<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>nefis padletim by Sumeyra Ayse Can</title>
      <link>https://padlet.com/sumeyraayse2002/ac9e6riuln2n</link>
      <description>Büyük düşlerle yapıldı</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2017-02-16 17:07:12 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-11-17 03:02:33 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>VMATAL 9-E SÜMEYRA CAN </title>
         <author>sumeyraayse2002</author>
         <link>https://padlet.com/sumeyraayse2002/ac9e6riuln2n/wish/154384922</link>
         <description><![CDATA[<div>                                                                                                             <strong>ARKADAŞ  DEĞİL ‘’ KARDEŞ’’<br></strong><br></div><div>     Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı,sinek, kuş sesi. Rüzgar estikçe o araları seyrek olan çam ağaçlarından gelen yumuşak bir koku. Bu çam ağaçları arasında iki katlı kutu gibi bir ev. Evin dış duvarları koyu kahverengi tonlarında iken, evin içindeki duvarlar ise dış duvarlara nazaran zıt bir renge sahip. Duvarlar da çeşitli anlaşılamayan, biraz korkutucu tablolar. Antikacıdan alınmış o değerli vazolar. Kahverengi ve bal renklerinin hakim olduğu büyük bir duvar saati.Yabancı dizilerden fırlamış şirin bir amerikan mutfak. Yeşil kullanıla kullanıla eskimiş ikili bir koltuk.  Simsiyah tozlu merdivenler. Her şeyin kırmızıya hakim olduğu bir tek yatağın beyaz olduğu karanlık bir yatak odası.  Böyle ürkütücü bir evde kapının önünde duran iki genç. Birisi uzun boylu, siyah saçlı, yeşil gözlü. Dıştan bakılınca serseri gibi gözükürken içi bir o kadar da çocuksu. Diğerisi ise orta boylu, sarı saçlı, mavi gözlü. Her ne kadar sıkıntısı olsada dışa vurmayan, içine kapanık bir genç. Emir ve Alper.<br><br></div><div>     Emir sabahın ilk ışıklarında kalkalarak arkadaşı olan ama öz kardeşinden bir farkı olmayan Alper’i kaldırmaya gitti. Bembeyaz yatağından kalkarak,  komidinin üzerinde duran telefonunda ki saatine baktı. Yaz tatilini geçirmek için tuttukları bu ev onlar için muhteşem bir tatil yeriydi. Pencerelerin ormana açılması zaten bu iki gencin huzurlu olması için yetmiş hatta artmıştı bile. Saatin erken olduğunu anlayan Emir, koşu yapmaya karar verdi. Arkadaşına da hazırlanmasını söyleyip çam ağaçları arasında ki patika yola doğru tempolu bir şekilde koşmaya başladı. Alper, Emir ile gülüşerek, şakalaşarak, bazen hızlanıp birbirlerini geçmeye çalışarak; koşu yaparlarken orada bulunan kaygan ve aşağısı azda olsa derin çukur olan çamurlu gölü farketmemişlerdi. Emir Alper’i geçmek için hızlanırken,  üstüne giymiş olduğu şortun açık bıraktığı bacaklarına bir şeyin deydiğini farkederek durmaya çalıştı. Fakat çalışıyım derken ayaklarının birşeyi tuttuğunu anladı ve bulunduğu alanda sendelemeye başladı. Alper Emir’den önce farkederken çoktan gerisinde durup arkadaşına bağıyordu. Fakat Emir o kadar konsantre olmuştu ki Alper’in sesini bile duymuyordu. Arkadaşının zor halde olduğunu anlayan Alper, hemen telaşlı bir halde acele ederek kalın bir dal parçası bulmaya başladı. Etrafına şöyle bir göz gezdirirken dal parçasının çamurlu gölün kenarında olduğunu fark etti. Arkadaşına dal parçasını tutmasını söylerken bir yandan da ona teselli vermeye diğer yandan ise sakin olamasını her şeyin düzeleceğini gösteren bakışlar ile yüzündeki telaşlı ifadeyi saklamaya çalıştı. Emir dal parçasının sağlam olduğunu ve arkadaşının onu kurtaracağı gibi çeşitli düşünceler ile sakin kalmaya çalışıyordu. Alper dal parçasının bir ucunu tutarken diğer ucunda Emir’in tutması ile hazır olup olmadığını sorarak üçe kadar sayıp dalı çekmeye başladı. Alper şuan ki halini düşünerek zamanında Emirle birlikte spor salonuna gittiğine şükretti.  Alper tam dalı çekmeye başlamıştı ki yerdeki toprağın kaygan olduğunu unutarak yere düştü. Yere düşen Alper ile birlikte Emir de gölün içine savruldu. Alper hırslanarak tekrar dalı tutup arkadaşını çekmeye başladı. Emir de çaba göstererek sabırlı bir şekilde çıkmayı bekledi. Alper  son gücünü kullanırken arkadaşını kendisine çekerek sonunda kurtarmıştı. Kurtarılan Emir sanki yeni doğmuşçasına sevinerek yere uzandı. Aklına arkadaşı gelince sanki yaşlarının toplamının yarısı kadar  görüşmemişcesine Alper’e özlem ile sarıldı.  Alper arkadaşının bu sıcak sarılışını boş çevirmeyerek oda aynı  sarılmayı  arkadaşına bahşetti.<br><br></div><div>     Bu iki arkadaş sarıla dururken ikisinde aklından şöyle kelimeler geçti; ‘’ Biz birbirimize güvenirsek, keletlenir tutunursak, hayatımızda ki olaylara,engellere karşı daha sağlam durur; her şeyin üstesinden gelebiliriz.’’  Diyerek  birbilerinden ayrılan bu iki arkadaş gülümseme ile birbirlerinin sözlerini doğruladılar. Alper Emir’in kötü olduğunu varsayarak destek olmak için koluna girip, geldikleri patika yolu takip ederek eve doğru yol aldılar.                                     <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2017-02-16 17:14:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/sumeyraayse2002/ac9e6riuln2n/wish/154384922</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
