<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>MİM 4511-2015517060 by Rojda sezen</title>
      <link>https://padlet.com/sezenrojd/3c8plvzs9rscar1o</link>
      <description>MİM 4511- MİMARLIK VE KURAM DERSİ İÇİN.</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2020-10-21 11:18:58 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-11-11 12:59:12 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet.net/icons/png/1f441-1f5e8.png</url>
      </image>
      <item>
         <title>Mimarlık-Felsefe İlişkisine Eleştirel Bakışlar</title>
         <author>sezenrojd</author>
         <link>https://padlet.com/sezenrojd/3c8plvzs9rscar1o/wish/1145348995</link>
         <description><![CDATA[<div>Mimarlık ve felsefe konusuna yoğunlaşırken sormamız gerek soru ''Bizim felsefe ile sorunumuz ne ?''olmalıdır. Mimarlık uygulama yönüyle de kuramsal yönüyle de zamanla değişime uğramıştır ve uğramaktadır. Her çağ kendine has mimarlık kuramlarını ve bu kuramları somutlaştıran uygulamalar geliştirmiştir.  Buradan da mimarlık eyleminin çağının felsefesi  ile hareket ettiğini, hem felsefeden beslendiği hem de felsefeyi beslediği çıkarılabilir. Peki ne oldu da felsefe mimarlığın alanına girdi ?<br> Özellikle 15.yy dan itibaren mimarların entelektüel bir talebi oluşmaya başlamıştır  ve artık felsefe de besleneceği kaynaklara dahil olmaya başlıyor . Mimarlığın çok yönlü yapısını düşününce bu son kaçınılmazdı.  Ve böylece mimarlık iç tutarlılığını kaybetmiş oldu. Bu tutarsızlığı geleneksel toplumla bozabiliriz , katılaştırabiliriz sanıyoruz ancak mimarlık bir dünya görüşüdür ,her zaman aynı kalamaz aynı bakamayız . Katı olan her şey buharlaşıp havaya karışıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor  bırakalım dünya görüşümüz de öyle kalsın ...</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-01-31 12:43:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/sezenrojd/3c8plvzs9rscar1o/wish/1145348995</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
