<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Osmanlı&#39;dan Cumhuriyet&#39;e Kadın Profili by ESRA SEVİNÇ</title>
      <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1</link>
      <description>İmparatorluk milliyetçiliğinin hem devleti kurtarma, hem de İslamcılık ile medeniyetçiliği birleştirme
kaygıları eklenince, Müslüman-Türk kadınların özgürleşme sorunları; Osmanlı&#39;dan Cumhuriyet kadar olan dönemi okuduğunuz kitaplarıda göz önüne alarak değerlendiriniz. (Minimum 150 kelime)</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2021-10-15 06:00:51 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2021-11-27 06:02:16 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Muhammed Öztürk</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914093222</link>
         <description><![CDATA[<div>&nbsp;Bir yandan geri kalmışlığın etkileri gerek ekonomi gerekse de askeri alanda kendini hissettiriyordu dolayısıyla Osmanlı Devleti zorunlu olarak bir modernleşme çabası içine girmişti. Bu modernleşme süreci toplumun her kesimine yansımıştı. Kadınlar da, özellikle batılı kitaplar okuyarak, bu sürece dahil olma gayreti içindeydiler fakat devlet yönetimi bir yandan da gelenekleri muhafaza etmeye çalıştığından kadınların toplum içinde görünür olmasını, bir şeyler okuyup okudukları ışığında fikirlerini beyân etmelerini tehlikeli buluyorlardı. Bu durum da devletin modernleşme hareketiyle çelişiyordu çünkü yeni bir toplum yapısında kadınların izole edilmesi mümkün değildi. Böylelikle kadınlar bu çelişkiyi kabul etmemeye, toplum ve fikir hayatında daha aktif olma adına çaba göstermeye başladılar. Eski kadın profilinden, modern toplumun gerektirdiği yeni bir kadın profiline geçiş yolunda birçok sıkıntıyla karşılaşan bazı Osmanlı kadınları bu sıkıntılarla baş etmek adına zaman zaman mücade etmişler ya da Zeynep hanım örneğinde olduğu gibi kaçıp gitmeyi tercih etmişler. Bu sürecin sonunda ne eski, ne de yeni bir profilden ziyade kendi değerlerine de sahip çıkan daha modern bir Osmanlı kadın profili ortaya çıkmıştır diyebiliriz.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-26 10:10:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914093222</guid>
      </item>
      <item>
         <title>sevde</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914093480</link>
         <description><![CDATA[<div>Devletin, kurtuluş yolunu kadınların sosyal hayatta kontrol altına alınması ve birçok açıdan kısıtlanması böylece gelecek nesillerinde otomatikman kendi istediği yolda ilerlemeleri üzerinden gerçekleştirmeye çalışması zaman içerisinde osmanlı kadınları için boyunduruğundan kurtulmak istenen bir baskı ortamı oluşturmuştur. Devlet bu baskıyı özellikle dini kuralları sosyal hayatta dinle bağlantısı olmayan konularla ilişkilendirmiş ve bu algı insanların zihinlerine de yerleşmiştir. Böylece bu baskıya karşı çıkan kadınlar bir nevi zararlı kadın olarak algılanmıştır. </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-26 10:11:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914093480</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Berna</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914093522</link>
         <description><![CDATA[<div>Şeri hukukla yönetilen Osmanlı devletinin son zamanlarında ideoloji olarak İslamcılığın seçilmesi ve uygulamaya koyulmasıyla beraber devleti eski güç ve birliğini kazandırmak maksadıyla modernleşmeyi göz ardı ederek dini kuralların uygulanışının yoğunlaştırılması beraberinde sosyal hayatta bir kısım kısıtlamaları da getirmiştir. Şüphesiz bu kısıtlamalardan en çok etkilenen kısım da kadınlar olmuştur. Dünya moderneşlme ve sekülerleşmeye giderken Osmanlı kadınlarının eski standartlara bağlı kalarak yaşaması, yeniliğe ayak uydurmak yerine geleneklerine sarılmaya zorlanması tabi ki tepkilere ve bunalımlara sebep olmuştur. Değişip giden ve zevk odaklı bir hal alan dünya toplumun yanında, örtünmeye, eve kapatılmaya iradesi yoksayılırcasına hayati kararlarının elinden alınması Osmanlı kadınının verdiği tepki Zeynep Hanım'ın mektuplarında göz önüne serilir.&nbsp; Peçe takmanın din için değil de tepeden inme saltanat  kuralları için yapıldığı zaman nasıl çekilmez bir olduğu Zeynep Hanım'ın peçesizken hissetiği özgürlüğü tanımlamasından anlaşılabilir. Osmanlı kadınları kendi medeniyet, ve değerleriyle birlikte çok zengin ve güzelken ideolojiler için bu zenginliği zorbalık haline getirmek başka Osmanlı kadınını devamında da neredeyse çoğu aydın Osmanlıları  sadece devlet değil, din ve medeniyet karşıtlığına da itmiştir.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-26 10:11:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914093522</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nezihe Ayvacı</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914094443</link>
         <description><![CDATA[<div>Osmanlı kadınının hakları ve özgürlükleri, zamanın modern devletlerine göre daha kısıtlıydı. Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Fransız kadınlarının sokağa rahatça çıkabilmelerine ve toplum içindeki yüksek statülerine karşı olan şaşkınlığı ile de çıkarılabileceğimiz bir durumdur. Ayrıca, kadınların kendi eşlerini seçme hakkının göz ardı edilmesi Zeynep Hanım yapıtında eleştirilirken, görücü usulu evliliği eleştiren Taaşşuk-u Talat ve Fitnat romanı da bize kadın hakları zaafiyeti konusunda örnek teşkil eder. Bu duruma ek olarak, 2. Abdülhamid döneminde saray tebaasının ve sanatçı kesmin de kısıtlanması ile Zeynep Hanım'ın da içinde bulunduğu düşünen kadın kesmini oldukça rahatsız etmiştir.&nbsp;Diğer Avrupa devletlerinde olduğu gibi, örneğin Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Kadınların Cenneti dediği Fransa, Osmanlı'da kadın hakları ve özgürlükleri konusunda gelişme olmamıştır. </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-26 10:11:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914094443</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Muhammed Emin</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914094956</link>
         <description><![CDATA[<div>Öncelikle şunu belirtmek isterimki: müslüman-türk kadınlarının özgürleşme süreci Osmanlının son dönemine denk geliyor. Bu sürece baktığımızda bir yandan yöneticilerin devleti kurtarma çabası diğer yandan zulüm gören insanların bunlara baş kaldırmaya çalışı. Dikkat ederseniz belirttiğim şey sadece kadınları kapsamıyor. Özellikle II. Abdulhamit yönetimine baktığımızda şu söylenebilirki; gerçekten çok ciddi bir baskı var özellikle Payitahtta. Bunu sadece dini olarak açıklamayı da doğru bulmuyorum çünkü o döneme baktığımızda bir islamcı olan Mehmed Akif'te çok ciddi bir şekilde eleştirmiştir. Kadın-müslüman özgürleşme hareketleri devletin yıkılmasına yakın bir döneme denk geldiği için, bu durumda II. Abdulhamid'in istibdatını anlayabiliriz. Bence haklı da, devlet yıkılırken kimse insan haklarından bahsetmez. Ayrıca Zeynep Hanımı bir feminist olarak adletmek çok makul durmuyor. Doğu-Batı karşısındaki tavrı gerçekten ilginç ve bana yakın geliyor. O Batı hayranlığını görmüyoruz.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-26 10:12:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914094956</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İsmail</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914096079</link>
         <description><![CDATA[<div>Küreselleşen ve modernleşen dünya düzeniyle birlikte farklı toplumsal sorunlar da gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Bu sorunlardan biri de kadınların sosyal alanlarda yaşadıkları zorluklar ve eşitsizliklerdir. Örneğin Taaşşuki Talat ve Fitnatta kadının toplumda taciz edilmesi, baskılanması gibi çeşitli sorunlar ele alınmıştır. Fitnat’ın üvey babasının onu eve hapsetmesi, Fitnat’ın okul okumaması, veya Talat’ın annesinin belli yaştan sonra okuldan alınması gibi toplumsal eşitsizlikler vardır. Ancak zaman ilerledikçe bu sorunların artık kadınlar tarafından tepkiyle karşılanmasına şahitlik ediyoruz. Özgürlük Peşinde bir Osmanlı Kadını Zeynep hanım da bu eşitsizliklerden rahatsız olmuş, yüzünü dahi gösterememenin baskısından sıkılmış ve kurtuluş yolu aramaya başlamıştır. İlerleyen zamanla artık bir tepki ve eylemin gerçekleştiğini görüyoruz</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-26 10:13:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914096079</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hatice</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914096453</link>
         <description><![CDATA[<div>Osmanlı devletinde, kadınların kendi evlerinde ve sosyal yaşamda kısıtlanmaları zaman içinde bir yankı uyandırmaya başlamıştır. Son dönemlere doğru kadınların peçe takmaları, tanımadıkları kişilerle evlendirilmeleri, sosyal hayatta erkekler kadar -hatta hiç- varolamamaları özellikle Batı'daki kadın profiliyle karşılaşıldıkça daha çok göze batmaya başlamış ve bu problemler edebiyat eserlerinde ele alınmaya başlanmıştır.&nbsp;<br>Özellikle 19. ve 20. yy'da kadınların eğitimine öncelere kıyasla daha çok önem verilmiş, kadınlar bilgilendikçe ve başka opsiyonlarının olduğu gerçeğini gördükçe yaşadıkları hayatı bu kısıtlamalarla yaşamak istememiş ve aslında o vakte kadar alışılagelmiş olan kadın profilinden farklı bir kadın profili ortaya çıkmaya başlamıştır. Eserlerden örnek vermek gerekirse Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat eserinde kadının toplumdaki yerine ve hayatındaki zorluklara çoğunlukla bir erkeğin bakış açısından değinilirken&nbsp;Özgürlük Peşinde Bir Osmanlı Kadını eserinde Zeynep hanımın gözünden bir kadının istekleri, fikirleri ve yaşantısı ve bunun bir sonucu olark hayatının zorlukları ele alınmıştır. <br>&nbsp;<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-26 10:13:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914096453</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Zeynep</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914098213</link>
         <description><![CDATA[<div>zİdeolojik fikirlerin arttığı ve bireyin kendin kendini toplumdan ayırıp değerini yükseltmeye başladığı bu dönemde kadınların da dünyaya açıldığını ve farkındalık kazandığını görebiliyoruz. Kadın olmanın anne, eş olmaktan ziyade birey olarak toplumda var olabilmek olduğunu anlayan Müslüman Türk kadını feminist hareketin hız kazanmasına sebep oluyor.&nbsp; Bu yüzden bu dönemde baskıcı islamcılık anlayışının büyük oranda kadın üzerinden şekillendiğini görebiliyoruz. Tıpkı Zeynep Hanım'da da olduğu gibi düşünen kadın profili istenmeyen ve rejim tarafından baskılanması gereken bir profil olarak ortaya çıkıyor.&nbsp;<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-26 10:14:50 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1914098213</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Sümeyye</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1915151860</link>
         <description><![CDATA[<div>Okuma serüvenimizin başlangıcı olan Paris sefaretnamesinde başlayan kadın ve kadının toplumdaki yeri Zeynep Hanım’a kadar değişmiş e gelişmiştir. En başta kadına dair fazla söz söylenmediğini görüyoruz; örneğin, Fransa’da kadınların sosyal hayatta bu kadar yer alıyor oluşu ilgi çekmişti ve bu kadarla kalmıştı. Aama diğer yazılarla birlikte kadının toplumda yer almayışı ve yapılan haksızlıklar çok fazla gündemde oldu. Taaşşuk’ı Talat ve Fitnat da kadının evleneceği kişiyi seçemeyişi ya da dışarıya çıkma hakkının olmayışı belirli karakterler üzerinden eleştiriliyordu. Aynı zamanda geleneksel fikirlerin de anlatıldığı bu kitaptan da toplumun kadını ne denliği kısıtladığını görebiliyoruz. Zeynep Hanım’da ise bu eleştiriler karakterler üzerinden değil bizzat yazar tarafından yazılmış mektuplar dolayısıyla bize ulaşmıştır. Dönemin baskıcılığından kadının ne kadar etkilendiği, 12 yaşından itibaren sosyal hayatının sıfırlandığı, kadınların kadınlarla buluşmasında bile bir sorun çıktığını eleştirel bir dille bize aktarıyor. Ama sonrasında yurt dışında diğer kadınları ve onların yaşamlarını da gördüğündeki tepkileri aslında bu döneme karşı çıktığının ve yaşadığı insanlarla bir sıkıntısının olmadığının askine hayran olduğunun kanıtıdır.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-11-27 06:02:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/esrasevinc/6m0fzei1d98aoug1/wish/1915151860</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
