizin Paylaşım Padleti by Hasan Kızılkaya</title>
      <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in</link>
      <description>Türkü ve hikayesini eklemek için , sağ alt kısımdaki + işaretine basınız, sayfanın üst kısmına BAŞLIK oluşacaktır, o alana adınızı ve okulunuzu , AÇIKLAMA  kısmına hikayenin veya türkünün adını, alt kısmına ise hikâye metnini ve türküsünü ekleyip, KAYDET butonuna basınız.</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2018-12-05 20:38:19 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2024-05-22 21:23:41 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Hasan KIZILKAYA-Sındırgı Gölcük İlkokulu</title>
         <author>zivasli1058</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311593169</link>
         <description><![CDATA[<div>Sındırgı İlçesi Işıklar Köyünde yaşayan, köyün ve çevrenin en güzel ve alımlı kızı olarak bilinen Alyanak Emine adlı bir kız vardır. Emine köyden sevdiği gençle bir gün nişanlanır ve ardından genç askere gider.O zamanlarda Mehmet Efe denilen ve dağlarda gezen bir eşkıya vardır. Zaman zaman köylere inen Mehmet Efe bir gün Işıklar Köyüne iner, o sırada Akpınar’da arkadaşlarıyla su doldurmaya gelen Emine’yi görür ve sevdalanır. Emine’yi ailesinden isteyen Mehmet Efe nişanlı olduğunu öğrenir. Kızı alamayacağını anlar. Buna rağmen sevdası gün geçtikçe çoğalır. Hatta Emine’yi kaçıracağını bile söyler. Emine’nin ailesi kızlarını saklarlar. Mehmet Efe’nin Emine’nin sevdasından sık sık köye indiğini duyan jandarma, bir gün pusu kurarak Mehmet Efe’yi öldürür.  Mehmet Efe ölmeden önce Emine’ye duyduğu sevdasını şu mısralarla dile getirmiş ve dilden dile dolaşarak günümüze de türküsü gelmiştir:</div><div> <br><br></div><div>Akpınar yapısına,gün doğmuş yapısına<br>Eminem çiçekler yollamış, bayıldım kokusuna</div><div>Eminem Eminem,çiçek geldi yakından,</div><div>yaprakları haber verdi,senin güzel kokundan</div><div>Akpınar'a varaydım Emine'mi göreydim</div><div>Emine'min kucağında canlar verip öleydim</div><div><br></div><div>Güzelim güzelim dala bakır asılmaz,<br>Güzel sana sarmayınca deli gönlüm yasılmaz</div><div><br></div><div>Akpınar yapısına gündoğmuş kapısına<br>Emine'm çiçekler göndermiş uyandım kokusuna</div><div><br></div><div>Güzelim güzelim yola gidelim yola<br>Kardan beyaz kollarını dola boynuma dola</div><div><br></div><div>Akpınar yolu geniştir Emine'm urbayı değiştir<br>Mehmet canlar verirken Can Eminem demiştir</div><div>Güzelim güzelim dala bakır asılmaz</div><div>Güzel sana sarmayınca deli gönlüm yasılmaz<br><br></div><div>--------------------------------------------------------</div><div>Akpınar yapısına Gün doğmuş kapısına </div><div>Eminem çiçek yollamış Uyandım kokusuna <br><br></div><div>Güzelim güzelim Çiçek geldi yakından </div><div>Yaprakları haber verdi Bana burcu kokundan </div><div>Akpınara varayım Eminemi göreyim</div><div>Eminemin yoluna Canlar verip öleyim </div><div>Güzelim güzelim Öldüğüne yanmazdım </div><div>Gözüm sana kapansa Cennet bile anmazdım </div><div>Akpınar yapısına Gün doğmuş kapısına </div><div>Eminem çiçek yollamış Uyandım kokusuna </div><div>Güzelim güzelim Çiçek geldi yakından </div><div>Yaprakları haber verdi Bana burcu kokundan</div><div>Akpınar yolu geniştir Kız urbanı değiştir </div><div>Mehmet canlar verirken Can Eminem demiştir </div><div>Güzelim güzelim Kara bağla hırkaya </div><div>Telli kuşum bıraktırdı Eminemi arkaya<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-05 20:40:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311593169</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NECLA AKKOYUNLU-ZÜBEYDE HANIM ÜÇLER İLKOKULU-AMASYA</title>
         <author>zivasli1058</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311594976</link>
         <description><![CDATA[<div><br><br>Bir zamanlar Amasya'da Hulusi Mehmed adında çok zengin bir hatibin oğlu Sahaf Gürcü Mehmed Emin Efendi’nin kızına âşık olur. Kız da Hulusi Ahmed'i sevdiği için aralarında bir münasebet olur ve sürekli buluşurlar. Fakat Hulusi Mehmed'in babası evlenmelerine karşı çıkar. Bunun üzerine ikisi de hastalanır ve yataklara düşerler. Önce kız vefat eder ardından da Hulusi Mehmet bu acıya dayanamayarak hayata gözlerini yumar.<br><br><br>TEK KAPIDAN ÇIKTIM<br>Tek Kapıdan Çıktım Yüzüm Peçeli,</div><div>Ahbaplar Oturmuş İki Geçeli (Vay Vay).</div><div>Hulisi`m De Alnı Sıra Perçemli.</div><div>Neyleyim Dünyada Dünya Malini,</div><div>Gönül Arzediyor Eski Halini.<br><br></div><div>Dağdan Yuvarlandı Kayalarımız,</div><div>Gam İle Yoğruldu Mayalarımız (Vay Vay).</div><div>Ne Ola Taş Doğuraydı Analarınız.</div><div>Neyleyim Dünyada Dünya Malini,</div><div>Gönül Arzediyor Eski Halini.<br><br></div><div> </div><div>Mezarımı Helvacıya Essinler,</div><div>Al Yeşili Üzerime Örtsünler (Vay Vay).</div><div>Gelen Geçen Yazık Olmuş Desinler.</div><div>Neyleyim Dünyada Dünya Malini,</div><div>Gönül Arzediyor Eski Halini...</div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-05 20:44:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311594976</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Dilek Çağlayan G</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311846787</link>
         <description><![CDATA[<div>Ağrı Dagından Uçtum</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/335252695/cc86065d7094442b867fa5245e2c3d8f/Capture__2018_12_06_18_08_17_2.png" />
         <pubDate>2018-12-06 15:16:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311846787</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İLKER ŞENOL</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311873264</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>GERALİ-SİLİFKE (HAMÇÖKELEK)</strong></div><div>Silifke yöresinde yaşamış aksak, uyuşuk, şişman, tembel birisi; bazı yerlerde mert, cesur birisi, bazı yerlerde de çok obur birisi olarak anlatılır. Gerali’nin bir hanımı vardır. Bu hanımının aksak, uyuşuk, şişman olması ve elinden pek bir iş gelmediği için oturduğu yerden diliyle Gerali’ye ileri geri laf söylemektedir. Gerali de bu olanlara dayanamaz  ve belki ikinci eşimde mutlu olurum ümidiyle eşinin üzerine bir kuma getirir. Yeni hanımı genç ve zayıf bir kadındır. Bu sefer zayıf ve genç kadının eve geldiğini görünce eski şişman kadın onu kıskanır. Yeni gelen zayıf, genç kadın ise eşine kendini ispatlamak için oynamaya başlar. Gerali de genç bir bayan aldım diye sevincinden başlar oynamaya. Bunu gören eski şişman kadın “Benim ondan neyim eksik?” deyip o da başlar oynamaya. Ancak kadının dizinde sakatlık vardır. Bu nedenle oyunu aksayarak oynar. Bu ve buna benzer birçok olayda aynı şeyler tekrarlanır. Bu olanları gören Gerali artık dayanamaz ve başlar beddua etmeye:</div><div>Birine aldım bir arşın astar,</div><div>Öteki avrat bacağını kösmüş bayramlık ister,</div><div>Kadir Mevla’m ikisinin acısını birden göster,</div><div>Yandım, Allah’ım yandım,</div><div>Şu iki avradın elinden,</div><div>Hele güççüğü güççük de goca domuzun dilinden</div><div> </div><div><strong>Gerali (Ham Çökelek)</strong></div><div><strong>Yöresi: Silifke</strong></div><div> </div><div>(Amman aman) </div><div>Gerali dedikleri bir gençten uşak</div><div>Gerali dedikleri bir gençten uşak yar yar</div><div>Başına şal bağlar da belinde kuşak</div><div>Gerali’m hey hey hey</div><div> </div><div>Dönü dönü ver de ah sekerek</div><div>Boğazına dursun ham çökelek</div><div>Geli geli ver de gız sekerek</div><div>Ümüğüne dursun ham çökelek</div><div> </div><div>(Amman aman) </div><div>Gır eşeğime biner daş oluktan aşarım</div><div>Gır eşeğime biner daş oluktan aşarım yar yar</div><div>Canımı sıkmayın avratlar da ikinizi birden boşarım</div><div>Kurtulamadım kötü avrat elinden hey hey hey</div><div> </div><div>Dönü dönü ver de ah sekerek</div><div>Boğazına dursun ham çökelek</div><div>Geli geli ver de gız sekerek</div><div>Ümüğüne dursun ham çökelek</div><div> </div><div>(Amman aman) </div><div>Birine aldık bir metre astar</div><div>Biri de şalvarlık ister yar yar</div><div>Kadir Mevlam ikisinin acısını birden göster</div><div>Kurtulamadım kötü avrat elinden hey hey hey</div><div> </div><div>Dönü dönü ver de ah sekerek</div><div>Boğazına dursun ham çökelek</div><div>Geli geli ver de gız sekerek</div><div>Ümüğüne dursun ham çökelek</div><div> </div><div>Derleyen: İlker ŞENOL</div><div>MERSİN/Gülnar/Cumhuriyet Yatılı Bölge Ortaokulu</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-06 15:58:44 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311873264</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Elif Demet OCAK</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311890114</link>
         <description><![CDATA[<div>Cemal Yüksel İlkokulu<br><br><strong>Hastane Önünde İncir Ağacı Türkünün Hikâyesi<br></strong><br></div><div>Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç askerde vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat’a (Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için İstanbul’da hastaneye yatar. Pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler. Yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak hastanede ölür. Ailesi cenazesini Yozgat’a getiremez, İstanbul’da kalır.<br><br></div><div> <strong>Türkünün Sözleri<br></strong><br></div><div>Hastane Önünde İncir Ağacı (Annem Ağacı)<br>Doktor Bulamadı Bana İlâcı (Annem İlâcı)<br>Baş Tabip Geliyor Zehirden Acı (Annem Vay Acı)<br>Garip Kaldım Yüreğime Derdoldu (Annem Derdoldu)<br>Ellerin Vatanı Bana Yurdoldu (Annem Yurdoldu)<br>Mezarımı Kazın Bayıra Düze (Annem Vay Düze)<br>Yönünü Çevirin Sıladan Yüze (Annem Vay Yüze)<br>Benden Selâm Söylen Sevdiğimize (Sevdiğimize)<br>Başına Koysun Karalar Bağlasın (Annem Bağlasın)<br>Gurbet Elde Kaldım Diye Ağlasın (Annem Ağlasın) <br>Yöre: Akdağmadeni - (Yozgat)<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-06 16:25:12 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311890114</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ümmügülsüm YÜKSEL</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311940778</link>
         <description><![CDATA[<div>DURAK HAVA DEMİR ORTAOKULU<br> GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ<br>Mustafa Kayseri’nin Gesi ilçesinde yaşayan yoksul bir ailenin oğludur. Her yıl olduğu gibi bu yılda İstanbul’a gidecek, yazın çalışıp kazanacak ve kışın ailesiyle yiyecektir. Biner kara trene ve varır İstanbul’a. Oldukça zor ve parasız geçen haftaların ardından bir bina inşaatında işe başlar. O kadar becerikli ve çalışkandır ki, inşaat sahibinin dikkatini çeker. Aylarca çalışıp para kazandıktan sonra inşaat sahibi çeker Mustafa’yı ve ona evli olup olmadığını sorar. Evli olmadığını öğrendiğinde ise Annesiyle yaşayan Leyla’yı önerir Mustafa’ya. Leyla annesi ve 5 kardeşiyle yaşayan yoksul bir ailenin güzeller güzeli kızıdır. Mustafa’yla tanıştıktan sonra Leyla, Mustafa’nın memleketi Kayseri’ye gitmeye ikna olur. Gez zaman git zaman Mustafa ve Leyla Gesi’de bulunan Mustafa’nın ailesinin yanına yerleşirler. Ancak Leyla İstanbul’dan sonra buraya alışamaz. Mustafa’nın kız kardeşleri ve anası Leyla’yı bir türlü sevemez ve ona kötü davranırlar. Bunu farkeden Mustafa ise “Sık dişini birkaç mevsim sonra İstanbul’a gideceğim ve iş bulacağım. Sonrada bir ev bulunca seni yanıma alacağım ve İstanbul’da yaşayacağız” der Leyla’ya. Zaman geçer Mustafa İstanbul’a gider, Leyla’da başlar beklemeye. Ama Mustafa’dan bir türlü güzel haber gelmiyor, Mustafa’nın anası ve kardeşleri sürekli Leyla’ya baskı yapıyordu. Bir süre sonra Leyla, İstanbul’da birlikte yaşadığı anasının da ölüm haberini alınca yıkılır ve bu türkünün sözlerinin de geçtiği ağıdı yakar;<br><br></div><div>Gesi bağlarından dolanıyorum<br>Yitirdim yarimi amman aranıyorum(2)<br>Bir çift selamına güveniyorum<br>Gel otur yanıma hallarımı söyleyim<br>Halımdan bilmiyor ben o yari neyleyim<br><br></div><div>Gesi bağlarında üç top gülüm var<br>Hey Allahtan korkmaz sana bana ölüm var(2)<br>Ölüm var sa bu dünyada zulüm var<br>Atma garip anam beni dağlar ardına<br>Kimseler yanmasın anam yansın derdime<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-06 17:48:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/311940778</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ÜMMÜGÜLSÜM YÜKSEL</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/312395195</link>
         <description><![CDATA[<div>DURAK HAVA DEMİR ORTAOKULU<br>AĞAM İSTANBULU MESKEN Mİ TUTTUNTÜRKÜNÜN TALAS RİVAYETİ<br><br></div><div>Kayseri Yöresi Halk Türküleri isimli eserde bu türkünün hikayesi ve derleme metni, Necip Oyman’ın ağzından nakledilmektedir.<br><br></div><div>Bu türkünün 130, 140 yıl önce geçmiş, gerçek ve tüyler ürpertici bir hikayesi vardır. Bu hikayeyi günümüzde Kayseri Türkülerini aslına en uygun bir şekilde maharetle çalan ve okuyan udi Necip Oyman (tanınmış namı Şapkacı Necip Usta) dan dinledik. Oyman, kendine ilk müzik zevki aşılayan yaşlı komşusundan naklen bu hikayeyi anlatıyor:<br><br></div><div>“Bundan 55 yıl önce, 75-80 yaşlarında olan, Talas’ta Cemal Emmi isminde bahçe komşumuz vardı. Amatör bağlama sanatkarı olan Cemal Emmi çok içli saz çalardı. Cemal Emmi, aslen Talas’a bağlı Kuruköprü köyündendir. Akşamüzeri, iş dönüşü, Cemal Emmi bahçesinin sekisini hazırlattırır. Sekiye uzanarak kendi kendine dinlenir. Bazen de bağlamasını eline alır dertli dertli çalardı. Onun bağlama tavrı, makamı, bugün kimsede yoktur.<br><br></div><div>Cemal Emmi çalarken, yanına kimseyi kabul etmezdi. Ben çok ciddi olarak dinlediğim için, benim bazı günler sazını dinlememe müsaade ederdi. Ben de fırsat buldukça sık sık sazını dinlemeye giderdim. Diyebilirim ki, ilk folklor ve müzik zevkimi onun sazından almışımdır. 8-10 yaşlarında çocuktum. Bir gün yine Cemal Emmi sekisine oturmuş, dertli dertli saz çalarken, yavaşça yanına varıp oturdum. Sazına öyle dalmıştı ki, benim geldiğimi görmedi bile. Bir aralık kaşlarını çatarak “Ağam İstanbul’u mesken mi tuttun” türküsünü çalmaya başladı. Hem çalıyor hem de okuyordu. Bir anda hüngür hüngür ağladığını, gözyaşlarının çenesinden damladığını gördüm. Ben de üzülmüş olacağım ki bu ağlamasının nedenini merak edip safiyane sordum: Cemal Emmi, niye ağlıyorsun? Dedim.Birkaç dakika sustu, sazı bıraktı. Mendili ile gözlerini kuruladıktan sonra derinden bir of çekti ve bana dönerek, manalı manalı baktı. Dinle evlat… dedi.Ben onu nasıl şuurlu olarak ve can kulağı ile dinlemişsem, sesi hala kulaklarımdadır. Tok sesi ile söze başladı:<br><br></div><div>-Bak Necip yavrum, sen daha böyle şeyleri anlamazsın ama, ben sana köyümüzde geçen gerçek bir sevgi olayını anlatayım da dinle…<br><br></div><div>Ben o zaman bıyıkları yeni terleyen delikanlıydım. Köyümüz 40-50 hanelik küçük bir yerdi. Arazimiz de pek geniş sayılmazdı. Köyde herkes birbirini tanır, birbirinin ahvalini anlardı. Köyümüzün iki güzel kızı, yine bizim köyden iki delikanlıyla nişanlıydılar.<br><br></div><div>O zaman bazı köyler gibi, bizim köyler de zengin köylerden değildi.Bu nişanlanan delikanlıların da maddi durumları iyi değildi. Maişetlerini temin etmek ve üç beş kuruş biriktirmek için İstanbul’a gitmeye karar verdiler. Para kazanıp köye dönecekler ve nişanlıları ile evleneceklerdi.Delikanlılardan biri İstanbul’a giderken, nişanlısına vermek üzere, annesine bir yazma bırakıyor ve “Anne ben İstanbul’a gittikten sonra bu yazmayı nişanlıma ver bürünsün.” diyor.<br><br></div><div>İki delikanlı İstanbul’a gidiyor. Birisi iki yaz çalışıp para biriktiriyor ve köyüne dönüp evleniyor. Nişanlısına yazma bırakan diğeri, İstanbul’un eğlence alemine dalıp köyünü, nişanlısını unutuyor.<br><br></div><div>Köyüne mektup yazmak veya haber yollamak bile kendisine yük geliyor. Bu arada kendisine yazma bırakılan talihsiz nişanlı kız, köyde annesini kaybederek öksüz kalıyor. Onu hayata bağlayan nişanlısının yolunu bekliyor. Yıllar geçiyor.<br><br></div><div>Tarlaya, bağa bahçeye gidiyor, ev işleriyle meşgul oluyor. Gözü ve gönlü İstanbul’da. Hiçbir meşguliyet onu teselli etmiyor. Ayrıca köyüne dönerek arkadaşı ile evlenen delikanlının mutluluğu da bu talihsiz kızı imrendiriyor. Aylarca, yıllarca aldatılan kız, köyde herkesin kendine aldatılan kız gözüyle baktığını zannediyor. Sıkıntıdan bunalımlar geçiren kızcağız, derdini kimselere anlatamamanın ateşiyle hasret girdabına düşüyor. Yıllarca bekliyor, içine kapanıyor, derdini açacak kimseyi de bulamıyor.<br><br></div><div>Aradan beş altı yıl geçince tahammül edilemez bunaltılarla hastalanıyor. Bu arada kendi kendine, kendi haline türkü yakıyor. Fakat bu türkü bir çırpıda yakılmıyor. Yıllar boyu kendi durumunu, hislerini dile getiriyor. Bu sözlerin besteli söylenişini de kendisi içli ezgilerle seslendiriyor.<br><br></div><div>Nişanlısının köyden ayrılışının altıncı ayında, sitemle:<br><br></div><div>Ağam İstanbul’u mesken mi tuttun<br><br></div><div>Gördün güzelleri beni unuttun<br><br></div><div>Sılaya gelmeye yemin mi ettin<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>Diye feryada başlar. Bu türlü içli söyleyişleri aylarca mırıldanıp durur. Böylece sözlerini yaktığı bestesini de kendisi yapar. Ayrılığın yedinci yılında:<br><br></div><div>Ağam sen gideli yedi yıl oldu<br><br></div><div>Diktiğin dikmeler meyveye geldi<br><br></div><div>Seninle gidenler sılaya döndü<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>Zaman zaman nişanlısının şeklini, giyimini hatırlayıp beyitler söyler veya onun hareketlerini hayal ettiği gibi sözlerle türküsünü sürdürür. Görmediği, bilmediği İstanbul kızlarını kıskanır, onlardan uzak kalması için nişanlısına hayali öğütler verir:<br><br></div><div>Ağamın giydiği ketenden gömlek<br><br></div><div>Yoğ imiş dünyada öksüze gülmek<br><br></div><div>Bize yakışır mı gurbet beklemek<br><br></div><div>Tez gel ağam tez gel eğlenmeyesin<br><br></div><div>Orda güzel çoktur evlenmeyesin<br><br></div><div>Talihsiz kız, bu deyişleri söyleye söyleye yıllar sonra ince ağrılara (vereme) tutulur. Onuncu ayrılık yılında yatağa düşer. O yıl son kez Cemal Emmi, hasta yoklamaya gidiyor ve kızı dermansız, mecalsiz, yatakta sararmış buluyor. Kesik kesik konuşmasıyla, Cemal Emmiye derdini anlatıyor ve kendi haline yaktığı türkünün deyişlerini baştan sona kadar okuyor. En son olarak yatağı içinde Cemal Emminin duyabileceği bir sesle:<br><br></div><div>Verdiğin yazmayı ateşte yaktım<br><br></div><div>Çürüttüm ömrümü yoluna baktım<br><br></div><div>Saçımı süpürge , kolumu yaktım<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>Son deyişleri söylüyor. Takati kalmıyor. Ziyaretçiler daha fazla kalamıyorlar. Bir hafta sonra Cemal Emmi, zavallı kızın dünyadan murat alamadan öldüğünü duyuyor. İşte bu acıklı türküsünü her çalışta Cemal Emmi hüngür hüngür ağlar ve duygulanırmış.”<br><br></div><div>Türkünün Metni:<br><br></div><div>1<br><br></div><div>Ağam İstanbul’u mesken mi tuttun<br><br></div><div>Gördün güzelleri bizi unuttun<br><br></div><div>Sılaya gelmeye yemin mi ettin<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>2<br><br></div><div>Ağam sen gideli yedi yıl oldu<br><br></div><div>Diktiğin dikmeler meyveye geldi<br><br></div><div>Seninle gidenler sılaya döndü<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>3<br><br></div><div>Ağamın giydiği ketenden gömlek<br><br></div><div>Yoğ imiş dünyada öksüze gülmek<br><br></div><div>Bize yakışır mı gurbet beklemek<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>4<br><br></div><div>Ağam sakısını atmış sicime<br><br></div><div>Feleğin ettiği gitti gücüme<br><br></div><div>Allah yazmış anaların suçu ne<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>5<br><br></div><div>Ağam İstanbul’da salkım söğüttü<br><br></div><div>Şahsını unuttum nasıl yiğitti<br><br></div><div>Seninle gidenler oğlan büyüttü<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>6<br><br></div><div>Verdiğin yazmayı bürünmeyim mi<br><br></div><div>Çıkıp da damlara görünmeyim mi<br><br></div><div>Ellere bakıp da yerinmeyim mi<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>7<br><br></div><div>Ağam sen gideli dışa çıkmadım<br><br></div><div>Mor püsküllü yiğitlere bakmadım<br><br></div><div>Zülfünü sakladım fese sokmadım<br><br></div><div>Gayri dayanacak özüm kalmadı<br><br></div><div>Mektuba yazacak sözüm kalmadı<br><br></div><div>8<br><br></div><div>Verdiğin yazmayı ateşe yaktım<br><br></div><div>Çürüttüm ömrümü yoluna baktım<br><br></div><div>Saçımı süpürge kolumu yaktım<br><br></div><div>Tez gel ağam tez gel eylenmeyesin<br><br></div><div>Orda güzel çoktur evlenmeyesin<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-07 19:45:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/312395195</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ESRA YILMAZ</title>
         <author>ey340113</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/312415283</link>
         <description><![CDATA[<div>DİKBIYIK İLKOKULU <br>ÇARŞAMBAYI SEL ALDI</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/325263071/12d69af20efba645f8f90c3cce6ffe33/_AR_AMBAYI_SEL_ALDI_t_rk_s_n_n_hikayesi.docx" />
         <pubDate>2018-12-07 20:39:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/312415283</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hasan KIZILKAYA Sındırgı Gölcük İlkokulu</title>
         <author>fatmakara09</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/312602065</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>Aksaray Develisi</strong></div><div>Yaklaşık 1900 yıllan Temmuz güneşinin Anadolu’yu yakıp kavurduğu günlerde, Konya ‘ya yakın köylerden birindeyiz. Bir evin temelleri yeni bitmek üzere. İri yan bir adam koca elleriyle güneşe inat, koca koca taşlan yontup, temeli yükseltmek için ha bire çalışmakla meşgul. Bir yandan da çamur isteyip, amelelere daha sıkı çalışmalarını tembih ediyor. Dört beş amele, bir ustaya çamur ve taş yetiştirmekte güçlük çekiyorlar. Etraf an kovanı gibi.  Taş ve çekicin işlemenin ve işlenmenin verdiği hazla çıkardıkları ses, dalga dalga çevreye yayılıyor.İri yan koca elli adam bir terini siliyor, bir temele taş koyuyorken, gözü tulumbanın başında, su içme bahanesiyle oyalanan ameleye takılır. Gümbür gümbür bir ses ile amelenin yüreğini oynatır. Amele hemen küreğini alıp çamur karıştırırken, ”Ne sert bir adam” diye düşünür.Oysa bilmez ki, kaba saba adam diye tasvir ettiği kişi ne kadar ince ruhludur!.. Nerden bilsin ki, Gökmen Hasan Hüseyin Ağa’nın Konya’da namı olduğunu, Konya sohbet ortamlarının değişmez siması olduğunu.Ve yine bilmez ki, geleli daha birkaç gün olmasına rağmen, yüreğinin sıla hasretiyle çarptığını.  O koca elli adam, Gökmen Hasan Hüseyin Ağaının taş yontarken çekicinin çıkardığı ses sanki akşam yakacağı türkünün habercisiydi. Derken, güneş kızgınlığını yitirip gece ülkesine yolculuğunu hızlandırınca, işi bırakırlar.O koca elli, ruhu kanun telinde dolaşan adam, Gökmen Hasan Hüseyin Ağa, bulgur aşını yedikten sonra  Başını aktaşa koyar, uzanır, uyuya kalır. Rüyasında  bir türkü söylerken görür kendini. Uyanınca o türküyü mırıldadığını hisseder.Ağzından dökülen sözlere kendisi de şaşırdı. İşte o türkü, o gün bugündür dillerden düşmez, söylenir durur.<br>Eremedim vefasına dünyanın,</div><div>Bülbül konmuş sarayına Konya’nın </div><div>Aksaray’dan Bakırtolu’na yol gider</div><div>Sürmelenmiş ela gözlü yol gider</div><div>Uzamışsın hay sevdiğim dal gibi</div><div>Gelip geçen selam vermen el gibi</div><div>Beyler besler merrak için tazıyı</div><div>Kadir mevlam böyle yazmış yazıyı</div><div>Devem yüksek atamadım urganı</div><div>Susadıkça ver ağzıma gerdanı</div><div>Saçım uzun ben saçımı tararım</div><div>Var mı benim Konyalıya zararım</div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=VZrRa_zjgL8" />
         <pubDate>2018-12-09 09:10:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/312602065</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Tezcan Yılmaz Ayşe Tokur ilkokulu</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/312787801</link>
         <description><![CDATA[<div>KIRMIZI GÜL DEMET DEMET TÜRKÜSÜ<br><br>Annesinin tek oğlu Mehmet, Erzurum yöresinde yetiştirdikleri ürünleri, bugünkü Ermenistan'ın başkenti, o dönemler önemli ticaret merkezi olan Revan'a (Erivan) kervan ile götürüp satmaktadır. Karayağız, güçlü kuvvetli Mehmet, annesine her akşam bahçelerinden derlediği gül demetini getirir. 'Sevgi ve saygı' ifadesi olan gül demetini anne duvara asıp kurutur, onlara baktıkça oğlunu görür gibi olur. Ancak vebaya yakalanan Mehmet, Revan'da ölür ve bir çalı dibine gömülür. Bir Mehmet değildir ölen, kervanın çoğu da bu amansız hastalıktan kurtulamaz. Ağır ağır Erzurum'a giren kervanı, analar, babalar, yavuklular meraklı gözlerle beklemektedir. Mehmet'in anası durumu öğrenince, deli olup dağlara düşer. Elinde bir demet kırmızı gül, dilinde "Kırmızı gül demet demet. Sevda değil bir alamet. Şol Revan'da balam kaldı. Yavrum kaldı.. diyerek ağıtlar yakıp dağlarda gezer durur."<br>  Zavallı anası biricik oğlunu uzun kervan yolculuklarından dönmesi için gözleri yollarda hep beklermiş. Sadece Mehmet’in annesi değil, diğer bütün insanlar kocalarını, kardeşlerini, evlatlarını sağ salim dönmesi için gözleri yollarda beklerlermiş. Neticede savaştan dönmeleri beklenmiyor ama yine de bölgenin iklim koşulları çok çetin olduğu için karda kışta sağ salim, hastalanmadan, ölmeden dönmeleri için herkes dualar edermiş. Tam da veba hastalığının insanları kırıp geçirdi bir dönemmiş. Kusma, ateş, baş dönmesi, aklına gelecek her türlü insanı mahveden hastalıklar o dönemlerde insanları kasıp kavuruyormuş. <strong> </strong>Mehmet annesinin korktuğu kora basmış ve bu amansız hastalığa yakalanmış, neticede kurtulamamış. Onu bir ağacın dibine gömmüşler.<br>Kara topraklar genç bedeli bağrına basıyor, anası yavrusunun yolunu gözlüyormuş, kimin umurunda. Ecel kimini sele, kimini yele verirmiş derler. Gencecik beden sayıklaya sayıklaya uçup gidiyor, kucak dolusu demet demet kırmızı gülleri ellerinde sımsıkı kalıyor Mehmet’in. Sevdiği annesi özünde, dilinde türkü olarak maral maral hayıflanıyor Mehmet’in. O dağ gibi bedenin mezar taşı sadece bir çalı oluyor. <br><br>Kırmızı gül demet demet <br>Sevda değil bir alamet<br>Balam nenni yavrum nenni<br>Gitti gelmez o muhannet<br>Şol revanda balam kaldı<br>Yavrum kaldı balam nenni<br>Kırmızı gül her dem olmaz<br>Yaralara merhem olmaz<br>Balam nenni yavrum nenni<br>Ol tabipten merhem gelmez<br>Şol revanda balam kaldı<br>Yavrum kaldı balam nenni<br>Yöre:Erzurum </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-10 06:49:05 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/312787801</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL ÇİFTÇİ MUSTAFAKEMALPAŞA ANAOKULU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313060622</link>
         <description><![CDATA[<div> </div><div>ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM AMAN <br><br></div><div>(GELİN NAZLANMASI BURSA YÖRESİ) <br><br></div><div>    Zeytinyağlı yiyemem diğer adıyla gelin nazlanması olacakta bilinen bu halk türküsü isminden de anlaşılacağı üzere bir gelinin nazlanmasını anlatır. Hangi köy yada beldede geçtiği ve şahıslar bilinememekle birlikte bursa yöresine ait olduğu bilinen türkü zengin iyi yerlerde yetişmiş okumuş bir genç kızın dağ yöresinde bir köye gelin olarak verilmesiyle başlar. gelin kız yaşamaya başladığı yeni çevreye ve insanlara uyum sağlayamaz onlar gibi basmadan elbiseler giyemeyeceğini damak tadının onların yemeklerine uymadığını böyle bir yere gelin gittiği için yaptığı çeyizlerin boşa olduğunu söyler ve duman içi dağlarda yalnız kaldım diyerek eski yaşantısına duyduğu hasreti dile getirir. Evlendiği insanın kendisine uygun olmadığını söyleyerek ona efendim diyemeyeceğini hakir görerek dengi biri olmadığını söyler kendine uygun bir eş isteyerek verin bana yarimi (bana uygun olan insanı) annemden izin aldım diyerek söylenir türkünün diğer bir kısmında ise yaşadığı yerin özelliklerini anlatarak kara üzüm bağlarının olduğunu ve insanların yeşil yazmalar taktığını söyler fakat her nakaratta da kaldım duman içi dağlarda sevgili yarim nerelerde diyerek üzüntüsünde dile getirir.. <br><br></div><div>Zeytin Yağlı Yiyemem Aman, <br> Basma Da Fistan Giyemem Aman. <br> Senin Gibi Cahile, <br> Ben Efendim Diyemem Aman. <br> Kaldım duman içi dağlarda, <br> Sevgili Yarim Nerelerde. <br> Kara Üzüm Asması, <br> Yeşil Olur Yazması. <br> Ben Yarimden Ayrılmam, <br> Kara Yazı Yazması. <br> Kaldım dumaniçi Dağlarda <br> Sevgili Yarim Nerelerde. <br> Asmadan Üzüm Aldım, <br> Sapını Uzun Aldım. <br> Verin Benim Yarimi, <br> Annemden İzin Aldım. <br> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-10 17:39:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313060622</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ELİF DEMET OCAK</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313060757</link>
         <description><![CDATA[<div>CEMAL YÜKSEL İLKOKULU<br> <strong>YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE EV KURMASINLAR<br>YÖRE:EDİRNE<br></strong><br></div><div><strong>HİKAYESİ<br></strong><br></div><div>Bu öykü Malkara köylerinden alınmış olup belli bir kişinin dilinden yazıya geçirilmiş değildir. Çevrede herkes tarafından bilinen bir öyküdür. Söylentiye göre, çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır.  Onaltıya yeni bastığında Zeynep'i köylerindeki bir düğünde aşırı (yabancı) köylerden gelen Ali isimli bir genç görür. Ali Zeynep'i çok beğenir ve köyüne döndüğünde kızın babasına hemen görücü gönderir. Zeynep'i Ali'ye verirler. Kısa bir zaman sonra düğünleri olur. Ali, Zeynep'i alıp aşırı köyüne götürür. <br><br></div><div> Zeynep'in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece çeker. Bu kadar uzak olduğundan dolayı Zeynep, anasını babasını ve kardeşlerini tam yedi yıl göremez. Bu özlem Zeynep'in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır. Köyün büyük bir tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru dönüp için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemini gidermeye çalışırmış. <br><br></div><div> Oysa kocası, Zeynep'in bu özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki eski sevgisi de pek kalmadığından kendini fazlaca horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve kocasının horlaması Zeynep'i yataklara düşürür. <br><br></div><div> Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için, köyden gelip gidenler de anasının babasının çağrılmasını salık verirler. Başka çare kalmadığını anlayan Zeynep'in kocası da anasına babasına haber vermeye gider. Altı gün altı gecelik bir yolculuktan sonra bir akşam üstü Zeynep'in anası babası köye gelirler, Zeynep'i yatakta bulurlar. Perişan bir halde Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır. Aynı türküyü anasına babasına da söylemeye başlar. Çevresindeki bütün köy kadınları duygulanıp göz yaşı dökerler. Annesi fenalıklar geçirir ve bayılır. <br><br></div><div> Zeynep hasretini giderir, giderir ama artık çok geç kalınmıştır. Bir daha onmaz, sonu ölümle biter. Herkes Zeynep için göz yaşı döker. İşte o gün bu gündür bu türkü ayrılığın türküsü olarak söylenip durur.<br><br>Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar,<br><br></div><div>Aşrı Aşrı Memlekete Kız Vermesinler<br><br></div><div>Annesinin Bir Tanesini Hor Görmesinler,<br><br></div><div>Uçan Da Kuşlara Malûm Olsun, Ben Annemi Özledim.<br><br></div><div>Hem Annemi Hem Babamı, Ben Köyümü Özledim.<br><br></div><div> Annemin Yelkeni Olsa Açsa Da Gelse,<br><br></div><div>Babamın Bir Atı Olsa Binse De Gelse,<br><br></div><div>Kardeşlerim Yolları Bilse De Gelse.<br><br></div><div> Uçan Da Kuşlara Malûm Olsun, Ben Annemi Özledim.<br><br></div><div>Hem Annemi Hem Babamı, Ben Köyümü Özledim</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-10 17:39:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313060757</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Serpil Aksu İsler</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313143159</link>
         <description><![CDATA[<div>Ayse Tokur İlkokulu<br>Hey Onbeşli(Tokat Yöresi)<br>Çanakkale cephesi bir ölümü değirmeni gibiydi. Cephede meydana gelen boşlukları doldurmak için,diğer cephelerden asker getirilemediğinden,yakın çevreden başlayarak,15 yaş üstündeki eli silah tutan gencler Çanakkale'ye sevk edilmisti.Hayatlarının başındaki bu gençler,vatanın kendilerinden beklediği yüce vazifeyi hakkıyla yerine getirmek için azim ve inançla cepheye oluşmuşlardır.15- 19 yaş aralığındaki bu gençlerin cepheye katılmaları anısına Anadolu'da yakılan meşhur"Hey Onbeşli Onbeşli" adlı türküde söz konusu durum acı ve dramatik bir dille yazılmıştır. Burada söz edilen 15'liler 1315 doğumlulardır.<br>HEY ONBEŞLİ<br>Hey Onbeşli Onbeşli<br>Tokat yolları taşlı<br>Onbeşliler gidiyor<br>Kızların gözü yaşlı<br>Aslan yarim kız senin adın Hediye<br>Ben dolandım sen de dolan gel beriye<br>Fistan aldım endazesi onyediye<br>Gidiyom gidemiyom<br>Az doldur içemiyom<br>Sevdiğim pek gönüllü<br>Koyup da gidemiyom.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-10 19:53:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313143159</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Serpil Aksu İşler</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313157338</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR ILKOKULU<br>Plevne Türküsü Hikayesi<br>Yıl 1877. Osman Paşa, Türk ordusunun Ruslara karşı yaptığı en büyük ve en şanlı savunması olan Plevne Savunması için görevlendirilmiştir. Osman Paşa Plevne'ye ulaştığı gün Ruslar tarafından yapılan taaruza karşı gelmiş ve ilk Plevne Zaferi'ni kazanmıştır.Osman Paşa komutasındaki kuvvetler, şehrin düşman tarafından sarılmış olmasına karşın onlara karşı koymuştur. Aradan aylar geçmesine rağmen hiçbir yerden yardım gelmemiştir. Sonunda ordunun yiyecek ve silahlarının tükenmesiyle Plevne şehrinden bir saldırı ile çıkma kararı verilmişti. Bu çıkış hareketi sırasında birçok Türk askeri şehit düşmüş ve Osman Paşa Ruslara şehit düşmüştür. Osman Paşa Plevne 'deki bu savunmada gösterdiği üstün başarı sebebiyle gazilik ünvanı almıştır. İşte bu olayı en güzel anlatan,adını da buradan alan Plevne Marşı, dinleyen her Türk evladının tüylerini diken diken eden bir eserdir.<br>SÖZLERİ<br>Tuna nehri akmam diyor<br>Etrafımı yıkmam diyor<br>Şanı büyük Osman Paşa<br>Plevne 'den çıkmam diyor.<br><br>Olur mu böyle olur mu<br>Evlat babayı vurur mu<br>Sizi millet hainleri<br>Bu dünya size kalır mı<br><br>Düşman Tuna'yı atladı<br>Karakolları yokladı. <br>Osman Paşa'nın kolunda<br>Beş bin top birden patladı<br><br>Kılıcımı vurdum taşa<br>Taş yarıldı baştan başa<br>Askerinle binler yaşa<br>Mamı büyük Osman Paşa </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-10 20:19:44 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313157338</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SEMRA YAVUZ</title>
         <author>yavuzsemra2828</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313165403</link>
         <description><![CDATA[<div>EREN ÖMER HEKİM İLKOKULU<br><br></div><div>EŞREF BEY TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ <br><br></div><div>Eşref Bey 1905 yılında o zamanki adıyla abdal diye bilinen Piraziz ilçemizde dünyaya gelmiş. Dönemin sayılı ailelerinden Gedikalizadelere mensup imiş. Kişilik olarak son derece sosyal, cömert, iyi giyinen, halk tarafından sevilen biriymiş Eşref Bey.  Giresun merkezde Camlı Sokakta (Şimdiki Fatih Cad.)abisiyle kendilerine ait olan fındık fabrikalarını işletirlermiş.1933 yılında bir yakınının tavsiyesi üzerine fabrikasında muhasebeci olarak çalıştırmak için Hakkı isimli bir kişiyi yanına almış. Hakkı’yı geniş yetkilerle donatmış; ancak bir süre sonra fabrikada çalışan bayan işçiler Hakkı’yı Eşref Bey’e şikayet etmişler. Hakkı’nın kendilerini rahatsız ettiğini ve kendi çalıştıkları bölüme gelmemesini talep etmişler. Eşref Bey, Hakkı’ya kadın işçilerin bölümüne girmemesini sıkı sıkı tembih etmiş. Ancak kısa bir süre sonra Hakkı’nın yine o bölümde dolaştığını görerek kendisini sert bir şekilde uyarmış. Hakkı bunu gururuna yedirememiş ancak sesini de çıkaramamış. <br><br></div><div>İzleyen günlerde Giresun’da adet olduğu üzere Giresun limanından fındık yükleyerek sezonun ilk nakliyesini yapacak olan gemi seferi için tören düzenlemiş. O yıl ilk seferi düzenlenen fındıklar, Eşref Bey’in fabrikasının ürünüymüş. Tören bittikten sonra Eşref Bey, Hakkı’yı da yanına alarak lokantada yemek yemişler. Ardından fabrikaya dönmüşler ofiste sohbet esnasında Hakkı, Eşref Bey’e tabancasını çok beğendiğini görmek istediğini söylemiş. Eşref Bey de tabancasını vermiş. Hakkı orada Eşraf Bey’i kendi silahı ile vurmuş. <br><br></div><div>Eşref Bey vurulduktan sonra son gücünü toplayıp Camlı Sokak’ta yer alan fabrikasından çıkmış ve oradan geçmekte olan otel sahibi Talat Bey’e ‘Hakkı beni vurdu Talat’ demiş. Hemen ardından çevredeki esnaf Eşref Bey’i hastaneye kaldırmış, ancak iki saat geçmeden Eşref Bey vefat etmiş. <br><br></div><div>Hakkı büyük bir takip sonrası yakalanmış ve cezaevine götürülmüş. Hakkı cezaevinde yatarken Eşref Bey’in en yakın arkadaşı ve akrabası olan Ahmet Ağa Gedikali, can dostum dediği Eşref Bey’in öcünü almak için çevresini kullanarak aynı cezaevine basit bir suçla girmiş ve keskinlettiği bir kaşığın sapını Hakkı’ya saplayarak öldürmek istemiş bu olayda yara alarak kurtulan Hakkı iki ay yattıktan sonra Cumhuriyet’in kuruluşunun 10.yıl münasebetiyle çıkarılan af kanunundan yararlanarak serbest kalmış. Giresun’da artık yaşayamayacağını anlayan Hakkı izini kaybettirmiş. O günden sonra Hakkı Zaimoğlu’nun yaşamını İstanbul’da sürdürdüğü  ve 80’li yıllarda hayatını kaybettiği belirtilir. <br><br>EŞREF BEY AĞIDI<br><br></div><div> (GİRESUN TÜRKÜSÜ)<br><br></div><div>Giresun üstünde vapur bağrıyor<br><br></div><div>Eşref’in yarasını doktor sarıyor<br><br></div><div>Eşref’in annesi yanmış ağlıyor<br><br></div><div>Atma Hakkı atma pişman olursun<br><br></div><div>Giresun’un beylerine (aman) hasım olursun</div><div><br></div><div>Bazarsu dereleri bir ufak dere<br><br></div><div>Eşref’i vurdular(aman) nafile yere<br><br></div><div>Nafile nafile o da nafile<br><br></div><div>Cenazemi koydular otomobile<br><br></div><div>Giresun’da yarim var o da nafile<br><br></div><div>Atma Hakkı atma pişman olursun<br><br></div><div>Giresun’un gençlerine (aman) düşman olursun<br><br></div><div>Attığın gurşundan sen utanırsın<br><br></div><div>Camlı sokak paketini atlayamadım<br><br></div><div>Hakkı düşmanımmış anam anlayamadım<br><br></div><div>Atma Hakkı atma pişman olursun<br><br></div><div>Giresun’un gençlerine (aman) düşman olursun<br><br></div><div>Attığın mermiden sen utanırsın</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-10 20:37:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313165403</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SEMRA YAVUZ</title>
         <author>yavuzsemra2828</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313166429</link>
         <description><![CDATA[<div>EREN ÖMER HEKİM İLKOKULU<br> </div><div>GİRESUN’UN İÇİNDE İKİ SOKAK ARASI <br><br></div><div>HİKAYESİ <br><br></div><div>Giresun yöresine ait olan ‘’Giresun’un İçinde’’ türküsü ,Feride adında güzel bir kızla sevdalı iki delikanlı arasında yaşanan çekişmeyi anlatıyor. Karadeniz’in suları gibi hırçın bir yapıya sahip olan Feride, Giresun’un şiirin bir köyünde yaşar. Genç kız ,köyün mazlum delikanlısı Ömer’le tutkulu bir sevda yaşamaktadır .Feride’nin ailesi de bu birlikteliği onaylar. Fakat Feride’ye sevdalı bir diğer kişi de köyün belalılarından Musa’dır. Feride’nin Ömer’le sevda yaşadığını öğrenen Musa çılgına döner. Peşine adamlarını da takarak genç adamı öldüresiye döver. Feride’den vazgeçmeye niyeti olmayan Ömer ailesini de alarak genç kızın evine giderek söz keserler. Birbirine sevdalı iki genç Musa’nın her fırsatta yaptığı zulümlere ve ortaya attığı iftiralara karşı en sonunda kaçmaya kara verirler. Ailelerin rızasıyla bir gece köyden kaçmak için buluşan iki gencin yolunu Musa keser. Gözünü kan bürüyen Musa acımadan bu iki sevdalı genci öldürür. <br>GİRESUN’UN İÇİNDE İKİ SOKAK ARASI <br><br></div><div>Giresun’un içinde, </div><div>İki sokak arası </div><div>Altı kurşun attılar </div><div>Üç de bıçak yarası </div><div>Vuruldum düştüm yere, </div><div>Gidemedim uzağa </div><div>Ne edelim sevdiğim </div><div>Düşürdüler tuzağa </div><div>Giresun’un içinde </div><div>Yeşil fındık bahçesi </div><div>Vurdular Feride’mi </div><div>Yere düştü kopçası<br> </div><div>Vuruldum düştüm yere </div><div>Gidemedim uzağa </div><div>Ne edelim sevdiğim </div><div>Düşürdüler tuzağa <br><br></div><div>Vuruldum sevdiğim</div><div>Kanar yüreğim kanar </div><div>Alamadım ben seni </div><div>Yanar yüreğim yanar <br><br></div><div>Vuruldum düştüm yere </div><div>Gidemedim uzağa </div><div>Ne edelim sevdiğim </div><div>Düşürdüler tuzağa <br>  Ali Osman Özyakupoğlu </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-10 20:40:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313166429</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313506289</link>
         <description><![CDATA[<div>Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/333774491/cef614a2906ed86893d449f69de5a40f/B_R_FIRTINA_TUTTU_B_Z_.docx" />
         <pubDate>2018-12-11 17:10:53 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313506289</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313506928</link>
         <description><![CDATA[<div>Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/333774491/32e2852be6ca288e720e526ebf015cf4/B_LB_L_M_ALTIN_KAFESTE.docx" />
         <pubDate>2018-12-11 17:11:57 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313506928</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313508126</link>
         <description><![CDATA[<div>Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/333774491/5fe64e72ea3b00f7233cd344dfdb423f/G__MEN_KIZI.docx" />
         <pubDate>2018-12-11 17:14:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313508126</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Serpil Aksu İşler</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313521206</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU<br>Çanakkale Türküsü(Kastamonu)<br>1. Dünya Savaşı sırasında dünyanın birçok yerinde birçok cephe vardı ve Çanakkale bunlardan sadece birisiydi. Savaş verilen olağan cephelerden biri gibi gözükse de Osmanlı Devleti ile itilaf devletleri arasında Çanakkale'de verilen bu savaş diğer cephelerden çok daha fazla önem taşır. Çanakkale cephesi o kadar önemliydi ki, Dünya tarihini etkilemiştir. Türk milletinin yoksulluk içinde, imkansızlıklarla savunmaya çalıştığı topraklarında kazandığı çok büyük zaferdir. Türk askerlerinin savunduğu Topraklar tüm dünya için de çok değerli topraklardır. Dünyanın diğer ülkeleri de bu topraklarla yakından ilgilenmekte ve savaşın akibetinden etkilenmektedir.  Türk milleti açısından bu Savaşın en önemli yönü ise Türk milletine mücadele edecek gücü ve bilinci kazandırmış olmasıdır. Milli mücadelenin ilk örnekleri bu cephede görülmüş ve belki de Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri burada atılmıştır. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk de bu savaş ile Türk milletine kendini göstermiştir. Çanakkale zaferinden önce Türk milleti diğer ülkeler tarafından ölü kabul edilmekte ve küçümsenmekteydi. Bu Zaferi ile Türk milletinin hala ayakta olduğunu, bağımsızlığını kimsenin eline verilmeyeceğini, ne olursa olsun bu vatanı koruyacağını tüm dünyaya göstermiştir.Tarih yine değişmemiş ve Türkler yurdunda, çok güçlü devletlerin bile boyunduruğu altına girmeden, vatan ve millet sevgisiyle, imanıyla yaşamaya devam etmiştir. Çanakkale türküsü de bu önemli ve Zorlu savaşta şehit olan binlerce askerimiz için söylenmiştir.<br>ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ<br>Çanakkale İçinde aynalı Çarşı,<br>Ana ben gidiyorum düşmana karşı ,<br>Off, gençliğim eyvah !<br>Çanakkale İçinde bir uzun selvi<br> Kimimiz nişanlı ,kimimiz evli <br>Off, gençliğim eyvah !<br>Çanakkale İçinde bir kırık testi <br>Analar babalar ümidi kesti <br>Off ,gençliğim eyvah !<br>Çanakkale İçinde toplar kuruldu <br>Vay, bizim uşaklar orada vuruldu <br>Off, gençliğim eyvah !<br>Çanakkale üstünü duman bürüdü <br>On üçüncü fırka harbe yürüdü <br>Off ,gençliğim eyvah !<br>Çanakkale içinde vurdular beni <br>Ölmeden Mezara Koydular Beni <br>Off, gençliğim eyvah!<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 17:38:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313521206</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL AKSU İŞLER</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313562544</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU <br>Mihriban Türküsü (Kahramanmaraş)<br>1960 yılında yaşadığı ölümsüz aşkı kelimelerle ebedi kılan Abdurrahim Karakoç’un gerçek adını gizleyip, Mihriban diye seslendiği o güzel Anadolu kızının hikâyesi bu…<br><br></div><div>Köyde düğün olacaktır, civardan misafirler gelmeye başlar. Genç Abdurrahim köyünde genç bir kız görür, gördüğü kız ailesiyle komşunun düğününe gelen misafir kızdır. Tanışmak nasip olur… Mihriban’ın kelime anlamı: Şefkatli, merhametli, muhabbetli, güler yüzlü, yumuşak huylu manasına gelmektedir. İşte bu kız da aynı şeyleri kendi sıfatı yapmıştır. Misafirlikleri ilerledikçe aşk da ilerler.<br><br></div><div>Bir sabah Abdurrahim kalkar ve Mihriban adını koyduğu sevdalısını görmeye gider, gider ki misafirler gitmiştir. Abdurrahim’in dünyası artık değişir, hayat manasızlaşmıştır, aşk acısı yüreğini yakar… Bu halini gören ailesi, kızı bulmak için Maraş’a gider, uzun aramadan sonra kızın ailesini bulur ve kızı isterler. Önce “kız küçük” derler, bahane bulurlar. Bakarlar ki Abdurrahim’in ailesi ısrarcıdır, gerçeği söylerler: “Kız nişanlıdır…”<br><br></div><div>Ailesinin halinden olumsuzluğu sezen Abdurrahim, kızın nişanlı olduğunu duyunca da: “Bir daha bu evde ismi anılmayacak ve konusu geçmeyecek.” der.<br>7 yıl sonra aşk ateşinin sönmediği anlaşılacaktır:<br><br></div><div>Sarı saçlarına deli gönlümü,<br>Bağlamıştın, çözülmüyor Mihriban.<br>Ayrılıktan zor belleme ölümü,<br>Görmeyince sezilmiyor Mihriban.<br><br></div><div>Yar, deyince kalem elden düşüyor,<br>Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor,<br>Lambada titreyen alev üşüyor,<br>Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban.<br><br></div><div>Önce naz sonra söz ve sonra hile,<br>Sevilen seveni düşürür dile.<br>Seneler asırlar değişse bile,<br>Eski töre bozulmuyor Mihriban.<br><br></div><div>Tabiplerde ilaç yoktur yarama,<br>Aşk değince ötesini arama.<br>Her nesnenin bir bitimi var ama,<br>Aşka hudut çizilmiyor Mihriban.<br><br></div><div>Boşa bağlanmış bülbül gülüne,<br>Kar koysan köz olur aşkın külüne,<br>Şaştım kara bahtım tahammülüne,<br>Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban.<br><br></div><div>Tarife sığmıyor aşkın anlamı,<br>Ancak çeken bilir bu derdi gamı.<br>Bir kördüğüm baştan sona tamamı,<br>Çözemedim çözülmüyor Mihriban.<br><br></div><div>Bu şiir türküye dönüşünce de duymayan kalmaz. Tabi Mihriban da… Bir mektup yazar Abdurrahim’e “Unutmak kolay değil” der. Abdurrahim ikinci bir şiir yazar:<br><br></div><div>“Unutmak kolay mı? ” deme,<br>Unutursun Mihriban’ım.<br>Oğlun, kızın olsun hele<br>Unutursun Mihriban’ım.<br><br></div><div>Zaman erir kelep kelep…<br>Meyve dalında kalmaz hep.<br>Unutturur birçok sebep,<br>Unutursun Mihriban’ım.<br><br></div><div>Yıllar sinene yaslanır;<br>Hatıraların paslanır.<br>Bu deli gönlün uslanır.<br>Unutursun Mihriban’ım.<br><br></div><div>Süt emerdin gündüz-gece<br>Unuttun ya, büyüyünce…<br>Ha işte tıpkı öylece,<br>Unutursun Mihriban’ım.<br><br></div><div>Gün geçer, azalır sevgi;<br>Değişir her şeyin rengi.<br>Bugün değil, yarın belki,<br>Unutursun Mihriban’ım.<br><br></div><div>Düzen böyle bu gemide;<br>Eskiler yiter yenide.<br>Beni değil, sen seni de,<br>Unutursun Mihriban’ım.<br><br></div><div>“Mistik bir olgunlukla, Son bir kez diyor… Son bir kez daha görmek istemezdim… O beni hayalindeki gibi yaşatsın, ben de onu hayalimdeki gibi. O aşk, masum bir aşktı. Güzel bir aşktı. Bırakalım öyle kalsın…”<br><br></div><div>“Bazen aklıma düşüyor. Ben unutursun diyorum ama insan hiçbir zaman unutamıyor… O bir mektup üzerine yazılmıştır. Benim gönderdiğim bir mektuptan dolayı bir cevap aldım. “Unutmak kolay mı?” başlığı mektubun. “Unutmak kolay mı? deme/Unutursun Mihriban’ım” diyorum. “Düzen böyle bu gemide/Eskiler yiter yeni de/Beni değil, sen seni de unutursun Mihriban’ım” diyorum<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 18:52:23 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313562544</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL AKSU İŞLER</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313568396</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU <br>ARDA BOYLARI (Trakya)<br>Bir ömür boyu ayrılmamak üzere birbirlerine söz veren iki nişanlı olan Recep vHalime'nin huzurlarını köy ağasının oğlu İsmail bozmaktadır. İsmail deHalime'ye âşık olmuştur ve ona sahip olabilmek için türlü yollara başvurmaktadır.<br><br></div><div>İsmail zenginliğinin verdiği cesaretle Halime'nin annesine niyetini açıklar, o da İsmail’in elinde bulundurduğu mal varlığına aldanarak işbirliği yapar. Sevdiğine bir başkasının talip olmasına dayanamayan Recep, öfkeyle ağanın kapısına dayanır. Ancak ağa güçlüdür, kendisine karşı çıkan Recep’i ağır bir şekilde cezalandırır. Uğradığı zulmü dayanamayarak dağa<br>kaçan Recep’in yokluğunda, Halime’nin annesi ve Ağa’nın oğlu Halime'yi evlilik için ikna etmeye çalışırlar. Recep’in bir başka sevdiği ve ona kaçtığı söylentileri köye yayılır. Ve düğün hazırlıkları başlar.<br><br></div><div>Recep ve can dostu Cemil ise dağda Ağa’nın adamlarıyla mücadele ederler. Ağa’nın adamlarında kurtulmayı başaran arkadaşlar, bu sefer kendilerine dost gibi yaklaşan düşmanlarla savaşmak zorunda kalırlar. Düğün günü sevdiğini kaçırmaya çalışan Recep, sevdiğine bu dünyada kavuşamaz.Halime ve Recep’in dillere destan aşkları bu türküyle dilden dile dolanmıştır.<br><br></div><div><strong>Arda Boyları Türküsü<br></strong><br></div><div>Arda boylarında kırmızı erik<br>Halime'nin ardında onyedi belik<br>Ah annecim ah annecim yaktın ya beni<br>Bu genç yasta denizlere attin ya beni<br><br></div><div>Aliverin feracemi annecim diksin<br>O gıymatlı İsmail'e kendisi gitsin<br>Uyan uyan Ereceb'im senin olayım<br>Ardalar aldı ya nerde bulayım<br><br></div><div>Arda Boylarına ben kendim gittim<br>Dalgalar vurdukça can teslim ettim<br>Ah annecim ah annecim yaktın ya beni<br>Bu genç yasta denizlere attın ya beni<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 19:02:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313568396</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TEZCAN YILMAZ Ayşe Tokur ilkokulu</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313574406</link>
         <description><![CDATA[<div>Beyaz Giyme Toz Olur türküsünün hikayesi (Bolu türküsü) <br>Bundan yüz sene evvel Ege sahillerinde düşman toprakları içinde kalan eski bir ilimizden Bolu'ya gelerek yerleşen bir ailenin üç kızı Cevriye, Fevriye ve Nevriye, yetiştikleri muhitin gelenek ve göreneklerine göre, daha mutaassıp ve tutucu olan Bolu'muzun gidişatına uyamamakta ve serbest hareket etmekteler. Onların bu hareketleri herkesin dikkat nazarını üzerinde toplamakta ise de onlar buna aldırış etmemektedirler. Anne baba da serbestliklerinde bir sakınca görmemektedirler.<br><br>Memleketin zengin ve eşraftan üç evladı da evli ve her birinin ikişer üçer çocukları olmasına rağmen, bunların cazibesinden kurtulamayarak alaka peydah ederler. Bazı akşamlar evlerine giderek içkili alem dahi yapmaya kadar işi ilerletirler. Bu sebeple de kızların adı "Kız kahpesi"ne çıkar, herkes bunlara "Kız kahpeleri" diye söylemeye başlar.<br><br>O zamanlar, hatta yakın tarihimize kadar mahalle bekçileri, kendi mahallelerinin hırsızlık vesaire bekçisi olduğu gibi, mahallenin ırz ve namusunu da korurlardı. Mahallelerinde böyle bir hareketin olmasına herkesten evvel onlar ilgilenirdi. Bu üç kafadar arkadaş bir akşam yine felekten bir gün çalmak için, akşamdan sonra bu eve damlarlar. Bekçi de bunları takip etmektedir. Tam oturup içki alemi yapılacağı zaman mahallenin imam, muhtar ve azalarına da haber verilir. Kapıya dayanırlar. Fakat içeridekilerin kimler olduğunu bilen yok. Başka mahalleden oldukları için, bekçi de kim olduklarını bilmiyor.<br><br>Kapı çalınır, içeridekilerde şafak atar, çar naçar kapı açılır, içeridekiler de kaderlerine razı olup kapıya gelirler. Fakat bu üç delikanlıdan birisi her nasılsa ortadan yok olur. Ararlar, tararlar bulamazlar. İmam ve ihtiyar heyeti karşılarında dikilen iki delikanlıyı görünce şaşkınlık içinde zaptiyeye haber gönderirler. Zaptiye gelince bu iki delikanlı ve üç kızı alıp kapı altına götürürler. Bu iki delikanlıdan ayrılan üçüncü kişi o hengamede un kilerine girer. Fakat giydiği elbisenin siyah olması nedeniyle eli yüzü, üstü başı bembeyaz un olmuş, ne kadar saklanmış ve temizlenmişse de un tozlarını çıkaramamış bir vaziyettedir. Bu durum karşısında eve de gidemez yakında bulunan çiftliklerine kadar, peşine düşen bir sürü köpeğe rağmen kendini güç bela kurtarıp çiftliğe ulaşır. Çiftlik kahyasının karısı Şerife Abla temizlemeye uğraşsa da temizleyemez.<br><br>Sabaha kadar arka sokaklardan evine gelir, böylece kapı altına gitmekten kurtulur. Kapı altına götürülen diğer iki delikanlı da orada iyi karşılanırlar, dayak faslı filan olmaz. Bittabi evlerine haber vermekle beraber, memleketin zaptiye komutanı Hamza Bey oğlu Kara Yüzbaşı Ahmet Ağa'ya da haber verilir. Tutuklananlardan birinin evine de haber gidince annesi başını bacaya uzatıp "Bu da başımıza geldi" diye bir hayli haykırır. O sırada aileden birisi:<br><br>- "Büyük Hanım ne duruyorsun, kardeşine git, git de onu kurtarsın", der. O da hemen kardeşinin evine gelerek durumu anlatır. Kardeşi kapı altına gider, kapıda Kara Yüzbaşı Ahmet Ağa ile karşılaşır (Kara Koç). İkisi de mahzun birbirlerinin yüzüne bakarlar, "Bu iş nereden çıktı" der gibi.<br><br>İçeriye girerler. O sırada zaptiyeler de çay yapmışlar, bu iki delikanlı ve kızlarla çay içmektedirler. Karşılarında Kara Yüzbaşı ile diğer yeni gelen kişiyi görünce, çay bardakları ellerinden düşmüş, kırılmış. Kumandanın odasında oturup bu büyük hadiseyi incelerlerken kızların babası her nasılsa kahveden çıkıp kapı altına gelir, bu iki delikanlının kendi misafirleri olduklarını söyleyince, hadiseye ayrı bir yön verilerek olay örtbas edilir. Bu suretle kapatılmak istenen olay, henüz isminden bahsedilmeyen bir ozan tarafından türkü yakılıverir.<br>Beyaz giyme toz olur<br>Siyah giyme söz olur<br>Gel beraber gezelim<br>Muradımız tez olur<br><br></div><div>Salına da salına da gel<br>Haydi yavrum<br>Dön dolaş gene bana gel<br><br></div><div>Beyaz geyme tanırlar<br>Seni yolcu sanırlar<br>Zaten bende talih yok<br>Seni benden alırlar<br><br></div><div>Salına da salına da gel<br>Haydi yavrum<br>Dön dolaş gene bana gel<br><br></div><div>Alçak ceviz dalları<br>Sıva beyaz kolları<br>Kız nereden geleyim<br>Hep sarmışlar yolları<br><br></div><div>Salına da salına da gel<br>Haydi yavrum<br>Dön dolaş gene bana gel</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 19:11:59 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313574406</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL  AKSU İŞLER</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313577468</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU <br>KİZİROĞLU(KARS)<br><strong>Hani "Bir hışmınan geldi geçti peh peh peh peh! Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey heey" diye sözleri vardır dilimize dolanan ve hafızalarımıza kazınan Kiziroğlu Mustafa Bey destanının... Peki kimdir Kiziroğlu Mustafa Bey?<br></strong><br></div><div>Kiziroğlu Mustafa Bey türküsü, Köroğlu'nundur... Ve türküde geçen Kizir, Kars'ın Susuz kazasına bağlı bir köydür. Soğuk mu soğuk, buz gibi bir yer. Ve Kizir aynı zamanda halk yöneticisi anlamına gelir. Bir nevi muhtar. <br>Ve Köroğlu'nun yaşadığı dönemlerde bir "Kizir" varmış. Herkes tarafından bilinen ünü bölge dışına çıkan yiğit birisi. Bir oğlu olmuş. Babasının namına yakışır şekilde büyümüş, kılıç kuşanmış at binmiş. Babası gibi haksızlık ve adaletsizlikle savaşmış. <br>Adı da Mustafa imiş. Yani türküde geçen "Kiziroğlu Mustafa Bey".<br><br></div><div><br></div><div><strong><br>Günlerce savaşırlar<br></strong><br></div><div>Bir gün Köroğlu, Kizir'in yakınındaki Kısır Dağları'nda yaşamaya başlar. Ki Köroğlu'nun da hayat görüşü aynıdır: <strong>Haksızlığa karşı savaşmak, mücadele etmek.</strong> <br>Kiziroğlu köyde değildir ve Köroğlu o Kizir Köyü'nde kale kurar. Kiziroğlu köyüne döndüğünde kaleyi görür ve sinirlenir. <br>Ortak amaca hizmet eden iki yiğit karşılaşır. Rivayete göre günlerce at üstünde savaşırlar. Ancak birbirlerini alt edemezler. Bir süre sonra Kiziroğlu bakar ki atı Ala Paça, Köroğlu'nun atı Kırat'ı alt etmiştir. Bundan cesaret alan Kiziroğlu celallenip Köroğlu'nu yere vurur. Tam hançeriyle öldürecekken Köroğlu ailesiyle görüşmek istediğini söyler ve Kiziroğlu da buna izin verir. Köroğlu ailesiyle helalleşmeye gittiği evinde işte bu türküyü sazıyla sözüyle söyler. <br>Ve hikayenin sonu ise şöyle biter;<br>Kiziroğlu geç kalan Köroğlu'nun evine gider ve o sırada Köroğlu'nun kendisi için söylediği türküyü duyar, duygulanır. Ve Köroğlu'na sarılıp "Sen benden daha yiğitsin Köroğlu" der. Köroğlu ise "Burada senin gibi mert ve yiğit biri varken benim kalmam olmaz" der ve batıya gider.<br><br></div><div><strong><br>KİZİROĞLU MUSTAFA BEY<br></strong><br></div><div>Bir hışmınan geldi geçti peh peh peh peh<br>Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey heey<br>Hışmı dağı deldi geçti<br>Ağam kim, paşam kim,<br>Nigâr kim, gözüm kim, canım kim, hanım kim, kim, kim<br><br></div><div>Kiziroğlu Mustafa Bey<br>Bir beyin oğlu<br>Zor Bey’in oğlu<br><br></div><div><br></div><div>Bir atı var ala paça peh peh peh peh<br>Mecel vermez kırat kaça hey hey heey<br>Az kalsın ortamdan biçe<br>Ağam kim, paşam kim,<br>Nigâr kim, gözüm kim, canım kim, hanım kim, kim, kim<br><br></div><div>Kiziroğlu Mustafa Bey<br>Bir beyin oğlu<br>Zor Bey’in oğlu<br><br></div><div>Hay edende haya teper peh peh peh peh<br>Huy edende huya teper hey hey heey<br>Köroğlu'nu çaya teper<br>Ağam kim, paşam kim,<br>Nigâr kim, gözüm kim, canım kim, hanım kim, kim, kim<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 19:17:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313577468</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TEZCAN YILMAZ Ayşe Tokur ilkokulu </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313579517</link>
         <description><![CDATA[<div>Aynalı Körük Türküsü<br>Yozgat Türküsü<br><br>Sultan ile Ömer’in nişanı yapılır. Fakat herkese hava atmayı seven Sultan düğün için öyle şartlar koşar ki, Ömer bunların altından kalkabilmek için türlü planlar yapmak zorunda kalır. Sultan, arkadaşı Felihan’a nispet yapmak için nişanlısı Ömer’den olmayacak şeyler istemeye başlar. Ömer yoksul olduğundan Sultan’ın isteklerini yerine getiremez ve durumu dedesine açar. Ömer ve dedesi Sultan’a istekleri konusunda yalan söylemeye karar verirler. Sultana isteklerini yerine getireceklerini söylerler ve düğün günü gelir çatar. Fakat düğün günü Sultan isteklerinin yerine gelmediğini görünce kıyameti koparır ve düğün alayı dağılır.<br><br></div><div><strong>Oğlanın Adı Ömer<br>Belimi Sıktı Kemer<br>Benim İnce Belime<br>Yakışır Gümüş Kemer<br><br>Aynalı Körük Olmazsa<br>Ben Gelin Gitmem<br>Ud Kemani Çalmazsa<br>Aynalı Körüğe Binmem<br><br>Gel Dağları Aşalım<br>Hilalde Buluşalım<br>Girelim Biz Kolkola<br>Çamlıkta Dolaşalım<br><br>Aynalı Körük Olmazsa<br>Ben Gelin Gitmem<br>Ud Kemani Çalmazsa<br>Aynalı Körüğe Binmem</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 19:20:22 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313579517</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL  AKSU İŞLER </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313582322</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU<br>NEREDESİN SEN(KIRŞEHİR)<br>1960’lı yıllardan itibaren ismi bağlama ile birlikte anılan, sadece geniş halk kesimlerinde değil, ciddi musiki çevrelerinde de taktir ve hayranlıkla dinlenen Neşet Ertaş’ı farklı bir bağlamda değerlendirmek gerekiyor. Çünkü o da aslında tam bir yöre sanatçısı, yani mahalli bir sanatçı olmasına rağmen yaygın şöhreti ve söylediği türkülerin popülaritesi ile ülke genelinde tanınan biri olarak diğerlerinden ayrılır.<br><br></div><div>İşte Neşet Ertaş Orta Anadolu bozkırlarının tam göbeğinde, “ay dost deyince yeri göğü inleten” gönül delisi bir babanın evladı olarak 1938’de Kırtıllar’da dünyaya gelir. Hiç çocuk sahibi olamadığı ilk karısı Hatice’yi genç yaşında kaybeden Muharrem Ertaş, ikinci evliliğini Kırtıllar köyünden Döne ile yapar ve bu evlilikten, Necati, Neşet, Ayşe, Nadiye ve muhterem adında beş çocuğu olur. Kırtıllar nüfusunun tamamı abdallardan ibaret olan bir aşiret köyüdür. Köyün çevrede “abdallar” adıyla anılması da bundan olsa gerek. Daha altı yedi yaşlarında iken, kendisini yöre düğünlerinin aranılan sanatçı babası Muharrem Ertaş’ın sazı önünde oynarken bulan büyük usta Neredesin Sen türküsünün hikayesinin şöyle anlatır:<br><br></div><div>''1960’lı yıllarda TRT sanatçılarıyla Almanya’ya gitmiştim. Otomobilim vardı ama ne ehliyetim vardı, ne de kullanmayı biliyordum. Bazıları dönünce mecburen ben kullandım otomobili. Dönüşte kaza yaptık. Beni cezaevine koydular. Üç ay hapis yattım. Kağıt, kalem de vermiyorlardı. Bu türkünün sözlerini sigara kağıtlarının üzerine kibrit çöpünün barutlu kısmını tükürükle ıslatarak yazdım.''<br><br></div><div><strong>NEREDESİN SEN TÜRKÜSÜ SÖZLERİ<br></strong><br></div><div>Şu Garip Halimden Bilen Şiveli Nazlım<br><br></div><div>Göynüm Hep Seni Arıyor Neredesin Sen<br><br></div><div>Tatlı Dillim Güler Yüzlüm Ey Caylan Gözlüm<br><br></div><div>Göynüm Hep Seni Arıyor Neredesin Sen<br><br></div><div>Ben Ağlarsam Ağlayıp Gülersem Gülen<br><br></div><div>Bütün Dertlerimi Anlayıp Göynümü Bilen<br><br></div><div>Sanki Kalbimi Bilerek Yüzüme Gülen<br><br></div><div>Göynüm Hep Seni Arıyor Neredesin Sen<br><br></div><div>Sinemde Gizli Yaramı Kimse Bilmiyor<br><br></div><div>Hiçbir Tabip Yarama Merhem Olmuyor<br><br></div><div>Boynu Bükük Bir Garibim Yüzüm Gülmüyor<br><br></div><div>Göynüm Hep Seni Arıyor Neredesin Sen<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 19:25:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313582322</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melek İNCE</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313584552</link>
         <description><![CDATA[<div>Şehit Zeynep Sağır Anadolu Lisesi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/341004777/f54490daf6ca9a55f3fb9876b4f82e3c/Adana.docx" />
         <pubDate>2018-12-11 19:28:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313584552</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melek İNCE</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313589185</link>
         <description><![CDATA[<div>Şehit Zeynep Sağır Anadolu Lisesi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/341004777/0ce79c03c838a32d87e32dc346e64e0e/Ela_G_zl__Nazl__Yari__1_.docx" />
         <pubDate>2018-12-11 19:37:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313589185</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL  AKSU İŞLER </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313589587</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR ILKOKULU<br>UZUN İNCE BİR YOLDAYIM(SİVAS)<br><br></div><blockquote><em>Uzun İnce Bir Yoldayım Türküsünün Hikayesi</em>Anadolunun bir köyünde sakin bir akşam karı koca uyumak için yatağa girerler.. Kadının gözüne bir türlü uyku girmez, çünkü o gece özeldir..O gece kocasını terkedecektir..Hemde sevgilisi ile köyden kaçarak..<br><br>Kocasının uyumasından epey bir zaman sonra pencerede beklediği taşın sesini duyar kadın.. Ayakkabılarını giyip, önceden hazırladığı eşyalarını alıp bahçede bekleyen sevgilisinin yanına gider ve koşarak oradan kaçarlar.. Koşarlarken kadının ayağını bişey rahatsız eder, ayakkabısının içinde birşey vardır ama kadın mecburdur koşmaya ayağını rahatsız eden şey için durma lüksü yoktur.. Anadoludur burası..Töredir, cinayettir geride bıraktıkları.. Belli bir mesafe uzaklaştıktan sonra nefeslenmek için dururlar.<br><br>Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese derki; ''Evden çıktığımdan beri ayakkabımın içinde birşey var beni rahatsız ediyor'' çıkartıp bakar.. Oda ne? Ayakkabısının içinde bir tomar para! Kocası herşeyin farkında.. Biliyorki gidecek. ''Beni terkedecek ama bunca yıl çorbasını içtim, çamaşırımı yıkadı, ütüledi bana emeği geçti namerde muhtaç olmasın..''<br><br>O yoksul köylü, bütün parasını kendisini başka bir adam için terk eden karısının, giderek kendisinden uzaklaşan adımları attığı ayakkabısının içine koymuştur..<br><br>Bu hareketi yapan kişi ne üniversite mezunudur nede yüksek lisans yapmıştır. Hatta hayatında tek bir kitap okumamış okuyamamıştır..<br><br>O güzel insan, o onurlu davranışı segileyen, o terk edilen adamı<br><br>Hepiniz tanıyorsunuz..<br><br>Şimdi sorarım size;<br><br>Bu memlekete töre cinayetleri, kadına karşı uygulanan şiddetmi yakışır yoksa, Aşık Veysel gibi hayatında hiç kitap okumasa, okuyamasa bile kitap gibi hayatlar yaşayan adamlarmı yakışır?<br><br><br>Uzun İnce Bir Yoldayım Türküsünün Sözleri<br><br>Uzun İnce Bir Yoldayım<br>Gidiyorum Gündüz Gece <br>Bilmiyorum Ne Haldeyim <br>Gidiyorum Gündüz Gece<br><br>Dünyaya Geldiğim Anda <br>Yürüdüm Aynı Zamanda <br>İki Kapılı Bir Handa<br>Gidiyorum Gündüz Gece<br><br>Uykuda Dahi Yürüyom <br>Kalmaya Sebep Arıyom <br>Gidenleri Hep Görüyom <br>Gidiyorum Gündüz Gece<br><br>Kırk Dokuz Yıl Bu Yollarda <br>Ovada Dağda Çöllerde <br>Düşmüşüm Gurbet Ellerde <br>Gidiyorum Gündüz Gece<br><br>Düşünülürse Derince <br>Uzak Görünür Görünce <br>Bir Yol Dakka Miktarınca <br>Gidiyorum Gündüz Gece<br><br>Şaşar Veysel İş Bu Hale <br>Kah Ağlaya Kahi Güle <br>Yetişmek İçin Menzile <br>Gidiyorum Gündüz Gece <br><br>Aşık Veysel Şatıroğlu<br><br></blockquote><div><br></div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 19:37:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313589587</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melek İNCE</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313593108</link>
         <description><![CDATA[<div>Şehit Zeynep Sağır Anadolu Lisesi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/341004777/bc9e2d5c96e341625048520027032997/Adana__1_.docx" />
         <pubDate>2018-12-11 19:44:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313593108</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Zeynep BAZ</title>
         <author>mardopes6</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313606691</link>
         <description><![CDATA[<div>Malaklar Ortaokulu</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340336336/40716b4a2a465f595fd00e52a3d2a3c7/anamur_yollar__gayrak__ak_ll__t_rk__hikayesi.docx" />
         <pubDate>2018-12-11 20:08:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313606691</guid>
      </item>
      <item>
         <title>   AYSEL ÇAM                    AYDIN CUMHURİYET    İLKOKULU           </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313614554</link>
         <description><![CDATA[<div><br><br>Türkü Adı Mendirez (Ayağına Potini Giymiş)Yöresi : Aydın Olay Aydın, Köşk ilçesine bağlı Karahayıt köyünde geçer. Ayşe ve Mehmet aynı köyün çocuklarıdırlar. Bütün oyunlarda beraber oynarlar, biri olmadan diğeri hiçbir oyuna katılmaz. Kavga dahi etseler küs kalamazlar. Aileleri çok sıklıkla görüşmektedir. Birbirlerinin işlerini görmektedirler.Zamanla çocukluk yaşları geçer; büyüyüp serpilmeye başlarlar. Artık çocukluk oyunları oynanmaz. Görüşmeler azalır. Evlilik çağları gelmiştir. Ayşe'nin pek çok isteyeni olur fakat hiçbirisine evet demez. Bu arada Mehmet askerdedir. Asker dönüşü köyün ileri gelenleri ve aileler görüşür ve iki genci birbirine nişanlarlar. Nişan hediyeleri arasında Ayşe'nin Mehmet'e verdiği mendil, bir de Mehmet'in Ayşe'sine aldığı oyalı gırebi vardır. Ayşe gırebi başından hiç çıkarmaz. O gırep onların sevgisinin adeta simgesi olur.Yazın Aydın'da malum iş güç zamanıdır. İncirler ermiş, toplanmayı bekler; pamuklar ekilmiş, çapalanmayı; zeytinler de Eylül Ekim ayına hazırlık bakım ister. Bu ürünler ne kadar çok olursa, genç kızların çeyizi de o kadar bol olur derler. Ayşe de annesi ve kızkardeşleri ile pamuk çapalamaya gider. Sıcaktan bunalan Ayşe annesinden izin alarak Menderes kenarına gider. Elini yüzünü yıkar. Başından hiç çıkarmadığı gırebini çözer ve çalılığa takılır. Biraz daha eğilip saçlarını ıslatmak ister. Menderes alüvyonlu bir yapıya sahiptir. Kaygan toprağa basar Ayşe ve bir anda bulanık Menderes sularına gömülür.Annesi uzun süredir ortada görünmeyen Ayşe'yi merak eder. Hep beraber aramaya çıkarlar. Ta ki kızkardeşi çalıya takılı gırebi bulup ayak izine bakınca olay anlaşılır. Hemen Mehmet'e haber salınır ve aramaya başlarlar. Gündüzler geceye, geceler de sabaha varmaz. Herkes büyük bir sıkıntı ve heyecanla beklemektedir. Son bir ümit...Ve o ses ''Ayşe bulundu !!!"Sonrasındaki sessizlik...Ayşe'nin cesedi üç gün aradan sonra Germencik kıyılarında balıkçılar tarafından bulunur. Üzerinde gırebinden başkaca eksiği yoktur. Sırma saçları tel tel çözülmüştür. Gözleri de adeta Mehmet'ini ararcasına açık kalmıştır.Aileler perişan, feryatlar ağıtlar yakılır. Kara haberi duyan köy halkı ağlar. Ama elden ne gelir. Mehmet son kez Ayşe'sine bakar, içi kavrulur, elini saçlarına doğru götürür.Ama dokunamaz bile kahrolur....Ayağa kalkar ve ağzından şu cümleler dökülür."Zalım Menderes, kuruyası menderes, nettin Ayşem'i? İnşallah senin de dalların budakların kurur da susuz; benim gibi yarsız kalırsın!"Gökyüzünde yankılanan bu ses "Bulanık Menderes" türküsüne zemin hazırlar.Ayağına potini giymiş yürümüşSırma saçlarını çözmüş sürümüşÜç etek fistanını giymiş bürünmüşTarla kenarına gırebi düşmüşOy menderes menderes bulanık menderesSende bencileyin yarsız kal birezÇeyizi sandıkta basılı kaldıMehmet'in gözleri sulara daldıKara haberi duyan buna ağladıBulanık sular Ayşe'yi yardan ayırdıOy menderes menderes bulanık menderesSende bencileyin yarsız kal birez</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 20:23:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313614554</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TEZCAN YILMAZ AYŞE TOKUR İLKOKULU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313629556</link>
         <description><![CDATA[<div><br>GÜVERCİN UÇUVERDİ(Misket) Ankara türküsü <br><br>Misket, ufacık tefecik bir elma türü... Huriye de Ganizadeler'in ufakcık tefecik şipşirin kızlarının adı. Huriye, sık sık evlerinin önündeki elma ağacına tırmanır, yolu gözler; sebep, Osman Efe...<br><br>Ankara'nın sayılı efelerinden Osman, genç, yakışıklı, geniş omuzlu,burma bıyıklı... Huriye'nin gönlü bu Osman Efe'de. Osman Efe, evin önünden geçiyor; Huriye atlıyor bahçeye, tırmanıyor misket ağacına. İkisinin de yüreğinden ılık bir şeyler akıyor. Osman Efe, Huriye'yi adıyla çağırmıyor hiç, ''misket'' diyor Huriye'ye. <br><br>Yörenin ünlü ağalarından Kır Ağa, bir gün Huriye'yi su doldururken görüyor çeşme başında. Aradan bir hafta geçmeden Kır Ağa, Huriye'yi istetiyor. Babası, ''Kır Ağa, yiğit insandır, malı mülkü yerindedir'' diyerek Huriye'yi vermek ister. Annesi, Huriye'nin ağzını arar, fakat Huriye ''ölsem Kır Ağa'ya varmam'' cevabını verir.<br><br>Huriye, akşamı zor eder. Bahçeye çıkıp, Osman Efe'nin yolunu gözler. Uzaktan atını görünce, tırmanıp çıkar elma ağacına. Durumu bildirir Osman Efe'ye. <br><br>Osman Efe, çılgına döner. Kır Ağa'ya haber gönderir, ''Kendini sever, sayarım. Yiğit kişi bellerim. Yolumdan çekilsin. Sonu iyi olmaz'' der. Haberi Osman Efe'den Kır Ağa'ya götürenler, bire bin katarak anlatırlar ''Osman diyor ki, Kır Ağa kim oluyor da benim yavuklumu alacak. Leşini sararım'' diye... <br><br>Kır Ağa, ''Demek dünkü çocuk bize meydan okuyor. Kendine güveniyorsa karşıma çıksın'' diye Osman Efe'ye haber gönderir. Tabii haberi götürenler Osman Efe'ye de bire bin katarak anlatıyorlar. Osman Efe Kır Ağa'ya, Kır Ağa Osman Efe'ye kinlenir. Sonunda kıran kırana kavga etmeye, sağ kalanın Huriye'yi yani Misket'i almasına karar veriyorlar. <br><br>Belirlenen gün ve yerde karşılaşıyorlar. Bıçaklar çekiliyor. Huriye ise durumu merakla bekliyor. Çıkmış elma ağacı üstüne, yoları gözlüyor. Bir yandan da Osman Efe için dua ediyor. Osman Efe ise Kır Ağa karşısında aslanlar gibi dövüşüyor. Kır Ağa birden duruyor. ''Benimle böylesine boy ölçüşen yiğide, ben kıyamam. Koç olacak kuzuya bıçak çekemem. Vur bıçağını bağrıma. Misket senin olsun'' diyor. Osman Efe önce şaşırıyor, sonra oda bıçağını yere atıyor ve koşup ellerine sarılıyor Kır Ağa'nın. <br><br>Kadın-kız da yollara dökülmüş uzaktan görünen kalabalığı bekliyor. Misket ise çıktığı elma ağacında duramıyor heyecandan. Daldan dala geçip, gelenleri seçmeye çalışıyor. Derken kalabalık yaklaşır, önde Kır Ağa, arkasında kalabalık. Gözleri Osman'ın arıyor, göremiyor. Birden başı dönüyor, gözleri kararıyor, tepe üstü ağaçtan aşağı düşerek cansız yere yığılıyor. <br><br>Çok geçmeden kalabalık elma ağacına ulaşınca, bir feryattır kopuyor. Osman Efe, sığmıyor oralara. Kadınlar kızlar perişan. Misket kızın yani Huriye'nin hikayesi dilden dile dolaşıp türkü oluyor. <br><br><br>Güvercin uçuverdi <br>Kanadın açıverdi <br>Elin oğlu değil mi <br>Sevdi de kaçıverdi <br><br>A benim aslan yarim <br>Duvara yaslan yarim <br>Duvar cefa götürmez <br>Sineme yaslan yarim <br><br>Güvercinim uyur mu <br>Çağırsam uyanır mı <br>Yar orada ben burda <br>Buna can dayanır mı <br><br>A benim hacı yarim <br>Başımın tacı yarim <br>Eller bana acımaz <br>Sen bari acı yarim <br><br>Caminin müezzini yok <br>İçinin düzeni yok <br>Çok memleketler gezdim <br>Misget'ten güzeli yok <br><br>Daracık daracık sokaklar <br>Misget şeker topaklar <br>Pul pul olsun dökülsün <br>Seni öpen dudaklar <br><br>Caminin ezan vakti <br>İçinin düzen vakti <br>Ben Misget'i yitirdim <br>Sonbahar gazel vakti <br><br>Gökte yıldız sayılmaz <br>Çiğ yumurta soyulmaz <br>Üçer avrat almayan <br>Hiç erkekten sayılmaz</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 20:58:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313629556</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Serpil  Aksu İşler</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313639859</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU <br>Karadır Kaşların(Eskişehir)<br><br>Sözleri ve bestesi Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinden olan Mustafa Tuna ‘ya ait olan bu türküyü Mustafa Tuna, yaşadığı bir aşkın sonucunda bu yazıyor.Türkünün hikayesi özetle şöyle:"Mustafa Tuna, Rum asıllı bir ailenin kızını sever.Fakat aileler bu aşka karşı çıkar.Kız başkasıyla nişanlanır.Düğün hazırlığına başlarlar.Mustafa Tuna da kızı kaçırma hazırlığı yapar.Kızın kına gecesi olacağı gün haber gönderir ve çeşmeye gelmesini söyler.Kızı,arkadaşı ile birlikte arkadaşının at arabasıyla kaçırır.Arabayı arkadaşı kullanır ve yanlış yola sapar.Heyecandan arkdaşının sara hastalığı nöbeti tutar.Atlar huysuzlanır.Ormana doğru koşmaya başlar.Bu arada kızın ailesi peşlerine düşmüştür. jandarma önlerine çıkar,kızın nişanlısının akrabaları da arkadan gelirler ve yakalarlar.1 yıllık hapis cezasına mahkum edilir.Bu türküyü da hapiste yazar ve  söyler.Hapisten çıktıktan sonra da kızla evlenemez ve gurbete  gider.Başka bir kızla evlenir."                                                           </div><div> Türkü’nün sözleri şöyledir:                                                                                       </div><div>   Karadır kaşların ferman yazdırır,<br> Aşkın beni diyar diyar gezdirir.<br>        Lokman hekim gelse, yaram azdırır, <br>     Yaramı sarmaya yar kendi gelsin.</div><div> </div><div>     Ormanlardan aşağı aşar gezerim,<br>       Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim.<br>           Ormanların gümbürtüsü başıma vurur,<br>     Nazlı yarin hayali karşımda durur.</div><div> </div><div>  Karadır kaşların benzer kömüre,<br>    Yardan ayrı düşmek zarar ömüre.<br> Kollarımdan bağlasalar demire,</div><div> Kırarım demiri kaçarım yare.    </div><div> </div><div>    Ormanlardan aşağı aşar gezerim,<br>       Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim.<br>           Ormanların gümbürtüsü başıma vurur,<br>     Nazlı yarin hayali karşımda durur.</div><div> </div><div>  Uzaklara gittim gelirim diye,     <br>         Tabancamı doldurdum vururum diye.<br>  Hiç aklıma gelmez ölürüm diye,<br>  Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme.</div><div> </div><div>   Ormanlardan aşağı aşar gezerim,<br>      Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim.<br>          Ormanların gümbürtüsü başıma vurur,<br>    Nazlı yarin hayali karşımda durur.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-11 21:31:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313639859</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313920609</link>
         <description><![CDATA[<div>Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi<br><strong>BİR FIRTINA TUTTU BİZİ TÜRKÜSÜ<br></strong><br></div><div>Bir Fırtına Tuttu Bizi Deryaya Kardı <br> O Bizim Kavuşmalarımız A Yarim Mahşere Kaldı <br> O Bizim Görüşmelerimiz A Yarim Ahrete Kaldı <br> <br> Yeni Cezve Yeni Cezve Kaynar Kaynamaz Oldu <br> O Benim Nazlı Yarimin Dilleri Söyler Söylemez Oldu <br> <br> Yeni Cezve Yeni Cezve Kaynıyor Ocakta <br> Kasatura Belimizde (A Yarim) Martınımız Kucakta <br> <br> Mapsanede Yata Yata Her Yanlarım Çürüdü <br> Pencereden Baka Baka A Yarim Ela Gözler Süzüldü<strong>    <br></strong><br></div><div><strong>BİR FIRTINA TUTTU BİZİ TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ<br></strong><br></div><div><strong> <br></strong><br></div><div>      Mübadele sözleşmesine göre Balkanlarda yaşayan Türklerin göç hikâyesini anlatır bu türkü. Aradan yıllar geçse de göçenlerin doğduğu topraklara özlemi bitmedi. Türkiye'den Yunanistan'a göçen Rumlar, Yunanistan'dan Türkiye'ye geçen Türkler de 'Biz ne iyi komşuyduk, bizi neden birbirimize düşman ettiler" diye akıllarından geçirir oldular. Bir kısmı da bunu duyulacak bir şekilde dile getirdi.İlerleyen dönemde çok az insan doğduğu toprakları ziyarete gidebildi. Hasretlik, kavuşma, çok sıcak kucaklaşmalar... İşte bu türkü o günlere yakılmış bir ağıttır. Selanik’ten göç ederken, üzüntülü Sabri Ağa da yaşadığı günlerin acılarını belirten bu türküyü yakmıştır.<br><br></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-12 16:34:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313920609</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313921170</link>
         <description><![CDATA[<div><strong> Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi      BÜLBÜLÜM  ALTIN KAFESTE</strong><br> <br> Bülbülüm Altın Kafeste<br> Öter Aheste Aheste <br> Ötme Bülbül Yarim Hasta <br> Ah Neyleyım Şu Gönlüme<br> Hasret Kaldım Sevdiğime<br> <br> Ben Sana Dayanamam Yarim<br> Ben Sana Aldanamam<br> Ben Sana Aldanamam Yarim<br> Yarim Ben Sana Dayanamam<br> <br> Bülbülleri Har Ağlatır<br> Aşıkları Yar Ağlatır<br> Ben Feleğe Neylemişim<br> Beni Her Bahar Ağlatır<br> <br> Ben Sana Dayanamam Yarim<br> Ben Sana Aldanamam<br> Ben Sana Aldanamam Yarim<br> Yarim Ben Sana Dayanamam <br><br></div><div><strong> <br></strong><br></div><div><strong>       BÜLBÜLÜM  ALTIN KAFESTE HİKAYESİ<br></strong><br></div><div>     Melike, teyzesi ile köy çeşmesinin oradan geçerken su içmek ister. Su içmeye indiğinde çiçeklerden yapılmış olan tacı görür. Tacı başına taktığı anda Yusuf’la karşı karşıya kalır ve çok utanır. O, Yusuf’un tacı sevdiği kıza yaptığını düşünür ama gerçekte Yusuf da ondan etkilenmiştir ve tacı Melike’ye vermek ister. Bu bakışmalar sırasında Melike’nin babasının isteğiyle sözlü olduğu Hüseyin oradan geçmektedir ve bu yakınlaşmayı görür. Tepkisini Yusuf’a yumruk atarak verir ve kavga etmeye başlarlar. Teyzesi Melike’yi alıp oradan uzaklaştırır. Hüseyin bu olaydan sonra vakit kaybetmeden evlenmek ister ve babası Rıza Ağa’yı alıp Şevket Bey’lerin yani Melike’lerin evine ziyarete gider. Melike’ye hediye olarak altından ayna götürürler ama Melike’nin gözü çiçekten yapılmış tacından başka bir şey görmemektedir. Melike bir gün Yusuf’la dere kenarında konuşurken Hüseyin’in arkadaşlarından biri onları görür ve Hüseyin’e söyler. Hüseyin çılgına dönmüştür ve bu olanların hesabını Şevket Bey’den sorar. Melike yıllardır gördüğü rüyadaki delikanlının Hüseyin değil Yusuf olduğunu anlamıştır. Hüseyin ise Melike’nin kalbini kazanmak için onu hediyelere boğar. Melike’ye en son altın kafeste bir bülbül getirir ama Melike’nin yine de umurunda olmaz. Kendini de o bülbül gibi kafese kapatacaklarını bilir. Nitekim Hüseyin Melike’yi kendi evlerine götürme zamanının geldiğini düşünerek genç kızı alır ve kendi evlerine götürür. Melike burada hastalanır. Günden güne eriyen genç kızın haline Hüseyin’in babası da artık dur demek ister ama oğluyla başa çıkamaz. Bunun üzerine Yusuf  üzüntüden bu türküyü söyler.<br><br></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-12 16:35:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313921170</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313921966</link>
         <description><![CDATA[<div>Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi<br><strong>ÇALIN DAVULLARI</strong><br> <br> Çalın Davulları Çaydan Aşağıya Amman Amman<br> Mezarımı Kazın (Bre Dostlar) Belden Aşağıya<br> Koyun Sularımı Kazan Dolunca (Amman)<br> <br>  Aman Ölüm Zalim Ölüm Üç Gün Ara Ver<br>  Al Başımdan Bu Sevdayı Götür Yare Ver<br> <br> Selanik İçinde Selam Okunur (Amman)<br> Selamın Sedası (Bre Dostlar) Cana Dokunur<br> Gelin Olanlara Kına Yakılır (Amman)<br> <br>  Aman Ölüm Zalim Ölüm Üç Gün Ara Ver<br>  Al Başımdan Bu Sevdayı Götür Yare Ver<br> <br> Selanik Selanik Viran Olasın (Amman)<br> Taşını Toprağacını Seller Alasın<br> Sen De Benim Gibi Yarsız Kalasın (Amman)<br> <br>  Aman Ölüm Zalim Ölüm Üç Gün Ara Ver<br>  Al Başımdan Bu Sevdayı Götür Yare Ver <br><br></div><div><strong>ÇALIN DAVULLARI HİKAYESİ<br></strong><br></div><div>    Rüstem Ağa Selanik çarşısında kumaş satan ve etrafında sevilip sayılan bir esnaftır. Bir gün dükkanına çevre köylerin birinden Mehmet adında bir genç gelir alış veriş için, kumaşlara bakarken Rüstem Ağa’yla da sohbet ederler. Aslında Mehmet Selanik’e iş aramak için gelmiştir ve Rüstem Ağa’nın da gözü Mehmet’i tutunca dükkanda çalışmaya başlar. Hem işi çabuk öğrenir hem de Rüstem Ağa’nın güvenini kazanır. Gel zaman, git zaman Mehmet Rüstem Ağa’nın kızı Fitnat’a gönlünü kaptırır, aileler de uygun görünce düğün hazırlıkları başlar. O sırada Selanik’te kolera salgını başlar ve hastalık halkı kırıp geçirir. Düğüne bir hafta kala Fitnat yataklara düşer, kolera onu da bulmuştur, günden güne sararıp solan Fitnat yakında öleceğini bildiğinden içindeki acıyı, duyguları türküye döker ve düğününe üç gün kala ölür… Mehmet çok sevdiği Fitnat’ın mezarını kendi kazar ve onun yarım bıraktığı türküyü de içini yakan acıyı haykırarak tamamlar<br><br></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-12 16:36:19 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313921966</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313922782</link>
         <description><![CDATA[<div>Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi<strong><br>DRAMA KÖPRÜSÜ<br></strong><br></div><div><br>Drama Köprüsü Bre Hasan Gecemi Geçtin<br> Ecel Şerbetini Bre Hasan Ölmeden İçtin<br> Anadan Babadan Bre Hasan Nasıl Vazgeçtin Hasan<br> <br>   At Martini Debreli Hasan Dağlar İnlesin<br>   Drama Mahpusunda Bre Hasan Namın Yürüsün<br> <br> Drama Köprüsü Bre Hasan Dardır Geçilmez<br> Soğuktur Suları Bre Hasan Bir Tas İçilmez<br> Anadan Geçilir Bre Hasan Yardan Geçilmez<br> <br>   At Martini Debreli Hasan Dağlar İnlesin<br>   Drama Mahpusunda Bre Hasan Namın Yürüsün<br> <br> Mezar Taşlarını Bre Hasan Koyun Mu Sansın<br> Adam Öldürmeyi Bre Hasan Oyun Mu Sandın<br> Drama Mahpusunu Bre Hasan Evin Mi Sandın<br> <br>   At Martini Debreli Hasan Dağlar İnlesin<br>   Drama Mahpusunda Bre Hasan Namın Yürüsün <br><br></div><div><strong><br>DRAMA KÖPRÜSÜ (DEBRELİ HASAN) TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ<br></strong><br></div><div>      Debreli Hasan, Selanik Vilayeti Kayılar Kazası Debre köyünden olup uzun askerlik yılları içerisinde haksızlığa dayanamayarak kendisine hakaret eden komutanını vurur ve dağlara kaçar eşkiya olur.<br>       Kendiside pişman olur ama kötü eşkiyalık yerine iyileri kollar zengin insanları soyar. Fakir Türklere dağıtır. Bekarları evlendirir. Bacısı Erdemuş ta İbrahim Beylerdedir. Zaman zaman jandarmadan kaçak olarak Drama’dan Kayılara akrabalarına bacısı Esmaya ziyarete gelir. Yaptıklarına çok pişman olmuştur. Ama çare yoktur. Geri dönülmez yola girilmiştir.<br><br></div><div>      Debreli Hasan, Drama’da yetişmiştir. Debreli namıyla mübadele öncesi dönemde Drama-Serez-Sarışaban bölgelerinde faaliyet göstermiş bir halk kahramanı eşkiyadır. Drama köprüsünü, o devrin haksızlıkla para kazanan halkı ezen zenginlerinden aldığı haraçla yaptırmıştır.<br><br></div><div>      Debreli Hasan’ın yaşadığı, dönem kesinlikle bilinmemekle beraber Çakırcalı Efe ile çağdaş olduğu görüşleri, hatta atıştıklarına dair hikayeler onun 1870-1920 yılları arasında Makedonya dağlarında egemen olduğunu göstermektedir. Bu konuda halk arasında söylenen menkibeye göre; Selanikli Yahudi bir tüccar ticaret için İzmir’e gidecektir. Eğer bu civar dağlarda hükümran olan Debreli’den geçsen, Ege dağlarında Çakırcalı’dan geçemezsin denir, kendisine. Nitekim de öyle olur.<br><br></div><div>      Debreli’nin çetesinde çok kişi yoktur. Bilinen Karakedi namıyla bir tek kızanı olduğudur. Büyük çaplı yapılacak baskınlarda köyden eli silah tutan çevik ve yürekli gençlerde katılmıştır ara ara. Halka onu sevdiren eşkıya kişiliğinin en üstün tarafı ise fakirlere yardım etmesi, bilhassa birbirini seven yoksul gençleri evlendirmesidir. Eşkiyalığından dolayı kendi sevdiğinden vazgeçmek zorunda kaldığı rivayet edilir. Bu konuda şöyle bir menkıbe de vardır. “Evlenmek niyetinde olan dağlı bir genç, tek danasını almış, İskece pazarına inmektedir. Yolu, Debreli Hasan tarafından kesilir. Delikanlının evlenmek için parası olmadığını anlayınca Debreli kendisine düğün için yetecek parayı verir ve ayrıca danasını satmamasını salık verip uğurlar. ” Makedon dağlarının Debreli’si sonunda padişah affına uğrar veya söylentiye göre mübadelede güvenlik güçlerinin elinden kaçmayı başarır ve Türkiye’ye göç eder.<br><br></div><div>      Kısacası efsaneleşmiş hayat hikayesiyle Rumeli Türklerinin gönlüne yerleşmiştir Debreli Hasan.<br> Delikanlı bir eşkıyadır …<br><br></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-12 16:37:32 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313922782</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313923320</link>
         <description><![CDATA[<div>Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi<br><strong>GÖÇMEN KIZI TÜRKÜSÜ<br></strong><br></div><div>Ben bir göçmen kızı gördüm Tuna boyunda<br> Elinde bir besli kuzu hem kucağında<br> <br> Doğru söyle göçmen kızı annen var mıdır<br> Ne annem var ne babam kalmışım öksüz<br> Sen bir öksüz ben bir garip alayım seni<br> Alayım da gizli yerde sarayım seni<br> <br> Telgrafın tellerinden haber var mıdır<br> Ne haber var ne mektup kalmışım öksüz<br> <br> Doğru söyle göçmen kızı annen var mıdır<br> Ne annem var ne babam kalmışım öksüz<br> Sen bir öksüz ben bir garip alayım seni<br> Alayım da gizli yerde sarayım seni<br><br></div><div><strong> <br></strong><br></div><div><strong>GÖÇMEN KIZI TÜRKÜSÜNÜN HİKÂYESİ<br></strong><br></div><div>Savaşta ailesini kaybetmiş, <br> Tek başına yaşam mücadelesi veren<br> Bir genç kızın hikâyesidir.<br> Savaşın yüreğinde açtığı<br> Yaraları sarabilmek için, <br> Bahçesindeki iki kuzucuğu<br> İle avunur dururmuş.<br> Kuzucukları otlarken <br> Vardar’ın delice akan sularına bakarak,<br> İçindeki sıkıntıyı <br> Yüksek sesle dile getirirmiş.<br> Kızın Vardar’a söylediği bu sözleri,<br> Karşı kıyıdan duyan<br> Bir çoban genç kıza aşık olur. <br> Kavalını çıkarıp, çalmaya başlar.<br> Ezgiyi duyan genç kız başını kaldırır<br> Ve tepedeki çobanın <br> Ona baktığını görür. <br> Utanarak başını öne eğer. <br> Bunun üzerine çoban kavalı bırakarak <br> Şöyle seslenir genç kıza...<br> Sen bir öksüz ben bir garip alayım seni<br> Alayımda gurbet elde sarayım seni<br> Kızda o da türkünün geri kalan kısmını seslendirir.<br> Göçmen kızı:<br> Ne annem var ne babam kalmışım öksüz.<br><br></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-12 16:38:30 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313923320</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313923717</link>
         <description><![CDATA[<div><strong> Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi<br></strong><br></div><div><strong>MANASTIR  TÜRKÜSÜ<br></strong><br></div><div>Manastırın ortasında var bir havuz,<br><br></div><div>Canım havuz.<br><br></div><div>Bu yurdun kızları hepsi de yavuz,<br><br></div><div>Biz çalar oynarız.<br><br></div><div>Manastırın ortasında var bir çeşme,<br><br></div><div>Canım çeşme.<br><br></div><div>Bu yurdun kızları hepside seçme,<br><br></div><div>Biz çalar oynarız.<br><br></div><div>Manastırın ortasında var bir pınar,<br><br></div><div>Canım pınar.<br><br></div><div>Bu yurdun kızları hepsi de çınar,<br><br></div><div>Biz çalar oynarız.<br><br></div><div><strong> <br></strong><br></div><div><strong> <br></strong><br></div><div><strong>MANASTIR  TÜRKÜSÜ NÜN HİKAYESİ<br></strong><br></div><div>            Manastır Türküsü, Mustafa Kemal’in en sevdiği türkülerden biridir. Bilindiği üzere Mustafa Kemal Selanikli’dir. Ayrıca, Makedonya – Manastır’da askeri okulda okumuştur. Bu nedenle türkünün hatırası Mustafa Kemal için derindir.</div><div>Milli Mücadele yıllarında Ankara Tren Garı’nın direksiyon binasını karargah olarak kullanan Mustafa Kemal’in yanına üvey amcasının kızı Fikriye gelir. Fikriye, Mustafa Kemal’e aşıktır. Yorgun düşen ve hastalanan Mustafa Kemal’e günlerce bakar.</div><div>Zaman zaman türküler söyler. Manastır Türküsü’nü de bir gün havuz başında söylemiştir. Mustafa Kemal de çok duygulanmıştır. Fikriye, Mustafa Kemal’in yanında yaşamış ve ölmüştür. Mustafa Kemal de derinden etkilenmiştir.</div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-12 16:39:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313923717</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Gamze GÜVEN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313924204</link>
         <description><![CDATA[<div>Edirne Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi<br><strong>YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE EV KURMASINLAR<br></strong><br></div><div>Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar,<br> Aşrı Aşrı Memlekete Kız Vermesinler<br> Annesinin Bir Tanesini Hor Görmesinler,<br> <br> Uçan Da Kuşlara Malûm Olsun, Ben Annemi Özledim.<br> Hem Annemi Hem Babamı, Ben Köyümü Özledim.<br> <br> Babamın Bir Atı Olsa Binse De Gelse,<br> Annemin Yelkeni Olsa Açsa Da Gelse,<br> Kardeşlerim Yolları Bilse De Gelse.<br> <br> Uçan Da Kuşlara Malûm Olsun, Ben Annemi Özledim.<br> Hem Annemi Hem Babamı, Ben Köyümü Özledim <br><br></div><div><strong> <br></strong><br></div><div><strong>YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE EV KURMASINLAR TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ</strong><br> <br> <strong>MALKARA KÖYLERİNDEN ALINDIĞI BELİRTİLEN TÜRKÜNÜN FİLMLERE KONU olacak hikayesi şöyle:</strong><br>       'Çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır. Onaltıya yeni bastığında Zeynep'i köylerindeki bir düğüne gelen Ali isimli bir genç görür ve çok beğenir. Köyüne döndüğünde hemen dünürcü gönderir. Zeynep'i Ali'ye verirler ve hemen düğünleri olur.<br> <br>       Zeynep'in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece mesafededir. Zeynep anne baba ve kardeşini tam 7 yıl göremez. Bu özlem Zeynep'in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır köyün büyük tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemeni gidermeye çalışır.<br> <br>      Kocası Zeynep'in özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki eski sevgisi de pek kalmadığından Zeynep'i horlamaya eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve horlanma Zeynep'i yataklara düşürür.<br> <br>       Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için köyden gelip geçenler anasının babasının çağrılmasını ister. Başka çaresi kalmadığını anlayan kocası da kaynanası ve kayınbabasına haber vermeye gider. Altı gün altı akşam süren bir yolculuk sonrası köye ulaşan anne-baba Zeynep'i yatakta bulurlar. Perişan bir halde olan Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır; Anne babası da türküye söylemeye başlarlar. Çevrelerindeki bütün köy kadınları duygulanıp ağlarlar. Annesi fenalık geçirir. Bayılan Zeynep hasretini giderir ama çok geç kalınmıştır. Bir daha iyileşemez ve ölür<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-12 16:40:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313924204</guid>
      </item>
      <item>
         <title>H.Betül ÜNLÜCAN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313978428</link>
         <description><![CDATA[<div>Mehmet Akif Ersoy İlkokulu    Bucak/BURDUR<br>BURDUR YÖRESİ</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339732133/e18555e6518852be2d7a64dae292a2d7/KEZBAN_YENGE_T_RK_S_.docx" />
         <pubDate>2018-12-12 18:18:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/313978428</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314206171</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/8f2f82e3b7625527fe45c607608197a6/Aman_Adanal__T_rk_s_n_n_Hikayesi.docx" />
         <pubDate>2018-12-13 12:13:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314206171</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HAKAN DOĞAN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314484578</link>
         <description><![CDATA[<div>Sivas' ın yollarına</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/331212237/9ed935f531609307e1b5cd44dc2a407d/S_VAS_IN_YOLLARINA_T_RK_S_.docx" />
         <pubDate>2018-12-13 21:55:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314484578</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TEZCAN YILMAZ</title>
         <author>edatzcn_ylmz</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314784302</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU<br>ÇAYIR ÇİMEN GEZE GEZE (Isparta yöresi)<br>Rivayetlere göre bir genç oğlan bir genç kızı sever. Bu iki genç bir çayırda görürler birbirlerini ve o çayırda tanışırlar. Ancak gel gelelim bu kızı bu gence vermez ailesi ve bu iki seveni birbirinden ayırırlar. Ayrılan sevgililer çok üzülürler, aşk acısı çekmeye başlarlar. Hangi yolu deneseler de kavuşamazlar ve çareyi gerçekten ayrılmakta bulurlar. Fakat bu sırada genç kızı ailesinden defalarca ister ama nafile.<br><br></div><div>Sonunda genç oğlan kızın kapısına dayanır ve çayırda tanıştıklarını hatırlatmak ve anıları yad etmek için başlar kızın kapısının önünde doğaçlama türkü sözleri söylemeye; çayır çimen geze geze diye. Ardından kızı vermediklerinden dolayı sürekli türkü söylediğini belli etmek için çayır çimen geze geze oldum ben bir geveze diye türkünün devamını getirmiştir.<br><br></div><div>Türkünün Sözleri<br><br>Çayır çimen geze geze ooof (of)<br>Oldum ben bir geveze<br>Kızına gönül verdim <br>Darılma hanım teyze<br>Of nenem of<br>Kızına gönül verdim<br>Darılma hanım teyze<br>Of nenem of<br>Pencereden kuş uçtu ooof (of)<br>Yandı yürek tutuştu<br>Yanma yüreğim yanma<br>Ayrılık bize düştü<br>Of nenem of<br>Yanma yüreğim yanma<br>Ayrılık bize düştü<br>Of nenem of<br><br>Simidimin tavlası ooof(of)<br>Geldi düğün haftası<br>Gelin olacam diye <br>Nedir bunun tafrası<br>Of nenem of <br>Gelin olacam diye<br>Nedir bunun tafrası<br>Of nenem of</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-14 18:54:50 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314784302</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FİLİZ UĞUR</title>
         <author>muratfiliz_69</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314794474</link>
         <description><![CDATA[<div>MEHMET AKİF ERSOY İLKOKULU</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338406165/f87ae00b5862458db8694fa8edb031ac/Tarihte__stanbul.docx" />
         <pubDate>2018-12-14 19:18:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314794474</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ZEYNEP BAZ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314821381</link>
         <description><![CDATA[<div>MALAKLAR ORTAOKULU <br><strong>GELİN AYŞE TÜRKÜSÜ HİKAYESİ<br></strong>Kocası askere giden Ayşe'ye kaynanası bir türlü rahat vermemektedir. Yine bir gün yalan sözlerle kandırdığı kocasına, gelini Ayşe'yi dövdürmüştür. Kaynanasının baskısından bunalan ve kayınbabasının haksız yere kendisini dövmesine kızan Ayşe, hiçbir şeyden habersiz, beşikte yatan küçük yavrusunu basmış bağrına, gidip atmış Seyhan nehrinin azgın sularına kendini bırakmış.. Ayşe'nin körpe yavrusuyla genç yaşta ölümü yörede kolay kolay unutulmamıştır. <br><strong>Gelin Ayşe Türküsü </strong><br><br>Koyun gelir yata yata <br>Çamurlara bata bata <br>Gelin Ayşe'm sele gitmiş <br>Yosunları tuta tuta <br><br>Aman Ayşe'm yaman Ayşe'm <br>Dağlar başı duman Ayşe'm <br><br>Uzat Ayşe'm kollarını <br>Ver ağzıma dillerini <br>Nöbet nöbet bekliyoruz <br>Hanım Ayşe'm yollarını <br><br>Aman Ayşe'm yaman Ayşe'm <br>Dağlar başı duman Ayşe'm <br><br>Koyun gelir seke seke <br>Kulağında elmas küpe <br>Ben yarimden ayrılmazdım <br>Ayırdılar çeke çeke <br><br>Aman Ayşe'm yaman Ayşe'm <br>Dağlar başı duman Ayşe'm <br><br>Koyun gelir kuzuyunan <br>Ayağının tozuyunan <br>Gelin Ayşe'm sele gitmiş <br>Yanı çifte kuzuyunan <br><br>Aman Ayşe'm yaman Ayşe'm <br>Dağlar başı duman Ayşe'm </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-14 20:29:57 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314821381</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Seher BEDİR</title>
         <author>s_kocdemir</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314847157</link>
         <description><![CDATA[<div>Cumalıkızık İlkokulu <br>CEZAYİR TÜRKÜSÜ</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/337959968/d29082908f9934305a3ee18da5fa95ad/cezayir.docx" />
         <pubDate>2018-12-14 23:05:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314847157</guid>
      </item>
      <item>
         <title>MAKBULE BOSTAN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314869959</link>
         <description><![CDATA[<div>Hacı Ali Osman Gül İlkokulu 3/C<br>Gümüşhane Allı gelin ( Aşağıdan gelir)<br><br> Yıllar önce ilçede iki genç evlenir. Evlendikten birkaç ay sonra delikanlı gurbet yoluna düşer. Gurbet elinde bir iftiraya uğrar, düşer hapishaneye. Yıllarca yattıktan sonra saçı sakalı ağarmış olarak çıkar hapishaneden, tutar köyünün yolunu.<br><br>Aklından yavuklusu çıkmaz, o erin. Acep yavuklusu duruyor mu, yoksa başka birisi ile mi evlendi? Köy yoluna koyulur. Varınca köye, yavuklusunun koynunda bir delikanlı yatıyor. Ne bilsin kendi oğlu olduğunu.<br><br>Bari der, karnımı doyurayım da, yine çekip gideyim gurbet ellere ve bu türküyü söylemeye başlar.<br><br>TürküSözleri <br>Aşağıdan gelir tatar<br>Kamçısını atar tutar<br>Garip olan nerede yatar<br>Kondur beni allı gelin<br><br>(Gelin)<br>Aşağıdan gelir tatar<br>Kamçısını atar tutar<br>Garip olan handa yatar<br>Konduramam yiğit seni<br><br>(Yolcu)<br>Sabah oldu tandır gelin<br>Kalk ataşı yandır gelin<br>Koynunda yatan yiğit<br>Senin neyindir gelin<br><br>(Gelin)<br>Sabah oldu tandırmışım<br>Ben ataşı yandırmışım<br>Koynumda yatan yiğidi<br>Ben memeden emzirmişim </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-15 07:28:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314869959</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TUBA GÜLER</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314880835</link>
         <description><![CDATA[<div>DİYARBAKIR-KIRKLAR DAĞI EFSANESİ-SUZAN SUZİ TÜRKÜSÜ</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340838815/bdd68e8a7afa1337bfb9e6b8045ebb7c/t_rk__hikaye.docx" />
         <pubDate>2018-12-15 10:59:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314880835</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NECLA AKKOYUNLU</title>
         <author>neclakkoyunlu05</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314907788</link>
         <description><![CDATA[<div>ZÜBEYDE HANIM ÜÇLER İLKOKULU-3/A SINIFI-AMASYA</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/275592938/e2b7353fd873f1dd089a1e6fd91bcf3f/BEBE__N_BE______AMDAN.docx" />
         <pubDate>2018-12-15 17:51:20 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314907788</guid>
      </item>
      <item>
         <title>MAKBULE BOSTAN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314909549</link>
         <description><![CDATA[<div>HACI ALİ OSMAN GÜL İLKOKULU 3\C <br> <br>GEMİLERDE TALİM VAR <br>(İSTANBUL YÖRESİ)<br> </div><div><strong>RECEP ÖZTÜRK</strong></div><div>Çavuşlu Merkez Mahalle Cami Yanı Küme Evlerinde 1882 yılında dünya ya geldi.<br>Hasan Oğlullarından, dillere destan Recep ÖZTÜRK . Büyür, gelişir asker ocağına gider bahriyeli olarak.<br><br>1900 yılların başında İstanbul Kasımpaşa bahriye kışlasına duhul eder. Uzun boylu, cazip, bilhassa gören kızları etkileyici ve peşinden koşturan, bunun yanında güçlü olan Recep, kendini üstlerine ispatlayıp, Bahriye Çavuşu olarak KOMODOR gemisinde vatani vazifesini ifa etmeye başlar. <br>Recep Çavuş fiziken çok alımlı, güzel yaratılmıştır. İstanbul kızları recep Çavuş'un yüzüne bakmaktan doyum alamazlar. 12 sene muazzaf asker (çavuş) olarak görev yapmış, amiral gemisinde hizmet ettiğinden de pek çok denizlere açılmış, görevini şerefle yad etmiştir.<br><br>Recep'i görüpte aşık olan İstanbul kızlarına, Amiral'in saray eğitimi almış kültürlü kızıda tutulmuş O'na çıldırasıya aşık olmuştur. Memleket harp içindedir. Savaştıkları düşman donanmasının parolasını zor bir hal öğrenip, komodor gemisine makyaj yapmak sureti ile, düşman donanması arasına casus olarak girip, düşman donanmasını orada imha etmeye muavvfak oluyorlar. <br><br>Sultan ABDÜLHAMİT Hz. lerini yurt dışına kaçıran Recep ve arkadaşlarıdır. Saymakla yetiremeyeceğimiz kadar da kahramanlıkları mevcuttur.</div><div>Amiral'in kültürlü ve güzel kızı Recep'in peşini bırakmamaya kararlıdır. Bugün dillere destan yıllarca radyo ve tv.lerde okunana ve okunmaya devam eden ve bir şarkı klasiği olan bu eseri bilmeyenimiz yoktur sanıyorum. Ama Recep'in bir Çavuşlu yiğidi olduğunu bilmeyense çoktur.</div><div>12 sene muazzaf askerlik görevini ikmal eden Recep Çavuş: Amiralin kızını almadan Çavuşlu'ya evine döner. Döner dönmesine ama kızın aşkı dahada çok alevlenir. Amiral'in güzel kızı o günün şartlarında Kasımpaşa'dan yola revan olur ve Çavuşlu'ya gelir. Recep ile evlenmek üzere geldiğini söyler. Çavuşlu'da kimseler, özellikle Recep'in kardeşleri Ömer ve Azmi kızın Recep ile görüşmesini engellerler. Kız Çavuşlu'ya gidemez bu sebepten. Çünkü Recep zaten evli ve çocukları olan biridir Çavuşlu'da.</div><div>Recep Çavuş Mütevazı hayatını idame ettirirken hastalanır o günün tabiri ile ince hastalıktan dolayı hayatını kaybeder. Üsküdar sırtlarına Karacaahmet mezarlığında toprağa defnedilir.<br> </div><div>SÖZLERİ<br> </div><div>Gemilerde Talim Var <br>Bahriyeli Yarim Var <br>O Da Gitti Sefere <br>Ne Talihsiz Başım Var</div><div>Hani Benim Receb'im Receb'im <br>Sarı Lira Vereceğim <br>Almazsa Karakola Gideceğim</div><div>Gemi Gelir Yanaşır <br>İçi Dolu Çamaşır <br>Şu İstanbul'un Kızları <br>Recep Diye Ağlaşır</div><div>Hani Benim Receb'im Receb'im <br>Sarı Lira Vereceğim <br>Almazsa Karakola Gideceğim</div><div>Mavi Giyme Tanırlar <br>Seni Yolcu Sanırlar <br>Geçme Kapım Önünden <br>Seni Benden Alırlar</div><div>Hani Benim Receb'im Receb'im <br>Sarı Lira Vereceğim <br>Almazsa Karakola Gideceğim.</div><div><br><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-15 18:18:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314909549</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FİLİZ UĞUR</title>
         <author>muratfiliz_69</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314913016</link>
         <description><![CDATA[<div>MEHMET AKİF ERSOY İLKOKULU<br><br>HEM OKUDUM HEMİ DE YAZDIM<br>TÜRKÜSÜ ÇORUM</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338406165/a5573167775bc04e18e84e675e85616e/Hem_Okudum_Hemi_de_Yazd_m.docx" />
         <pubDate>2018-12-15 19:13:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314913016</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hasan KIZILKAYA Sındırgı Gölcük İlkokulu</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314918172</link>
         <description><![CDATA[<div>(AH BİR ATEŞ VER /EGE YÖRESİ) <br><br>Dumlupınar isimli denizaltısı uzun bir seferden dönmektedir. Mürettebatın yorgunluğunun da etkisiyle bir anlık dalgınlık sonucu; Dumlupınar denizaltısı, Nağra Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabuland Şilebi ile Çarpıştı. Ay ışığı olmadığından gece kapkaranlıktı. Çarpışmanın etkisiyle Dumlupınar birkaç saniye sonra sulara gönüldü. Gemide bulunan toplam 81 mürettebattan 21’i geminin arka tarafına kaçarak torpido bölmesine sığındı. Mahsur kalan 21 mürettebat ile iletişime geçenler, mahsur kalanları kurtarmak için seferber oldular. Mahsur kalanlar oksijenin yetersiz olduğunu biliyorlardı. Yardıma gelenler ise içerideki oksijeni idareli kullanmaları için konuşmamaları, sigara içmemeleri ve türkü söylememeleri için uyarı yaptılar.<br><br></div><div>Ancak saatler süren kurtarma çalışmaları yanıtsız kaldı. Tüm umutlar tükenmişti. İkinci bir uyarı geldi; “İçeride konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilirsiniz ve hatta sigara da <mark>içebilirsiniz</mark>…” Tüm yurt torpidodan yükselen türküyü dinledi…<br><br></div><div><em>Ah, Bir Ateş Ver, Cıgaramı Yakayım</em>…</div><div><br><br>Sen sallan gel ben boyuna bakayım<br><br>Uzun olur gemilerin direği<br>Ah çatal olur efelerin yüreği<br>Yanık olur anaların yüreği<br><br>Vur ataşı gavur sinem ko yansın<br>Arkadaşlar uykulardan uyansın<br><br>Uzun olur gemilerin direği<br>Ah çatal olur efelerin yüreği<br>Yanık olur anaların yüreği</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-15 20:41:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314918172</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SEMRA YAVUZ</title>
         <author>semraberberyavuz</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314921592</link>
         <description><![CDATA[<div>EREN ÖMER HEKİM İLKOKULU<br><strong>AĞASARIN BALINI –OY ASİYE TÜRKÜSÜ <br></strong><br></div><div><strong>Türkünün hikayesi:<br></strong><br></div><div>Olay Giresun /Görele/Çavuşlu Beldesinde geçiyor. Asiye Karabey diye bilinen bir bey kızı, Sisdağı yaylasında kale olarak da kullanılan bir konakta  oturuyorlar.<br><br></div><div>Asiye bilindiği üzere sarışın değil, kısa boylu esmer biridir. Üç kız kardeştirler Karabey oğlu olmadığı için damatları içgüvey olarak alır konağa.<br><br></div><div>Asiye’nin eşi Nazif beyde Beşikdüz’lü zengin bir tüccardır. İki kızları olmuştur. Nazif bey  evdeki hizmetçi kızla Asiye’yi aldatır. Asiye olaydan haberdar olunca kıyamet koparıyor ve onu boşayacağını söylüyor. Nazif bey o an kendini savunma amaçlı “Senin gibi kara kuru birine mi kaldım” istemsiz söylemi Asiye’nin çok gücüne gider. Ve hemen boşanmaya kalkar ve o dönemde boşanmayı kim isterse karşı tarafa nafaka verecektir. Asiye’de babasından kalan bir araziyi satıp mahkeme günü değerinden fazla para veriyor.<br><br></div><div>Boşanma işlemi bitince olaya çok içerleyen Nazif bey “ Asiye bana bunu nasıl yaparsın” diyerek Mahkeme kapısında düşüp bayılıyor. Mahkeme kapısında görevli zaptiye memuru Ahmet bey olaylara şahit oluyor “ne yüce kadınmış boşadı diye kocası ardından bayıldı “ diye mırıldanıyor. Asiye çarşaflı olduğu için  peçesinden yüzünü göremiyor. İçten içe merak sarıyor bu kadın nasıl biri diye tayinle geldiği oranın yabancısı olduğu için etrafından bilgi topluyor. Altı sene uğraşan Ahmet bey Asiye’nin Amca oğlu Aslan beyi araya koyarak evlenme teklifini onaylatabiliyor.<br><br></div><div>Kendi aralarında sade bir düğünle evleniyorlar. Ahmet bey uzun boylu sarışın yeşil gözlü yakışıklı biri diye dilden dile dolaşıyor. Ahmet bey Asiye’yi gelin olarak konaktan alıp Görele’nin Yeğenli köyüne devletin kendisine lojman olarak verdiği eve getiriyor.<br> Asiye’nin eski eşi  Nazif köy meydanında  otururken o sırada karşıdan atıyla dörtnala heybetli biri geliyor. Nazif bey ayağa kalkıp “Kim bu gelen yabancı” diyor. Yanındakilerden “o gelen Asiye’nin kocası” deyince Nazif bey oracıkta yığılıp kalıyor bir tas su getiriyorlar. Hayata gözlerini yuman Nazif beyin annesi tarafından Asiye’ye ağıt olarak yaktığı türkünün hikayesidir bu.<br><br></div><div>Adı dilden dile dolaşan Asiye Ahmet beyle mutlu bir beraberlik geçiriyor. Hatta Altı sene sana naz ederek boşuna dul kalmışım diye hep yakındığı söylenir Ahmet Beye.<br>..............................<strong> <br></strong>“Ağasarın balını<br> Gel salını salını<br> Adam cebinde taşır<br> Senin gibi gelini<br><br></div><div> Oy Asiye Asiye<br> Tütün koydum kesiye<br> Baban seni veriyi da<br> Bir bağa pırasiye<br><br></div><div> Sis dağının başında yel<br> Püfür püfür esiyor<br> Baban bu yıl kurbanı<br> Çifter çifter kesiyor</div><div><strong><br></strong><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-15 21:45:05 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314921592</guid>
      </item>
      <item>
         <title>GÜLER BOZ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314921677</link>
         <description><![CDATA[<div>SAKARYA ÖZEL BİLNET OKULLARI<br><strong>GENÇ OSMAN TÜRKÜSÜ<br>AYDIN YÖRESİ<br>Türkünün Hikayesi:</strong></div><div>Dediklerine göre çok eskilerde bir kimsenin askere alınması için, bıyığında tarak durması gerektir.  Günlerden bir gün, Sultan Murat Han Bağdat'a sefer açar. Anadolu'da asker yazmaya başlanır. Bunların arasında henüz bıyığı bitmemiş bir genç de vardır. <br><br></div><div>Genç  Osman kayıt işlemi yapan subaya yaklaşır.  Henüz bıyığı terlememiş bir genç  olduğu için Subay:'' Hey! Senin henüz bıyığın terlememiş, sen daha çocuksun, asker olamazsın...''deyince, Gen ç Osman aniden kuşağının arasından çıkardığı tarağını üst dudağına saplar ve subaya dönüp,'' Nasıl bak bakalım dudağımda tarak Duruyor mu? ' '' Bu üstün cesaret karşısında artık bir söz bulamayan subay onu da askere yazar. <br><br></div><div>Böylece Genç Osman orduya katılır. Bağdat seferinde büyük kahramanlıklar gösterir. Kale kapısını açar, burca sancak diker, kahramanlıklarıyla dillere destan olur.  Fakat ne yazık ki savaşın şiddetli olduğu bir kesimde şehit olur. Ordu ve Anadolu halkı yasa boğulur.Anadolu'da ve yeniçeri şairleri arasında bu olay üzerine türküler yakılır, ağıtlar söylenir... <br> <br> <br><br></div><div>Genç Osman dediğin bir küçük uşak<br> Beline bağlamış ibrişim kuşak<br> Askerin içinde birinci uşak<br> Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of<br> <br> Bağdadın içine girilmez yastan<br> Her ana doğurmaz böyle bir aslan<br> Kelle koltuğunda geliyor Kars'tan<br> Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of<br> <br> Bağdadın kapısın Genç Osman açtı<br> Düşmanın cümlesi önünden kaçtı<br> Kelle koltuğunda üç gün savaştı<br> Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of<br> <br> Askerin ucu göründü Van'dan<br> Kılıcın kabzası görünmez kandan<br> Bağdadın içinde tozdan dumandan <br> Toz duman içinde kaldı Genç Osman of of<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-15 21:46:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314921677</guid>
      </item>
      <item>
         <title>H.Betül ÜNLÜCAN Mehmet Akif Ersoy İlkokulu   Bucak /BURDUR</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314922752</link>
         <description><![CDATA[<div>Sivas Yöresi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339732133/97dee61d13e19ae53605d918e9e687ae/KARA_TREN.docx" />
         <pubDate>2018-12-15 22:09:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314922752</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SEMRA YAVUZ</title>
         <author>semraberberyavuz</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314923613</link>
         <description><![CDATA[<div>EREN ÖMER HEKİM İLKOKULU</div><div><strong>Türkü Adı : Al Fadimem </strong></div><div><strong>Yöresi : Emirdağ</strong></div><div>Bu hikaye, Emirdağ’da yaşanmış gerçek bir aşk öyküsüdür.<br> <br> Yıllardır söylenir durur. Yıllardır da hikayesi anlatılır bu türkünün. Artık sadece Emirdağlılar’ın değil, türkü seven herkesin dilinde bayraklaşan Al Fadimem türküsünün kahramanları kimlerdir? Yaşadıkları olay nedir? Sonları ne olmuştur? Bu ve benzeri soruların cevapları farklı zamanlarda, farklı insanların açıklamaları, hikayeleri, anlatımları ile cevaplanmaya çalışılmış; özde türkü benimsenmiş ve önemsenmiştir.<br> <br> Efe Kadir ile Al Fadime’nin aşkı geçmişte yaşanmış gerçek bir aşk öyküsüdür. Çünkü; onlar türkü dizeleriyle aşk destanlarını zaten yazmışlardır. Bu nev’i olayların illa da hikaye ya da roman şeklinde okuyucuya aktarılması şart olmadığı gibi Fadime ile Efe Kadir’in bizlere bıraktıkları türkü dizeleri, altmış yıldan beri, bu aşkın masumiyetini, güzelliğini ve unutulmazlığını muhafaza etmektedir. Morcalı Aşireti’nden bu iki gencin dudaklarından dökülen aşk dizeleri efsaneleşmiştir.<br> <br> Al Fadime’nin Avustralya’da yaşayan kızı Leman Bostan’ın annesi hakkında ki açıklamaları şöyledir:<br> <br> Bu aşk serüveni bundan altmış yıl önce yaşanmıştır. Al Fadime; Emirdağ’ın Sağırlı Köyü’ndendir. Emirdağ Cevizli köyü eski adıyla (Konara) Köyü’nden Efe Kadir namıyla, Kadir Kilci isimli delikanlı ile Al Fadime birbirlerini severler. Bu köyler o zaman Bayat’a bağlıdır. Her ikisi de Morcalı Aşireti’ne mensuplardır.<br> <br> Efe Kadir, Al Fadime’yi ailesinden o günün törelerine uygun bir şekilde istetir. Fakat köyün en güzel kızı, al yanaklı, selvi boylu, ardı kırk belikli güzel Fadime'yi, Efe Kadir’e vermezler. Bunun üzerine Efe Kadir Fadime'yi kaçırmaya karar verir. Birbirini seven sevgililer kaçarlar. Ancak; Fadime’nin dayıları, o günün Morcalı Kolu’nda adı-sanı anılan, gözü kara, Babayiğit kişilerdir. İyi niyetle yola çıkan genç aşıkların bu küçücük aşk kervanını yakalamaya çıkarlar. Zira olayı hazmedemezler. Aşka, sevgiye, gönül sesine kulak veren yoktur. Sözde namuslarını kurtaracaklarını düşünürler. Oysa; Fadime, Efe Kadir’in helali olacaktır.<br> <br> Çok geçmez sıkı takip sonucu genç aşıkları Emirdağ merkezinde yakalatırlar.<br> <br> Sorgu hakimi, yaşının küçüklüğü nedeniyle Al Fadime’yi ailesine teslim eder. Efe Kadir de cezaevine gönderilir. Bir süre sonra Al Fadime de ailesinin baskısıyla kendi köyünden Musa Bostan, nam-ı diğer Kara Musa isimli şahıs ile evlendirilir. Fadimesi elinden alınan Efe Kadir dokuz ay mahkumiyetten sonra tahliye olur ve köyüne döner.<br> <br> Güzün atılan tohumlar, hasata dönüşmüş, haşhaş çizimi, arpa buğday biçimi gelmiştir. Morcalı Aşireti tamamiyle arazide, doğadadır. Haşhaş kozasına atılan çizgi, bıçağının ağlattığı kozağı görenler, koyun güden çobanlar, koyundan süt sağan gelinler, Efe Kadir'in türkülerini mırıldanmaya başlamışlardır artık. Tırpancılar işe başlamış, rüzgarla kelle döğen ak buğday başakları, poşulu tırpancılara teslim olmuştur. Dönüm başı yapıp, tırpanını “bileği taşı”'yla bileyen tırpancılar, nefes buldukça Efe Kadir'in hapishanede dokuz ay boyunca Fadimesi'ne yaktığı türkülerini çığırmaktadırlar.<br> <br> Türkünün sözlerinden de anlaşılacağı üzere; Efe Kadir, türkülerini Fadimesi elinden alındıktan sonraki dönemlerde yakmıştır. Türkülerinde Fadimesi'ne duyduğu sevda, ayrılığın acısı nakış nakış işlenmiştir.<br> <br> Fadime'nin Kara Musa ile olan evliliğinden altı çocuğu olmuştur: Güleser-Şehriban isimli ikizleri, Mustafa, Leman, Rasime ve Ali Osman... Üçüncü çocuğu olan Mustafa, yıldırım düşmesi sonucu vefat etmiş olup, diğer beş kardeş hayattadır.<br> <br> Yaşadıkları aşk türküye dökülen ve tüm sevdaları türkü sözleriyle anlatılan Fadime ile Efe Kadir’in yanan gönüllerinden dökülen sevgi sözcükleri sarışın, pembe yanaklı, sırma saçlı, uzunca boylu, ceylan bakışlı Fadime kıza, Al Fadime ünvanını kazandırmıştır. <br>..........................<br>Evlerinin önü yoldur<br> Yoldan geçen karakoldur<br> Gurban olam sarı gelin<br> Gel testini bizden doldur<br> <br> Al Fadimem bal Fadimem<br> Yanakları gül Fadimem<br> Uyan uyan sabah oldu<br> Namazını gıl Fadimem<br> <br> Şu dağların burcu musun<br> Kız boynumun borcu musun<br> Gurban olam sarı gelin<br> Sen kötünün harcı mısın<br> <br> Al Fadimem bal Fadimem<br> Yanakları gül Fadimem<br> Uyan uyan sabah oldu<br> Namazını gıl Fadimem<br> <br> Evlerinin önü satır<br> Atlı geçer güpür güpür<br> Gurban olam sarı gelin<br> Gel de bizim evi süpür<br> <br> Al Fadimem bal Fadimem<br> Yanakları gül Fadimem<br> Uyan uyan sabah oldu<br> Namazını gıl Fadimem<br> <br> Koyun yola dizilirdi<br> Bağlı ipler çözülürdü<br> Ahranımış gavur oğlan<br> Buz olsaydı çözülürdü<br> <br> Al Fadimem bal Fadimem<br> Yanakları gül Fadimem<br> Uyan uyan sabah oldu<br> Namazını gıl Fadimem<br> <br> Al Fadimem suya gider<br> Su yolunda çalım eder<br> Çalım etme al Fadimem<br> Ben cahilim aklım gider<br> <br> Al Fadimem bal Fadimem<br> Yanakları gül Fadimem<br> Uyan uyan sabah oldu<br> Namazını gıl Fadimem</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-15 22:26:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314923613</guid>
      </item>
      <item>
         <title>MAKBULE BOSTAN </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314951128</link>
         <description><![CDATA[<div>HACI ALİ OSMAN GÜL İLKOKULU 3\C <br><br><br><strong>Bitlis'te Beş Minare<br><br>Rus işgali sırasında Bitlis, bir harabe şehir görüntüsü alır. Düşmanın çekilmesinden sonra savaş esnasında Bitlis'ten kaçan bir baba ve oğul, Bitlis'e dönmek üzere yola çıkarak şehre hakim konumdaki Dideban Dağı eteğine varırlar. Baba, şehirde canlı kalıp kalmadığını öğrenmek için oğlunu şehre gönderir. Bir süre sonra oğul geri döner ve uzaktan babasına şöyle seslenir:<br>"Şehirde yaşama dair hiçbir iz yok; sadece beş tane minare ayakta kalmış."<br>Bunu duyan baba yıkılır, diz çöker ve şöyle bir ağıt yakarak oğlunu yanına çağırır.<br>Bitlis'te beş minare, beri gel oğlan beri gel.<br>Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.<br>Bu ağıt zamanla türkü ve manilere konu olarak günümüze kadar gelir<br><br>Bitlis' te Beş Minare<br><br>Bitlis'te Beş Minare (Beri Gel Oğlan Beri Gel),<br>Yüreğim Dolu Yare (Beri Gel Oğlan Beri Gel).<br>İsterem Yanen Gelem (Beri Gel Oğlan Beri Gel),<br>Cebimde Yok On Pare (Beri Gel Oğlan Beri Gel).<br><br><br>Tüfeğim Dolu Saçma (Beri Gel Oğlan Beri Gel),<br>Kaçma Vururum Kaçma (Beri Gel Oğlan Beri Gel).<br>Doksan Dokuz Yarem Var (Beri Gel Oğlan Beri Gel),<br>Bir Yare De Sen Açma (Beri Gel Oğlan Beri Gel).</strong><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-16 09:56:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314951128</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314971408</link>
         <description><![CDATA[<div>AĞRI DAĞI ETEĞİNDE TÜRKÜSÜ</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/d6d2088362f00a85748af887c5255fd3/A_RI_DA_I_ETE__NDE__T_RK_S_.docx" />
         <pubDate>2018-12-16 14:34:23 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314971408</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ayşe Betül Baysal</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314980104</link>
         <description><![CDATA[<div>Tılfındır Hastahane Türküsü / ŞANLIURFA</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338591323/05bc4ddf8584b5644977b1ff64dfb186/TILFINDIR_HASTAHANE.docx" />
         <pubDate>2018-12-16 16:04:54 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314980104</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ELİF AYDIN </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314992345</link>
         <description><![CDATA[<div>BURÇAK TARLASI</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/343074497/594956c97d5a583d9fcaff558a4f295f/BUR_AK_TARLASI.doc" />
         <pubDate>2018-12-16 17:50:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/314992345</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FİLİZ UĞUR</title>
         <author>muratfiliz_69</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315006515</link>
         <description><![CDATA[<div>EVREŞE YOLLARI DAR</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338406165/40cdaffcec3eaee1c300445b53c3653d/Evre_e_Yollar__Dar.docx" />
         <pubDate>2018-12-16 19:52:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315006515</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hasan KIZILKAYA</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315007024</link>
         <description><![CDATA[<div>Sındırgı Gölcük İlkokulu<br>ELEDİM ELEDİM TÜRKÜSÜ ERZURUM<br><br>Bu türkü Erzurum yöresine aittir. Türkünün  hikayesi hakkında pek fazla bilgi yoktur. Türkünün  iki  hikayesi anlatılmaktadır.</div><div><strong>BİRİNCİ HİKAYE</strong></div><div>Anne; bin bir güçlükle büyütüp, beslediği bir  tanesini askere gönderir. Fakat oğlu askerde şehit olur. Bu acıya, bu sonsuz  ayrılığa annenin yüreği dayanamaz ve başlar ağıt yakmaya İşte bu türkü;  annenin  içten gelen duygularının mısralara dökülmesi ile dilden dile söylenir  olmuş</div><div> <strong>İKİNCİ HİKAYE</strong> -Genç evli bir çiftin çocukları olmaz. Onlar da çocuk  özlemini tatmak için yetim, kimsesiz bir çocuğu evlat edinirler. Çocuğa kendi özevlatları gibi sahip çıkarlar. Yetimliğini, kimsesizliğini hissettirmezler.  Türküde geçtiği gibi aynalı beşik alırlar. O zamanlar aynalı beşik çok  kıymetliymiş. Herkeste kolay kolay bulunmazmış. Çocuğu aynalı beşikte  belemişler. Çeşitli ninnilerle uyutmuşlar Sağlıklı olsun diye sürekli höllüğe  yatırmışlar, höllük ile sarmış, sarmalamış kundaklamışlar. Aradan günler aylar geçmiş. Derken; kadının kocası  genç yaşta ölmüş . Çocuk  büyüdükçe  bir güzel olmuş ki görülmeye  değer . Gün gelir delikanlı askere gider. Büyük bir ihtimalle  Kore Savaşına katılır. Fakat savaşta şehit oldu haberi memlekete ulaşır. Haberi  alan kadın adeta beyninden vurulmuşa döner. Nasıl dönmesin ki; aynalı beşikte  büyüttüğü, höllüklerle sarıp sarmaladığı, yetim olarak büyüttüğü, can parçası evladı artık yok. Kadın bu acısını türküye dökmüş. Bakın neler söylemiş<br>TÜRKÜ SÖZLERİ </div><div> Eledim eledim höllük  eledim,</div><div> Aynalı beşikte canan bebek beledim.</div><div> Büyüttüm besledim asker  eyledim,</div><div> Gitti de gelmedi canan buna ne çare,</div><div> Yandı ciğerim de canan buna  ne çare.</div><div><br></div><div>Bir güzel simâdır aklımı  alan,</div><div> Aşkın sevdasını canan sineme saran.</div><div> Bizi kınamasın ehl-i din  olan.</div><div> Gitti de gelmedi canan buna ne çare,</div><div> Yandı ciğerim de canan buna ne  çare.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-16 19:57:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315007024</guid>
      </item>
      <item>
         <title>H.Betül ÜNLÜCAN  ÜMMÜ TÜRKÜSÜ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315007610</link>
         <description><![CDATA[<div>BURDUR YÖRESİ</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339732133/3ce08973a140870c6cb5a75e80425214/_MM___T_RK_S_.docx" />
         <pubDate>2018-12-16 20:03:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315007610</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315008428</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/58db574c9c6c6c53ed5e8a17af83ff41/A_RI_DA_INDAN_U_TUM__AYIR___MENE_D__T_M.docx" />
         <pubDate>2018-12-16 20:11:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315008428</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315008679</link>
         <description><![CDATA[<div>ADANA KÖPRÜ BAŞI</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/6d5627e5faa76f87e875cb8fc970335f/ADANA_K_PR___BA_I_T_RK_S_.docx" />
         <pubDate>2018-12-16 20:14:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315008679</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU </title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315008993</link>
         <description><![CDATA[<div>AMAN ADANALI </div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/c927302b4492c19ab69056cceae2274e/Aman_Adanal__T_rk_s_n_n_Hikayesi.docx" />
         <pubDate>2018-12-16 20:17:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315008993</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ZEYNEP BAZ </title>
         <author>mardopes6</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315009583</link>
         <description><![CDATA[<div>MALAKLAR İLK/ORTAOKULU<br>Anamur Yolları Gayrak Çakıllı Türküsü </div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340336336/40716b4a2a465f595fd00e52a3d2a3c7/anamur_yollar__gayrak__ak_ll__t_rk__hikayesi.docx" />
         <pubDate>2018-12-16 20:23:00 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315009583</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315130407</link>
         <description><![CDATA[<div>HEY ONBEŞLİ  TÜRKÜSÜ VE HİKAYESİ</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/a6be9173f4131477f1917d599cc22a75/HEY__ONBE_L___T_RK_S__VE__H_KAYES_.docx" />
         <pubDate>2018-12-17 12:53:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315130407</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315132893</link>
         <description><![CDATA[<div>ELLİK TÜRKÜSÜ VE HİKAYESİ</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/8dc98fd2a13a8def6afa83cc35be3262/ELL_K_T_RK_S__VE_H_KAYES_.docx" />
         <pubDate>2018-12-17 13:01:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315132893</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FİLİZ UĞUR</title>
         <author>muratfiliz_69</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315235238</link>
         <description><![CDATA[<div>MEHMETAKİF ERSOY İLKOKULU<br>SAKARYA</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338406165/284651ba1ad7d78e1b7ed36c50f71da1/K_z_lc_klar_Oldu_mu.docx" />
         <pubDate>2018-12-17 16:33:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315235238</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SEMRA YAVUZ</title>
         <author>semraberberyavuz</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315293695</link>
         <description><![CDATA[<div>EREN ÖMER HEKİM İLKOKULU<br>DİVANE AŞIK GİBİ (TRABZON-MAÇKA)</div><div><br>Divane Aşık Gibi De</div><div>Dolanırım Yollarda</div><div>Kız Senin Sebebun</div><div>Yar Senin Sebebune</div><div>Kaldım İstanbullarda</div><div>Kaldım istanbul</div><div><br></div><div>Baban Beni Babamdan da</div><div>Bir Kerecik İstesi</div><div>Allahın Emri İle</div><div>Allahın Emri İle</div><div>Gelinim Olsun Desin,</div><div>Gelinim Olsun</div><div><br></div><div>Al Şalım Yeşil Şalım Da</div><div>Dünyayı Dolaşalım</div><div>Sen Yağmur Ol Ben Bulut</div><div>Sen Yağmur Ol Ben Bulut</div><div>Maçka’da Buluşalım</div><div>Maçka’da Bulu</div><div><br></div><div>DİVANE AŞIK GİBİ TÜRKÜSÜ HİKAYESİ<br><br></div><div>Aşık Veysel’ e sormuşlar; “Sizce aşk nedir?”. Aşık Veysel gülümsemiş ve şöyle demiş, “ Seversin, kavuşamazsın aşk olur”. Bu türkü de sevgilerini hasretle aşka dönüştürmüş iki gencin hikayesinden ibarettir. <br>         Maçkalı Hasan, birgün bahçelerde dolaşırken Cemile’yi görür ve ona karşı bir şeyler hisseder. Cemile de Hasan’ın bu ilgisine kayıtsız kalamaz aralarında duygusal bir bağ oluşur. Dönemin şartları dolasıyla görüşmeleri sakıncalıdır, bu yüzden mektuplaşmaya başlarlar. Gün geçtikçe daha da sevdalanır birbirlerine daha da çok bağlanırlar ancak Hasan, Cemile”yi isteme cesaretini gösteremez çünkü aileleri arasında hem sosyal hem de maddi bir fark vardır. Bütün bunlar olurken Hasan’ın babası vefat eder. Tüm düzeni bozulan aile geçim sıkıntısı çekmeye başlar. Hasan ailesinin kimseye muhtaç kalmaması için her şeyi geride bırakarak bavulunu toplar ve İstanbul”a çalışmaya gider.Gurbet bu iki aşığa zor da gelse onlar mektuplarla hasret giderirler. Gel zaman git zaman ailesi Cemile”yi zorla bir başkasıyla nişanlandırır. Bu olayı Hasan” a bir mektup ile açıklayan Cemile, onun kendisini kaçırmasını yoksa her şeyin artık çok geç olacağını söyler. Hasan, ailesinin geleceği ve sevdiği arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. İstemeyerek de olsa sevdiğiyle kavuşmaktan vazgeçer ve şu mısralarla Cemilesine veda eder.<br> <br> <strong>“Sen yağmur ol ben bulut</strong><br> <strong>Maçka”da buluşalım.”</strong><br>          Hasan ile Cemile Maçka’da buluştu mu bilinmez ama gönüllerde hiç ayrılmadıklarını biliyoruz.</div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-17 18:34:23 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315293695</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Seher BEDİR</title>
         <author>s_kocdemir</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315299834</link>
         <description><![CDATA[<div>Cumalıkızık İlkokulu</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/337959968/80a2326c714cfc1eba1707f9c0e7b008/Y_r_k_Ali_Efe.docx" />
         <pubDate>2018-12-17 18:47:15 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315299834</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NECLA AKKOYUNLU-ZÜBEYDE HANIM ÜÇLER İLKOKULU-AMASYA</title>
         <author>neclakkoyunlu05</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315306592</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/275592938/0caecbddca1414ae41b4f75528684711/BUR_AK_TARLASI_TOKAT_Y_RES_.docx" />
         <pubDate>2018-12-17 19:01:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315306592</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BERAT KAYNAR -KEMALEDDİN HORASANİ İLKOKULU -ERZURUM HİKAYELERİ</title>
         <author>kpss3840</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315317970</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338194395/88f7bfbfe3bfe87c074739caf0c66f38/hikaye.docx" />
         <pubDate>2018-12-17 19:23:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315317970</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TUBA GÜLER-DİYARBAKIR</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315349836</link>
         <description><![CDATA[<div>MARDİN KAPISINDAAN ATLAYAMADIM</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340838815/f1230d5d856b11fa997e2c167d867f7d/D_YARBAKIRmardin_kap_s_ndan_atlayamad_m.docx" />
         <pubDate>2018-12-17 20:44:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315349836</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315442321</link>
         <description><![CDATA[<div>BAHÇE DUVARINDAN AŞTIM</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/b34862ca452f9c5f6382e7f9ea5f6760/Bah_e_Duvar_ndan_A_t_m_____________BAH_E_DUVARINDAN_A_TIM.docx" />
         <pubDate>2018-12-18 08:52:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315442321</guid>
      </item>
      <item>
         <title>GÜLER BOZ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315725341</link>
         <description><![CDATA[<div>SAKARYA ÖZEL BİLNET OKULLARI<br>ACEM KIZI</div><div>KARS<br><br></div><div>Acem kızı görenleri kendine hayran bırakacak güzellikte biriydi. Bembeyaz bir teni, simsiyah saçları, toprak rengi gözleri vardı. Her zaman o iri gözlerini çekik çekik sürmeler süslerdi. Her ne kadar çok hareketli gibi görünse de bir hüzün vardı gözlerinde. Gülümserken bile gitmeyen bir hüzün.<br> <br> Ali hep ovaya çalışmaya gittiğinde görürdü onu. Öyle güzeldi ki bakmaktan alıkoyamazdı kendini. Bir yandan işini yapar, bir yandan da sessizce ovanın ortasında açan çiçeği izlerdi.<br> <br> Acem kızı ara sıra başını kaldırır ve Ali'nin gözlerinin içine bakardı. Dudaklarında anlık bir gülümseme olur, sonra başını öne eğerdi. Bu bakış, bu gülümseme Ali için dünyaya bedeldi. Geceler boyu Ali, acem kızını göreceği sabahları bekler ve heyecandan uyuyamazdı.<br> <br> Bir gün tüm cesaretini topladı artık onunla konuşmalıydı. Uygun zamanı bekledi ve onu yalnız kaldığı bir an yakaladı.<br> <br> "Dur acem kızı, korkma" dedi. "Seni her gün izliyorum. Gel benim sevdiğim ol."<br> <br> Acem kızının gözlerinden bir damla yaş aktı ve koşarak uzaklaştı Ali'nin yanından. Ali anlam verememişti bu gözyaşlarına.<br> <br> O günden sonra acem kızı hiç gelmedi. Ali korktu, ona bir şey mi oldu diye. Ama çok zaman sonra öğrendi ki sevdiği kız başka bir köye ve üstelik yaşlı bir adama başlık parası için gelin verilmişti.<br> <br> Artık tadı yoktu yaşamanın. Ali günlerce ovada dolaştı ve bu türkü döküldü dudaklarından. Her soluğunda acem kızı diye haykırdı.<br> <br> Acem kızı bu türküyü duydu mu ya da Ali'nin bu türküyü kendisine yazdığını biliyor mu bilinmez, ama bizler yıllardır söyler ve yaşarız bu yarım kalan sevdayı.<br><br></div><div> <br><br></div><div>Silkinip de Hanova'ya çıkınca<br> Eylen Hanova'da kal Acem Kızı<br> Uğrun uğrun kaş altından bakınca<br> Can telef ediyor gül Acem Kızı<br> <br> Canım kurban olsun kıymet bilene<br> Belin ince boyun benzer fidana<br> Ateşine yandı Tarsus Adana<br> Getirdin başıma hal Acem Kızı<br> <br> Silkinip de Hanova'ya çıkarsın<br> Misk ü amber gül yanağa takarsın<br> Kaş altından uğrun uğrun bakarsın<br> Can alır sendeki tel Acem Kızı<br> <br> Seni saran oğlan neylesin canı<br> Yumdukça gözünden döker mercanı<br> Burnu fındık ağzı kahve fincanı<br> Şeker mi şerbet mi bal Acem Kızı<br> <br> <br> <br><br></div><div>Yavru şahin gibi ben de döneyim<br> Yeleli de kıratıma bineyim<br> Berdül aynasında gökçek yanağın<br> Dudağından akar bal Acem Kızı<br> <br> Canani aşık da der ki naz olur<br> Yavaş salın sonun belki hız olur<br> Mısır haznesini versem az olur<br> Beni de üstüne al Acem Kızı<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/332552763/c6ecb45d6d47b303dfe23d17ad9f0517/B_LNET_OKULLARI.jpg" />
         <pubDate>2018-12-18 22:30:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315725341</guid>
      </item>
      <item>
         <title>GÜLER BOZ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315725584</link>
         <description><![CDATA[<div>SAKARYA ÖZEL BİLNET OKULLARI<br><br>HOŞ GELİŞLER OLA</div><div>KARS <br><br></div><div>Azerbaycanlı besteci Mehmet Türkel Bey tarafından, Azerbaycan halkı adına büyük önder Atatürk'e ithaf edilen bu eser, ilk kez 6 Ekim 1924 yılında Atatürk'ün Kars'a geldiği an, Kars tren garında karşılama töreninde okunmuş ve oyun olarak da oynanmıştır.<br> <br> Bu eserin daha sonra Türkiye'nin her köşesinde sevgiyle benimsenerek okunduğu biliniyor. Muzaffer Sarısözen, Kars yöresi derlemeleri sırasında yöre ekibinden dinleyerek TRT arşivine kazandırmıştır.<br><br></div><div>Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa<br> Askerin milletin bayrağınla çok yaşa<br> <br> Arş arş arş ileri ileri<br> Arş ileri marş ileri<br> Dönmez geri Türk'ün askeri<br> Sağdan sola soldan sağa<br> Al da bayrağın düşman üstüne<br> <br> Cephede süngüler ayna gibi parlıyor<br> Azeri Türkleri bayrak açmış bekliyor<br> <br> Arş arş arş ileri ileri<br> Arş ileri marş ileri<br> Dönmez geri Türk'ün askeri<br> Sağdan sola soldan sağa<br> Al da bayrağın düşman üstüne<br> <br> Parlayan yıldızın alemi tenvir eder<br> Cumhuriyet bayrağı semalar içre süzer<br> <br> Arş arş arş ileri ileri<br> Arş ileri marş ileri<br> Dönmez geri Türk'ün askeri<br> Sağdan sola soldan sağa<br> Al da bayrağın düşman üstüne<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/332552763/c6ecb45d6d47b303dfe23d17ad9f0517/B_LNET_OKULLARI.jpg" />
         <pubDate>2018-12-18 22:32:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315725584</guid>
      </item>
      <item>
         <title>GÜLER BOZ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315725730</link>
         <description><![CDATA[<div>SAKARYA ÖZEL BİLNET OKULLARI<br><br>İZMİR’İN KAVAKLARI</div><div>İZMİR<br><br></div><div>Çakıcı Efe, Ege bölgesinde halkın dilinde, dilden dile efsaneleşen bir kahramandır. Osmanlı'nın son zamanlarında devlet iradesinin iyiden iyiye kaybolduğu yıllarda (1800-1900) halk kendi kahramanlarını, kendi kurtarıcılarını çıkarmıştır.<br> <br> Kimileri bu boşluktan yararlanarak zalimlikler yapmışlar, kimileri de adalet dağıtan güçlü yürekli halk kahramanı olmuşlar. Bu devirde Ege bölgesinde de efelik çok meşhurmuş.<br> <br> Çakıcı Efe de İzmir, Denizli, Aydın civarında hüküm sürmüş bir efedir. O zamanlarda, yaşadığı bölgede o kadar güçlenmiş ki Osmanlı ile egemen olduğu bölge konusunda resmi anlaşma yolları bile aramıştır.<br> <br> Çakıcı çoğu zaman dağlarda, kimi zaman da halkın yanına inerek zalimi durdurmuş, adalet dağıtmış, zenginden alıp fakire vermiştir. Bu sebeple halkın gönlünde de taht kurmuştur. Cesur hareketleriyle halkın gözüne girmiştir.<br> <br> Kimi zaman da düşmanla işbirliği yaptığı söylentisi çıkmışsa da, halk onu hep sevmiş, ona yapılan bu türküyle ismini ölümsüzleştirmiştir.<br><br></div><div>Aradılar sordular<br> Birg içinde buldular<br> İnce tuzak kurdular<br> Yar fidan boylum<br> Kamalı'yı vurdular<br> <br> İzmir'in kavakları<br> Dökülür yaprakları<br> Bize de derler Çakıcı<br> Yar fidan boylum<br> Yıkarız konakları<br> <br> Bahçelerde kalem var<br> Arkamızdan gelen var<br> Kalkın gidelim efeler<br> Yar fidan boylum<br> İçimizde ölen var<br> <br> Selvi senden uzun yok<br> Yaprağında düzüm yok<br> Kamalı da Zeybek vuruldu<br> Yar fidan boylum<br> Çakıcı'ya sözüm yok<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/332552763/c6ecb45d6d47b303dfe23d17ad9f0517/B_LNET_OKULLARI.jpg" />
         <pubDate>2018-12-18 22:33:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315725730</guid>
      </item>
      <item>
         <title>GÜLER BOZ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315926037</link>
         <description><![CDATA[<div>SAKARYA ÖZEL BİLNET OKULLARI<br><br>EDİRNE’NİN ARDI DA BAYLER<br><br></div><div>EDİRNE<br><br></div><div>Edirne'nin eşrafından yağız bir delikanlı vardır ki, "Dankile" isimli bir Rum kızına aşıktır. Delikanlının adı "Mestan" dır. Dankile güzel mi güzel bir kızdır. Gençler birbirlerini deli gibi sevmektedirler. Fırsat buldukça Meriç kıyısında buluşur, gelecekten konuşurlar. Köy halkı bu sevgiyi sezinleyince rahatsız olur. Eşraftan bir delikanlı nasıl olur da bir Rum kızını sever.<br> <br> Umutsuzluğa düşen gençlerin akıllarına bir fikir gelir. "Niye buralardan kaçıp uzaklara gitmiyoruz?" Böyle düşünürlerken bu meseleyi şerefsizlik sayan Mestan'ın ailesi Meriç kıyısında onları öldürtür. Türkü bu olay üzerine yakılır.<br><br></div><div> <br><br></div><div>Edirne'nin ardı bayler<br> Meriç akar sular çağlar<br> Eşinden ayrılan ağlar (yanar)<br> <br> Ay oldu mu mori Dakilom duyuldu(n) mu<br> Hacıoğlu Mestan gibi vuruldu(n) mu<br> <br> Edirne köprüsü taştan<br> Sen çıkardın beni baştan<br> Ayırdılar beş kardaştan<br> <br> Ay oldu mu mori Dakilom duyuldu(n) mu<br> Hacıoğlu Mestan gibi vuruldu(n) mu<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-19 16:34:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315926037</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SEMRA YAVUZ</title>
         <author>semraberberyavuz</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315984765</link>
         <description><![CDATA[<div>EREN ÖMER HEKİM İLKOKULU<br><br>BİR DALDA İKİ KİRAZ TÜRKÜSÜ</div><div><br>(İSTANBUL)</div><div><br></div><div>Bir dalda iki kiraz<br> Biri al biri beyaz<br> Eğer beni seversen<br> Mektubunu sıkça yaz<br> <br> Sallasana sallasana mendilini<br> Akşam oldu göndersene sevdiğimi<br> Sallasana sallasana saçlarını<br> Akşam olsun söyleyeyim suçlarını<br> <br> Bir dalda iki ceviz<br> Aramız derya deniz<br> Sen orada ben burda<br> Ne bet kaldı ne beniz<br> <br> Sallasana sallasana mendilini<br> Akşam oldu göndersene sevdiğimi<br> Sallasana sallasana saçlarını<br> Akşam olsun söyleyeyim suçlarını<br> <br> Bir dalda iki elma<br> Birin al birin alma<br> Kurban olduğum Allah<br> Canım al yarim alma<br> <br> Sallasana sallasana mendilini<br> Akşam oldu göndersene sevdiğimi<br> Sallasana sallasana saçlarını<br> Akşam olsun söyleyeyim suçlarını</div><div> </div><div>BİR DALDA İKİ KİRAZ (İSTANBUL)</div><div>Zamanın birinde köyün zenginlerinden biri olan Recep bey'in Sema ve Esma isimlerinde iki kızı varmış. Kızlarını köydeki herkesten kıskanan Recep ağa, oğlu Vefa'ya kızlarını kimsenin görmemesi için bahçeye kocaman kiraz ağacı dikmesini söylemiş. Recep ağanın gelini Şeker, Esma ve Sema ile sürekli alay edip onları kimsenin almayacağını, evlenemeyeceklerini söylüyor, gülüyormuş. Fakat köyün gençlerinden Kadir ve Duran bu iki kıza çok aşık olur ve kiraz ağacına rağmen kızları görmenin yollarını ararlar. Türkünün hikayesi de buradan çıkmıştır.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-19 18:59:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/315984765</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nadire Bilgin</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316013225</link>
         <description><![CDATA[<div>Ayşe Tokur İlkokulu<br><strong>Çökertme türküsünün hikayesi şu şekildedir:</strong></div><div><br></div><div>Muğla civarında Bodrum kazasında insanlar Yunan adalarına gidip gelerek ticaret yapmaktaydı. Halil de bu ticareti yapan kişiler arasında bulunmaktaydı. Halil bu bakımdan yasal olmayan işler yapıyordu. Bulunduğu kazada yaşayan Gülsüm isimli bir kıza sevdalıydı. Gülsüm de ona sevdalıydı.</div><div>Gülsüm’e sevdalı olan bir kişi daha vardır. O da kaymakamdır. Kaymakam, Halil’i öğrenmişti. Onu kıstırıp cezalandırmak istiyordu. Bir gün bir pusu kurdu. O pusuya düşen Halil ve arkadaşlarını öldürdüler. Bu olay kazada büyük yas yaşanmasına neden oldu. Gülsüm de acılar çekti. Türküde bu nedenle dile getirilmiştir.<br><br></div><div><strong>Çökertme türküsünün sözleri şu şekildedir:</strong></div><div><br></div><div><strong>Çökertme’den Çıktım (Da Halil’im Aman) Başım Selâmet, </strong><br> <strong>Bitez De Yalısına Varmadan (Halil’im Aman) Koptu Kıyamet.</strong><br> <strong>Arkadaşım İbram Çavuş Allah’ıma Emanet,</strong></div><div><br></div><div><strong>Burası Da Aspat Değil Halil’im Aman Bitez Yalısı,</strong><br> <strong>Ciğerime Ateş Saldı, Telli Kursun Yarası.</strong></div><div><br></div><div><strong>Güverte De Gezer İken (Aman) Kunduram Kaydı,</strong><br> <strong>İpekli Mendilimi (Halil’im Aman) Örüzgâr Aldı.</strong><br> <strong>Çakır Da Gözlü Gülsüm’ümü (Aman) Kolcular Aldı,</strong></div><div><br></div><div><strong>Burası Da Aspat Değil Halil’im Aman Bitez Yalısı, </strong><br> <strong>Ciğerime Ateş Sardı, Telli Kursun Yarası.</strong></div><div><br></div><div><strong>*Gidelim Gidelim Halil’im Çökertme’ye Varalım,</strong><br> <strong>Kolcular Gelirse Halil’im Nerelere Kaçalım. </strong><br> <strong>Teslim Olmayalım Halil’im Aman Kurşun Sıkalım,</strong></div><div><br></div><div><strong>Burası Da Aspat Değil Halil’im Aman Bitez Yalısı, </strong><br> <strong>Ciğerime Ateş Sardı, Telli Kursun Yarası.</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-19 20:16:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316013225</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nadire Bilgin</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316015028</link>
         <description><![CDATA[<div>Ayşe Tokur İlkokulu<br><strong> </strong></div><div><br></div><div><strong>Süt içtim dilim yandı türküsü(Kilis)</strong></div><div><br></div><div><strong> </strong></div><div><br></div><div> </div><div><br></div><div>Bizim kültürümüzde sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer diye bir söz vardır. Çünkü yoğurdun ham maddesi de süttür. Bir şeyden canı yanan kimse, o şeye bir daha tedbirli yaklaşır ve önlemini alır. Süt içtim dilim dandı türküsünün bu meselle bir ilgisi yoktur. Fakat ilk başta bunu çağrışmaktadır. Bu nedenle karıştırılmamalıdır. Türkü Kilis yöresine ait bir türküdür. Pazarda yoğurt satan bir kadının genç delikanlı olan evladının bir genç kıza aşık olmasından dolayı yazıldığı söylenmektedir.<br><br></div><div><br></div><div><strong>Süt içtim dilim yandı türküsünün sözleri şu şekildedir:</strong></div><div><br></div><div><strong>Süt içtim dilim yandı (Amanın amanın)</strong></div><div><br></div><div><strong>Döküldü kilim yandı (Kız sana hayranım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Döküldü kilim yandı (Kız sana kurbanım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Ben kilimde değilim (Amanın amanın)</strong></div><div><br></div><div><strong>Bahçemde gülüm yandı (Kız sana hayranım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Bahçemde gülüm yandı (Kız sana kurbanım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Cendermeyim cenderme (Amanın amanın)</strong></div><div><br></div><div><strong>Beni yoldan dönderme (Kız sana hayranım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Beni yoldan dönderme (Kız sana kurbanım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Ben bir izinliliyem (Amanın amanın)</strong></div><div><br></div><div><strong>Canıma kasteyleme (Kız sana hayranım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Canıma kasteyleme (Kız sana kurbanım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Cenderme çavuşuyam (Amanın amanın)</strong></div><div><br></div><div><strong>Yol verin savuşuyam (Kız sana hayranım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Yol verin savuşuyam (Kız sana kurbanım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Beni çavuş sanmayın (Amanın amanın)</strong></div><div><br></div><div><strong>Bölüğün başkanıyam (Kız sana hayranım)</strong></div><div><br></div><div><strong>Bölüğün başkanıyam (Kız sana kurbanım)</strong></div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-19 20:23:00 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316015028</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DERYA YILMAN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316016215</link>
         <description><![CDATA[<div>RAŞİT ÖZKARDEŞ ORTAOKULU<br><br>DEVRENT DERESİ TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ (DENİZLİ)</div><div>Bu türküye konu olan olay, 12 Şubat 1933 yılında bugünkü Buldan - Derbent barajının dolgusu yapılan "Derbent deresi" denilen yerde meydana gelmiştir.<br> <br> Malum 1933 yıllarında Türkiye'de her beldeye araba, tren gibi ulaşım araçları henüz girmemişti. O yıllarda Buldan'ın Derbent Köyü, Alaşehir ve Sarıgöl taraflarından gelip, Sarayköy ve Denizli taraflarına geçmekte olan kervancıların uğrak yeriydi. Kervanlar Derbent boğazını görmeden geçemezlerdi. Zaten en kısa ve tek geçit burasıydı.<br> <br> 12, 13 Şubat tarihlerinden önce, Denizli'nin Gölemezli köyünden Deveci (Kervancıbaşı) Kuru Ali'nin Musa adındaki kişi, Meneviş'in Veli ve Süleyman adlarındaki kişileri de yanlarına alarak, Sarayköy'den develerine buğday ve arpa yükleyip Sarıgöl'de boşalttıktan, sattıktan sonra tekrar aynı yoldan Sarayköy'e doğru hareket ederler. Mevsim ise kış, karlı fırtınalı tipili bir gün.<br> <br> Kervancılar tam Derbent deresi denilen yere gelmeden, önceleri Buldan ilçesine bağlı, sonra Sarıgöl'e bağlanan Baharlar köylüleri ile karşılaşırlar. Köylüler kervancılara "kar çok yağıyor, Derbent boğazından geçemezsiniz" diyerek döndürmek isterler. Onlar da "hayır gideriz" diyerek yola devam ederler. Derbent boğazına iyice yaklaştıklarında kar, boran, tipi şiddetini artırır. Develerin ayakları tutmaz, kaymaya başlar. Köylülerin aklına gelen devecilerin başına gelir ve develerle birlikte uçuruma yuvarlanırlar. Musa, Veli ve Süleyman önce develerini sonra da kendilerini kurtarmak isterlerken vakit bir hayli geçmiş gece olmuştur. Kar ve tipiden, soğuktan korunacak yer bulup, develerini de kurtaramadan soğuktan dönüp ölmüşlerdir.<br> <br> Olayın ertesi günü oradan geçmekte olan Kulalı ayakkabı yolcusu uzaktan bunların ölüsünü görür, Derbent köyüne haber verir. Köye 4-5 kilometre uzaklıkta bulunan Derbent boğazına gelen köylüler küreklerle karları aça aça cesetleri bulurlar. Devenin birisinin ayağı kırılmış, diğerleri ise sağlamdır. Musa, Veli ve Süleyman'ın etrafında kargalar uçuşmaktadır.<br> <br> Kervancıların cesetleri önce Derbent köyüne getirilir. Kimlikleri ve Gölemezli köyünden oldukları iyice anlaşılınca, köylerine götürülerek cesetler ailelerine teslim edilir.<br> <br> Bu acı olay üzerine Denizli - Buldan ilçesine bağlı Derbent köyünden Ayşe ve Fatı adlarındaki kişiler hemen bir ağıt yakarlar. Bu ağıtın sözleri de gün geçtikçe dilden dile, telden tele gezip dolaştıkça halk arasında yaygınlaşır. Herkes tarafından yıllardan beri söylenip durur.<br><br><strong>Devrent Deresine Duman Bürüdü</strong>      <br><br> <br> Devrent Deresine Duman Bürüdü Of Of,<br> Yedi Deveyinen Musa’m Yürüdü.<br> Musa’mın Ciğeri Mosmor Oldu Çürüdü Of Of.<br> Ağlasın Ağlasın Anam Ağlasın, <br> Tülü Mayaları Dudu Bağlasın.<br> <br> Devrent Deresine Çıvgınlar Esti Of Of.<br> Elimi Kolumu Poyrazlar Kesti. <br> Feleğin Bizlere Böyle Mi Kasti Of Of. <br> Devrent Deresi De Dar Geldi Bana,<br> Vadesiz Ölümler Zor Geldi Bana.  <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-19 20:26:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316016215</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316029076</link>
         <description><![CDATA[<div>BİTLİS TE BEŞ MİNARE</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/474b6197887db88fc69f8da26d8579b9/Bitlis_TE_5_M_NARE.docx" />
         <pubDate>2018-12-19 21:22:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316029076</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316031387</link>
         <description><![CDATA[<div>BİTLİS İN ÖNÜNDE BAĞLAR</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/f368c30de4d53089ef72a2666b891415/B_TL_S__N__N_NDE_BA_LAR.docx" />
         <pubDate>2018-12-19 21:35:44 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316031387</guid>
      </item>
      <item>
         <title>H.Betül ÜNLÜCAN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316037161</link>
         <description><![CDATA[<div>Mehmet Akif Ersoy İlkokulu Bucak/BURDUR <br>Burdur Yöresi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339732133/1235398626e2cb0a39a4bbe3929c7152/BURDUR_T_RK_S_.docx" />
         <pubDate>2018-12-19 22:14:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316037161</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL ÇİFTÇİ MUSTAFAKEMALPAŞA ANAOKULU</title>
         <author>serpil_nil_ciftci</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316076120</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338406093/629cbf99ae3ac793dff3a0dcb3aad648/SERP_L___FT___DERE_GEL_YOR_DERE.docx" />
         <pubDate>2018-12-20 05:38:12 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316076120</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL ÇİFTÇİ</title>
         <author>serpil_nil_ciftci</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316088806</link>
         <description><![CDATA[<div>MUSTAFAKEMALPAŞA ANAOKULU</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338406093/61f228d9083010af820a580d17869406/SERP_L___FT___K_TAHYANIN_PINARLARI.docx" />
         <pubDate>2018-12-20 08:05:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316088806</guid>
      </item>
      <item>
         <title>SERPİL ÇİFTÇİ</title>
         <author>serpil_nil_ciftci</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316100266</link>
         <description><![CDATA[<div>MUSTAFAKEMALPAŞA ANAOKULU</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338406093/a110738e84820e48c1bbb64a1b3bcf8c/SERP_L___FT___EKLEMED_R_KOCA_KONAK.docx" />
         <pubDate>2018-12-20 09:17:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316100266</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NECLA AKKOYUNLU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316116849</link>
         <description><![CDATA[<div>ZÜBEYDE HANIM ÜÇLER İLKOKULU-AMASYA</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/279183566/fd6a27d66c79de8a2e0b7ce2a04ef75c/HER_SABAH_HER_SABAH__IKIP_SALINAN.docx" />
         <pubDate>2018-12-20 10:51:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316116849</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NECLA AKKOYUNLU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316117046</link>
         <description><![CDATA[<div>ZÜBEYDE HANIM ÜÇLER İLKOKULU-AMASYA</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/279183566/8d59f76dd46c4b61e51dc49dc26aaa69/UYAN_ALI_M_SABAH_OLDU.docx" />
         <pubDate>2018-12-20 10:52:54 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316117046</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İlkay Özdemir</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316411086</link>
         <description><![CDATA[<div>Ayşe Tokur İlkokulu 2/F<br>SİVASIN YOLLARINA TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ<br><br></div><div> <br><br></div><div>Evvel zamanda Sivas ilinden bir kervancı Halep'ten mal getirir. Tam üç yıldır kervancılar yurtlarından, baba ocaklarından ayrı düşmüşlerdir. <br> <br> Kervancılar Halep'ten aylarca yol ala ala, en sonunda, karlı fırtınalı bir kış günü Sivas'la Kayseri arası yıkık bir Selçuk hanına kendilerini zor atarlar. Handa gecelemeye karar verip, yüklerini çözerler. Sivas çok yakında olduğundan kervancılar bir an evvel gitmek isterler ve gece yola çıkarlar.<br> <br> Fırtınayı hesap etmeyen kervancıların kervanı yolda kara ve fırtınaya teslim olur, oracıkta hepsi ölürler. Onların ölüme teslim olduğu yere de kervankıran denir.<br> <br> Ve bu olay üstüne Anadolu insanları, türlü türlü türküler çıkarmışlardır. Bu türküleri şairler, şair olmayanlar, olayı kim duyupta yüreği yandıysa veryansın etmiştir.<br> <br> "Sivas'ın Yolları" türküsü de bu olay üzerine yazılmıştır.<br><br></div><div><br>SİVASIN YOLLARINA TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ<br><br></div><div> <br><br></div><div>Evvel zamanda Sivas ilinden bir kervancı Halep'ten mal getirir. Tam üç yıldır kervancılar yurtlarından, baba ocaklarından ayrı düşmüşlerdir. <br> <br> Kervancılar Halep'ten aylarca yol ala ala, en sonunda, karlı fırtınalı bir kış günü Sivas'la Kayseri arası yıkık bir Selçuk hanına kendilerini zor atarlar. Handa gecelemeye karar verip, yüklerini çözerler. Sivas çok yakında olduğundan kervancılar bir an evvel gitmek isterler ve gece yola çıkarlar.<br> <br> Fırtınayı hesap etmeyen kervancıların kervanı yolda kara ve fırtınaya teslim olur, oracıkta hepsi ölürler. Onların ölüme teslim olduğu yere de kervankıran denir.<br> <br> Ve bu olay üstüne Anadolu insanları, türlü türlü türküler çıkarmışlardır. Bu türküleri şairler, şair olmayanlar, olayı kim duyupta yüreği yandıysa veryansın etmiştir.<br> <br> "Sivas'ın Yolları" türküsü de bu olay üzerine yazılmıştır.<br><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-21 15:05:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316411086</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İlkay Özdemir</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316411581</link>
         <description><![CDATA[<div>Ayşe Tokur İlkokulu 2/F<br><strong>GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ:</strong></div><div>Eski zamanlarda bir yerden bir yere gidip gelmenin zorluğu malûm. Öyle bir zamanda Gesi`ye uzaktan getirilen bir gelinin ruh halini, dramını yansıtıyor bu türkü. Türkünün hikâyesinin birçok varyantları olmakla birlikte, biz müşterekliklerin ortaya koyduğunu, toparladığımız kadarıyla hikâyesiyle berâber  Gesi Bağları Türküsünü sizlere sunmaya çalışacağız:<br><br></div><div>Aşk, sevgi, ölüm, ayrılık, gurbet, sıla özlemi, yalnızlık, haber gönderememe ve haber alamama; tabiatın yeşillenmesi, güllerin renk renk açılması, gül ve çiçeklerin devşirilmesi; bülbüllerin feryat ve figanı; inişli çıkışlı merdivenler, tarlalar, bağlar, bahçeler ve buralarda çalışanların duygularını, gönüllerinde barındıran Kayseri ve Gesi Sâkinleri, bu türküye kendi özünden bir şeyler katıyor, kendinden sonrakilere yolluyor… Böyle olduğu için türkünün sonu yok; devam ediyor, yeni ve orjinal katkılarla zenginleşiyor, belki daha da güzelleşiyor…<br><br></div><div>Uzaktan bir kız Gesi`ye gelin gelir. Anne ve basından bir türlü haber alamaz. Haber de gönderemez. Zâten küçük bir kız iken babasını kaybeden gelin, annesinden başkasına yanamaz; çünkü bilse bilse onu ancak annesi bilir, annesi anlar. Bu hasret onu kızgın bir çölde susuz kalmış ceylana çevirir. Eğrim eğrim, katar katar, sıra sıra uçan kuşlardan anasından, yâren ve dostlarından haber bekler. Onlara sorar onlarla konuşur.<br><br></div><div>Bağırışan kurbağalar, çalışan ırgatlar, dereden akan boz bulanık sular, bağ ve bahçeler, kırmızı mâvi güller, saç üstünde pişirilen fısır fısır kabaran bazlamalar, küçücük çocuklar; bağlara gelen Frenk turistler; yazın sıcağında yanıp kaynayan kumlar; kalaylanan bakır sofra tasları; kokulu iğde dalları, Gesi bağlarında çeşit çeşit ötüşen kuşlar, şakıyan bülbüller; yürekte dinmeyen acılar, sıla ve gurbet acılar ve buna bağlı olarak göz pınarlarından süzülen yaşlar; kılınan namazlar, edilen niyazlar; dokunan halılar, salıncak yapmak için urgan atılan dallar; Gesi bağlarında eğlenen gülüp oynayan sarhoşlardan bile medet uman bir gelin. İşte bu hasretlik onu yanık yanık, dertli dertli söyletir. Kızın hikâyesi de böyle başlamış olur.</div><div>GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ<br><br>SİVASIN YOLLARINA TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ<br><br></div><div> <br><br></div><div>Evvel zamanda Sivas ilinden bir kervancı Halep'ten mal getirir. Tam üç yıldır kervancılar yurtlarından, baba ocaklarından ayrı düşmüşlerdir. <br> <br> Kervancılar Halep'ten aylarca yol ala ala, en sonunda, karlı fırtınalı bir kış günü Sivas'la Kayseri arası yıkık bir Selçuk hanına kendilerini zor atarlar. Handa gecelemeye karar verip, yüklerini çözerler. Sivas çok yakında olduğundan kervancılar bir an evvel gitmek isterler ve gece yola çıkarlar.<br> <br> Fırtınayı hesap etmeyen kervancıların kervanı yolda kara ve fırtınaya teslim olur, oracıkta hepsi ölürler. Onların ölüme teslim olduğu yere de kervankıran denir.<br> <br> Ve bu olay üstüne Anadolu insanları, türlü türlü türküler çıkarmışlardır. Bu türküleri şairler, şair olmayanlar, olayı kim duyupta yüreği yandıysa veryansın etmiştir.<br> <br> "Sivas'ın Yolları" türküsü de bu olay üzerine yazılmıştır.<br><br></div><div> <br><br></div><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-21 15:07:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316411581</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İlkay Özdemir </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316412570</link>
         <description><![CDATA[<div>Ayşe Toku İlkokulur 2/F<br>KAĞIZMANA ISMARLADIM NARGELE</div><div>“Kağızman’a ısmarladım nar gele” türküsünden daha iyi anlamaktayız. Türkünün şöyle bir öyküsü vardır :</div><div>Kağızman’ ın civar köylerinden birinde birbirlerini delice seven iki çiftten hanım hastalanır. Ateşler içerisinde yanan hasta sevgilisinden ekşili bir nar ister. O zamanların nakil vasıtası güçlüğünden dolayı Kağızman’ dan nar yetişemeden sevgili ölüp gider. Bu genç sevgilinin ölümü etrafta büyük üzüntü uyandırınca şairlerden biri bir şiir yazar. Bu gün folklörümüzün popüler bir türküsü olan aşağıya çıkarılmıştır.</div><div>Kağızman’ a ısmarladım nar gele,</div><div>Gümüş kemer ince bele dar gele.</div><div>Baharda yayılır kuzu yanyana ,</div><div>Benim yarım inci takardı gerdana.</div><div>Bizim elin yayları yokuşlu,</div><div>Fistan giyer etekleri nakışlı.</div><div> <br><br></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-21 15:10:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316412570</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İlkay Özdemir</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316412802</link>
         <description><![CDATA[<div>Ayşe Tokur İlkokulu 2/F<br>Kesik Çayır Biçilir mi Türküsünün Hikayesi </div><div>Yöresi: Konya</div><div>Devir Osmanlı dönemi, Konya valisinin yakışıklı yağız uzun boylu bir yaveri vardır. O nu Konya ve Meram bölgesinin halkı iyi tanır ve severlerdi, Meram Konya’nın bağlarıyla, bahçeleriyle tanınan güzel yerlerinden biridir. Konya valisi bazı seneler Meramda otururdu. Bu yörede zaman zaman Konya Mevlevi dedeleri ve Çelebileri de bulunurdu. Valinin yaveri, Mevlevi çelebilerinden aslen Konyalı olmayan hatun bir güzele sevdalanmıştı. Bu sevdanın öğrenilmesini herkesten saklarlardı. Zaman zaman gece zerdali bahçesinde buluştukları da olurdu. Gene böyle bir gece buluştuklarında el ele oldular. Geleceklerini, palanlarını konuşuyolardı. Sevdaları ruhlarını sarmıştı. Uzaklardan hissedilen ne Konya ne paşa ne de zerdali ağaçları vardı. Kendi geleceklerinin rüya aleminde idiler.<br><br></div><div>Lâkin onları takip, eden sekiz kişiden oluşan Konya gençlerinin kurşunları, Yaveri sevgilinin dizleri üzerinde cansız bırakacaktı. Sabah olduğunda, çelebi kızım cansız yatan Yaverin baş ucunda incecik çayırların üzerinde buldular.<br><br></div><div>Paşa, Vali paşa, yaverinin yanık künyesini memleketindeki annesine gönderdi. Vali Paşa’nın içi yanıyordu suçlular cezalandırıldı. Lâkin bir yiğit yok edildi. Arkasında “ince çayır biçilir mi?” Türküsü sevdalıların yiğitlerin dillerinde söylenmeye başlandı.<br><br></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-21 15:11:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316412802</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NECLA AKKOYUNLU</title>
         <author>neclakkoyunlu05</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316427099</link>
         <description><![CDATA[<div>ZÜBEYDE HANIM ÜÇLER İLKOKULU-AMASYA</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/275592938/18296c0a556c689e6a9fa093745972a7/TEK_KAPIDAN__IKTIM_Y_Z__PE_EL___AMASYA_.docx" />
         <pubDate>2018-12-21 16:12:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316427099</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ELİF AYDIN </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316442122</link>
         <description><![CDATA[<div>MEHMET DEMİR İLKOKULU</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/343074497/7ab51f51e7e2829f112d8e22cfafa556/ATABARI.doc" />
         <pubDate>2018-12-21 17:24:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316442122</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ELİF AYDIN </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316442516</link>
         <description><![CDATA[<div>MEHMET DEMİR İLKOKULU</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/343074497/281cd01c24043c6130849775362da1d9/BUR_AK_TARLASI.doc" />
         <pubDate>2018-12-21 17:26:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316442516</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ELİF AYDIN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316442694</link>
         <description><![CDATA[<div>MEHMET DEMİR İLKOKULU</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/343074497/d1b5829a4233de0a3a4fa70b359d615f/Gemilerde_Talim_Var.doc" />
         <pubDate>2018-12-21 17:27:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316442694</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ELİF AYDIN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316443186</link>
         <description><![CDATA[<div>MEHMET DEMİR İLKOKULU</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/343074497/533a836e2516ae0a991794d3264552e0/T_R_D_NE_BANDIM.doc" />
         <pubDate>2018-12-21 17:30:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316443186</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İLKAY ÖZDEMİR</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316470670</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU 2/F<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340334361/b8c94fd34d2ebe61b706f36b302de64e/ACEM_KIZI.docx" />
         <pubDate>2018-12-21 20:33:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316470670</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Melek İNCE</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316522262</link>
         <description><![CDATA[<div>Şehit Zeynep Sağır Anadolu Lisesi (Aman Adanalı Türküsünün hikayesi Ses Kaydı) Adana Yöresi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/341004777/230541b937d32c081cdc075e0e8f02c5/Ses_003_1_.m4a" />
         <pubDate>2018-12-22 18:00:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316522262</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BERAT KAYNAR-KEMALEDDİN HORASANİ İLKOKULU</title>
         <author>kpss3840</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316526852</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338194395/9f15281002e84e792403ec79b0b1fe1b/BERAT.docx" />
         <pubDate>2018-12-22 19:53:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316526852</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İlkay Özdemir Ayşe Tokur İlkokulu 2/F</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316528489</link>
         <description><![CDATA[<div>Kesik Çayır Biçilir mi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340334361/73e29900fc7642bf3cdc3f918ad5e8ea/Kesik__ay_r_bi_ilir_mi__lkay__zdemir.docx" />
         <pubDate>2018-12-22 20:39:30 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316528489</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İLKAY ÖZDEMİR </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316529411</link>
         <description><![CDATA[<div>AYŞE TOKUR İLKOKULU 2/F</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340334361/fdb2c55df89910d1630342048afc880f/KONYALIM_Y_R___LKAY__ZDEM_R.docx" />
         <pubDate>2018-12-22 21:02:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316529411</guid>
      </item>
      <item>
         <title>iLKAY ÖZDEMİR AYŞE TOKUR İLKOKULU 2/F</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316529462</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340334361/86e40cf215e8ce348c5952d3e73e2282/Biter_biter_K_r_ehirin_g_lleri_biter__lkay__zdemir.docx" />
         <pubDate>2018-12-22 21:04:00 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316529462</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BERAT KAYNAR KEMALEDDİN HORASANİ İLKOKULU-ERZURUM</title>
         <author>kpss3840</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316546490</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338194395/4dddcf5d66a4940f951c31c0c5ca8f63/Kara_Cam__lar__Sald_m_Bay_ra___Kopya.docx" />
         <pubDate>2018-12-23 08:15:05 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316546490</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TUBA GÜLER YİĞİTYOLU O.O DİYARBAKIR</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316555068</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/343936804/21751f97c0c91452e555a8ea31449e37/Diyarbekir_elleri.docx" />
         <pubDate>2018-12-23 13:00:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316555068</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TUBA GÜLER</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316555098</link>
         <description><![CDATA[<div>YİĞİTYOLU O.O DİYARBAKIR</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/343936804/804b1866806d81d8f7cd3301342d0db1/makaram_sar__ba_lar.docx" />
         <pubDate>2018-12-23 13:01:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316555098</guid>
      </item>
      <item>
         <title>TUBA GÜLER YİĞİTYOLU O.O DİYARBAKIR</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316555120</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/343936804/9ef1dc1a23f4a2244c97166a5f486d94/TUBA_G_LERD_YARBEK_R_BU_MUDUR.docx" />
         <pubDate>2018-12-23 13:02:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316555120</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hasan EŞCAN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316560675</link>
         <description><![CDATA[<div>YUSUF SANİ KIZ AİHL FEN VE SOSYAL BİLİMLER PROJE OKULU<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/342603117/5816f5c98b067dc975d1857278d57239/URFA_NIN_ETRAFI_DUMANLI_DA_LAR_H_KAYES_.docx" />
         <pubDate>2018-12-23 15:46:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316560675</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FADİME ULU YAVUZ ORTAOKULU GÖLBAŞI ADIYAMAN</title>
         <author>theteacherfdm</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316571454</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339670891/dde0673751cc91adc3b567b25d48881b/FAD_ME_ULU_AH_B_R_ATA__VER__ZM_R_Y_RES__T_RK_S__VE_H_KAYES_.docx" />
         <pubDate>2018-12-23 19:44:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316571454</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FADİME ULU YAVUZ ORTAOKULU GÖLBAŞI ADIYAMAN</title>
         <author>theteacherfdm</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316571650</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339670891/1fce2d712f47578ca40eeae842efabc2/FAD_ME_ULU__ZM_R__N_KAVAKLARI__ZM_R_Y_RES__T_RK_S__VE_H_KAYES_.docx" />
         <pubDate>2018-12-23 19:46:46 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316571650</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FADİME İRİZ </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316639995</link>
         <description><![CDATA[<div>TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU  Atabarı</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339575496/af5b24787b1326eb45b95cf28fd70089/atabar__turkusu_ve_hikayesi.docx" />
         <pubDate>2018-12-25 10:16:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316639995</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FADİME İRİZ TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU /İSTANBUL</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316640071</link>
         <description><![CDATA[<div>Ordunun Dereleri</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339575496/f474db7824c66ba2a1f38cda9a27ff96/Ordunun_Dereleri.docx" />
         <pubDate>2018-12-25 10:19:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316640071</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316643450</link>
         <description><![CDATA[<div>YEMEN TÜRKÜSÜ ELAZI</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/65f676e8e1c537d2f21bb02e698c9866/Yemen_T_rk_s__ELAZI_.docx" />
         <pubDate>2018-12-25 12:56:54 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316643450</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DİLEK ÇAĞLAYAN GÜNGÖR TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author>mesdil14</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316643622</link>
         <description><![CDATA[<div>BİR YİĞİT GURBETE GİTSE KIRIKKALE</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/340278353/0ef3b770d14fc7de2d9f8cca6c9371b2/B_R_Y___T_GURBETE_G_TSE_G_R_BA_INA_NELER_GEL_R.docx" />
         <pubDate>2018-12-25 13:03:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316643622</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FADİME İRİZ TOKİ ŞEHİT ER YILMAZ ÖZDEMİR İLKOKULU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316859534</link>
         <description><![CDATA[<div>PENCEREDEN BİR TAŞ GELDİ(MAMOŞ)</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339575496/4b5d8def8c9a98a4a3ef1332dcf9ab79/Pencereden_Bir_Ta__Geldi.docx" />
         <pubDate>2018-12-30 00:02:44 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316859534</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NECLA BEŞLİ KURU/ KÖKLÜK İLKOKULU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316911420</link>
         <description><![CDATA[<div>Hekimoğlu Türküsünün hikayesi<br><br></div><div><strong><br>Ordu yöresine ait olan Hekimoğlu Türküsünün hikayesi...<br></strong><br></div><div><br><br><br><br></div><div><br>Ordu dolaylarında yaşayan Hekimoğlu, yoksul bir ailenin çocuğudur. Üstelik yoksul bir anneden başka hiç kimsesi yok. Çevresinde dürüstlüğü, akıllılığı ve yiğitliğiyle tanınan bir gençtir.<br><br></div><div><br>Yörede egemenlik kurmuş bir Gürcü Beyi vardır. Bu Gürcü Beyi, Ağsa adında güzel ve narin bir kızla sözlüdür. Ne ki, bu kız Gürcü Beyini sevmemekte, Hekimoğlu'na bağlanmıştır. Bu, dostlukla, arkadaşlıkla karışık bir sevgidir. Üstelik Hekimoğlu'yla görüşmeye başlamıştır.<br><br></div><div><br>Hikayeye göre Gürcü Bey, iki gencin ilişkisinin bu noktaya vardığını duyar duymaz Hekimoğlu'na düşman olur ve ona savaş açar. Hekimoğlu'yla teke tek görüşüp, hesaplaşmayı önerir; bir de yer belirtir. Hekimoğlu, gözü pek, mert bir gençtir. Aynalı mavzerini kuşanıp, tek başına buluşma; yerine gider. Gitmeye gider ama Bey sözünde durmamış adamlarıyla gelmiştir. Üstelik adamlarından biri, buluşma yerine varır varmaz, sabırsızlanıp Hekimoğlu'nu yaylım ateşine tutar. Ötekiler de çevresini sararlar. Hekimoğlu'yla Beyin adamları arasında yaman bir çatışma olur. Hekimoğlu, çatışma sonunda çemberi yararak kurtulur. Olaydan hemen sonra, Bolu da tek başına yaşayan anasının yanına gider. Anasına durumu anlatır ve artık şehir yerinde duramayacağını bildirir. Anasıyla helalleşip, yanına Mehmet adlı iki amcaoğlunu alarak dağa çıkar. Çıkış bu çıkış ve ölünceye kadar Hekimoğlu artık dağdadır.<br><br></div><div><br>Hekimoğlu'nun dağa çıkış nedenini ve biçimini bilen, duyan yöre köylüleri kendisine kucak açarlar. Onun mertliği, yiğitliği ve doğru sözlülüğü köylüleri daha da etkiler ve her açıdan kendisine yardım ederler. Özellikle yoksul köylülerle dostluk kurar, zenginlerden aldıklarıyla onlara yardım eder.<br><br></div><div><br> Hekimoğlu, artık Gürcü Beyinin korkulu düşü olmuştur. Bu yüzden Bey, kendisini sürekli jandarmaya şikâyet eder ve kesintisiz izletir. Hekimoğlu'nu ihbar etmeleri için çeşitli yörelerde adamlar tutar. Fakat halk koruduğu için, Hekimoğlu'nu bir türlü ele geçiremezler. <br><br></div><div><br>Hatta bir defasında, Beyin adamlarından birinin ihbarı üzerine Hekimoğlu'nun kaldığı evi jandarmalar basıyorlar. Bütün çevre kuşatılmıştır. Evin altında bir fırın vardır. Hekimoğlu fırıncının yardımıyla fırının ekmek pişirilen yerini arkadan delip kaçmayı başarır.<br><br></div><div><br>Hekimoğlu, kaçmaya kaçıyor ama Beyin, iki amcaoğlunu öldürttüğünü haber alıyor ve doğru Çiftlikçe köyüne iniyor. Gittiği ev muhtarın evidir. Bu Muhtar, Hekimoğlu'ndan yana görünüyor, oysa gerçekte Beyin adamıdır ve onunla işbirliği içindedir. Nitekim adamlarından biri aracılığıyla ihbarda bulunur ve Hekimoğlu jandarmalarca sarılır. Hekimoğlu, Muhtarın inadı yüzünden kıstırılmıştır. Büyük bir çatışma çıkar taraflar arasında. Adeta namlular kurşun kusmaktadır.<br><br></div><div><strong><br>Olayın sonucuna ilişkin iki söylenti var halk arasında :<br></strong><br></div><div><br>1-Hekimoğlu, çatışma sırasında. Çemberi yarıyorsa da, aldığı yaralar yüzünden fazla uzaklaşamadan ölüyor.<br><br></div><div><br>2 -Atına atlıyor, elini karın bölgesinden aldığı yaralara basarak Ordu'ya<br><br></div><div><br>kadar geliyor ve burada ölüyor. <br><br></div><div><br>Hekimoğlu, tipik bir erdemli başkaldırıcı örneğidir. Haklı bir nedenle dağa çıkıyor. Mertliği, yiğitliği ve iyilikseverliğiyle halk arasında büyük ün yapıyor. Yoksulların dostu, onları ezen varsılların düşmanıdır.<br><br></div><div><br>Hekimoğlu denince, hemen akla gelen bir özelliği de aynalı martinidir. Hekimoğlu Türkücü’nde geçen ve kendisinin adıyla özdeşleşen aynalı martin in özelliği şudur. Hekimoğlu, özel olarak yaptırdığı mavzerinin üstüne bir ayna taktırıyor. Çatışmaya girdiğinde, bu aynayı: düşmanının gözüne tutarak, gözünün kamaşmasına, dolayısıyla hedefini şaşırmasına yol açıyor.  Bu yüzden Hekimoğlu'nun, adı, Hekimoğlu'nun adı aynalı martin le özdeşleşmiştir<br><br></div><div><br><br><br><br><br></div><div><br><br><br><br><br></div><div><br><br><br><br><br></div><div><br>Hekimoğlu Türküsünün sözleri<br><br></div><div><br>Hekimoğlu derler benim aslıma<br><br></div><div><br>Aynalı martin yaptırdım kendi nefsime<br><br></div><div><br>Konaklar yaptırdım mermer direkli<br><br></div><div><br>Hekimoğlu geliyor aslan yürekli<br><br></div><div><br>Konaklar yaptırdım döşetemedim<br><br></div><div><br>Ünye Fatsa bir oldu baş edemedim<br><br></div><div><br>Pencereden baktım kırat geliyor<br><br></div><div><br>Kıratın üstünde paşa geliyor<br><br></div><div><br>İster vali gelsin isterse paşa<br><br></div><div><br>Gelme paşa gelme ben atmam boşa<br><br></div><div><br>Hekimoğlu geliyor uçkur çözerek<br><br></div><div><br>Mangallarda yanıyor fındık kömürü<br><br></div><div><br>Çok canları yakıyor martin demiri<br><br></div><div><br>Ünye Fatsa arası ordu kuruldu<br><br></div><div><br> Hekimoğlu dediğin o da vuruldu<br><br></div><div><br><br><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-31 05:50:43 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316911420</guid>
      </item>
      <item>
         <title>NECLA BEŞLİ KURU / KÖKLÜK İLKOKULU</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316911442</link>
         <description><![CDATA[<div>UYAN SUNAM TÜRKÜSÜ HİKAYESİ</div><div><strong><br>Malatya yöresine ait olan Uyan Sunam Türküsünün hikayesi...<br></strong><br></div><div><br><br></div><div>Öykünün Suna'sı, Fahri Kayhan'ın eşidir. Fahri Bey, eşi Suna'yı çok sevmektedir. Sevmelerin dile getirilmesinin ayıplandığı dönemlerde Fahri Bey daima eşine olan sevdasını dile getirir. Suna da, büyük bir aşkla bağlıdır Fahri Bey'e.</div><div><br><br></div><div>Hamam sefaları, o dönemlerde kadınların en büyük eğlencesidir. Kadınlar kararlaştırdıkları bir günde toplanıp hep beraber hamama giderler. Kadınların arasındaki Neriman Hanım, Suna'nın kimselerin bilmediği sırtındaki beni farkeder. Kıyafetlerinden varlığı anlaşılmamaktadır bu benin. Neriman Hanım, Suna'nın yakın arkadaşıdır aynı zamanda.</div><div><br><br></div><div>Neriman Hanım eve döndüğünde Suna'nın sırtındaki beni kocası Mustafa Bey'e anlatır. Aradan günler geçer. Fahri Bey bir gün, evlerinin civarındaki kahvehanede Mustafa Bey'e denk gelir. Bir dizi diyalogdan sonra aralarında münakaşa başlar, karşılıklı küfürleşmeye gider mesele. Fahri Bey'in tehdidine karşı Mustafa Bey:</div><div><br><br></div><div>- "Sen benimle kavga edeceğine, karına sahip çık. Ben senin karının sırtındaki beni dahi bilirim" diye çıkışı verir.</div><div><br><br></div><div>Fahri Bey, duyduklarına inanamaz. Tek sevdiceği Suna'sının kendisine ihanet ettiği fikrine kapılır. Yabancı bir adam, eşinin sırtındaki beni nereden bilecektir!</div><div><br><br></div><div>Eve vardığında, Suna'sı anlatır kendini Fahri Bey'e. Gözünün ondan başka kimseyi görmediğine ikna olur Fahri Bey.</div><div><br><br></div><div>İkna olmuştur olmasına ama, kafasındaki şüphe hiç gitmez Fahri Bey'in. Suna'sına kötü davranmaya başlar o meseleden sonra.</div><div><br><br></div><div>Bir akşam yemek esnasında sudan bir sebeple başlayan münakaşa sonrasında Fahri Bey alır ceketini, atar kendini sokaklara.</div><div><br><br></div><div>Sabaha karşı eve gelir. Eve girdiğinde gördükleri karşısında donakalır. Tek sevdiceği Suna'sı kendini asmıştır. Başucunda bir mektup bırakmıştır, Suna.</div><div><br><br></div><div>Son dizeleri şunlar olmuştur:</div><div><br><br></div><div>- "Kusura bakma beyim. Uzun zamandır kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim. Kendi adımı temize çıkarmak için başka yol bulamadım. Şunu unutma ki, ben sana hiç ihanet etmedim."</div><div><br><br></div><div>Fahri Bey, sevgilisinin cansız bedenini ipten ayırır, yere yatırır. İçi yangın yeridir artık Fahri Bey'in. Sözün tükendiği yerde, kelimelerin küllerinden o meşhur türküyü yakmıştır:</div><div><br><br></div><div>Şafak söktü gine sunam uyanmaz</div><div>Hasret çeken gönül derde dayanmaz</div><div>Çağırırım sunam sesim duyulmaz</div><div>Uyan sunam uyan derin uykudan</div><div><br><br></div><div>Çektiğim gönül elinden</div><div>Usandım gurbet elinden</div><div>Hiç kimse bilmez halinden</div><div>Uyan sunam uyan derin uykudan</div><div><br><br></div><div>Bunca diyar gezdim gözlerin için</div><div>Niye küstün bana el sözü için</div><div>Dilerim Allah'tan sızlasın için</div><div>Uyan sunam uyan derin uykudan</div><div><br><br></div><div>Çektiğim gönül elinden</div><div>Usandım gurbet elinden</div><div>Hiç kimse bilmez halinden</div><div>Uyan sunam uyan derin uykudan</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-31 05:51:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316911442</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HAKAN DOĞAN SİVAS SELÇUK ANADOLU LİSESİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316934947</link>
         <description><![CDATA[<div>CEMALIM <br><strong>Ürgüp/Nevşehir</strong><br><br>Türkü, öldürülen Cemal´e, karısı Şerife tarafından yakılmıştır. Şerife, 90 yıldan fazla yaşamış, 30 Kasım 1993 günü vefat etmiştir. 14-15 yaşlarında Cemal´le evlenmiş, mutlu geçen birkaç yılı Cemal´in öldürülmesiyle sona ermiş, bu hadiseden sonra bir oğlu ile ortada kalmıştır. Bu hadisenin oluş şekli ve ona yakılan ağıtı/türküyü bana, Şerife´nin daha sonra evlendiği Hayrullah´tan olan oğlu İsmet Aksoy göndermiştir. Cemal´in öldürülme hadisesi ve türkünün tam metni şöyledir:<br><br></div><div>Ürgüp´ün Karlık köyünün eşrafından ve varlıklı bir ailesinden olan Cemal, kalleşlikle öldürülür. Herkesçe sevip sayılan Cemal´in ölümüne yanmayan kalmaz. Eşi Şerife acılarını yaktığı ağıtla hafifletmeye çalışır. Yetim kalan oğlu Mustafa da, birkaç yıl sonra hasat zamanı bir atın tepmesi sonucu ölmüştür.<br><br></div><div>Ağıt, Şerife´nin ikinci kocası Hayrullah´ın sonraki yıllar Refik Başaran´a “Herkese bir türkü okudun ama, bana okumadın.” diye sitem etmesi üzerine Cemal türküsünü plağa okur. Cemal Hayrullah´ın aynı zamanda amcasıdır. Onun öldürülüşü Şerife kadar Hayrullah´ı da etkiler. Şerife´nin türkünün her çalınışında gözünden iplik iplik yaşlar akıtmasını, Cemal´i bir türlü unutamamasını daima anlayışla karşılamıştır.<br> Yöre: Ürgüp<br> Derleyen: Mustan Aktürk<br> Kaynak: REFİK BAŞARAN<br><br></div><div>Şen olasın Ürgüp dumanın gitmez<br> Kıratın acemi konağı tutmaz<br> Oğlun da çok küçük yerini tumaz<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>Ürgüp’ten de çıktığını görmüşlür<br> Kıratının sekisinden bilmişler<br> Seni öldürmeye karar vermişler<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>Cemal’ın giydiği ketenden yilek<br> Al kana boyanmış don ile göynek<br> Sana nasip oldu ecelsiz ölmek<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>Ürgüp’ten de çıktın kırat kişnedi<br> Üzengiler ayağını boşladı<br> Yağlı kurşun iliğine işledi<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>Karlık ile başkadın pınar arası<br> Çok mu imiş Cemal’ımın yarası<br> Ağlayıp geliyor garip anası<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>Cemal’ın giydiği kadife şalvar<br> Dükkânın kilidi cebinde parlar<br> Oğlun da çok küçük beşikte ağlar<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>Kıratın üstünde bir uzun yayla<br> Ne desem ağlasam kaderim böyle<br> Gidersen Ürgüp’e sen selâm söyle<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>Kıratım başımda oturmuş ağlar<br> Cemal’a dayanmaz şu karlı dağlar<br> Üzüm vermez oldu Karlık’ta bağlar<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>Giden Cemal gelir mi de yerine<br> İçerimde yaram indi derine<br> Cemal düşta kahpelerin şerine<br> Cemal’ım Cemal’ım algın Cemal’ım<br> Al kanlar içinde kaldın Cemal’ım<br><br></div><div>(seki : atın tırnaklarının üst kısmında bulunan beyaz kıllar)<br><br></div><div><br><br><br><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-31 17:37:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316934947</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HAKAN DOĞAN SİVAS SELÇUK ANADOLU LİSESİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316941723</link>
         <description><![CDATA[<div>ELİF DEDİM BE DEDİM<br><strong>Kütahya</strong><br><br>İki aşık gencin kavuşmak için yaptıklarını anlatan bir türküdür. Genç oğlanın evlenmek istediği kızın adı Elif’tir. Evlenmelerine yakın zaman kala talihsiz kader, oğlanı vurur ve<br> oğlan verem hastalığına yakalanır. Oğlanın hastalığı yüzünden evliliğin, oğlanın iyileştiği zaman yapılmasına karar verilir. Fakat oğlanın hastalığı, gün geçtikçe artmaktadır ve bunu sevdiğine de haber göndertir, çünkü kızın ailesi oğlanla görüşmesini istemez. Talihsiz oğlan bekler ama Elif’ten cevap gelmez. Günden güne daha kötü olan, her daim Elif Elif diye sayıklayan oğlan duygularını bir kağıda yazıp şapkasının içine saklar. Bunun üzerinden çok zaman geçmeden oğlan vefat eder. Ailesi şapkasında oğlanın yazdığı sözleri bulur ve yıllarca dillerden düşmeyen şu türkü yazılıdır..<br> <br> -Sözlü-<br> Elif dedim be dedim<br> Gız ben sana ne dedim<br> Guş ganedi galem olsa<br> Ah yazılmaz benim derdim<br> <br> Elifim noktalandı<br> Az derdim çokçalandı<br> Yetiş anam yetiş bubam<br> Ah çeyizim bohçalandı<br> Ah mezerim tahtalandı<br> <br> -Sarki-<br> <br> Elif dedim be dedim (amman)<br> Gız ben sana ne dedim<br> Guş ganedi galem olsa (aman)<br> Ah yazılmaz benim derdim<br> Gus Ganedi galem olsa ( aman)<br> Ah yazilmay benim derdim<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-31 21:19:48 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316941723</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HAKAN DOĞAN SİVAS SELÇUK ANADOLU LİSESİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316941741</link>
         <description><![CDATA[<div>AŞAĞIDAN GELİR OMUZ OMUZA<br><strong>Malatya</strong><br><br>Ağıt ya da türkünün Arguvan varyantının öyküsünü Eymir köyünden emekli muallim Hüseyin Sayın şöyle anlatır. Olay, 1952 senesi Temmuz ayında, ekin biçme mevsiminde olmuştur.Olayın yeri Erguvan’a bağlı 11 kilometre mesafedeki Kızık köyüdür. Kızık ve çevre köylerde Kurban Bayramı’ndan bir gün önce yani Arife günü akşamı, halk söyleyişiyle ‘Arifeyi Kovalama/Bayram Karşılama eğlencesi yapılır. Bu nedenle kırma tüfekle havaya ateş edenler, tabanca sıkanlar olur. Aynı gün akşam olayda hayatını yitiren kişi ekin biçmeden gelip, köyün çeşmesinin yanındaki evin duvarına yaslanmıştır. O sırada Hüsgülü ve Hıdır Hoca’nın ellerinde tabanca bulunmaktadır. Hüsgülü tabancayı ateşleyemeyince Hoca elinden tabancayı alır, ağzını yere tutarak ateş etmek ister. Tabancada kalan mermi ateş alır ve duvara yaslanmış olan yorgun Hıdır’ın (Aligüttüğün Hıdır) sol tarafından, kalbinden girer kurşun. Kısa süre sonra da oracıkta hayatını kaybeder. Otopsi yapılır ve kurşun çıkarılır. Olaydan sonra aralarında bir kırgınlık başlar. Meseleyi kapatmak için Hıdır Hoca’nın kızını, vefat eden Hıdır’ın oğlu Mustafa’ya verirler. Ortalık yumuşar ve mesele böylece kapanır. Çevrenin tanınmış halk şairlerinden Eymirli Aşık Bektaş Kaymaz bu olay ve çevredeki benzer olaylardan esinlenerek ağıt yakıp söylemiştir.<br><br></div><div>Arguvan yöresinde hem kırık hava hem de uzun hava olarak söylenen ağıt/türkü, TRT repertuarına Hekimhan’dan derlenerek kazandırılmış olup, Hekimhan yöresinde de yaygındır. Hekimhan’ın Hacılar Köyü varyantı ise pek netlik göstermez.</div><div><br></div><div>TÜRKÜ</div><div>Aşağıdan gelir omuz omuza<br><br></div><div>Çiğdem de karışmış güle nergize<br><br></div><div>Benden selam olsun o vefasıza<br><br></div><div>Küğre/baba bayramınız karalı geldi<br><br></div><div> <br><br></div><div>Yorgun argın geldim orak biçmeden<br><br></div><div>Köyün çeşmesinden bir su içmeden<br><br></div><div>Yağlı kurşun gitmez ciğer deşmeden<br><br></div><div>Küğre bayramınız karalı geldi.<br><br></div><div>Çağıla/duvara yaslandım cigaram içem<br><br></div><div>Yağlı kurşun gelir nereye kaçam<br><br></div><div>Kanadım yoktur ki havaya uçam<br><br></div><div>Küğre bayramınız karalı geldi.<br><br></div><div>Çekin kıratımı gidelim hana<br><br></div><div>Söyleyim kirveme küsmesin bana<br><br></div><div>Bir bayram gününü çok gördü bana<br><br></div><div>Küğre bayramınız karalı geldi</div><div><br></div><div>Başımda ağlaşır gelinler kızlar<br><br></div><div>Sağ yanım ellemen sol yanım sızlar<br><br></div><div>Küğrem mapushane yolunu gözler<br><br></div><div>Küğre bayramınız karalı geldi.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-12-31 21:20:59 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316941741</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BERAT KAYNAR-KEMALEDDİN HORASANİ İLKOKULU</title>
         <author>kpss3840</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316976037</link>
         <description><![CDATA[<div>ELA GÖZLÜM<br>ERZURUM</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/338194395/3fd19c0e469e111a7c33bdeed45f956a/ela_g_zl_m.docx" />
         <pubDate>2019-01-01 19:45:20 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/316976037</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HABİBE METİN SİVAS SELÇUK ANADOLU LİSESİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317155143</link>
         <description><![CDATA[<div>DENİZ ÜSTÜ KÖPÜRÜR<br>MUĞLA-ULA<br> </div><div>Şu Ula'nın düğünleri düğündür hani...<br><br></div><div>Erkekler oğlan evinde yiyip içip yan gelirler; kız evinde de eğlence gırla gider. Bağda üzüm toplayan, bahçede sebze çapalayan, tarlada tütün kıran kızlar; düğün günü, güzellik suyuna batıp çıkmış gibi olurlar. Düğünlüklerini giyip, saçlarını tarayan kızlar, huri-melek kesiliverirler. Tef vurup cümbüş çaldı mı; kendinizi düğünde değil, periler ülkesinde sanırsınız. Kızlar salınır da, meydan kız görür. Bu yüzden, Datça'lı Durmuş : Senin çocuk kara-mara ama, hayli şirin yahu! diyenlere, göğsünü gere gere şu karşılığı verir: <br><br></div><div>-Eee, ne olsa O'nun anası Ula'lıdır... <br><br></div><div>Demesi o ki Datça'lı Durmuş'un; Ula'nın havası-suyu, güzellik ılıcasından daha etkilidir. Bundan olacak, ULA köylüleri oğullarını ortaokulda okusun diye, kızlarını yorgan -dikiş öğrensin diye Ula'ya yollamanın yolunu ararlar. Çaydere'li Osman, dayısıoğlu Nasuh Çavuş'un gelin almasında Ula'ya geldi. Alay, koca Marçal dağlarını aşıp Ula'ya geldiğinde, kız evinde çalgı-çengi sürüp gidiyordu. İlçenin genç kızları halka olmuş; “Ay alaylar bulaylar -Temeli de süzgün alaylar” oyununu oynuyorlardı. Osman, hayat (avlu) kapısının yanındaki duvarın üstüne dikilip, oynayan kızlara bir göz gezdirdi. Gözleri bir kızın üzerinde mıhlandı kaldı. Hay bakmaz olaydı! Osman'ın gönlü ırmak olup, Balcıların kızı Gülayşe'ye akıverdi. Çaydere'li olanca gücüyle asıldığı halde, bakışlarını Gülayşe'den koparamıyordu. Sanki herkes Osman"ın kime, hangi duyguyla baktığını seziyordu. Osman ne gözlerine söz geçirebiliyordu, ne de gönlüne... Artık gönlüne kendi beyni değil; Gülayşe buyruktu. Gülayşe ile ona bakmış, gülümsemiş miydi, ne! Osman, gelin alayıyle birlikte Çaydere'ye dönerken; “içimde bulgur kaynıyor: kafamda kireç söndürülüyor” dediği zaman, yanındaki Çiftçilerin Mehmet; “Osman mı anlamsız konuşuyor, ben mi anlamıyorum..” demekten kendini alıkoyamadı. O günden öte Osman, ULA düğünlerinin çağrılmayan konuğu olmuştu. Çizmelerini parlatıp atına atlıyor, soluğu Ula'da alıyordu. Marçal dağlarında, Kabaca Pıynar'ın dibindeki yatıra mum adayıp, Gülayşe'ye kavuşmak için dua etmeyi unutmuyordu. Çoğu düğünlerde Gülayşe'yi görmüyordu. Ama bir de gördü mü, içinin tüm denizleri köpürüyordu. Yine böyle bir düğünde, Gülayşe'ye “gel Ayşe”diyecek cesareti toplayabilmek için, birkaç şişe rakıyı su gibi içti. Neydi o öyle? Ayşe mi dönüyordu, dünya mı? Derken biri ilişti koluna:<br><br></div><div>-Gel be dost, dedi, derdin var anlaşılan. Gel bizim meclisimize katıl... Çaydere'li Osman, kendini Ula'lı gençlerin sofra kurdukları hasırın üstünde buldu. Herkes dostça bakıyordu kendisine. Merhabalaştıktan sonra, bir kadeh sundular ona da. Dülger Bekir'lerin Selver, bağlamasını düzenleyip, telleri üzerinde, telleri gezdirirken sordu : -Merakımı bağışla Osman arkadaş UIa düğünlerini kaçırmayışının nedeni ne ola ki? O güne dek bağlamayı eline bile almamış olan Çaydere'li Osman, birden irkildi. Yeniden doğmuş gibi oldu. Selver'in           elinden                bağlamayı aldı. O gün çalıp çığırdığı, Deniz Üstü Köpürür türküsü sevilen bir Ula türküsü olarak günümüze kaldı. Kuşkusuz yarına da kalacak.<br><br>DENİZ ÜSTÜ KÖPÜRÜR<br><br></div><div>Deniz üstü köpürür hey canım rinnan nay rinna rinna nay <br> Kayığa da binsem götürür hey canım hey <br> Benim de şu cihana gelişim hey canım rinna nay rinna rinna nay <br> Bir güzelden ötürü hey canım heyy <br> Deniz üstü yelkenden hey canım rinna nay rinna rinna nay <br> Ecel geldi erkenden hey canım hey <br> Denizin ortasında hey canım rinna nay rinna rinna nay <br> Mum yanar sofrasında hey canım hey <br> Benim de şu cihandan gidişim hey canım rinna nay rinna rinna nay <br> Memleket sevdasından hey canım hey <br> Benim de bu cihandan gidişim hey canım rinna nay rinna rinna nay <br> Memleket sevdasından hey heyy<br><br></div><div>                                                                  ŞERAFETTİN CİVELEK<br><br></div><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-01-03 06:26:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317155143</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HABİBE METİN SİVAS SELÇUK ANADOLU LİSESİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317162963</link>
         <description><![CDATA[<div>DOM DOM KURŞUNU<br>KAHRAMANMARAŞ-AFŞİN<br><br>DOM DOM KURŞUNU TÜRKÜSÜ HİKAYESİ<br><br></div><div>Aşık Mahzuni Şerif, doğup büyüdüğü memleketinde istenmemiş, defalarca evi yakılmış ve kurşunlanmış. Fakat Mahzuni Şerif, öleceksem de memleketimde öleyim diyerek köyünü terk etmemiş. Her seferinde evini, kendi emeğiyle yeniden onarmış. Bir gün köy kahvesinde arkadaşlarıyla otururken bir grup, ellerinde silahlarla kahveye girip ateş açmışlar. Asıl amaçları, Mahzuni Şerif'i öldürmekmiş fakat kurşun en yakın arkadaşını bulmuş. Kurşun, arkadaşının alnına isabet etmiş. Arkadaşı oturduğu sandalyede öylece kalmış, sadece başı yana düşmüş. Arkadaşını vurdukları kurşun, domuz avında kullanılan bir fişekmiş. Bu fişeğe ''Dom Dom Kurşunu'' deniyormuş. Aşkları, mutlulukları, mücadeleleri gibi bu büyük acısı da sazına dökülmüş ve dom dom kurşunu türküsünü bestelemiş. <br><br></div><div>DOM DOM KURŞUNU</div><div> </div><div>Kaşların arasından<br> Domdom kurşunu değdi<br> Bir avcı vurdu beni<br> Bin avcı beni yedi<br> <br> Ah dedim ağladım<br> Yaremi bağladım<br> Eğdi yar boynun eğdi<br> Mevlam kerimsin dedi<br> Hançer yarası değil<br> Domdom kurşunu değdi<br> Gel gel gümle gel<br> Gel gel gümle gel<br> Gel böğrüme domdom kurşunu<br> <br> Bugünüm harap oldu<br> Dünden iyi midir ki<br> Doktor hasta ben hasta<br> Benden iyi midir ki<br> <br> Ah dedim ağladım<br> Yaremi bağladım<br> Eğdi yar boynun eğdi<br> Mevlam kerimsin dedi<br> Hançer yarası değil<br> Domdom kurşunu değdi<br> Gel gel gümle gel<br> Gel gel gümle gel<br> Gel böğrüme domdom kurşunu<br> <br> Mahzuni yar benim halımı anlasaydı<br> Bütün dertliler gibi inleyip dinleseydi<br> <br> Ah dedim ağladım<br> Yaremi bağladım<br> Eğdi yar boynun eğdi<br> Mevlam kerimsin dedi<br> Hançer yarası değil<br> Domdom kurşunu değdi<br> Gel gel gümle gel<br> Gel gel gümle gel<br> Gel böğrüme domdom kurşunu</div><div><a href="https://www.turkudostlari.net/sor.asp?a=25"><strong>Aşık Mahzuni Şerif</strong></a></div><div><a href="https://www.turkudostlari.net/sor.asp?b=25"><strong>Afşin</strong></a></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-01-03 08:11:48 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317162963</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HAKAN DOĞAN SİVAS SELÇUK ANADOLU LİSESİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317222455</link>
         <description><![CDATA[<div>GİNE YEŞİLLENDİ NİĞDE BAĞLARI<br><br><strong>GİNE YEŞİLLENDİ NİĞDE BAĞLARI TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ</strong></div><div> </div><div>Cumhuriyetten önceki yıllarda kaçak rakı imalatı üzümü bol olan Niğde’ye 5 kilometre mesafedeki Fertek kasabasında yapılmakta idi. Fertek ve Niğde’nin Tepe Bağları iç içe bulunmaktadır ve eski oturak alemleri de bu civarda yapılmakta idi. Bu tarihlerde Niğde’de yetişen ve her birinin emrinde 8-10 kişi bulunan küçük beylikler bulunmaktadır. Gençlerin bir tanesi beylerden birinin kızına aşık olur ve bu olay da beyin kulağına gider. Bey, kızına aşık olan genci yakalattırıp hapishaneye attırır, beyinden merhamet dileyen genç de bu türküyü yakar.<br><br></div><div> <br><br></div><div><strong>GİNE YEŞİLLENDİ NİĞDE BAĞLARI TÜRKÜSÜ<br></strong><br></div><div><strong>Hey hey gine yeşillendi anam anam niğde bağları</strong></div><div><strong>Aslanım niğde bağları</strong></div><div><strong>Hey hey bize mesken oldu anam anam gurbet elleri</strong></div><div><strong>Aslanım gurbet elleri</strong></div><div><strong>Hey hey bilmem hayal midir anam anam bilmem düş müdür</strong></div><div><strong>Aslanım bilmem düş müdür</strong></div><div><strong>Hey hey mektubun gelmiyor anam anam yollar gış mıdır?</strong></div><div><strong>Aslanım gış mıdır?</strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-01-03 14:35:34 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317222455</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HABİBE METİN SİVAS SELÇUK ANADOLU LİSESİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317399316</link>
         <description><![CDATA[<div>YILDIZ TÜRKÜSÜ SİVAS<br><br></div><div>Bir kervan dolusu yolcu, kışın soğuk şartlarına rağmen yollarına devam etmekte ve memleketlerine ulaşabilme telaşı içindedirler. Ancak uzun yol ve gecikme telaşı üst üste gelince kervandaki insanlar da huzursuz olmaya ve yorulmaya başlamışlardır. Etrafta konaklayabilecekleri tek yer harabelerdir ve kervan lideri orada durmaya karar verir ve bütün kervan orada bir ateş yakıp etrafına toplanarak dinlenmeye başlarlar. Bu sırada sohbet de ederler ve vaktin geçmesini beklerler. Yola çıkmak için sabahı bekleyeceklerdir. Saatler sonra tan yerinde bir ışık görürler ve sabah olduğuna karar verirler. Yollara düşerler ve ilerledikçe aslında gördükleri ışığın, mavi bir yıldız olduğuna kanaat getirirler. Sabah olmamış, yanılmışlardır. Bunu fark ettikleri sırada acımasız bir fırtına çıkar. Ne göz gözü görür ne de rahat nefes alabilirler. Kervan, şiddetli fırtınaya yenik düşer ve kervandaki tüm insanlar ölürler. Bu hikâyeye göre çıkan mavi yıldız "Kervankıran Yıldızı" olarak bilinir ve türkümüz de bu hikayeden ortaya çıkmıştır.<br><br><br>YILDIZ TÜRKÜSÜ<br><br>(of of) Bir yıldız doğdu nur ile<br>Alemi yaktı nar ile<br>Küsülüyem ben yar ile<br><br>Niye doğdun sarı yıldız mavi yıldız<br>Aman aman evler yıkan yıldız<br>Yıldız yıldız yıldız yıldız yıldız yıldız<br>Evler yıkan beller büken<br>Kanım döken kervan kıran<br>Dön dön dön dön dön yare doğru dön<br>Gine bugün efkarlandım<br>İndim etrafı dolandım<br>Tatlı canımdan usandım<br>Dön dön dön dön dön yare doğru dön<br><br>Sana kervan kıran derler<br>Bana dertli Kerem derler<br>Yare ikrar veren derler<br><br>Niye doğdun sarı yıldız mavi yıldız<br>Aman aman evler yıkan yıldız<br>Yıldız yıldız yıldız yıldız yıldız yıldız<br>Evler yıkan beller büken<br>Kanım döken kervan kıran<br>Dön dön dön dön dön yare doğru dön<br><br>Ali Ekber Çiçek<br>Erzincan<br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-01-04 10:43:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317399316</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HABİBE METİN SİVAS SELÇUK ANADOLU LİSESİ</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317533314</link>
         <description><![CDATA[<div><br>MAĞUSA LİMANI (UYAN ALİM) TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ</div><div>Türküyü yaratan olayın kahramanı Arap Ali, Limasol'un Arnavut Mahallesi'nde oturan zenci Arap Mahmut Efendi ile beyaz ırktan Hatice Hanım'ın oğludur. Arap Ali'nin bir erkek, iki de kız kardeşi vardır. Günümüzde hepsi rahmete kavuşmuştur. Arap Ali, oldukça mert ve cesur bir Türk gencidir. O, yemeyi ve içmeyi seven birisiydi. Olayın geçtiği gün, Mağusa'da, gümrükteki işini bitirip, biraz eğlenmek amacıyla bir meyhaneye gider ve içmeye başlar. İngiliz askerleri de aynı meyhanede içki içerken Arap Ali'ye sataşırlar ve bu yüzden aralarında kavga çıkar. Kavga esnasında Arap Ali'nin İngiliz askerlerinden sekiz süngü darbesi aldığı ağıttan anlaşılmaktadır.<br> Yere yığılan Ali, hemen orada can vermiştir. Cenazesi memleketi olan Limasol kentine getirilmiş ve kılınan cenaze namazından sonra Türk kabristanlığına defnedilmiştir. Bu genç ve yiğit delikanlının ölümü o yörede öylesine etkili olmuştur ki adına ağıtlar yakılmış ve bestelenmiştir. Böylece bu 'ağıt-türkü', günümüze kadar gelmiş, sürekli okunmuş ve söylenmiştir. </div><div>KIBRIS<br><br></div><div> MAĞUSA LİMANI (UYAN ALİM) TÜRKÜSÜ</div><div>Mağusa limanı limandır liman (aman aman) <br>Beni öldürende yoktur din iman<br>Uyan Alim uyan <br>Uyanmaz oldun <br>Yedi bıçak yarasına <br>Dayanmaz oldun<br>İskeleden çıktım yan basa basa (aman aman)<br>Mağusa'ya vardım kan kusa kusa<br>Uyan Alim uyan<br>Uyanmaz oldun <br>Yedi bıçak yarasına <br>Dayanmaz oldun<br>Mağusa Limanı'ndan aldılar beni (aman aman) <br>Üç mil uzağına attılar beni<br>Uyan Alim uyan <br>Uyanmaz oldun <br>Yedi bıçak yarasına <br>Dayanmaz oldun</div><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-01-04 20:18:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/317533314</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İLKER ŞENOL  GÜLNAR CUMHURİYET YATILI BÖLGE ORTAOKULU  MERSİN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/324231904</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>GERALİ-SİLİFKE (HAMÇÖKELEK)</strong></div><div>Silifke yöresinde yaşamış aksak, uyuşuk, şişman, tembel birisi; bazı yerlerde mert, cesur birisi, bazı yerlerde de çok obur birisi olarak anlatılır. Gerali’nin bir hanımı vardır. Bu hanımının aksak, uyuşuk, şişman olması ve elinden pek bir iş gelmediği için oturduğu yerden diliyle Gerali’ye ileri geri laf söylemektedir. Gerali de bu olanlara dayanamaz  ve belki ikinci eşimde mutlu olurum ümidiyle eşinin üzerine bir kuma getirir. Yeni hanımı genç ve zayıf bir kadındır. Bu sefer zayıf ve genç kadının eve geldiğini görünce eski şişman kadın onu kıskanır. Yeni gelen zayıf, genç kadın ise eşine kendini ispatlamak için oynamaya başlar. Gerali de genç bir bayan aldım diye sevincinden başlar oynamaya. Bunu gören eski şişman kadın “Benim ondan neyim eksik?” deyip o da başlar oynamaya. Ancak kadının dizinde sakatlık vardır. Bu nedenle oyunu aksayarak oynar. Bu ve buna benzer birçok olayda aynı şeyler tekrarlanır. Bu olanları gören Gerali artık dayanamaz ve başlar beddua etmeye:</div><div>Birine aldım bir arşın astar,</div><div>Öteki avrat bacağını kösmüş bayramlık ister,</div><div>Kadir Mevla’m ikisinin acısını birden göster,</div><div>Yandım, Allah’ım yandım,</div><div>Şu iki avradın elinden,</div><div>Hele güççüğü güççük de goca domuzun dilinden</div><div> </div><div><strong>Gerali (Ham Çökelek)</strong></div><div><strong>Yöresi: Silifke</strong></div><div> </div><div>(Amman aman) </div><div>Gerali dedikleri bir gençten uşak</div><div>Gerali dedikleri bir gençten uşak yar yar</div><div>Başına şal bağlar da belinde kuşak</div><div>Gerali’m hey hey hey</div><div> </div><div>Dönü dönü ver de ah sekerek</div><div>Boğazına dursun ham çökelek</div><div>Geli geli ver de gız sekerek</div><div>Ümüğüne dursun ham çökelek</div><div> </div><div>(Amman aman) </div><div>Gır eşeğime biner daş oluktan aşarım</div><div>Gır eşeğime biner daş oluktan aşarım yar yar</div><div>Canımı sıkmayın avratlar da ikinizi birden boşarım</div><div>Kurtulamadım kötü avrat elinden hey hey hey</div><div> </div><div>Dönü dönü ver de ah sekerek</div><div>Boğazına dursun ham çökelek</div><div>Geli geli ver de gız sekerek</div><div>Ümüğüne dursun ham çökelek</div><div> </div><div>(Amman aman) </div><div>Birine aldık bir metre astar</div><div>Biri de şalvarlık ister yar yar</div><div>Kadir Mevlam ikisinin acısını birden göster</div><div>Kurtulamadım kötü avrat elinden hey hey hey</div><div> </div><div>Dönü dönü ver de ah sekerek</div><div>Boğazına dursun ham çökelek</div><div>Geli geli ver de gız sekerek</div><div>Ümüğüne dursun ham çökelek</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-01-25 06:09:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/324231904</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FADİME ULU YAVUZ ORTAOKULU GÖLBAŞI ADIYAMAN</title>
         <author>theteacherfdm</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/324702642</link>
         <description><![CDATA[<div>CUMA </div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339670891/c10dbe2d91d11dea7276ebb45ff28870/FAD_ME_ULU_YAVUZ_ORTAOKULU_G_LBA_I_ADIYAMAN_CUMAL__VE_EL_F__N_H_KAYES__OZAN_CAH_T_KONUT.docx" />
         <pubDate>2019-01-27 17:32:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/324702642</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FADİME ULU YAVUZ ORTAOKULU GÖLBAŞI ADIYAMAN</title>
         <author>theteacherfdm</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/324702869</link>
         <description><![CDATA[<div>İZMİR İN KAVAKLARI </div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339670891/1052d02c2ebc980e69f61c75bbda231b/FAD_ME_ULU__ZM_R__N_KAVAKLARI__ZM_R_Y_RES__T_RK_S__VE_H_KAYES_.docx" />
         <pubDate>2019-01-27 17:34:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/324702869</guid>
      </item>
      <item>
         <title>FADİME ULU YAVUZ ORTAOKULU GÖLBAŞI ADIYAMAN</title>
         <author>theteacherfdm</author>
         <link>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/324703398</link>
         <description><![CDATA[<div>ELEDİM ELE</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/339670891/270811089d1fbe5795586e53829d4e54/FAD_ME_ULU_YAVUZ_ORTAOKULU_G_LBA_I_ADIYAMAN_ELED_M_ELED_M_T_RK_S_N_N_H_KAYES_.docx" />
         <pubDate>2019-01-27 17:37:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zivasli1058/cngavf2p03in/wish/324703398</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
