<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Biyoloji Duvarım  by Eylül Fidan</title>
      <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1</link>
      <description></description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2019-09-15 12:48:42 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2025-11-10 00:18:29 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet.pics/1/image.webp?t=g_auto&amp;url=https%3A%2F%2Fpadlet.net%2Ficons%2Fpng%2F1f30e.png</url>
      </image>
      <item>
         <title>KODON VE ANTİKODON </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/388901919</link>
         <description><![CDATA[<div>DNA'daki üçlü baz dizilerine genetik kod(şifre) denir. DNA'da her aminoaside karşılık gelen en az bir genetik kod vardır. Genetik şifre mRNA'ya aktarılarak protein sentezinde kullanılır. <br>mRNA'DA DNA'daki kodlara karşılık gelen üçlü nükleotid dizilerine kodon denir.<br>tRNA'da, mRNA'daki kodonlara karşılık gelen üçlü nükleotid dizilerine antikodon denir.<br>     KALIP DNA<br>Nükleit asit üretiminde ya da polimeraz zincir tepkimesinde çoğaltılması istenilen gen parçası, şablon DNA.<br>   <br> </div>]]></description>
         <enclosure url="http://slideplayer.biz.tr/2691637/10/images/10/Kodon+ve+antikodon+e%C5%9Fle%C5%9Fmesi.jpg" />
         <pubDate>2019-09-24 15:08:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/388901919</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HÜCRE DUVARI </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/388909668</link>
         <description><![CDATA[<div>Bitki hücre duvarı çok tabakalı olup üç parçadan oluşur. Hücre duvarının en dış katmanından bu katmanlar ara lamel, birincil hücre duvarı ve ikincil hücre duvarı olarak tanımlanır. Tüm bitki hücreleri ara lamel ve birincil hücre duvarına sahipken, hepsinin ikincil hücre duvarı yoktur.    </div>]]></description>
         <enclosure url="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/07/h%C3%BCcre-%C3%A7eperi.jpg" />
         <pubDate>2019-09-24 15:18:03 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/388909668</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ALGLER </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/388914869</link>
         <description><![CDATA[<div>Yeryüzünde yaşamını sürdürmekte olan alglerin oldukça farklı türleri bulunmaktadır. Bunun nedeni ise, prokaryotik ve aköryatik hücre özellikleri, hücre çekirdeğinin yapısı ve de kromofor yapısında meydana gelen pigment dağılımı, üreme farklılıkları ve kamçı gibi durumlardır. Algler, asıl olarak sulu alanlarda yaşamlarını devam ettirirlerken, aynı zamanda karlı ve buzlu alanlarda da yaşamlarını sürdürebilmektedirler.  Alglerin sulak alanlardaki temel görevi ise, bu bölgelerde yer alan organik karbon bileşiklerini, mojör primer olarak üretilmesidir. Alglerin yaşam alanları sulak alanlarda dahi farklılık gösterebilmektedir. Öyle ki, bazı türler sadece tuzlu suda yaşayabilirken, bazı türler ise sıcaklığı oldukça yüksek derecelerde olan kaynak sularında dahi yaşayabilmektedirler.  Deniz ve de göllerde yaşayan algler, su yüzeyinin 1 kilometre kadar altında yaşayabilmektedir. Ama daha çok 100 metre kadar altta yaşamlarını sürdürmektedirler.Algler, su ekosisteminin işleyişi ve de devamlılığı açısında oldukça önemli roller üretmektedirler. Sularda bulunan karbondioksit ve su, ışığın da etkisi ile algler tarafından karbonhidrata dönüştürülmektedir. Bu dönüştürülme işlemi ise, alglerin yapısında bulunan pigmentler aracılığıyla gerçekleşir. Dönüştürülme işlemi sonucunda ise, su ortamında çözünmüş oksijen ve de besin değeri artış göstermektedir. Alger, bu işlemden dolayı primer üretici olarak da adlandırılmaktadırlar. Alglerin üstlendiği bu rol, algleri besin zincirinin ilk halkasına yerleştirmektedir. Alglerin üretimde bulunması için, belirli koşulların sağlanması gereklidir. Bu koşullar, sadece ısı, ışık ve de besindir. Eğer, algler normalden fazla besin üretirse, çevresel denge bozulmaktadır. Bu bozulmaya ise biyoloji biliminde “eutrofikasyon” adı verilmektedir.Eutrofikasyon durumunda, denizde yaşayan canlılar için ölüm tehlikesi belirmiş demektir. Fazla besin üretiminden dolayı sudaki besin üretimi artar ve böylece birtakım olumsuz durumlar meydana gelir. Bakteri ve alg faaliyetlerinin ve de bulanıklığın besin artışı sonucunda meydana gelmesi nedeniyle, canlılar için oldukça önemli olan güneş ışığı suyun alt kısımlarına kadar giremez. Bu olay sonucunda, sudaki oksijen, dip kısımlarda kalır. Bu durum da, bazı canlılar için ölüme neden olabilmektedir.<br><br></div><div>Algler, deniz ve gölde yaşayan canlılar için yaşamın devamlılığı anlamına gelmektedir. Fakat eutrofikasyon durumunda, bu durum bazı canlılar için yaşamın sonu anlamına da gelebilmektedir. Aşırı besin maddesi üretimi durumunda, bazen aşırı alg patlaması ve de alglerin aşırı gelişmeleri gibi durumlarda yaşanabilmektedir. Aşırı alg patlaması nedeniyle, suyun rengi, kokusu ve de ekolojik dengesi bozulabilmektedir. Normalden farklı olarak aşırı gelişen algler ise, bazı deniz canlıları için toksik etki anlamına gelerek bu tür canlıların ölümüne yol açabilmektedir.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="http://www.bilgiustaniz.com/wp-content/uploads/2016/02/algler.jpg" />
         <pubDate>2019-09-24 15:24:26 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/388914869</guid>
      </item>
      <item>
         <title>ARA LAMEL </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/388918172</link>
         <description><![CDATA[<pre>Bitki hücrelerinde hücre çeperi bulunduğundan sitoplazma bölünmesi boğumlanarak gerçekleşmez.
Hücrenin ortasında,golgi organeli tarafından hücre çeperinin ilk tabakası olan orta lamel (ara plak) oluş-
turulur. Orta lamel, sitoplazmayı ve sitoplazma içeriğini iki eşit parçaya böler. Aynı zamanda orta lamelin
üzerinde selüloz içeren çeper oluşumu görülür. 
Golgi organeli sadece hayvan hücrelerinde ve bitki hücrelerinde bulunur. Bu yüzden bakteri hücreleri bölünürken ara lamel kullanmaz.  </pre><div><br></div>]]></description>
         <enclosure url="http://4.bp.blogspot.com/_LGy4ytnLmtg/TGxkUcqY2_I/AAAAAAAAAU4/sOY4YBbGTfk/s1600/bogumlanma_aralamel.jpg" />
         <pubDate>2019-09-24 15:28:38 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/388918172</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HÜCRESEL SOLUNUM </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/393752979</link>
         <description><![CDATA[<div>Canlılar besinlerinde depolanmış enerjiyi kullanırlar. Karbonhidratlar enerji için en yaygın olarak yıkılan besinlerdir. Bu enerji, pek çok durumda, yanma benzeri kimyasal  değişikliklerle açığa çıkarılır. Ancak, organizmalar besinleri parçaladıklarında, enerjinin sadece bir kısmı ısı enerjisi olarak açığa çıkar ve vücut sıcaklığının korunmasında bu enerji kullanılır. Geri kalan enerji kimyasal yapıda saklanır. Organizmalar canlılık işlevlerini yürütmek için sadece kimyasal enerji kullanabilirler. Canlılar iş yapmak için ısı enerjisi kullanamazlar. Bu nedenle, enerjinin açığa çıkması ile sonuçlanan besinin yıkımının, karbonhidrat ile oksijen arasında, doğrudan bir tepkime olmadan meydana gelmesi şaşırtıcı olmamalıdır. Besin yıkımı, aksine, yüksek enerjili yeni bileşiklerin oluşumuna bağlı pek çok küçük kimyasal basamaklarda meydana gelir.Besinlerde depolanmış enerjinin açığa çıkması her bir organizmanın ayrı hücreleri içinde başarılmaktadır. Bu işlemin tamamına hücresel solunum denir.<br>http://www.ktu.edu.tr/dosyalar/ormankoruma_98a9e.pdf </div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-04 18:56:04 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/393752979</guid>
      </item>
      <item>
         <title>AMİTOZ </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/393757772</link>
         <description><![CDATA[<div>Sitoplazma ve çekirdek içerisinde herhangi bir değişiklik olmadan hücrenin doğrudan doğruya bölünmesine amitoz bölünme denir. Bakteri, amip, öglena ve kanser hücrelerinde görülür. Amip ve kanser hücrelerinde çekirdek zarı erimeden bölünme gerçekleşir. Çekirdek boğumlanarak bölünür. Amaç kısa sürede bölünmenin gerçekleşmesidir.<br><br></div><div>Bakteride mayoz ve mitoz hücre bölünmeleri olmaz. Sadece amitoz bölünme gerçekleşir.<br>http://sosyolojisi.com/hucre-bolunmesi-nedir-amitoz-mitoz-mayoz-bolunmeleri/12617.html<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-04 19:05:35 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/393757772</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HORMON </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395220975</link>
         <description><![CDATA[<div>İç salgı bezlerinden  kana geçen ve organların işlemesini düzenleyen <a href="https://www.wikizero.com/tr/Adrenalin">adrenalin</a>, <a href="https://www.wikizero.com/tr/%C4%B0ns%C3%BClin">insülin</a>, <a href="https://www.wikizero.com/tr/Tiroksin">tiroksin</a> vb. fizyolojik etkisi olan maddelerin genel adı olarak tanımlanmaktadır.<a href="https://www.wikizero.com/tr/Hormon#cite_note-1"><sup>[1]</sup></a> Hormonlar; klasik anlamda <a href="https://www.wikizero.com/tr/Endokrin_sistem">endokrin organlar</a> diye bilinen <a href="https://www.wikizero.com/tr/Hipofiz">hipofiz</a>, <a href="https://www.wikizero.com/tr/B%C3%B6brek%C3%BCst%C3%BC_bezleri">böbrek üstü bezleri</a>, <a href="https://www.wikizero.com/tr/Tiroit_bezi">tiroit</a>, <a href="https://www.wikizero.com/tr/Paratiroid_hormon">paratiroit</a>, <a href="https://www.wikizero.com/tr/Gonad">gonatlar</a> gibi kanalsız iç salgı bezlerinde sentez edilen ve kanla taşınarak gittikleri belli hedef doku hücrelerinde etki gösteren <a href="https://www.wikizero.com/tr/Organik_bile%C5%9Fik">organik bileşiklerdir</a>. Hormonların kimyasal yapıları <a href="https://www.wikizero.com/tr/Heterojen">heterojendir</a>. Kimyasal yapılarına göre dörde ayrılırlar; <a href="https://www.wikizero.com/tr/Peptit">peptid</a> veya <a href="https://www.wikizero.com/tr/Protein">protein</a> yapısındaki hormonlar, <a href="https://www.wikizero.com/tr/Amino_asit">amino asit</a> türevi hormonlar, <a href="https://www.wikizero.com/tr/Steroid_hormonlar">steroid hormonlar</a>, <a href="https://www.wikizero.com/tr/Eikozanoid">eikozanoidler</a>. Hormon salgılanmasının düzenlenmesi, <a href="https://www.wikizero.com/tr/Feedback">feedback düzenlenme</a> ve <a href="https://www.wikizero.com/tr/Sinir_sistemi">sinir sistemi</a> ile olur. Hormon salgılanmasının sinir sistemi ile düzenlenmesi pek çok hormon için geçerlidir.<br><a href="https://www.wikizero.com/tr/Hormon">https://www.wikizero.com/tr/Hormon</a> </div>]]></description>
         <enclosure url="http://www.vivahealthylife.com/wp-content/uploads/2015/04/Hormon-Replacement-Therapy-for-Menorrhagia-Side-Effects.jpg" />
         <pubDate>2019-10-08 18:02:33 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395220975</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Proteinler Hücrede Nasıl Çalışır?  </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395228808</link>
         <description><![CDATA[<div>Proteinler genlerde kodlanmış bilgiler tarafından belirlenmiş görevleri yerine getirirler.Bazı <a href="https://www.wikizero.com/tr/RNA">RNA</a> tipleri dışında hücrede bulunan çoğu diğer molekül, proteinlerin etki ettiği nispeten asıl elemanlardır.Proteinlerin çeşitli hücresel işlevlerini yürütmelerini sağlayan başlıca özellikleri başka moleküllere spesifik ve sıkı bir şekilde bağlanabilmeleridir. Proteinin başka bir moleküle bağlanmasından sorumlu bölgesi <a href="https://www.wikizero.com/w/index.php?title=Ba%C4%9Flanma_yeri&amp;action=edit&amp;redlink=1">bağlanma yeri</a> olarak bilinir ve genelde proteinin yüzeyinde bir çukur veya cep şeklindedir. Proteinin üçüncül yapısı bağlanma yerindeki cep ve etrafındaki amino asite yan zincirlerinin kimyasal özelliklerini belirler, bağlanma yeteneği onun tarafından oluşturulur. Proteinler <a href="https://www.wikizero.com/tr/H%C3%BCcre_zar%C4%B1">hücre zarına</a> bağlanabilir veya ona entegre olabilir. Bağlanan bir proteinin konformasyon değişikliğine neden olma yeteneği karmaşık <a href="https://www.wikizero.com/w/index.php?title=H%C3%BCcre_sinyalle%C5%9Fmesi&amp;action=edit&amp;redlink=1">sinyalleşme</a> ağlarının inşasına olanak sağlar.<br><a href="https://www.wikizero.com/tr/Protein">https://www.wikizero.com/tr/Protein</a></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-08 18:14:41 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395228808</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İNSAN GENOM PROJESİ</title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395237065</link>
         <description><![CDATA[<div>İnsanın genetik kimlik kartı olan DNA’nın tam bir haritasının oluşturulmasına yönelik ABD, Fransa, İngiltere, Japonya ve Çin’den uzmanların katıldığı geniş çaplı araştırmanın sonuçları, araştırmanın İngiltere ayağını gerçekleştiren Sanger adlı Genetik Araştırmalar Merkezi ve araştırmalara katkıda bulunan Wellcome Vakfı tarafından yapıldı.<br>Londra’da yapılan açıklamalar, 16 ayrı merkezde yürütülen araştırmaların, insan genlerinin yüzde 97’sinin çözüldüğüne ve bu genlerin yüzde 85’inin de doğru şekilde sıralandığına işaret ediyor. Bulguların kanser ve kalp hastalıkları başta olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde de çığır açacağına dikkat çeken uzmanlar, gelişmeleri insanlık tarihinin en önemli devrimlerinden biri olarak tanımlıyor.insan vücudundaki 100 trilyon hücredeki DNA kodlarının her birinde 3 milyar karakter var... Eğer insan vücudundaki bütün DNA'lar ard arda eklense dünya-uzay arasındaki mesafe 600 kez katedilirdi... DNA içindeki bilgi 61 metre kalınlığında bir kitap olurdu... DNA'lardaki genlerin yüzde 97'sinin işlevi bilinmiyor... İnsanlar arasında, DNA sadece yüzde 0.2 farklılık gösteriyor... İnsan DNA'sı yüzde 98 oranında şempanzeninkilerle aynı...</div><div>Dr. Dexter, insanın gen haritasının çözülmesiyle insanlığın bir gecede bütün hastalıklara çare bulmasının beklenemeyeceğini, ancak pekçok hastalığın tedavisiyle ilgili gelişmelerin sırada olduğunu vurgularken, genlerin sıralanmasıyla ilgili bilgilerin bilimadamlarına hangi hastalıktan hangi genin hatasının sorumlu olduğunu öğrenme imkanı sunacağını hatırlattı. Dexter, böylece kanserden kalp hastalıklarına kadar geniş yelpazedeki pek çok hastalığın önlenmesinin mümkün olabileceğini anlattı.<br><a href="http://yunus.hacettepe.edu.tr/~dugel/genom.htm">http://yunus.hacettepe.edu.tr/~dugel/genom.htm</a></div><div><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="http://img04.blogcu.com/v2/images/big/e/s/t/estelll/estelll_1268149743.jpg" />
         <pubDate>2019-10-08 18:26:54 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395237065</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BİTKİ HÜCRE DUVARI </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395246955</link>
         <description><![CDATA[<div>Bitki hücre duvarı çok tabakalı olup üç parçadan oluşur. Hücre duvarının en dış katmanından bu katmanlar ara lamel, birincil hücre duvarı ve ikincil hücre duvarı olarak tanımlanır. Tüm bitki hücreleri ara lamel ve birincil hücre duvarına sahipken, hepsinin ikincil hücre duvarı yoktur.    <br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-08 18:42:37 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395246955</guid>
      </item>
      <item>
         <title>CANLININ GELİŞMİŞLİĞİ </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395247846</link>
         <description><![CDATA[<div>Canlının gelişmişliği kromozomlar üzerinde bulunan genlerin yapı ve dizili işleriyle orantılıdır. Bu genlerin ürettiği protein miktarı, yapısı ve çeşitliliği ve  bu proteinlerin hücredeki diğer proteinler ya da yapılarla oluşturdukları büyük yapılar canlıların gelişmişliğini gösteren başlıca etkenlerdir.<br><br>Bunların dışında solunum-boşaltım vs gibi ihtiyaçlarını hangi yollarla (deri-akciğer vs) karşıladığı, bu yolların karmaşıklığı ve sistemli oluşu da canlı gelişmişliğinin başka bir göstergesidir.<br><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-08 18:44:06 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/395247846</guid>
      </item>
      <item>
         <title>DNA REPLİKASYONU </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/397573026</link>
         <description><![CDATA[<div>https://youtu.be/AuNXSs8eSmo</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-14 18:33:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/397573026</guid>
      </item>
      <item>
         <title>HÜCRE NEDEN YAŞLANIR?</title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/400943213</link>
         <description><![CDATA[<div>Pek çok bilim insanı yaşlanmanın hücrenin oluşumunda rol alan moleküllerde -örneğin protein, lipit, nükleik asitler (DNA ve RNA)- meydana gelen hasarların bir sonucu olduğunu düşünüyor.<br><br></div><div>Zarar gören moleküllerin sayısı arttıkça hücre fonksiyonları yavaşlar, doku ve organlar zarar görmeye başlar ve bu sorunlar organizmanın ölümüne yol açar. Moleküllerde meydana gelen hasarlar genetik ya da harici kaynaklı olabilir. Örneğin vücudun her noktasına yayılan kan damarları sayesinde bütün hücrelere ulaşabilen oksijenin, hücrenin ihtiyacı olan enerjinin üretilmesinde anahtar rolü vardır. Ancak hayli kararsız ve tepkimeye girmeye eğilimli maddelerin oluşmasına sebep olarak, biyolojik moleküllerin pek çoğunun yapısının bozulmasına da neden olabilir. DNA’nın kopyalanması sırasında meydana gelen hatalar ya da dış kaynaklı, örneğin güneş ışınlarından kaynaklanan DNA mutasyonları da önemli sağlık sorunlarına neden olmanın yanı sıra hücre yaşlanmasına katkıda bulunur.</div><div>Hücre bölünmesinin yavaşlamasının da yaşlanmayla ilişkili olduğu düşünülüyor. Kromozomların ucunda bulunan ve kromozomların birbirine yapışmasını önleyerek genetik bilginin korunmasını sağlayan telomerler (DNA dizilerinin bir bölümü) her hücre bölünmesi sırasında kısalır ve vücut hücrelerindeki telomerlerin boyu çok kısaldığında hücre daha fazla bölünemez. Örneğin bir kan hücresindeki telemorler başlangıçta 8000 baz çiftine sahipken yaşlandıkça bu sayı 1500’e kadar düşebilir.<br><a href="http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/neden-yaslaniyoruz">http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/neden-yaslaniyoruz</a><br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://d2ufo47lrtsv5s.cloudfront.net/content/sci/350/6265/1193/F1.large.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 15:41:39 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/400943213</guid>
      </item>
      <item>
         <title>İNSANDA HOMOLOG KROMOZOM </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/400952683</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/406614414/f24b4830542e3d72b8a1d42367c993f0/padlet_1_vert.jpg" />
         <pubDate>2019-10-22 15:54:18 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/400952683</guid>
      </item>
      <item>
         <title>3N KROMOZOMLU HÜCRELER </title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/400955440</link>
         <description><![CDATA[<div><strong>Poliploitlik genel olarak bir hücre yada organizmanın her bir kromozomu içerisinde bulunan kopyaların ikiden fazla olmasına verilen addır.<br></strong><br></div><div>Genel olarak organizmalar diploit olarak bilinmekte olup, hücrenin bölünmesi sırasında oluşan problemler nedeniyle<strong> Poliploitlik</strong> hücre ve organizmalar ortaya çıkabilmektedir.<br><br>Örneğin; çilek, poliploit bir bitkidir. Çilek bitkisinin diploit (2n), tetraploit (4n), hekzaploit (6n), oktoploit (8n) ve dekaploit (10n) türleri vardır. İstisnaları olsada kabaca, daha çok kromozom içeren çilek türlerinin daha dayanıklı ve büyük bitkiler olduğu, daha iri meyveler verdiği söylenebilir.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2019-10-22 15:58:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/400955440</guid>
      </item>
      <item>
         <title>BİTKİLERDE GÖVDE ÇEŞİTLERİ</title>
         <author>fidaneylul59</author>
         <link>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/421713889</link>
         <description><![CDATA[<div>Gövde, bitkilerin genellikle toprak üstünde yükselen yan dal, yaprak ve çiçeklerini taşıyan ana organdır. <br><strong>1) Otsu Gövdeler:</strong> Tek yıllık bitkilerin gövdeleridir. İnce, zayıf ve yeşil renklidirler. Kolayca kırılabilirler.<br><strong>2) Odunsu Gövde:</strong> Çok yıllık bitkilerin gövdeleridir. Gövde kalın, sert ve dayanıklı yapıdadır. Kahverengi ve esmer renklidir. Gövde­nin dışı cansız kalın bir kabuk ile kaplıdır.<br><strong>3) Metamorfoza uğramış Gövdeler:</strong> Kendi görevlerinden farklı gö­revler üstlenmiş gövdelerdir.<br>a) Sürünücü (Stolon) Gövde<br>b) Toprak Altı (Rizom) Gövde<br>c) Yumru (Tuber) Gövde<br>d) Soğan (Bulb) Gövde<br>e) Diken Gövde<br>f) Etli (Sukkulent) Gövde<br>g) Sülük Gövde<br>Yapraksı (Assimilatif) Gövde: Kurak bölgelerde bulunan bazı bitki­lerin yaprakları çok küçülmüş olduğundan, gövde yaprağın görevlerini üze­rine almış ve metamorfoza uğramıştır. Fakat tipik gövde şekillerini korumuş­lardır.</div>]]></description>
         <enclosure url="http://biyolojidersim.com/wp-content/uploads/2017/11/bitkisel_organlar_30_govde_anatomisi.png" />
         <pubDate>2019-12-09 17:01:28 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/fidaneylul59/2s4snrsxrdf1/wish/421713889</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
