<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>10.sınıf Biyoloji Padlet&#39;im  by taner arslan</title>
      <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2019-09-21 11:47:33 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2019-12-07 15:23:20 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>DNA bütün hücrelerde bulunmak zorundadır. Peki RNA bütün hücrelerde bulunmak zorunda mıdır?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387549750</link>
         <description><![CDATA[<div>Evet bulunmak zorundadır. Çünkü Canlı varlıklar, cansızlardan farklı olarak belirli bir kimyasal dizilime sahiptirler. Bu kimyasal dizilim belirli bir kod sayesinde meydana gelmektedir. Bu doğrultuda tüm canlılarda DNA ve RNA nükleik asitlerini içerirler.<br><br><br><br>Kaynakça: Eodev.com - https://eodev.com/gorev/9213368#readmore</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-21 11:52:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387549750</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bütün bitkilerde hücre duvarı var mıdır?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387551694</link>
         <description><![CDATA[<div>Bütün organizmalar belirli şekillerini korumak için mekaniksel bir dayanağa gereksin­me duyarlar. Hayvanlarda bu destek iskelettir; bitkilerde ise bütün hücreler “hücre çe­peri” denilen sert bir yapı ile çevrilmiştir. Böylece protoplasmik olmayan çeper varlığı bitki hücrelerini hayvanlardan ayıran önemli bir özelliktir. Çok az bitki hücrelerinde çeper yoktur.Bitkilerde çepersiz hüc­relere örnek algler ve mantarların hareketli sporları, alçak ve yüksek bitkilerin eşeni hücreleridir.<br><br><br><br>Kaynakça: <a href="https://www.biyologlar.com/bitki-hucre-ceperi">https://www.biyologlar.com/bitki-hucre-ceperi</a></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.budulgan.com/wp-content/uploads/2015/11/Bitki-H%C3%BCcresinde-H%C3%BCcre-Duvar%C4%B1.png" />
         <pubDate>2019-09-21 12:04:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387551694</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Algler nedir?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387552071</link>
         <description><![CDATA[<div>Algler ekosistem içerisinde oldukça önemli bir göreve sahiptir.. Halk arasında daha çok su yosunu olarak tanınan algler, kendi içerisinde iki gruba ayrılmaktadır. Bu ayrılma ise, hücre tiplerine göre gerçekleşmektedir. Bu gruba ayrılma, ekaryotik ve de prokaryotik hücre tipine göre gerçekleşmektedir. Ekaryot hücre, gelişmiş hücre yapısını temsil ederken, prokaryot ise basit yapılı hücre tipini temsil etmektedir. Yeryüzünde yaşamını sürdürmekte olan alglerin oldukça farklı türleri bulunmaktadır. Bunun nedeni ise, prokaryotik ve aköryatik hücre özellikleri, hücre çekirdeğinin yapısı ve de kromofor yapısında meydana gelen pigment dağılımı, üreme farklılıkları ve kamçı gibi durumlardır. Ekosistem içerisinde alglerin oldukça değişik alanlarda yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Algler, asıl olarak sulu alanlarda yaşamlarını devam ettirirlerken, aynı zamanda karlı ve buzlu alanlarda da yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Algler, su ekosisteminin işleyişi ve de devamlılığı açısında oldukça önemli roller üretmektedirler. Sularda bulunan karbondioksit ve su, ışığın da etkisi ile algler tarafından karbonhidrata dönüştürülmektedir.<br><br><br><br><br>Kaynakça: <a href="https://www.bilgiustam.com/algler-nedir-gorevleri-nelerdir/">https://www.bilgiustam.com/algler-nedir-gorevleri-nelerdir/</a></div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.bilgiustam.com/resimler/2013/07/4267_alg2-300x200.jpg" />
         <pubDate>2019-09-21 12:06:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387552071</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bakterilerde de bitkilerde de hücre duvarı vardır peki ya neden bakteriler boğumlanarak bölünürken bitkiler ise ara lamel ile bölünür?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387553343</link>
         <description><![CDATA[<div>Bakterilerdeki hücre çeperi esnek yapıya sahiptir ondan dolayı boğumlanarak bölünür. bitkilerdeki hücre çeperi ise sert yapıya sahiptir ondan dolayı ara plak ( lamel ) ile bölünür.</div><div><br><br><br><br>Kaynakça: <a href="https://eodev.com/gorev/6246626">https://eodev.com/gorev/6246626</a></div>]]></description>
         <enclosure url="https://2.bp.blogspot.com/-MxFQuoAeyqw/WByPDBfAEeI/AAAAAAAAAKQ/pSWPbip6ZE80bTTzp0DhAtwNmIAjJiF8ACLcB/s1600/prokaryot-h%25C3%25BCcre-nedir.jpg" />
         <pubDate>2019-09-21 12:14:51 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387553343</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Virüslerin çalışma mantıkları nedir?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387561108</link>
         <description><![CDATA[<div>Virüsler, çevremizin her yerinde yalnızca bir konakçı hücrenin gelmesini beklemektedir. Deri, burun veya ağız yoluyla vücudumuza misafir olabilirler. Örneğin; soğuk algınlığı ve grip virüsü, solunum ya da sindirim sistemlerindeki hücrelere misafir olacak ve saldıracaktır. <a href="https://sinirbilim.org/aids-edinilmis-bagisiklik-eksikligi-sendromu/">AIDS</a>‘e neden olan insan bağışıklık yetmezlik virüsü (HIV) ise bağışıklık sisteminin <a href="https://sinirbilim.org/t-hucresi/">T hücrelerine</a> saldıracaktır.<br><br></div><div>Konakçı hücrenin türüne bakılmaksızın tüm virüsler, litik döngü olarak da bilinen temel adımları takip eder:<br><br></div><ul><li>Bir virüs parçacığı, bir konak hücreye bağlanır.</li><li>Parçacık genetik bilgilerini konakçı hücreye bırakır.</li><li>Parçacığın hücreye bıraktığı genetik bilgi konakçı hücrenin enzimlerini görevlendirir.</li><li>Enzimler yeni virüs partikülleri için parçalar oluşturur.</li><li>Yeni parçacıklar yeni virüsler haline getirilir.</li><li>Oluşan parçacıklar konak hücresinden kopar.</li></ul><div><br><br><br><br><br>Kaynakça: <a href="https://sinirbilim.org/virusler-nasil-calisir/">https://sinirbilim.org/virusler-nasil-calisir/</a></div>]]></description>
         <enclosure url="https://i.ytimg.com/vi/3M9VmZ0HTxU/hqdefault.jpg" />
         <pubDate>2019-09-21 13:02:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387561108</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hücresel solunum nedir?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387563027</link>
         <description><![CDATA[<div>Hücreler, canlılığını devam ettirmek ve çoğalmak için enerjiye ihtiyaç duyar. Fotosentezle üretilen organik besinler ve oksijen, solunum olayında kullanılarak enerji elde edilir.<br><br></div><div>Hücrelerde; glikoz, yağ asidi, gliserol, amino asit gibi moleküllerin yapısındaki kimyasal bağ enerjisi ile ATP sentezlenmesine <strong>hücresel solunum </strong>denir.<br><br><br><br><br>Kaynakça: </div><div><a href="https://www.fikir.gen.tr/hucresel-solunum-nedir-hucresel-solunumun-onemi-nedir/">https://www.fikir.gen.tr/hucresel-solunum-nedir-hucresel-solunumun-onemi-nedir/</a></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-21 13:13:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387563027</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kod, kodon, antikodon nedir?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387564238</link>
         <description><![CDATA[<div>Protein sentezinde 20 çeşit aminoasit kullanılır.Bu aminoasitlerin sırasının,çeşidinin,sayısının belirlenmesi icin DNA üzerinde özel şifreler vardır.Bu şifreler nükleotitlerden oluşur.<br>-DNA yapısını oluşturan nükleotitler üçlü kombinasyonlarda şifre oluşturur.Bu şifrelere "kod" adı verilir.<br><br>DNA'lar üzerindeki protein şifresini veren bölüme gen denir.Genlerde iki zincir bulunur.Genlerde protein sentezinin şifresini mRNA'ya aktaran zincire anlamlı zincir,diğerine de tamamlayıcı zincir denir.<br>-DNA'daki kodların mRNA'ya aktarılması ile mRNA'da olusan üçlü nükleotit dizilerine "kodon" denir.<br><br>mRNA'daki kodon dizilişine göre robozomlara aminoasit getiren tRNA'ların özel üclü nükleotit dizilerine "antikodon" denir.<br><br><br>Kaynakça: Eodev.com - https://eodev.com/gorev/1722527#readmore</div>]]></description>
         <enclosure url="https://1.bp.blogspot.com/-iFqJSLPmeBo/WiSWpKEs6OI/AAAAAAAAPr0/PkoywI8S7L0tuojBkauio3BEuRT9EiBCgCLcBGAs/s1600/DNA_zinciri.jpg" />
         <pubDate>2019-09-21 13:20:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/387564238</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hücreye dışarıdan yabancı protein ekleyebilir miyiz?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/394092309</link>
         <description><![CDATA[<div>'Proteinler, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Amino_asitler">amino asitlerin</a> yapıtaşlarından oluşan polimerlerdir. Her proteinin kendisine has özelliklerinin olmasını sağlayan özel amino asit dizilimleri vardır.'   <br>Bu bilgiye göre her proteinin kendine has bir şifresi vardır. biz bu şifreyi bilemeyeceğimiz için istesek de dışarıdan protein ekleyemeyiz diye düşünüyorum.<br><br><br><br><br>Kaynakça:  <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Protein">https://tr.wikipedia.org/wiki/Protein</a> <br>(ülkemizde yasak olduğu için VPN kullanarak giriş yapınız lütfen kaynakçaya )</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-06 11:55:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/394092309</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kas ve sinir hücreleri doğuştan bölünmeye başlayıp bir süre sonra durur mu yoksa hiç bölünmez mi?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/394096443</link>
         <description><![CDATA[<div>Bir memeli dokusunun bir fotoğrafını çekseydik muhtemelen bölünen bir hücreyle karşılaşırdık. Bu anlaşılabilir bir durum, çünkü her hücre başka bir hücrenin mitoz bölünme geçirmesi sonucu oluşur. Ancak sinir hücreleri yani nöronlar bu durumun bir istisnasıdır. Sinir hücrelerinin bu yeteneklerini doğumdan itibaren kaybetmeye başladıkları düşünülüyor. <br><br><br><br>Kaynakça: <a href="http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/sinir-hucrelerinin-kendilerini-yenileyemedigi-dogru-mu">http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/sinir-hucrelerinin-kendilerini-yenileyemedigi-dogru-mu</a></div>]]></description>
         <enclosure url="http://www.psikolojik.gen.tr/images/sinir-hucresi.jpg" />
         <pubDate>2019-10-06 12:33:50 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/394096443</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İnsan genom projesi nedir?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/394098470</link>
         <description><![CDATA[<div><br>Proje, insan genomundan 175.000 baz çiftlik parçalar yapay bakteri kromozomlar haline getirip bakterilerde çoğaltılarak gerçekleştirilmiştir. Dizi çözümlemeleri yapıldıktan sonra, parçaların birbiriyle örtüşen dizileri belirlenmiş ve her parçanın özel enzimlerce kesilme profili kaydedilerek genomdaki yeri saptanmıştır. Bu çalışmalarda otomatik DNA dizi analiz teknikleri ve bilgisayar teknolojilerindeki hızlı gelişmelerin büyük katkısı olmuştur.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan_Genom_Projesi#cite_note-Bilim_ve_Teknik-1"><sup>[1]<br></sup></a><br></div><div><br>Projenin sonucu, etik tartışmaları da beraberinde getirdi. Çünkü bu projenin, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96jenik">öjenik</a> çalışmaların önünü açacağı ve bu amaç doğrultusunda yapılacak deneysel girişimlere de hız kazandıracağı belirtiliyor. Projeye karşı çıkanlar bu projenin, doğanın doğal düzenini tehlikeye atacağını ve insanın, istihdamdan sigortaya kadar günlük yaşamın her alanında “genetik ayrımcılığa” yol açacağını ileri sürmekte. Muhalifler özellikle <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96jenizm">öjenizm</a> faktörünün altını çizerken, bu projeyle insanların, diğer canlı türlerinin genleriyle beraber yapılacak deneysel çalışmaların sınırlarını büyük ölçüde genişleteceğini, bu yüzden de sonu belirsiz bir biyolojik ve ekolojik felakete götüreceğini öne sürüyorlar.<br><br><br>Kaynakça: <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan_Genom_Projesi">https://tr.wikipedia.org/wiki/İnsan_Genom_Projesi</a><br>(ülkemizde yasak olduğu için VPN kullanarak giriş yapınız lütfen kaynakçaya)<br><br></div>]]></description>
         <pubDate>2019-10-06 12:52:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/394098470</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kromozom sayısı ile canlının gelişmişliği arasında bir ilişki var mıdır?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/394098884</link>
         <description><![CDATA[<div> Canlıların gelişmişliği ile kromozom sayısı ile bir ilişki kurulmak istendiğinde bu durumda kromozom sayısı ile canlıların gelişmişliği arasında bir ilişkinin olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir Bu ikisi arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır. Örneğin en gelişmiş canlı olan insanda 46 kromozom varken at kuyruğu bitkisinin kromozom sayısı 216 adettir ve insana göre oldukça fazladır. Canlıların gelişmişlik düzeyini belirleyen şey kromozom sayısı değil kromozomlar üzerinde bulunan genlerin yapı ve düzenleri ile ilgilidir. <br><br><br><br></div><div>Kaynakça: <a href="https://www.egitimsistem.com/kromozom-sayisi-ile-canlinin-gelismisligi-arasinda-bir-iliski-var-midir-31494h.htm">https://www.egitimsistem.com/kromozom-sayisi-ile-canlinin-gelismisligi-arasinda-bir-iliski-var-midir-31494h.htm</a></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-06 12:56:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/394098884</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Enzimlerin görevleri nelerdir?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/397095925</link>
         <description><![CDATA[<div>Canlı yapısı içerisinde gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonların <strong>aktivasyon enerjisini</strong> ihtiyaç duyulan minimum seviyeye çekerek reaksiyonu hızlandıran ve reaksiyon tamamlanması sonucu hiçbir değişikliğe uğramayan biyolojik katalizörlere <strong>enzim</strong> denilmektedir.</div><div>Canlı yapısı hücrelerin içerisinde gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonlar, dış ortamda meydana gelen reaksiyonlara oranla;</div><ul><li>Daha hızlı</li><li>Düşük ısıda</li><li>Dar bir pH derece aralığında gerçekleşmektedir.</li></ul><div>Canlıların hücreleri içerisinde gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonların katalizör görevini üstlenen biyolojik katalizörler enzimlerdir. Enzimler tanımı içerisinde yer aldığı üzere girdiği reaksiyonu hızlandırmaktadır.<br><br></div><div><strong>Enzimlerin Görevleri</strong></div><ul><li>Reaksiyon hızlarının canlı için uygun hale gelmesini sağlamak.</li><li>Reaksiyonların başlaması için ihtiyaç duyulan aktivasyon enerjisini düşürülmesini sağlar.</li><li>Reaksiyona giren maddeler sonucu oluşan enerjilerin canlı yapısına zarar vermemesi için enerji kontrolünü sağlamak.</li></ul><div><br><br><br><br>Kaynakça:<a href="http://www.yenibiyoloji.com/enzimlerin-gorevleri-nelerdir-386/">http://www.yenibiyoloji.com/enzimlerin-gorevleri-nelerdir-386/</a></div>]]></description>
         <enclosure url="http://www.biyolojisitesi.net/uniteler/yasam-bilimi/images/enzim-yeni-seffaf_1.png" />
         <pubDate>2019-10-13 11:15:19 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/397095925</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İnterfaz evrelerinin uzunluğu ne kadardır?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/397096761</link>
         <description><![CDATA[<div> •İnsan hücrelerinde hücre döngüsü ortalama 24 saat olarak kabul edilirse, G1 fazının bu döngüde ortalama 5-6 saat sürebilir. <br> •Sentez fazı olarak bilinen S fazı  yaklaşık 10-12 saat sürer. Bu aşamada hücrede temelde DNA sentezi gerçekleşir. <br> •G2 evresi 4-6 saat civarında sürer ve yine yoğun sentezlerin yapıldığı bir evredir. <br> • M fazı tüm hücrelerde görülen ve hücre döngüsü içinde yaklaşık 1 saat süren bir safhadır. <br><br><br>Kaynakça:<a href="http://abl.gtu.edu.tr/hebe/AblDrive/71167157/w/Storage/217_2011_1_111_71167157/Downloads/mbg-111-biyoloji-unite-12.pdf">http://abl.gtu.edu.tr/hebe/AblDrive/71167157/w/Storage/217_2011_1_111_71167157/Downloads/mbg-111-biyoloji-unite-12.pdf</a></div>]]></description>
         <enclosure url="https://2.bp.blogspot.com/-z-tf5CXm58g/WclGEzW48nI/AAAAAAAADiQ/QLxKKf0UK2sGARBkEizTnwm6USSVQWxzwCEwYBhgL/s1600/hd1.png" />
         <pubDate>2019-10-13 11:24:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/397096761</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DNA Replikasyonu </title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/397098245</link>
         <description><![CDATA[<div><a href="https://www.youtube.com/watch?v=AuNXSs8eSmo">https://www.youtube.com/watch?v=AuNXSs8eSmo</a><br>Linke tıklayarak dna replikasyonunun nasıl gerçekleştiğini öğrenebilirsiniz.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-13 11:43:14 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/397098245</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Hücre neden yaşlanır?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/400926243</link>
         <description><![CDATA[<div><strong><br>Hücre yaşlanması</strong>, bir hücrenin belli bir sayıda <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Mitoz">mitoz</a> bölünme geçirdikten sonra iç ve/veya dış etkiler sonucu bölünebilme yeteneğini kaybetmesi. Hücre yaşlanmasının çok az görüldüğü (örn. bazı soğukkanlı hayvanlar) veya hiç görülmediği canlılar (örn. <a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87ok_y%C4%B1ll%C4%B1k_bitkiler&amp;action=edit&amp;redlink=1">çok yıllık bitkiler</a>) da vardır.<br><br></div><div><br>Hücre yaşlanması ve <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Programlanm%C4%B1%C5%9F_h%C3%BCcre_%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC">programlanmış hücre ölümü</a>, <a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=DNA_k%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1&amp;action=edit&amp;redlink=1">DNA kırılması</a> veya <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Toksin">toksinlerin</a> etkisi sonucu hücrelerde ilerde <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kanser">kansere</a> dönüşebilecek derecede hasar birikmesini engellemek için alternatif savunma mekanizmalarıdır. Kromozom uçlarını koruyan <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Telomer">telomerlerin</a> kısalması hücre yaşlanmasının en önemli sebeplerindendir. Örneğin, bazı kanser türleri yeniden etkinleştirdikleri <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Telomeraz">telomeraz</a> sayesinde telomer uzunluklarını koruyarak hücre yaşlanmasından kaçabilmekte ve sınırsız olarak bölünebilmektedirler.<br><br><br>Kaynakça: <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCcre_ya%C5%9Flanmas%C4%B1">https://tr.wikipedia.org/wiki/Hücre_yaşlanması</a><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://cdn.yeniakit.com.tr/images/news/625/telomer-tedavisi-nedir-nasil-yapilir-h1509432115-fa0008.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 15:17:52 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/400926243</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ayuvarların DNA &#39;sı var mıdır?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/400933082</link>
         <description><![CDATA[<div>'Alyuvar oluşumunda DNA sentezi için gerekli olan folik asit ve B12 vitamininin önemi büyüktür. Eksikliklerinde DNA sentezi azalır, olgunlaşma ve bölünme yetersiz olur , makrosit adı verilen normalden büyük, hücre zarı dayanıksız, düzensiz, geniş, oval şekilli alyuvarlar oluşur.' <br>Yani burdada belirtildiği kadarıyla dna sentezi yavaşlıyorsa alyuvarların dna üretiminde bir rolü var demektir ve dna üretiminde varsa eğer alyuvar alyuvarın içinde dna olması mantıksız olur<br><br><br><br>Kaynakça: <a href="https://www.populermedikal.com/2014/03/31/kirmizi-kan-hucreleri-eritrositler/">https://www.populermedikal.com/2014/03/31/kirmizi-kan-hucreleri-eritrositler/</a></div>]]></description>
         <enclosure url="http://www.derszamani.net/wp-content/uploads/2016/03/alyuvar_256363595.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 15:27:13 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/400933082</guid>
      </item>
      <item>
         <title>3n kromozomlu hücreler var mıdır?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/400945557</link>
         <description><![CDATA[<h1>Poliploitlik</h1><div><strong><br>Poliploitlik</strong>, bir <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCcre">hücrenin</a> ya da <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Organizma">organizmanın</a>, her bir <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kromozom">kromozomununun</a> ikiden fazla kopyasına sahip olması durumudur.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Poliploitlik#cite_note-1"><sup>[1]</sup></a> Organizmalar çoğunlukla <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Diploit">diploit</a> olmakla birlikte, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCcre_b%C3%B6l%C3%BCnmesi">hücre bölünmesinin</a> olması gerektiği gibi gerçekleşmemesi sonucu, poliploit hücre ve organizmalar ortaya çıkabilir.<br><br></div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-22 15:44:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/400945557</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kromozomlar </title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/400950167</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://i.stack.imgur.com/KXa9S.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 15:50:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/400950167</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Protein sentez mekanizması nedir?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/421175207</link>
         <description><![CDATA[<div>Genlerdeki genetik bilginin ribozomlardaki proteinlere dönüşme süreci iki ana basamakta gerçekleşmektedir.<br><br></div><div><br></div><div>Bunlar:<br><br></div><ul><li>DNA’nın bir ipliğinin üzerindeki genetik kodlara uygun olarak mRNA sentezinin gerçekleştiği transkripsiyon olayı,</li><li>mRNA’nın, şifrenin kopyasını alıp sitoplazmaya geçmesinden sonra ribozom tarafından okunup protein sentezinin gerçekleştiği evre olan translasyon evresidir. Francis Crick, 1958 yılında bu sürece santral dogma adını vermiştir.</li></ul><div><br>Transkripsiyon<br><br></div><div>Protein sentezi başlamadan önce DNA üzerinden mRNA sentezinin gerçekleşmesi gerekir. Bu sentez, RNA polimeraz enzimi tarafından gerçekleştirilir. Protein sentezi için bilgi taşıyan genin iki sarmalı RNA polimeraz tarafından kısmî olarak çözülür.<br><br></div><div><br></div><div>Genin iki ipliğinden RNA sentezi için kalıp görevi yapana anlamlı iplik, karşısındakine ise tamamlayıcı iplik denir. Anlamlı iplikteki nükleotitlerin her birinin karşısına mRNA sentezi için uygun nükleotit gelir. Adeninin karşısına urasil, timinin karşısına adenin, guaninin karşısına sitozin, sitozinin karşısı- na ise guanin nükleotidinin gelmesiyle anlamlı ipliğin karşısında bir mRNA zinciri sentezlenmiş olur. Bu olaya transkripsiyon denir .<br>Sentezlenen tüm mRNA moleküllerinin ilk üç nükleotidi, başlatma kodonunu oluşturan adenin, urasil ve guanindir (AUG). Durdurma kodonlarından birine (UAA, UAG veya UGA) gelindiğinde ise mRNA’nın sentezi sona erer, böylece transkripsiyon süreci tamamlanmış olur. RNA polimeraz enzimi DNA’dan ayrılır ve DNA’nın iki ipliği tekrar birleşir. Sentezlenen mRNA, çekirdekten çıkar ve sitoplazmaya geçerek ribozomun küçük alt birimine bağlanır.<br><br></div><div>Translasyon<br><br></div><div>Sitoplazmaya geçen mRNA’nın, ribozomun küçük alt birimine bağlanması ile translasyon olayı başlar. mRNA’nın başlatma kodonu (AUG), ribozom tarafından okunur. AUG kodonunun karşılığı olan UAC antikodonuna sahip tRNA, sitoplazmada metiyonin amino asidini kendine bağlar. Bu sırada ATP harcanır. tRNA, taşıdığı metiyonin amino asidini mRNA’nın başlatma kodonuna karşılık gelecek şekilde ribozoma getirir. İlk amino asit ribozoma getirildikten sonra ribozomun büyük alt birimi küçük alt birimine bağlanır ve böylece protein sentezi başlar .<br>Sonraki aşamada ikinci kodon okunur ve bu kodona karşılık gelen antikodona sahip tRNA, aynı şekilde sitoplazmada kendi amino asidini bağlayarak ribozomdaki ilk tRNA’nın yanına yerleşir. Bu iki tRNA’nın taşıdıkları amino asitler arasında peptit bağı kurulur .İlk amino asit, ikinci amino aside bağlandıktan sonra ilk amino asidi getiren tRNA, çıkış bölgesine gelerek ribozomu terk eder. Bu sırada ribozom, mRNA’nın üzerinde bir kodon kayar ve üçüncü kodonu okur. Üçüncü kodonun okunması ile bu kodona karşılık gelen ve üçüncü amino asidi taşıyan tRNA ribozoma girer. İkinci amino asit ile üçüncü amino asit peptit bağı ile bağlanır. Amino asidini bırakan ikinci tRNA da aynı şekilde çıkış bölgesinden ribozomu terk eder .Dikkat edilecek olursa ribozomda tRNA’ların bulunabildiği üç bölge vardır. Bu bölgelerden birincisi tRNA’nın ribozoma girdiği, ikincisi amino asitlerin birbirine bağlandığı, üçüncüsü ise amino asidini bırakan tRNA’nın ribozomu terk ettiği bölgedir. Okunma ve amino asitlerin birbirine bağlanması son amino asit gelinceye kadar devam eder. Ribozom, mRNA’nın sonundaki durdurma kodonuna geldiğinde bu kodona karşılık gelen antikodona sahip tRNA bulunmadığından buraya amino asit getirilemez. Durdurma kodonu, sonlanma faktörü adı verilen proteini bağlar. Bu protein, sentezlenmiş olan polipeptid zincirinin tRNA’dan koparak serbest kalmasını sağlar.<br><br></div><div>Eğer aynı protein çeşidinden çok sayıda üretilmesi gerekiyorsa mRNA, aynı anda çok sayıda ribozom tarafından okunabilir; buna polizom adı verilir. Polizom durumunda enerji ve zaman tasarrufu sağlanarak bir protein çeşidinden aynı anda çok sayıda üretilmiş olur .<br><br><br><br><br>Kaynakça:</div><div><a href="https://www.canlibilimi.com/protein-sentezi-nedir-asamalari-nelerdir/">https://www.canlibilimi.com/protein-sentezi-nedir-asamalari-nelerdir/</a><br><br></div>]]></description>
         <pubDate>2019-12-07 15:05:12 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/421175207</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Toprak altı ve toprak üstü gövdeler nelerdir?</title>
         <author>Taner_arslan</author>
         <link>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/421175916</link>
         <description><![CDATA[<div>Genellikle ilkbaharla birlikte yeşeren,sonbaharda sararıp kuruyan,kışın ise yok olan gövdelere otsu gövde denir. İnce, zayıf gövdeleri olan otsu bitkiler 1-2 yıl yaşarlar. Fasulye, mısır, ıspanak gibi sebzelerle; yonca, çayır çimen otları gibi bitkiler otsu gövdelere örnek olarak verilebilir.<br><br>Otsu bitkiler, yer altı gövdeleri ve yer üstü gövdeleri olmak üzere iki tip gövde yapısına sahiptir.<br><br><strong>1-Otsu Gövdelerr<br></strong><br>Yer Üstü Gövdeleri<br>a-Sarılıcı gövde:Örnek; sarmaşık, asma, fasulye<br>b-Sürünücü gövde:Örnek; çilek, karpuz, kavun<br>c-Dik gövde:Örnek; gül, zambak<br>d-Kısa gövde:Örnek; havuç, turp<br><br>Yer Altı Gövdeleri<br>a-Rizom gövde:Örnek; iris (mührü süleyman), manisa lalesi, ballı baba<br>b-Yassı gövde:Örnek; soğan, sarımsak, pırasa<br>c-Yumru gövde:Örnek; patates<br>Otsu gövdeler sadece bir sezon yaşayıp ölen bitkilerde görülür. Bu bitkilerdeki gövdeler, zayıf, sulu ve yeşil olurlar. Bitki sadece yapraklarıyla yapacağı fotosentez le yetinmeyip gövdesiyle de yapar. Bu şekilde kısacık bir zamanda çok zengin bir besin deposu hazırlanmış olur. Domates, patlıcan, lahana, karpuz, kavun gibi birçok örnek verebiliriz.<br><br><strong>2-Odunsu Gövde</strong><br><br>Ağaçlarda olduğu gibi, çok yıl yaşayan bitkilerin sağlam ve sert yapılı gövdelerine odunsu gövde denir. Odunsu gövdeli bitkiler, gövdeleri her yıl biraz daha kalınlaşarak ve boyuna uzayarak büyürler. Gövdeleri sert kalın ve dayanıklıdır. Gövdede bulunan hücrelerin, çeperlerinde odun özü birikir. Odun özü bitkiye sertlik ve sağlamlık verir. Elma, armut, şeftali, kiraz gibi meyveli ağaçlarla, çam, söğüt, kavak gibi meyvesiz ağaçlar odunsu gövdeli bitkilerdir.<br><br>Gövde Türleri:<br><br>Sürünücü Gövde;<br>Bazı gövdeler toprak üstünde sürünerek gelişir. Kavun, karpuz, kabak, salatalık gibi bitkiler zayıf ve uzun olan gövdeleriyle toprak üzerinde dik duramaz, ancak sürünerek gelişirler.<br>Etli Gövdeler;<br>Kaktüs gibi kurak ve sıcak yerlerde yaşayan bitkilerde gövde, etli bir yapıdadır ve su depo eder. Bitki bu şekilde depo ettiği su ile zaman yaşayabilmektedir.<br>Yumru Gövdeler;<br>Patetes bitkisinin hem yer altında hem yer üstünde gövdeleri vardır. Yer altındaki gövde yedek besin depo eder. Bu tür gövdelere yumru gövde denir.<br>Yassı Gövdeler;<br>Soğan, sarımsak, lale ve pırasada gövde kısa ve yassıdır. Bu tür gövdeler yassı gövdelerdir.<br>Yer Altı Gövdeleri;<br>Bu gövdelere rizom adı da verilebilir. Manisa lalesi, ballı baba, iris gibi bitkilerde gövde toprak altında ve yüzeye paralel olarak uzanır. Belirli yerlerden tomurcuk oluşur ve toprak üstüne çıkar.<br><br>Otsu gövdeler tek yıllık, odunsu gövdeler ise çok yıllık bitkilerdir. Odunsu gövdelerin dış kısmında mantar tabakası bulunur. Gövdenin kahverengi görünmesini sağlar ve gövdeyi dış etkilerden korur.<br><br>Odunsu Gövdelerde Yaş Halkaları:<br><br>Odunsu gövdeli bir bitkinin gövdesi kesildiğinde merkezden çevreye doğru genişleyen halkalar görülür. Bu halkalara yaş halkalar denir. Yaş halkaları her yıl oluşan iletim borularının oluşturduğu tabakadır. Bitkinin yaşı yaş halkalarına göre belirlenir.<br><br><br><br>Kaynakça:<a href="https://www.biyologlar.com/bitkilerde-govde-cesitleri-ve-govdenin-gorevleri-nelerdir-">https://www.biyologlar.com/bitkilerde-govde-cesitleri-ve-govdenin-gorevleri-nelerdir-</a></div>]]></description>
         <enclosure url="https://lh3.googleusercontent.com/proxy/Qc55Z305fCZ9HqszDQaC2pDKkfphHZs0E8lfnkqB0Lo_zuBmwFQfY9OxlhCu_UjmKvxlLYP7oY2vTYprQD-WTmD5ObhrMeWoaLoWoV2hveNfMA=w1200-h630-p-k-no-nu" />
         <pubDate>2019-12-07 15:12:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/Taner_arslan/4acs8enwd1aw/wish/421175916</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
