<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Sosyal Birliğin Gücü by </title>
      <link>https://padlet.com/irfan_60_gs/9xrfavd0lefm</link>
      <description>Habibe Özdemir 9-E 599  VMTAL</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2017-02-20 16:12:49 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2017-02-20 16:23:13 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>VMTAL   Habibe Özdemir   9-E   599</title>
         <author>irfan_60_gs</author>
         <link>https://padlet.com/irfan_60_gs/9xrfavd0lefm/wish/154963548</link>
         <description><![CDATA[<div>                                                                                                                 SOSYAL BİRLİĞİN GÜCÜ                                                                        <br>a</div><div>Küçük bir çam ormanı vakit sabah. Arı sinek,kuş sesi. Baharın neşeli habercileri ve yaz mevsimini süsleyen en doğal unsurlar. Görenlerin içini açan bu ormanda her şey en samimi ve en gerçek haliyle. İnsan elinin değdiği hiçbir şey yok. Bu cennette sadece işinin başında, hayat koşullarına uyum sağlamaya çalışan zararsız hayvanlar yaşıyor. <br><br></div><div>   Ta ki şehirde küçük bir oyun alanında çıkan yangına kadar. Ortalıkta küçük çam ormanına yeni bir oyun alanı yapılacağı hakkında haberler,söylentiler dönüyordu. Televizyonda ki haber kanallarından bu karışık olayları izleyen Mert’in içini hemen bir endişe kapladı. Çam ormanının zarar görmesinden öyle korkuyordu ki annesinin onu yemeğe çağırdığını duyamayacak kadar derin düşünüyordu olanları. Üçüncü bir sesleniş geldi mutfaktan; “Mert! Haydi oğlum televizyonu kapat da yemeğe gel artık seni bekliyoruz!” hemen bir irkildi Mert şaşkın tavrıyla annesinin söylediklerini yaptı. Televizyonu kapattı ve ardından elini yüzünü yıkayıp yemek masasına oturdu. Her zamanki gibi anne babasına “afiyet olsun” demeden,yemeğine başlayan Mert anne babasının dikkatini üzerine topladı. Mert’in yemeğini bitirmesini bekleyen babası;masadan kalkmadan önce Mert’e onunla baş başa konuşmak istediğini söyledi. Salona gittiler. Küçücük masum yüreğindeki üzüntüyü saklayamayan Mert; babasının “neyin var oğlum?” sorusuna karşılık hemen anlattı durumu; “babacığım üzüntümü size yansıtmak istemezdim ama şu sıralar haberlerde yeni oyun alanı yapılacağı konusunda söylentiler var. Ben oyun yerleri için çam ormanının zarar görmesini istemiyorum. Yapabileceğimiz bir şey yok mu? Bu duruma bir çözüm bulamaz mıyız?  Mert’in bu samimi düşüncelerini dinleyen baba duygulandı. Oğlu ile gurur duyuyordu. Böylesine güzel bir konumsa yaptığından dolayı Mert’e teşekkür etti ve ekledi; “bak aslan parçası eğer bir şeyi çok istersek yapabilir ama bundan önemlisi önce birlikte olmalıyız. Büyük bit topluluk halinde insanlara sesimizi duyurabilirsek çam ormanının zarar görmesini tabii ki engelleyebiliriz.<br><br></div><div>   Mert’in sırtından koca bir yük kalkmıştı sanki, öylesine mutlu oldu ve rahatladı. Odasına çıkıp düşünmeye başladı; “ ne yaparsam engelleyebilirim?” en sonunda Mert’in ampulü yandı. Aklına bir fikir gelmişti. Saat geç olduğu için babasını rahatsız etmek istemedi ama merakla ertesi sabahı bekliyordu. Akreple yelkovan birbirini kovaladı ve saat oldu 12:00 güneş amca yeniden gösterdi güler yüzünü. Öyle ya güler yüzünü gösteren sadece güneş amca değildi. Elbette Mert’de çok mutlu uyanmıştı bu sabah. Kafsının içine sakladığı gizli fikri biran önce babasına anlatmak istiyordu. Hatta unutmamak için önceden bir kağıda yazıp çalışma masasının üstüne bile koymuştu. Uyanır uyanmaz ilk işi küçük hatırlatıcı kağıdı okumak oldu ve yüzünde saklayamadığı o içten tebessümle gitti anne babasının yanına. Mert bu sabah daha istekli yıkadı elini yüzünü daha istekli “günaydın” daha istekli “afiyet olsun” dedi. Bu sabah kahvaltı masasında anne babası Mert’in üzüntüsünü değil neşesini fark etti. Sormaktan kaçınmadılar.Tabii ki onlarda oğullarının yüzündeki bu tatlı gülücüklerin sebebini merak ediyorlardı. Annesi söze girdi; “Mertçim bakıyorum da bugün pek bir mutlusun özel bir sebebimi var?” kıpır kıpır ses tonuyla cevap verdi Mert; “evet anneciğim dün ki üzüntüme bir çözüm buldum babamın desteği sayesinde o yüzden çok mutluyum. Büyük bir şefkatle babası da katıldı sohbete; “öyle mi? Benim sayemde ne çözüm buldun bakalım? Merak ettim doğrusu”<br><br></div><div>Mert: biliyorsun babacığım dün seninle çam ormanının zarar göreceği konusunda konuşmuştuk. Sen bana birlikte insanlara sesimizi duyurmamızdan bahsetmiştin.<br><br></div><div>Baba: eee…<br><br></div><div>Mert: ben insanlara sesimizi nasıl duyuracağımızı buldum. Sosyal medya yardımıyla bir video çekip paylaşırsak ve çam ormanına zarar verecek olan insanlara tepkimizi belli edersek bizim gibi düşünen insanlarda bize yardımcı olur. Hep birlikte bir dayanışma kurup amacımıza ulaşabiliriz. Ne dersin?<br><br></div><div>İkinci kez duygularına hakim olamayan baba, titrek sesiyle “aferin benim aslanıma sen böyle akıllıca planlar bulursun da ben sana yardım etmez miyim?” Mert babasının bu yanıtına çok sevindi artık her şey yoluna giriyordu. Çalışmalara büyük bir istekle başlayan baba oğul kısa bir video çekip sosyal medyada videoyu yaydılar. Mert’in büyük ilgi gören videosu zamanla birçok kişi tarafından tekrarlanıyor ve paylaşılıyordu. Hızla yayılan videolar Mert’i amacına ulaştırdı bir akşam bütün aile sabırsızlıkla televizyon başında bir gelişme bekliyordu ve spikerin; “sosyal medyadan gelen tepkilerden dolayı çam ormanına oyun alanı yapılması fikrinden vazgeçildi” sözü Mert’i havalara uçurdu elindeki atasözleri ve deyimler kitabini koltuğa bırakan Mert büyük bir heyecan ve mutlulukla bağırdı; “ yaşasın dayanışma! Birlikten kuvvet doğar!!!<br><br></div><div> <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2017-02-20 16:14:22 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/irfan_60_gs/9xrfavd0lefm/wish/154963548</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
