<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>içimizdeki YABANCI by ZEYNEP TEKBAŞ</title>
      <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6</link>
      <description>Bir edebiyat öğretmeni tarafından yazıldı.</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2020-12-04 12:18:32 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2024-01-11 16:30:45 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url></url>
      </image>
      <item>
         <title>TOPLUM SÖZLEŞMESİ</title>
         <author>zeyneptekbas</author>
         <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232156815</link>
         <description><![CDATA[<p>1-Toplum sözleşmesi çerçevesinde, bir duruma alışma sürecinin 40 günü bulması ve alışkanlık monotonluğunun ortaya çıkmasından dolayı, en az 40 gün boyunca aynı yerde çalışan bireylere, bir defaya mahsus saçmalama hakkı tanınmalıdır. Bu ayrıcalık, yılda bir kez kullanılmak üzere verilmiş yıllık saçmalama izni gibi düzenlenmiştir. Ancak, bu hakkın kullanım zamanı, bireyin tatil haklarındaki gibi kendi tercihine bağlı olarak seçilebilir. Belirli bir yıl içinde kullanılmazsa, yıllık hak seneye devredilmez, bu da bireye kullanma sorumluluğunu getirir."</p><p><br/></p><p>2-Bireyin yaşam ve ölüm üzerine aşırı düşünceye kapılması ve bunun sonucunda toplum düzenini bozması durumunda, bireyin saçmalama hakkı elinden alınarak, 1 ila 6 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılması benimsenmiştir. Bu önlem, toplumsal düzenin sürdürülebilirliğini ve bireylerin sorumluluklarını korumayı amaçlamaktadır."</p><p><br/></p><p><br/></p><p>3-Uyumsuz bireyler, uyumsuz oldukları alanlarda rehabilitasyon merkezlerine sevk edilerek, topluma kazandırılmaya yönelik çaba sarf edilir. Saçmalama hakkı, bu bireylerin iyileşme sürecinde geçici olarak askıya alınır ve ilerleme kaydedildikçe belirli bir süre boyunca gözlemlenir. Bu hak, bireyin iş bulana kadar geri verilmez, böylece topluma uyum sağlaması teşvik edilir ve bireyin entegrasyon süreci desteklenir.</p><p><br/></p><p><strong>"Adalet sistemi ayrıcalıklılar tarafından toplumdaki farklı bireyleri elimine etmek için kullanılmamalıdır. Bu bağlamda asıl yargı bireyin düşünceleri değil eylemleri üzerinden verilmelidir."</strong></p><p><br/></p><p><strong>"Toplum, normların dışında kalan bireyleri sosyal, ekonomik, psikolojik, hukuki ve siyasi anlamda ötekileştirmemeli, aksine düşünce özgürlüğü ilkesine saygı duyup benimsemelidir. Aksi takdirde ötekileşen ve topluma yabancılaşan insanların başkaldırısı/isyanı kaçınılmazdır."</strong></p><p><br/></p><p>“İnsanlar; başlarına gelen trajik olaylara istediği gibi tepki gösterebilmeli, toplumun diğer bireyleri gibi üzülmek zorunda olmadığı anlaşılmalıdır.”</p><p><br/></p><p>“Toplumsal beklentilerin ötesinde kişisel inançları benimsemek, kendi ideallerine bağlılık suçla eşdeğer tutulmamalıdır.”</p><p><br/></p><p>“Sorgulama ve soru süreçlerinde objektiflik esastır.”</p><p><br/></p><p>“Dava süresince hiçbir basın organına veya yargıtay üyesine sanığın özel hayatından bahsedilmeyecektir. Yargı süresince din, dil, ırk ve çeşitli başka cinsel hayat gibi unsurlara hiçbir şekilde değinilmeyecektir ve yargı süresince bu unsurların kullanılması nefret söylemi ve herhangi bir alana yönelik spesifik suçlar haricinde yasaklıdır.”</p><p><br/></p><p>4-</p><ul><li><p>İnsanın yaşama hakkını tam olarak kavrayabilmesi ve koruyabilmesi için:</p><ul><li><p>Ölümün ciddiyeti ve hayatını kaybetmenin ağırlığı topluma empoze edilmeli, öğretilmelidir</p></li><li><p>Bir insanın en temel hakkı olan yaşama hakkını elinden alanın da ağır cezalandırılacağı gerçeği ortada olmalıdır</p><ul><li><p>Bu ceza verilirken insanların psikolojik durumları göz önünde bulundurularak ancak bir neden olarak sunulmaktan kaçınılarak verilmelidir. Adaletin sağlanması, her bireyin yaşama hakkının korunması için temel bir unsurdur</p></li></ul></li><li><p>Toplum içerisinde herkesin hem kendi hem de etrafındakilerin yaşama hakkını koruma sorumluluğuna sahip olduğu kabul edilmelidir.&nbsp;</p></li></ul></li></ul><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-02-23 16:03:25 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232156815</guid>
      </item>
      <item>
         <title>AÇMAZLAR</title>
         <author>zeyneptekbas</author>
         <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232270160</link>
         <description><![CDATA[<div><strong><em>“ Düşünce Özgürlüğü”</em></strong></div><div><strong><em>“Bireysel Başkaldırı”</em></strong></div><div><strong><em>“Saçmanın Güzel Yüzü”</em></strong></div><div><strong><em>“ Yaşama Hakkı”</em></strong></div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-02-23 16:22:01 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232270160</guid>
      </item>
      <item>
         <title>&quot;Bireysel Başkaldırı&quot;</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232329800</link>
         <description><![CDATA[<p>--&gt;Meursault'un aykırılığı sebebiyle toplumda, hatta kendi davasında bile bir söz hakkı yoktur.</p><p>--&gt;Meursault'un idamının sebebi işlediği cinayet değil, topluma aykırı duruşudur.</p><p>--&gt;Başkaldırının sebebi kişinin kendisi değil, toplumun bu kişiye bakış açısı ve davranışıdır. Bu durum, başkaldırıyı çözmenin tek yolunun ötekileştirmeye dayalı bir sistem yerine birleştirici bir sistem kurmak olduğunu gösterir.</p><p>--&gt;Sisifos Söylemi: Meursault da amaçsız ve anlamsız bir emek harcar fakat sonunda idamdan kaçamaz.</p><p>--&gt;Okuma tiyatrosundaki kesitin seçilmesinin sebebi toplumun aykırılara bakış açısını örneklendirmektir.</p><p>--&gt; Kitapta Meursault'u toplumdan ayıran unsur onun modern toplumun önceliklerine inanmamasıdır.</p><p>“Paris’te ölümünün başında üç, hatta bazen dört gün beklenirmiş. Buradaysa öyle bir vakit yokmuş, daha ölüm fikrine alışamadan cenaze arabasının peşine takılmak gerekiyormuş.” (Camus, 15)</p><p><br></p><p><br/></p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2280691077/8081e423d53e1e1efd4510cbd3873ab1/ca6e23c1_89ba_4ea6_86e2_6411fa2d5c31.jpg" />
         <pubDate>2021-02-23 16:31:55 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232329800</guid>
      </item>
      <item>
         <title>&quot;Saçmanın Güzel Yüzü&quot;</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232363672</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2021-02-23 16:37:40 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232363672</guid>
      </item>
      <item>
         <title>&quot;Yaşama Hakkı&quot;</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232449573</link>
         <description><![CDATA[<p>• Mersault'un hayatın normlarından soyutlanarak yabancılaşması ve duygulardan uzaklaşması</p><p>• Bu yabancılaşma nedeni ile ölüm ve yaşam kavramlarına kayıtsız kalmasına neden olmuştur</p><p>• Annesinin ölümüne üzüldüğünü belirtmesine rağmen üzüntüsünü göstermediğini söylemesi </p><p>•Ölüme yaklaştığı zamanlarda hayatın aslında o kadar anlamsız ve mutsuz olmadığını hissetmiştir fakat iş işten çoktan geçmiştir.  </p><p>• insanın ne zaman yaşama hakkının elinden alınabileceği </p><p>• Psikolojik durumların bu yabancılaşmaya etkisi</p><p><br/></p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2280538574/a996923e2a8698cccde7c8cfbe436041/IMG_20240111_WA0021.jpg" />
         <pubDate>2021-02-23 16:52:45 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/1232449573</guid>
      </item>
      <item>
         <title>“Düşünce Özgürlüğü”</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/2845091680</link>
         <description><![CDATA[<p>“Kendi ideallerimize uymamız ve toplumun istediklerini yapmamamız bizi suçlu mu yapar?”</p><p>Romanın asıl kilidi ölüm değil, görüşleri yüzünden öldürülen bir adamdır. Suçlu olmak suç işlemekle değil topluma uyup uymamakla alakalıdır ve bizce bu yanlıştır. Kitapta Meursault’un son gününe kadar inanmaması onu topluma göre kötü biri yapar.</p><p>Hiçbir yalanı kabul etmez ve kendi düşüncelerini savunduğu için öldürülür. Son gününe kadar düşüncelerini değiştirmez ve bunun için yalana başvurmaz. Sadece vicdan diye adlandırdığımız etkenleri bir suçun değerlendirilmesini bekleyemeyiz. Bu, adalet değil, sadece vicdan muharebesidir. Öteki diye savdığımız insanlar sadece bize benzemiyor diye onların bir günahkar olması bizim dürüst insanlar olarak savunabileceğimiz faktörler değildir.</p>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2279508868/5839f4f9a2547cddac16c4f863108d6d/IMG_1222.png" />
         <pubDate>2024-01-11 04:40:16 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/2845091680</guid>
      </item>
      <item>
         <title></title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/2845787594</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/2280715405/2e239a2e2d60a1e4e178d7fc252bcaf6/Hayat_n_sac_mal_g__na_gu_lu_mse__Yabanc___anlam_aray_s__nda_bir_yolculuk_.pdf" />
         <pubDate>2024-01-11 15:42:47 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/2845787594</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Saçmalığın Komik yüzü</title>
         <author></author>
         <link>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/2845861529</link>
         <description><![CDATA[<p>Meursault, bir gün işe gitmeye karar verdi - tabii ki bu kararı alırken bir nedeni veya amacı yoktu. İşyerindeki rutin görevleri, onun için sadece birer absürd tiyatro oyunu gibiydi. Bir arkadaşı, "Meursault, bu işte bir anlam aramıyor musun?" diye sorduğunda, Meursault, gökyüzüne bakarak, "Hayatın zaten anlamı yok, işin neresinde arayayım?" dedi.  Bir kafede otururken, garsona sipariş verirken ve hatta bir kavgaya karışırken bile Meursault'un yüz ifadesi değişmiyordu. Onun için her şey, bir komedi şovunun sahneleri gibiydi. Bir günün sonunda, evine dönerken bir sokak sanatçısının performansını izledi. Sanatçı, acayip figürleriyle dans ederken, Meursault, kendi hayatının da benzer bir absürd dans olduğunu düşündü.  Meursault'un absürd sürükleyişindeki bir gün, hem gülmek hem de ağlamak arasında gidip geldiği bir karmaşa halini aldı. Onun için günlük hayat, trajikomik bir gösteriye dönüşmüştü. Belki de en komik tarafı, Meursault'un kendi hayatının esprisini bir türlü anlayamıyor oluşuydu.</p>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2024-01-11 16:30:10 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/zeyneptekbas/2dxnye1n5enlpem6/wish/2845861529</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
