<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>YUNUS EMRE by Ceren-Rose</title>
      <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp</link>
      <description>Halk ozanı Yunus Emre hakkında bilgi.</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2018-01-02 12:08:44 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2023-02-05 14:19:58 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>YUNUS EMRE&#39;NİN HAYATI</title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297430</link>
         <description><![CDATA[<div>Yunus Emre (d. 1238 - ö. 1320), Anadolu'da Türkçe şiirin öncüsü olan tasavvuf ve halk şairidir. Yunus Emre, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmaya ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde büyük-küçük Türk Beylikleri'nin kurulmaya başlandığı 13. yüzyıl ortalarından Osmanlı Beyliği'nin kurulmaya başlandığı 14. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Orta Anadolu havzasında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde yer alan Sarıköy’de yetişmiş Ankara’nın Nallıhan ilçesindeki Taptuk Emre Dergâhı’nda yaşamıştır.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 12:09:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297430</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297578</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padletuploads.blob.core.windows.net/prod/249603356/8a1d2711ca0e11b56190fbc06955e1e3/yunus_emre.png" />
         <pubDate>2018-01-02 12:11:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297578</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297595</link>
         <description><![CDATA[<div>Türk tasavvuf edebiyatı sahasında kendine has bir tarzın kurucusu olan Yunus Emre, Ahmed Yesevî ile başlayan tekke şiiri geleneğini özgün bir söyleyişle Anadolu’da yeniden ortaya koymuştur. Yalnız halk ve tekke şiirini değil, divan şiirini de etkileyen Yunus Emre, tasavvufla beslenen dizelerinde insanın kendisiyle, nesnelerle, Allah'la olan ilişkilerini işledi, ölüm, doğum, yaşama bağlılık, İlahi adalet, insan sevgisi gibi konuları ele aldı. Çağının düşünüş biçimini ve kültürünü konuşulan dille, yalın, akıcı bir söyleyişle dile getirdi. Yunus Emre'nin şiirleri daha söylenip yazıldığı tarihten itibaren ezberlenip okunmaya başlayarak, 14. yüzyıldan itibaren abdallar ve dervişler vasıtasıyla Osmanlı fetihlerine paralel şekilde bütün Anadolu ve Rumeli coğrafyasına yayıldı. Şiirleri aynı zamanda asırlardan beri Anadolu’da ve Rumeli’de faaliyet gösteren tarikatların ortak düşüncesi ve sesi haline gelerek, Alevi-Bektaşi edebiyatı ile Melami-Hamzavi edebiyatını meydana getiren halk edebiyatının kaynağı oldu. Yunus Emre 20. yüzyılda yeniden dikkat çekti ve yansıttığı insan sevgisi bakımından yeni bir gözle değerlendirildi. 1991 yılı, UNESCO tarafından Yunus Emre'nin doğumunun 750. yılı olarak anılmıştır.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 12:12:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297595</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297761</link>
         <description><![CDATA[<div>Yunus Emre, Bâbâîler isyanının patlak verdiği ve Anadolu Selçuklu Devleti'nin Kösedağ Savaşı’nda Moğollara mağlup olarak çöküş dönemine girdiği Anadolu tarihinin en karışık dönemlerinden birinde dünyaya gelmiştir. Adnan Erzi tarafından Beyazıt Devlet Kütüphanesi′nde bulunan ve Yunus Emre'nin vefat tarihini 1320 olarak veren ve vefat tarihinde 82 yaşında olduğunu gösteren 7912 numaralı yazmaya göre doğum tarihi 1238 olarak kabul edilmektedir. Yunus Emre’nin doğum yeri hakkındaki rivayetlere dayanan görüşler tutarsızdır. Ancak onun Batı Anadolu’da Sakarya nehri çevresinde bir yerde doğmuş olabileceği ihtimali yüksektir. Yûnus Emre şiirlerinde adının “Yunus” olduğunu söyler. Şiirlerinde isminin önüne “Âşık, Bîçâre, Koca, Tapduklu, Miskin, Derviş” gibi sıfatlar da getirmektedir. Aşık manasına gelen “Emre” lakabıysa on bir şiirinde geçer.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 12:14:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297761</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297836</link>
         <description><![CDATA[<div>Yunus Emre’nin hayatı hakkında değişik rivayetler, söylentiler mevcuttur. En çok yazılan ve dile getirilen, Yunus’un Tapduk Emre’nin dergahına girip olgunluğa erişmesidir. Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli Dergâhında bulunduysa da, manevi yükselişini Hacı Bektaş-ı Velî′nin kendisini yolladığı Taptuk Emre Dergâhı'nda yaşamıştır ve dergâha çok hizmetler etmiştir. Yunus Emre, Bektaşî geleneğinde ümmî kabul edilmekteyeken Halvetî geleneğine göre alim bir müftüdür. Eski kaynaklarda da Yûnus Emre’nin ümmîliğinden söz edilmektedir. Âşık Çelebi, Yûnus’un medresede başarılı olamayıp Tanrı mektebi'nde ders okuduğunu ifade eder. Ancak Medrese öğrenimi görüp görmediği, icâzet alıp almadığı hususu açık değilse de Yûnus iyi bir tahsil görmüştür. O devrin ilmî ve felsefî sistemlerine Yûnus’un divanında yer yer beliğ işaretler vardır. Bu nedenle Yûnus’un ümmîliği hakkındaki gelenek tarihî bir hakikatı yansıtmaz. Onun şiirlerinde kafiye zoruyla giren Farsça ve Arapça kelimelere, tasavvufi kelimelere ve bilginin getirdiği söz ve terkiblere pek sık rastlanır. Mevlana’nın tesiriyle Divan-ı Kebir’den ve İran’ın en büyük şairi Sadi’den tercüme yapacak kadar Farsça bilmekteydi. Yunus, Kur'an'ı anlayacak kadar Arapçaya da vakıftı. Kur'an ve hadis kültürünü iyi bildiği anlaşılan Yunus, peygamberler tarihini de çok iyi bilmektedir. Yunus, Hind-İran, Yunan-Roma mitolojisinden Kuran-ı Kerim’deki peygamberlerin kıssalarından, hususiyetlerinden, Leyla ile Mecnun, Ferhad ile Şirin gibi klasik edebiyata geçmiş aşıklardan bahsetmesi onun tüm bunlara vakıf olduğunu göstermektedir.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 12:15:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297836</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297909</link>
         <description><![CDATA[<div>Yunus'un yaşadığı yıllar, Anadolu Türklüğü'nün Moğol akın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, siyasî otorite zayıflığıyla, dahası kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu yıllardır. 13. Yüzyıl'ın ikinci yarısı, sadece siyasi çekişmelerin değil, çeşitli mezhep ve inançların, batınî ve mutezilî görüşlerin de yoğun bir şekilde yayılmaya başladığı bir zamandır. Böyle bir ortamda, Hacı Bektaş-ı Velî, Ahî Evrân gibi ilim ve irfan önderleriyle birlikte Yûnus Emre, Allah sevgisini, aşk ve güzel ahlâkla ilgili düşüncelerini, İslam tasavvufunu işleyerek yüceltmiştir. Yûnus, bazı şiirlerinde, ilden ile yürüyüp dost sorduğunu, Urum’da, Şam’da kendisi gibi bir garip bulamadığını, âşık olup gurbet ilinde mecnûn gibi gezdiğini; Kayseri, Tebriz, Sivas, Maraş, Bağdat, Nahcivan, Şiraz şehirlerini ve bütün Yukarı illeri (Azerbaycan’ı) dolaştıktan sonra Rum’da, yani Anadolu’da bir müddet kışlayıp baharda sılaya döndüğünü söylemektedir. Yûnus’un seyahatlerinin sebepleri, bunların ne şekilde gerçekleştiği tam olarak bilinmese de tarikatlar döneminde seyahat sûfîlerin hayatında nefis terbiyesinin önemli bir unsuruydu.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 12:16:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218297909</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218298201</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padletuploads.blob.core.windows.net/prod/249603356/3e3f53c1b2f5cef2962c4b9abe4eab16/556ecbd93e344_yunus_emre.jpg" />
         <pubDate>2018-01-02 12:19:59 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218298201</guid>
      </item>
      <item>
         <title>EDEBÎ HAYATI</title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218298365</link>
         <description><![CDATA[<div>Bir halk rivayetine göre Yunus 3000 şiir söylemiş, daha sonra Molla Kasım adlı bir zâhid bunları şeriata aykırı bularak 1000 tanesini yakmış, 1000 tanesini suya atmış, kalan 1000 şiiri okurken, <br>       “Derviş Yûnus bu sözü eğri büğrü söyleme,<br>         Seni sîgaya çeken bir Molla Kasım gelir” <br>beytine rastlayınca pişman olup tövbe etmiş ve Yûnus’un velîliğine inanmıştır. Bu inanışa göre yakılan şiirler gökte melekler, suya atılanlar balıklar, kalan şiirler de insanlar tarafından okunmaktadır. Yûnus Emre'nin 417 şiirinden 138’i aruz, diğerleri hece vezniyle yazılmıştır. Yunus Emre ile ilgili önemli bir mesele de hangi şiirlerin Yûnus Emre’ye, hangilerinin Bursalı Âşık Yûnus’a veya başka bir Yûnus’a ait olduğunun tespit edilememesidir. Bundan dolayı bugüne kadar tam bir Yûnus Emre divanı ortaya konulamamıştır. Sağlığında düzenlediği divanı bulunamadığı için günümüzdeki divanları derlemedir. Yûnus’un şiirleri semâi ve gazel tarzında kaleme alınmıştır. İlâhi, nefes veya nutuk başlıkları altında kaydedilen şiirleri farklı birer edebî tür değildir. İlâhi, nefes ve nutuk, mutasavvıf şairlerin hak ve hakikatten söyledikleri kelâmlardır. Varlıkların her zerresinde Tanrı'yı arayışını coşkun bir şekilde dile getirmiştir. Yunus bu duygu ve bilgiyle olgunlaşıp derinleşen, bazen coşkun bazense rind ve her haliyle cana yakın görünümde bir derviştir. Yunus, düşünüş ve inanışlarını büyük bir sadelik ve kolaylıkla şiirleştirmeye muvaffak olmuştur. İslami taassubun, üzerinde durmaktan çekindiği birçok mesele ile "cennet, cehennem, sırat" ve benzeri gibi kavramlar, onun en zeki ve en hür düşüncelerine mevzu olmuştur. Derviş geçinenleri ve devlet adamlarını en acımasız şekilde yermiştir. Şiirlerini, önceleri sehl-i mümteni denilen her dilin söyleyemeyeceği bir açıklık ve kolaylıkla terennüm edilmiştir.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 12:22:05 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218298365</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218344265</link>
         <description><![CDATA[<div> <strong><em>Dağlar ile taşlar ile<br> Çağırayım Mevlâm seni<br> Seherlerde kuşlar ile<br> Çağırayım Mevlâm seni<br></em></strong><br></div><div><strong><em>Sular dibinde mâhiyle<br> Sahralarda âhû ile<br> Abdal olup yâhû ile<br> Çağırayım Mevlâm seni<br></em></strong><br></div><div><strong><em>Gök yüzünde İsâ ile<br> Tûr dağında Mûsâ ile<br> Elimdeki asâ ile<br> Çağırayım Mevlâm seni<br></em></strong><br></div><div><strong><em>Derdi öküş Eyyûb ile<br> Gözü yaşlı Ya’kûb ile<br> Ol Muhammed mahbûb ile<br> Çağırayım Mevlâm seni<br></em></strong><br></div><div><strong><em>Hamd ü şükrullah ile,<br> Vasf-ı Kulhüvallah ile<br> Daima zikrullah ile,<br> Çağırayım Mevlam seni<br> </em></strong></div><div><strong><em>Bilmişim dünya halini<br> Terk ettim kıyl ü kâlini<br> Baş açık ayak yalını<br> Çağırayım Mevlâm seni<br></em></strong><br></div><div><strong><em>Yûnus okur diller ile<br> Ol kumru bülbüller ile<br> Hakkı seven kullar ile<br> Çağırayım Mevlâm seni </em></strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 16:05:53 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218344265</guid>
      </item>
      <item>
         <title>YUNUS EMRE&#39;NİN ESERLERİNDEN BİR ÖRNEK;</title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218347237</link>
         <description><![CDATA[<div>Aşkın aldı benden beni <br> Bana seni gerek seni <br> Ben yanarım dün ü günü <br> Bana seni gerek seni<br><br></div><div>Ne varlığa sevinirim <br> Ne yokluğa yerinirim <br> Aşkın ile avunurum <br> Bana seni gerek seni <br><br></div><div>Aşkın aşıklar oldurur<br> Aşk denizine daldırır<br> Tecelli ile doldurur<br> Bana seni gerek seni<br><br></div><div>Aşkın şarabından içem<br> Mecnun olup dağa düşem<br> Sensin dünü gün endişem<br> Bana seni gerek seni</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 16:18:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218347237</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>si_dehej_73</author>
         <link>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218347513</link>
         <description><![CDATA[<div>Sufilere sohbet gerek<br> Ahilere ahret gerek<br> Mecnunlara Leyla gerek<br> Bana seni gerek seni<br><br></div><div>Eğer beni öldüreler <br> Külüm göğe savuralar <br> Toprağım anda çağıra <br> Bana seni gerek seni<br><br></div><div>Cennet cennet dedikleri <br> Birkaç köşkle birkaç huri <br> İsteyene Ver anları<br> Bana seni gerek seni <br><br></div><div>Yunus'dürür benim adım <br> Gün geçtikçe artar odum <br> İki cihanda maksudum <br> Bana seni gerek seni </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-01-02 16:20:19 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/si_dehej_73/ag1jwuok9rvp/wish/218347513</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
