<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Yorum by </title>
      <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9</link>
      <description>Söz</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2020-09-24 14:38:30 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2022-05-03 22:19:18 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Bülent KÖKSAL</title>
         <author>bulentkoksalll</author>
         <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/776013258</link>
         <description><![CDATA[<div>"Artık 'söz', azgın bir çağın ve derisi kalınlaşmış insan türünün vicdanına işleyemiyor."</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2020-09-24 14:38:40 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/776013258</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HATİCE CİN 11/D</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/776053082</link>
         <description><![CDATA[<div>Sözlerime Balzac'la başlamak istiyorum."“Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır, biz onu öldürmedikçe.”yargıcın mı sözü geçer katilinmi?önce buna karar vermek gereklidir.Eğer bu kararın ne olduğu konusunda şüpheliysek işin olur olmaz heryere gidebileceği gerçeği kuşkusuz ortadadır.Söz uçar yazı kalır derler ama yazıya ne kadar itimat edildiki sözede aynı değer verilsin.Nafile ne yapılsa ve söylense nafile anlatılmak istenen şeyin doğruluğunu kanıtlama çabasına girerken doğruyu unutmanın mümkün çizgisinin kesinleştiği bir insanlıktan bahsederken.Elbette bütün insanlardan bahsetmiyor herkesi karalamıyorum yazdıklarımın eseri ve benim aynam olan kalemimle ama mürekkep kokusunun yerini kimi zaman kan kokusu alıyor istemsizce,insanlık ölüyor kanı ben yazdıkça mürekkebe işliyor,vicdan ölüyor,tatlı dil ölüyor ve en dehşet vericiside insan dediğimiz ve Yaradan'ın kusursuz bir şekilde kıymet verip yoktan var ettiği bir tür olarak adlandırılan insanlar ölüyor iyi veya kötü farketmeksizin,herkes kendi ayırtmadığı bu ahiret treninden nasibi olan koltuğu alıyor.Anlamak zahmetli iş herkes beceremez,hele cahil birisi asla.Anlatılmak istenenin değilde anlamak istediğini anlayacak olanlara her bakımdan sağırlara ve körlere anlatmak ne mümkün.Herkesin birer zırhı var,herkesin birer tanrısı kimisinin tanrısı bir eşya kimisininki bir şarkı...Derinin kalınlaşmasıda sanırım bu şekilde doğruyu unutup,yanlış olanlara inanıp bağlanmak ve geri kalanları önemsememek,zaten bunun sonu azgınlığa ve koca bir neslin kendi kazdığı kuyuya düşmesiyle son buluyor.Halbuki açılan kuyulara birer tohum atsak,bedenimizi elbet bir gün alacak toprağa güzel bir hediye bahşetsek.Bu şekilde iyiyim diyenler varsa son mısralara çevirsin gözlerini.Kendi içinde huzurlu olmak her şeye sahip olmaktan geçmiyor doğru şeylere sahip olmaktan geçiyor zira huzur ve doğruluk yoksa zenginliklerle dolu olmak bir gölde yaşayıp susuzluktan ölmeye benziyor...</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2020-09-24 14:47:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/776053082</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ayşenur Ölmez 11/D </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/776299939</link>
         <description><![CDATA[<div>İnsan büyüdüğünü ne zaman anlar?”Eskiden yaşansa dokuz köyü ateşe vereceğin şeylere kibrit bile yakmıyorsun.”Biliyorsun ki ne dersen de senin sözlerini dinlese bile kalbinde evirip çevirerek kendi bilmek istediğine yoruyor karşındaki insan.Söylediğin sözler etkilemiyor bile onu.Söylemek istediğin onca söz varken avazın çıktığı kadar susuyorsun .Söylemek istediklerini de söyleyemiyorsun...</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2020-09-24 15:37:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/776299939</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Zeynep Şevval Aran 11/D</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/776782611</link>
         <description><![CDATA[<div>İnsanlığa verilmiş en güzel nimetlerden biriydi söz.Kendini ifade edebilmeni,bildiklerini paylaşmanı bazen de gönüllere yer etmeni sağlayandı.Zamanla insanlık söze daha fazla değer vermeye başladı. İlk başta kurdukları basit cümleler asırlar boyu unutulmayacak sözlere,şiirlere dönüşecekti.Çoğu zaman savaş ve barış nedeni dahi sayılacaktı.Ama en çok aşkı,doğruyu,inancı anlatmakta kullanılacaktı. Hatta söz bir tasdikleyici olacaktı dinde.Kurulan muazzam cümleler inançsızların azını açık bırakacaktı.Yaratıcı inanmayanlara söylediklerinin dengini getirmesi isteyecekti.Yunus'un dedikleri yüzlerce yıl kalplere kazınacaktı.Aşk'a dair söylenenler kalplerimizi ısıtacaktı her duyduğumuzda.Bunlar insana dilini daha iyi bilmesi,kelimelerle küçük oyunlar oynaması ve söze daha derin bir anlam yüklemesi gerektiğini öğretecekti.Yıllar geçti ve insan sanayiyi ,makineyi keşfetti.Uzağı yakın yaptı.Hemde hiç istemeyeceği kadar...Makineleşen toplumda insanın düşünceleri de duyguları da makineleşti.Dilini unuttu,benliğini kaybetti.İnsan söze vermesi gereken değeri vermedi. Bunun karşılığında ,söz de insana vermesi gereken ne varsa vermedi.İnsan sözü unuttu,söz de insanı...</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2020-09-24 17:15:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/776782611</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Nisanur ÖZDEMİR 11/D</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/778591008</link>
         <description><![CDATA[<div>Vicdan , insanın yüksek mahkemesidir . Oradaki davalara doğru hükümler koymak kendi elimizdedir. Bu hükümleri koyma işinde artık eskisi kadar tutarlı değiliz sanırım.  Etrafımızda olan olaylar , söylenen fikirler , sözler,  insan türünün vicdanına işleyemiyor gerçekten . Kendimizi kelimelerle var eden insanlar olmak çağlar geçtikçe daha da zorlaşıyor . Sözcüklerin efsununa kapılan insan sayısı daha da azalıyor . " İki şey insanı çileden çıkarır : Söylenecek yer de susmak , susacak yerde söylemek ."  demiş Yunus Emre . Bu azgın çağ , çileden çıkaran bu iki eylemi de harikulade bir şekilde yapıyor . Sözlerimizi dile getirirken nasıl söylediğimizi önemsemiyor da olabiliriz fakat üslup çok önemli ! Bir yerde okumuştum . Üslup , doğru sözün celladıdır çünkü . </div>]]></description>
         <pubDate>2020-09-25 07:58:44 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/778591008</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Zehra ACAR 11/D</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/781300198</link>
         <description><![CDATA[<div>Eskiden insanların daha alçak gönüllü ve insanların sözlerine daha itibar eden kişiler olduğunu düşünüyorum .Örneğin bir kusur etse özür dilemeyi bilen insanlardı.Ama artık insanlar daha acımasız ve duygusuz .Adeta yaşayan robotlar gibi....İnsanların ne düşündüğü ne söylediği umurlarında bile değil yanı başında gerçekleşen en acımasız olaya karşı bile tepkisiz kalacak kadar vicdanları kararmış..<br>Vicdandır aslında insanı insan yapan,vicdan olmasa karşımızdaki olaylara,duyduğumuz sözlere karşı tepkisiz kalsak robottan hiçbir farkımız olmaz.<br>İnsanların azgınlıkları  gitgide artıcak,insanların kalınlaşmış derisi daha çok kalınlaşıcak,ve bizler vicdanları olmayan birer yaratık olucaz.....</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2020-09-26 11:43:32 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/781300198</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Dali’nin tablosu</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/781504534</link>
         <description><![CDATA[<div>Kendimi söz hakkı aldığımda tam ifade edemediğimi düşündüğüm için buraya yazmak istedim aslında bir diğer sebebi de fikrimin değişmiş olması. Okur musunuz, burayı ziyaret eder misiniz bilmiyorum ama yazayım; içimde kalmasın:) <br><br>   Bence.Dali’nin birçok anısı var ve bu anıları zamanın simgesi olan saat ile vurgulayarak bir akımı delmiş. Çoğunluğu untulmuş, umutsuz, kaygılı ve korkmuş anıları var Dali’nin. Dar ağacında sallanan, ne olduğunu somut olarak tarif edemediği ama bir yandan rengiyle masumluğunu şekli ile bunun acınasılığını vurguladığı ve iradesinin sonucu olan stresinin boğuculuğunu hissettiği fakat unuttuğu ama var olan anıları var. Zihninin uzayında birer yıldız gibi parlayan. <br><br>    Dali’nin hayatı elbette bunlardan ibaret değil belki unutmak istemediği fakat sadece varlığını hissettiği birçok anısı var, evet ama bunların yanında hayata tutunan tutkusunu yansıttığı kırmızı ile süslenmiş içinde inci taneleri olan değer verdiği belki bir kadın, belki bir çocuk, belki bir can, belki... birçok şeyi var. Ama varlar ve değerliler öyleki Dali bunları sıradanlara açmıyor belki hiçbir şeye açmıyor. Açılmaz bir midyesi var ağzını sıkı sıkı kapattığı...</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2020-09-26 16:24:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/781504534</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Tamara </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/785685214</link>
         <description><![CDATA[<div>Biz insanlara artık söz işlemiyor, söz bitti demek ne kadar doğru dünyada yarası kanayan bireyler olduğu halde... Bunların ne kadar tehlikeli olduğundan haberimiz olmayınca diyoruz işte bunları ... Kanayan yaraların merheminin bizde olduğunu fark edemiyoruz bile... Böyle düşünmeye devam ettiğimiz müddetçe sorumluluk duymayayan insanlar olacağız ve cürüm işlemeye devam edeceğiz. Yani birer canı olacağız. Sende de, bende de, bizde de çok kıymetli düşünceler var. Ams içimizde hapsetmenin doğru olduğunu ve buna mahkum olduğumuzu düşünüyoruz. Belki de meçhul sebeplerden dolayı. 'söz bitti' diyenlerin kazanmasını izlemek kadar aciz olduğumuzu düşünmüyorum. Daha cesur olduğumuza eminim. İçimizdeki sese 'konuş gizli güç, konuş.' demeliyiz. Yansıtmalıyız  bunu yaşadığımız cemiyete. Artık bizi durduran her ne varsa ona bir dur demenin zamanı geldi de geçiyor bile. Merhemin bizde olduğunu her daim anımsayarak kabusun kaynağına inmeli ve tek çare olan yazmak eylemini asla ihmal etmemeliyiz. Merhum üstad Nuri Pakdil'in deyişiyle "Silahın panzehridir kalem."  Günümüzü ne kadar iyi okursak istikbalimizi de o kadar iyi şekillendirebiliriz.<br>Şimdi de diyeceksiniz ki kitaplar, yazılar, sözler eski ehemmiyetiniz kaybediyor ve yerini film ve dizilere bırakıyor. Hayır efendim çok yanılıyorsunuz. Ehemmiyeti her geçen gün daha da artıyor. Unutuyorsunuz galiba film ve dizilerin sahnelenmeden önce yazı olduğunu. <strong>EDEBİYAT </strong>terimi hayatımızda var olduğu sürece hep ileriye doğru adım atacağız. Çünkü yazmak yaralara merhem oluyor. Neşretmeye adım atınca da merhem etkisini daha çok gösteriyor. E nihayet "ben yanmazsam, sen yanmazsan, biz yanmazsak karanlıklar nasıl çıkar aydınlığa..." Umut kapısında durmaya devam... <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2020-09-28 19:20:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/bulentkoksalll/608hp6w7bg1zmmo9/wish/785685214</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
