<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>My sweet wall by Elif Yalçın</title>
      <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg</link>
      <description>Made with whimsy</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2019-09-22 15:43:01 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2026-03-04 08:04:01 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>Hormonların çalışma yolu</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/387788450</link>
         <description><![CDATA[<div>Vücudun belli bölgelerinde sentezlenip organizmanın belli<br>fonksiyonlarını başlatan ya da düzenleyen maddelere hormon<br>denir. Hormonlar çoğunlukla sentezlendikleri yerlerden,<br>dolaşım sistemi ile (kan veya lenf) etki bölgelerine taşınarak<br>buradaki hedef hücreleri etkilerler. Bu tip hormonlara endokrin<br>hormonlar denir. Bazı hormonlar ise sentezlendikleri yerlerden<br>uzağa taşınmaksızın, komşu hücreler üzerinde etki gösterirler,<br>bu tip hormonlara da doku hormonları (lokal hormonlar veya<br>parakirin hormonlar) denir.<br> Endokrin sistemde, hormon sentez ve salgılanması, beyinde<br>hipotalamus ve hipofiz, ayrıca vücudun değişik yerlerine<br>dağılmış bulunan tiroit, paratiroit, pankreas, adrenal ve gonatlar<br>(testis ve yumurtalık) gibi değişik salgı bezlerinde yapılır. GI<br>sistemde ve hamilelikte plasentada da hormon sentezlenir.<br>Hormonların biyosentezleri kimyasal yapılarına bağlı olarak değişik yollar<br>izler. Sentezlenen hormonlar genellikle proteinlere bağlı olarak veziküllerde<br>depolanır. Buradan;<br> Bir kalıba bağlı olmaksızın, fakat sabit ve dış uyarı olmadığı taktirde<br>değişmeyen miktarlarda (tiroit hormonları),<br> Günlük (glikokortikoitler) ya da aylık (kadın cinsiyet hormonları) bir kalıba<br>uygun olarak, zamana göre değişen miktarlarda,<br> İhtiyaç halinde, uyarı ile ve belirli bir kalıba bağlı olmaksızın( insülin,<br>vazopressin, epinefrin, aldosteron) salgılanırlar.<br><br>Hormonların 4 temel fonksiyonu vardır.<br> İç ortamın dış koşullara uygun şekilde optimal düzeye <br>getirilmesi ve optimal düzeyde tutulması (su-elektrolit <br>dengesi, asit-baz dengesi, kan basıncı vb),<br> Enerji üretimi, kullanılması, depolanması,<br> Üreme,<br> Büyüme ve gelişme.<br><br>https://acikders.ankara.edu.tr/mod/resource/view.php?id=52810</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-22 15:44:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/387788450</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bakterilerde ikiye bölünme olurken bitkilerde neden aralamel olur?</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/387788548</link>
         <description><![CDATA[<div><mark>Bitki hücrelerinde çeper bulunduğu için sitoplazma bölünmesi boğumlanma ile yapılamaz. Çünkü hücre çeperinin yapısı serttir. Bu nedenle, sitoplazmanın ortasında, iki çekirdek arasında hücre plağı (ara bölme) oluşur.</mark></div><div><br></div><div><em>Bitki hücrelerinde sitoplazma bölünmesi*</em></div><div>Hücre plağını oluşturan keseler, golgi aygıtında üretilerek mikrotübüller üzerinden hücrenin ortasına taşınır. Hücre plağının içerisinde yapışkan bir madde olan pektin bulunur. Daha sonra yapıya selüloz katılır ve hücre plağı büyür.<br><br></div><div>Hücre plağı sitoplazmayı bölecek şekilde genişler ve kalınlaşır. Hücre plağının ayırdığı noktalarda hücre zarı kaynaşır ve iki yeni bitki hücresi oluşur. Selüloz sentezinde görevli enzimler hücre zarında bulunmaktadır<br>https://www.canlibilimi.com/sitokinezsitoplazma-bolunmesi/<br>BAKTERİLERİN HÜCRE YAPISI<br><br></div><div>Bakterilerin hücre düzenlemesinin gelişkinlik sırası virüslerden sonradır.<br>Bakteri hücreleri dıştan bir hücre zarı ve güçlü, sert bir hücre duvarı ile kuşatılır. Bakterinin hücre çeperi protein ve karbonhidratlardan oluşmuş karmaşık bir yapıdır. Bu tip hücre duvarı, bakterilerle mavi_yeşil alglerde vardır. Bu farklı hücre duvarı, bakterilerle mavi_yeşil algler arasındaki evrimsel zincirin bir halkasıdır. <mark>Bakteri hücrelerinin çeperinde, bitki hücrelerindeki gibi selüloz yoktur. </mark>Bazı bakterilerin, hücre çeperlerine ek olarak polisakkaritlerden oluşmuş,yapışkan koruyucu kapsülleri vardır.<br>https://www.rehberogretmen.biz/hucrelerdebolunme-bakteriler.htm<br><a href="https://www.bilgicik.com/tag/bakterilerde-eseysiz-ureme/"><strong><br>Bakterilerde Eşeysiz Üreme<br></strong></a><br></div><div>Belirli bir büyüklüğe erişen bakteriler mitoz bölünmeye benzeyen bir bölünme ile bölünerek birey sayısını arttırırlar. Bakterilerin bölünmesi, uygun sıcaklılık, yeterli besin ve su bulunan ortamda her 20 dakikada bir gerçekleşir. Böylece bakteri sayısı geometrik dizi şeklinde artar. Bakteri populasyonundaki artış bakterilerin kendi faaliyetleri ile durdurulur. Ortamdaki besin miktarının azalması, bakterilerin metabolizması sonucu oluşan ve ortama verilen etil alkol, asit gibi maddeler bakteri üremesini sınırlandırır.<br><br>https://www.bilgicik.com/yazi/bakterilerde-ureme/ </div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/406205568/c62574967e99340f1da66a22c5ad76f1/bitki_hucrelerinde_sitoplazma_bolunmesi.jpg" />
         <pubDate>2019-09-22 15:44:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/387788548</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Alg nedir? (Bitki midir?)</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/387788574</link>
         <description><![CDATA[<div>Alg ya da Yosun; büyük çoğunluğu fotosentetik olmasına karşın, <mark>bitkiler alemiyle yakın akraba olmayan bir gruptur. Bitkilere benzeyen, sucul canlılardır.</mark><br>Deniz kenarında algler<br>Fotosentez ürünlerini nişasta formunda depolamazlar. Kloroplastları, sitoplazma içerisinde serbest olarak değil, granüler endoplazmik retikulum üzerinde bulunur. Klorofil-c taşırlar ve bitkilerde bulunmayan başka pigment maddeleri bulundurular. Çeşitli gruplara özel renkleri de, bu pigment maddeleri verir.<br><br>Alglerde, bitkilerdeki yaprak, gövde gibi elemanlarına benzeyen, ancak damar dokusu taşımayan, özelleşmemiş vücut bölümlerine "tallus" denir.<br><br>Üremeleri, ikiye bölünme, tomurcuklanma, ana bitkinin büyümesi, spor hücrelerinin ya da eşey hücrelerinin üretilmesi şeklinde gerçekleşir.<br>Fotosentetik algler, sucul ortamların birinci derecedeki üreticileri olduklarından önemlilerdir. Alglerin bir diğer önemi de, birçok sucul canlının besin kaynağını oluşturmalarıdır. Ayrıca, çeşitli endüstri alanlarında kullanılan bazı hammaddeler de, yine alglerden elde edilmektedir. Yaşamı sona eren alglerin dış iskeletleri, dibe çökerek, denizel kayaçların yapısına katılır. Algler, prokaryotik ve ökaryotik olmak üzere iki ayrı sınıfa dahil edilebilir.<br><br>https://www.biyologlar.com/algler-hakkinda-bilgi<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-22 15:45:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/387788574</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Bütün bitki hücrelerinde hücre duvarı var mıdır?</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/387788602</link>
         <description><![CDATA[<div><mark>Hücre duvarı bitki hücrelerinde görülmesine rağmen, bitkilerin eşey hücrelerinde bulunmaz.</mark> Onlarda hayvan hücresi gibi plazmalema vardır. Ancak döllenmenin akabinde, hücre, yüzeyine ince ve jelimsi bir madde salgılar. Bu madde "primordial duvarı" (ilk çeper) oluşturur ve içinde pektin bulunur. Pektinler, birbirleri ile iyonlarla bağlanan, uzun zincirli karbonhidrat moleküllerinden meydana gelir. Hücre bölünmesinde oluşan yeni hücreleri birbirinden ayıran bu ilk duvar, iki hücreyi yan yana tutan orta lameldir.<br><br> http://www.biyologlar.com/hucre-duvarinin-yapisi?page=5 </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-22 15:45:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/387788602</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DNA nın bulunduğu her ortamda RNA bulunur mu?</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/388875411</link>
         <description><![CDATA[<div>RNA <br><br>DNA’daki genetik bilgiyi bir fonksiyonel proteine dönüştürmekte aracı rol oynayan nükleik asittir.<br>https://aves.ktu.edu.tr/ImageOfByte.aspx?Resim=8&amp;SSNO=9&amp;USER=3717<br><br>DNA</div><div><br></div><div>Deoksiribonükleik asit ya da kısaca DNA, tüm hücreli canlıların ve bazı virüslerin biyolojik gelişimleri için gerekli genetik bilgiyi taşıyan bir çeşit nükleik asittir. DNA, canlının özelliklerinin soydan soya geçmesini sağladığı için bazen kalıtım molekülü olarak da adlandırılır.<br><br>http://nasilcalisir.blogspot.com/2006/08/dna.html?m=1<br><br><strong>MESENCIR RNA (mRNA)</strong><br>DNA'da saklı bulunan genetik bilginin, protein yapısına aktarılmasında kalıplık görevi yapan aracı bir moleküldür. mRNA ribozomlara tutunur ve DNA'dan aldığı genetik şifreye göre sentezlenecek proteinin amino asit sırasını tayin etmektedir. Her mRNA molekülü, DNA üzerinde bulunan ve gen adı verilen belirli bir bölge ile komplementerlik göstermektedir. Tek bir ökaryotik hücre yaklaşık 10.000 farklı mRNA molekülü ihtiva etmekte ve bunların her birinden bir veya daha fazla polipeptid zinciri sentezlemektedir.<br><br></div><div><strong>TRANSFER RNA (tRNA)</strong><br>tRNA'lar da ribonukleotidlerin polimerize olması ile meydana gelmiş, çok kıvrımlar gösteren ve tek zincirli yapıya sahip bir <strong>RNA</strong> çeşididir. tRNA'lar yonca yaprağına benzeyen üç boyutlu yapılarında yer yer çift sarmallı bir durum göstermektedir. Zincirde yer alan ribonukleotid sayısı 70 ile 99 arasında, molekül ağırlığı ise 23.000 ile30.000 dalton arasında değişmektedir. Doğada yer alan 20 aminoasitin her biri için en az bir tRNA molekülü bulunmaktadır. tRNA'lar adaptörlük görevi yaparak bir uçlarına bağladıkları amino asiti, ribozoma tutunmuş mRNA'nın taşıdığı kodono göre polipeptid zincirine dizerler. tRNA'lar üç bazdan meydana gelen antikodon adı verilen uçları ile yine mRNA üzerinde bulunan ve kodon adı verilen bölgeye geçici bağlanarak amino asitlerin mRNA üzerindeki şifreye göre doğru bir şekilde dizilmelerini temin etmektedir.<br><strong>RİBOZOMAL RNA (rRNA)</strong><br>RNA'lar ribozomların ana yapısal elementi olup yaklaşık olarak ribozom ağırlığının % 65'ini teşkil ederler. Prokaryotik hücrelerde 3 çeşit, ökaryotik hücrelerde ise 4 çeşit rRNA bulunmaktadır. Ribozomal RNA'lar ribozomların yapı ve fonksiyonlarında önemli rpller oynamaktadır.<br>Bunlara ilave olarak ökaryotik hücrelerde iki çeşit <strong>RNA</strong> daha bulunmaktadır. Bunlardan birincisi heterojen nuklear <strong>RNA</strong> (hnRNA)'lardır. Bunlar ökaryotik hücrede sentezlenen ve prosese uğramamış öncül mRNA molekülleridir. İkincisi ise küçük nuklear (snRNA)'dır ve yine öncül mRNA moleküllerinin prosese uğraması esnasında ortaya çıkmaktadırlar.<br><br><strong>DNA</strong> bir organzimanın oluşuma ilişkin bilgileri taşır <strong>DNA</strong> molekülleri, hücre çekirdeğinde bulunurlar ve vucudumuzda bulunan tüm proteinleri oluşumu sırasındaki kodlamış bilgileri içerir <strong>DNA</strong>’nın protein yapma işlemi ,inanılmayacak derecede kusursuzdur.<br><br>https://www.diyadinnet.com/bilgi-464-dna-rna-nedir<br><br>Bana göre;<br><br> DNA daki genetik bilginin işe yarar ve kullanılabilir olması için RNA lar gereklidir çünkü bu bilgilerin proteinlere dönüşmesini RNA lar sağlar.<br>  </div><div><br><br></div><div><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-24 14:35:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/388875411</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Solunum sistemi ve hücresel solunum</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/388892653</link>
         <description><![CDATA[<div>Soluk (Nefes) Alma :<br>Soluk alma sırasında diyafram kası kasılır (düzleşir), kaburga kasları kasılır. Böylece göğüs boşluğu genişler, akciğerlerin basıncı azalır, akciğerlere hava dolar ve akciğerlerin hacmi artar. <br>Soluk alma sırasında; burundan alınan hava ısıtılır, nemlendirilir, temizlenir ve yutak ile gırtlağa, gırtlaktan da soluk borusuna gelir. Soluk borusuna gelen hava yine ısıtılır, nemlendirilir ve havadaki toz ve mikroplar tutularak balgam ile dışarı atılır. Hava soluk borusundan bronşlara, bronşlardan bronşçuklara, bronşçuklardan da alveollere gelir ve alveollere dolar. Alveollerdeki havada bulunan oksijen gazı (difüzyon yolu ile) kılcal kan damarlarına, kılcal kan damarlarındaki (kirli kandaki)karbondioksit gazı da (difüzyon yolu ile) alveollere geçer. <br>Temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına taşınır, sol kulakçıktan sol karıncığa geçer ve aort atardamarı ile vücuda pompalanır.<br> (Küçük kan dolaşımı).<br>https://masahin-alimetin.weebly.com/solunum-sistemi-nedir.html<br><br>Hücresel solunum; oksijenli solunum, oksijensiz solunum ve fermantasyon olmak üzere üç şekilde gerçekleşir. Oksijen ve enzimler yardımıyla enerji verici organik molekülllerin H<sub>2</sub>O ve CO<sub>2</sub>’ye kadar parçalanması sırasında açığa çıkan enerji ile ATP sentezlenmesine <strong>oksijenli solunum </strong>denir.<br><br></div><div><br></div><div>Glikozun hücre sitoplazmasında oksijensiz olarak yıkılıp enerji elde edilmesine <strong>oksijensiz solunum </strong>denir. <strong>Fermantasyon </strong>ise besinlerin yapı taşlarının oksijen kullanmadan kısmi olarak yıkılıp ATP elde edilmesi olayıdır.<br><br>https://www.fikir.gen.tr/hucresel-solunum-nedir-hucresel-solunumun-onemi-nedir/<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/406205568/1ebc27cd0a606228e7b8c9416d917bca/9009729_orig.png" />
         <pubDate>2019-09-24 14:57:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/388892653</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kalıp DNA</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/389010728</link>
         <description><![CDATA[<div>DNA polimeraz enzimi ile çift kollu bir kalıbın bulunduğu yerde, DNA'ya benzer çift kollu bir yapı meydana getirilmiştir. Bu yapıdaki baz oranları aynen kalıp aldığı DNA'daki gibidir.<br><br>Kalıbın olmadığı bir ortamda, belirli bir gecikmeden sonra (lag time), DNA'ya benzer çift kollu bir molekül sentezlenir. Bu molekülün bileşimi, sunulan deoksinuk-leozittrifosfatlara bağlıdır.<br><br>Yalnız UTP yada CTP’nin bulunduğu ortamda, yine sırasıyla homopoliuridil asit ve homopohsitidil asit oluşur. Buna karşın poliguanı, asi, bu yolla elde edileme RNA'nın diğer bir hatalı tepkimesi, kalıp olarak DNA yerine bir polinukleotitle temasa geçmesi halinde ortaya çıkar. Örneğin kısa bir politimidil asit zinciri, uzun pohadenıl asit zincirinin elde edilmesini sağlayabilir.<br><br></div><div><br></div><div><br><br>Kalıp için polideoksinukleotit olması şart değildir, keza poliribonukleotitler de, örneğin polisitidil asit de kalıp olarak kullanılır. Bu durumda, poliguanil asit elde edilir. Kalıp olarak DNA'nın kullanılması halinde, oluşan polinukleotit, hiçbir zaman kullanılan DNA'dan uzun olmamasına karşın, kalıp olarak homopolinukleotitlerin kullanıldığı durumlarda, meydana gelen ürün kalıptan uzun olabilir.<br><br>DNA-polimerazın yaptığı gibi, RNA-polimeraz da, bif-kalıbın yokluğunda, polinukleotit sentezleyebilir. Bununla beraber DNA-pplimerazın tam tersi bir davranış göstererek ATP ve UTP ile, monoton poli A ve poli U kollarını taşıyan bir zincir meydana getirir (yani ...AAA... ve UUU... kollu).<br><br></div><div><br></div><div><br><br>RNA-polimeraz RNA sentezinin basamaklarını aşağıdaki gibi Özetleyebiliriz<br><br>1. DNA'ya (primidince zengin kısımlarına) enzim bağlanır.<br>2. Pürintrifosfatlar ile RNA polimeraz aktifleştirilir. Aktifleştirme, RNA sentezinin hızlandırılmasını sağlayan ilk adımı oluşturur.<br>3. Polimerizasyonun ilk fosfor asidi diester bağının oluşmasıyla başlar.<br><br></div><div><br></div><div><br><br><br>Tepkime ancak, 0,2 MK CI’lu bir ortamda, enziminin özgül yapısal değişikliğinin ortaya çıkmasıyla başlar.<br><br>4. Daha sonra bunu diğer nukleozittrifosfatların polimerizasvonu izler.<br>5. DNA-enzim kompleksinden meydana gelen ürün ayrılır.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-24 17:27:56 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/389010728</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Antikodon Kodon</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/389011738</link>
         <description><![CDATA[<div>→DNA molekülü, birbirinin eşleniği olan <strong>iki</strong> iplikten oluşmuştur.<br><br>→Bu ipliklerden, <strong>protein sentezi </strong>için gerekli olan <strong>şifreyi</strong> veren ipliğe <strong>anlamlı iplik</strong> denir.<br><br>→Anlamlı ipliğin<strong> eşleniği </strong>olan, diğer ipliğe de <strong>tamamlayıcı iplik</strong> denir.<br> <br>→Anlamlı iplik üzerinde bulunan ve <strong>3 nükleotidten </strong>oluşmuş şifreye<strong> KOD </strong>adı verilir.</div><div>→Bir KOD, <strong>bir aminoasit </strong>molekülünü şifreler.</div><div>→DNA molekülünde <strong>4 çeşit nükleotid </strong>bulunduğundan;</div><div> →Canlılarda <strong>20 çeşit aminoasit</strong> bulunduğundan; bazı aminoasitler <strong>birden fazla KOD </strong>tarafından şifrelenir.</div><div> </div><div>→DNA’nın anlamlı ipliğinden<strong> mRNA </strong>sentezlendiğinde; mRNA’da bulunan ve <strong>KOD’ un eşleniği</strong> olan üçlü şifreye<br><strong>KODON</strong> adı verilir.<br>→mRNA molekülünde <strong>4 çeşit nükleotid </strong>bulunduğundan;<br>→Bunlardan birinci kodon <strong>AUG</strong> olup; <strong>metionin</strong> amino asidini şifreler ve <strong>protein sentezini başlatır.</strong><br>→Buna <strong>başlangıç KODON’ </strong>u denir.</div><div> </div><div>→3 tane de <strong>durdurucu (stop) KODON </strong>bulunur.</div><div>→Bu kodonlar; UAA, UGA ve UAG olup, aminoasit şifrelemez ve <strong>protein sentezini bitirir.</strong></div><div>→Her mRNA’nın sonunda sadece bir tane <strong>stop kodonu</strong> bulunur.</div><div><br> </div><div><strong>Not:</strong></div><div><br>→Bir mRNA’da <strong>aynı anda</strong> en fazla <strong>62 çeşit KODON </strong>bulunur.</div><div>→Çünkü bir mRNA' da, durdurucu KODON' lardan <strong>sadece 1 tanesi </strong>kullanılır.<br><br><br> </div><div>→Her <strong>tRNA</strong> üzerinde mRNA da bulunan kodonların eşleniği bulunur.</div><div>→Buna <strong>antikodon</strong> adı verilir.</div><div> </div><div><br></div><div> </div><div> </div><div>→Tüm canlılarda <strong>61 çeşit antikodon</strong> vardır.</div><div>→Çünkü durdurucu KODON' lar aminoasit<strong> şifrelemediğinden</strong>; bunların <strong>antikodonu bulunmaz.</strong><br>→Her <strong>tRNA </strong>üzerinde <strong>sadece 1 çeşit antikodon</strong> bulunur.</div><div>→Tüm canlılarda <strong>61 çeşit tRNA</strong> vardır.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-09-24 17:29:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/389011738</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Proteinlerin işlevi, işlev farklılıkları</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/395271971</link>
         <description><![CDATA[<div><br><br>http://www.acikbilim.com/2015/02/dosyalar/evrime-molekuler-bakis-proteinlerin-soyledikleri.html</div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-08 19:26:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/395271971</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/395411719</link>
         <description><![CDATA[<h1>PROTEIN 7 Makaleler</h1><div>Menü</div><div><strong>Protein sentezi</strong></div><div><br>Protein sentezi:<br><br></div><div>Organizmada doku ve hücrelerde bulunan amino asitler için en iyi kullanım yolu organizma proteinlerinin sentezlenmesidir. Bu proteinler doku ve kan proteinleri, enzim ve hormonlardır.</div><div>Organizma proteinleri bir taraftan sürekli olarak parçalandıklarından, devamlı olarak sentez edilmeleri de gerekir. Sentez ve parçalanma arasında bir denge mevcuttur. Bunun içinde organizma protein miktarları önemli bir farklılık göstermez.</div><div>Bazı proteinlerin yarılanma süreleri kısa, bazılarının ki ise uzundur. Örneğin; insülin için yanlanma süresi 6,5-9 dak. iken, plazma proteinleri için 10 gün, kas proteinleri için 180 gün, kollajen için 300 gündür. İnsanda, total vücut proteinleri için yarılanma süresi 80 gün kabul edilir. Çeşitli amino asitlerin değişik sayılarda ve değişik varyasyonlarda birbiriyle bağlanması ile çok sayıda farklı proteinler oluşur. Protein sentezi DNAnın kontrolü altındadır.</div><div>DNA moleküllerinin iki önemli görevi vardır. Bunlardan birincisi hücre bölünmesi sırasında yeni hücrelerin DNA kaynağını oluşturmalarıdır.</div><div><br>DNA iki polinükleotid zincirinin bir ortak eksen etrafında sarmallaşmaları ile oluşmuş çift sarmal yapısı gösterir. Hücre bölünmesi başlayacağı zaman DNA çift sarmalı açılır. Her iki polinükleotid zinciri birbirinden ayrılır. Bu zincirlerden her biri bir tür kalıp görevi üstlenerek kendi bütünleri olan öteki zincirin tıpkısı bir yeni zincir sentezlenmesini sağlar. Bu olaya replikasyon adı verilir. Bu şekilde, DNA yapısının hücre bölünmesi sırasında değişmemesi kalıtsal yapının sürekliliğini sağlar. DNA yapısının bozulmadan aktarılması nükleik asitlerin yapısında yer alan pürin ve pirimidin bazlarının karşılarına uygun bazların gelmesidir.<br><br></div><div>DNA molekülünün ikinci önemli görevi ise hücreye özel proteinlerin sentezini kontrol altında bulundurmaktır.</div><div><br></div><div>Hücre içerisinde proteinin sentez edildiği başlıca yer sitoplazmik retikulumda yer alan ribozom lardır.</div><div><br></div><div>Bir canlının tüm hücrelerinde aynı kalıtsal bilgi bulunmasına rağmen, her hücre kendine özel proteinleri sentezler. Örneğin insülin hormonunun sentezi sadece pankreasın lengerhans adacığının beta hücreleri tarafından sentez edilir. Halbu ki canlının tüm soma hücrelerinde insülin sentezi ile ilgili kalıtsal bilgi mevcuttur. Bu olay histon represyonu adı verilen bir kavramla açıklanır. Histon represyonu, ufak moleküllü bazik proteinlerin (histonların) DNA molekülünün bazı bölümlerine tuz bağı ile bağlanarak belirli proteinlerin biyosentezleri için gerekli kalıtsal mesajları bloke etmeleri şeklinde tarif edilir ve hücre farklılaşmasının temelini oluşturur.</div><div><br></div><div>Ribozomlarda gerçekleşen protein sentezinin başlayabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir.</div><div><br></div><div>DNA yapısına katılan baz gruplarının arka arkaya sıralanmaları ile belirlenen kalıtsal bildiri protein yapısına doğruca aktarılmaz. Önce stoplazmaya çeşitli RNA türlerinin sentezlenerek salgılanmaları gerekir. Bunlar, ribozomların yapısına katılan ribozomal RNA(rRNA), amino asitleri ribozomlara taşıyan taşıyıcı(transfer edici) RNA(tRNA), ve sentezlenecek proteindeki amino asitlerin sıralanış biçimini belirleyen haberci RNA(mRNA) dır.<br><br>https://www.protein7.com/makale3-protein-sentezi-3-22.html</div><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-09 04:28:42 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/395411719</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/395416692</link>
         <description><![CDATA[<div>Vücudumuzda bulunan bazı hücrelerin bölünme özelliği yoktur. Bunlar <strong>sinir, kas, alyuvar ve üreme(eşey)</strong> hücreleridir. Çekirdeği ya da kalıtım maddesi olan hücreler bölünür. Bazı hücrelerde çekirdek yoktur. Örneğin alyuvar hücreleri çekirdeksizdir. Bu hücreler bölünemez ve bir süre sonra ölür. Sinir ve kas hücreleri ise hiç bölünmezler. Karaciğer hücreleri gibi bazı hücreler ise normalde bölünmez fakat yaralanma veya hücre ölümü gibi olaylar sonucu kaybedilen hücrelerin yenilenmesi amacıyla bölünürler. Bazı hücrelerde ise bölünme çok hızlı ve sürekli olur. Örneğin kemik iliği ve embriyo hücreleri sürekli ve hızlı bölünür.<br>https://www.fenokulu.net/mobil/fen-konulari/konu1176</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-09 05:11:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/395416692</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İnsan genom projesi</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397023410</link>
         <description><![CDATA[<div>1990 da başlanan <mark>bu projenin amacı insanın gen haritasını çıkarmak,</mark> genler hakkında bilgiye sahip olmak onları öğrenmek, genler üzerinde oynamalar yaparak bazı hastalıkların iyileştirilmesi için bir şeyler yapabilecek miyiz sorusunu cevabını öğrenmekti. 2003 te proje tamamlandı ve birçok yeni bilgi öğrenildi. Bazı hastalıkların tedavisinde hâlâ geliştirmelerde bulunuyorlar bunun dışında ise Çin'de ilk 2 tasarım bebek doğdu yani genleri üzerinde çalışmalar yapılmış. Bunun dışında ailelerin doğacak olan çocuklarının göz rengi, ten rengi vb.  şeyleri seçmesi söz konusu olacağından 25 ülkede bu yasaklandı. Çin ve ABD ise bu konuda en çok çalışma yapan ülkeler. Buraya ekleyeceğim video da bu konuyu güzel bir şekilde özetliyor.<br><br><br>https://youtu.be/MvuYATh7Y74<br><br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-12 19:16:11 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397023410</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DNA REPLİKASYONU</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397025878</link>
         <description><![CDATA[<div>bu video konuyu özetliyor ve detaylandırıyor<br><br>https://youtu.be/TNKWgcFPHqw</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-12 19:44:09 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397025878</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Sinir ve kas hücreleri bölünme yeteneklerini ne zaman kaybettiler?</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397026348</link>
         <description><![CDATA[<div>Bir memeli dokusunun bir fotoğrafını çekseydik muhtemelen bölünen bir hücreyle karşılaşırdık. Bu anlaşılabilir bir durum, çünkü her hücre başka bir hücrenin mitoz bölünme geçirmesi sonucu oluşur. Ancak sinir hücreleri yani nöronlar bu durumun bir istisnasıdır. <mark>Sinir hücrelerinin bu yeteneklerini doğumdan itibaren kaybetmeye başladıkları düşünülüyor. İnsanlarda sinir hücrelerinin yenilenme sürecinin tam olarak durduğunu söylemek doğru olmasa da sinir hücrelerinin kendini yenileme yeteneği çok sınırlıdır.</mark><br><br></div><div><br></div><div>Vücudumuzdaki her hücre belli bir amacı gerçekleştirmek üzere özelleşmiştir. Ancak başlangıçta herhangi bir amaçları yoktur. Hücresel farklılaşma adı verilen bir süreç sonunda belli bir hücre tipine, örneğin kas ya da sinir hücresine dönüşürler. Sinir hücreleri hayli özelleşmiş hücrelerdir ve her birinin sinir sistemi içinde belli bir yeri ve karmaşık görevleri vardır. Hücresel farklılaşma süreci içinde özelleşirken, nöronların bölünme özelliklerini kaybettiği ve bütün enerjilerini ve yapılarını bu yeni ve karmaşık görevlerini gerçekleştirmek üzere kullandıkları düşünülüyor.<br><br></div><div>Yeni araştırmalar özelleşmiş herhangi bir görevi olmayan kök hücrelerin nöronların yenilenememesinin yol açtığı sorunlara çözüm olabileceğini gösteriyor. Bu amaçla araştırmacılar kök hücrelerin nöronlara dönüşmek üzere farklılaşmasını sağlamaya çalışıyor.<br><br></div><div>Bazı araştırmacılar ise sinir hücrelerinin kendini yenileme yeteneklerinin çok sınırlı olmasının nedeninin, biyolojik bazı bileşiklerin nöronların elektriksel uyarıları ileten bölümü olan aksonların gelişmesini engellemesi olduğunu düşünüyor.<br><br>http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/sinir-hucrelerinin-kendilerini-yenileyemedigi-dogru-mu<br><br></div><div><a href="http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/#facebook">Facebook</a> <a href="http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/#twitter">Twitter</a> <a href="http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/#pinterest">Pinterest</a> <a href="https://www.addtoany.com/share#url=http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/sinir-hucrelerinin-kendilerini-yenileyemedigi-dogru-mu&amp;title=Sinir%20H%C3%BCcrelerinin%20Kendilerini%20Yenileyemedi%C4%9Fi%20Do%C4%9Fru%20mu?">Paylaş</a></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-12 19:49:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397026348</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Dna&#39;dan proteine</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397030145</link>
         <description><![CDATA[<div>https://youtu.be/gG7uCskUOrA</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-12 20:30:58 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397030145</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Canlılarda gelişmişlik</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397032859</link>
         <description><![CDATA[<div>'Canlının gelişmişliğini kromozom sayısı değil genlerin kromozom üzerindeki sırası ve sayıaı belirler'<br><br>Genlerin kromozom üzerindeki sırası ve sayısı organizmalara göre belli bir düzen ve sıra içindedir. Bu uyum türler için sabittir ve değişmez. Ancak, cinsler veya familyalar arasında farklar gösterebilir. Bu düzenli sıralanış, bir tespih tanesine veya bir müzik kasetinde magnetik tape de bulunan ve ardışık yerleşmiş müzik parçalarına benzetilebilir.</div><div>Genlerin büyüklüğü de (baz sayısı) kodladığı proteinin büyüklüğüne göre değişebilir. Bu ölçü, 1500-2000'den 10000 bp'e kadar değişebilir.</div><div>Genler, nukleik asit sekanslarından oluşmakta ve belli özel peptidlerin bilgilerini kodlar halde taşımaktadırlar. Genleri oluşturan baz sıraları ve  sayıları da türler için de sabittir ve bu türlerin korunmasında çok önemli rollere sahiptir. <br><br><br>http://www.mikrobiyoloji.org/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF134E1A1D2562C276</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-12 21:00:08 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/397032859</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Alyuvarlar ve dna</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/401262101</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>Alyuvarların Özellikleri<br></strong><br></div><div><br></div><div><br></div><div>İnsan kanında mikroskopla görülebilen, çapı 7 mikronu geçmeyen disk şeklindeki hücrelere alyuvar veya eritrosit adı verilir.<br><br></div><div><br></div><div><br></div><div><br></div><ol><li>mm kanda 5 milyon tane bulunur. Değişik canlılarda farklıdır. (Tavukta 3,Kedide 9 milyon) kansızlıkta azalır. Oksijen yetersizliğinde artar. Bu sayı, erkeklerde ( İNSAN) bir milimetreküp kanda, yaklaşık 5 milyon, kadınlarda ise 4.5 milyon civarındadır.<br><br></li><li>yuvarlak yası hücrelerdir.</li><li>Memeliler hariç Diğer omurgalılarda çekirdeklidir. (Ancak çekirdek görev yapmaz.)</li><li>Yalnız lamada eritrositler elips şeklinde ve çekirdeklidir.</li><li><mark>Kanda bulunan olgun eritsositlerde nukleus, E.R. , R.N.A., mitekondri , sentrozom , ribozom vb. organeller bulunmaz.</mark></li><li>Ortalama ömürleri 120 gündür.</li><li>Sitoplazmalarında hemoglobin ve karbonik anhidraz gibi enzimler taşır.</li><li>Boyanmamış eritrositlerin rengi hemoglobin içeriğine bağlı olarak yeşilden ten rengine değişir.</li><li>Eritrosit zarındaki mukopolisakaritlerin antijen özelliğinden dolayı kan grupları oluşur.</li><li>İnsanın 5. ayından itibaren alyuvarlar kırmızı kemik iliğinde üretilir.</li><li>Ergin alyuvarlarda mitekondri olmadığında gerekli enerji O2 ‘siz solunumla sağlanır.</li><li>Yaşlanan alyuvarlar dalak , karaciğer ve kemik iliğindeki makrofaglar tarafından parçalanır.</li><li>Kandaki hareketi yavaştır.</li></ol><div>NOT :<br>1-Hemoglobin in beta zincirindeki valin aminoasit inin yerini gulutamin in alması eritrositin yapısını bozarak orak şeklinin oluşmasına neden olur. (Orak hücreli anemi.)<br>2-Hemoglobin sentezi ile alyuvar sayısının birbirleri ile ilişkisi yoktur. Demir etkisinde hemoglobin sentezi azalır ;ancak alyuvar üretimi sürer.<br>3-Kanda oksijen miktarı azalınca karaciğer ve böbreklerden salınan eritroprotein , eritrosit yapımını uyarır.<br><br>https://www.biyologlar.com/alyuvarlarin-ozellikleri<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-23 04:08:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/401262101</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Kromozom fotoğrafları</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/401262296</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/406205568/6f31292bae9d63743922aaa679b9c129/IMG_20191022_WA0009.jpg" />
         <pubDate>2019-10-23 04:09:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/401262296</guid>
      </item>
      <item>
         <title>3n kromozomlu canlılar</title>
         <author>elifyalcinn0</author>
         <link>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/401262820</link>
         <description><![CDATA[<div>Hücrelerdeki kromozom sayısının 3n veya daha fazla olması durumu <em>poliploidi</em> olarak tanımlanır. Bu canlıların somatik hücrelerinde ikiden daha fazla kromozom takımı bulunur. Üreticiler daha verimli ürünler üretmek isterler. Ürün ıslah yöntemlerinden biri olan poliploidi genellikle ekonomik değeri yüksek olan seb ze ve meyvelerde, süs bitkilerinde kullanılır. Bitkilerde kullanımı hayvanlara göre daha fazladır. Poliploid bitkiler diğer bitkilere gör daha fazla kromozom takımı bulundurdukları için daha büyük hücrelere ve dah fazla klorofillere sahiptirler. Bu bitkiler diğer bitkilere göre daha iyi meyveli, daha büyük çiçekli bitkiler haline dönüşürler. Elma, muz, çekirdeksiz karpuz, patates gibi bitkilere poliploidi tekniği uygulanarak verim arttırılmıştır.<br>Poliploidilik bitkilerde doğal yoldan ya da kolşisin denilen bir madde kullanarak bölünme esnasında iğ ipliklerinin oluşumu engellenerek de sağlanabilir.<br><br>http://www.biyolojidefteri.com/index.php/poliploidi</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/406205568/ed83f0b436e7fe426744f37222d36c4d/poliploidi1.png" />
         <pubDate>2019-10-23 04:12:02 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/elifyalcinn0/2ysjww17l0fg/wish/401262820</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
