<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0">
   <channel>
      <title>Gürkan ERDOĞAN by Gürkan ERDOĞAN</title>
      <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v</link>
      <description>Pembe İncili Kaftan</description>
      <language>en-us</language>
      <pubDate>2018-02-21 19:15:17 UTC</pubDate>
      <lastBuildDate>2023-04-14 06:45:46 UTC</lastBuildDate>
      <webMaster>hello@padlet.com</webMaster>
      <image>
         <url>https://padlet-assets.s3.amazonaws.com/icons/Prizecup.png</url>
      </image>
      <item>
         <title>-VI-</title>
         <author>gurkan_erdogan</author>
         <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938322</link>
         <description><![CDATA[<div>Şah İsmail, bu zavallıları ateşte kızartıp kebap ettirdi. Etlerini kuzu gibi yedi. Böyle korkunç bir şey Doğu’da yeni duyuluyordu. Savaş istemeyen padişah, Ankara’ya, Yahya Paşa kumandasında bir ordu göndermekten başka bir şey yapmadı. Bu şah, kıyıcı olduğu kadar da kurnazdı… Osmanlı toprağına geçtiği için özür diliyor, birbiri arkasına elçiler gönderiyordu. O zamanlar Trabzon Valisi olan Şehzade Yavuz, babası gibi dayanamamış, Tebriz sınırını geçmiş, Bayburt’a, Erzincan’a kadar her yeri yağmalamış, hatta şahın kardeşi İbrahim’i tutsak etmişti. İsmail’in elçisi şimdi bu saldırıdan da yakınıyor, Osmanlı toprağına son akınlarının padişahın devletine karşı değil, sırf Alaüddevle’ye karşı olduğunu tekrarlıyordu. İşte divanda bu kurnaz, bu kıyıcı, acımasız türediye gönderilecek uygun bir elçi bulunamıyordu; çünkü kendini Osmanlı Hakanı’yla bir tutan, hatta bütün Doğu’da egemenlik kuran bu serseri, karşısında devleti temsil edecek adama kuşkusuz birçok densizlik yapacak; densizliklerine karşılıkta bulunanı ola ki kazığa vuracak, derisini yüzecek, akla gelmedik korkunç bir işkenceyle öldürecekti. Sadrazamın sağındaki, deminden beri bir mezar taşı gibi kımıltısız duran kırmızı tuğlu kavuk, yerinden oynadı. Yavaş yavaş sola döndü:</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-02-21 19:15:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938322</guid>
      </item>
      <item>
         <title>-V-</title>
         <author>gurkan_erdogan</author>
         <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938323</link>
         <description><![CDATA[<div>Kan içinde, ateş, kıyım içinde kıvranıyordu. Yıkılan, sönen Akkoyunlu hanedanının yıkıntıları üstünde Şah İsmail serserisi saltanat kurmuştu. Geçtiği yerlerde dikili ağaç bırakmayan, babasıyla büyükbabası Cüneyd’in öcünü aldığı için delice bir gurura kapılan bu kudurmuş şah, akla gelmedik canavarlıklarla sağına soluna saldırıyordu. Kendine sığınanları bile, çağırdığı şölende, yemekmiş gibi kaynattırdığı büyük kazanlara atıp söğüş yapan, yendiği Özbek padişahının kafatasıyla şarap içen bir acımasız şah, dünyada gerçekten eşi görülmemiş bir kıyıcıydı. Bayezit divanının çelebi, sessiz, temiz huylu, dinine bağlı vezirleri onun işkencelerini hatırlamaya dayanamazlardı. Bu kıyıcı, bir gün mutlaka bizim sınırımıza da saldıracak, Doğu illerini ele geçirmeye kalkacaktı. Bunu herkes biliyordu. Geçen yıl Zülkadriye egemeni Alaüddevle’den nikahla kızını istemişti. Alaüddevle kızını vermedi, İsmail uğradığı bu aşağılamaya öfkelendi; öç için padişahın toprağından geçti. Savunmasız Zülkadriye topraklarına girdi. Diyarbekir, Harput kalelerini aldı. Sarp bir dağa kaçan Alaüddevle’nin oğlu ile iki torunu eline tutsak düştü.</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-02-21 19:15:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938323</guid>
      </item>
      <item>
         <title>-III-</title>
         <author>gurkan_erdogan</author>
         <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938324</link>
         <description><![CDATA[<div>– Çok doğru… Sadrazam sakalından çektiği elini dizine dayadı. Doğruldu. Başını kaldırdı. Parlak tuğları ürperen vezirlere ayrı ayrı baktı:<br><br></div><div>– Haydi öyleyse… Yürekli bir adam bulun!.. dedi… Hoca takımından, Enderundan, divandan benim aklıma böyle gözüpek bir adam gelmiyor. Siz düşünün bakalım…<br><br></div><div>– …<br><br></div><div>– …<br><br></div><div>– …<br><br></div><div>Sofu, barışsever, sessiz padişahın koca devletine, sessiz küçük bir beyin olan divan düşünmeye başladı.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/264092193/d881acf6bbbcaf3efb815a2a050ab624/hqdefault__2_.jpg" />
         <pubDate>2018-02-21 19:15:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938324</guid>
      </item>
      <item>
         <title>-II-</title>
         <author>gurkan_erdogan</author>
         <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938325</link>
         <description><![CDATA[<div>– Yürekli bir adam gerekli, paşalar… dedi. Biz onun sırmalara, altınlara, elmaslara boğarak gönderdiği elçisine padişahımızın elini öptürmedik, ancak dizini öpmesine izin verdik. Kuşkusuz o da karşılıkta bulunmaya kalkacak.<br><br></div><div>– Kuşkusuz.<br><br></div><div>– Hiç kuşkusuz.<br><br></div><div>– Mutlaka.<br><br></div><div>Kubbealtı vezirlerinin tamamıyla kendi görüşünü paylaştıklarını anlayan sadrazam düşündüğünü daha açık söyledi:<br><br></div><div>– O halde bizden elçi gidecek adamın çok yürekli olması gerek! Öyle bir adam ki, ölümden korkmasın. Devletinin şanına dokunacak hareketlere karşı koysun. Ölüm korkusuyla, uğrayacağı hakaretlere boyun eğmesin…<br><br></div><div>– Evet!<br><br></div><div>– Hay hay.<br><br></div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/264092193/54c046e7e748d7cbbdaedb2d0e299499/hqdefault__1_.jpg" />
         <pubDate>2018-02-21 19:15:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938325</guid>
      </item>
      <item>
         <title>-IV-</title>
         <author>gurkan_erdogan</author>
         <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938328</link>
         <description><![CDATA[<div>Bu elçi, yedi yıl sonra takdirin “Yavuz!” namındaki yaman sillesiyle her gururunun, her cinayetinin cezasını bir anda gören İsmail Safavi’ye gönderilecekti. Şehzadeliğini ata binmekten, cirit oynamaktan, silah kullanmaktan çok, kitapla geçiren bilge Bayezid’in yaradılışı son derece uysaldı. Yalnız şiiri, bilgeliği, tasavvufu sever; savaştan, mücadeleden nefret ederdi. Vezirler, sevgili padişahlarının rahatını bozmamayı en büyük görevleri sanırlardı… Bununla birlikte sınırlarda yine kavganın önü alınamıyordu. Bosna, Eflak, Karaman, Belgrat, Transilvanya, Hırvatistan, Venedik seferleri birbirini izliyor; Modon, Koron, Zonkiyo, Santamavro ele geçiriliyordu. Sanki İstanbul fatihinin kararlılığıyla dehası -tahta geçer geçmez, babasının heykelini, “Gölgesi yere düşüyor” diye kırdırıp savaşa girmeye kalkan- halefinin zamanında da sönmüyor; sönmez bir alev, bir ruh gibi yaşıyordu. Rahat istendikçe dert çıkıyordu. Hele Doğu…</div>]]></description>
         <enclosure url="" />
         <pubDate>2018-02-21 19:15:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938328</guid>
      </item>
      <item>
         <title>-I-</title>
         <author>gurkan_erdogan</author>
         <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938330</link>
         <description><![CDATA[<div>Büyük kubbeli serin divan, bugün daha sakin, daha gölgeliydi. Pencerelerinden süzülen mavi, mor, sincap rengi bahar aydınlığı, çinilerinin yeşil derinliklerinde birikiyor, koyulaşıyordu. Yüksek ipek şiltelere diz çökmüş yorgun vezirler, önlerindeki halının renkli nakışlarına bakıyorlar, uzun beyaz sakalını zayıf eliyle tutan yaşlı sadrazamın sönük gözleri, çok uzak, çok karanlık şeyler düşünüyor gibi, var olmayan noktalara dalıyordu.</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/264092193/ca6a9c84e0ebb41c2c5b184997cf5be7/hqdefault.jpg" />
         <pubDate>2018-02-21 19:15:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938330</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Pembe İncili Kaftan</title>
         <author>gurkan_erdogan</author>
         <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938331</link>
         <description><![CDATA[<div>Ömer Seyfettin</div>]]></description>
         <enclosure url="https://padlet-uploads.storage.googleapis.com/264092193/b81da63fef6ce29de5d32c1a845317fb/Pembe_Incili_Kaftan.jpg" />
         <pubDate>2018-02-21 19:15:17 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233938331</guid>
      </item>
      <item>
         <title>Pembe İncili Kaftan</title>
         <author>gurkan_erdogan</author>
         <link>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233960737</link>
         <description><![CDATA[]]></description>
         <enclosure url="https://www.youtube.com/watch?v=GnphIrNDTlM" />
         <pubDate>2018-02-21 19:51:29 UTC</pubDate>
         <guid>https://padlet.com/gurkan_erdogan/29p7d3lqz72v/wish/233960737</guid>
      </item>
   </channel>
</rss>
