<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Bilinç Akışı by </title>
      <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e</link>
      <description>Hayretle yapıldı</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2021-12-01 12:43:47 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2024-04-17 20:25:35 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Bağcık</title>
         <author>metinnam</author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922655371</link>
         <description><![CDATA[<div>Ayakkabımın ayağımdan çıkmamasını sağlayan mucizevi bir icat. Çocukluğumda bağcık bağlamak o kadar kolay değildi. Bağcıkla ilgili düşüncelerim yıllar içerisinde çok değişti. Bir bağcığın ayakkabıyı bir arada tutan mucizevi bir icat olmasının yanında hayatla, insanlarla ilgili birçok bilgiyi de içerdiğini fark ettim. Doğru, bağcıklar konuşamaz. O ve onun gibi cansız nesnelerin hiçbir konuşamaz. Onların neler söylediğini ancak onların dilinden anlayanlar duyabilir. Bir bağcık sizi yarı yolda bırakmaz. Ancak konuşabilen ve sürekli aranızdaki bağlardan söz eden insanlar yarın öbür gün sizi yarı yolda bırakabilir.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 12:45:53 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922655371</guid>
      </item>
      <item>
         <title>dil öğrenimi</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922667309</link>
         <description><![CDATA[<div>insana bu dünyada birbirlerini anlaması için zor ama öğrendikten sonra muazzem şekilde yeni dünyalar açan bir araç. Eskiden bana çok zor gelirdi ama artık tekniklerle daha kolay öğrenebiliyorum. Yeni bir dil yeni bir millete karşı yeni bir fikir ve insan anlamına gelir. Aynı zamanda her kelimedeki zorlukları aşarken insana büyük bir zevk verir. Dil öğreniminde bedri Rahmi Eyüboğlunun 'En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Ana avrat dümdüz gideceksin Çünkü sen ne tarih ne coğrafya Ne şu ne busun Oğlum Mernus Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun. " sözleri beni hep etkilemiştir.&nbsp;Dil sizi toplumda ayrı yeri koymasada sizi başka bir insan yapar. Ama sadece dil öğrenmekte kullanmadıktan okumadıktan öğrenmedikten sonra sırtında yük taşıyan eşekten de farklı olmaz.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 12:52:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922667309</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Araba </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922677373</link>
         <description><![CDATA[<div>Arabalar benim için küçükken sürmesi zor gelen bir şeydi ama bir yandanda hayatı kolaylaştıran bir aletti arabaları küçükken koltuğuna oturup çalışmadığı halde sanki gidiyormuş gibi sürdüğüm günler aklıma gelir arabanın koltuğuna oturduğumda ve mutlu olurum ama arabalar birazda masraflı oluyormuş büyüdükçe anladım yıllık bakımı lastik bakımı km bakımı gibi bazı masrafları varmış küçükken yada arabam yokken bu masraflar beni ilgilendirmiyodu ama büyüdükçe ilgilendirmeye başladı yani arabaya binecekseniz bu masarflardan kaçamazsınız arabaların masraflarıda olsa hayla arabaları seviyorum ve mecbur biniyorum </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 12:58:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922677373</guid>
      </item>
      <item>
         <title>kahve</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922677810</link>
         <description><![CDATA[<div>Aldığım kahvedeki nane aroması hoşuma gitti.&nbsp; Zaten nane aromasının yakışmadığı şey de yok herhalde. Ama sanki kahve soğuk olsaydı nane kendini daha çok belli ederdi. Geçi bu havada soğuk kahve içene de deli derler canım. Ankara soğuda kendini göstermeye başladı. Yeni aldığım yün karışımlı kabanın da soğuk karşında pek işlevinin olmadığın öğrenmiş olduk böylece.&nbsp; Off ekonominin hali nice olacak... Aaa bildirim de geldi işte. Şimdi ben de seni saatlerce bekletmez miyim. Dur ne yazmış bir bakayım da. Oyy kıyamam ben sana ya evde kahve bitmiş demek ha. Doğru ya kahve almıştım ben. içmeyi unuttum soğdu yine. Neyse artık nanenin tadı daha güzel gelir.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 12:58:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922677810</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Şişe</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922681084</link>
         <description><![CDATA[<div>Cam veya plastikten üretilen eşya saklamaya yarayan mamul. Plastikler genel olarak pek sağlıklı değil. Zaten petrol artıklarından yapılıyor. Petrol insanların uğruna savaştıkları bir yakıt aslında. Dünyayı yakabilen bir yakıt. Dünyanın ne kadar daha ömrü kaldı? Ömrün uzun olsun diye dua eden bir yaşlısı yok mu dünyanın? Otobüste yaşlılara yer vermeliyiz. Yaşlı insanlara saygı çok önemlidir. Biz de birgün yaşlanacağız. Otobüste ayakta gitmek hoşuma gitmez o yaşta. Otobüsler aşırı dolu olunca gerçekten bir işkenceye dönüşebiliyor yolculuklar. Keşke şehir içi yolculuklarda da muavin olsaydı. O zaman arabada ayağa kalkmak yasak olurdu. Herkes rahat gider gelirdi.&nbsp;O zaman belki otobüs de şikayetçi olmazdı. İnsanlar ağır yüklerden şikayet ederler. Otobüsler ağır yüklerden şikayet edemezler. Çünkü otobüsler insan değildir ve konuşmazlar. Konuşmak çok ulvi bir eylemdir. Yazmak gibi...</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 13:00:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922681084</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Vakit kaybı olan uyku </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922687651</link>
         <description><![CDATA[<div>Saatlerde uyusak da uykumuzu almadan uyanıyoruz bazen.<br>Sebepleri derya deniz sanki&nbsp;<br>Belki uyumadan biraz önce yemek yemişizdir, sindirim devam etmektedir&nbsp;<br>Belki odanın ışığınıın rengi uykunun verimliliği için uygun değildir.&nbsp;<br>Belki uyuduğumuz oda dağınıktır<br>Belki de bir şeyleri düşünürken uyuyakalmışızdır<br>Belki de birine bir mesaj atıp cevabını alamadan uyumuşuzdur.<br>Bazen zamanlama hatası yaptığımız için de uyku kalitemiz düşer.&nbsp;<br>Akıllı saatim kolumda takılı olduğunda uyku kalitemi ölçüyor.&nbsp;<br>Bir sabah bir baktım derin uyku oranım %5 idi.&nbsp;<br>Bununla birlikte verimsiz uyuduğumdan iyice emin oldum <br>O zaman verimli bir uyku yoktur, dinlendirmeyen uyku vardır diyebilir miyiz, uyku çoğu zaman vakit kaybıdır <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 13:03:31 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922687651</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Ahbabım</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922702256</link>
         <description><![CDATA[<div>Ah ahbabım ah! Nerelere geldik böyle? Şu dünya ne sana ne bana be gülüm. Baksana! Paltom yırtık ama gözükmüyor. Ruhumda ağlıyor. Yok canım ne ağlayacak. Duyarsız teki o! Kaç ahbabım kaç. Yutarlar bizi. E ne demişler cancağızım fakirin parası fakuranın haylazı. Aman! Saçmalama canım fakir de para ne gezer? Parayı bulsa o artık fakir mi olur zaten? Para, ah o para yok mu o para! Ton ton versen yine yetmez. E canım açız aç! Kaç anam kaç! Ne o martı mı? Denizin martısı olur mu hiç? O haylaz martı... Yine kapıyor simitleri. Süpürge gibi vakumluyor valla. Süpürge de ne pahalı! Ona ne hacet gülüm. Al eline çalı süpürgesini ucuz malın yahnisi işte! Ah ahbabım ah! Sen en iyisi kaç.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 13:10:53 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922702256</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kalem</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922703569</link>
         <description><![CDATA[<div>İnsanların&nbsp;ne yazdığını merak ediyorum şu an,rezil olma korkusu sardı içimi,bir çıkış noktası arıyorum çıkış noktamın kalemler olmasına karar verdim şu anda masamda duran rengarenk fosforlu kalemler..Aynı çocukluğumda babamla yaptığım uçurtmamın rengindeler,asla uçmayan uçurtmam.İlk hayal kırıklığım o uçurtma mıydı acaba,değildir,daha da eskilerde zihnimde yer etmemiş olanları vardır elbet.Zaten o uçurtmanın yarattığı hayal kırıklığı da çok uzun sürmemişti sanırsam,kırtasiyeden uçanını almıştık.O kırtasiye üşüştü zihnime şimdi,mahallemizdeki küçük kırtasiye.Her şeyi iki katı fiyatına satan kırtasiye..Aynı bakkal Osman amca gibi..ama o iyi adamdı,veresiye defterine mahalleliden alacaklarını yazardı,pek alamazdı ama olsun.İyi biriydi Osman amca,mahalleli de severdi onu.Osman amcanın oğlu..Bana kızlar misket oynamaz diye misket satmayan tombul oğlu.Ne de şaşırmıştım Osman amcanın bir çocuğu olduğunu görünce sanki o bakkalı sabah 6 da açmasıyla başlıyordu onun hayatı benim için,bir evi bir ailesi olması çok garipti,hem olmasa daha iyiydi,oğlu bana misket vermemişti.Ben de hemen vazgeçtim hiç direnmedim,parasıyla değil mi diyemedim,çocukluğumdan kalma demek ki bu vazgeçiş,her şeyi hemencecik kabulleniş.Ne bileyim belki de ailenin uslu kızı olmayı sevdim,ondandı bu tavrım.Misafirliklere gittiğimde "ay ne de uslu bir kız bu"demeleri hoşuma gidiyordu..Keşke daha fazla yaramazlık yapsaydım,keşke daha da çocuk olsaydım.Büyümek...Büyümek bir lanet sanki,bir sancı,mideme saplanan bir kramp.Büyümek...Büyümek bir lütuf sanki,bir şeyleri farketmek,anlamlandırmak hatta anlamlandıramamak.Her şeyi anlamlandırma ihtiyacı insanlığı nereye götürdü?Peki insandan neler alıp götürdü?Belki de dümdüz yaşamak gerekiyor bu hayatı,akan bir nehire kapılıp gidercesine.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 13:11:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922703569</guid>
      </item>
      <item>
         <title>bilemiyorum</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922706609</link>
         <description><![CDATA[<div>şuan da yazmamız istenen bu metinde ne yazabileceğimi düşünüyorum aklıma yaratıcı bir fikir gelse de yazsam diye düşünüyorum Yok bulamıyorum sanki kafamın içi boş bir levha gibiydi Boş levha benzetmesini hangi filozof yapıyordu ya dur hatırlıcam neyse konumuza tekrar dönelim Ne olurdu ben de şöyle iki güzel şey yazabilseydim bak  herkes ne güzel döktürmüş Ben de yapabilirim halledebilirim tamam şimdi tüm odağımı bu derse verebilirim evet hoca ne anlattı aklımızdan geçenleri anlatacağız Aklımda sadece güzel bir kahve içme düşüncesi var zihnim açılırdı belki de </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 13:12:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1922706609</guid>
      </item>
      <item>
         <title>mezuniyet</title>
         <author>okutanusame</author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1923148725</link>
         <description><![CDATA[<div>hayallerim var. hayallerimle beraber...... annem odama girdi. bozulan telefonunu yapmamı istedi. ne olduğunu ben de anlamadığım için youtubeden baktığım bir kaç video sonunda yapabildim. yazılan yazı bu kadar da çabuk kesilmez ki ya. neyse hayallerim diyordum. hayallerim var. okul bittikten sonra kurslar vesaireler sonunda biraz öğrendiğim ingiliceyi geliştirmek için ingiltereye gideceğim. şuan bunları düşünüyorum çünkü yarın kazandığım erasmus programı için okula gitmem gerekiyor. vizeler, formlar bir sürü şeyler bakalım halledebilecek miyim. he bu arada ben her ne kadar birinci sınıf seçmeli dersi alsam da dördüncü sınıfım. konunun biraz hayallere gelmesinin sebebi de bu. dördüncü sınıfım ve birinci sınıftan hala dersim var. üç sene istikrarlı bir şekilde kaldığım seçmeli dersi sonunda ilgimi de çeken sevebileceğimi düşündüğüm bir seçmeli ile değiştirdim. bu seçmeli ders benim hayallerimin düşüncelerimin önündeki baraj gibi set gibi bir şey olmuştu bugüne kadar. ama her bu dersle alakalı bir ödev geldiğinde bilgisayarın başına geçip yazmaya başladığımda ya herhalde ben bu dersi geçiyorum gibi bir his uyanıyor. sonuçta ders yaratıcı yazma ve ben de yazma konusunda o kadar da berbat değilim diyorum. öğretmen babam sağolsun eskiden beri kitap okutur bana, küçükken kitapçıya gidip kitap seçtirir o kitapları okuduktan sonra benden tek tek özetini dinlerdi. sonra yazma konusunda da teşvik ederdi. dönüp baktığım da bir şeye benzemeyen yazılarım için bunları gazeteye yollayalım yayınlarlar derdi. yazılarda liseli ergen düzeyinde yazılan politik ve sözde fikirsel yazılardı. öyle olunca işte insan dersi geçerim diye düşünüyor. bakalım geçebilecek miyim göreceğiz. tabi bilgisayarın başına geçip yazdığım da ulan herhalde dersi geçiyorum dediğimden beri de okulu bitirmemin önünde bir engel olmaktan da çıktı. artık biraz umut oldu. ben bu dersi geçersem gerisini hallederim heyecanı sardı. gerçekten de öyle. ilahiyat öğrencisiyim o kadar zor ders var yeri geliyor farklı derslerin ödevlerini unutuyorum yazmıyorum okumuyorum aksatıyorum ama iş bu derse gelince önceden kalma bir korku olsa gerek hemen bilgisayarın başına geçiyorum ve diyorum ki önce bi şu dersi halledelim sonra gerisine bakarız. durum böyle, yazma ilgili hep bir hevesim olup adam akıllı yazamamış becerememişimdir. zamanında dergi çıkarmayı denemiştik arkadaşlarla. ismi bidaye idi. başlangıç demekti hala daha sosyal medyası durur. lisedeydim o zamanlar. sonra aynı heyecan üniversitede vurdu. bu sefer ismini garip koymuştur. yazarsa garipler yazar, okursa garipler okur demiştik. pandemi girince çıkmamıştı dağılmıştı ekip. biraz da farklı, enterasan manalarını da düşününce cidden güzel bir isim gibi gelmişti. cidden de öyle düşünüyorum hala güzel isim. belki bir ara yine girişilir o işe. yüzde yüz eminin yine yarım kalır ama yenilen pehlivan usulü tekrar girişmekten de geri kalmam. ders yazma üzerine olunca yazma ve okumaya dair anılarım geldi aklıma hep. yazmaya kalksam daha çok da anı yazarım gibi ama burada kalsın uzatmayalım. son olarak zihnimde kalmasın diye yazıyorum pandemi dönemi boyna yazma ödevi vermişlerdi. bir derstten 50-60 sayfa ödev yazmıştım. dipnotu kaynakçası intihali mahvetmişti beni. yani yazmaya dair anılarım hep güzel de olmuyor.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 16:00:49 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1923148725</guid>
      </item>
      <item>
         <title>araba-anlam</title>
         <author>okutanusame</author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1923178780</link>
         <description><![CDATA[<div>yav hoca iki yazıyı karıştır yaz demiş iyi hoşta. yöntem bilinç akışı değil miydi. ben yazıları okuyup yazılara göre bilincimi mi yönlendireceğim tam anlamadım şimdi. neyse yapacağız bir şeyler. arabalar her erkeğin acayip ilgisini çektiği, üzerine saatlerce konuştuğu aldığı sattığı bir şey. ya ben böyle kullanırım ben şöyle usta soförüm arabanını içi dışı benden sorulur diyenlerle dolu. bendeyse nedendir bilmem hiç öyle öyle aman aman ilgi uyandırmamıştır. param olsa bir tane alırım kapıya koyarım işimi görürüm. ama tutup da bilmem neresindeki hangi aksamıyla alakalı üç saatlik bir muhabbete girmem. allahım inşallah günün birinde öyle biri olmam. araba o bu şu dersen konu kayıyor yazı yazılıyor yine. ama üzücü bir kişinin anlama arayışının olmayışı, hayata araba, para, sevgili ya da okul çerçevesinde bakması üzücü. üzücü ve garip. ya arkadaş sen kaç yaşına gelmiş adamsın bir kafanı kaldır ve etrafına bak neler oluyor neler bitiyor kimler neler yaşıyor. neden hayatını bir kaç parça maddeden ibaret kılıyor saatlerini ve günlerini bunları konuşurarak heba ediyorsun. neyse üzerime vazife değil sonuçta. en iyisi hayatın anlamı falan deyip kafa açmayalım herkes kendi anlamını kendi bulsun işte. blokta baktığımda ilgilimi çeken iki yazı bende bunları uyandırdı. şöyle bir baktım da olmuş gibi. bakalım hoca ne diyecek.&nbsp;<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 16:12:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1923178780</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Yeraltı</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1923259332</link>
         <description><![CDATA[<div><em>Üşüyen ellerimi ceplerime sokarken adımlarımı sıklaştırmaya karar verdim. Kapüşonumun içinden sızan birkaç yağmur tanesi ara ara titrememe neden oluyordu. Bu soğukta ne diye çıkmıştım evimden? Birçok kez yarım bıraktığım şu Fransız filmini izleyebilirdim, başroldeki huzursuz adamın intihar edeceği gün gibi açıktı. Niye öldürecekti kendini,bağımlıydı tedavi görüyordu, hayır, başka bir filmde miydi o? Sadece mutsuz değil miydi, belki de öldürmeyecekti kendini, sevdiğiyle el ele Paris sokaklarında bitecekti film. Nasıl bilebilirdim ki, yine yarım bırakmış aptal bir davete koşmuştum. Geri dönsem, unutmuşum uyuyakaldım desem inanırlar mı acaba? Hayır sorumsuzluğum konuşulur tüm gece, üniversiteden beri hiçbir sözümü tutamadığım, savurgan, vurdumduymaz olduğum lafları çıkar sinsi ağızlarından. Oysa bunları yalanlayacak da değilim, hayatı düşünürken onu yaşamayı kaçırdığım olur, biliyorum. Daha birkaç dakika önce beni şu caddenin başında indiren taksi şoförünün adını anımsayamam mesela. Faruk mu demişti, Fikret ya da öyle bir şey tüm taksicilerin adları bunlardan biri değil mi zaten? Doğrusu daha ağzından çıkarken dinlemeyi bırakmıştım onu. Kaşlarının orantısız biçimde bitişikliği ve sağ tarafının sola göre nasıl o kadar yukarıda olduğunu düşünüyordum. Benimkini sormuş muydu, niye tanışırken isimlerimizi söyleriz hiç bilmem. Adımı da pek sevmiyorum şu günlerde. Babam koymuş dedeme verdiği bir söz için. Yağmur şiddetlendikçe adımlarımı hızlandırdım ve işte yıllardır arkadaş toplantılarımızın yapıldığı kafe göründü. İki koca bina arasına yerleştirilmiş girişi sarmaşıklarla örülü bu yer doğrusu bana hiçbir zaman sıcak gelmedi. Eskimiş yeşil duvarları ve daima açık getirdikleri tatsız çayları... Sıkı dostlukların gidecek daimi kafeleri, sürekli yapılan şakaları, hayır denilemeyen yemekleri olurdu. Gevşek bağlarımızı bu gösterilerle kanıtlamaya çalışırdık yıllardan beri. En çok kanıta yalanlar ihtiyaç duyar. Kapıyı açarken bana çevrilen yüzlere duyduğum sahte sevgi, onların birkaç saniye önce arkamdan atıp tuttuklarına emin olduğum sözler. Tümü daimi kafemizde buluşarak oynadığımız bu piyesin gerçek birer kahramanları. Dönmek için çok mu geçti. Keşke kapıyı açmadan birkaç soluk daha alsaydım. İştahla bakan şu yarasalar tüm kanımı emecekler, kaçmak için de çok geç. Aklıma Dostoyevsky'nin bir romanında yine böyle sahte arkadaşlarla oturduğu masada çıldıran karakteri geliyor. Mide bulantısı mı yazıyordu, değilse bile benim çoktan bulanmaya başladı. Yanlarına yürürken gülümsemeye zorluyordum kendimi, selam mı demeliyim merhaba mı. Ah hiç gelmemişim gibi tek kelime etmeden koltuğun köşesine sinmek için neler verirdim. İşte birkaç adım kaldı. Tanrım görmeyeli ne kadar çirkinleşmişler. Gülümsememi arttırdım görüşmeyeli ne kadar zaman oldu'lu tiratıma başladım.</em></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 16:44:50 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1923259332</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ajanda</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1923752582</link>
         <description><![CDATA[<div>masadaki ajandamı açmaya korkuyorum. çok basit bir eşya olarak görünse de içindeki her not veya yapmam gereken şey benim için bir yazıdan ibaret olmak yerine büyüyüp bir görev halini alacak. açtığım an yapmam gereken her şey yüzüme vuracak ve ben şu an onları yapmak için çok yorgunum. bir süredir dinlenmeye hakkım yokmuş gibi hissetmeye başladım. sürekli bir koşturmacada olmak biraz yorucu olmaya başladı. ama hâlâ garip bir şekilde bu yorgunluktan motive olmayı başarıyorum. eve geldiğimde o gün çok şey yaptığım için yorulduğumu düşünmek bana keyif veriyor. zaten insan da kendisine bazen hiçbir anlamı bile olmayan küçük küçük motivasyonlar bularak devam edebiliyor. tek istediğim şu an bir bitki çayı almak ve uyumak. biraz uyku her zaman iyi gelir.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-01 20:34:36 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1923752582</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kahve+araba</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1929653345</link>
         <description><![CDATA[<div>Kahve, bu dünyada öğrencilerin yegane dostu. sen ders çalışırken sessizce bir köşede durur hiç bir rahatsızlık vermez. tek bir derdi, endişesi vardır; tam soğumadan benden bir yudum alsa da okumaktan kuruyan gözlerimi nemlendirsem de daha rahat okusa ve sıcaklığımda boğazına iyi gelsemdir. Öğrenci okumaya dalıp ondan sıcak bir yudum almadığında üzülür, kendini yavaş yavaş soğutmaya başlar. Öyle zamanlar geçerki buz gibi yapar kendini. Öğrenci kafasını kitaptan kaldırıp onu fark edince eski neşesi yerine gelir ama artık soğumuştur bir defa ısıtımaz ki kendini terkar. Kıyamaz da öğrenciye. Onun için kendi tadını iyice acı hale getirir ki benden bir yudum içtiğinde gelen uykusu kaçsın da okumaya devam edebilsin der. Var mı ki dünyada böyle bir dost hem bize kızsın hem de bize kıyamasın.<br>Arabayı önemseyenler de var. Diyorlar ki buz gibi havalarda klimasıyla seni ısıtır, sıcak havalarda seni serinletir. Parası olana araba daha cazip gelir tabi, bilmiyorlarki ikinci el araba fiyatları bile ne hale geldi. Öğrencide o kadar para nerde gezer. Hadi buldum araba alacak parayı.Almakla bitmiyor ki bunun benzini var, vergisi var, kaskosu var var da var... Hem öğrenci giriyor kütüphaneye saatlerce pür dikkat önündeki kitabı okuyor. İşi gücü yok arabamı oraya değilde daha yakına mı parketseydim diye düşünsün ya da dakikalarca park yeri aramaktan ders çalışmaktan vazgeçip evine geri mi dönsün? Bak hakveye hiç böyle dertler oluşturuyor mu her yere geliyor tek bir sıkıntı bile oluşturmuyor öğrenciye. Neyse masamda duran kahvem daha acı hale gelmeden bir yudum alayım bari... :)</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-05 15:35:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1929653345</guid>
      </item>
      <item>
         <title>hissettiren ilk aşk</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1934380291</link>
         <description><![CDATA[<div>onun gözünden epeyce uzaklaşmıştım.Bakınca bana değil etrafa bakıyor gibiydi.Anımsayamıyordum kendimin var olduğunu .Etkilemem için bir şeylere ihtiyacım vardı.Nedenini bilmiyordum ama yakınında olup ilgiyi çekmem lazımdı ne yapabilirdim ? Bugüne kadar da hiç böylelerine rastlamadım.Bu konuya dair geçmişim de yok ki:Bir gün denizin kenarında onu gördüm.Martılara simit atıyordu.Deniz dalgalıydı,rüzgarla dans ediyordu.Bense heyecanımla dans ediyordum.martılara simit attığında martının o mutluluğundan esinlenerek acaba onunla konuştuğumda ben de böyle mutlu olur muyum diye sordum kendime martılar o sırada balık avlıyordu.Simit de atmıştık oysaki ama onlar balıklar daha güzel diye onu tercih etmişlerdi.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-07 19:26:27 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1934380291</guid>
      </item>
      <item>
         <title>günlük-teknoloji </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1934383372</link>
         <description><![CDATA[<div>Küçükken günlük yazmak okulda arkadaşlarımla oynadığım oyunlardan, yaptığım ufak tefek yaramazlıklardan ibaretti. Çocuk aklı ile saf düşüncelerimi yazıyordum. O yaşlarda çok fazla arkadaşım vardı aslında aklımda olan şeyleri onlar ile paylaşıyordum. Günlük de sadece eğlence amaçlı yazılan bir şeydi gözümde. Ancak yıllar içerisinde gelişen dünya ve bu gelişime bağlı olarak önümüze sunulan teknoloji günlüğün artık eğlence amaçlı olmadığını gösterdi bana. Arkadaşlıklar, dostluklar sanki bir rafa kaldırıldı. Sanal bir dünya oluştu ve dertlerimizi, sıkıntılarımızı, üzüntümüzü, mutluluğumuzu orada paylaşmaya başladık. İnsanlar duygusal anlamda birbirinden çok fazla uzaklaştı. Ben de bu nedenle hiçbir arkadaşıma bir şey anlatamaz oldum çünkü telefondan konuşmak ile samimiyet yakalayamadım. Böylece benim için günlük bir eğlenceden, yazmak için yazmaktan çok daha fazlası oldu. Bütün düşüncelerimi, üzüntümü, mutluluğumu, sıkıntılarımı paylaştığım sessiz bir dost oldu.&nbsp;<br><br>Ebru Arife Akyürek</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-07 19:28:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1934383372</guid>
      </item>
      <item>
         <title>hissettiren ilk aşk+yeraltı</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1934417911</link>
         <description><![CDATA[<div>onun gözünden epeyce uzaklaşmıştım.Bakınca bana değil etrafa bakıyor gibiydi.Anımsayamıyordum kendimin var olduğunu .Etkilemem için bir şeylere ihtiyacım vardı.Nedenini bilmiyordum ama yakınında olup ilgiyi çekmem lazımdı ne yapabilirdim ? Bugüne kadar da hiç böylelerine rastlamadım.Bu konuya dair geçmişim de yok ki:Bir gün denizin kenarında onu gördüm.Martılara simit atıyordu.Deniz dalgalıydı,rüzgarla dans ediyordu.Bense heyecanımla dans ediyordum.martılara simit attığında martının o mutluluğundan esinlenerek acaba onunla konuştuğumda ben de böyle mutlu olur muyum diye sordum kendime martılar o sırada balık avlıyordu.Simit de atmıştık oysaki ama onlar balıklar daha güzel diye onu tercih etmişlerdi.Aşk da böyle mi yoksa ? güzel olanı mı seçer ? yoksa halinden anlayanı mı ? Çok güzel zamanlardaydı mutlu olmak.Şimdi bir define gibi bilmem yerin&nbsp; kaç metre altında.Define ise yerinaltındaki bazı kişiler tarafafından zor bulunan hazine.Biz defineyi bulamayız ama onun kalbini kazansak hiçbir paha onun için biçilemez.Bir Fransız flimi gibi hayatımız.Sevdikçe severiz sevmekle kalırız ama sevdiğimiz bizi asla sevmez</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-07 19:45:40 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1934417911</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BİR AN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1935522736</link>
         <description><![CDATA[<div>Yerine getirmem gereken binlerce sorumluluğum var, düşündükçe bayılacak gibi oluyorum, hay allah bardağı devirdim. Kayısı çayı da soğumuştu zaten, şimdi kim temizleyecek tüm masayı. Çay umarım ajandama dökülmemiştir, dökülürse de dökülsün ne olacak sanki, yapılacak tüm şeyler aklımda. Vizeler yaklaşıyor, neyse bunu da kafamın bir kenarında bekletip stres olmak istemiyorum. Dorian Gray'in portresini de bitiremedim daha. Bitiremedim demek yanlış olur, memnuniyetsiz gibi duruyor, severek okuyorum kitabı. Daha makaleleri bitirmedim. Daralıyorum. Otobüs geçti duraktan, sesini duydum. Bu pencereler de tüyden ince, duyulmayan ses yok. Kendi kafamı bayağı bir ütüledim, gidiyorum.<br><br>Öykü D. Eren</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-08 10:09:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1935522736</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bir an + Ajanda</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1935572212</link>
         <description><![CDATA[<div>&nbsp; &nbsp;Yine yorgun bir günün sonuna gelmişti. Geçimini sağlamak için hem çalışıyor hem okuyordu. Her gün önce okula gider, okuldan çıktığında da dinlenmeye fırsat bile bulamadan çalıştığı dükkana giderdi. Ama bugünün bir artısı vardı çünkü işe gitmeyecekti. Artı olması da tartışılırdı tabii. Ne zaman kendini dinleyebilecek kadar boşluğu olsa düşüncelerinde kaybolurdu, içini kasvet kaplardı.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp;Evine ulaşmak için türlü kalabalıklar, çamurlu ve ıslak yollar, tıka basa dolu toplu taşımalar atlattıktan sonra evine vardı. Kendisine bir kayısı çayı yaptı ve masasına geçti. Dinlenmek, yemek yemek, ayaklarını uzatıp yatmak istemiyordu. Aç veya yorgun da değildi zaten. Bir şeyler yapmak istiyordu sadece, bir şeylerle uğraşmak…</div><blockquote>&nbsp; &nbsp;Kaç zamandır bitirmeye çalıştığı kitabı geldi aklına. Sanki okuyacak zamanı varmış gibi kitaba başlamıştı bir de! Kitabı açmak ve okumak için kitaba yöneldi ve o sırada az önce kendisine keyifle içmek için yaptığı çay bardağını devirdi. Her yer çay olmuştu. Tüm kitapları, defterleri, almak için aylarca para biriktirmek zorunda kaldığı telefonu bile çay içinde kalmıştı. Ama daha önemlisi vardı.<br>&nbsp; &nbsp; Ajandası…<br>&nbsp; &nbsp;Plansız olmaktan nefret ettiği ve sürprizlere hiç açık olmadığı için ergenliğinden beri alışkanlık olarak kullandığı ajandası da çay ile ıslanmıştı. Eli her şeyden önce ona gitti. Hemen kaldırdı ve çaydan arındırmaya çalıştı. İşi bittiğinde ise sayfaları tek tek açtı ve göz gezdirdi. Tüm hayatının özeti karşısında duruyordu sanki.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp;Arkadaşlarıyla buluştuğu sayılı günler, bitmek bilmeyen sınav haftaları, sevdiği insanların doğum günleri ve faturaların son ödeme tarihleri…&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp;Tüm bunlara baktıkça aklına türlü şeyler geliyor, tüm anıları gözünün önünde canlanıyordu. Ailesiyle ilk defa bir restoranda yemek yediği gün… 18. yaş günü. Ödemek için animasyon ekibine girip doğum günlerinde çocukları eğlendirdiği elektrik faturası… Her şey gözünün önünden bir bir geçti. Durdu, gözlerini kapattı ve tüm hayatını düşündü. Neler neler olmuştu. Çok zorlandığı ve yapamayacağını düşündüğü onca günün yanında, “iyi ki!” dediği çok gün de olmuştu.&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp;Bir an tüm bunların geride kaldığı ve gelecek günlerdeki belirsizlik canını çok sıktı. Hiçbir şey düşünmek, hiçbir şeyi hesaplamak istemedi. Ajandasını kapattı, masaya dökülen çayı silmeden ayağa kalktı. Ne pijamalarını giydi, ne de dişlerini fırçaladı. Sadece uyuması gerekiyordu. Biraz uyku her zaman iyi gelirdi…</blockquote><div><br>Beyza Kızılkaya</div><div>&nbsp;&nbsp;<br>&nbsp; &nbsp;</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-08 10:45:12 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1935572212</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kahve+Anlam</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1935631398</link>
         <description><![CDATA[<div>Tümay Aktepe</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/1491178874/701f8aa3d2dad4a05ab6145711efa51f/Kahve_Anlam.txt" />
         <pubDate>2021-12-08 11:30:51 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1935631398</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DOĞA </title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1960968079</link>
         <description><![CDATA[<div>Herşey üst üste gelince herkesin kaçıp gittiği huzur bulduğu yanlız kalmayı beklediği yerler vardır. Sanki orası sana özeldir ve kimse dokunamaz yargılayamaz seni. Huzur verici işte. Benim için bu yer sahil olabilir orman olabilir . Bilmiyorum ama sanki doğaya ait her yer bana huzur veren yanlızca kendimi dinlediğim doğanın güzelliklerini görüp huzur dolacağımı düşündürüyor. Mesela sahilde oturmak denizden gelen o dalga seslerinde düşüncelere dalmak ne huzur verici. Sanki hayatın bize yüklediği tüm sorunlardan sorumluluklardan kaçıyoruz. Kısa olsa bile. Ya deniz kabukları? Deniz kabukları her zaman ilgimi çekmiştir. Onları toplayıp saklamayı denizi özlediğim zaman kulağıma yaklaştırıp onlardan gelen o sesi dinlemeyi hep sevmişimdir. Denizi evime getirmek gibiydi sanki. Küçükken bir de onları kolye yapmak... Denizi deniz kabuğunu ne zaman görsem hatırlasam huzur verici şeyler hissetiriyor. Aslında doğada bizim zarar vermediğimiz herşey böyle hissetiriyor. Doğanın kendine ait o düzeni huzuru... Doğadaki huzuru bozan insanlar olmasa bence dünya daha da huzurlu olur. Kuş cıvıltısı , denizin dalgası , ağaçların rüzgardaki o sallanışı , sonbaharda oluşan o güzel renkli yapraklar... Bunlar bir kaçı&nbsp; sadece. Keşke herkes doğadaki bu muntazam düzeni görebilse.Doğa ve kitaplar, onları görebilen gözlere aittir demiş Ralph Waldo Emerson. Çok doğru herkesin hayata doğaya bakan bir penceresi var ve bazı insanların o pencereden gördüğü manzara hiç de hoş değil . Bazılarında ise o pencereden çiçekler açıyor kuşlar ötüyor. Ben güzel bakan pencerede olmak istiyorum. Çünkü doğa bize verilmiş en güzel hediye hayatımızdaki bir çok şeyi ona borçluyuz. İçtiğimiz su yediğimiz gıdalar... Nankör olmamalıyız. Doğa bize nankör olursa şuan ki düzenimiz alt üst olur.&nbsp; Ve doğayı bekçi ile değil sevgi ile koruruz. Göstermelik ilgiler düzenler değil sevgimiz ona&nbsp; yaklaşımımız ile koruruz.&nbsp;<br> MELİKE ÖZTÜRK</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-22 18:28:07 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1960968079</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DOĞA - BİR AN</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1960982212</link>
         <description><![CDATA[<div>Bir an... Bazen onca şey bir anda olmuyor mu hayatımızda? Bir anda birisini kaybediyoruz mesela ya da bir anda bitmeyecek sonu gelmeyecek sandığımız sorunlarımız uçup gitmiyor mu? Garip değil mi?&nbsp; Bazen ise bir anlık zevklerimiz uğruna zarar verdiğimiz şeyler oluyor. Mesala dağa gibi. Birisi evinin önündeki kocaman ağacı keser. Neden dersiniz . Ama cevap bellidir aman çok büyüdü kesiyim dedim der . Bir anda vermiştir bu kararı sonrada uygulamıştır. Fakat o ağacı bir anda keserken zarar ettiklerinden haberi yoktur . Temiz hava alıyordu o ağaç sayesinde , meyvesini yiyordu belki de sağlığına iyi geliyordu ya da o ağaca yuva yapmış bir kaç kuşun cıvıltısı ortama neşe saçıyordu veyahut yazın ve kışın gölgesinden yararlanıyordu. Bunları hiç düşünmemişti . Çünkü bir anda karar vermişti ve bir anda olmuştu.&nbsp; Bence bu hayata hiç bir şeye bir anda karar verilmez ve hiçç bir şey bir anda olmaz. Bir anda olmaz çünkü o olacak şey bize olacağına dair mutlaka bir ipucu vermişitir.<br>MELİKE ÖZTÜRK<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-22 18:40:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1960982212</guid>
      </item>
      <item>
         <title>bilemiyorum+vakit kaybı olan uyku</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1969054196</link>
         <description><![CDATA[<div>şuan da yazmamız istenen bu metinde ne yazabileceğimi düşünüyorum aklıma yaratıcı bir fikir gelse de yazsam diye düşünüyorum Yok bulamıyorum sanki kafamın içi boş bir levha gibiydi Boş levha benzetmesini hangi filozof yapıyordu ya dur hatırlayacağım neyse konumuza tekrar dönelim Ne olurdu ben de şöyle iki güzel şey yazabilseydim bak herkes ne güzel döktürmüş Ben de yapabilirim halledebilirim tamam şimdi tüm odağımı bu derse verebilirim evet hoca ne anlattı aklımızdan geçenleri anlatacağız Ama aklımda sadece güzel bir kahve içme düşüncesi var zihnim açılırdı belki de. Ne zaman şöyle bir şeylere odaklanmaya çalışsamuykum geliyor. Hemen dikkatim dağılıveriyor. Gece başımı yastığa koyunca gelmeyen bu uyku neden şuanda gelmişti ki. Şu uyku meselesini hiç anlamıyorum. Türkçeye anlam olarak da karışık gelmiş olmalı bence. Çünkü uykusuzluk derken çok fazla uykunun olmasından mı bahsediyor yoksa uyuyamamaktan mı bilemiyorum. Sonra bir de verimli uyku diye bir şey çıkarmışlar bir sürü şeye bağlı olan bu mesele ise daha da karışık.&nbsp;</div><div>Saatlerce uyusak da uykumuzu alamadan uyanıyoruz bazen. Sebepleri derya deniz sanki<br>&nbsp;Belki uyumadan biraz önce yemek yemişizdir, sindirim devam etmektedir. Belki odanın ışığının rengi uykunun verimliliği için uygun değildir. Belki uyuduğumuz oda dağınıktır. Belki de bir şeyleri düşünürken uyuyakalmışızdır. Belki de birine bir mesaj atıp cevabını alamadan uyumuşuzdur. Bazen zamanlama hatası yaptığımız için de uyku kalitemiz düşer. Akıllı saatim kolumda takılı olduğunda uyku kalitemi ölçüyor. Bir sabah bir baktım derin uyku oranım %5 idi. Bununla birlikte verimsiz uyuduğumdan iyice emin oldum. O zaman verimli bir uyku yoktur, dinlendirmeyen uyku vardır diyebilir miyiz, çünkü uyku çoğu zaman vakit kaybıdır.&nbsp;<br><br><br>BÜŞRA TAŞDEMİR </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-12-30 18:12:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/metinnam/3ermexywjvrf1g1e/wish/1969054196</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
